• Sonuç bulunamadı

2.6. Sağlık Raporu (Şehadetname) Uygulaması

2.6.2. Esnaf Şehadetnamesi

54

ancak tam olarak iyileştiklerine karar verildikten sonra evlenmelerine müsaade edilecekti.173

55

uygulanacak olan sıhhi tedbirlere uymaya mecbur tutulmuşlardır.

Nizamnamenin uygulanmaya girdiği tarihten sonra altı ayda bir bulundukları belediye müracaatla belediye tabibine muayene olmak zorundaydılar. Ayrıca bulundukları yerde diplomalı bir tabibe muayene olarak yazılı bir raporla sağlıklarını gösteren belgeyi belediyeye bildirmeye mecburdular. Muayene sonucunda sağlıklı olduğu görülenlere isim, unvan, meslek, baba adı, memleketi ve uyruğu (tabiiyeti) yazılı olan bir Sıhhat Şehadetnamesi verilecekti. Bulaşıcı hastalıkları tespit edilenlerin ise hastalığı ayrıntılı olarak yazılıp, kendilerine hastalığın cinsini ve hangi evrede olduğunu belirtilen bir varaka verilecekti. Bu belgeler heyet-i sıhhiyesi reisi ile müdürü tarafından mühürlenecekti. Bu belgeleri hazırlayan tabibin ismi ve unvanı ile raporun tarihi gösterilecekti. Müracaat edenlerden muayene neticesinde hastalığı sabit olanların mesleklerini icra etmeleri hemen engellenecekti. Hastalığı tespit edilen esnafın yabancı uyruk olması hâlinde durumu bağlı olduğu konsolosluğa haber verilecekti.

Osmanlı tebaasından olanlar ise yaşadıkları mahalle muhtarına ve mensup oldukları esnaf kethüdasına hususi bir evrak ile haber verilerek hastanelere sevk edileceklerdi. Bu durumların haricinde, hasta olanlardan kendi evlerinde tedavi olmak isteyenlere izin verilmesi de uygun görülmüştür.

Ancak tedavi edildikten sonra sağlıklarına kavuştuklarına dair tabip tarafından verilen raporları bulundukları belediyeye vermeleri zorunlu tutulmuştur. Bu raporlarda yer alan hususi yere sağlıklarını onaylayan bir açıklama yazılarak kendilerine geri verilecekti. Tabip tarafından esnaflara verilen şehadetname ve hasta olanlara verilen varaka/raporlar belediyelerce tutulacak defterlere kaydedilecekti. Bu defterler iki kısım olacak biri, hastalıktan kurtulanlar diğeri hastalığı devam edenler için tutulacak ve bu defterlere şehadetname ve evrak numara ve tarihleri yazılacaktı. Yine altı ayda bir yapılan muayenenin sonucu da bu defterlere yazılacaktı. Elinde şehadetname ve varaka/rapor olanlar bulunduğu belediyeden başka bir belediyeye ya da farklı bir memlekete gidip gelenlerin esnaf kaleminden ve pasaport idaresinden her ay verilecek olan cetvellerde kayıtları tutulup sağlık durumları kontrol edilecekti. Ayrıca elindeki raporu yeni ikamet ettiği belediyeye vermesi zorunlu tutulmuştu. Muayeneye tabi olan meslek

56

sahiplerinden gayrimüslim erkek ve kadınların şehadetnamelerinde birer fotoğraf bulunacaktı. Sıhhat şehadetnamesi verilen kimselerden bir defaya mahsus olmak üzere 15 kuruş ve şehadetname üzerinde bulunan fotoğraf için de 5 kuruş ve her altı ayda bir muayenede 5 kuruş alınması uygun görülmüştür. Şehadetnamelerini 6. aydan sonra yeniletmeyenlerden ceza olarak bir Osmanlı altını alınacaktı. Muayene işini aksatmakta devam edenler ve başkasının şehadetnamesini kullananlara ise ceza miktarı arttırılarak uygulanacaktı. Bulaşıcı hastalıklardan şüpheli olan ve muayene sonucunda hastalıkları tespit edilen kişilere sıhhat şehadetnamesi verenlere para cezası uygulanacaktı. İlk uyarılmalarında kendilerinden üç, ikinci uyarılmalarında 5 altın alınacak ve ayrıca bu kişiler yaptıkları usulsüz uygulamaları yüzünden gazetelerde ifşa edilecekti. Ellerinde sıhhat şehadetnamesi bulunsa dahi kendilerinden şüphe duyulan kimseler ihtiyaten yeniden muayene edilebilecekti.175

Hakkı Hüsnü 13 Ocak 1906 tarihli yazısıyla ekmekçi, sucu, aşçı, bakkal ve manav gibi esnaf içinde frengi, verem ve diğer hastalıklarına müptela olanların her sene Mart ayı başında esnaf tezkiresi alırken belediye daireleri sağlık heyetleri tarafından muayene edilmelerini ve bulaşıcı hastalıklardan salim olanlara bir meblağ karşılığında birer “Sıhhat Şehadetnamesi”

verilmesini ve bunun bütün sütnine ve hamamcılarla çamaşırcı ve kolacı gibi esnafa da yayılmasını teklif etmişti. Dâhiliye Nezareti, şehremanetine bu teklifin suretini göndererek görüş istemiştir. Şehremaneti de daha önce bu konuda bir nizamname tasarısı hazırlayarak Şura-yı Devlet’e gönderdiğini, henüz bir cevap alamadığını ve dolayısıyla bu tasarıya göre icap edenin yapılmasını uygun gördüğünü bildirmiştir.176

Alınan tüm tedbirler Osmanlı’nın Balkan Harbi’ne kadar olan dönemde büyük faydalar sağlamıştır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi frengili hasta oranı %8 oranına kadar düşmüştür. Ancak savaşlarla birlikte frengide artış ortaya çıkacaktır. Bunda savaşa gitmek istemeyen askerlerin kendilerini frengili olarak göstermesi ya da gerçekten frengiyi bilerek birisinden kapması etkili olmuştur. Askerliklerini frengi hastalığından dolayı erteleten

175 BOA, ŞD.808/14, (7 Cemaziyelahir 1319/21 Eylül 1901).

176 Yıldırım, İstanbul’un, s. 111.

57

kişilere tedavi programı hazırlansa da buna uymayanlar çoktu. Bu sebeple mevcut duruma yönelik yeni tedbirler almak zorunla hâle gelmişti. 25 Teşrin-i Evvel 331/7 Kasım 1915 Dâhiliye Nezaret-i Sıhhiye Müdüriyeti Umumiye’si mevcut durumun yapılan muayeneler sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor. Bu durumun memleketi daha kötü bir hâle koymasını önlemek için bazı tedbirlerin alınması kararlaştırılmıştır. 4 maddelik bu kararların birinci maddesi İstanbul’a özel olarak yazılmıştır. Maddede, askerlik alım şubelerinde veya askerî hastanelerde İstanbullu ya da taşradan olup da İstanbul’da bulunan kişilerden frengi sebebiyle tedavi olanlar hizmet-i askeriye kabiliyet yedine nizamnamesine göre askerlikleri ertelenecekti. Kendilerini frengi tedavi defterine kaydedip İstanbul’da Cerrahpaşa Hastanesi’ne Beyoğlu’nda Zukûr Hastanesi’ne ve Üsküdar’da Sıhhiye Dispanserine teslim edecekler ve teslim edildiğine dair bir makbuz alacaklar ve bunu da esas defterlerine ayrıca işaret edeceklerdir. İstanbul’a bağlı bulunan kazalardaki ahali ise defterlerini bağlı bulundukları belediye başkanlığına teslim edeceklerdi. Asker alım şubeleri ve hastaneler askerlikleri ertelenen ve tedavi altında olan kişileri, künyeleri ve nerelere teslim edildiklerini bir taraftan Harbiye Nezareti Sıhhiye Dairesine diğer taraftan Şehremaneti Sıhhiye Müdüriyetine göndereceklerdi. İkinci maddede, İstanbul’daki cari uygulamanın taşrada da geçerli olduğu belirtilmiştir. Bunun yanında frengililer kendilerini mülkiye veya belediye hastanelerine, böyle bir hastane bulunmadığı durumda belediye dairelerine teslim edeceklerdi. Bundan sebep frengili olan kişiler, kendilerini harbiye nezareti sıhhiye dairesine ve memleketin en büyük mülkiye tabibine göndereceklerdi. Üçüncü madde, orduda görevli iken hastalığa yakalanmış olan kişiler içindir. Bu kişiler öncelikle askeri hastanelerde ve özellikle askeriyenin içinde tedavi olacaktı. Askerlik süresi bittiği vakit, terhis verildikten sonra Heyet-i Mülkiye’ye gönderileceklerdi. Dördüncü madde ise, frengi tedavisinin düzenli bir şekilde takip edilmesi ve yukarıdaki uygulamaların rahatça incelenebilmesi için frengi tedavi defteri bastırılmıştır. Bu defterler asker alım şubeleri ve askerî hastanelere dağıtılmıştır. Frengililerin teslim oldukları mülkiye ve belediye

58

hastaneleriyle belediye tabiplerinin de aynı şekilde frengilileri için ayrıca birer defter tutmalarının gerekliliği belirtmiştir.177

177 BOA, DH.EUM.LVZ.30/103/1, (Teşrinievvel 1331); BOA, DH.HMŞ.22/72/1/1, (25 Teşrinievvel 1331/7 Kasım 1915); BOA, DH.MB.HPS.156/14/1/16, (Teşrinievvel 1331/Ekim-Kasım 1915); BOA, DH.UMVM.124/6/1, (Teşrinievvel 1331/Ekim-Kasım 1915).

59

III. BÖLÜM