S a n at:
R O M A N M İ M A R Î S İ V E K A T E D R A L L E R İ
Toplayan: Y. Mimar Halûk TOGAY
P o i t e v i n e o k u l u — Poitevine okulu ge- niş Aquitaine mıntakasında kudretle gelişmiş ve Ligerienne vilâyetlerinden Pirenelerin güneyine kadar şümullü tesiri ol- muştur. Notre-Dame-la-Grande de Poitiers, Chauvigny, St.
Jounin-de-Marnes, Airvault kiliselerinde daha bariz olan Poi- tevine okulunun karakteristik hatları ilk olarak St. Savin kilisesinde (,1050) gözükür. Esas sıhanı beşik tonozla örtülü olup, yan sılhanlar sivri tonozlarla beşik tonozu destekle- mektedirler. Narin payeleri, köşe kemerlerine oturan kubbe- leri, etrafında şuaî şapeller bulunan koroyu saran sıham bu- lunur. Cephelerde alınlıksız tek bir cümle kapısı bulunur, bu- na bitişik olarak heykeltraşiyle bezenmiş arkadlar ve bunla- rın da üstünde geniş pencereler bulunur. En muhteşem kom- pozisyonu Poitou'dan hariçte olan Angoûleme katedralinin cephesinde bulunur. Angoüleme'deki bu St. Pierre katedrali- nin tek bir sıhan, transept ve mihraptan ibarettir. Transept- in sağ kolu üzerinde yükselen yüksek bir kule 1569 da yıkıl- mıştır. Sıhan şayanı dikkat üç kulbbe ile örtülüdür. Bu kated- ral 1128 de inşa edilmiştir.
1049 da inşaasma başlanan Poitiers'deki St. Hilaire kili- sesi muhtelif devirlerde nizamı bakımından tadilâta uğramış ve Le Puy katedrali gibi mahallî çerçeveden sıyrılmıştır. St.
Hilaire XI inci asırda inşa edilmiştir. 1562 de protestanlarm tahribine uğrayan kilise 1869 da ilk plânına uygun olarak res- tore edilmiştir. Esas büyük sıhanm her iki yanında üçer yan sıhanı vardır. Koro kısmını çerçev-eliyen bir sıhan ve bunun da etrafında şualanan şapeller bulunur.
Tek sıhanlı klişeler Fransamn doğusunda çoktur, foazan sivri kemerlere oturan bindirme pandantif kubbelerle örtü- lüdür. Bu tarz klişeler bilhassa Pârigord'da bulunur. St. Eti- enne ve St. Front klişeleri gibi, bunların haç şeklindeki plânı Venedikteki St. Marc klisesini hatırlatır. Cahors (1119) ka- tedrali, Limousin'deki Solignac ile Quercy'deki Souillac kli- şelerinin Bizans mimarisiyle zevahiri bir benzerliği mevcut- tur .
L a n g u e d o c o k u l u — iki Coniques bazilika- lariyle Toulouse'daki St. Sernin katedrali, Compastelle haç yolu üstünde bulunan klişelerdir. Bu klişelerin plânları bir- birlerine benzer. Yan sıhanları bulunmıyan bir transept (Fr.
Transept, Alm. Quenschiff), esas sıhanı (Fr. nef, Alm. Schiff) örten beşik tonozu destekliyen yan tribünlerin varım tonoz- ları, cenaze mahzeni (Fr. Crypte, Alm. Krypta) üzerinde ge- niş bir koro (Fr. Choeur, Alm. Chor) ve şualı şapelleri bulu- nan (Fr. Deambulatoire, Alm. Umgang) koro kısmını saran sı- han bulunur. St. Sernin'de beşik tonozu destekliyen yarım tonozlar transept ve koro kısmını da çevreler. Bu artık bü- yük Gotik Katedrallerinin tertibidir.
—Geçen sayıdan devam —
Norwich katedralinin plânı
St. Sernin Fransamn en büyük Roman klisesidir. Haricî uzunluğu 115 metredir, transept'in uzunluğu yani katedralin en geniş kısmı 64 metredir. XI inci asrın ortasında inşaatına başlanmış 1098 da itmam edilmiştir. Transept'in yüksekliği de esas sıhan kadardır. Mihrap (Fr. Abside, Alm. Chornische) m etrafında bulunan beş oıilhrapçık (Fr. Absidioles, Alm.
Nebenahornischen) ile transeptin kollarında bulunan ikişer mihrapçık heyeti umumiye ile güzel bir ahenk teşkil ederler.
Koronun etrafmda bir sıhan vardır. Esas sıhan ile transept beşik tonoz ile örtülüdür. XIII üncü asra ait olan kule altı köşe plânlı olup altı kat galeri ile bir külâh çatıdan ibarettir.
Katedral 1855 te Viollet-le-Duc tarafından restore edilmiş- tir.
Toulouse'daki St. Etienne katedralinin 1211 de inşa edil- miş Roman üslûbunda tuğladan inşa edilmiş bir esas sıhanı vardır. Binanın diğer kısımları Gotik üslûfoundadır.
G ü n e y D o ğ u O k u l u — Rousillon ve Ca- talogne'da yerli ıbir an'ane ile Vizigotlarm, müstağrep tesi- rini ve ilk Roman mimarisi hatlarmı muhafaza eden bir mima- rî müşahede edilmektedir. Abidevî heykeltraşî çok erken baş- lamış (St. Genis-des-Fontaines'nin lento kabartmaları gibi 1020) fakat uzun zaman arkaik kalmıştır.
P r o v e n ç a l e O k u l u — Çok kudretli fakat daha geç başlıyan bu okulun merkezi Arles ve Avignon'- dur. Mükemmel taş işçiliğiyle antik sanata ve Gallo-Roman modellerinden faydalanan heykeltraşisiyle diğer okullar- dan ayrılır. Zaten dahilî mimarinin ciddiyeti (umumiyetle tek bir esas sıhan, tribünlerin bulunmayışı düz payeleriyle) ile
«Laach» katedrali plânı
Kolonyada Sts. Apötres klisesi plânı Worms katedrali plânı Kolonyada St. Marie Klisesi plânı
muhtsşem cephelerin yüklü zenginliği (meselâ St. Gilles-Gard-' St. Trophime d'Arles) arasında bir kontrast mevcuttur.
Arles'deki St. Trophime klisesinin eski ismi St. Etienııe- dir. En şayanı dikkat kıran 1221 de başlanan cümle kapısı- dır. Havari heykelleriyle tezyin edilmiş vs heykeli2r birbi- rinden granit sütunlarla ayrılmıştır, alınlıkta İsayı, İncili ya- zan Havarilerin sembolleri arasmda gösteren bir kompozis- yon vardır. XII inci asırda aşağı Languedoc'ta tahkim edil- miş klişeler inşa edilmiştir. Manguelonns katedrali ile St. Ma- ries-de-la-Mer bazilikası gibi.
N o r m a n d o k u l u — Loire'm kuzeyinde Nsustıie ve Austrasie'de karolsnjiyen an'aneleri uzun müddet muhafaza edilmiş ve bir Normand Okulu teşekkül etmiştir. Bugün harabe halinde olan Jumieges klisesinin (1037-1087) iyi bir tertibi vardı: yüksek vs gsniş bir esas sıhan, ahşap tavan, mü- navebe ile kullanılan kaim ve ince payeler, manastır tonoz- ları ile örtülü yan sıhanlar, İşlemsli fener kuleleri, koro ve koroyu saran şapelsiz bir sıhan.
Caen'daki La Trinits (1066) Lanfranc'm idaresinde inşa edilmiştir. Azametli silueti, basit ve haşin görünüşüyle bir müstahkem mevkiyi hatırlatmaktadır. Plânı çok basittir, tam yarım daireli kemeri bulunan üç cümle kapısından esas sı- hana girilir, bunun yanlarında iki yan sıhan bulunur. Paye- ler heykeltraşî yontulmuş başlıklariyle tszyin edilmiştir, bazı- ları zengin bir muhayyile ile işlenmiştir. On cephsde üç cüm- le kapısını çerçeveliyen iki murabba kule vardır. 1854 de mi- mar Ruprieh Robsrt binayı eski haline göre restore etmiştir.
Caen'deki St. Etienne, Guillams le ConquSrant tarafından xC77 de cemaata açılmış fakat ancak 1290 da itmam edilmiştir.
Dahili çok geniştir (110 metre uzunluğunda) vs muhteşem bir basitliği vardır. Geniş bir galeri esas sıhan ils koronun et- rafında döner. Koro etrafmda onbeş şapel şualanan bir sıhan- la çevrilmiştir. St. Etienns'nin cephesi çok ciddîdir, hendssî şekil'erle bezsnmiş üç giriş kapısı vardır, bunların üzerinde iki kat tam yarım daireli dar pencereler bulunur, 67 metre yüksskliğindeki iki kule bu cephsyi ezer. Transept ile esas sı-
Kolonyada St. Gîreon katsdrali dış görünüşü
hanın tekatusunda bulunan 124 metrslik nurabba kuls 1562 de yıkılmış vs şimdi yerine bir ehram oturtulmuştur.
Lessay (1120), St. Nicolas (108S-1093\ St. Georg;s ds Boscherville, bazı ufak tadillerle hemen ayni plân vs tertibe maliktirler. Bu klişelerin hemen hepsinde yontma işlemeler barbar mücevheratçılığı hatırlatan hsndssî tertiplerle yapıl- mıştır. Başlıkların sepetleri antik başlıkların aynidir.
Reims'tski St. R3mi katsdrali gayst geniştir, uzunluğu 121,6 metre, transspt'in genişliği 56,4 mstre, tavan yüksekliği 24 metredir. 1039 da inşasına başlanan katedralin 1049 da Ro- man üslûbundaki esas sıhan ile transept'i inşa edilmşiti. XII inci asırda koro kısmı zamanın modası olan Gotik üslûbunda inşa edilmiştir.. Haute-Marns vilâystinds bulunan Vignory katedralinin tavanı ahşaptır. (1050).
Bayeux'deki Notre-Dame katedrali 1077 tarihinde Guil- laume le Conquîrant ve kraliçe Mathilde'in huzurlariyle cs- maats açılmıştır. 1105 te yanan bu katsdralin esas sıhan ile cenaze mahzeni kemerleri kalmıştır. Katsdralin tekrardan in- şasına XII, XIII, XIV üncü asırlarda devam edilmiştir. Ka- tedral bilhassa dahilinin bol ışıklı olmasivls şöhrst bulmuş- tur.
R h e n a n e o k u l u — Austrasis ve Lotharingie- de daima yaşıyan karolsnjiyen an'anesi ilk kozmopolit Roman sanatı, Burgonya ve Lombard tesiriyle birleşerek Rhsnane okulunu teşkil etmiştir. Karşılıklı mihrapları ve köşelerin- deki kuleleriyle Verdun Katedrali (1097) Rhsnane okulunu temsil eder. St. Di s katedralinds ayaklar ile lombard ni- zamındaki sütunlar karışık olarak tsrtiplsnmiştir.
Ayni Rhsnane okulu tesirleri Alsasda XII inci asrın
sonuna doğru inşa edilen Neuwille, Marmontier, Murbach ve Rosheim klişelerinde görünür.
C i s t e r c i e n n e o k u l u — Bütün Avrupa- da, Sicilyadan İsveçe kadar ayni Dİân ve mimarî metodlarla inşa edilen Citaux nizamına haksız olarak okul ismi ve- rilmekten cekinlimiştir. CitauX Mol§me isminde bir keşişin 1098 de kurduğu ve bütün Avrupava yayılmış olan bir tari- kattır. Bu mimarî okul Bourgogne'da doğmuştur. Fakat cid- diyetiyle esas Burgonya binalarının zıddıdır, az zamanda ba- sitliği beynelmilel olmuştur. En eski âbidesi Fontenav klise- sidir (1139-1149). Esas sıhan beşik tonozla örtülü, transept taşkın,, yan sıhanlarda beşik tonozlarla örtülü koro kısmı murabba, sütun başlıkları yumuşak, çan kuleleri kemerlidir, işçilik güzelliğinden başka bir tezyinatı yoktur. Bazı ufak te- fek değişikliklerle diğer klişelerde bulduğumuz hep ayni un- surlardır, ezcümle Fror.tiroide (Auda), Thoronet (Var), Syl- vacone (Baudies-du-Rhsue) Bellaige (Puy-de Dome) klise- seleri gibi.
İ s p a n y a d a R o m a n m i m a r i s i : — XI inci asrın iptidasında bundan böyle gerek hristiyan mmtakalarm- daki klise'erin gerekse müslüman Endülüs camilerinin artık hep Arap medeniyeti tesiri altında kalacağa benziyordu. Fa- kat memleketin yeniden feshi ve Roman mimarisinin İspanya- yaya duhuliyle bütün hâdisat değişmiştir..
XI inci asrın ikinci yarısında müslüman İspanyada hü- küm süren anarşi ile Kurtuba halifesinin düşüşü ve Cluny
Freiberg'de meşhur Altın kapı
Worms katedralinin dış görünüşü Laach katedralinin dış görünüşü
l
Santiago de Compostela da St, Jacques katedrali dış dehlizi
tarikatının yarımadanın kuzeyinde yayılması, Compostelle hacı için tertip edilen teşkilâtlar, islâmiystin artistik tesirini azalmış ve hıristiyan devletlerde, Fransız Roma mimarisiyle yakın garabeti olan bir Roman mimarisinin gelişmesine yar- dım etmiştir.
K a t a l o n y a — Bununla berabar XIII üncü asra ka- dar Akdeniz Fransasma müteveccih bulunan Katalonya, Ka- rolenjiyen devrinin sonundan gotik mimarî devrine kadar is- tisnaî bir hal arzedecek kadar mebzul bir Roman mimarisi- nin form gelişmelerini görmüştür.
Bu uzun tarihî devirde mimarî ve tezyini sahada bazan müşterek bulunan iki tesiri ayırmak lâzımdır. Birinci tesir, Bizanstan gelmedir, bir hayli iptidaî tezyinat ve arkaik bir mimariyle - her ne kadar vaktinden evvel gelişmiş iyi bir kubbe tekniğine malik ise de - tebarüz eder. Bu Bizans te- siri Katalonyadan maada, Akdeniz Fransasma, kuzey İtal- yaya, Burgonyaya, Lorrains'e, Rhone, Saöne ve Rhin vadi- leri yoluyla da Alman dilinin konuşulduğu memleketlere ya- yılmıştır. İkinci tesir daha değişik vs olgun ve şayanı dikkat heykel ve resim bırakan bizzat Katalon'un kendine has vasıf- larıdır.
İlk tesiri St. Michel del Cuixa, St. Martin del Canigou, del Ripoll, del Roda, del Cardona, del l'Ovarra, del Culera ile eski Vich ve G-roue katedrallerinin çan kuleleri gibi ehem- yetli eserlerde müşahede etmekteyiz.
İkinci tesir Agramunt, Urgell, San Cugat del Valles kli- şeleri ile Ripoll ve Lsrida klişelerinin cümle kapısı heyksl- traşisini yaratmıştır.
İ s p a n y a y a r ı m a d a s ı n ı n k u z e y b a - t ı s ı — Roman mimarisi ilk defa İspanya yarımadasında, yüksek Aragon ve Katalonya hariç, bilhassa Compostela'nm uzun haç yolu boyunca Pirenelerden Galica dağlarına kadar olan kısmında gelişmiştir. Fransadan Compostela hac yolunu takip ederken rast gelinen Congues daki St. Foy, Limoges
daki St. Martial, Toulous'daki St. Servin'den daha muhteşem bir katedrale Compostela da tesadüf edilir.
Santiago de Compostela'daki St. Jacquss katedrali, İspan- yadaki Rcrnan klişelerinin es eski, en büyük ve en muhte- şemidir. Baş tarafı ve tonoz aralıkları nisbeti bakımından Toulouse'daki St. Sernin'le müşabihtir. İki klişe de muasır- dır ve her ikisinde prototipleri Auvergne ve Limousin okul- larına dayanır. Katsdralin transept kısmının günsy ko- lundaki hayrat heykeltraşî işlemelerinde Toulouse'lu bir a- tölye çalışmıştır (1140 puerta de la Plateria). El Mansur'un 997 de tahrip ettiği eski bazilikanın yerine yenisinin inşasına VI nci Al ons o (1073-1108) karar vermiştir. Temellerine 1074 veya 1075 te başlandığı tahmin ediliyor. Plateria denen klise- sinin transeptinin güney kolunda bulunan ıbir levha ile ilk defa bu kısmın itmam edildiğini göstermektedir ı(1078). Çalışmalar 1128 de tamamlanmıştır. Bu çalışmalar 53 veya 54 sene de- vam etmiştir. Katedralin takdisi 1211 de olmuştur.
Uç sıhana muhteşem «Portico de la Gloria* denen cümle kapısından girilir, bu şaheser 1168 tarihinden itibaren çalış- maları idare eden üstad Mathieüııündür. Plânı ve koroyu sa- ran sıhanm (Fr. Dsambulatoire, Alm. Umgang) etrafında şu- alanan şapelleri, yarım tonozla örtülü tribünleri vs bütün dahilî uıısurlariyle Fransız katedralleriyle olan garabetini aksettirir.
Hac yolu merhalelerinde bulunan klişelerin umumiyetle biı'birirıi destekliyen üç sıhanı bulunur Jaca katedrali, Leyrs, San Pedro del Arlanza, del Fromista, del İsidore, del Le- on, del San Pedro, del las Duenas Manastırları gibi. Bu ilk İspanyol Roman klişelerinde bir çok heyksltraşî başlıklarına, Lson vs Compostela'da ise zengin bir plâstik tezyinatı havî büyük cümle kapılarına rast geliyoruz. Bu suretle Roman sa- natı hristiyan İspanyanın muhtelif mmtakalarma hakikî ma- hallî okullar tesis etmek üzere yayılmıştır. Fakat bütün memlekette müslüman ve müstağrep tesirleri XIII hattâ XIV üncü asra kadar devam edsr.
N a v a r r e — Navarre'da bir çok güzsl klişeler inşa edilmiştir. Estella ve Penta la Reina Klişeleri, sekiz köşeli Eunate ve Torres del Rio şapelleri gibi. Yüksek Aragon ve civar mıntakalarmda Joea ve Huesca âbidelerine ras geliyo- ruz. Montana de Santandsr ve Asturies'de birçok klişeler bulunmaktadır. Galice ve Portskizdeki Lugo, Tuy, Oreuse, Coimbre ve Evora katedralleri aşağı yukarı Compostela'dan ilham alınarak inşa edilmişlerdir.
Nihayet Kastil ve Leon'da yani yarrmadanm içeri kısım- larında muhtelif kıymette bir çok eserin yükseldiği görül- müştür. Ekserisi Avila'daki St. Vincent ile Lyon'daki St. Isi- dors katedrallerinin taklitleridir.
Lyon'daki San İsidore klisesi XI inci asırda I inci Fer- dinand tarafından kurulmuş, XII nci asırda genişletilerek 1147 tarihinde takdis edilmiştir. Kaim payeler, yarım daire- nin hâkim olduğu kapı ve pencereler kliseys bir manastır ha- vası vermektedir. Compostelâda «Puerta ds la Plateria» yı işlemiş olan Toulouse'lu atölyenin klişenin günsy kısmındaki orta revakı da işlemiş olması muhtemeldir. Dahilinde ilk Gotik izleri varsa da hâkim unsurlar Roman mimarisinindir. Roman başlıklar çok zengin olarak işlenmiştir.
B o u r g o s — Bütün Burgos civarında Silos manas- tırı heykeltraşisinin istisnaî güzelliğiyle XII inci asrın en te- miz şaheseridir. Roman mimarisini kalkındıran bu okulun esas merkezleri Zamora'dan Salamanque ve Soria'ya, A - vilâvila, Sâgovie ve Sepulvea'dan geçerek vasıl olur.
Burgostaki Santa Domingo de Silos manastırına XI inci asrın ortasmda başlanmıştır. Cid asrının sonunda müslüman sanatı bu geniş harikulâde manastırda hâkim olur. Sütun baş- lıklarında bulunan esatiri mahlûklar, incelik ve zerafst bakı- mından Avrupada hiç bir şeye mukayese edilemez, bu eser- ler muhakkak ki manastırdaki esir müslümanlarmdır.
Zamora katedrali 1151 den 1174 e kadar inşa edilmiştir.
Gayet sade ve temiz bir Roman mimarisins sahiptir, fakat maalesef sonradan yapılan ilâvelerle aslından çok kaybetmiş- tir.
Salamanque'daki Catedral Visja veya diğer ismiyle Santa Maria de la Sede katedrali Bourgogne kontu Ravmond tara- fından 1100 tarihinde başlanmış ve bir asır sonra tamamlan- mıştır. Haşin hatlı ve askerî havası vardır. Tamamiyls taştan inşa edilmiş olan çan kulesi (torre del Gallo) ile köşelerine inşa edilmiş çan kulecikleri vardır, bunun beş kulbbeli Bi- zans klisesiyle benzerliği tesadüfidir.
Soria'da müdejar sanatı denilen ve orta çağın kalan dev- rinde hristiyan sanatı ile müslüman sanatım meczeden sana- tın ilk tezahürleri görünür. Burada gsne Roman mimarisi, Arap form ve malzemesini kullanarak mağribî dekorlu bir çok tuğla klişeler ortaya çıkar. Toleytule"den eski Lson kı- rallığmdaki Sahagun ve Toro'ya kadar yayılır.
İ t a l y a d a R o m a n m i m a r i s i — Kuzey İtalyada, lombard ve toskan mimarları, Roman mimarisi üze- rinde büyük bir faaliyet gösterirler. Hac yollariyle (la via Francigena) Fransız Roman mimarisi Alpleri aşar ve Pii- mont, Montferrat, Venetie Lombardiva ve Emilie'ye nüfuz e- der. Merkezî İtalyada Latium'da Roman bazilikaları inşa edi- lir. XII nci asırda Milano'da inşa edilen St. Ambroise, Pisa'- daki Döme, 1063 de mimar Busketus ve mimar Rainaldus ta- rafından inşasına başlanmıştır. Döme'da bir vahdet ve muh- teşem bir basitlik vardır, plânı bir mihrapla nihavetlenin ve beş sıhana taksim edilmiş ıbir Lâtin -haçı şeklindedir. (95 metre uzunlukta ve 32,5 metre genişliktedir). Sıhanlar arasında kuvvetli kırmızı granit veya porfir sütunlar siyah ve beyaz mermerden örülmüş kemerleri taşırlar.
Pisa'daki meşhur Vaftiz Dairssi (Fr. Baptistere, Alm.
Taufkapelle) 1153 tarihinde Diotisalvi tarafından başlanmış ve 1200 tarihinde itmam edilmiştir. Bu güzel (binanın plânı 30,50 metre kutrunda bir dairedir, mermerden inşa edilmiş ve tek bir kubbe ile örtülmüştür, büyük bir kısmı Roman üslûbun- dadır. Floransada San Miniato ve Vaftiz dairesi, LucQues'te San Frediano VII inci asırda Lombardiya kıralları tarafından kurulmuş vs 1112 den 1167 tarihine kadar Roman üslûbuna tahvil edilmiştir. Modene katedrali ile Bari'deki St. Nicolas da İtalyadaki Roman mimarisinin örnekleridir. Romadaki St. Sa- ba'yı Clunv keşişleri 1084 tarihinden sonra inşa etmişlerdir.
A l m a n R o m a n m i m a r i s i — Almanyada Ro- man mimarisi yavaş yavaş teessüs eder. Bu sırada imparator- lar (912 den 1250) Almanyada ancak XIX uncu asırda tekrar- dan kavuşabileceği birliği kuruyorlardı.. Bu birlikten dolayı Almanyadaki mahallî artistik farklar Fransada olduğu gibi mütebariz değildir. İlk devirden bugüne kadar muhafaza edi- lebilen Hildesheim'daki St. Michel klisesidir. Bu klişe inşa- sına 1001 tarihinde başlanmıştır, üç sıhanlı olup transepti yoktur. Bununla beraber hakiıtî gelişme X I inci asrın sonu ile XII nci asırda olmuştur. Spire katedrali Almanyanm en 'büyük Roman klişelerinden biridir (916 ilâ 1097) uzunluğu 147 metredir. Klişenin iki mihrabı vardır, bu suretle ön ve
arka cephesi olmıyan klişeye yan cephelerden duhûl edil- mektedir. Dahili daha ciddî bir görünüş arzeder. On iki paye yüksek ve geniş esas sıhanı yan sıhanlardan ayırır. Esas sı- handan on kadar kademe ile kırallar korosuna çıkılmakta- dır (Koenigschor) bu koro kısmının altında cenaze mahzeni bulunur ve 1024 den 1806 ya kadar hüküm sürmüş olan bir- çok imparatorlar buraya defnedilmişlsrdir.
Tournai katedralinde mihrapla nihayetlenen esas srhan değil transepttir (1150). Tournai katedrali büyük ve muhte- şem bir binadır, uzunluğu 124 metre transeptteki genişliği 69 metre, sıhan genişliği 27 metre ve koro kısmı yüksekliği 33 metredir. Rhin mmtakasmd aki diğer tanınmış Roman klişe- leri Mayence, Worms, Bonn ve Laach'tadır.
Alman Roman klişelerinde bilhassa Rhsnane okulunun hususiyetleri bulunur. Plânda çift koro, hattâ bazan çift transeptin bile bulunduğu vakidir. Dahilde ince ve kaim pa- yeler karışık olarak kullanılmıştır. Hariçte kule bolluğu ila lombard mimarisinden gelme galeriler bulunur. Binaların ev- velâ ahşap tavanlı olup sonradan tonozlandırıldığı sanılmak- tadır.
Kolonyada bir çok Roman klişeleri vardır. Ezcümle St.
Mari du Capitole klisesi XI inci asırda inşa edilmiş ve etra- fında sıhanlar dönen üç mihraplı bir koro kısmı vardır. St.
Martin de Grand klisesinin de üç mihrabı ile kaim bir mu- rabba kulesi vardır. Sts. Apötres klisesinin gayet zarif haricî galerisi vardır. St. Gâreon klisesinin dikkate şayan bir plânı vardır, plân bir küçük dış dehliz, yuvarlak bir esas sıhan ile çok uzun bir koro kısmından müteşekkildir.
Freiberg klisesinin altın kapısı (Die Goldene Pforte) hey- keltraşisinin yumuşaklığiyle tanınmış olan zarif nisbatli gü- zel bir Roman örneğidir.
Almanyada çok yayılmış olan Hirsau tarikat mensubini- nin inşa ettikleri çok mütecanis roman binalarını da bu me- yanda zikretmek lâzımdır.
B e l ç i k a v e H o l l a n d a d a k i R o m a n m i m a r i s i : — Karolenjiyen devrinin aksine olarak Belçika ve Hollandada XI ilâ XII nci asırlarda âbidevî kıymeti
haiz pek çok eser yaratılmıştır. Bu eserlerde Roman üslûbu- nun bu mmtakalarda ne kadar şiddetle yayıldıklarını şehadet etmektedir. Soignies'deki St. Vincent, Maerstricht'teki St. Ser- vais ve Notre-Dame (XI inci asrın sonu ile XII nci asır), Con- droz'daki St. S'âverin katedrallerini, Hastiâre, Celles, Lobbes, Nivelles'deki St. Gestrude (1046) Liege'deki St. Barthelemy (1080 de inşaasma başlanmıştır.) klişeleri ile bugün ehem- miyetli bir manzume teşkil eden Rolduc Ruremonde manas- tırlarını sayabiliriz. Bu memleketlerde bir çok karakteristik kır klişeleri de vardır (kuleleriyle Harlebeke, 1050 tarihli takdis levhasiyle Waha, Escaut kenarındaki Afni gibi.)
Kolonya ve Reims'in tesiri altında kalan Belçika ve Hol- landa mimarîsi kuzey Fransa ile doğu Almanya tesirlerini aksettirir. İtibarî olarak memleketin doğu kısmı Rhsnane okuluna, halbuki batı ise bilhassa Escaut vadisi esas sıha- nın kesiştiği kısımdaki kulesiyle Fransız okullarına yak- laşır. Fakat tabiatiyle bu cereyanlar o kadar gi- rifttir ki meselâ St. Severin-en-Candroz'da Burgonya tesiri müşahede edildiği halde Tournai katedralini bir Alman ka- tedrali gibi tetkik ediyoruz.
İ n g i l t e r e d e k i R o m a n m i m a r i s i — 1066 daki Normand istilâsmdan çok evvel Kral Edouard Nor- mandiyadan Westminster klisesini inşa ettirmek için sanat- kârlar çağırmıştır. Bin senesinin başlarında inşa edilen Can- terhury ve St Albans katedralleri Caen'deki St. Etienne ke- sişleri tarafından inşa edilmiştir.
Normandiya klişelerine benziyen İngiliz Roman klişeleri, biraz daha geniş sıhanları, basit ve müstahkem hatları, koro kısımlarının müstatilî hitamı, ve İrlândadaki kelt kalelerini hatırlatan yuvarlak plânlı kuleleriyle ayrılır. En güzel İngi- liz Roman mimarisi örnekleri Winchester ve Norvvich kated- ralleri ile Malmesbury manastırıdır.
Anglo-Normand mimarisinin şaheseri şayanı dikkat bir ahenk ve plân mantığına malik olan Durham katedralidir.
Katedralin uzunluğu 155 metredir, sıhan genişliği 24 metredir, transept genişliği 52 metredir, yüksekliği 21 metredir. Merke- zî kulenin irtifaı 73 metredir .