• Sonuç bulunamadı

Günümüzde Annelik Türleri ve Annelikle İlgili Popüler Kavramlar

sağlamadığını düşünürler. Gilbert'e göre bu kategoride konuşlandırılabilecek kadınların sayısı özellikle son otuz yıldır ciddi bir şekilde azalmış ve azalmaya devam etmektedir.

Postmodernler: Continuum' un diğer aşırı ucunda postmodernler vardır. Bu grup çocuksuz kadınlar tarafından temsil edilir. Bu kadınlar tamamen kariyer odaklıdır ve bireycidirler.

Geleneksel kadınların aksine bu kadınlar bireyin tamamlanma ve kendini gerçekleştirme sürecini aile hayatıyla değil profesyonel mesleki yaşamla bağdaştırırlar.

Neo-gelenekseller: Kariyerlerine annelikten vazgeçecek kadar bağlı olmayan neo- gelenekseller iş ile aile arasında bölünen kadınları temsil ederler, öncelikleri daha çok aile yaşamından yana olur.

Modernler: Modern kadınlarda neo-gelenekseller gibi kariyerlerine annelikten vazgeçecek kadar bağlı olmasalar da, onlar önceliklerine iş yaşamından yana kullanırlar.

Gilbert günümüz kadın profilini daha çok neo-gelenekseller ve modernler tarafından oluşturulduğunu ve sayılarının gittikçe arttığını vurgulamaktadır. Her ne kadar ona göre günümüz kadınına ilişkin bu sınıflandırmalar daha çok İngiliz ve Amerikalı kadınlara uysa da Türkiye açısından da geçerli olabilecek niteliktedir. Gilbert' in bu tespitine ilaveten değişen yaşam koşullarının özellikle internet, sosyal medya, küreselleşme gibi dinamikler aracılığı ile üretilen güncel annelik sınıflandırmalarının gittikçe arttığı gözlemlenmektedir. Çalışmanın bir sonraki kısmında bu annelik türleri irdelenecektir.

Ekolojik Anne

Maier' e (2015) göre tüm gezegen için her çocuk ekolojik bir felaket iken, ekolojik anneler doğaya dönüşü benimseyen bir bakış açısı ile karşımıza çıkmaktadır. Ekolojik anneler ilk olarak anneliğin bir şekilde ellerinden alınması olarak gördükleri hastane tekniklerini reddeder ve doğumun doğasına uygun olarak gerçekleşmesi gerektiği fikrini desteklerler.

Ekolojik annelerin sahiplendikleri "doğal doğum" evde gerçekleşir ve epidüral, sezeryan, anestezi gibi teknikler doğum esnasında kabul edilmez. Onlara göre epidüral yozlaşmış bir sanayi uygarlığının ifadesidir. Doğum şekli konusunda tıp dünyası ile ters düşen ekolojik anneler söz konusu anne sütü olduğunda tıp dünyası ile tam bir uyum içindedirler. (Badinter, 2011: 47-50). Ekolojist annelerin ortak noktalarından bir diğeri ölçüsüz tüketime duydukları nefret olmuştur. Ekolojik anne profilinde anne mümkün olduğu kadar tüketmemeye veya tüketim malzemelerini çevre dostu, geri dönüştürülebilir ürünlerden seçmeye gayret eder.

Kutsal Anne

Kutsallık birçok dini metinde anneliğe atfedilen bir özelliktir. Keser' e göre ise anne- bebek ilişkisinin masumiyeti ile şekillenen ve muhtemelen çok eski bakım gereksinimlerine de gönderme yapan bu şefkatli ifadeler anneliği bir tür kutsallık mertebesine yükseltmektedir (2007: 35). Server' e göre ise çamaşır, bulaşık, ütü gibi hiçbir kutsiyeti olmayan işler de daima

“kutsal anneliğe” dâhildir, çünkü “kutsal anne” olabilmek için “iyi anne” olmak gerekir ve

“iyi anne” çocukları için yemek hazırlayan, onlar için “hijyenik” bir ev ortamı sağlayan, onların ödevleriyle ilgilenebilecek kadar “bilgili” bir annedir (2014: 79). Maier’ e göre kutsal anne profile uyan bir kadın bezlerin, banyonun, biberonun akışını belirlediği bir keşiş yaşamı sürmektedir (2015: 86).

Tam Zamanlı Anne

Haftanın yedi günü yılın üç yüz altmış beş günü çocuğu ile ilgilenen, kendisini adeta ona adayan anneler, yaşadıkları "molasız, izinsiz" mesai ile "tam zamanlı" anne olarak nitelendirilirler. Tam zamanlı anne yirmi dört saat boyunca bebeğinin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamanın yanında, bebeğinin yaşamı ile ilgili nihai kararları da veren kişidir. Kadınlar tam zamanlı anne olduklarında her şeylerini; sütünü, zamanını, enerjisini çocuklarına vermeleri gerektiği konusunda ve aksini yaparlarsa bir bedel ödeyeceklerine dair öğütlenirler. Tam zamanlı annelik bu rol çerçevesinde durmaksızın, dinlenmeksizin çalışmanın karşılığı olarak literatürde yerini almaktadır (Himmelweit ve Sigala, 2004; Sennett, 2012, O'Reilly, 2010, Meşe, 2014). Dolayısıyla "sağlıklı" bir birey olması için tüm önceliklere sahip olması gereken çocuk bir süre sonra annenin zamanının, enerjisinin de tek başına sahibi olur. Stern, Stern ve Freeland (2013) bu tür bir sahipliği "iş sahipliği" olarak nitelendirirken, toplumun bu sahipliği

yarattığını ve sürekli beslediğini belirtirler. Onlara göre bu süreçte çocuğun gelişimine ilişkin herhangi bir başarı ya da başarısızlığın nedeni farklı etkenler olsa da oklar nihai sorumlu olarak anneyi gösterir. Greenfield’ e (1999) göre idealize edilen tam zamanlı anneliğin tek amacı çocuk sahibi olmak ve ona bakmaktan ibarettir ve daha çok erken modern dönemde idealleştirilmiş bir şeydir.

Mükemmel Anne

Her kültürel norma göre mükemmel anne tanımı değişmekle birlikte, günümüzde mükemmel anne tam zamanlı anneye yakın bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mükemmel anne geleneksel ve idealist kalıplarla örtüşürken, annenin mümkün olduğu kadar çocuğuyla olması beklentisini içerir. Bu doğrultuda annenin mükemmellikten uzaklaştığı noktalardan biri Antier' in (2002) Brisset' ten aktarımına göre; çocuğun çok erken yaşta kreşe ya da bakım evine gönderdiğinde ortaya çıkar. Ona göre bu anneler hem aceleci hem de annelik görevlerinden kurtulma çabasında içinde olarak konumlandırılır ve haliyle mükemmel anne olmaktan uzaklaşır. Dolayısıyla mükemmel anneliğin sosyal çevrenin takdirini kazanmayı sağlasa da bilimsel açıdan çok gerçekçi görünmediği belirtilebilir.

Yarı Zamanlı Anne

Bu tanımlama ile kast edilen anneler iki buçuk- üç yaşındaki çocuklarını kreşe gönderirler. Çalışma hayatı olan anneler de bazı metinlerde yarı zamanlı anne olarak değerlendirilirler (Crowley, 2014, Himmelweit ve Sigala, 2003).

Postnatal Anne

Öztan (2015) bu kavram ile doğum sonrası anneliğe daha çok beden üzerinden gönderme yapmaktadır. Ona göre Victoria Beckham ile sembolleşen 34 beden postnatal anneler doğum kilolarını hemen verip ideal beden ölçüsüne hemen kavuşurlar. Bu tip anneler sosyal medya hesaplarında ve internet ortamındaki çeşitli platformlarda "fit anne" (Yeni Nesil Fit Anneler, 2014) veya "sporcu anne" (Sporcu Anne, 2016) gibi isimlerle de nitelendirilmektedir.

Yoğun Annelik (Intensive Motering)

Hays (1996) anneliğin kendine özgü ve tümüyle çocuk merkezli, yoğun duygusallık ve zaman harcamayı gerektiren yönlerine işaret eden yoğun annelik kavramını "anneleri çocuklarını yetiştirmek için çok fazla zaman, enerji ve para harcamasını tavsiye eden cinsiyete bağlı bir model” olarak tanımlamaktadır. Bassin ve arkadaşları’ na (1994) göre yoğun annelik annenin başkalarının bakımı için kendini adadığının, feda ettiğinin, vericiliğinin ve

çocuklarının ihtiyaçları için kendi ihtiyaçlarının çoğunlukla yok saydığının veya ikinci plana attığın somut göstergesidir.

Futbol Anneleri (Soccer Moms)

1990' larda gündeme gelen bu kavram orta sınıf banliyölerinde yaşayan ve çocuklarını futbol maçları ve sportif faaliyetlere taşıyan evli, orta sınıf annelerini betimlemek için kullanılır (Öztan, 2015: 96). Türkiye'de ise çocuklarını her hafta sonu veya her boş zamanlarına çeşitli kurs ve etkinliklere götüren anneler için bu kavramın kullanılması mümkündür.

Güvenlik Anneleri (Security Moms)

Ailelerinin ve çocuklarının güvenlikleri için arayış halinde olan beyaz orta sınıf anneleri ifade eden bir tanımlama olarak annelik blogları aracılığı ile popülerleşen bir kavramdır. Öztan' a göre bu kavram bir seçim kampanyası neticesinde üretilmiş ve anneliğin militarist söylem, teröre karşı bir savaş alanı ve bir seçim propagandası olmaktan öte, yükselişe geçen muhafazakâr kadın hakları söylemiyle paralel olarak şekillenmektedir (2015:

98). Türkiye' de ise "Cumartesi anneleri" nin güvenlik anneleriyle benzer sayılabilecek gerekçelerle sahiplenildiği belirtilebilir.

Y Kuşağı Anneler

Y kuşağı kavramı aslen Y geninden ve İngilizceden gelmektedir. Açılımı ise

"Generation Youth" yani "Genç Nesil"dir. Fakat literatür incelendiğinde bu kuşağa,

"Millennials (Milenyum Kuşağı), GenerationNext (Gelecek Kuşak), DigitalGeneration (Dijital Kuşak), EchoBoomers (Eko Patlaması) ve Nexters (BirSonrakiler)" (Kapoor ve Solomon, 2011) gibi farklı isimlerle de yaklaşıldığı görülmektedir. Y kuşağı farklı isimlerle anıldığı gibi yaş aralığı konusunda da mevcut yazında biz uzlaşma bulunmamaktadır. Konu hakkındaki yerli ve yabancı literatür incelendiğinde; Y kuşağının yaş aralığı hakkında farklı yaklaşımlar olduğu belirlenmiştir. Örneğin (Lower, 2008) 1980 ile 2001 yılları arasında doğanları " Y Kuşağı" olarak nitelendirirken, Williams ve Page (2011) ise 1977-1994 arasında doğanları "Y Kuşağı" olarak nitelendirmektedir. İncelenen yaş aralıklarının alt sınırı 1977 iken (Williams ve Page, 2011; Kotler ve Armstrong, 2004; Bush, Martin ve Bush, 2004;

Hacker, 2008; Kim, Knight ve Crutsinger , 2009; Nusair, Parsa ve Cobanoğlu, 2011; Senbir, 2004), üst sınır Howe ve Strauss (1997) tarafından 2004 olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında 1977-2004 doğumlu olanları anneleri "Y kuşağı anneler" olarak adlandırmak mümkündür. Yüksekbilgili' ye (2015) göre bu kuşakta ebeveynlik yaşı 27' ye yükselmiş ve ebeveynlikleri önceki kuşaklara nazaran çok farklı olarak değerlendirilmiştir. Ona göre bu

kuşağın anne babaları çocuklarının iyi şartlar altında büyüyebilmeleri, iyi eğitim alabilmeleri ve güvende olabilmeleri için önceki kuşak ebeveynlere nazaran çok daha aktif rollere sahiptirler. Y kuşağının bir diğer özelliği teknolojiyi yakından takip edip kullanmalarıdır (McQueen 2011; Puybaraud, 2010; Türk, 2013; Behrstock-Sherratt, 2010; Arhin, 2009).

Mitchell (2005), Chester (2003) ve Lower' a (2008) göre ise Y kuşağı aynı anda birden çok işi yapabilme özelliğine sahiptir. Eisner' a (2005) göre ise Y kuşağı için, iş yeri sınırları da dâhil olmak üzere sosyal ağlarla sürekli iletişim kurabilmek önemlidir.

Kuzgun Anne

Beck ve Gernsheim’ a (2012) göre çalışan anne "kuzgun anne" olarak nitelendirilmektedir. Onlara göre güncel koşullarda, yeteri kadar iyi annelik yapamadığı baskısı ile çalışan kadının vicdanı körüklenerek anneliğin kamusal ve bilimsel dramatizasyonu ile de bu süreç desteklenir.

Alfa Anne

Chae’ e (2015) göre alfa anne günümüzde gözlemlenen anne türlerinden biridir. Bir kablolu televizyon kanalı tarafından icat edilen bu terim, çağdaş toplumdaki ideal anneye atıfta bulunmaktadır. Ona göre alfa annelerin "eğitimli, teknoloji meraklısı, A Tipi anneler olarak ortak bir amacı vardır: O da mükemmel annelik olarak özetlenebilir. Horovitz’ e (2007) göre alfa annenin bir diğer özelliği de günde ortalama 87 dakika çevrimiçi olmalarıdır.

Süper Anne

Keller’ e (1994) göre süper anne çağımız efsaneleri arasında karşılanmaktadır. Ona göre ütopik bir içeriği olan süper anne, evde mükemmel bir anne aynı zamanda da tam zamanlı bir çalışan kadın olarak şekillenirken, annelik dışındaki rollerinin gereklerini de kusursuz olarak gerçekleştirmelidir.

Aşırı Anne-Baba (Hyperparenting)

Bu kavram ile çocuğunun gelişimi sırasında aşırı tutumları ile çocuğun kişisel gelişimine zarar veren ebeveyn davranışları kast edilmektedir. Bu tip ebeveynler aşırı kaygılı, aşırı korumacı, aşırı mükemmeliyetçi yönleri ile dikkat çekerler. Tüketim özelinde aşırı ebeveynlik yorumlandığında ise çocuğu birden fazla spor ve müzik dalı ile aynı anda ilgilenen kişiler düşünülebilir (Rosefeld ve Wise, 2001;Sayar, 2010).

Annelik Deliliği

Ebravaya’ nın (2015) aktarımına göre, Andre Green'e (1990) ait olan bu kavram algılarının tamamı çocuğu üzerine kilitlenmiş olan anne tanımlanmaya çalışılmaktadır. Ona göre gebelik ve beraberinden gelen annelik deneyimi ile anne hem dış dünyayla hem de

kendisiyle olan ilişkilerini yeniden düzenleyerek bir süreliğine de olsa algılarının tamamını çocuğu üzerine odaklar.

Annelik Savaşları

Anneliğin idealleştirilmesi söz konu olduğunda özellikle yabancı literatürde hakim olan bir kavram "annelik savaşları" dır. Bu kavram ile anlatılmak istenilen anneliğin idealleştirilen yönü ile karşıt konumunun girdiği mücadeledir. Peskowitz (2005) bu doğrultuda iyi ve ideal annenin son yıllarda evde konumlandırıldığı için annelik savaşının çalışan ve çalışmayan anneler arasında daha keskin olduğundan söz etmektedir. Ona göre bu savaş medya tarafından da yönlendirilmektedir.

Yeni Annelik (New Momism)

Douglas ve Michaels' e (2004) göre, annelikle ilgili medya söylemlerinin 1980'lerden itibaren geriye doğru gitmeye başlamasının bir sonucu olarak, anneleri çocuklarına daha fazla bağlı kılmaya zorlayan "yeni annelik" söylemi yükselişe geçmiştir. Yeni annelik algısına göre; bir kadın yalnızca bir çocuğa sahip olmakla tamamlanabilir. Anne birincil bakıcı olmalı ve tüm zamanını, enerjisini anneliğe yönlendirmelidir. Bu durumu Hays'ın (1996) uzman düzeyinde bilgi, yüksek yoğunluklu emek ve yüksek maliyet gerektiren "yoğun annelik çağrısı" yaklaşımı ile eşleştirmek de mümkündür.

Günümüz koşullarındaki değişim annelik alanında da yeni tanımlamalara, yeni annelik türlerinin yaratımına neden olmuştur. Değişen koşullarla gelişen annelik türlerinin anneliğe bakışı farklılaştığını belirtmek mümkündür.