• Sonuç bulunamadı

3. AB ENERJİ BİRLİĞİ VE ENERJİ ÖNCELİKLERİ

3.2 Amacı ve Kapsamı

AB’nin enerji konusuna temel hedefleri sürdürülebilir, akıllı ve güvenli enerji sistemlerinin üretimine ve kullanıma geçişi ile temsil edilmiştir. Avrupa Komisyonu’na göre bu olgu bir seçenek değil sorumluluk alanı haline gelmiştir.

30

Enerjide dijitalleşme, enerjiyi karbon salınımından arındırma ve enerjide merkezciliğin bırakılması enerji dönüşümünü küresel ortamda eşi görülmemiş şekilde etkilemiştir. AB seviyesinde ve üye ülkeler düzeyinde karbon salınımdan arındırma, yerelleştirme ve enerjide merkezciliğin sona ermesi yönelimleri yeni politikaların uygulanması zorunluluğunu beraberinde getirmiştir (Benedettini ve diğ, 2019).

Bununla birlikte AB’nin ithal enerji kaynaklarına olan talebi ve bağımlılığı artmakta, bu durum arz güvenliği açıkları meydana getirebilmektedir. Bu nedenle AB yenilenebilir enerji kaynakları geliştirme stratejisini de bir alternatif olarak kullanmaktadır (Şekercioğlu, 2011). Çevre politikası öncelikleri ve iklim hedefleri tüm AB fonlama araçlarında kaynaştırılmak istenmiştir. Bunlara tarım, denizcilik faaliyetleri, balıkçılık, araştırma ve inovasyon hatta dış yardım programları da eklenmiştir. Amaç iklim değişikliğine bağlı harcamaların oranını farklı politika alanlarından gelen değerlendirmelerin katkıları doğrultusunda %20’ye çıkarmaktır. Bu yaklaşım programları birleştirerek ek idari yükleri de en aza indirmeyi amaçlamıştır (European Comission, 2012).

Bütüncül olarak bakıldığında AB Enerji Birliği, düşük karbon ekonomisine geçişi öneren, sürdürülebilirliğe dayalı ve ekonomik kalkınmayı beraberinde getirmeyi hedefleyen somut bir projedir. Buna ek olarak kârın dağıtımını ve sosyal refahı herkes için mümkün kılma projesi ortaya koymayı amaçlamıştır. Ortak çıkarların tanımlanması ve dünya enerji meselelerinde ortak değerlerin teşviki amacıyla esnek bir birlik kurulması hedeflenmiştir (Andoura, Vinois, & Delors, 2015). Avrupa Enerji Birliği, AB ekonomisinin çağdaşlaştırılması ve geliştirilmesi ile ilgili ve tüm sektörlerde kullanılan enerji ve kaynaklarda yapısal bir dönüşümü hedeflemiştir.

Ayrıca ekonomiye ve istihdama olumlu katkı sağlayacak bir yatırım ve sermaye stratejisi olarak tasarlanmıştır. Buna ek olarak verimlilik ve iç enerji kaynaklarına odaklanmıştır. Küresel piyasada AB’nin konumunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır (European Comission, 2019a). 2018 Herkes İçin Temiz Enerji Projesi güçlü iklim ölçekleri ve karbondan arındırma hedefleri öngörmüştür. Enerji arzı ve kullanımını yeniden yapılandırmaya yönelen gelecekteki olası eylemlerin kapsamlı bir çalışması şeklinde ortaya konulmuştur. (Noreng, 2019).

Enerji Birliği kapsamına yönelik hazırlanan Dördüncü Rapor’a göre; 2021’den itibaren gelecek yıllarda tüm ekonomik sektörlerde küresel yenilenebilir enerji ve iklim değişikliği konseptini ilgili politikaların geniş bir sahasına ve çeşitli eylem

31

planlarına bütünleştirmek ve yenilemek temel amaç olmuştur. Bu yaklaşıma, enerji, iklim değişimini hafifletme ve adaptasyon sağlama, hava kalitesi, dijital teknolojiler, endüstri, ulaşım, arazi kullanımı, sosyal meseleler, güvenlik gibi çok kapsamlı şekilde başlıklar dahil edilmiştir. Bu konsept AB’yi gelecek rekabet sahalarından dijitalleşme, tüketicinin güçlenmesi, çeşitli yenilenebilir enerjinin yüksek paylara erişmesiyle başa çıkabilecek esnek elektrik piyasasının kurulması gibi konularda hazırlıklı hale getirmeyi hedeflemiştir (Euratom Supply Agency, 2020). Diğer bütünleşme alanları açısından da hedefler belirleyen AB, enerji arz güvenliği için bölgelere önem atfetmektedir. Balkan ülkeleri AB ile politik bütünleşme süreci içine girmiştir. Aynı zamanda enerji ve iklim politikasına uyum süreci yaşamaktadırlar. Buna ek olarak İtalya’ya varması amaçlanan doğalgaz botu hattının geçiş istikameti üzerinde olması sebebiyle gelecekte önemli bir doğalgaz geçiş noktası olabilecektir. AB için Güneydoğu Avrupa ve Balkan ülkelerinin enerji sistemlerinin gelişmesi, AB enerji politikasına uyumlarının devam etmesi ve ortak enerji piyasası kurulması doğrultusunda Enerji Birliği amacına hizmet etmektedir (Frieden ve diğ, 2016).

Avrupa enerji bütünleşmesine giden yolda İklim Politikası Bütünleşmesi (Climate Policy İntegration-CPI) ve Çevre Politikası Bütünleşmesi (Environment Policy Integraton-EPI) önemli rol oynamaktadır. İklim hedefleri, enerji güvenliği politikasını ve bunun yanı sıra iç enerji piyasası işleyişini de etkilemektedir. Örneğin Kömürle çalışan enerji santrallerini iklim güvenliği için kapatma baskısı enerji güvenliğini etkilemektedir. Ülkeleri dış kaynaklardan doğalgaz satın almaya itmiştir. Ya da yenilenebilir enerji üretiminin artması elektrik ağlarının geliştirilmesi ve düzenlenmesine yol açmıştır (Bocquillon, 2018). İklim politikası bütünleşmesi AB’deki toplam sera gazı salınımının %80’ine sahip olan sektörlerin iklim değişimi ile mücadelesine odaklanmıştır. AB 2050’ye kadar sera gazı salınım oranlarını %80’e kadar düşürmek istemektedir (Lund, 2012). Bu uzun vadeli amaç tüm enerji sektörlerini neredeyse tamamen karbondan arındırmayı amaçlamıştır. Politika sürecinde iklim politikası bütünleşmesi (climate policy integration-CPI) genişleme göstermiştir. Yenilenebilir enerji politikası ve iklim politikası arasında doğrudan işlevsel bir çakışma söz konusudur olmuştur. Bu çakışma enerji arz güvenliği ve iklim hedeflerini aynı doğrultuda bir araya getirmektedir.(Dupont & Oberthür, 2012). Fakat Rietig’in (2019) makalesinde yapılan analize göre üye ülkelerin daha önemli gördükleri olaylar nedeniyle İklim Politikası Entegrasyonu (Climate Policy

32

İntegration-CPI) harcamalarının ulusal bütçelere devredilmesi söz konusu olabilir endişesi doğmuştur. Müzakerelerde ve aktörler arasında ilgi ve yaklaşım eksikliği söz konusu olması durumunda CPI’nın zayıf bir politika olarak kalma riski doğmaktadır.

Bu nedenle öncelikle bir temel politika çerçevesinde anlaşıp öneriler üzerinde müzakere edilmesi gerekmektedir. Yüksek bir fikir birliği sağlandığı durumda çatışma düşük bir düzeyde kalır ve CPI’nin uygulanma olasılığı yüksek bir düzeye gelebilir görüşü belirtilmiştir.

Yenilenebilir Enerji kullanımı değerleri, enerji politikası ve iklim değişikliği altında sürdürülebilir kalkınma başarımını tespit etmek için Eurostat tarafından temel belirleyici ölçüt olarak kullanılmaktadır. Bunanla birlikte İklim etkilerinin azaltılmasında ve enerji güvenliğinin sağlanmasında karşılıklı faydanın altını çizen Yenilenebilir Enerji Direktifleri (Renewable Energy Directives-RED) Eurostat tarafından sürdürülebilir kalkınmada ikinci belirteç olarak değerlendirilmiştir (Rietig, 2013). Son olarak ortaya konan 2018’de Enerji Birliği ve İklim Eylemi Yönetişimi Düzenlemeleri’nde (EU2018/1999) üye ülkeler “ulusal enerji ve iklim planları”

taslaklarını (NECPs) A. Komisyonu’na 2021-2030 dönemi için hazırlayıp sunmak görevini üstlenmiştir. Komisyon tarafından genel bir değerlendirme ve ülke bazlı öneriler ile analiz edilen bu planlar Haziran 2019’da yayımlanmıştır. Bu planların özelliği ilk kez bütünleştirilmiş orta vadeli planlama araçları olmasıdır. Üye ülkeler Enerji Birliği hedeflerine ulaşma perspektifinde ve Avrupa Yeşil Anlaşması’nın (European Green Deal) uygulanması doğrultusunda planlarını hazırlamıştır (Joint Research Centre , 2020).

Enerji Birliği’nin başarılmasında yardımcı olabilecek bir diğer senaryo ise Eurelectric ve Eurogas şeklinde bir bütünleşmeyi ön görmüştür. Bu politikanın anlamı AB bütünleşmesinin geleneksel kurumsal ve politik mantığı ile devam etmektir.

Piyasaların daha ileri boyutlarda entegrasyonunu sağlamaya çalışmaktadır. Buna göre ilk basamak girişim, bir forum niteliğinden AB çapında düzenleyici bir kapsama erişen ACER olmuştur. Bu durum yetki ve gücün ulusal düzenleyicilerden AB seviyesine geçişine neden olmuştur (Szulecki ve diğ, 2016). AB gaz ve enerji piyasası giderek daha bütünleşik hale getirilmek istenmiştir. AB, düzenlenmiş bir tarife rejimi ve 3.

taraf erişimleri düzenlemelerini sağlamaya çalışmaktadır. Bunun sonucunda alt yapılar üstündeki yabancı sahipliğinin de enerji arz güvenliği açısından bir endişe kaynağı olmaktan çıkarılması hedeflenmiştir. Elektrik ve gaz piyasası ne kadar bütünleşik hale

33

gelirse ACER ve ulusal düzenleyiciler tarafından uygulanacak AB hükümleri o kadar etkili hale gelecektir görüşü hâkim olmuştur (European Comission, 2018a).

Bununla birlikte Enerji Birliği’nin hedeflerine ulaşıp ulaşamadığı ya da yeterli kurumsal altyapının yasal çerçeveyle belirgin hale getirilip getirilmediğine yönelik tartışmalar süregelmiştir. 2015 AB Enerji Birliği sürdürülebilir kalkınma ve arz güvenliğine yapılan vurguyu güçlendirmiştir. Bu kapsamda araştırma-geliştirme, rekabetçilik kavramları ön plana aktarılmıştır. Fakat ne biçimsel anlamda AB’nin veya üye ülkelerin yetki alanını ne de pratik anlamda uygulamaları istenilen düzeyde değiştirebilmiştir eleştirisi yapılmıştır. (Goldthau & Sitter, 2020).