• Sonuç bulunamadı

Erken Ödeme Yapılması Durumunda İndirim İmkanı

2.4. Taksitle Satış Sözleşmesinde Alıcıyı Korumaya Yönelik Tedbirler

2.4.2. Erken Ödeme Yapılması Durumunda İndirim İmkanı

Taksitle satış sözleşmesinin yapısı gereği satıcı borcunu önce ifa ederken alıcı daha sonra ve kısım kısım ifa etmektedir. Alıcıya bu şekilde bir ödeme imkanı sunulmuş olması sadece alıcının değil satıcının da yararınadır. Şöyle ki satıcı satış bedelinin daha sonra ve kısım kısım ödenmesinin karşılığında, vade durumunu dikkate alarak, peşin satış bedelinden daha yüksek bir satış bedeli talep etmektedir338. Böylece satıcı TBK m. 253/3’ ün deyimiyle

333 Özel, 1998: 103-104.

334 Demir, 2016: 131.

335 Özel, 1998: 110-111.

336 Özel, 1998: 104.

337 Demir, 2016: 131.

338 Akünal, 1972: 102; Ozanoğlu, 1999: 222; Ünlütepe, 2013: 157-158.

“taksitle ödeme nedeniyle belirlenecek ilave bedel” adı altında ek menfaat elde etmiş olmaktadır.

Alıcı eline toplu para geçmesi halinde taksitle ödeme nedeniyle ortaya çıkan ilave bedelden kurtulmak maksadıyla, sözleşmede belirlenen vadelerden önce satış bedelini ödemek isteyebilir339. Satıcı erken ödeme talebini kural olarak kabul etmek zorundadır.

Ancak satıcı alıcının erken ödeme talebini kabul etse bile peşin satış bedeline eklediği bedelden indirim yapmaktan kaçınır. Bu durumda satıcı, alıcı aleyhine haksız kazanç sağlamış olur340. Ayrıca, genel hüküm niteliğindeki TBK m. 96341 gereğince erken ödemenin mümkün olması durumunda zaten satıcı kural olarak indirim yapmak zorunda değildir. Ancak istisnaen kanun, sözleşme ya da adet gerektirdiği durumlarda indirim yapmak durumunda kalır. İşte erken ödeme durumunda toplam satış bedelinden indirim imkanı sunan TBK m. 258 ve TKHK m. 20, TBK m. 96’daki genel kurala istisna getiren düzenlemelerdir342.

Taksitle satış sözleşmesinin ekonomik bakımdan zayıf tarafı konumundaki alıcıyı korumak maksadıyla başvurulan tedbirlerden biri de alıcının erken ödeme yapması halinde indirim imkanı sunulmasıdır. Bu tedbir TBK m. 258’de hüküm altına alınmıştır. Hükümde

“Taksit borcu kambiyo senedine bağlanmış olmadıkça, alıcı satış bedelinin kalan kısmını her zaman bir defada ödeyerek borcundan kurtulabilir. Bu durumda, peşin satış bedeline ilave edilen bedelin ödenmemiş taksitlere isabet eden kısmı, yarısından az olmamak üzere ödeme süresinin kısaltılmasına uygun olarak indirilir.” ifadelerine yer verilmiştir.

Hükümden anlaşıldığı üzere bedelin indirilebilmesi için öncelikle borcun kambiyo senedine bağlanmamış olması gerekmektedir. Bu hüküm, işlem hayatındaki hukuki güvenliğin korunması maksadıyla, kambiyo senedine bağlanmış olan taksit alacaklarını uygulama alanına dahil etmemiştir343. Ancak ülkemizde taksitle satış sözleşmelerinin büyük bir kısmında taksitlerin kıymetli evraka bağlandığını ve bu nedenle hükmün uygulama alanının çok daraldığını söylemek de mümkündür344. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması

339 İnceoğlu, 1998: 28

340 İnceoğlu, 1998: 29.

341 Madde 96- Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun, sözleşme veya adet gereği olmadıkça borçlu erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz.

342 Zevkliler ve Gökyayla, 2014: 91.

343 Gümüş, 2013: 185-186.

344 “Türk/İsviçre Hukukunda sorun, tüketicinin(alıcının) vadeden önce ödeme hakkının, taksitlerin kıymetli evraka(senede) bağlanmamış olması koşuluna tabi tutulması ile çözülmüştür. Benzer bir hüküm Belçika Hukukunda da mevcuttur. Bu çözümün tüketici lehine olmadığı ortadadır. Özellikle ülkemizde taksitle satım sözleşmelerinin büyük bir kısmında taksitlerin kıymetli evraka bağlandığı düşünülürse, tüketiciye ön ödeme hakkı tanımanın pek bir anlamı kalmayacaktır. En iyi çözüm, taksitle satım sözleşmelerinde kıymetli evrak düzenlenmenin yasaklanması olabilir. Nitekim Alman Tüketici Kredileri Kanununun 10. paragrafının 2. fıkrası, kredi sözleşmelerinde kıymetli evrak düzenlenmesini yasaklamıştır. Bu yasağa rağmen kıymetli evrakın düzenlendiği durumlarda tüketici bunun her zaman geri verilmesini talep edebilir. “Yavuz, 2012: 404.

Hakkında Kanun’un erken ödemeyi düzenleyen 20. maddesinde ise erken ödeme halinde indirim yapılması için kambiyo senedine bağlanmamış olma şartı getirmiş değildir. TKHK m.

21’ de erken ödemeye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.

Taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik ’in 10. maddesinde yapılan düzenlemede Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 20. maddesi aynen tekrar edilmiş ve yine kambiyo senedine bağlı olmama şartı getirilmemiştir.

TBK m. 258 hükmü gereğince indirim yapılabilmesinin diğer şartı satış bedelinin kalan kısmının tamamının bir seferde ödenmesidir. Oysa, TKHK m. 20’de tüketicinin borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit ödemesinde de bulunabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da kalan bedelin tamamının ödenmesi şart değildir. Ancak bir taksit miktarından daha az bir ödeme de yapılamaz. Erken ödeme hakkına bu şekilde bir sınırlama getirilmesi isabetlidir. Aksi takdirde, tüketici eline her para geçtiğinde ufak meblağlar şeklinde ödeme yapmaya çalışır, bu da satıcının hesabın içinden çıkmasını oldukça zorlaştırır345. Kanaatimizce, TKHK m. 20’nin kalan borcun tamamını ödeme şartı getirmek yerine vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemelerinde de indirim imkanı sunmuş olması kanunun tüketiciyi koruma amacına daha iyi hizmet eder.

Kanunun aradığı şartların sağlanması durumunda alıcı erken ödeme yaparak taksitle satış bedelinden indirim talep edebilir. Bu durumunda tespiti gereken husus yapılacak olan indirimin mahiyetidir. Zira, taksitle satış bedeli; peşin satış bedeli, faiz, taksitle satış nedeniyle yapılan masraf gibi çeşitli kalemlerin bir araya gelmesiyle oluşur346. Erken ödeme durumunda hangi kalemlerden ve ne oranda indirim yapılacağının tespiti önemlidir.

TBK m. 258’de “…peşin satış bedeline ilave edilen bedelin ödenmemiş taksitlere isabet eden kısmı, yarısından az olmamak üzere ödeme süresinin kısaltılmasına uygun olarak indirilir.” ifadelerine yer verilmiştir. Bu hüküm gereğince indirim yapılacak miktar sadece faiz değil, her türlü ilave meblağdır347. Kanun koyucunun indirimi sadece faiz ile sınırlı tutmaması isabetli olmuştur. Zira, uygulamada satıcı muhtemel bir erken ödeme durumunda daha az indirim yapmak maksadıyla faiz miktarını olduğundan az, masrafları ise fazla

345 İnceoğlu, 1998: 29. “Fakat yasanın ifadesi açık değildir. Tüketicinin bir taksitin yarısı veya üçte biri oranında bir ödemede bulunmasına imkan yoksa da, acaba tüketici bir taksiti aşan, fakat iki taksit miktarını da bulmayan ödemelerde de bulunabilecek midir? Örneğin semenin, 1 milyon liralık 10 taksit halinde ödenmesi gereken bir taksitle satım sözleşmesinde, alıcı 1 milyon 500 bin Lira ödemek isterse, ya da 2 milyon 350 bin TL ödemeyi teklif ederse, satıcı bu teklifi yine de kabul etmek ve gerekli faiz indirimini yapmak zorunda mıdır? Kanaatimce bu soruya olumsuz cevap vermek gerekecektir. Zira yasa, tüketiciye bir veya birden fazla taksit ödemesi bulunma imkanı tanımıştır. Burada yasanın lafzına bağlı kalmakta fayda vardır. Aksine bir çözüm tarzı, satıcı açısından hesapları içinden çıkılmaz bir hale sokabilir.” İnceoğlu, 1998: 29.

346 İnceoğlu, 1998: 29-30.

347 Acar, 2013: 837.

göstermektedir. Bu hüküm ile bu tarz kötüniyetli davranışların önüne geçilmiştir. Diğer taraftan, hüküm ilave bedelin ödenmemiş taksitlere isabet eden kısmının en az yarısının indirilmesini emrederek yapılacak olan indirime alt sınır getirmiş ve indirim miktarını tamamen satıcının insafına bırakmamıştır.

TKHK m. 20 ise “…faiz ve komisyon aldığı durumlarda ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür.” ifadelerine yer vererek indirilecek meblağın faiz ile birlikte komisyon masraflarını da içerdiğini işaret etmiştir. Bu nedenle faizin yanı sıra diğer ilave bedellerin de yazılı olarak yapılan sözleşmede açıkça belirtilmiş olması tarafların yapılacak olan indirimi daha sağlıklı şekilde belirlemesine yardımcı olur. Kanun koyucu, TKHK m. 4/4’ de “Bu Kanunda düzenlenen sözleşmelere istinaden tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde yazılı şekilde tüketiciye verilmesi zorunludur. Uzaktan iletişim aracıyla kurulan sözleşmelerde ise, bu bilgiler kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun şekilde verilir. Bu bilgilerin tüketiciye verildiğinin ispatı sözleşmeyi düzenleyene aittir.” ifadelerine yer verilerek diğer ilave bedellerin de sözleşmede belirtilmesi yükümlülüğünü getirmiştir348.

TKHK m.20’de vadesi gelmemiş bir veya birkaç taksitin ödenebileceği belirtilmişse de yapılan bu ödemenin hangi taksitlere sayılacağı belirtilmemiştir. Oysa bu husus faizin hangi süre için hesaplanacağının ve dolayısıyla faiz indiriminin miktarının tespitinde önem arz etmektedir. Örneğin 12 taksitten oluşan bir taksitle satış sözleşmesinde alıcı 3. taksite ilişkin borcunu ödedikten sonra üç taksit için daha ödeme yapmak isterse, bu ödemelerin 4. , 5. ve 6. taksitler için mi yoksa 10, 11. ve 12. taksitler için mi yapılmış olduğunun kabul edilmesine göre yapılacak olan faiz indirimi farklılık teşkil eder349.

Türk Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi gereğince, eğer borçlunun birden fazla borcu bulunmakta ise ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Eğer borçlu bildirimde bulunmazsa, yapmış olduğu ödeme, derhal itiraz etmediği takdirde, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Genel hüküm niteliğindeki bu düzenleme, tüketicinin bir an önce borcundan kurtulmasını hedefleyen TKHK m. 20’nin amacına da uygundur. Eğer, satıcı tüketicinin beyanını kabul etmez ve ödemeyi başka taksitlere sayacağını öne sürerse, tüketici ifadan kaçınabilir ve satıcı kabul etmediği ödemeler açısından alacaklı temerrüdüne düşer. Diğer taraftan, tüketicinin temerrüde düşmüş olduğu taksit borçları bulunmakta ise yapmış olduğu ödemeleri ileride muaccel olacak

348 Acar, 2013: 837.

349 İnceoğlu, 1998: 30

taksitlere mahsup etmek istemesi hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir ve kabul edilemez350.

Erken ödeme rızayla yapılabileceği gibi zorunlu olarak da yapılabilir. Her iki durumda da satıcı gerekli indirimi yapmak durumundadır. Zira, alıcının erken ödemeyi kendi isteğiyle ya da zorunlu olarak yapmış olması, satıcının elde ettiği menfaatin haksız olması sonucunu değiştirmez. Örneğin sözleşmeye muacceliyet şartı konulmuş ve alıcı da taksitleri ödemede temerrüde düşmüşse zorunlu erken ödeme durumu söz konusu olur. Satıcı bu durumda da erken ödeme nedeniyle indirim yapmalıdır351.

TBK m. 258 ve TKHK m. 20 emredici nitelikte hükümlerdir. Bu nedenle erken ödeme imkanını sınırlayan ya da tamamen kaldıran sözleşmeler yapılamaz. Aksi takdirde, bu yönde yapılan sözleşmeler TBK m. 27 gereğince kesin hükümsüzdür352.