• Sonuç bulunamadı

sını sağlamaktadır. Toplumun yaşadığı bölgenin coğrafi konumu, üretim biçimleri, tarihsel ge- lişimi, ekonomik ve kültürel ilişkileri, yörenin beslenme anlayışını etkilemektedir. Antalya ken- tinin doğası, hava koşulları ve coğrafi özellikleri sayesinde yetişen çeşitli bitkisel bazlı ürünlere, bireylerin ilk elden ulaşmasına imkân sağlamaktadır. Vegan bireylerin yerleşim yeri olarak An- talya’yı seçmesinde etkili olduğu düşünülen bu faktörler, araştırmanın Antalya kenti sınırla- rında yürütülmesinde etkili olmuştur. Antalya; Türkiye’nin turizm ve tarım alanlarında kendini tanıtmasına katkı sağlayan önemli bir kenttir. Coğrafyacı Strabon, Antalya ilinin konumunu kaynağında şöyle telaffuz etmiştir:

Phaselis’ten sonra Pamphylia’nın başlangıcı ve büyük bir kale olan Olbia gelir ve oradan sonrada, büyük hacimde ve gürültüsü ta uzaktan duyulabilen, çok şiddetle yüksek bir kayadan aşağı çarparak düşen ve Katarrhak- tes olarak adlandırılan ırmağa varılır. Bundan sonra Attaleia kenti gelir, burası adını kurucusu Attalos Philadelp- hos’tan almıştır (Strabon,2005:14.).

Kentin coğrafyasına bakılacak olursa, batısında ve kuzeyinde Batı Toros dağları bulunması ve üç traverten taraçadan ilkinin üzerine inşa edilmesi (Güçlü,1997: 1.) 500-600 metre yüksekliğe kadar Akdeniz iklimine uyum sağlayan makilere Antalya kentinde rastlanmasında rol oynamış- tır (Dere Yağar,2012: 8.). Antalya, Türkiye’nin Akdeniz bölgesinde bulunan ve ılıman iklime sahip olan bir kenttir. Akdeniz iklimine sahip olan Antalya kentinde yaz mevsimi sıcak ve kurak geçerken, kışları ılık ve yağışlı olmaktadır (Güçlü,1997: 1.). Bölgede yazın ölçülen en yüksek hava sıcaklığı ve kışın ölçülen en soğuk hava sıcaklığı küresel ısınma ve iklimlerin değişim göstermesiyle değişmektedir.

Antalya kentinin arazi yapısı ise tarımsal faaliyetlere uygundur. 3.000 metreyi aşan yük- sek bölgelerde yetişen bitki türlerinde çeşitlilik görülmektedir. Ayrıca yaz sıcaklarında bölge halkının yaylalara yerleşmesi, gittikleri bölgelerde yetişen ürün çeşitlerinin devamlılığını sağ- larken, bunları kent merkezine getirmeleri ile ürünlerin kent geneline yayılmalarını da sağla- maktadır. ‘’ 250 çeşit çiçek, 41 çeşit sebze ve 36 çeşit meyve; hububat ve bakliyat’’ (Dere

Yağar,2012: 9.) Antalya kentinin sahilinde ve yaylasında ana ürün olarak bireylerin sofrasına gelmektedir. Şimdilerde Antalya’nın simgesi haline gelmiş olan narenciyenin ekimine 1900’lü yıllarda başlanmıştır. Ticaret ve Sanayi Odası, düzenli olarak Sakız Adası’ndan getirilen man- dalina ve portakal fidanlarının Antalya’ya ekilmesinde rol oynamıştır. Narenciyenin yanı sıra, şehirde 1936-1940 yılları arasında 22.000 zeytin ağacı olduğu bilinmektedir (Güçlü,1997: 56- 60.). Bunun dışında, kentte 41 çeşit sebze ve 36 çeşit meyvenin yetiştiği bilinmektedir. (Dere Yağar,2012: 11-12.). Ürün çeşitliliğin çok olması ve bu ürünlerin ihracat talebi görmesi, birey- lerin ürünlere taze ve uygun fiyatlı ulaşmalarına imkân tanımaktadır.

Çalışmanın Antalya ili üzerinde yürütülmesinin nedenleri arasında, vegan bireylerin maddi duruma bağlı olarak tüketim anlayışlarının değişmesinin gözlemlenmiş olması da yer almaktadır. Veganların, sadece vegan restoranlardaki ürünleri satın alarak vegan kimliği tüket- mek amacı ile bu şehri tercih etmediği, market ve pazarlarda ürünü diğer şehirlere nazaran uy- gun fiyata bulabildiği için (tarımsal şehrin avantajlarından faydalanmak amacıyla) Antalya’yı tercih ettikleri düşünülmektedir. Antalya’da vegan olmanın daha avantajlı olduğu öngörülmek- tedir.

Antalya kentinin gelirinde hayvancılığın da payı bulunmaktadır. Kent gelirinin, hayvan- cılık ve tarım üzerinden elde edilen ürünlerin kent pazarlarında satılması ve başka şehirlere pazarlanmasıyla sağlandığını söylemek mümkündür. Antalya kenti, ılıman iklimi ve topografya şartları sayesinde birçok hayvan türüne ev sahipliğinde bulunsa da (Çimrin,1999: 29.) soyları- nın verimsizliği, hayvancılık sektörünün olumsuz gelişmesine neden olmuştur. Bu olumsuzluğa karşı hayvancılığın, yenilenebilir enerji kaynaklı projeler kapsamında geliştirilmesi adına adım- lar atılmıştır (Antalya Valiliği, 2019:24.). Hayvancılık, tarımsal faaliyetlerle karşılaştırıldığında nispeten geri kalmış durumdadır. Dört mevsim boyunca tarımsal üretimin süreklilik arz etme- sinde, hava koşullarının seracılığa uygun olması da etkilidir. Bölgede don olaylarının sık gö- rülmemesi, seracılığın yaygınlaşmasında etkili olmuştur (Çimrin,1999: 29.).

Şehrin olumlu hava koşullarına sahip olmasının, üretilen besinlerin çeşitlenmesinde ve bireylerin beslenme pratiğinde organik ürün tüketimine yönelmesinde etkili olduğu gözlemlen- miştir. Organik ürüne ilk elden ulaşmanın daha az maliyetli olması nedeniyle, Antalya’da vegan olarak yaşayan bireylerin paketli ürünlerdense doğal ürünleri öncelikli olarak tercih ettiği ön- görülmektedir.

Antalya kenti, pek çok milleti bünyesinde barındıran bir kent olma özelliği ile çokkül- türlü bir yapıya sahiptir. Kentin mutfağı da göç aldığı toplumların mutfak kültürüyle harman- lanmıştır. Çeşitli bitkilerden elde edilen yemeklere sahip olmasında, Antalya ilinin konumu ve topografyası kadar çok kültürlü mutfağı da etkilidir. Girit, Mısır, Kafkasya, Kıbrıs, Selanik

mutfağının örneklerini genel olarak Antalya mutfağında görmemizin nedeni Antalya’nın bu bölgelerden göç almış bir kent olmasıdır (Aras,2007: 7.). Antalya’yı göç noktası haline getiren faktörlerden biri de bu bölgelerle olan benzerliğidir. Örneğin, Girit muhacirleri Antalya kentine gönderilirken “Akdeniz sahilinde bulunan ve bir hayli yabani zeytin ağaçlarıyla limon ve por- takal gibi meyve ağaçlarına sahip, “umran ve terakkiye” müsait olan Antalya sancağının havası bu muhacirlerin geldikleri memleketin iklimine muadildir” (Güçlü,2018: 1047.) denilerek, gel- dikleri şehirle benzer noktalara sahip olduğu işaret edilmiş ve beslenme pratiklerinden uzaklaş- mayacakları, kültürel kimlik ve belleklerini sürdürebilecekleri bir merkez olarak gösterilmiştir.

Göçler, farklı topluluklardan insanların bir arada yaşamasına imkân tanımaktadır. Hoşgörü ve saygı değerleri böylesine çok kültürlü bölgelerde önem arz etmektedir. Antalya’nın çevre iller- den ayrılan bir diğer özelliği de göç alan bir şehir olmasıdır. Göç alan yapısı ile Antalya’da yaşayan bireyler, toleransı daha yüksek ve yeniliklere açık hale gelmiştir. Vegan bireylerin koz- mopolit şehirlerde kimliklerini hürce ifade ettikleri, dışlanma veya etiketlenme duygusunu daha az hissettikleri düşünülmektedir. Dolayısıyla Antalya kentinde yaşamanın, vegan bireylerin kendilerini daha özgür hissetmelerine neden olduğu gözlemlenmiştir.

Günümüzde şehirlerin çeşitli amaçlarla öne çıkarılması ve diğer şehirlerden farklılaş- masında çeşitli ürünler ve hizmetler kullanılmaktadır. Antalya’da vegan toplulukların görünür- lülüklerini hızla arttırmaları, bu ürün ve hizmet piyasasında değişime gidilmesine neden olmuş- tur. Vegan kafe ve restoranların artması, vegan otellerin açılması bunun tipik örnekleri arasın- dadır. Araştırma çerçevesinde Antalya kentindeki vegan restoranlar tespit edilmiş ve inceleme amacıyla ziyaret edilmiştir. Araştırmanın ilk bulguları, vegan restoranların genellikle An- talya’nın Lara bölgesinde yoğunlaşmış olduğunu göstermektedir. Vegan kafelerin bu bölgede yoğunlaşmasının nedenlerinden ilki, orada ikamet eden bireylerin ekonomik durumudur. Lara bölgesinde yaşayan bireylerin alım gücünün yüksek olması, paketlenmiş vegan ürünleri tercih etmelerinde ve satın almalarında etkilidir. Lara bölgesinde vegan ürünlere olan ilginin artış göstermesi üzerine, o bölgede vegan restoranların ve kafelerin açılmasının hız kazanması ara- sında bağlantı bulunmaktadır. Vegan kafelerin tercih edilmesinde etkili olan bir diğer neden de bu kafelerin diğerlerinden farklı dizayn edilmiş olmasıdır. Minimal eşya ve doğal ışığın hâkim olduğu bir düzen kurgulanarak, bireyin kendini doğal ortamda hissetmesi için uygun ambiyans oluşturulmak istenmiştir.

Kentler çeşitli stratejik planlamalara bağlı olarak diğer kentlerden farklılaşmayı hedeflemekte- dir (Cevher,2012: 108.). Antalya’nın bölgesel kalkınmasında ve marka olarak ortaya çıkarıl- masında veganlığın rolü ölçülmek istenmiştir. Bir kimlik olarak veganlığın pazara sunulması

ve bu doğrultuda şehre ek çekicilik olarak katılması adına bölgelerin yapılandırıldığı gözlem- lenmiştir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

ARAŞTIRMA BULGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

3.1. Görüşme Yapılan Kişilerin Tanıtıcı Özellikleri

Vegan bireyler ile yapılan görüşmelerde, bireylerin araştırma ile ilgili olumlu bir tutum sergiledikleri, fikirlerini paylaşma konusunda istekli oldukları görülmüştür. Görüşülen kişilerin 26’sı kadın 24’ü erkek bireylerdir. Görüşülen kişilerin büyük çoğunluğu bekâr (44 birey) ve çocukları yoktur. Çocuğu olan kişilerin (2 kişi) de birer tane çocuğu bulunmaktadır. Bireylerin eğitim düzeylerine bakıldığında; 6’sı lise, 2’si önlisans, 34’ü lisans, 7’si yüksek lisans, 1’i ise doktora mezunudur. Buna göre Antalya’da yaşayan veganların çoğunluğu evli olmayan, kadın, yükseköğrenim düzeyinde eğitim almış, kentsel alanda yaşayan ve sosyo-ekonomik düzeyi iyi durumda olan bireylerden oluşmaktadır. Bireylerin vegan olma ile ilgili tanıtıcı özelliklerine bakacak olursak, veganlık sürelerinin 2 ay ile 10 yıl arasında değiştiği görülmüştür.