• Sonuç bulunamadı

Yatırımlar ve Kaynakların Tahsisi Konusunda Bilgi Elde Etme

Belgede PDF MURAT BELKE TEZ - Akdeniz (sayfa 57-60)

1. FİNANSAL GELİŞME ve EKONOMİK BÜYÜME: TEORİK LİTERATÜR

1.2. Ekonomik Büyüme Sürecinde Finansal Sistemin Fonksiyonları

1.2.2. Yatırımlar ve Kaynakların Tahsisi Konusunda Bilgi Elde Etme

çekicilik risklidir. Yenilikçi girişimlerin sonuçları belirsiz olduğundan finansal sistemin bireyler ve girişimciler için bu tip riskleri çeşitlendirmesi arzu edilmektedir. Finansal sistem, mevcut ürünlerin mevcut tekniklerle üretimine devam edilmesine oranla, yenilikçi faaliyetlere girişilmesinden elde edilecek potansiyel kazancı açıkça gösterir. Böylece, daha gelişmiş finansal sistemler yüksek kalitedeki girişimcileri ve projeleri seçerek, bu girişimciler için dışsal finansmanı daha etkin bir biçimde mobilize ederek, yenilikçi faaliyetlerin riskini çeşitlendirmek için çeşitlendirilmiş portföy tutma kabiliyeti sağlayarak ve yenilikçi faaliyetlerle ilgili potansiyel büyük kârları doğru biçimde açıklayarak büyüme arttırıcı yenilikçi faaliyetlerde yatırım yapmayı ve verimlilikte artışı teşvik etmektedir. Bu nedenle, risk dağıtmayı kolaylaştıran finansal sistemler, teknolojik değişmeyi ve ekonomik büyümeyi hızlandırabilmektedirler (King ve Levine, 1993b, s.516–540; Levine, 1997a, s.694).

Allen ve Gale (1994, 2000), bankacılık-temelli finansal sistemler ile piyasa-temelli finansal sistemleri risk paylaşımı ya da risk çeşitlendirmesi yönünden karşılaştırmaktadır. Allen ve Gale (2000, s.9–11; 1994, s.11–12), hanehalkının piyasa-temelli sistemde bankacılık-temelli sistemden daha fazla riske maruz kaldığını iddia etmektedir. Aracılar, bu riski dönemlerarası yumuşatmalar yani dönemler arasında risk paylaşımı yoluyla bertaraf etmekte, bu da tersi durumda dezavantajlı fiyatlardan varlıklarını likidite etmek zorunda kalan yatırımcılara güvence sağlamaktadır. Yatırımcılar için piyasa-temelli finansal sistemlerde büyük çeşitlilikteki finansal ürünler mevcuttur. Finansal araçların ve piyasaların çeşitliliği yatay kesit risk paylaşımı için birçok fırsat sağlar. Bankacılık-temelli finansal sistemde ise yatay kesit risk paylaşımının olanağı daha sınırlıdır. Nispeten daha az sayıda hisse senedi borsaya kote olmuştur ve yüksek işlem maliyetleri olmaksızın hisselerin doğrudan sahipliğini sağlayan az sayıda yatırım fonu ve diğer aracılar mevcuttur. Bu bakımdan, tercihlere dair piyasa-temelli sistemdeki liste, bankacılık-temelli sistemden daha zengindir. Bundan dolayı Allen ve Gale (1994, 2000), piyasa-temelli sistemin bankacılık-temelli sistemden daha iyi risk paylaşım fırsatları sunduğunu iddia etmektedir. Ancak, piyasaların kendi sınırları vardır. Piyasalar ya da piyasadaki katılımcılar eksikse, bankacılık-temelli sistem risk paylaşımında ya da riski dönemlerarası yumuşatmada bazı avantajlar sağlar.

olacaklardır. Sonuç olarak, yüksek bilgi maliyetleri, sermayeyi en üst değerli kullanıma akmaktan alıkoyabilir (Levine, 1997a, s.694–695).

Modigliani-Miller teoreminde büyüme, yalnızca teknolojide ve verimli girdilerdeki değişiklik gibi reel faktörlere bağlı olarak değişir. Çünkü bilgi elde etme ve sözleşme yapma maliyetsizdir, bireyler kurumların yardımına ihtiyacı olmaksızın finansal ilişkilere girebilir (Gertler ve Rose, 1994, s.16–17; Levine 1997a).

Boyd ve Presscott (1985, s.3–4), bilgi ve işlem maliyetlerinin finansal aracıların içsel olarak ortaya çıkışı için teşvikler yarattığını ileri sürmektedir. Boyd ve Presscott (1985)’a göre finansal aracılar, çok sayıda çeşitlendirme yaparak tasarruf sahiplerinin portföylerini iyi şekilde çeşitlendirirler. Finansal aracılar, bilgi seti kendisinden daha farklı olan ödünç alanlarla ilgilenirler. Ödünç alanlar sıklıkla kendi kredi riskleri ile ilgili olarak finansal aracılardan daha iyi bilgiye sahiptir. Finansal aracılar, ödünç alanlara atfedilen maliyetli bilgiyi üretmektedir. Bu bilgi, ödünçleri dağıtmak için kullanılmaktadır (Boyd ve Presscott, 1985, s.1; Levine 1997a).

Bilgi kaynağının olmadığı durumda (tüm bireylerin aynı donanıma sahip olduğu-ters seçim probleminin olmadığı durum ya da sözleşmeden sonra bilgi üretmenin yasaklandığı-bilgi üretmenin mümkün olmadığı durumu varsayarak) finansal aracılar gereksizdir. Bu bağlamda basit piyasa yapısıyla eş tahsislere ulaşılabilir. Bu nedenle, finansal aracılar proje sahiplerinin yatırım fırsatları ile ilgili bilgi edinme maliyetlerinin olduğu durumda etkin bilgi üretmek için ortaya çıkmaktadır. Boyd ve Prescott (1985)’a göre finansal aracıların ortaya çıkışında bu bilgi edinme maliyetleri önemli rol oynamaktadır diyebiliriz (Boyd ve Presscott, 1985, s.3–4;

Levine, 1997a). Çalışmaya göre finansal aracılar, bireylerin beraberce projeleri değerlendirdiği, projelerde yatırım yaptığı ve proje getirilerini paylaştığı bireylerden oluşan bir gruptur. Basit ifade ile firmalar, müşterek teşebbüsler ve kooperatifler aracı olarak adlandırılmaktadır (Boyd ve Presscott, 1985, s.9).

Levine (1997a, s.695)’e göre aracıların olmadığı bir ekonomide her bir yatırımcı, verimli yatırım projeleri hakkında bilgi elde etmek için belirli bir sabit maliyet ödemek zorundadır.

Tasarruf sahipleri veya yatırımcılar, bu maliyetli bilgi yapısına karşılık bilgiyi elde etme maliyetleri ve süreci konusunda ekonomik davranmak için finansal aracıları oluşturabilirler, ortak olabilirler ya da kullanabilirler. Aracılar, her bir bireyin bireysel olarak bilgiyi değerlendirme yeteneğini kazanması ve daha sonrasında bu değerlendirmeleri yürütmesi yerine bütün üyeleri için bu maliyetli işlevi yerine getirirler. Bilgi elde etme maliyetleri

konusunda ekonomik davranma, yatırım fırsatları hakkındaki bilginin elde edilmesini kolaylaştırır ve bundan dolayı kaynak dağılımını iyileştirir.

İyi fonksiyona sahip bir finansal sistem, yatırım projelerine girme yeteneğinin artmasına öncü olur. Büyük ölçekli ödünç vermeye girişmek üzere oluşmuş finansal aracılar, finanse edilmeye değer projelere karar verme kapasitelerini geliştirirler. Finansal aracılar, farklı yatırım fırsatlarını değerlendirmede uzmanlaşacaklar ve mevcut fonları en umut verici olanlara doğru yönlendireceklerdir. Sonuç olarak, yatırımların ortalama verimleri artacaktır (Hansson ve Jonung, 1997, s.277–78).

Greenwood ve Jovanovic (1990) finansal aracıların, ekonomide en yüksek sosyal getiriyi sağlayan yere fonların göçünü kolaylaştıran bilgiyi toplaması ve analiz etmesi sonucu yüksek getiri sunduğunu ifade etmektedir (Greenwood ve Jovanovic 1990, s.1085). Çalışmada bireylerin ekonomide gözlenemeyen toplam şoklarla karşı karşıya olduğu varsayımı vardır.

Modelde finansal aracılar, belirli bir ücret karşılığı şokları gözleyemeyen bireylere bilgi satmaktadırlar. Böylece finansal aracılar ekonomide daha iyi kaynak tahsisine imkân sağlamakta ve bundan dolayı sermaye birikimini ve büyümeyi teşvik etmektedir. Bencivenga ve Smith (1991,s.197) de bankaların bilgiye ilişkin pürüzlerin üstesinden gelmedeki rolünün inkâr edilemeyeceğini belirtmektedir (Levine, 1997a).

Lee (1996), yaparak-öğrenme yoluyla sağlanan bilgi birikimi tarafından belirlenen finansal gelişmeyi analiz etmektedir. Finansal aracılar endüstriyel projelere kaynak ayırarak iyi yatırım fırsatlarını araştırırlar ve böylece tasarrufların tahsisini iyileştirirler. Az bilginin olduğu başlangıçtaki denge durumunda endüstriyel yatırımlar olmayacak ve finansal az gelişmişlik durumunda ekonomi tuzağa düşecektir. Böyle tuzaklar bilgiseldir ve bilgisel dışsallıklar sağlanarak bu tuzağa çare bulunabilir. Lee (1996), borç verme kararını, ödünç verenlerin yatırım kararı vererek proje temelli bilgi elde ettiği, yaparak öğrenmenin süreci olarak modellemiştir.

King ve Levine (1993b, s.513–517) finansal aracıların sadece risk çeşitlendirmesi yoluyla değil aynı zamanda projeleri değerlendirip başarma şansı olan girişimcileri belirleyerek teknolojik yenilikleri teşvik edeceğini ileri sürmektedir. Yatırım projeleri geleceği en parlak projenin belirlenmesi için değerlendirilmelidir. Özellikle gelecek vaat eden girişimcilerin projelerinin değerlendirilmesinde büyük sabit maliyetler vardır. Bundan dolayı bu görevi yerine getirmeye yönelik uzmanlaşmış organizasyonların ortaya çıkmasına teşvikler yaratılmalıdır. Finansal sistem muhtemel girişimcileri değerlendirir ve en ümit vaat eden

projeyi seçmektedir. Finansal kurumlar bireysel yatırımcılara göre, inceleme, değerlendirme ve izleme hizmetlerini daha etkin ve daha ucuz sağlayabilmektedir. Ayrıca, bankalar kredi başvurularını başarılı bir şekilde eleyebilirler, kredileri sadece en fazla umut veren yatırım fırsatlarına tahsis edebilirler ve böylece teknolojik yenilikleri ve ekonomik büyümeyi teşvik ederler.

Hisse senedi piyasaları da firmalar hakkında bilgi elde edilmesini ve elde edilen bu bilginin yayılmasını etkilerler. Greenwood ve Smith (1997)’e göre finansal piyasalar, fiyat işaretleri ve sağladıkları diğer bilgilerle ekonomik sistemde kaynakları sosyal getirisi en yüksek yerlere tahsis ederek büyümeyi arttırırlar (Greenwood ve Smith, 1997, s.145–146).

Finansal piyasalar, etkin karar almak için gerekli bilgi üzerinde ekonomiklik ve bilginin yayılmasını sağlarlar. Finansal piyasalar, dağıtılan bilgi tarafından nitelendirilmektedir ve bu dağıtılmış pay sahipliği, geniş sayıdaki kitleye firmalar hakkında bilgi toplama ve performanslarının izlenmesi için teşvik sağlamaktadır. Ancak hisse senedi piyasasında dağıtılan bilgiye ait temel eksiklik, bedavacılık problemidir. Bilgi, piyasa tarafından sağlanmaktadır ve hiç kimsenin toplamak için bir eğilimi yoktur. Bu nedenle finansal piyasalar, bilgideki yetersiz yatırımlar tarafından tanımlanabilmektedir (Allen ve Gale, 2000, s.11–12).

Belgede PDF MURAT BELKE TEZ - Akdeniz (sayfa 57-60)