• Sonuç bulunamadı

1. BÖLÜM

2.2. Dilsel Boşluk Türleri

2.2.1. Diller Arası Boşluk

2.2.1.3. Dilbilgisel Ulam Düzeyinde Boşluk

Bütün dillerin aynı özelliklere sahip olmadığını, birbirinden farklı yapısal özellikleri olduğunu biliyoruz. Sürekli değişip gelişebilen canlı bir yapıya sahip olması, başlangıcının net olarak bilinmemesi, kurallar sistemi olması ve iletişimi sağlaması gibi bütün diller için geçerli olan genel özellikler dışında, her dil

7 Örnek için bk. ss. 11

53

birbirinden farklı yapısal özellikler gösterir. Sözcük yapısı, cümle yapısı, çekim ve türetim özellikleri gibi pek çok açıdan diller birbirinden ayrılır. Dillerin birbirinden ayrılmasına sebep olan bir başka konu da sahip oldukları dilbilgisel ulamlardır.

Zaman ve kişi ulamları gibi işaretleyicileri farklı olsa da bütün dillerde bulunan ulamların yanında kimi dillerde bulunduğu halde kimilerinde bulunmayan ulamlar vardır. Zollmann, Venugopal ve Vogel, bilgisayarlı çeviri süreciyle ilgili çalışmasında bir boşluk türü olarak “çekim (büküm) boşluğu” konusundan bahseder.

“Biçimbilgisi çekim açısından zengin bir dilden, nispeten daha fakir bir dile çeviri sırasında istatistiksel makine çevirisinin bileşenlerinin ortaya çıkışında yaşanan boşluk” olarak tanımlanan bu tür boşluklardan dolayı “yüzey sözcük formu (surface word form)” dedikleri bir formun kullanıldığını söyler (2006: 201).

Dilbilgisel ulam boşluğuna en güzel örnek olarak Türkçe ve İngilizcedeki zamanların farklılığı verilebilir. Bu durum aynı zamanda İngilizce öğrenmeye çalışırken en çok zorlanılan konulardan biridir çünkü farklı zaman kavramlarının zihne oturtulması zordur. Bunun yanında çeviri sırasında da kimi yanlışlıklara sebep olabilir. İngilizcedeki present simple tense (geniş zaman), present continuous tense (şimdiki zaman) ve future tense (gelecek zaman) için herhangi bir karışıklık söz konusu değildir. Bunlar Türkçede de bulunan zamanlar olduğu için bir boşluk da oluşturmaz. Yine past continuous tense (bitmiş şimdiki zaman), future perfect tense (gelecekte anılan zamanda tamamlanmış zaman) ve future continuous tense (gelecekte belirli bir zamanda devam edecek zaman) olarak bilinen zamanlar da kavramakta çok zorlanmayacağımız ve Türkçede karşılık bulabileceğimiz zamanlardır. Ancak İngilizcede simple past tense (geçmiş zaman), present perfect tense (yakın bir zamanda bitmiş zaman), present perfect continuous tense (geçmişte başlamış olan ve devam eden zaman), past perfect tense (görülen geçmiş zaman), past perfect continuous tense (geçmişte başlayıp belirli bir zamana kadar devam etmiş) ve future perfect continuous (gelecekte anılan zamanda bir süre devam etmiş zaman) olarak adlandırılan zamanlar için durum biraz karışıktır. Bu zamanları hem zihnimizde oturtmak hem de İngilizceden Türkçeye çevirilerde bunlara karşılık bulmak oldukça zordur. Bunlar dilbilgisel ulam olarak Türkçede bulunmadığı için dilbilgisel işaretleyicisi de yoktur. Türkçede geçmiş zaman dediğimiz ulam için İngilizcede birden fazla ulam vardır. Eylemin yakın bir zamanda mı uzak bir zamanda mı tamamlanmış olduğu Türkçede zaman ulamında değişmez ve

54

tamamlanmış eylemlerin hepsi aynı geçmiş zaman çekimine girer. Gelecek zamanla ilgili de İngilizcedeki çeşitlilik Türkçede bulunmaz. Türkçedeki öğrenilen geçmiş zamanın Rusçada dilbilgisel boşluk oluşturduğundan daha önce bahsetmiştik.

Kozan’ın bu örneği de diller arası dilbilgisel ulam boşluğuna örnektir.8

Cinsiyet ulamı, dilbilgisel ulam boşluğuna verilebilecek güzel örneklerden biridir. Dünya üzerindeki kimi dillerde cinsiyet ulamı varken Türkçenin de dahil olduğu bir grup dilde böyle bir ulam bulunmaz. Cinsiyet, birden çok biçimde bildirilebilir. Cinsiyet bildirme biçimlerinden bir kısmı sözlüksel bir kısmı ise biçimbilgiseldir. Tanımlıklar, biçimbirimler, adıllar ve eylemler aracılığıyla cinsiyet bildirilebilir (Kerimoğlu ve Doğan, 2015: 145-147). Bu çerçevede Türkçeyi cinsiyet ulamına sahip olan İngilizce ve Arapçayla karşılaştırmak mümkündür. İngilizcede erkek ve kadın için ayrı ayrı kullanılan “he” ve “she” kişi adılları bulunurken Türkçede her ikisi için de “o” adılının kullanılması bu duruma örnektir. Aynı şekilde Arapçada eylem çekimi öznenin eril ya da dişil olmasına göre farklı biçimlerde yapılır ancak Türkçede eylem çekiminde böyle bir ayrım söz konusu değildir.

Türkçenin, Ural-Altay dil ailesindeki diğer diller gibi cinsiyet ulamına sahip olmayan dillerden olduğu genel kabuldür. Bununla birlikte Türkçede bulunan kimi kullanımların cinsiyet ayrımına işaret edebileceği düşünülür. Kimi araştırmacılar Türkçede doğrudan cinsiyet ulamının bulunduğunu kimileri ise gizli cinsiyet ulamının bulunduğunu söylerler. Kerimoğlu ve Doğan (2015) Türkçedeki cinsiyet bildirme yollarını da dilbilgisel, sözlüksel ve çağrışımsal olarak üçe ayırır. Dilbilgisel cinsiyetin alıntı sözcüklerdeki görünümüne muallim-muallime, host-hostes, kral-kraliçe gibi örnekler verir. Bu örneklerin alıntı sözcükler olması Türkçede böyle bir ulamın bulunmadığının ve gerektiğinde alıntı sözcüklerle telafi edildiğinin de göstergesidir. Türkçe sözcüklerdeki görünümü içinse tartışmalı da olsa kimi biçimbirimlerin cinsiyet ayrımı yaptığını örnek gösterir. Bunlardan {+ça}

biçimbirimine dikkat çeker ve bu biçimbirimin “Tanrı-Tanrı+ça” sözcüklerinde olduğu gibi cinsiyet ayrımı yaptığını ve bu biçimbirimin “kraliçe” sözcüğünde gördüğümüz Slav kökenli {+içe} biçimbiriminin etkisiyle ortaya çıkmasının mümkün olabileceğini belirtir. Bu biçimbirimden başka {+çık} (kançık “beyin eşi”), {+ka} (bike “han kızı veya eşi”) ve {+m} (begüm “beyin eşi”) biçimbirimlerinin de cinsiyet belirtebileceğinden bahseder. Sözlüksel cinsiyet belirtme biçimlerine hayvan

8 Kozan’ın sınıflandırması ve örneği için bk. ss.31.

55

adlarından “inek-boğa”, kadın için kullanılan “hanım, kadın, bayan, kız, karı”, erkekler için kullanılan “erkek, adam, bey, bay, herif, oğlan” sözcükleri ile kadınlara ve erkeklere verilebilecek özel adların da kimi istisnalar hariç birbirinden ayrılmasını örnek olarak gösterir. Çağrışımsal cinsiyet için de özellikle mesleklerle ilgili ayrımdan örnekler verir. “Otobüs şoförü” dendiğinde genel olarak erkekleri çağrıştırması, kadın olduğunda “kadın otobüs şoförü” şeklinde belirtilmesi gibi kimi meslek adlarında çağrışımsal olarak cinsiyetin ayrıldığını söyler. Bunların dışında Türkçede dilsel bağlamda ortaya çıkan gizli cinsiyet ulamının bulunduğu görüşü vardır. “Genç” ve “çocuk” sözcükleri sözlüksel anlamları açısından cinsiyet belirtmese de “hoş çocuk” ve “askere gidecek olan gençler” gibi ifadelerinde bu sözcüklerin erkekleri belirttiği açıktır. Bu durum kimi araştırmacılar tarafından gizli cinsiyet olarak değerlendirilir (Kerimoğlu ve Doğan, 2015: 149-154). Türkçede cinsiyet ulamının bulunduğu yönündeki bu görüşler tartışmalıdır ve genel kabul Türkçede böyle bir ulamın bulunmadığı şeklindedir.

Diller arası boşlukların genelinde olduğu gibi dilbilgisel ulam boşlukları da çoğunlukla alıntı yoluyla telafi edilir.

Benzer Belgeler