• Sonuç bulunamadı

Yakın Çağ’da Sığınma Hakkı: Mültecilere İlişkin İlk Uluslararası Düzenlemeler . 33

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 49-52)

1.2. Sığınma Hakkının Tarihçesi

1.2.3. Yakın Çağ’da Sığınma Hakkı: Mültecilere İlişkin İlk Uluslararası Düzenlemeler . 33

İhtilali ile yerleşmeye başlayan birey odaklı bakış açısı ile birlikte, Yakın Çağ döneminde daha liberal hukuki düzenlemeler karşımıza çıkmaktadır. Milletler Cemiyeti’nin kurulması ile I. Dünya Savaşı sonrası yoğunlaşan sığınma hareketliliklerine ilişkin önemli düzenlemelere imza atılmıştır. Mültecilere ilişkin ilk sözleşmenin kabulü ve geri göndermeme ilkesinin bir uluslararası antlaşmada yer bulması bu dönemde olmuştur. II. Dünya Savaşı’nın ardından BM bünyesinde gerçekleştirilen ve günümüzde de yürürlükte bulunan mültecilere ilişkin düzenlemeler, kaynağını sözü edilen çalışmalardan almaktadır.

1.2.3.1. Fransız İhtilali Dönemi

Reform döneminin ardından Avrupa’da kilise baskısının sona ermesi ile yeni bir sosyal, kültürel ve hukuki düzen oluşmaya başlamıştır. Özellikle reform döneminde yaşanan mezhep savaşları, insanların kitleler halinde yer değiştirmesine sebep olmuştur. Bu dönemde sığınma hakkına veya mülteci statüsüne ilişkin uluslararası bir antlaşmanın olmayışı, bu insanların korumasız bir durumda kalmalarına yol açmıştır. 1789 yılında gerçekleşen Fransız İhtilali ise, devlet ve birey algısında bazı değişiklikler oluşturmaya başlamıştır. İhtilal politik bir hareket olduğundan, özellikle siyasi sığınmacıların korunması gerekliliğinin üzerinde durulmuştur. Siyasi sığınma hakkının ihlal edilmesi, halk tarafından insani değerlere hakaret olarak algılanmıştır.128

Fransız İhtilali’nin ardından, sığınma hakkına yönelik insancıl hassasiyetler, hukuki ilkelere dönüşmeye başlamıştır.129 Zulüm görenlere yardımda bulunmak tüm devletlerin bir görevi olarak algılanmaya başlanmıştır ve ilerleyen dönemlerde Fransız Devleti’nin de bu kişilere sığınma hakkı tanıyacağı Anayasa’da hüküm altına alınmıştır.130 Bununla birlikte, sığınma hakkının uygulanması, günümüzde olduğu gibi bu dönemde de devletlerin engellemeleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bir dönem siyasi sığınma hakkının ihlal edilmesine tepki gösteren hükümetler bile, siyasi sığınmacıların iade veya sınır dışı edilmesini talep etmeye başlamışlardır.131 Ancak hem uluslararası hukuk hem ulusal hukukun gelişmesi ve adi

128 Sinha, 1971: 19.

129 Sinha, 1971: 19.

130 Rochette, 1964: 133.

131 Reale, 1938: 544.

suçlularla siyasi suçların net şekilde ayrılmaya başlanması ile birlikte, siyasi sığınmacılara sığınma hakkı tanınması anlayışı yerleşmeye başlamış ve devletler de bu hakkı muhafaza edecek ulusal uygulama ve düzenlemelere imza atmışlardır.132

1.2.3.2. Milletler Cemiyeti Dönemi

Sığınmacılara ilişkin ilk uluslararası düzenlemeler Milletler Cemiyeti Dönemi’nde yapılmıştır. Balkan Savaşları ve ardından gerçekleşen I. Dünya Savaşı, devletler bakımından önemli toplumsal ve ekonomik sorunlara yol açtığı gibi, kapsamlı sığınma hareketliliklerine de neden olmuştur.133 Ancak bu dönemde sığınma hareketliliklerinde uygulanabilecek bir uluslararası antlaşma bulunmamaktaydı. Mülteci akınlarını kontrol altına alabilmek ve sorunu bir çözüme ulaştırabilmek amacıyla, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Ortak Komitesi134 ve Kızılhaç Dernekleri Birliği135 bir konferans yapılabilmesi amacıyla Milletler Cemiyeti (MC)136’ye çağrıda bulunmuşlardır. 1921 yılında sözü edilen Konferans Cenevre’de gerçekleştirilmiştir. Konferanstan kısa bir süre sonra mültecilerin sorunlarıyla ilgilenebilmek amacıyla Milletler Cemiyeti Mülteciler Yüksek Komiserliği (MCMYK)137 makamı oluşturulmuş ve Dr. Fridtjof Nansen Yüksek Komiser olarak görevlendirilmiştir. 138

1921 yılında MC’nin müdahale ettiği ilk alan Sovyet Devrimi nedeniyle Rusya’dan ayrılan milyonlarca sığınmacı olmuştur. MCMYK, bu kişilerin statülerinin belirlenmesi ve kalıcı ikametlerine yerleştirilebilmesi için çalışmalarda bulunmuştur.139 1928 yılında ise Rus ve Ermeni sığınmacıların statülerinin belirlenmesi ve çalışma, eğitim ve kimlik bilgilerine ilişkin sertifikalarının düzenlenmesi için yeni düzenlemeler getirilmiştir.140 1930 yılında Yüksek Temsilci Nansen’in ölümünün ardından ilgili makam sona erdirilmiş, bunun yerine Nansen Uluslararası Mülteciler Ofisi141 kurulmuştur. Ofis, sığınmacılara mülteci statüsü tanınarak sığınma hakkı sağlanması ve mültecilerin sosyal haklarının korunabilmesi amacıyla çalışmalar yürütmüştür. Bu doğrultuda 28 Ekim 1933 tarihinde Mültecilerin Statülerine İlişkin Uluslararası Sözleşme imzalanmıştır.142 Sözleşme sadece Rus, Ermeni ve asimile edilen diğer mültecilere uygulanacaktır. Böylelikle Irak’tan gelen Süryaniler ve Türkiye’den

132 Sinha, 1971: 20.

133 Jaeger, 2001: 727.

134 The Joint Committee of the International Committee of the Red Cross

135 League of Red Cross Societies

136 League of Nations

137 High Commissioner for Refugees

138 Grahl-Madsen, 1966: 12; Jaeger, 2001: 728; Odman, 2020: 35.

139 Bentwich, 1935: 115.

140 Bentwich, 1935: 116; Grahl-Madsen, 1966: 127.

141 Nansen International Office for Refugees

142 Convention Relating to the International Status of Refugees, https://www.refworld.org/docid/3dd8cf374.html (Erişim tarihi: 29.10.2020). Çalışmanın devamında 1933 Sözleşmesi olarak anılacaktır.

çıkarak Suriye’ye yerleşen mülteciler de sözleşme kapsamına alınmış olmaktadır.143 Her ne kadar belirli kişileri kapsamına alsa da, mültecilere ilişkin ilk uluslararası sözleşme olması sebebiyle önemli bir çalışmadır. 1933 Sözleşmesi’nin 3. maddesi uyarınca:

“Akit Taraflar, ulusal güvenlik ve kamu düzeninin gerektirdiği haller dışında, sınırda sınır dışı etme veya kabul etmeme (geri gönderme) gibi güvenlik tedbirleri uygulayarak, düzenli olarak orada ikamet etme hakkı verilen mültecileri kendi topraklarından çıkarmamayı ve ülke topraklarına erişimlerini engellememeyi taahhüt eder.

Akit taraflar her halükârda, mültecilerin menşe ülkelerinin sınırlarına girişini reddetmeyeceklerini taahhüt eder.

Akit taraflar, ulusal güvenlik veya kamu düzeni nedenleriyle sınır dışı edilen, başka ülkelere girişleri için gerekli olan izin veya vizeleri, talepleri üzerine veya ilgili uluslararası kuruluşların müdahalesi yoluyla teslim alamadıkları için ülkelerinden ayrılamayan mültecilere, gerekli gördüğü ulusal hukuk tedbirlerini uygulama hakkını saklı tutar.”144

İlgili hüküm ile, ülke sınırlarına ulaşan sığınmacıların sınır dışı edilmesi ve geri gönderilmesi engellenmiş olmaktadır. Böylelikle geri göndermeme ilkesi uluslararası antlaşmalara girmiş bulunmaktadır.145 Bunun istisnası ulusal güvenlik ve kamu düzeni olarak belirtilmiş olup, bu sebeplerle ülkeye kabul edilemeyen kişiler haricindeki sığınmacılara gözaltı gibi ulusal hukuk tedbirlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir.

1933 yılında Almanya’da yaşanan Nasyonel Sosyalist devrimin ardından Yahudiler bu ülkeden ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu dönemde yaklaşık 60.000 kişinin Almanya’dan ayrıldığı bilinmektedir.146 Almanya’dan gelenlere ilişkin bir uluslararası düzenleme bulunmadığından, 1936147 ve 1938148 yıllarında bu sığınmacılara ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak bu düzenlemeler geri göndermeme ilkesine ilişkin bir hüküm içermediği gibi, 1933 Sözleşmesi’nden daha sınırlı hükümlere sahiptir. Bu sebeple 14 Temmuz 1938 yılında Hükümetlerarası Mülteciler Komitesi149 tarafından yeni bir karara imza atılmıştır. 150 Kararın 8. maddesi uyarınca siyasi görüşleri, dini inançları veya ırksal kökenleri sebebiyle Avusturya da dâhil olmak üzere Almanya’dan ayrılan veya ayrılmak zorunda kalacak olanlar

143 Bentwich, 1935: 120.

144 Yazar tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Özgün metin için bkz. Dn 142.

145 Jaeger, 2001: 720.

146 Bentwich, 1935: 125.

147 Provisional Arrangement of 4th 1936 concerning the Status of Refugees coming from Germany, https://www.refworld.org/docid/3dd8d0ae4.html (Erişim tarihi: 29.10.2020).

148 Convention concerning the Status of Refugees coming from Germany, Geneva, February 10th 1938, https://www.refworld.org/docid/3dd8d12a4.html (Erişim tarihi: 29.10.2020).

149 Intergovernmental Committee on Refugees

150 The Intergovernmental Committee decisions taken at the Evian Conference on Jewish Refugees, July 1938, https://www.yadvashem.org/docs/evian-conference-decisions.html (Erişim tarihi: 29.10.2020).

koruma kapsamına alınmıştır. Görüldüğü üzere ilk kez ülkesinden henüz ayrılmamış ancak ayrılma ihtimali bulunan kimseler de koruma elde etmiş olmaktadır.151

MC döneminde yapılan uluslararası çalışmaların kapsamı sınırlı olsa da, daha geniş çerçeveli düzenlemelere geçilmesi için önayak olmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı’nın ardından sığınma hareketliliklerinin daha da artması, yeni ve geniş kapsamlı düzenlemelerin yapılmasını gerektirmiştir. Savaşın ardından dağılan MC yerine kurulan BM, çalışmamızın 2.

bölümünde detaylıca incelenecek olan daha geniş kapsamlı ve evrensel nitelikte bir mülteci sözleşmesinin imzalanmasını sağlamıştır.

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 49-52)