• Sonuç bulunamadı

Modern Bir Bilim Olarak Fonetik

1.2. FONETİK TARİHİ

1.2.2. Modern Bir Bilim Olarak Fonetik

Yerli veya yabancı dilbilgisi kitaplarını incelediğimiz zaman uzmanların ekseriyetinin dili çözümlemeye sesten başladığını görürüz. Bunun sebebi dilin bir sistem olmasıdır. Dil, içinde birbiriyle ilişkili, birbirine bağımlı seviyeleri bulunan ve her seviyesi kendi içinde başlı başına bir sisteme sahip olan bir yapıdır.77

İbn Cinnî incelendiği zaman onun enstrüman benzetmesinin benzer olarak günümüz modern fonetik öğretilerinde de aynen kullanılmakta olup değişmediği görülmüştür. Buna göre sesi meydana getiren aletimiz bir çeşit ses borusu olup nefesli bir çalgıya, ses kirişlerini de o çalgının ağızlarına benzetmiştir. (trompet, korno gibi). Böylece sesin oluşması için gerekenler üç kısımda şu şekilde sıralanmıştır:

Bir küçük takım: Bu ödevi çalgıyı çalan müzisyenin akciğerleri görür.

Titreşim Sistemi: Bu ödevi trompet veya korno çalanın dudakları, klârnet veya obuada ise bir tek ya da iki dil görür.

Bir Büyültücü Ve Tınlayıcı: Bu ödevi de çalgının gövdesi görür. İşte bizim ses aygıtımızı bu şekle uymaktadır. Körük takımı göğüs kafesinin içindedir.

Titreşimler ses kirişleriyle meydana gelir. Büyültücü ve tınlayıcı ödevini de boğaz, ağız ve burun boşlukları görür.78

75 et-Teyyan, İlmu’l Esvat İnde’l-Arap, s.12.

76 Sarıkaya, agm, s.129.

77 Eldemir, Aysu, “Saussure’den sonra yapısal dilbilimde sözdizimi konusunda tutumlar yöntemler ve dönüşümlü üretimsel dilbilgisinde Chomsky” Dilbilim ve Dilbilgisi Konuşmaları 1, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları, Doruk Matbaacılık Sanayi, s.129-148.

78 Şenbay, Nüzhet, Söz ve Diksiyon Sanatı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1993, s.70-71.

1.2.2.1. Modern Fonetiğin Bir Malzemesi Olarak Ses

Fonetik (phonetics) tabirinin asıl kökünü oluşturan phono ya da phone lafzı Yunanca’dan alınma bir kelime olup, “telaffuz edilen ses” anlamına gelmektedir.79 Phonetic tabiri, tekil olarak fonetik bilimi veya dil sesleri ile ilgili bir kavram iken bunun çoğul sigalı yapısı olan phonetics tabiri, bir dil bilimi terimi olarak “ insan konuşma seslerinin analiz ve tasnifi, üretimi, kullanımı, taşınması ve kaydedilmesi kurallarından bahseden, sistematik bir öğreti ve bilim” anlamına gelmektedir. 80

Fonetik biliminin değişik konuları arasında Toplumsal Fonetik, Tarihî Fonetik, Mukayeseli Fonetik, Deneysel Fonetik gibi alanlar bulunmaktadır.

Telaffuz fonetiği ile ilgili olan çalışmamızın konusu, konuşma organları tarafından çıkarılan seslerin incelenmesini, bu seslerin çıkarılma tarzını belirtmektedir. Ayrıca fonetik, “vezinle ilgili olgular” bütününü de inceler ki, cümlelerde bulunan bu olgular, vurguyla belirleme, tonlama ve tondan ibarettir. Bu dilin fonetik tasviri bu olguların incelenmesini kapsar. Çünkü bu olgular asıl

fonemler gibi kesintili birimlerdir.81 Modern fonem teorisinde fonem, anlam ayırt edici sestir. Fonem, genel anlamda insana ait olan konuşmanın ve

bilimsel anlamda fonolojinin en küçük birimidir. Örneğin, yay sözcüğünün başındaki y sesi onu bay ve ray sözcüklerinden ayırır. Bu durumda y-ay, b-ay, r-ay sözcüklerinde /y/, /b/, /r/ farklı ses birimlerdir. 82

Modern Fonetikte Telaffuz Fonetiği’nin fizyolojik keyfiyetine gelince, gırtlak-yutak daralmaları düzeyinde çıkarılan sesler fonetik bildirimin akustik desteğidir. En önemli olanı ötüm (mizmâr daralması) denilen birtakım uyarım dizileri meydana getirir. Uyarım biçimi, gırtlak ve göğüs kaslarının durum ve gerilimleriyle belirlenir; bu biçim aynı zamanda sesin tayfını da belirtir. Yine bu biçim, gırtlak üstü çınlama boşlukları tarafından modüle edilir ve böylece bazı tonlar nisbeten yükselir, bazılarıysa alçalır.83

79 Pei, Mario, Glossory of Linguistic Terminology”, s.199; bkz. Çağıl, Kur’ân Belâgati ve Fonetiği Yönünden Kıraatler, s.34.

80 Çağıl, Kur’ân Belâgati ve Fonetiği Yönünden Kıraatler, s.34

81 Meydan Larousse, “Fonetik” md., Meydan Yayınevi, İstanbul 1971, IV/747.

82 Demirci, Kerim, Fonem Teorisinin Önemi Hakkında, Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 6/2 Spring 2011, s. 359-366, Turkey.

83 Meydan Larousse, “Fonetik” md., IV/748.

1.2.2.2. Modern Fonetiğin Bir Malzemesi Olarak Nağme

Telaffuz Fonetiğinin fizyolojik keyfiyeti ile ilgili nağme (gam) kavramı da modern anlamda yeniden yorumlanmıştır. Bu konuyu Batı tarzında ele alan ilk müellif Muhammed Hassân et-Temmâm’dır. O, Batı dillerinde birçok türü olmasına rağmen Arapça’da iki tür nağme olduğunu söyler: alçalan ses (failling tone/inişli gam) ve yükselen ses (rising tone /çıkışlı gam). Nağme, konuşma dilinde seslerin taşıdığı anlamların açıkça ortaya çıkmasına yardımcı unsurdur. Herhangi bir cümlenin sözcükleri ve sözcüklerin cümledeki dizilişi değiştirilmeden nağmesi değiştirilse, cümle farklı bir anlam ifade eder. Örneğin “evet” kelimesi tek başına normal haliyle söylendiğinde her hangi bir sorunun cevabı olur. İnişli gamla söylendiğinde, konuşanın zihninde şüpheye yer vermeyecek şekilde olumlu bir anlam oluşturur. Çıkışlı gamla söylendiğinde ise konuşanın zihinde bir şüphe oluştuğunun göstergesidir.84

1.2.2.3. Modern Fonetiğin Bir Malzemesi Olarak Tınılar

Yukarıda modern fonetik konusu ile ilgili hususen sesten bahsedildi.

Fonetiğin ikinci malzemesi olarak tınılayıcıları ele alınabilir. Tını (les resonateurs;

resonator) ların, sesi kuvvetlendirmek ve tınısını kazandırmakta çok önemli rolleri vardır. Gırtlak ancak hafif bir gürültü çıkarabilir. Bu gürültüyü selene85dönüştürebilen tınılayıcılardır.86

Telaffuz fonetiğinin vazgeçilmez ana unsurları arasında yer alan tınılayıcalar, modern fonetik biliminin verilerine göre dört tane olup, bunlar boğaz (le pharynx), ağız (la bouche), burun boşlukları (les fosses nasales) ve ağız boşluğu (la cavitelabiale) bölgelerinden ibarettir.87

Tını’nın İngilizce karşılığı “timbre” olup, ses rengi anlamına gelir. Bu manada tını, “bir sesi başka seslerden ayırmamızı sağlayan nitelik” demektir.88 Yalnız şunu da belirtmeliyiz ki, sesin, harf şeklini almasını sağlayan faktör, mahreç olmakla birlikte, harflerin sıfatlarının da bu tınının vücut bulmasında en az mahreç

84 Sarıkaya, agm, s.130.

85 Selen: Gürültü niteliğinde olmayan (açık) ses demektir. Ünlüler’in sesi gibi.

86 Şenbay, Söz ve Diksiyon Sanatı, s.83.

87 Çağıl, Kur’ân Belâgati ve Fonetiği Yönünden Kıraatler, s.36.

88 Aksan, Doğan, Her yönüyle Dil; Ana Çizgileriyle Dilbilim, TDK Yayınları, Ankara 1980, II/15-16.

kadar rolleri olsa gerek. Zira bazı harfler vardır ki, aynı mahreci paylaşmakla birlikte tınıları farklıdır. Şu halde tınıyı: Tını -Mahreç+Sıfat şeklinde formüle edebiliriz.89