• Sonuç bulunamadı

Endüstri ve Firma Temelli Çalışmalar

Belgede PDF MURAT BELKE TEZ - Akdeniz (sayfa 123-126)

2. FİNANSAL GELİŞME ve EKONOMİK BÜYÜME: UYGULAMALI LİTERATÜR

2.4. Endüstri ve Firma Temelli Çalışmalar

büyüklüğü ilişkilendirilememektedir. Bankacılık sektörünün gelişmesinin de pozitif ve anlamlı katsayısı olduğu görülmektedir. Dinamik panel sonuçları, bankacılık sektöründeki gelişmenin ve hisse senedi piyasası likiditesindeki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif etki gösterdiğini teyit etmektedir. Eşanlı eğilimlerin, sabit ülke etkilerinin ve regresyondaki kişi başına GSYİH gecikmeli değişkeninin neden olduğu eğilimlerin kontrolünden sonra bile, panel sonuçları bankacılık gelişmesinin hâlâ ekonomik büyüme üzerinde sağlam ve pozitif ilişkiye sahip olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, hisse senedi piyasalarının ve bankaların uzun dönemli büyümeyi bağımsız olarak etkilediği ve finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki bağlantının dış etkilerden, ihmal edilen değişkenden ya da içsellikten kaynaklanmadığı görüşü ile tutarlıdır (Levine ve Carkovic, 2002, s.8–16).

Ben Naceur ve Ghazouani (2003) genelleştirilmiş momentler yöntemini kullanarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki on ülkede, hisse senedi ve bankacılık piyasası gelişmesinin büyüme üzerindeki bağımsız etkilerini test etmişlerdir. Sonuçlar bu bölgede finansal gelişmenin ekonomik büyüme sürecinde önemsiz, zayıf etkilere sahip olduğunu göstermektedir.

endüstrilerin teknoloji talebini inceleme olanağı sağlar. Böyle teknoloji talebinin diğer ülkelere aktarıldığına ilişkin ilave varsayım altında, finansal olarak daha gelişmiş ülkelerde dışsal finansmana daha bağımlı endüstrilerin nispeten daha hızlı büyüyüp büyümedikleri incelemektedir. Bu, diğer durumlar sabitken, finansal olarak daha gelişmiş ülkelerde, ilaç ve eczacılık gibi daha fazla dışsal finansmana ihtiyaç duyan sektörlerin, sigara gibi daha az dışsal finansmana ihtiyaç duyan sektörlerden nispeten daha hızlı gelişmesi gerektiğini ima etmektedir. Ayrıca, yeni kurulan firmalar, kurulu olan firmalardan daha fazla dışsal finansmana bağımlıdır. Bundan dolayı, dışsal finansmana bağlı endüstrilerdeki kuruluşların sayısındaki büyüme, özellikle finansal gelişmeye duyarlı olmalıdır.

Endüstri seviyesinde panel regresyon analizinin kullanıldığı çalışmadaki model aşağıdaki gibidir:

l l ik k i ik

j l j j

k

i country Industry Share External FD

Growth, =Σα +Σβ +γ , +δ( * )+ε , (2.7)

k

Growthi, , katma değerdeki yıllık ortalama büyüme oranına veya kuruluşların sayısındaki artışa eşittir. Country ve Industry sırasıyla ülke ve endüstri kukla değişkenleridir. Sharei,k, i ülkesindeki k endüstrisinin imalattaki 1980’deki payına eşittir. Externalk, 1980–90 arasında k endüstrisindeki ABD firması için iç fonlarla finansmanı sağlanmayan sermaye harcamalarının oranıdır. FDi, i ülkesi için finansal gelişme göstergesi ve k endüstri, i ülke indisidir (Rajan ve Zingales, 1998, s.562–563; Levine, 2004, s.70).

Rajan ve Zingales (1998), analizlerinde endüstrinin dışsal bağımlılığı (External) ile finansal gelişme (FDi) arasındaki etkileşimin katsayısı olan δ kestirim katsayısı üzerine odaklanmaktadır. δ pozitif ve anlamlı ise finansal gelişmedeki (FDi) bir artış, eğer endüstri yoğun olarak dış finansmana bağımlı ise endüstriyel büyüme üzerinde büyük etkiye neden olacaktır. Çalışma, dış bağımlılık ve finansal gelişmenin/yapının ülke ve endüstriye nispeten endüstri büyüme oranları üzerindeki etkisini izole etmiştir. Başlangıç endüstri paylarını içererek, bu yakınsama etkisi için kontrol sağlamaktadır: büyük paya sahip endüstriler daha yavaş büyürken, (γ ) işaret negatiftir (Levine, 2004, s.70).

Endüstrilerin büyüme göstergesi olarak, endüstrideki katma değerin yıllık ortalama reel büyüme oranı ve net yatırımlar kullanılmaktadır. Finansal gelişme göstergelerinden ilki olan toplam kapitilizasyon ölçüsü, yurt içi krediler ile hisse senedi piyasası kapitilizasyonlarının

toplamının GSYİH’ya oranına eşittir. İkinci finansal gelişme göstergesi ise, ülkelerde uygulanan muhasebe standartlarının ölçüsüdür. Muhasebe standartları, ilk ölçünün tersine ortaya çıkan gerçek finanstan çok finansı elde etmek için potansiyeli yansıtır (Rajan ve Zingales, 1998, s.567–571).

Sonuçlar, finansal gelişmenin yoğun olarak dışsal finansmana bağımlı firmaların dışsal finansman maliyetlerini düşürerek hiç olmazsa kısmen ekonomik büyüme oranı üzerinde önemli destekleyici etkiye sahip olduğunu öne sürmektedir. Ayrıca, finansal gelişme yeni firmaların ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamaktadır (Rajan ve Zingales, 1998, s.574–

584).

Beck ve Levine (2002), dışsal finansmana yoğun olarak bağlı endüstrilerin genişlemesinin finansmanında, yeni kurulan firmaların oluşumunun kolaylaştırılmasında ve endüstriler arasında sermayenin etkin olarak tahsisinde, bankacılık-temelli ya da piyasa-temelli finansal sistemlerden hangisinin daha iyi finansman sağladığını alternatif finansal gelişme ölçüleriyle inceleyerek, Rajan ve Zingales (1998)’in çalışmasını geliştirmişlerdir. Beck ve Levine (2002), alternatif finansal gelişme ölçüleri kullanarak Rajan ve Zingales’in bulgularını doğrulamaktadırlar. Yüksek düzeyde toplam finansal gelişme seviyesine sahip ekonomilerde, yoğun olarak dışsal finansmana bağlı endüstriler daha hızlı büyümektedir. Ayrıca, yasal sistemin yatırımcıları etkin olarak koruduğu ekonomilerde, yoğun olarak dışsal finansmana bağlı endüstriler mukayeseli olarak daha hızlı büyümektedir. Ayrıca, toplam finansal gelişme seviyesi ve yasal çerçeve ülkeler arasındaki dışsal olarak bağımlı endüstrilerde yeni kurulan firmaların sayısındaki çeşitliliği açıklamaktadır (Beck ve Levine, 2002, s.152–175).

Demirgüç-Kunt ve Maksimovic (1996), hem gelişmiş (on dokuz) hem de gelişmekte olan (Türkiye’de dâhil on bir) toplam otuz ülke verisini kullanarak firmaların büyümesini kolaylaştırmada, hem hisse senedi piyasalarının hem de yasal kuruluşların geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Sonuçlar aktif hisse senedi piyasalarına sahip ve yasal normları yerine getiren yasal kuruluşların olduğu ülkelerde, firmaların dışsal fon elde edebildiğini ve daha hızlı büyüyebildiğini göstermektedir.

Beck vd. (2005), finansal gelişmenin küçük firmaların büyümelerini büyük firmalardan daha fazla destekleyip desteklemediğini, bundan dolayı bilgi sağlama mekanizması yoluyla finansal gelişmenin toplam ekonomik faaliyetleri teşvik edip etmediğini araştırmaktadır.

Yatay-kesit ülke ve endüstri verilerini kullanan çalışma, endüstriyel teknolojik firma büyüklüğünü, endüstrinin üretim fonksiyonu, sermaye yoğunlukları ve ölçek ekonomileri

tarafından gösterilen firma büyüklüğü olarak tanımlamaktadır. Çalışmada kullanılan model, Rajan ve Zingales (1998) modelinin geliştirilmiş halidir. Çalışmanın kullandığı model aşağıdaki gibidir.

k i i k k

i l

l l j

j j k

i country Industry Share smallfirmshare FD

Growth, =

α +

β +γ , +δ( ∗ )+ε, (2.8)

Rajan ve Zingales’den farklı olarak small firm share, küçük firmanın payını göstermektedir. Endüstrideki küçük firma payının ölçümü, firmalardaki istihdamın endüstri içindeki payına bağlıdır. Genellikle yirmi kişiden az istihdamın olduğu ve bazı diğer kıstasları sağlayan endüstriler küçük endüstri olarak nitelendirilmektedir. Endüstriyel büyüme oranı, yıllık ortalama reel katma değer büyüme oranına eşittir. Finansal gelişme ölçüsü, finansal aracılar tarafından özel sektöre verilen kredilerin GSYİH’ya oranına eşittir (Beck vd., 2005, s.7–10).

Çalışma, yakın geçmişteki literatürün finansal gelişmenin ekonomik büyümeyi yoğun olarak dışsal finansman sağlayan firmaların desteklenmesi yoluyla arttırdığı hipotezini teyit etmektedir. Ayrıca çalışma, finansal gelişmenin teknolojik olarak daha bağımlı küçük firmalardan oluşan endüstrilerin büyümelerinde orantısız biçimde büyük etkiler gösterdiği sonucuna ulaşmıştır. Finansal gelişme, küçük firmalardan oluşan endüstrileri büyük firmalardan oluşan endüstrilere nazaran daha fazla desteklemektedir. Finansal gelişme, küçük firmalar üzerindeki kısıtları hafifleterek ekonomik büyümeyi hızlandırabilmektedir. Finansal gelişme, özellikle küçük firmaların büyümelerini engelleyen bilgi bariyerleri ve işlem maliyetlerini düşürmesi bakımından önemlidir. Bulgular, az gelişmiş finansal sistemlerin yüz işçiden düşük işçi çalıştıran firmaların büyümeleri için zararlı olduğunu göstermektedir. Nihai olarak analiz, finansal gelişmenin toplam büyümeye etkisinin yanı sıra sektörel etkisinin de olduğunu vurgulamaktadır (Beck vd., 2005, s.13-25).

Belgede PDF MURAT BELKE TEZ - Akdeniz (sayfa 123-126)