~ HACI BEKTAŞ~ 1 ' 'ELİ -...;..__-- ~ 800. Doğrun Yıl Dönümü
GEÇMlÇ>TEN GÜNÜMÜZE
A A
ALEVI-5 E KT AÇ>I . . .. ..
KULTUQU
Edicör
Ahmet
YaşarOCAK
T.C. KÜLTÜR VE TURiZM BAKANLIGI YAYINLARI
i
© T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANUGI
KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜGÜ 3232
KÜLTÜR .ESERLERİ DİZİSİ
477
ISBN: 978-975-17-3457-0
WW\Y.kulrurturiı.m.goY.cr
e-posıa: yayimlar@kulrurmriım.gov.tr
Geçmişren Günümüze Alev1-Bekraşl Külrürü / Ed. Ahmet Yaşar Ocak.- Ankara: Kültür ve Turiı.ın Bakanlığı, 2009.
448 s.: rnk. res.; 31 cm.-(Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları; 3232.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü kültür eserleri dizisi; 477) ISBN: 978-975-17-3457-0
!. Ocak, Ahmet Y3§M. rı. k.a. ili. Serile.r.
297.62
FOTOGRAFLAR
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü (Murat Gülyaz) -~tırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi arşivi.
- Gaıi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araşurma Merkezi
Başka.nlığı arşivi.
- Grafıkcr Grafik-Ofset Matbaacılık Ltd. Şti. arşivi.
YAPIM
Fersa Matbaacılık Lrd. Şti.
Ostim 36. Sk. 5/C-D Yenimahalle/ANKARA Tel: 0.312.386 17 00
www.fcrsaofser.com
BİRİNCİ BASKI 2000 Adet
BASKI YERİ, TARİHİ Ankara, 2009.
Alevılik ve Bekta§ilikte Kerbela Matemi
Alevi-Bektaşi toplumu için Kerbela olayı, her zaman hüzünle hatırlanacak acılı bir destandır. Alevi-Bektaşi inançlarına göre, "Muaviye oğlu Yeıid, dünyanın en za- lim ve hilekar hükümdarlarındandır'. Bu inançlara göre, baba-oğul lslam tarihinin en zalim hükümdarlarına, Av- rupa tarihinin bütün k:ın dökücü ve haşin imparatorla- rına taş çıkarcacak kadar ihriraslı ve kötülüğe düşkün bir baba-oğul idiler. El ele vermiş ve tam bütünleşme için- de milyonlarca Müslümanın arasına bölücülük ve düş
manlık sokmak suretiyle yalnız kendi kişisel çıkarlarını elde etmeye çalışan ve bu uğurda binlerce masum insa- nın kanını döken bu ıalim hükümdarlar, lslam dünya- sının daima lanetle anacakları ve şimdiye kadar ana gel- dikleri ıorbalardır. "Emevi soyunun Ehl-i Beye evladına yaptıkları bu büyük fcnahk, dünya durdukça hiç unu- tulmayacakur".
Alevi-Bektaşi ropluluklarının yalnız İslam rarihinin de- ğil, dünya tarihinin bile en vahşi ve en kanlı olayların
dan biri olarak ranımladıkları "Kerbela Olayı"nın lslam alemine soktuğu ikilik ve bundan doğan mezhep çatış
maları, yüzlerce yıl devam emıiş ve hıilen de ermekte- dir. işte bunun içindir ki, Ye-ıid adı Müslümanların ko-
nuştuğu bürün dillerde zulmün bir sembolü olarak yer
almıştır. Nitekim hainliği, vahşiliği, fenalığı ile dikkati çeken boıguncu ve ahlaksız kimselere bugün bile baıı çerçevelerde "Ye-tid" diye hitap edilmekte, bu tür in- sanların aşağılıklarını belirtmek üzere bu isim kullanıl maktadır.
Hı. Hüseyin Yeıid ordusunun karşısına vardığında acını durdurup onlara şöyle seslenmişti: "Ey ŞamWar! Sizinle savaşa ilk başlayan ben değilim. Fesadı siz çıkardınız. Ya-
Mehmoı YAMAN
kınlarımı ve çocuklarımı öldürdünüz. Şimdi de askerle- rinizin çokluğuna güvenerek, Yeıid'e biat etmemi istersi- niz. Benim için zilletle yaşamaktansa, izzetle ölmek yeğ
dir. Amacınıza eremeyeceksiniı. Hz. RcsCıfc zerrece say- gınız varsa, bu işlerin sonunun nereye varacağını düşü
nün. Yağıığınız zulümlerden tövbe ve istiğfar edin. Bana fırsat verin ki Ehl-i Beye kadınlarını ve çocuklarını gur- bet ellerde ayaklar altında bırakmayayım."
Bu sözler üzerine ordunun dağılacağını düşünen Y~id'in komutanları, vakit geçirmeden coplu hücum emrini ver- diler. Fakar yine de Hz. Hüseyin'in karşısına tek olarak kimse çıkmak istemiyordu. Onu hep birlikte ok yağmu
runa runular. imam Hüseyin artan aşağı düşmüşrü. Me- calsizdi, birçok yara almıştı. Kan kaybından ve susuı
lukran bitkindi. Sinan b. Enes ve Şimr kumlar üzerinde yaanakra olan Hüseyin'in üzerine atıldılar. Sonsuza dek İslam'ın bağrında kanayacak olan ya,rayı açular.
Kerbcla Olayı öyle bir faciadır ki Hı. Mulıammed'in öpüp kokladığı bir başın acımasııca kesilip şehir şehir dolaşcırılması, susuılukcan bunalmış meme em- mekre olan bir masumun oklanıp şehit edilmesi, Hı. Muhammed'in torunlarından oluşan kadınların ve şehit cesetlerinin üzerine valışetlc saldırılıp çiğnenmesi, mallarının talan ve yağma edilmesi, gerçek bir insanlık ucancıdır.
Hz. Hüseyin, Yaid'in, bu zalim Emcvi hükümdarının bu zulmü yapacağını bile bile Kerbcla'ya gitmişti. Böyle- sine bir fucianın ortasında Hı. Hüseyin, inancının kut- sallığını, gücünü, Hakk'ın ve insanlığın zulme, banla, alılaksıılığa karşı olan ıaferini cihana eşsiz biçimde gös-
M iT S <O " M l 368 A Vl 1 HAj ~ R
rermişrir. Dedesinin ve babasının yoluna sahip çıkmıştır.
Hz. Hüseyin, yanındakilerle birlikte insanoğluna, yücel- me yolunda, insanhk ve Allah yolunda gerektiği ı.aman neler yapılabileceğini kimseye nasip olmayacak bir dü- zeyde öğrecm iştir.
Öte yandan insanların, çıkar uğruna ne feci durumlara düşebileceklerini, ne ölçüde insafsız ve vicdansız olabile- cel<lerin i de Yezid ve yandaşları Kerbela'da göstermişler
dir. Biri, Hz. Hüseyin, insanlığı alabildiğine yüceltiyor.
l Jyarıc:ı, yol gösterici. sözüne sadık, dürüst ve cesur. Öte- ki, hilekar, yalancı, bencil ve riksindirici. Kerbela meyda- nı o gün, insanların yüzyıllardan beri okuduğu ve sonsu- za kadar da okumaya devam edeceği İlahi bir destana ta- nık oluyor.
İmam Hüseyin, iki şeyden birini yapabilirdi. Zillerle ya- şamak ya da izzetle öLnek. O ikincisini tercih eni. Savaşa girişti. Doscları birer birer, gözü önünde öldüler. Karde- şinin kolları kesildi. Fırat kıyısına düştü, on dokuz yaşın
daki oğlu paramparça edildi, kardeşinin on bir yaşında
ki oğlu göz göre göre öldürüldü, aln aylık yavrusu kuca- ğında oklandı. Kardeşinin küçücük çocuğu yanmda can verdi. Kendisi de açn ve susuzdu. Fakat cansiparane dö- ğüştü ve inancı uğruna can verdi, başı kesildi, mızrağa dikildi, vücudu arların ayakları altında ezildi, çiğnendi.
Bu bir beylik davası değildi, bu bir aldanış değildi, bu bir körükörüne tehlikeye atılış değildi. Bu bir inanÇ davasıy
dı, bu bir anlayış örneği, bu bir şeref savaşıydı.
Hz. Hüseyin, İslam'a inandık diyen Yezid yandaşları
nın inanmadıklarını, İslam'a uyduk diyen münafıkla
rın iki yüılülüklerini, insanız diyenlerin gerçekte insan- lıkcan ne kadar uzak bulunduklarını kanıtladı. O onız iki bi.n kişilik bir orduya yüz kişiyle karşı durulmaya- cağını, dolayısıyla yaşamanın ölümden daha tatlı oldu- ğunu çok iyi biliyordu. Fakat o aynı zamanda biliyor- du ki, azlık, bir an içindir ve mağluplar vardır ki zaman geçtikçe galip gelenleri alc ederler. Kuvvet, kuvveti yen- se bile gerçeği yenemez, ölüm acıdır ama, onursuz ya- şamak ölümden beterdir. Zulümc karşı durmazsa bili- yordu ki gerçek bildiği dedesinin yolu yok olacak, kur- lu saydığından eser kalmayacak, yüceltmek istediği al- çalıp ezilecek adı bile anılmayacak. Böylece Hz. Hüse-
yin, yalnız inanç sahibi olmadı, şeref, izzeti nefs ve in- sanlık şehidi de oldu.
Müslüman inancına göre İmam Hüseyin mazlumluğuy
la zulme karşı durmayı, izzeti nefsi korumayı, şerefli ölü- müyle şerefle yaşamanın bir hak ve vazife olduğunu gös- termiştir. Yalnız bu anmalarda uydurma olmasın, yalan olmasın:
Hüseyni meşreb ol istene dünya Kerbe/a olsun Yeter alemde namın Bende-i AL-i Aba olsun
Ürılü Alman şairi Goeche, Wercher adlı eserinde diyor ki:
"insanlar kıra gezmeğe giderler ve dönüşte eğlendikleri
ne sevinirler. Halbuki onlar gezinti sırasında ayaklarının alcında sayısız karınca öldürmüşlerdir. Bunu lıiç fark er- mez ve düşünmezler". Aşure günü Kerbela'da bu cinayet- leri işleyenler, siyasi kin ve nefret gözlerini bürüdüğü için nasıl bir cürüm işlediklerinin ve bunun İslam toplumla- rının ileri ki hayatlarında ne müthiş sonuçlar doğuracağı
nın furkında değillerdi.
Tanınmış şarkiyatçı Browne diyor ki: "Kerbela günü ola- yı Ali ile oğullarını sevenlerin yüreklerinde daha parlak ve sıcak, daha kuvvetli bir areş yaram. En vahşiyane bir tarzda; işkence, azap ve susuzlukcan sonra Peygamberle- rinin şehit edilen torununun kanının dökülmesi onların müthiş nefretlerine yol açtı".
Quatremere adlı bir başka şarkiyatçı ise şöyle diyor: "Bu F.ıcia İslam alemi için yeni ve büyük bir matem oldu.
Yeıid'in askerleri o gün öyle bir vahşilik gösterdiler ki o güne kadar kimse böyle bir şeyi hatırlamıyor. Böy- le bir facianın eşi ne işitilmiş, ne okunmuş ve ne de görülmüştür".
Yine Osmanlı döneminde basılmış olan Mir'at-ı Kainat adlı carih kitabında da şu bilgiler yer alıyor:
"Muaviye'nin lanetli oğlu Yez.id hakkındadır; işi gücü ıina ve kötülük olan ahlaksızın biriydi. Peygamberin EhJ-i Beyti'ne, Mekke ve Medine halkına reva gördü- ğü çeşitli zulümler, kıyamete kadar ianede anılmasına se- bep olmuştur. Ulu Tanrı'dan umulur ki; aşağılıkların en aşağısında kafirler ve şeytanlarla birlikte olsun. Hı. Pey- gamber buyurdu ki: "Yolumu bozan Ümeyyeoğulların-
dan Yezid adlı birisi olacakar.~ Rivayet edilir ki Emevi hükümdarı Ömer b. Abdülaziı'in yanında birisi Yezid'i
"müminlerin önderi" diye anınca, onu kınadı ve ceza- landırdı ve "Böyle bozguncu, lanetli, zalim ve dinsiz he- rife, müminlerin önderi demek dinimiı.de caiz değildir"
dedi. Hı. Hüseyin'i n ve ailesin in Kerbela'da uğradığı fa-
ciayı edebi alanda acıklı şekilde tasvir eden pek çok eser bulunmakradır. Bu carıda şiirler mersiye, Kcrbela Olayını konu alan ki raplar ise Maktel-i Hüseyin olarak adlandırıl
maktadır. Ayrıca Nevilerin yedi ulu ozanından biri olan Fuzuli'nin Hadikatüs Süeda (Saadete Ermişlerin Bahçe- si) adlı eseri de Muharrem ayında en çok okunan escr- lerdendi r.
Alcvl-Bekraşi inançlarının gereği olarak Muharrem ayın
da oruç tutulur. Sebcbleri şöyle sıralanabilir:
1. Şehitler Şahı imam Hüseyin ve diğer Kerbela Şehitleri'nin matemi için,
2. Kerbela Olayı'ndan sağ kurrulan İmam Zeyncl- abidin'den Ehl-i Beyt soyunun devamına şükrane ola- rak,
3. Bürün peygamberlerin de Muharrem ayını kursal ka- bul enik.lcrine hürmeten on iki gün Muharrem Oru- cu ruculur.
r0•ıharrcmde Nc~en M-ırl'rn Tuwl·ır?
Matem, Kerbela'da şehit edilen imam Hüseyin ve diğer Kerbela Şehitleri anısına rutulmakcadır. Aç ve susuz ola- rak insanlığa verilmiş büyük bir mesajdır Kerbela.
Kcrbela, Alevi-Bektaşi inancına göre baksı1Jığa ve zul- me karşı başeğmeyiş, insanlık için kendini feda ediştir.
Bu olay, iyi-kötü, aydınlık-karanlık, ezen-ezilen, inançlı
inançsıı, zalim-mazlum çaaşmasıdır. İmam Hüseyin ve diğer Kerbcla Şehitleri'nin anısı nedeniyle yüzyıllardır Ehl-i Beyr'i sevenler tarafından bu marem tutulmakra- dır. Muharrem ayının 1- 12 günleri içinde rutulan on iki günlük matem (yas) orucuna Kurban Bayramı'ndan yir- mi gün sonra niyet edilir.
Bu ayda düğün, eğlence yapılmaz, hayvan kesilmez, su içilme-ı., gönül kırılmaz. Halk cemevinde coplanarak Kerbela Olayını anlatan Hadikarüs S~da, Gü&ar-ı Ha-
seneyn ve Kumnı gibi kitapları okurlar, Düvaz ve Merri- yeler söylerler.
~1uharremin
Sonundaki
Aşurenin AnlamıNedir)
Muharrem Orucunun sonunda "Aşure"nin pişirilerek dağıtılması bir sevinç anlamı da içermektedir. Bu, Ker- bela Olayı sonucunda İmam Hüseyin'in oğlu imam Zeynclabidin'in sağ kurculınasından ve Ehl-i Bcyr soyu- nun devam ermesinden duyulan sevinçtir. Bu nedenle aşure pişirilir, bütün herkese, komşulara dağıuLr. Ayrıca şükür kurbanı tığlanır (kesilir). Tarihi rivayecc göre, la·
netli Yezid, Kerbcla Olayı'nın (Hicri 10 Muharrem 61/
Miladı 10 Ekim 680) hemen ardından tellallar çağu
ap "Ben, Ebl-i Bcyr'in (Evlad-ı Resıil'ün) soyunu kes- tim, yok ercim" diyerek Emevi soyunun intikamıııı aldı
ğını ilan ermiştir. lşre o zaman Şia toplumu macem ru- rar, yasa girer. Fakar İmam Zeynelabidin rucsak olduğu zindandan şu haberi gönderir: "Ey Ali'yi sevenler! Ye- zid yalan söylüyor. Babam Hazrec-i Hüseyin şehir oldu ama ben varım, yaşıyorum. Adım imam Zeynel'dir. La- netli Yc-ıid'in dediği gibi Ehl-i Beye nesli rükenmiş ol- saydı, dünya karanlık olurdu. Biz imam evladıyız, hiç- bir güç bizim neslimizi kesemez ... " lşre bu sebeple Şiiler gibi Nevtler de oruç tutar, kurbanlar keser, aşureler pi- şirirler. Dolayısıyla Aşure günü, Ehl-i Bcyr soyunun ke- silmemesinin bayramıdır. Oruç, Kurban ve Aşure, imam Zeynclabidin'in sağsalirn kurrulmasının simgesidir.
Muharrem Orucuna şöyle niyet edilir?
Bism-i Şah ... Allah Allah ...
Er Hak-Muhammed-Ali aşkına, imam Hüseyin Efon·
dimizin susuzluk orucu niyetine Kerbela'da şehit olanla- rm temiz nıhlarına, Fatıma Anamızın fe/aatına, Oniki imamlar aşkına oruç tu1111aya niyet eykdim. Ulu Dergah kabul eylesin ...
Aşure Lokması için de şöyle dua edilir.
Bi.fm-i Şah ... Allah Allah ...
Barekallah. Şehitler Şdhı imam Hüseyin Efendimizin ve Kerbela ıehiıkrinin yüce nıhlannın ıad olması için ba- rekallah. Cümk erenlerin rııhıı için barekallah. Ytırdumu
zıın, Ulusumuzıın, Cıımhııriyetimizin esenlikte olma.sı için barrkallah. Ordulanmızın güçlü olma.sı için barrkallah.
372
Ahirete göçen/erimiz ve bugün ytZjayanlarımız için bare- kallah. Gökten hayırlı rahmet, yerMn hayırlı bereket ver- mesi için barekallah. Muhammed Mustafa, Aliyyel Mür- teza, imam Hasan, imam Hüseyin, Kerbela Şehitleri ve Hünkar Hacı Bekraş-ı Veli hakkı için el-Fatiha ve salavat.
Gerçeğe hü ...
~ure yendikrcn sonra okunacak dua:
Bism-i Şah ... Allah Allah ...
Allah, Muhammed, Ali, Oniki imam Efendilerimi- zin mhtt revan/arı, şad ve handan ola. Münkir ve müna- fıklar mat ola, müminler şad ola. Lokmalarmıız Mrtlere
Mva ola.
Matem-i Hasan ve Hüseyin ola. Cümlemize haklı ha-
yırlı kısmetkr verilmesi için ...
Nur-u Neb~ Kerem-i Ali, Pirimiz Hünkar Hacı BekttZj-ı Veli demine hii.
Alcvi-Bekcaşi
Yolunda Kerbela Macemi Cemi
Muharrem ayında rurulan on ilci günlük orucun birtiği gün kurbanlar cığlanır, aşureler pişirilir, aynı günün akşa-
mı düzenlenen "Marem Cemi" ise aşağıdaki sıraya göre
gcrçcl<lcşririlir:
Cemaar cemevinde coplanır.
Onilci hizmet sahipleri gerekli araç ve gereçleri hazırlar.
Dede usulünce cemevine girip postuna oturur, canlara günün önemini belirten bir konuşma yapar, sonra bir gülbank {dua/hayırlı) okur.
Zikirler, Kerbela Olayı'nı konu edinen deyiş ve mersiye- leri sazla çalıp, söylerler.
Süpürge hizmeti görülür, çerağ uyarılır.
Kurban ve lokmalann duası verilir.
Diivazimllm {Oniki lmam'ı zikreden nefesler) okunur, revhid çekilir.
Sakka suyu dağıcılır.
Lokma ve kurban (sofra) hizmeti sunulur. (Tığlanan kurbanların lokması ve aşureler yenilir.)
Lokmalar yenilip sofra duası edildikren sonra cemaar
dağılır.
373