• Sonuç bulunamadı

Kapsamı

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 56-60)

1.3. Sığınma Hakkının Teorik Temelleri

1.3.3. Geri Göndermeme İlkesi

1.3.3.1. Kapsamı

Geri göndermeme ilkesi, Cenevre Sözleşmesinin 33. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

“Hiçbir taraf devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına, her ne şekilde olursa olsun geri göndermeyecek veya iade etmeyecektir.”

169 Arbour, 2008: 450.

170 Murphy, 1993: 278.

171 Riyanto, 2010: 736; Ekşi, 2018: 129; Safi, 2018: 65.

Buradaki mülteci kelimesini sığınmacıları da kapsayacak şekilde anlamak daha doğru olacaktır zira mülteci statüsü elde edememiş bireylerin de geri gönderilmesi mümkün değildir.

Benzer içeriğe sahip hükümler 1967 tarihli Ülkesel Sığınma Bildirisi’nde, 1969 tarihli Afrika Mülteci Sorunlarının Özel Yönlerini Düzenleyen Sözleşme’de, 1969 tarihli Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’nde, 1984 tarihli Cartagena Mülteciler Bildirisi (CMB)’de yer almaktadır.172 Buna ek olarak İşkencenin Önlenmesine Dair BM Sözleşmesi’nin (İÖS)173 3.

maddesinin ilk fıkrasında geri göndermeme prensibi düzenlenmekte, ikinci fıkrada ise prensibin gereği gibi uygulanabilmesi için devletlere pozitif bir yükümlülük yüklenmektedir.

İlgili hükümlere göre taraf devletler hiç kimseyi, işkenceye maruz kalma tehlikesinin olduğuna dair esaslı sebeplerin bulunduğu kanaatini uyandıran başka bir devlete geri gönderemeyecektir. Sözü edilen sebeplerin tayinini yetkili merciler yapacak ve bu tespiti yaparken söz konusu devlette sistemli, yaygın ve kitlesel insan hakları ihlallerinin bulunup bulunmadığını göz önünde tutacaktır.

Geri göndermeme ilkesi, sığınma hakkının temellendirilmesi bakımından önceki iki başlıkta incelemiş olduğumuz yakınlık ve kurtarma yaklaşımları ile doğrudan bağlantılıdır.

Zira sığınmacıları zulmün devam ettiği bölgelere geri göndermek, sözü edilen yaklaşımlar ile ters düşecektir. Bununla birlikte, geri göndermeme ilkesi ayrı bir yaklaşım olarak da incelenmelidir. Geri göndermeme yükümlülüğünün doğrudan sığınma hakkını bahşettiğini söylemek fazla iddialı bir yaklaşım olacaktır, ancak sığınma hakkının temel bir ayağını teşkil etmektedir. Belirli şartlardaki sığınmacıların geri gönderilememesi, onlara bir anlamda geçici bir sığınma imkânı sağlanması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, temel insan haklarının korunması amacıyla devletlere getirilmiş bir negatif yükümlülükten, sığınma hakkı ortaya çıkmaktadır.

172 1967 tarihli Ülkesel Sığınma Bildirisi madde 3/1: “ 1. maddenin 1. paragrafında sözü edilen hiç kimse, sınırda reddedilme, ya da sığınma hakkı aradığı ülkeye daha önce girmiş ise sınır dışı edilme ya da zulme uğrayabileceği herhangi bir ülkeye zorla geri döndürülme gibi önlemlere maruz kalmayacaktır.”,

1969 tarihli Afrika Mülteci Sorunlarının Özel Yönlerini Düzenleyen Sözleşme madde 2/3: “ Hiç kimse, bir üye tarafından Madde I, paragraf 1 ve 2'de ortaya konan nedenlerle yaşamının, bedensel bütünlüğünün ya da özgürlüğünün tehdit altında olduğu bir ülkeye geri dönmeye ya da orada kalmaya zorlayacak, sınırda reddedilme, geri gönderilme ya da ihraç gibi önlemlere maruz bırakılamaz.”

1969 tarihli Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi madde 22/8: “Hiçbir koşulda bir yabancı, ırkı, milliyeti, dini, sosyal statüsü veya siyasi görüşleri nedeniyle yaşama hakkı veya özgürlüğünün ihlal edilmesi tehlikesi bulunan bir ülkeye, o ülkenin menşe ülkesi olup olmadığına bakılmaksızın, geri gönderilemez veya iade edilemez.”

1984 tarihli Cartagena Mülteciler Bildirisi 3. bölüm 5. paragraf: “Zulüm riski olan yere geri göndermeme ilkesinin (sınırda geri çevirmenin yasaklanmasını da içerecek şekilde), mültecilerin uluslararası korumasının bir olarak önemini ve anlamını vurgulamak. Bu ilke mülteciler için çok önemlidir ve uluslararası hukukun şimdiki durumunda bir jus cogens kuralı olarak kabul edilmeli ve uygulanmalıdır.”

173 İşkence ve diğer Zalimane, Gayri İnsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme, 29 Nisan 1988 tarihli ve 19799 sayılı RG’de yayımlanmıştır.

Uluslararası hukukta geri göndermeme ilkesinin temel oluşturduğu kimi düzenlemeler bulunmaktadır. Sığınma hakkının temelleri ile bağlantısının anlaşılabilmesi bakımından bu düzenlemelerin kısaca incelenmesi yerinde olacaktır. Bu düzenlemelerden ilki tamamlayıcı/ikincil koruma kurumudur ve geri göndermeme ilkesinin daha geniş kapsamlı hali olarak ifade edilebilir.174 YUKK madde 63’te yer alan ikincil korumanın şartları, geri göndermeme prensibi ile büyük oranda benzeşmektedir. Bu şartları sağlayan bireylere kanun bir çeşit koruma sağlayarak, sözü edilen kimselerin temel haklarının ihlal edilmesine engel olmaktadır. İkincil koruma veya tamamlayıcı koruma olarak anılan koruma statüsüne ilişkin benzer düzenlemeler Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada, ABD, Yeni Zelanda, Meksika ve Avusturalya gibi pek çok devletin hukuk düzeninde yer almaktadır.175

Dünyanın pek çok ülkesinde geri göndermeme ilkesinden doğan koruyucu düzenlemelere yer verildiğini söylemek mümkündür, dolayısıyla bu ilke sığınmacıların korunmasına ilişkin pek çok düzenlemeye dayanak teşkil etmektedir. Buna bir başka örnek olarak, “geçici sığınma”176 verilebilir. Buna göre devletler, ülkelerindeki silahlı iç çatışmalar nedeniyle güvenlikleri ve hayatları tehlikeye giren ve genel şiddet eylemlerinden kaçarak kendi ülke topraklarına ulaşan yabancıları zorla geri gönderemeyecektir.177 Dolayısıyla sığınmacı, sınırlı bir süre için yahut güvenli başka bir ülkeye geçiş yapana kadar sınırlarına ulaştığı ülkede sığınma imkânı bulmaktadır. Bazı devletler kendi iç hukuklarında bu konuya ilişkin düzenlemelere yer vermektedir. Uluslararası hukukta da, kendi ülkelerindeki silahlı çatışmadan yahut etkili baskıdan kaçanlara, tehlike durumlarında insani şekilde davranma yükümlülüğü genel kabul görmektedir.178 Uluslararası hukuktaki geçici sığınma, YUKK madde 91’de yer alan geçici koruma kurumu ile karıştırılmamalıdır. Uluslararası hukukta geçici sığınma, silahlı çatışmalar sebebiyle ülkelerini terk eden yabancıların geri gönderilemeyeceğine ilişkin bir düzenleme iken; YUKK’da düzenlenen geçici koruma, ülkesinden ayrılmaya zorlanmış ve geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak gayesiyle kitlesel olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına gelen veya bu sınırları geçenlerin faydalanacakları bir koruma kurumudur. YUKK madde 91’de yer alan düzenlemenin uluslararası hukuktaki karşılığı “temporary protection” olarak adlandırılmaktadır ve kitlesel akın durumlarında sığınmacıların kabulü prosedürünün kolaylaştırılması için benimsenmiştir.

Geçici sığınma daha ziyade geri göndermeme ilkesi ile yakın ilişki içerisinde bulunan bir

174 Goodwin-Gill ve McAdam, 2007: 285.

175 Detaylı Bilgi için bkz. Durieux, 2013: 168.

176 Temporary Refuge.

177 Perluss ve Hartman, 1986: 554.

178 Goodwin-Gill, 2014a: 441.

koruma biçimi iken, geçici koruma kitlesel akın hallerinde yoğun sığınma başvuruları ile başa çıkabilmek adına getirilmiş bir yöntemdir.179

Geri göndermeme prensibinin tamamlayıcı koruma ve geçici sığınma düzenlemeleri haricindeki önemli diğer bir yansıması, güvenli üçüncü ülke uygulamalarıdır. Devletlerin, kendi ülke sınırlarını geçen yabancı veya vatansız kişileri, bir başka devlet topraklarına yerleştirmeleri mümkündür. Güvenli üçüncü ülke düzenlemeleri ile bireyler baskı ve zulüme uğramayacakları bir devlette ikamet etme imkânı bulmaktadır. Avrupa Birliği Üye Ülkelerinde Mülteci Statüsünün Verilmesi ve Geri Çekilmesi Prosedürlerinde Asgari Standartlara İlişkin Konsey Direktifi’ne180 göre güvenli üçüncü ülke aşağıda sayılan koşulları sağlamalıdır:

i. Bireylerin ırkı, dini, milliyeti ve belirli bir sosyal gruba yahut politik görüşe mensubiyeti sebebiyle hayatı ve özgürlüğü tehdit altında olmamalıdır.

ii. Cenevre Sözleşmesi kapsamında geri göndermeme ilkesine saygı gösterilmelidir.

iii. Uluslararası hukukta belirtildiği şekliyle işkence ve diğer zalimane, gayri insani veya küçültücü muamele yasağına saygı gösterilmelidir.

iv. Cenevre Sözleşmesi ile uyumlu olarak mülteci statüsü talep etme ve talebin kabulü halinde koruma elde edebilme olanağı bulunmalıdır.

Güvenli üçüncü ülke uygulaması çoğunlukla Avrupa Birliği’nde ve Avusturalya’da uygulama alanı bulmaktadır, bu sebeple henüz evrensel bir uygulama alanı bulduğu söylenemez.181 Hatta doktrinde bazı yazarlar güvenli üçüncü ülke uygulamasının sığınmacıları yeterli seviyede korumaktan uzak olduğunu ve güvenli üçüncü ülke tespitinde siyasi ilişkilerin belirleyici olduğunu iddia etmektedir.182 Buna rağmen sözü edilen kurum, insan haklarının korunması bakımından önemli bir uygulamadır. Elbette güvenli üçüncü ülkenin tespitinin, siyasi etkiden uzak şekilde, yukarıda sayılan koşullar bakımından objektif şekilde yapılması ve geri göndermeme ilkesi ile uyumlu olacak şekilde hayata geçirilmesi, uygulamanın amacına ulaşması için son derece önemlidir.

Yukarıda incelendiği üzere geri göndermeme ilkesi sığınmacıların ihtiyaçları olan korumayı elde edebilmesi bakımından oldukça önemli bir prensiptir ve çeşitli düzenlemelerin oluşturulmasına da kaynaklık etmiştir. Geri göndermeme ilkesi sadece mülteci statüsünü elde

179 Detaylı bilgi için bkz. Erdem, 2017: 337 vd.

180 Council Directive 2005/85/EC of 1 December 2005 on minimum standards on procedures in Member States for granting and withdrawing refugee status. https://eur-lex.europa.eu/legal- content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32005L0085&from=EN (Erişim tarihi: 24.06.2019).

181 Taneri, 2012: 117.

182 Rodger, 2001: par. 73; Taneri, 2012: 118.

etmiş kimselere değil, sığınmacılara da uygulanan bir ilkedir.183 Dolayısıyla yabancı bir ülkenin hudutlarına ulaşmış ancak henüz mülteci statüsünü elde edememiş kimseler bakımından bir koruma yani bir nevi sığınma hakkı tesis edilmesini sağlamaktadır. Zira yukarıda sayılan şartlar içerisinde bulunan kimselerin temel insan haklarının ciddi tehlike altında olduğu tartışmasız bir gerçektir. Elbette tüm insan haklarının, istisnasız olarak, ulusal güvenliğin veya buna benzer diğer önemli menfaatlerin tamamen üzerinde olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak kişilere işkence ve insanlık dışı muamele uygulanması hiçbir koşulda kabul edilemez.184 Dolayısıyla böyle bir tehlike altında olan ve bu sebeple vatandaşı oldukları yahut ikamet ettikleri ülkelerden ayrılan bireylere koruma sağlanmalıdır ve bu korumanın güvencesi tüm devletlerce verilmelidir. Dolayısıyla yapılageliş olarak kabul edilen ve hatta jus cogens hüküm olup olmadığı konusunda tartışmalar yaşanan geri göndermeme ilkesi, sığınma hakkının tanınması ve etkin şekilde uygulanabilmesi bakımından uluslararası hukukta önemli bir yer teşkil etmektedir.

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 56-60)