• Sonuç bulunamadı

Hisse Senedi Piyasalarının Dâhil Edildiği Panel Veri Analizleri

Belgede PDF MURAT BELKE TEZ - Akdeniz (sayfa 118-123)

2. FİNANSAL GELİŞME ve EKONOMİK BÜYÜME: UYGULAMALI LİTERATÜR

2.3. Panel Veri Çalışmaları

2.3.2. Hisse Senedi Piyasalarının Dâhil Edildiği Panel Veri Analizleri

Rousseau ve Wachtel (2000), 47 ülkeye ait 1980–1995 dönemi verilerini kullanarak, hisse senedi piyasaları ile büyüme arasındaki dinamik bağlantıyı hem yatay-kesit regresyon hem de genelleştirilmiş momentler dinamik panel veri yöntemini kullanarak incelemektedir.

Çalışmada, iki hisse senedi piyasası gelişme ölçüsü kullanılmaktadır. İlk ölçü, piyasaların büyüklüğünü gösteren toplam piyasa kapitalizasyonu ve ikinci ölçü, piyasalardaki büyüklük ve likiditenin bileşimi olan toplam işlem hacmidir. Her iki durumda da beklenen kârlılığın ya da diğer sebeplerin sonucu olarak, yerel pay fiyatları arttığı zaman hisse senedi piyasası faaliyetlerinin ölçüsü artacaktır. Bu nedenle, piyasaların gelişmesine odaklanmak için her bir ülkenin kendi yerel hisse senedi fiyatları endeksi kullanılarak, piyasa faaliyetlerinin ölçüsü defle edilmektedir. Ayrıca, finansal derinlik ölçüsü olarak M3’ün GSYİH’ya oranı ve ekonomik büyüme için kişi başına reel GSYİH kullanılmaktadır. Yatay-kesit sonuçları çıktıdaki büyümede finansal faktörlerin öncü rolü ile tutarlı bir kanıt sunarken, nedenselliğin yönüne dair kısıtlı görüşler önermektedir. Panel sonuçlarına göre, her iki hisse senedi piyasası ölçüsü çıktıyı pozitif etkilemektedir, ancak işlem hacminin etkisi piyasa kapitalizasyonundan daha büyük ve daha süreklidir. Ayrıca, bankacılık ölçüsü de çıktıyı pozitif ve güçlü şekilde etkilemektedir. Bulguları özetlersek, kişi başına likit yükümlülüklerin (M3) yanında hisse senedi fiyatları ile düzeltilmiş kişi başına piyasa kapitalizasyonu ve işlem hacmi ölçülerini içeren panel analiz, piyasaların gelişiminde ve kişi başına gelirdeki büyümenin teşvikinde likiditenin önemini vurgulamaktadır. Özellikle, hem geleneksel aracılık faaliyetlerinin yoğunluğundaki hem de organize olmuş piyasalardaki hisse senedi işlem hacminin değerindeki artışların ekonomik büyüme üzerinde güçlü etkisi varken, piyasa kapitalizasyonlarının etkisi zayıftır. Bundan dolayı, sadece piyasanın büyüklüğünden ziyade piyasanın likiditesi ve bu likiditenin büyüklükle etkileşimi kişi başına gelirdeki büyüme için daha önemlidir (Rousseau ve Wachtel, 2000, s.1938–1956).

Beck ve Levine (2004), panel veri setini ve dinamik paneller için geliştirilmiş genelleştirilmiş momentler yöntemini kullanarak hisse senedi piyasası ve bankaların

ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışma, yeni veri setiyle birlikte mevcut büyüme çalışmalarında bulunan istatistiksel noksanlıkları azaltan yeni panel ekonometri tekniklerini kullanarak, eşanlı eğilimlerden, ihmal edilen değişkenden ve büyüme regresyonuna gecikmeli bağımlı değişkenin dâhil edilmesinden kaynaklanan yanlılıkları daha belirgin şekilde elemine etmektedir. Çalışmada, konjonktürel dalgalanmaların etkilerinden kurtulmak için çeyreklik ve yıllık veriler yerine ağırlıklandırılmış beş yıllık dönemler kullanılmaktadır. Aynı zamanda panel fark kestiricisiyle ilgili yanlılığı elimine eden, sistem panel kestiricilerinin birkaç çeşidinin kullanılması, sonuçların sağlamlığının değerlendirilmesi ve diğer büyümenin belirleyicilerinin kontrolünden sonra, hisse senedi piyasası ve bankacılık gelişmesinin her birinin ekonomik büyüme ile pozitif ilişkisi olup olmadığının incelenmesi bakımından diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Ayrıca, çalışmada hisse senedi ve bankacılık piyasası göstergelerinin birlikte büyüme regresyonuna katıldıklarında anlamlı olup olmadığı da araştırılmaktadır (Beck ve Levine, 2004, s.425–427).

Beck ve Levine (2004)’in çalışması, 1976–1998 döneminde 40 ülkeyi kapsamaktadır.

Bankacılık gelişme göstergesi, mevduat bankaları tarafından özel sektöre verilen kredilerin GSYİH’ya oranına eşittir. Alternatif hisse senedi piyasası gelişme göstergelerinden ilki, piyasa likiditesini ölçen devir (turnover) oranı, diğeriyse, hisse senedi piyasası gelişme göstergesi olan işlem hacmidir. Bu oranın iki eksikliği vardır. İlki, piyasanın likiditesini ölçememektedir. İkincisi, piyasalar ileriye dönükse, yüksek pay fiyatlarıyla daha yüksek ekonomik büyümeyi tahmin edebilecektir. Ayrıca listelenmiş payların değerinin GSYİH’ya oranına eşit olan piyasa kapitalizasyonu da göz önünde bulundurulmaktadır. Ancak Levine ve Zervos (1998), piyasa kapitalizasyonunun ekonomik büyümenin iyi bir kestiricisi olmadığını göstermişlerdir. Ayrıca geniş bir koşullu bilgi seti, büyüme ile ilişkili faktörler için kontrol sağlamaktadır. Büyüme göstergesi ise reel kişi başına GSYİH’dır. Üç alternatif panel modelini kullanan çalışmanın sonuçları, finansal gelişmenin ekonomik büyüme ile ilişkisiz olduğu hipotezi güçlü şekilde reddetmektedir. Alternatif koşullu bilgi seti ve alternatif panel kestiricilerini kullanan sistem panel büyüme regresyonlarının hepsine hisse senedi piyasası ve bankacılık gelişme ölçüleri müştereken anlamlı olarak katılmaktadır. Hisse senedi piyasalarının ve bankaların gelişmesinin her ikisinin birden ekonomik büyüme üzerinde istatistiksel ve ekonomik olarak geniş pozitif etkisi vardır. Bu sonuçlar eşanlı eğimlerden, ihmal edilen değişkenlerden ya da ülke temelli etkilerden kaynaklanmamaktadır. Böylece ülke temelli etkilerin ve potansiyel içselliğin kontrolünden sonra veriler, ekonomik olarak büyüme sürecinde finansal gelişmenin pozitif rolünü vurgulayan teorilerle tutarlıdır. Ayrıca çalışma, hisse senedi piyasası gelişmesi ve bankacılık gelişmesinin ekonomik büyüme üzerindeki

bağımsız etkilerini değerlendirmiştir. Genel olarak farklı kestirim yöntemleri ve farklı kontrol değişkenleri arasında hem hisse senedi piyasasının hem de bankaların büyüme regresyonuna anlamlı olarak katıldığını bulmuşlardır. Bu bulgular hisse senedi piyasasının bankalardan farklı finansal hizmetler sağladığı ve hisse senedi ve bankacılık piyasalarının bağımsız olarak ekonomik büyümeyi teşvik ettiğini ortaya koymaktadır (Beck ve Levine, 2004, s.427–440).

Bir dizi gelişmekte olan ülke için finansal hisse senedi piyasalarının liberalizasyonu ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiye yönelik kanıtlar sunan Bekaert vd. (2001), finansal liberalizasyondan sonra ortalama reel ekonomik büyümenin yıllık %1 ile %2 arasında arttığını iddia etmektedir. Bankacılık gelişme ölçüsü olarak, özel bankalar tarafından verilen kredilerden merkez bankası kredilerini izole eden, özel kredilerin GSYİH’ya oranını kullanan çalışma, hisse senedi piyasası gelişmesi için üç ölçü kullanılmaktadır: hisse senedi piyasası büyüklüğünün ölçüsü için hisse senedi piyasası kapitilizasyonlarının GSYİH’ya oranı, yurt içi şirketlerin sayısının logaritması ve hisse senedi piyasası likiditesi için hisse senedi piyasası devir oranı (ticaret hacminin piyasa kapitilizasyonlarına oranı) kullanılmaktadır. 1980–1997 döneminde 30 ülkeye ait genelleştirilmiş momentler yöntemi sonuçlarına göre, finansal piyasaların libaralizasyonu %1’lik daha yüksek ekonomik büyümeye neden olmaktadır.

Finansal piyasaların liberalizasyonunun etkisi kontrol değişkenlerinin (makroekonomik çevre, bankacılık gelişmesi ve hisse senedi piyasası gelişmesi) içerildiği durumda da sağlamdır.

Ayrıca, finansal liberalizasyonun etkilerinden ortalama eğitim seviyesinden daha yüksek eğitim seviyesine sahip ülkeler daha fazla yararlanmaktadır (Bekaert vd., 2001, s.465 497).

Birçok istatistiksel eğilimi kontrol etmek için, yatay-kesit analizi genelleştirilmiş momentler yöntemini kullanarak tamamlayan Levine ve Carkovic (2002), Şili’de hisse senedi piyasalarının ve bankaların her birinin ekonomik büyüme üzerinde bağımsız ve pozitif etkiye sahip olduğunu göstermektedir. İlk yöntem olan yatay-kesit büyüme regresyonunda 54 ülkeye ait 1975–1998 arası dönemin verileri kullanılmaktadır. 1976–1998 arası beş yıllık ortalama veriler kullanılarak oluşturulan panel analizinde ise 40 ülkeye ait veriler kullanılmaktadır.

Hisse senedi piyasası gelişme göstergeleri, devir oranı (turnover) ve piyasa kapitilizasyonlarıdır. Bankacılık gelişmesi olarak, mevduat bankaları tarafından özel sektör üzerindeki banka alacaklarının GSYİH’ya oranına eşit olan banka kredileri ölçüsü kullanılmaktadır. 1975–1998 dönemi için yatay-kesit büyüme regresyonu sonuçlarına göre, devir oranı ve banka kredileri oranı ekonomik büyüme ile pozitif ve anlamlı olarak ilişkilidir.

Finansal göstergelerin katsayıları ekonomik olarak büyüktür. Hisse senedi piyasası likiditesi, ekonomik büyüme ile pozitif ve sağlam şekilde ilişkilendirilirken, hisse senedi piyasası

Tablo 2.5. Panel Veri Çalışmaları (Bankacılık ve Hisse Senedi Piyasası)

Makale Örneklem Kütle ve Dönem

Bağımlı Değişken Açıklayıcı Finansal Değişken (Bankacılık ve Hisse Senedi

Piyasası Verileri)

Yöntem Temel Bulgular

Levine vd. (2000) 71 Ülke,

1960–1995 Reel Kişi Başına GSYİH’daki Büyüme

Likit Yükümlülükler / GSYİH, Ticaret ve Merkez Bankası

Varlıkları / GSYİH, Özel Krediler / GSYİH,

Araçsal Değişkenler

Yatay-Kesit OLS ve Genelleştirilmiş

Momentler Yöntemi (GMM)

Dışsal Finansal Sektör Bileşeni Ekonomik Büyüme ile Pozitif İlişki Göstermektedir. Eşanlı Eğilimlerden-

Yanlılıktan Kaynaklanmayan Finansal Aracılıktaki Gelişmenin Seviyesi ile Uzun Dönem Ekonomik Büyüme Arasında Güçlü-Kuvvetli Pozitif İlişkiyi

Göstermektedir.

Beck vd. (2000) 77 Ülke,

1960–95 Reel Kişi Başına GSYİH’daki Büyüme

Özel Krediler / GSYİH, Likit Yükümlülükler / GSYİH, Mevduat Bankaları Tarafından Verilen Krediler / GSYİH,

Araçsal Değişkenler

Yatay-Kesit ve GMM Dinamik Panel Regresyon

Analizi

Finansal Gelişmenin Dışsal Bileşeni ile Reel Büyüme Arasında Pozitif İlişki, Finansal Aracılar GSYİH’yı Etkileyen Toplam Faktör Verimliliğindeki Büyüme

Üzerinde Geniş, Pozitif Etki Göstermektedir.

Finansal Aracılıktaki Gelişme ile Hem Fiziksel Sermayedeki Büyüme Hem de Özel Tasarruf

Oranları Arasındaki İlişki Seyrektir.

Rousseau ve Wachtel (2000) 47 Ülke,

1980–1995 Kişi Başına Reel GSYİH

M3 / GSYİH, Toplam Piyasa Kapitilizasyonları, Toplam İşlem Hacmi.

Yatay-Kesit Regresyon, Genelleştirilmiş

Momentler Yöntemi Dinamik

Panel Yöntemini

Panel Sonuçlarına Göre Her İki Hisse Senedi Piyasası Ölçüsü Çıktıyı Pozitif Etkilemektedir,

Ancak İşlem Hacminin Etkisi Piyasa Kapitilizasyonundan Daha Büyük ve Daha Süreklidir. Ayrıca Bankacılık Ölçüsü de Çıktıyı

Pozitif ve Güçlü Şekilde Etkilemektedir.

Graff (2001) 93 Ülke, 1970–1990

Reel Kişi Başına GSYİH’daki Büyüme

Finansal Sistemde İstihdam Edilen İşçi Sayısı, GSYİH’nın

Hesaplanmasındaki Finansal Sistemin Payı, Kişi Başına

Banka ve Şube Sayısıdır.

Panel Regresyon Analizi

Finans Büyüme için Açıkça Önemlidir. Nedensellik Temel Olarak, Finansal Sektörden Reel Sektöre Doğrudur, Çok Az İki Yönlü Nedensellik Ortaya Çıkarken Ters Nedenselliğe (Reel Sektörden Finansal

Sektöre Doğru Nedensellik) Dair Kanıt Bulunmamaktadır. İlave Bir Sonuç, Finansın Yetişkin Okur-Yazarlık Oranının Yüksek Olduğu

Ülkelerde Daha Önemli Olduğudur.

Rousseau ve Wachtel (2002) 84 Ülke,

1960–1995 Reel GSYİH

Enflasyon ve Büyümenin Standart Ölçüleri, Finansal Sektör Derinleşmesinin Üç Ölçüsü, M3, M3-M1, Toplam

Kredilerin GSYİH’ya Oranı ve Enflasyon Oranı.

Panel Regresyon

Enflasyon, Finansal Baskının Sonucu Olarak Finansal Sektördeki Gelişmeyi Engellemektedir.

Enflasyon Eşik Değerini Aştığı Zaman, Finansal Derinleşme Ekonomik Büyümedeki Artışı

Durdurmaktadır.

Rioja ve Valev (2004a) 74 Ülke, 1961–1995

Reel Kişi Başına GSYİH’daki Büyüme,

Kişi Başına Fiziksel Sermaye Stokundaki Büyüme Oranı ve Artıktaki

Büyüme (Sermayedeki ve Emekteki Büyüme Oranı

Hesaplandıktan Sonra Kalan Değer) Oranıdır.

Özel Sektöre Verilen Kredilerin GSYİH’ya Oranı, Ticaret Bankası Varlıklarının Ticaret Bankası Varlıkları Artı Merkez

Bankası Varlıklarına Oranı, Nakit Artı Bankaların ve Bankacılık Dışı Kurumların

Vadeli ve Vadesiz Mevduatlarının GSYİH’ya

Oranı.

(GMM) Dinamik Panel Tekniği

Finansal Gelişme Ölçülerinin Ekonomik Büyüme, Verimlilikteki Büyüme ve Sermayedeki Büyüme Üzerinde Pozitif İstatistiksel Olarak Anlamlı Etkisi Vardır. Ancak, Farklı Ülkelerde Finansal Gelişmenin Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisi Değişmektedir.

Rioja ve Valev (2004b) 74 Ülke,

1960–1995 Reel Kişi Başına GSYİH

Özel Sektöre Verilen Kredilerin GSYİH’ya Oranı, Ticaret Bankası Varlıklarının Ticaret Bankası Varlıkları Artı Merkez

Bankası Varlıklarına Oranı, Nakit Artı Bankaların ve Bankacılık Dışı Kurumların

Vadeli ve Vadesiz Mevduatlarının GSYİH’ya

Oranı.

(GMM) Dinamik Panel Tekniği

Finansın Büyüme Üzerindeki Etkisinin Düzenli Olarak Pozitif Olmadığını Hatta Pozitif Olduğu Zaman Etkinin Büyüklüğünün Farklılaştığını Göstermektedir. Sonuçlar, Finansın Büyüme Üzerinde Güçlü Pozitif Etki Göstermesinin Yalnızca Orta Bölge Olarak Tarif Edilen Belirli Büyüklükteki

Eşiğe Ulaştığı Zaman Gerçekleşeceğini İleri Sürmektedir.

Beck ve Levine (2004) 40 Ülke,

1976–1998 Reel Kişi Başına GSYİH

Mevduat Bankaları Tarafından Özel Sektöre Verilen Kredilerin

GSYİH’ya Oranı, Piyasa Likiditesini Ölçen Devir Oranı,

Yurt İçi İşlemlerde Ticareti Konu Olan Payların Değerinin,

Listelenmiş Payların Toplam Değerine Oranına Eşittir. İşlem Hacmi, Yurt İçi İşlemlerde Yurt

İçi Payların Ticaretinin Değerinin GSYİH’ya Oranına

Eşittir.

Genelleştirilmiş Momentler Yöntemini

Bulgular Hisse Senedi Piyasasının Bankalardan Farklı Finansal Hizmetler Sağladığını, Hisse Senedi

ve Bankacılık Piyasalarının Bağımsız Olarak Ekonomik Büyümeyi Teşvik Ettiğini Göstermektedir.

büyüklüğü ilişkilendirilememektedir. Bankacılık sektörünün gelişmesinin de pozitif ve anlamlı katsayısı olduğu görülmektedir. Dinamik panel sonuçları, bankacılık sektöründeki gelişmenin ve hisse senedi piyasası likiditesindeki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif etki gösterdiğini teyit etmektedir. Eşanlı eğilimlerin, sabit ülke etkilerinin ve regresyondaki kişi başına GSYİH gecikmeli değişkeninin neden olduğu eğilimlerin kontrolünden sonra bile, panel sonuçları bankacılık gelişmesinin hâlâ ekonomik büyüme üzerinde sağlam ve pozitif ilişkiye sahip olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, hisse senedi piyasalarının ve bankaların uzun dönemli büyümeyi bağımsız olarak etkilediği ve finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki bağlantının dış etkilerden, ihmal edilen değişkenden ya da içsellikten kaynaklanmadığı görüşü ile tutarlıdır (Levine ve Carkovic, 2002, s.8–16).

Ben Naceur ve Ghazouani (2003) genelleştirilmiş momentler yöntemini kullanarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki on ülkede, hisse senedi ve bankacılık piyasası gelişmesinin büyüme üzerindeki bağımsız etkilerini test etmişlerdir. Sonuçlar bu bölgede finansal gelişmenin ekonomik büyüme sürecinde önemsiz, zayıf etkilere sahip olduğunu göstermektedir.

Belgede PDF MURAT BELKE TEZ - Akdeniz (sayfa 118-123)