• Sonuç bulunamadı

İşgören Devrinin Önemi

Çeşitli nedenlerden dolayı işsizliğin yüksek boyutlarda olduğu ülkemizde iş ve işletme değiştirme oranı da oldukça yüksektir. İnsanların iş ya da işletme değiştirme nedenleri faklıdır. Yeni başlayanlar için iş hayatından beklentilerinin karşılanmaması iş değiştirmeleri için en büyük sebep olmaktadır. Daha önce iş tecrübesi olmayan kişilerin iş hayatına alışması uzun ve zorlu bir süreçtir. Önceden bilinmeyen işin zorluğu ve ayrıntıları ancak işe başlanınca öğrenilebilmektedir. İşgörenlerin işletme değiştirmelerinin altında yatan sebepler ise, memnuniyetsizlik, ekonomik nedenler, işletmenin çalışma ortamı, işletmenin işgören politikası, vb. olabilmektedir. Sürekli iş değiştirilmesi işletmeler ve işgörenler açısından bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. İşgören devrinin önemini ve sıkıntılarını daha iyi anlamak için bu sorunları ekonomik açıdan, işgörenler açısından ve işletmeler açısından değerlendirmek gerekmektedir (Şimşek ,M.Ş., vd., 2001, s.316).

2.3.1.Ekonomik Açıdan Önemi

İşgören devrinin azaltılması için yapılan çalışmalar artmaktadır. İşletmelerin kendilerinden kaynaklanan sıkıntıları, kurdukları bir takım birlikler veya kurumlarda çözülmeye çalışılmaktadır. İşgörenler açısından da eğitim ve iş ile ilgili beklentilerinin ve isteklerinin karşılanması sonucu bu oran daha aşağılara çekilebilmektedir.

Ekonomik açıdan incelendiğinde işgören devri aynı sektör içerisinde olabildiği gibi farklı sektörler arasındaki geçişlerden de kaynaklanmaktadır (Aydın, Ş., 2005, s.268). İşgörenler aynı sektör içersinde ancak farklı bir bölgede çalışmak isteyebilmektedirler. Ya da işgörenler çalıştığı sektörde yaptığı işi farklı bir sektörde yapmayı da tercih edebilmektedirler.

İşletmeler işgörenlere yaptıkları her türlü yatırımı kendi gelecekleri için düşünmektedirler. İşgörenlerin işletmelere olan maliyetleri genel maliyetler içerisinde büyük yer tutmaktadır. Bu yüzden işletme işgörenini uzun süre çalıştırmak istemektedir.

Ancak aynı sektörde farklı bir işletmeye ya da farklı bir bölgeye geçişlerin birtakım ekonomik faydaları bulunmaktadır. Bunlar arasında işgörenlerin deneyim kazanıncaya kadar geçecek süredeki mesleki eğitimleri, sosyal güvenlik sigortası başlangıçları, işgören hatalarından kaynaklanan zararlar olarak sayılabilir.

İşgörenlerin farklı bir sektörde yeni bir işe başlaması, işletmelere yeni bir işgörenin getireceği maliyet kalemi veya daha önce yapılan işgören yatırımlarının kayıp olarak değerlendirilmesine neden olacaktır (Şimşek ,M.Ş., vd., 2001, s.316).

Ekonomik açıdan dikkati çeken diğer bir konu ise, işgörenlerin sektör değiştirdiklerinde gözde olan sektördeki işgören fazlalığı sebebiyle sektör içerisinde uzun yıllarını vermiş kişilerin hak ettiği noktaya gelememesi veya beklentilerini karşılayamaması verimliliğin düşmesine ve motivasyonun azalmasına neden olmasıdır.

Bu sebepten dolayı işletmelerde ekonomik kayıplar yaşanmaktadır.

Bölgelerarası işgören devri sakıncaları incelendiğinde, belirli bir bölgede yoğunlaşan işgörenlerin o bölgenin yerel işgören piyasasının düşmesine ve işsizliğin artmasına sebep oldukları saptanmaktadır. O bölge içerisinde iş bulamayan işgörenlerin

başka bir bölgeye göç etmesi durumunda ise, bölge için kayıp ve işgörenler için maddi zararlar gündeme gelebilmektedir.

2.3.2.İşletmeler Açısından Önemi

İşgören devir hızının yüksekliği konaklama işletmeleri açısından yüksek maliyetler anlamına geleceğinden işletmeler bu konunun üzerinde önemle durmaktadırlar. Çünkü devir hızının yüksekliği maliyetleri artırdığı gibi verimlilik üzerinde de olumsuz etkiler yapabilmektedir (Demir, C., 2005, s.268). İşgören devrinin işletmeler açısından önemi incelendiğinde, işten çıkarılmalardan çok işten ayrılmaların işletmeye daha fazla olumsuz etkisinin olduğu görülmektedir. İşten ayrılmaların işgörenler özellikle konaklama işletmelerinde yoğun sezonda olması işlerin aksamasına, kalan işgörenlerin iş yükünün artmasına dolaysıyla memnuniyetsizliğin ve motivasyonun düşmesine sebep olmaktadır. Memnuniyetsizlik ve motivasyon düşüklüğü işletmenin hizmet ve üretim kalitesini düşürmekte ve müşterilerin de memnuniyet düzeylerini de olumsuz şekilde etkilemektedirler. Bill Marvin’e (1994) göre işgören devri işletmelerin ileriki dönemlerde yaşayacağı kötü gidişatın belirtisidir.

Tüm işgören problemleri yönetim ve yöneticilerden kaynaklanmaktadır (Marvin,B., 1994, c.8, s.93).

İşletmelerde işgören devrini sıfıra indirmek imkânsızdır. Hastalık, askerlik, ölüm, kazalar, emeklilik gibi kontrol edilemeyen etkenler belirli oranda işgören devir hızına neden olmaktadırlar. İşletmelerde normal düzeyde seyreden işgören devir hızı işletmenin dinamizmini korumasına ve değişime kolay ayak uydurmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden normal düzeyde olan işgören devir hızı işletmeler için olumlu bir hareketlilik olarak kabul edilmektedir (Şimşek ,M.Ş., vd., 2001, s.316).

İşgören devir hızının yüksek olması konaklama işletmelerinde insan kaynaklarının çözmek zorunda olduğu en büyük sorunlardan bir tanesidir. Bu konu, çok değerli olan zaman kavramının iyi kullanılmamasına neden olmaktadır. Bu nedenle yöneticilerin, çalışanların tümüne uygun çalışma şartlarını sağlamaları gerekmektedir.

İşletmelerde işgücü devir hızının yüksekliği, belirli bir zaman sonra mevcut işgücü niteliklerinin düşmesine neden olmaktadır. Bu durum nitelikli işgörenlerde tedirginlik yaratmakta ve bu tür işletmelerde çalışmak istememelerine yol açmaktadır.

İşgörenlerin diğer işletmelere geçmesi işletme açısından önemli bir kayıp olmaktadır.

İşletmede işgören devir hızının yükselmesi işletmede kullanılan her türlü araç ve gerecin acemilikten ve kötü kullanımdan dolayı bozulmalarına sebep olmaktadır.

İşgören devir hızının yüksek olmasının işletmeye verdiği diğer bir zarar da çalışma huzurunu bozmasıdır. Bozulan çalışma huzuru beraberinde iş doyumunu düşürmekte ve iş yükünü artırmaktadır. Bu durum işletme yönetimince ve işgörenlerce istenmeyecek bir ortam oluşturmaktadır. Sonuç olarak yüksek düzeyde işgören devrinin işletmelere birçok konuda zarar verdiği ve bu konunun yalnızca işgören devir hızı sorunu değil bir yönetim sorunu da olduğu bir gerçektir.

2.3.3.İşgörenler Açısından Önemi

İşgörenler açısından bu konu ele alındığında işgörenler için faydaları ve kayıpları olarak iki şekilde incelenebilmektedir. Bu durum işgörenin işletmeden kendi isteğiyle ayrılması veya işveren tarafından işletmeden çıkarılması olarak tanımlanabilir.

İşgörenin işletmeden kendi isteği ile ayrılmasındaki ana nedenler;

• Kişisel nedenler,

• İş ortamından kaynaklanan sorunlar,

• Çevresel etkenlerdir.

Kişisel nedenler memnuniyetsizlik, iş değiştirme, daha iyi fırsatlar olarak değerlendirilebilir. İş ortamından kaynaklanan sorunlar, iş, işletme prosedürleri ve diğer işgörenlerle ilişkiler olabilmektedir. Çevresel etkenler ise, diğer işletmelerin çalışma ortamları ve işgörenin kendi sosyal çevresi olarak belirlenmektedir.

İşgörenin kendi isteğiyle işten ayrılmasının altında, başka işletmelerden bir takım beklentilerinin olduğu da düşünülebilir (Şimşek ,M.Ş., vd., 2001, s.316). Bunlar;

Daha yüksek ücretle iş imkanı,

Daha uygun çalışma koşulları, Terfi olanağı,

Daha kurumsal bir işletme olanağı,

Kendi özelliklerine uygun bir iş sunmasıdır.

İşletme yönetiminin işgören çıkartması söz konusu olduğunda şu nedenler çıkarma işlemi için sebep sayılabilmektedir;

İşgörenin performansından memnun olmama, İşletmenin iş kapasitesinin düşmesi,

Sezonun sona ermesi,

İnsan kaynaklarında azaltmaya gidilmesi.

İşten çıkarılan bir işgörenin çok önemli kayıpları olacaktır. Bunlar, gelir kaybı, sigorta ve sigorta ödeneği kaybı, işsizliğin verdiği moral bozukluğu, kıdem şansının yok olması, iş arama stresi, iş bulduğunda yeni işletmeye uyum sürecinde sorunların yaşanması, eski işyerinde kaldığı yerden yeni iş yerinde devam edememesi vb. gibidir (Aydın, Ş., 2005, s.269-270). İşgörenin işten çıkarılması sonucu elindeki kalan en önemli kazancı hak ettiği tazminattır. Konaklama işletmelerinde genellikle sendikalı olan işletmelerde ve zincir işletmelerde tazminat ödemeyle ilgili sorunlar çok fazla yaşanmamaktadır.