• Sonuç bulunamadı

Amerikan Devletleri Örgütü Nezdinde Gerçekleştirilen Çalışmalar: Latin

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 163-167)

2.2. Devlet ve Birey Merkezli Yaklaşımlar Çerçevesinde Temel Uluslararası Hukuk

2.2.8. Bölgesel Uluslararası Hukuk Belgelerinde Sığınma Hakkı

2.2.8.3. Amerikan Devletleri Örgütü Nezdinde Gerçekleştirilen Çalışmalar: Latin

işlemlere maruz bırakan hükümler içeren “Çin İhraç Yasası”596, doğrudan ayrımcı bir uygulama örneğidir. Dolaylı ayrımcı uygulamalarda ise söz konusu eylem veya işlem görünüşte tarafsız olarak algılanmaktadır. Ancak özünde belirli kişileri bazı menfaatlerden mahrum bırakmakta veya bu kişileri dezavantajlı konuma sokmaktadır.597 Örneğin güvenli üçüncü ülke olarak adlandırılan bölgelerden gelenlerin sığınma taleplerinin ayrı bir kurumca incelenmesi görünüşte hukuka uygun olarak addedilebilir. Ancak sadece belirli bir bölgeden geçmiş olması sebebiyle bu sığınmacıların süre ve itiraz olanakları bakımından kısıtlanmış başvuru prosedürlerine mecbur bırakılması, özünde ayrımcı bir uygulamadır.

2.2.8.3. Amerikan Devletleri Örgütü Nezdinde Gerçekleştirilen Çalışmalar: Latin

1928 yılında, Altıncı Amerikan Devletleri Uluslararası Konferası’nda imzalanan Havana Sözleşmesi602 ile diplomatik sığınmanın uygulanışına ilişkin temel prensipler ortaya konulmuştur. Buna göre, diplomatik sığınma tanınması halinde ilgili devlet derhal haberdar edilecektir. Asker kaçakları ve adi suçlarla suçlanan veya hüküm giyen kimselere sığınma tanınmayacak, tanındıysa ilgili devletin talebi halinde kişiler iade edilecektir ve sığınma hakkı tanınan mültecilerin kamu düzenine aykırı eylemlerde bulunmalarına müsaade edilmeyecektir. Havana Sözleşmesi sadece ülke-dışı sığınmaya ilişkin bazı hükümler içermekte ve bir yükümlülük de ortaya koymamaktadır. Bununla birlikte tanınacak olan sığınma hakkının, insani hoşgörüden doğması vesilesiyle sığınma hakkına diğer devletlerce saygı duyulması gerektiğinin altı çizilmektedir. 1933 yılında diplomatik sığınmaya ilişkin bir başka sözleşme603 daha imzalanmış, daha önce akdedilen Havana Sözleşmesine atıfta bulunularak diplomatik sığınmanın insani yönü sebebiyle karşılıklılık ilkesine tabi olmayacağı hüküm altına alınmış ve diplomatik sığınmanın tanınması halinde ilişkilerin ne şekilde yürütüleceği düzenlenmiştir. ABD hariç örgüt üyelerinin pek çoğu söz konusu sözleşmelere taraf olmuştur.

1948 yılında ilan edilen Amerikan İnsan Hakları ve Ödevleri Bildirisi’nin604 27.

maddesi sığınma hakkını düzenlemektedir. Buna göre:

Herkes, adi suçlardan kaynaklanmayan takibat durumlarında, uluslararası antlaşmalara ve her bir devletin yasalarına uygun olarak, yabancı bir ülkede sığınma arama ve bu ülkeden sığınma alma hakkına sahiptir”.

Söz konusu hüküm, sığınma arama ve sığınmadan faydalanma hakkını kapsayan İHEB’nin 14. maddesi ile büyük oranda benzeşmektedir. İHEB gibi bu bildiri de, devletlerin yükümlülüklerine ilişkin özel bir hükme yer vermemekle birlikte, sığınma hakkını bir insan hakkı olarak tanımaktadır. Her ne kadar bildiri bağlayıcı nitelik taşımasa da, 1967 yılında imzalanan ve ADÖ Şartı’nın refomu niteliğinde olan Buenos Aires Protokolü605, ADÖ üyelerinin insan hakları alanındaki faaliyetlerinin denetlenmesi kapsamında bildirinin

602 Convention on Asylum, https://www.refworld.org/pdfid/3ae6b37923.pdf (Erişim tarihi: 26.08.2020).

603 Convention on Political Asylum, https://www.refworld.org/docid/4f3d180a2.html (Erişim tarihi: 26.08.2020).

604 American Declaration of the Rights and Duties of Man,

https://www.oas.org/dil/access_to_information_human_right_American_Declaration_of_the_Rights_and_Duties _of_Man.pdf (Erişim tarihi: 26.08.2020).

605 Protocol of Amendment to the Charter Of The Organization of Amerıcan States (B-31) (Protocol of Buenos Aires), https://www.oas.org/dil/treaties_B-31_Protocol_of_Buenos_Aires.htm (Erişim tarihi: 26.08.2020).

normatif niteliğini kabul etmiştir. İlerleyen yıllarda, Amerikan İnsan Hakları Komisyonu, ADÖ Şartı kapsamında bildirinin bağlayıcı niteliğe sahip olduğunu belirtmiştir.606

1954 yılında diplomatik sığınma ve ülkesel sığınmaya ilişkin iki antlaşma imzalanmıştır. Caracas’ta imzalanan Ülkesel Sığınma Antlaşması’nın607 ilk maddesine göre:

Her devlet egemenlik yetkisi kapsamında uygun gördüğü kişileri ülkesine kabul etmek hakkına sahiptir. Ancak bu hakkın kullanılması, diğer devletlerin şikâyetine yol açmamalıdır.” Sözleşme açıkça devletin hakkından bahsetmekte ve ikinci maddesinde devletlerin bu hakkına saygı gösterilmesi yükümlülüğü üzerinde durmaktadır. Diğer sözleşmelerde olduğu gibi, ABD bu sözleşmelere de katılmamıştır. Bununla birlikte, Sözleşmenin tarafı olmasa da, ABD’nin, Amerikan İnsan Hakları ve Ödevleri Bildirisinden hareketle sığınma hakkının ihlalinden sorumlu tutulması mümkün olmuştur. 1993 yılında önüne gelen bir uyuşmazlıkta, Amerikan İnsan Hakları Komisyonu, açık denizde müdahaleye uğrayan Haitili sığınmacıların, Bildiride yer alan sığınma arama ve sığınma alma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.608

Amerika kıtasına yönelik ve kıta içerisindeki devletler arasında gerçekleşen iltica hareketliliklerinin artması, bu kişilerin ülkeye girişi ve kabulüne, insani muamele standartlarına ve kalıcı çözüme yönelik çalışmalar yapılmasını gerekli kılmıştır. 1984 yılında ilan edilen CMB, sözü edilen konulara ilişkin olarak kısa fakat öz bazı hükümleri bünyesinde barındırmaktadır. Yaşanan akınlarda yapılan kontrollerin sıkılaşması ve çoğu kişinin ekonomik göçmen olarak kabul edilmesi, sığınma hakkının korunması bağlamında olumsuz etkiler yaratmıştır. Özellikle 90’lı yılların sonunda Kolombiya’da yaşanan zorla yerinden edilme olayları, Amerika’daki göçmen hareketliliğini son derece artırmıştır. Günümüzde dahi sığınmacı ve mültecilerin önemli bir oranını Latin Amerika ülkelerinden gelenler oluşturmaktadır.609 Bu sebeple çoğu Latin Amerika devleti, sığınma hakkına anayasalarında yer vermiştir. Bolivya, Brezilya, Kosta Rika, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, Kolombiya, El Salvador, Guatemala, Honduras, Nikaragua, Paraguay, Peru ve Venezuela anayasalarında sığınma hakkı tanınmaktadır.610 Yaşanan sığınma hareketliliklerinin oluşturduğu yapılageliş kuralları ve ortak anayasal ilkeler çerçevesinde, CMB ortaya çıkmıştır. Bildiri, Cenevre Sözleşmesi’ndeki mülteci tanımını genişletmekte ve mültecilere

606 Gil-Bazo ve Nogueira, 2013: 8.

607 Convention on Territorial Asylum, https://www.oas.org/juridico/english/treaties/a-47.html (Erişim tarihi:

26.08.2020).

608 The Haitian Centre for Human Rights et al. v. United States, https://www.refworld.org/cases,IACHR,3ae6b71b8.html, par. 188 (Erişim tarihi: 19.08.2020).

609 UNHCR, 2004: 255.

610 Detaylı bilgi için bkz. Gil-Bazo ve Nogueira, 2013: 10 vd.

uygulanacak muamele ve korumanın asgari standardını ortaya koymaktadır. Özellikle Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve uluslararası insan hakları hukuku ile uyumlu bir metin elde edilmesi için çalışılmıştır. Bu amaçla bir araya gelen 10 devlet, düzenlenen bir kolokyum ile CMB’yi ilan etmişlerdir.611

Bildiri temel olarak mültecilere ilişkin uluslararası sözleşmelere çekincesiz olarak taraf olmayı ve bu sözleşmelerin etkin olarak uygulanabilmesi için gerekli ulusal mekanizmaların oluşturulmasını, geri göndermeme prensibine riayet edilmesini, sağlık, eğitim, istihdam ve güvenlik konuları başta olmak üzere mültecilere koruma ve destek sağlanmasını, mülteci kamplarının ve yerleşim bölgelerinin artırılarak bu bölgelerde insan haklarının güvence altına alınmasını ve bölgelere yapılan askeri saldırıların oluşturduğu sorunlar bakımından BMMYK tarafından sunulan önlemlerin desteklenmesini, mülteciler konusunda BMMYK ile uyumlu çalışmalar yapılması gerekliliğini, mültecilerin geri dönüşünün gönüllü ve bireysel özellikte olması gerektiğini, aile birleşiminin temel ilke niteliğini ve sığınma hakkı tanımanın düşmanca bir hareket olarak addedilemeyeceğine ilişkin prensibin önemini vurgulamaktadır. Bildiri, Cenevre Sözleşmesi’nde yapılan mülteci tanımını kabul etmekle birlikte, bazı hususlar bakımından bu tanımın genişletildiğini belirtmektedir.

Bildirinin 3. maddesine göre yaygın şiddet, dış saldırı, iç çatışmalar, yaygın insan hakları ihlalleri ya da kamu düzenini ciddi şekilde bozan başkaca durumlardan dolayı hayatları, güvenlikleri yahut özgürlükleri tehdit altında olduğu için ülkelerinden kaçan kişiler de mülteci tanımına dâhil edilmiştir. Bu tanımın genişletilmesinin sebebi, bölgedeki iç hukuklarla uyum oluşturabilmektir.612 Bununla birlikte, bazı devletler bu geniş kapsamlı tanıma ilişkin endişelerini dile getirmişlerdir. Bilhassa yaygın şiddet olayları sebebiyle ülkesinden ayrılan herkese sığınma hakkı tanınması gerektiği şeklindeki yanlış anlaşılma, söz konusu eleştirilerin odak noktası olmuştur. Keza kamu düzeninin bozulması gibi kavramların yorumuna ilişkin net çizgilerin olmayışı da, kimlerin korumadan faydalanacağı konusunda tespitlerin zorlaşacağı eleştirisini ortaya çıkarmıştır. Bazı devletler ise, zulüm aktörlerinin devlet-dışı aktörler olup olamayacağı konusundaki belirsizliği eleştiri olarak getirmiştir.613 Ancak, unutulmamalıdır ki, CMB sığınma sorununa kapsamlı bir çözüm üretmek amacıyla değil, konuya ilişkin asgari standartları ortaya koymak ve yeni uluslararası sözleşmelerin yapılmasına ve devletlerin mevcut sözleşmelere taraf olmasına vesile olmak amacıyla ilan edilmiştir. Dolayısıyla burada bazı kavramların ne şekilde yorumlanacağına ilişkin

611 Guatemala, Belize, Honduras, El Salvador, Nikaragua, Kosta Rika, Meksika, Panama, Kolombiya ve Venezuela. Bkz. UNHCR, 2004: 264.

612 UNHCR, 2004: 267.

613 UNHCR, 2004: 267 vd.

tereddütlerin bulunması, ortaya konan temel ilkelerin benimsenmesi bakımından bir engel teşkil etmemelidir. Zira CMB, mülteci hukukunun gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Hem BMMYK nezdinde hem de Latin Amerika devletlerinin ulusal hukukları bakımından temel ilkelerin benimsenmesinde rol oynamıştır.

Görüldüğü üzere, Amerika kıtasında sığınma hakkının güvence altına alınmasına ilişkin çabalar Latin Amerika ülkeleri önderliğinde gerçekleşmiştir. ABD, ADÖ bünyesinde akdedilen sığınmaya ilişkin antlaşmaların hiçbirine taraf olmadığı gibi, anayasasında da bu hakka yer vermemektedir.

2.2.8.4. Afrika Birliği Nezdinde Gerçekleştirilen Çalışmalar: Mülteci Tanımının

Belgede akdeniz üniversitesi (sayfa 163-167)