• Sonuç bulunamadı

Ülke Dışı Sığınma Bakımından İki Örnek: Assange Olayı ve Bakhtiari Davası 54

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 70-73)

1.4. Sığınma Türleri

1.4.2. Ülke Dışı Sığınma (Extra-Territorial Asylum)

1.4.2.3. Ülke Dışı Sığınma Bakımından İki Örnek: Assange Olayı ve Bakhtiari Davası 54

Assange’ın İngiltere’deki Ekvador Büyükelçiliğine sığınması ile tekrar alevlenmiştir.

Assange, 2010 yılında ABD’nin gizli belgelerini elde etmiş ve kurucusu olduğu Wikileaks adlı internet sitesinde yayınlamıştır. Bunun üzerine, ABD Assange hakkında soruşturma başlatmıştır. Bu suçlamalara ek olarak İsveç de Assange’ın cinsel saldırı suçlamaları sebebiyle kendisine iade edilmesini istemiştir. 16 Ağustos 2012 tarihinde Ekvador, Assange’ın diplomatik sığınma talebini kabul ettiğini resmen açıklamıştır. Gerekçe olarak ise kendisinin yakın tehlike altında olmasını göstermiştir. İngiltere, Ekvador’un bu kararını onaylamasa da, Assange elçilikten ayrılmamıştır ve nihayetinde tutuklanacağı tarih olan Nisan 2019’a kadar elçiliğin bir odasında yaşamını sürdürmüştür.233 Assange’ın sığınmak için Ekvador Büyükelçiliğini seçmesinin nedeni ise bu devletin Caracas Diplomatik Sığınma Antlaşması’nın tarafı olmasıdır.234 Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, uluslararası hukukta diplomatik sığınma ilke olarak kabul edilmemektedir. Keza İngiltere de çoğunluk görüşünden yanadır ve herhangi bir diplomatik sığınma antlaşmasına taraf değildir. Dolayısıyla Assange olayı siyasi bir krize dönüşmüştür.

Assange’ın elçilikte yaşamını sürdürmesinden rahatsızlığı devam eden İngiltere, resmi olmayan kaynaklarla, gerekirse Büyükelçiliğe girerek Assange’ı zorla tutuklayacaklarına ilişkin imalarda bulunmuştur. Elbette böyle bir eylem uluslararası hukuka aykırı olacaktır.

Zira DİHS uyarınca misyon binaları dokunulmazlığa sahiptir ve izinsiz giriş mümkün

232 Värk, 2012: 244.

233 Bkz. https://www.dw.com/tr/assange-be%C5%9F-y%C4%B1ld%C4%B1r-el%C3%A7ilikte/a-18902945-0, (Erişim tarihi: 22.07.2019).

234 Värk, 2010: 254.

değildir. 11 Nisan 2019 tarihine kadar da elçiliğe giriş mümkün olmamıştır. Assange’ın Ekvador hükümeti ile de ilişkilerinin bozulmasının ardından, büyükelçinin giriş izni vermesi üzerine, İngiltere Polisi elçiliğe girmiş ve Assange’ı zorla elçilik binasından çıkarmıştır.235 Bu tarihe kadar cinsel saldırı suçlamaları düşmüş olsa da, ABD’nin gizli belgelerin sızdırılması suçuna ilişkin soruşturması devam etmekteydi. Tutuklanan Assange hakkında 13 Haziran 2019’da ABD’ye iade kararı verilmiştir.236

Uluslararası yapılageliş hukukunda diplomatik sığınmanın kabul gördüğünü söylemek mümkün olmamakla birlikte, bunun önemli bir istisnasının bulunduğunu belirtmek gerekir.

Eğer sığınmacının yaşamı ve özgürlüğüne ilişkin yakın bir tehlike söz konusu ise, gönderen devlet sınırlı ve geçici süreli bir sığınma hakkı sağlayabilir.237 Assange olayında en büyük itiraz konusu, böyle bir yakın tehlikenin mevcut olmayışıdır. Söz konusu şartların oluştuğuna dair tereddüt olmayan bir olay ise, Bakhtiari davasıdır.

Uluslararası insan hakları bakımından, diplomatik ilişkilerde hem kabul eden devletin hem de gönderen devletin erga omnes yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülükler kimi zaman pozitif yükümlülükler olarak karşımıza çıkar ve sığınma hakkına meşru bir temel oluşturabilir.238 Diplomatik temsilcilikler bakımından, hem gönderen devlet hem de kabul eden devlet, temel insan haklarını korumakla yükümlüdür. Uluslararası hukukta genellikle kabul eden devletin insan haklarına ilişkin sorumlulukları göz önünde bulundurulur, zira elçilikler kabul eden devletin toprakları üzerindedir. Ancak bu durum gönderen devletin insancıl yükümlülüklerini yerine getirmesi bakımından bir engel teşkil etmemelidir. Bakhtiari davası, bu yönden önemli bir örnek teşkil eder. Alamdar ve Muntazar Bakhtiari adında iki kardeş, 2001 yılında sığınmacı olarak Avustralya’ya gelmiş ve Woomera Göçmen Tesisleri adı verilen bir kampa gönderilmişlerdi. Bu kamp Avustralya’da kötü yaşam koşulları ve görevlilerin insanlık dışı eylemleri ile kötü bir şöhret kazanmıştı. İnsanlar, 50 dereceye varan çöl sıcağında klima, havalandırma ya da su tesisatı dahi olmayan ve çoğu zaman birbirlerinden sadece bir perde ile ayrılan odalarda yaşamaktaydı.239 Kamp görevlilerinin çocuklar da dâhil olmak üzere tüm mültecilere fiziksel ve cinsel şiddet uyguladığına dair haberler medyada yer almaktaydı.240 Bu dayanılmaz yaşam koşullarından kaçmaya çalışan Bakhtiari kardeşler, 2002 yılında Melbourne’deki İngiliz Konsolosluğuna sığınma başvurusu

235 Bkz. https://www.bbc.com/news/uk-47891737 (Erişim tarihi: 22.07.2019).

236 Bkz. https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-wikileaksin-kurucusu-julian-assange-hakkinda-abdye-iade- karari (Erişim tarihi: 22.07.2019).

237 Morgenstern, 1948: 252; Denza, 2016: 115.

238 Behrens, 2014: 340.

239 Loff vd., 2002: 683.

240 http://www.abc.net.au/4corners/content/2003/transcripts/s.858341.html (Erişim tarihi: 09.05.2019).

yapmışlar, ancak istekleri reddedilerek Konsolosluktan çıkarılmışlardı. Kendilerine yardımcı olmak isteyen sosyal yardım dernekleri vasıtasıyla İngiltere Temyiz Mahkemesi’ne başvuran kardeşler, AİHS’nin 3. ve 5. maddeleri kapsamında hayatlarına yönelik bir tehlike bulunduğunu ve bu nedenle İngiltere’nin sözleşmeyi ihlal ettiği iddiasında bulundular.241 Avukatları, AİHS’nin 1. maddesine vurgu yapmaktaydı. Maddeye göre: “Taraflar, kendi yetki alanları içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme’nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlarlar.” Dolayısıyla devletler, kendi yetki alanlarındaki herkesin sözleşmeden doğan hak ve özgürlüklerini koruma altına almakla yükümlüdür.

Sözleşme hükmü, ülke sınırlarından değil, “yetki alanı”ndan bahsetmektedir. Bakhtiari kardeşler, İngiliz Konsolosluğuna girdikleri andan itibaren İngiliz otoritesinin yetki alanına girmiş bulunmaktadırlar. Dolayısıyla İngiliz otoriteleri, Avustralya topraklarında da olsa kendi yetki alanı dâhilindeki bireylerin yaşam hakkını korumak ve işkenceye maruz bırakılmasını önlemek yükümlülüğü altındadır. Her ne kadar AİHM, pek çok vakada sözleşmenin ülkesel uygulanmasına öncelik verildiğinin altını çizse de, bazı durumlarda ülke dışı yetkinin de var olabileceğini ve sözleşmeci tarafın kontrolünde olan bazı yerlerde242 yetkinin ülke dışına taşabileceğini de kabul etmektedir.243 Dolayısıyla temsilciliklerin ülke sınırları dışında yer alması, bu bölgelerde devletlerin bağlı oldukları sözleşmeleri uygulamayacakları anlamını taşımamaktadır.

241 "B" & Others v. Secretary of State for the Foreign & Commonwealth Office, https://www.refworld.org/cases,GBR_CA_CIV,42b048fb6.html. (Erişim tarihi: 09.07.2019).

242 Askeri kamplar, gemiler, hapishaneler vb.

243 Behrens, 2014: 343.

İKİNCİ BÖLÜM

SIĞINMA HAKKININ BELİRSİZLİĞİ: DEVLET YETKİSİ VE İNSAN HAKKI İKİLEMİ

2.1. Sığınma Hakkına Yönelik Yaklaşımlar

Sığınma hakkına yönelik en önemli tartışma sığınma hakkının bireysel bir hak mı yoksa sadece bir devlet yetkisi mi olduğuna ilişkindir. Devletler bireylere sığınma hakkı tanımakta özgürdür ve bunun için ayrıca yetkilendirilmelerine gerek yoktur. Yabancıların ülkeye kabul koşulları devletlerin ulusal hukuklarınca belirlenir. Ancak bireylerin devletleri yükümlülük altına sokabilecekleri bir sığınma haklarının bulunup bulunmadığı konusunda görüş ayrılıkları mevcuttur. Bu bağlamda sığınma hakkının insani niteliği ve insan hakları hukuku ile olan ilişkisinin ortaya konulması son derece önemlidir. İlerleyen bölümlerde incelenecek olan uluslararası belgelerin ve uluslararası yargı yerlerinin içtihatlarının anlaşılabilmesi ve tartışmanın bu doğrultuda sonuçlandırılabilmesi açısından, ilgili tartışmaların ele alınması uygun olacaktır.

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 70-73)