• Sonuç bulunamadı

2.4. Taksitle Satış Sözleşmesinde Alıcıyı Korumaya Yönelik Tedbirler

2.4.1. Geri Alma Hakkı

2.4.1.1. Genel Olarak

Geri alma, taraflardan birisinin irade beyanını daha sonra yapacağı bir karşı irade beyanı ile belirli bir süre içerisinde, tek taraflı olarak ortadan kaldırma olanağı sunan bir özel hukuk kavramıdır279.Bu yüzden geri alma hakkının klasik hukuk prensiplerinden olan ahde vefa (pacta sunt servanda) ilkesinin bir istisnasını280 teşkil ettiği söylenebilir281. Bir irade beyanı içermeyen karışma, işleme, ihraz, işgal gibi fiiller geri alınamaz. Ancak mümkün olduğu oranda bu fiillerden cayılabilir282.

278 Yavuz, 2012: 400-401; Ünlütepe, 2013: 134.

279 Yavuz, 2012: 394; Özel, 1998: 72.

280 “Bununla birlikte, klasik hukuk prensiplerinden ayrılışı kolay olmamıştır. Alıcıyı korumak için zorunlu gözükse bile, sözleşmeye bağlılık ilkesine bağlılık büyük tepkilere yol açmıştır. Hukukun temel prensiplerine tamamen ters düşen bu tedbirin sözleşmeler hukukunun diğer alanlarına da yayılacağı bu suretle hukuk güvenliğinin ortadan kalkacağı ileri sürülmüştür. Ayrıca böyle bir olanağın alıcıyı sözleşmeyi yaparken sorumsuzca davranmaya teşvik edeceği ve beklenenin tam tersine sonuçlar doğuracağı iddia edilmiştir. Bir başka sorun olarak da bu olanağın alıcı tarafından kötüye kullanılmasının ne şekilde önleneceği; özellikle cayma süresi içinde satılanın alıcı tarafından kullanılması veya yıpratılması halinde satıcının ne şekilde korunacağı ortaya atılmıştır. Bütün bu olumsuz tepkilere rağmen, Mukayeseli Hukukta alıcıya bu şekilde olağanüstü yetki tanıyan ülkelerin sayısı gittikçe artmaktadır.” Akünal, 1972: 96-97.

281 Ozanoğlu, 1999: 214.

282 Özel, 1998, 72.

Taksitle satış sözleşmelerinde tüketiciyi korumaya yönelik en önemli tedbirlerden biri geri alma hakkıdır283. Geri alma hakkı, fazla düşünme imkanı bulamadan uzun süreli bir mali yükümlülük altına giren alıcıya bu yükümlülükten kurtulma imkanı sunmaktadır284. Burada taksitle satış sözleşmesi kurulduktan sonra, alıcıya kararının doğruluğunu gözden geçirmesi için bir “düşünme süresi (cooling off period)” tanınmış olduğu da söylenebilir285. Bu nedenle geri alma hakkı gerçek anlamda irade özgürlüğünün gerçekleşmesine hizmet eder. Zira, alıcının iradesinin herhangi bir etki altında kalmaksızın sıhhatli bir şekilde ortaya çıkmasına aracı olmaktadır286.

Geri alma hakkının işlevi alıcının daha önce yaptığı irade beyanının etkilerini engellemek veya ortadan kaldırmaktır. Geri alma ile geri alınmış irade beyanı aynı kişi tarafından aynı kişiye yapılır287. Alıcı geri alma hakkını kullanırken herhangi bir gerekçe bildirmek zorunda da değildir. Bu hak hem Türk Borçlar Kanunu’nda hem de Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da düzenleme altına alınmıştır.

Borçlar Kanunu’nda geri alma hakkına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmiş değildi288. TBK m. 255’ de ise “Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması”

başlığı altında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede “Taksitle satış sözleşmesi, alıcı bakımından, taraflarca imzalanmış sözleşmenin bir nüshasının eline geçmesinden yedi gün sonra hüküm ve sonuçlarını doğurur. Alıcı, bu süre içinde irade açıklamasını geri aldığını satıcıya yazılı olarak bildirebilir. Bu haktan önceden feragat edilemez. Geri alma bildiriminin sürenin son gününde postaya verilmiş olması, sonuç doğurması için yeterlidir. Satıcı geri alma süresi içinde malı alıcıya devretmişse alıcı, malı ancak olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabilir; aksi takdirde sözleşme hüküm ve sonuçlarını doğurmuş olur. Alıcının geri alma hakkını kullanması hâlinde, kendisinden cayma parası istenemez.” ifadelerine yer verilmiştir289. Türk Borçlar Kanunu’nun “Ortak Hükümler” başlığını taşıyan 273. maddesi

283 İnceoğlu, 1998: 25; Ozanoğlu, 1999: 214 ; “Böyle bir tedbire ilk olarak Avusturya Hukukunda yer verilmiştir.

1961 tarihli Avusturya Hukukuna göre “alıcı mutad satış mahalleri dışında yapılan taksitle satış sözleşmelerinden”, sözleşmenin bir nüshasının kendisine iade edildiği tarihten 5 gün içinde dönebilme olanağına sahiptir. Alıcıya kanun gereği tanınan bu hakkın, sözleşme ile kısıtlanması veya ortadan kaldırılması geçerli değildir. Sözleşmede bu hakkın kullanılması halinde alıcının pişmanlık akçesi ödeyeceği şart koşulmuşsa, bu şart batıldır. Beş günlük süre içinde alıcı tarafından kullanılmış veya yıpratılmışsa, satıcı uygun bir tazminat talep edebilecektir.” Akünal, 1972: 97.

284 Özel, 1998: 70; İnceoğlu, 1998: 25.

285 Gümüş, 2013: 178.

286 Demir, 2016: 120; Ünlütepe, 2014: 333.

287 Özel, 1998: 77.

288 Yavuz, 2012: 397.

289 “818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “3. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ve geri alma açıklaması”

kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 254 üncü maddesinde, taksitle satış sözleşmesinin yürürlüğe girmesi ve geri alma açıklaması düzenlenmektedir.

gereğince, taksitle satış sözleşmesinin geri alma hakkına ilişkin hükümleri, ön ödemeli taksitle satış sözleşmeleri hakkında da uygulama alanı bulur.

6502 sayılı TKHK m. 18’de cayma hakkı düzenlenmiştir. Hükümde “cayma hakkı”

terimi kullanılmış olsa da esasında tüketiciye, hiçbir gerekçe gösterme zorunluluğu olmaksızın taksitle satış sözleşmenin kurulmasına yönelik iradesini geri alma hakkı tanınmıştır. Bu nedenle açıklamalarımızı geri alma hakkı çerçevesinde yapacağız290. TKHK m.18’ de “Tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Satıcı cayma süresi içinde malı tüketiciye teslim etmişse tüketici, malı ancak olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabilir; aksi takdirde tüketici cayma hakkını kullanamaz. Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile hizmetin ifasına başlanan hizmet sözleşmelerinde de tüketici cayma hakkını kullanamaz.

Tüketicinin satıcıyı bulduğu finansal kiralama işlemlerinde cayma hakkı kullanılamaz.”

ifadelerine yer verilmiştir. Cayma hakkının usul ve esasları TKHK m. 21/2 hükmü gereğince yönetmelikle belirlenir.

Türk Borçlar Kanunu’nun “Ortak Hükümler” başlığını taşıyan 273/1. maddesinde sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurmasına ilişkin hükmün ön ödemeli taksitle satış sözleşmelerine de uygulanacağı belirtilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, taksitle satış sözleşmesinin, satıcı bakımından, sözleşmenin kurulduğu anda hükümlerini doğurmaya başladığı hâlde alıcı bakımından taraflarca imzalanmış bir nüshasının eline geçmesinden başlayarak yedi gün sonra yürürlüğe gireceği belirtilmektedir. Fıkradaki düzenlemeden, Taksitle satış sözleşmesinin satıcı bakımından sözleşmenin kurulduğu anda hükümlerini doğurmaya başlayacağı anlaşılmalıdır. Fıkrada öngörülen yedi günlük yasal süre içinde alıcı, bir tazminat yükümlülüğü söz konusu olmaksızın, dilerse sözleşmenin kurulmasına ilişkin irade açıklamasını geri alabilecektir. Ancak, alıcı geri alma iradesini satıcıya yazılı olarak bildirmek zorundadır. Geri alma bildiriminin sürenin son gününde postaya verilmiş olması, sonuç doğurması için yeterli olacaktır. Alıcının korunması amacıyla, onun geri alma hakkından önceden feragat edemeyeceği kabul edilmiştir. Böyle bir feragat, Tasarının 27 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlı olacaktır. Yine aynı fıkra uyarınca, Alıcı, bu süre içinde irade açıklamasını geri aldığını satıcıya yazılı olarak bildirebilir. Bu haktan önceden feragat edilemez.

Maddenin ikinci fıkrasında, satıcının malı geri alma süresi içinde alıcıya devretmiş olması durumunda alıcının, malı ancak olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabileceği; aksi takdirde sözleşmenin yürürlüğe gireceği öngörülmektedir.

Maddenin son fıkrasında, geri alma hakkını kullanan alıcıdan cayma parası istenemeyeceği belirtilmektedir.”

(TBK m. 255’in gerekçesi)

290 Aslan, 2016: 264; Özel, 1998: 168.

2.4.1.2. Taksitle Satış Sözleşmesinin Hüküm ve Sonuçlarını Doğurması ve Geri Alma