14. Ders
Kavramsal Bilgi ile Çıkarım Yapma
Kavramsal bilgi ile çıkarım yapma
- Çocuklar, anlam yükleme sürecinde hangi bilgiyi kullanır? → Kavramsal ulamlar ve ilişkiler,
anlamlandırmaya bir temel oluşturur ve olası anlamlar üzerine ilk çıkarımlar gerçekleşir.
- Çocuklar, sözcükleri yavaş yavaş anlamlandırırlar.
- Bu anlamlandırma sürecinde neyden
yararlanırlar? → Evrensel anlam bileşenlerinden ya da anlambilimsel özelliklerden → Bu da algısal ve kavramsal bilgiyle temellenir. Bu durum kendi içinde bağlaşma gösterir.
Kavramsal bilgi ile çıkarım yapma
Clark’ın (1973) Anlambilimsel Özellikler Varsayımı (Semantic Feature Hypothesis):
- Tüm anlamlar küçük birimlerden oluşmuştur.
- Bazı sözcük anlamları, edinim sürecinde ortaya çıkan bileşenlere ya da özelliklere göre farklılık gösterebilir.
- Çocuklar, özel kavramsal ulamlarına uyan ve uymayan nesne bilgileri edinirler. Bundan ötürü bazı anlam yanılgılarına düşebilirler.
Kavramsal bilgi ile çıkarım yapma
Clark’ın (1973) Anlambilimsel Özellikler Varsayımı (Semantic Feature Hypothesis):
- Anlam edinimi, çocuk, bir sözcüğü kullanırken bunu herhangi bir anlamla eşleştirse de aşamalı olarak gelişir.
- Çocuğun, bir sözcüğün anlamını gerçekten çözüp çözmediğini ayırt etmek güçtür. Bu nedenle de anlam kargaşası doğabilir.
- Anlamı karıştırılan sözcükleri tam anlamıyla ortaya çıkarmak zordur;
çünkü bunlar farklı durumlarda farklı etkenlere bağlı olarak değişebilir.
Kavramsal bilgi ile çıkarım yapma
Clark’ın (1973) Anlambilimsel Özellikler Varsayımı (Semantic Feature Hypothesis):
- Edinim sırasını tam olarak kestirmek olanaklı değildir.
- Dil kullanımının toplumsal yönlerini göz ardı eder.
- Bilişsel temeli esas alır.
- Etkileşim, anlam edinimini doğru sözcük seçimiyle nasıl etkiler?
- Dil kullanımı ve ediniminde edimsel etmenleri dikkate almaz.
Anlam ediniminde edimsel süreç
- Edimsel süreç, günlük konuşmanın her anında vardır.
- Çocuklar için ayrıca önemlidir; çünkü anlam edinimi sırasında çocuklar, yetişkinlerin söylediklerini ve bundan yaptıkları çıkarımları iletişimi odak noktası şekline getirirler.
- Gerçek bir iletişim ortamı yaratmak için çocuklar, kendi niyetlerini açıkça ortaya koyabilmeli ve karşı tarafın niyetini de anlayabilmelilerdir.
İki temel edimsel ilke
- Çocuklar bu iki ilkeyle de erken yaşta tanışıyorlar.
- Yetişkinlerden duydukları kalıplaşmış kullanımları üretmeyi kendilerine hedef olarak belirliyorlar. Yetişkinlerin üretimi ile kendilerininki arasında fark oluşursa çok hassaslaşıyorlar.
- Zamanla kendi üretimlerini de düzeltme eğilimindedirler.
- Farklı sözcüklerin farklı anlamları olabilir diye düşünüyorlar.
- Kendilerine tanıdık gelmeyen sözcüklerin anlamlarını çıkarmada bu edimsel ilkeler çok yardımcı oluyor.