• Sonuç bulunamadı

Araştırmanın Yöntemi

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 64-67)

Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anket üç bölümden oluşmaktadır. Anketin birinci bölümünde yaş, cinsiyet, asıl meslek, medeni durum, gelir, kurumda çalışılan süre, eğitim durumu ve kurumdaki pozisyon gibi katılımcıların demografik ve kişisel bilgilerine yönelik sorular sorulmuştur. Anketin ikinci bölümünde kuşakların iş ahlâkı eğilimlerini ölçmeye yönelik “etik eğilimler ölçeği”

kullanılmıştır. İş ahlâkı değişkeniyle ilgili 26 maddeden oluşan ölçek Koçyiğit’in (2017) doktora çalışmasından alınmıştır. Bu bölümde yer alan iş ahlâkıyla ilgili maddeler, teleolojik etik, deontolojik etik ve erdem etiği olmak üzere 3 faktör altında sınıflanmıştır.

Etik eğilimler ölçeğinde, 4’lü likert tipi ölçek kullanılmıştır. Ölçekte yer alan katılma düzeyleri, 1=kesinlikle katılmıyorum, 2=katılmıyorum, 3=katılıyorum ve 4=kesinlikle katılıyorum değerleriyle belirtilmiştir.

Anketin üçüncü bölümünde ise yönetimde etik iklimin sağlanması için 21 ilke verilmiştir. Bu ilkeler Aydın’ın (2002) “Yönetsel Mesleki ve Örgütsel Etik” adlı kitabından alınmıştır. Bu bölümde katılımcılardan, bu ilkelere ne derece önem verdiklerini derecelendirmeleri istenmiştir. Önem düzeyi 1’den 5’e kadar derecelendirilmiştir; 1=hiç önemli değil, 2=önemli değil, 3=biraz önemli, 4=önemli, 5=çok önemli değerleri ile belirtilmiştir.

Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) versiyon 22.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Analiz edilmek üzere bilgisayar ortamına aktarılan veriler, güvenilirlik, faktör analizi, anova (tek yönlü varyans), çapraz (crosstab) ve t-testi analizlerine tabi tutulmuştur. Demografik değişkenler için ise frekans dağılımı yapılmış olup, ortalama ve standart sapma değerleri bulunmuştur.

3.5.1. Ölçeklerin Geçerlilik ve Güvenilirlik Katsayıları

Koçyiğit ve Karadağ (2016) tarafından geliştirilen ve yayımlanan “Etik Eğilimler Ölçeği” bu tez kapsamında araştırmaya katılan X ve Y kuşaklarının etik eğilimlerinin farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla kullanılmıştır. Yapı geçerliliğin sınanması amacıyla doğrulayıcı faktör analizi kullanılmış ve güvenirliliğin sınanması amacıyla da Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır.

Tablo 3.1: Ölçüm Araçları, Güvenilirlik ve Doğrulayıcı Faktör Analizi

Ölçek Maddeleri Standardize

Parametre Değerleri

Ortalama Cronbach Alpha Değeri(α) Teleoloji Etik

Bir eylemin değerini eylemin sonucu belirler.

Mutluluk hayatın en büyük amacıdır.

İnsanlar acıdan kaçıp hazza yöneldiği takdirde mutluluğa ulaşır.

Kişi gelecek için endişelenmek yerine anın keyfini çıkarmalıdır.

Kişinin ne yapması gerektiği ve nasıl davranması gerektiği bütünüyle içinde bulunduğu duruma bağlıdır.

İnsan kendi varlığını mümkün olan her yolu kullanarak korumak zorundadır.

Bir şey mutluluğa katkı yaptığı oranda istenir.

Mutluluk insan eylemlerinin nihai amacıdır.

Fedakârca davranışlar bireysel ya da toplumsal mutluluğu artırdığı oranda iyidir.

Kişi iki eylem arasında seçim yapmak zorunda kaldıysa en fazla haz ve mutluluk getirecek eylemi seçmelidir.

,49 ,57 ,61 ,31 ,47 ,52 ,56 ,51 ,40 ,52

,91

Deontoloji Etik

İnsan sorumlu bir varlıktır ve insanlık gereği gerçekleştirmesi gereken bazı ödevleri vardır

Bir eylemde eylemin sonucundan çok niyet önemlidir.

İnsan doğru olanı yaptığında kendine yakışanı yapmış olur.

İnsan ilkeli olmalıdır ve hayatında bu ilkelere uymalıdır.

Kişi sadece kendisi için değil, diğer insanların gelişimi için de çaba sarf etmelidir.

Ahlâki eylem, evrensel ölçütlere göre de ahlâki olan eylemdir.

Kişinin eylemde bulunurken sırf zorunluluktan dolayı belli ilke ya da kurallara uyması o eylemleri ahlâki yapmaz.

Bir kişide bulunması gereken en önemli niteliklerden birisi o kişinin adil olmasıdır.

Bir kişinin yaptıkları, onun iç ahlâkının yansımasıdır.

Ahlâklı kişi iki eylem arasında seçim yapmak zorunda kalırsa bunu aklını kullanarak, rasyonel bir biçimde yapan kişidir.

Hayatta aklı başında, aklıselim tercihler yapan kişi erdemli kişidir.

,46 ,42 ,58 ,67 ,67 ,56 ,42 ,56 ,46 ,45 ,39

,72

Erdem Etiği

Bir eylemin ahlâki olma durumunu, eylemi yapan kişinin karakteri ve erdemliliği belirler.

Bir kişiyi ahlâki olarak değerlendirirken en çok dikkat edilmesi gereken şey kişinin iyi niyetli ve sağduyulu olmasıdır.

Bir kişinin yaptığı şeyler kadar, o kişinin nasıl biri olduğu da eylemlerini değerlendirmede önemlidir.

Erdemli eylem değerini, o eylemin altında yatan erdemli güdülerden, saiklerden alır.

Kişi iyi davranışı dış baskılar sonucu yapmışsa erdemli sayılmaz, o davranışı içinden gelerek gerçekleştirmesi gereklidir.

,47 ,23 ,47 ,67 62

,77

Etik Eğilimler Ölçeği’nin yapı geçerliliği ve güvenilirliğinin sınanması amacıyla faktör analizi ve cronbach alpha (α) değerleri Tablo 3.1’de verilmiştir. Yapılan güvenilirlik çalışmaları sonucunda tüm ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısının 0,80 olduğu

belirlenmiştir. Ayrıca ölçme aracının her alt boyutu için iç tutarlılık katsayıları da incelenmiştir. Buna göre ölçeğin teleolojik etik boyutu için α=.91, deontolojik etik boyutu için α=.72, erdem etiği boyutu için ise =.77 olarak hesaplanmıştır. Literatürde cronbach alpha genel kabul değeri 0,70 olarak ifade edilmektedir (Kiliç, 2016: 47; Yıldız ve Uzunsakal, 2018: 19). Bu bağlamda elde edilen α değerleri, araştırma ölçeğinde kullanılan ölçüm aracının ve boyutlarının iç tutarlılık ölçütünü sağladığını göstermektedir.

Ölçme modeline ait standardize edilmiş parametre değerleri Tablo 3.1’de verilmiştir. Tablodaki faktör ağırlıkları maksimum olabilirlik metoduna göre standardize edilmiş ve katsayı tahminleri olarak hesaplanmıştır. Bütün katsayılar 0,01 önem derecesinde anlamlı bulunmuştur. Ancak erdem etiği faktörüne ait 4 tane ifadenin (bir kişide bulunması gereken en önemli niteliklerden birisi o kişinin adil olmasıdır; bir kişinin yaptıkları, onun iç ahlâkının yansımasıdır; ahlâklı kişi iki eylem arasında seçim yapmak zorunda kalırsa bunu aklını kullanarak, rasyonel bir biçimde yapan kişidir; hayatta aklı başında, aklıselim tercihler yapan kişi erdemli kişidir) deontoloji etik faktörüne geçtiği saptanmıştır. Literatür incelendiğinde, etik kuramlarının temel savları ve ölçütleri bakımından, kimi zaman birbiriyle örtüştüğü, kimi zaman da ters düştüğü görülmektedir.

Teleolojik ve deontolojik etik kuramları, belirli durumlarda eylemlerin doğru ya da yanlış veya yükümlülük olup olmadığıyla ilgili yargıda bulunmayı sağlayan kuramlar olarak sınıflandırılmaktadır (Kart, 2006: 101-103). Erdem etiği ise eylem merkezli etikten ziyade eyleyen merkezli olan “ne tür insan olmalıyım” sorusunu soran etik kuramı olarak açıklanmaktadır. Erdem etiği kuramının doğrudan dile getirilmemiş, diğer normatif etik kuramları gibi belirli ilkelerinin olduğu (saygılı olma, adil olma ve dürüst olma vb.) ve normlaştırabilecekleri ileri sürülmektedir. Erdem etiğinin, doğru eylemin ne olduğundan hareketle iyi ve doğru kavramları nasıl türetildiğini açıklayabileceği düşünülür. Bu durumda erdemli bir kişi olmak, doğru olanı yapmak için zaruri bir koşul olduğu kadar, aynı zamanda yeterli bir koşuldur. Erdem etiği bunu yaparken deontoloji etiğinin izlediği yola benzer bir yol izlemektedir. Deontoloji etik kuramında rasyonellik, ahlâk kuralı ve doğru eylem arasında kurulan bağlantılara yönelik temel önermeleri olduğu dile getirilmektedir. Çözümlenemez bir ikilemle karşılaşıldığında, deontoloji etiği bu sorunu ahlâk kuramı bağlamında ele alırken, erdem etiği “benim durumda erdemli eyleyen olsaydı ne yapardı?” sorusu ile bu ikilemi aşmaya çalışacaktır. Eylem ve erdemin birbirini gerektirmesi gibi, ilkeler ve karakteristik özellikler de birbirlerini gerekli kılmaktadır. Bu açıdan erdem etiği kuramının “kişisel özellikler olmadan ilkelerin, ilkeler olmadan da

kişisel özelliklerin önemsiz olacağı” ifadesinin, deontoloji etiği ile benzerlikler gösterdiği söylenebilir (Kart, 2006: 101-108). Bu bağlamda, araştırmada kullanılan “Etik Eğilimler Ölçeği”nde bulunan erdem etik faktörüne ait 4 ifadenin deontoloji etiği faktörüne geçmesi, literatürde ileri sürülen erdem etiği ile deontoloji etiğinin yapı itibariyle birbirleriyle benzerlikler gösterdiği iddiasından kaynaklanabilir.

Parametrik testler arasında yaygın olarak kullanılan t testi, ANOVA gibi tek değişkenli; MANOVA ve faktör analizi gibi çok değişkenli teknikler, normallik varsayımına dayanmaktadır. Literatürde normallik varsayımın sağlanmasının, bu testlerin yapılabilmesi için bir önkoşul olduğu ifade edilmektedir. Normallik varsayımının ihlal edilmesinin, analiz sonuçlarını ve analizin istatiksel sonuçlarının geçerliliğini düşürdüğü ifade edilmektedir (Demir vd., 2016: 132). Bu doğrultuda yapılan analizler sonucu, bu araştırmanın verilerinin parametrik dağılım olduğu görülmüştür ve araştırma verilerinin normal dağılım gösterdiği çıkmıştır.

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 64-67)