ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
YONCA ISLAHINDA SEÇME BİTKİLERİN KLONLA HIZLI ÜRETİLMESİNDE ELVERİŞLİ YÖNTEMİN BELİRLENMESİ
Hülya HANÇER
TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI
ANKARA 2010
Her Hakkı Saklıdır
i ÖZET Yüksek Lisans Tezi
Yonca Islahında Seçme Bitkilerin Klonla Hızlı Üretilmesinde Elverişli Yöntemin Belirlenmesi
Hülya HANÇER
Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı
Danışman: Prof. Dr. Cafer Sırrı SEVİMAY
Bu araştırma 2009 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Seralarında yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan materyal Orta Anadolu Bölgesinde 7 ilden (Kayseri, Sivas, Kırşehir, Yozgat, Aksaray, Konya ve Ankara) toplanan 13 seçme yonca bitkisinin klonları farklı ortamlarda köklendirilerek en elverişli ortamın belirlenmesine çalışılmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre 15. günde köklenme oranları bakımından klonlar ve klon x ortam interaksiyonu arasında istatistik olarak önemli farklılıkların olduğu görülmüştür. Ortamlar arasında fark bulunamamıştır. 159 nolu klon %90.00 oranla en fazla kök oluşturmuştur. 181 nolu klon %53.75 oranla en az köklenen klon olarak belirlenmiştir. 159 nolu klon perlit ortamda en fazla oranda köklenirken, 181 nolu klon ise perlit ortamda en düşük oranda kök oluşturmuştur.
15. ve 25. günde kök uzunlukları bakımından klon, ortam ve klon x ortam interaksiyonu bakımından istatistiki olarak 0.01 düzeyinde farklılık görülmüştür. 15. günde 122 nolu klon 3.12 cm ile en uzun köklü klon olmasına karşılık, 169 nolu klon ise 1.90 cm uzunluğunda köklenerek en kısa köklü klon olmuştur. 15. ve 25. günde kum ortamda köklenen klonlar, perlit ortama göre daha uzun olmuştur. 15. ve 25. günde klon x ortam interaksiyonunda 122 nolu klon kum ortamda en uzun kökü oluşturuken, perlit ortamda en kısa köklü klon olmuştur. 25. günde 166, 170 ve 171 nolu klonlar en fazla kök uzunluğu oluşturarak ilk sırada yer almışlardır. 169 nolu klon ise en yavaş gelişen klon olmuştur. 40. günde harç içerisinde canlı kalan klonlar arasında istatistik olarak önemli farklılıkların olduğu görülmüş, ortamların ise canlı kalan klonlara etkisinin olmadığı görülmüştür.
Harç ortama şaşırtılan uzun köklü klonların 40. Günde canlılık oranına olumlu etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Perlit ortamda köklenen klonların canlı kalma oranının daha yüksek olduğu belirlenmiştir.
Ağustos 2010, 34 sayfa
Anahtar Kelimeler: Yonca( Medicago sativa L.), klon, ortam, kum, perlit, kök uzunluğu, köklenme oranı
ii ABSTRACT Master Thesis
Determining the Efficient Method for Fast Breeding by Cloning Specific Plants in the Improvement of Alfalfa
Hülya HANÇER
Ankara University
Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Agronomy
Supervisor: Prof. Dr. Cafer Sırrı SEVİMAY
This research has been conducted in Research and Practice Fields belong to the Department of Arable Crops Ankara University Institute of Agriculture in 2009. Materials used in the research have been Alfalfa. clones acquired from 7 cities ( Kayseri, Sivas, Kırşehir, Yozgat, Aksaray, Konya and Ankara). It is tried to determine the most efficient media for Alfalfa by rooting 13 chosen Alfalfa. clones in different medias.
In accordance with the result of this research, in terms of rooting rates at 15th day, between clones and clone x a significant statistical difference in media interaction has been observed. No difference seen between medias. Clone No: 159 have been rooted the most which is rated % 90.00. Clone No: 181 have been rooted the least which is rated % 53.75. While clone No: 159 have been rooted the most in pearlite media and clone No: 181 have been rooted the least.
In 15th and 25th days, in terms of root size the clone, media and the clone x difference of 0.01 level has been observed statistically.In 15th day, clone No: 122 was the clone which has the longest root of 3.12 cm. Clone No: 169 had the shortest length of root which was 1.90 cm.
Clones rooted in 15th and 25th days in sandy media have become longer in root size than in pearlite media.In 15th and 25th days, in the interaction of clone x Clone No: 122 rooted the longest but in pearlite media it rooted the shortest. In 25th day clones No: 166,170 and 171 rooted the longest and have taken their places on the top of the list. However, clone No: 169 is recorded as the slowest in growing. In 40th day among surviving clones in mixture significant differences have been observed statistically but media has no effect upon surviving clones.
In 40th day, transfer in soil mixture long rooted clones have been detected to have no positive effect on survival rate.Clones rooted in pearlite media have been detected to have the highest survival rate.
August 2010, 34 pages
Key words: Alfalfa (Medicago sativa L.), clone, media, sand, pearlite, root length, rooting rate
iii TEŞEKKÜR
‘Yonca ıslahında seçme bitkilerin klonla hızlı üretilmesinde elverişli yöntemin belirlenmesi’ konulu yüksek lisans tezimin her aşamasında yardım ve desteğini esirgemeyen danışman hocam sayın Prof.Dr. Cafer Sırrı SEVİMAY’ a sonsuz teşekkür ederim.
Tezimin olgunlaşmasında ve sonuçlandırılmasında bana yardımcı olan tez izleme komitesi üyelerinden sayın Prof.Dr. Saime ÜNVER ve sayın Doç.Dr. Hakan HAKYEMEZ’ e, hem mesleki hem kişisel anlamda desteklerini her zaman hissettiren sayın hocalarım Prof. Dr. Nilgün BAYRAKTAR, Prof. Dr. Aziz KARAKAYA ve Doç.Dr. Hakan ULUKAN’ a teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunarım.
Tez çalışmamın istatistik analizlerinin yapılmasını sağlayan Eissa Zarifi’ ye, çalışmalarım sırasında benden yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşım Zir. Yük.
Müh. Biray ASLAN’ a, denemelerin kontrolü ve sulanmasında yardımcı olan sayın Aslan ÖKSEL’ e yürekten teşekkür ederim.
Bu çalışma süresince bana manevi desteklerini esirgemeyen aileme ve eşime sonsuz teşekkür ederim.
Hülya HANÇER Ankara, Ağustos 2010
iv
İÇİNDEKİLER
ÖZET………... i
ABSTRACT……… ii
TEŞEKKÜR……… iii
SİMGELER DİZİNİ……….. v
ŞEKİLLER DİZİNİ……….. vi
ÇİZELGELER DİZİNİ………. vii
1.GİRİŞ ……….. 1
2. KAYNAK ÖZETLERİ ……….. 3
3. MATERYAL ve YÖNTEM………... 9
3.1 Materyal…... 9
3.2 Yöntemler………. 10
3.2.1 Deneme deseni……….. 10
3.2.2 Bitkilerin gelişmesinin sağlanması……….. 10
3.2.3 Klonların alınması……… 11
3.2.4 Klonların köklendirilme ortamları………. 12
3.2.5 Köklenen klonların transplantasyonu……… 14
3.3 Yapılan Ölçümler ve Gözlemler……… 16
3.3.1 Seçme yonca bitkilerinde klonların 10-15. günde köklenme oranları … 16
3.3.2 Seçme yonca bitkilerinde klonların 15. ve 25. gündeki kök uzunlukları.. 16
3.3.3 Seçme yonca bitkilerinde klonların 40. günde canlı kalan bitki sayısı….. 18
3.4 Verilerin değerlendirilmesi... 18
4. ARAŞTIRMA BULGULARI ……….………. 19
4.1 Kum ve Perlit Ortamlardaki seçme yonca bitkilerine ait sonuçlar……… 19
4.1.1 Seçme yonca bitkilerinde klonların 10-15. günde köklenme oranları … 19
4.1.2 Seçme yonca bitkilerinde klonların 15. gündeki kök uzunlukları ... 21
4.1.3 Seçme yonca bitkilerinde klonların 25. gündeki kök uzunlukları …….. 24
4.1.4 Seçme yonca bitkilerinde klonların 40. günde canlı kalan bitki sayısı… 27
5. TARTIŞMA ve SONUÇ………... 29
KAYNAKLAR……….. 32
ÖZGEÇMİŞ………... 34
v
SİMGELER DİZİNİ
F F Değeri
KO Kareler Ortalaması KT Kareler Toplamı SD Serbestlik Derecesi NAA Naftalin Asetik Asit IAA İndol -3-Asetik Asit IBA İndol Bütirik Asit
BBHB Büyükbaş Hayvan Birimi
vi
ŞEKİLLER DİZİNİ
Şekil 3.1 Saksıya dikilmiş seçme yonca bitkileri... 10
Şekil 3.2 Klon yapımına elverişli bir yonca sürgünü... 11
Şekil 3.3 Kum ortama dikilmiş seçme yonca bitkileri klonları………..….. 12
Şekil 3.4 Perlit ortama dikilmiş seçme yonca bitkileri klonları………..…. 13
Şekil 3.5 Sera koşullarında yonca klonlarının gelişimi için uygun olan 18-20° C’yi gösteren toprak termometresi... 13
Şekil 3.6 Köklenmiş seçme yonca bitkileri klonlarının dikilmesi için hazırlanmış harcın plastik kasalar içindeki 10x10 cm çapında siyah poşetlere konulması... 14
Şekil 3.7 25. günde köklenmiş yonca klonunun 10x10 cm çapında siyah poşetleredeki harca dikilmesi………...…… 14
Şekil 3.8 Kasalara dikilen yonca klonları... 15
Şekil 3.9 Kasalarda geliştirilmeye alınan yonca klonları... 15
Şekil 3.10 15. günde perlit ortamdaki yonca klonlarının kök uzunlukları……... 16
Şekil 3.11 25. günde perlit ortamdaki yonca klonlarının kök uzunlukları... 17
Şekil 3.12 Kum ortamda köklenmiş yonca klonları... 17
Şekil 3.13 Perlit ortamda köklenmiş yonca klonları... 18
vii
ÇİZELGELER DİZİNİ
Çizelge 4.1 Farklı köklendirme ortamlarında köklendirilen yonca klonlarının 10-15. günlerde elde edilen köklenme oranlarına ilişkin
varyans analizi…………... 19 Çizelge 4.2 Klonların 15. günde köklenme oranları (%) ait ortalamalar……... 20 Çizelge 4.3 Farklı ortamlardaki klonların 15. günde köklenme oranları (%)’na ait ortalamalar LSD değerleri olarak karşılaştırılmıştır... 20 Çizelge 4.4 10-15. günde köklenen klonlarda klon x ortam interaksiyonu
köklenme oranları (%) ortalamaları... 21 Çizelge 4.5 Kum ve perlit ortamlarındaki yonca klonlarından 15. günde elde edilen kök uzunluklarına ilişkin varyans analizleri sonuçları... 22 Çizelge 4.6 Kum ve perlit ortamlarındaki 15. günde yonca klonlarından elde
edilen kök uzunluklarına ilişkin ortalamalar (cm)... 22 Çizelge 4.7 Köklenme ortamları arasındaki 15. gündeki kök uzunlukları
ortalamaları LSD değerleri olarak karşılaştırılmıştır………... 23 Çizelge 4.8 15. günde köklenen klon x ortam interaksiyonu kök uzunlukları
ortalamaları... 23 Çizelge 4.9 Kum ve perlit ortamlarındaki yonca klonlarından 25. günde elde
edilen kök uzunlukları varyans analizi………... 24 Çizelge 4.10 Kum ve perlit ortamlarındaki 25. günde yonca klonlarından elde
edilen kök uzunluklarına ilişkin ortalamalar (cm)... 25 Çizelge 4.11 Köklenme ortamları arasındaki 25. gündeki kök uzunlukları
ortalamaları... 25 Çizelge 4.12 25. günde köklenen klon x ortam interaksiyonu kök uzunlukları
ortalamaları... 26 Çizelge 4.13 40. günde toprağa dikilen klonların içerisinde canlı kalanların
varyans analizleri sonuçları... 27 Çizelge 4.14. 40. günde toprağa dikilen klonların içerisinde canlı kalanların %
olarak oranları... 28 Çizelge 4.15 Köklendirilme ortamlarının 40. günde toprağa dikilen klonlara canlı kalanların % olarak oranlarına etkileri LDS sonuçları……… 28
1 1.GİRİŞ
Nüfus artış hızı ile dünyada önde gelen ülkelerden birisi olan Türkiye, yakın zamana kadar gıda üretiminde kendi kendine yeten yedi ülkeden birisi iken, bugün yeterli ve dengeli beslenememe sorunu ile karşı karşıya bulunmaktadır.
Dengeli bir beslenme için 70 g olan günlük protein ihtiyacının üçte birinin hayvansal, üçte ikisinin bitkisel kaynaklardan karşılanması zorunludur. Ancak, ülkemizde insanlarımızın ana besin kaynağını, karbonhidratlardan oluşan besinler oluşturmaktadır.
Hayvansal protein üretimimizde görülen bu yetersizliğe etki eden en önemli faktör hayvan sayısının azlığı değil, hayvan başına elde edilen ürünün azlığıdır. Bunun ana nedenini ülkemizde hayvan beslenmesinde kullanılan kaba yemin yetersizliği ve kalite düşüklüğü olarak bilinmektedir. Ülkemizde yaklaşık 11 milyon büyükbaş hayvan birimi (BBHB) vardır. Bu hayvanların toplam kaliteli kaba yem ihtiyacı 50 milyon tondur (Özbay 2007). Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için, ülkemizin en önemli kaba yem kaynakları olan çayır mera alanlarının ıslahı ile yem bitkileri ekiliş alanlarının artırılması gereklidir. Ancak bu durum, uzun vadeli ve planlı bir çalışma istemektedir.
Çayır ve meralar üzerindeki hayvan sayısını azaltarak ıslah çalışmalarının başlatılması ve geriye kalan hayvanlarımızın kaba yem gereksinimlerinin karşılanması için, tarla tarımı içinde yetiştirilen yem bitkilerine büyük önem verilmesi gerekmektedir (Karaköy 2001).
Ülkemiz çok sayıda yem bitkisinin anavatanı olmasına rağmen, yem bitkileri yetiştiriciliği fazla önem kazanmamıştır. Yem bitkisi tohumculuğunun zor, masraflı ve ekolojik koşullardan fazla etkilenmesi nedeniyle bu alan biraz da geri kalmıştır. Yem bitkileri tohumluklarının büyük bir çoğunluğu yurt dışından getirilmektedir. Yem bitkileri ekim alanının artırılması, bu bitkilerin tohumluğunun ucuz, kolay, bol miktarda üretilmesiyle sağlanabilir.
Yeterli ve kaliteli yem bitkisi yetiştirilebilmesi için öncelikle tarla tarımı içinde ekilen yem bitkilerinin doğru seçilmesi ve bunların ekim alanlarının artırılması düşünülmelidir.
Ülkemizde, çok yıllık baklagil yem bitkisi olarak yonca ( Medicago sativa L.) kuruda ve
2
suluda yetiştirilen önemli bir yem bitkisidir. Yonca, birçok literatürde diğer yem bitkilerinden ayrı bir yere konularak "Yem Bitkilerinin Kraliçesi" olarak isimlendirilmektedir. Bunun sebepleri arasında yoncanın, geniş adaptasyon yeteneğine sahip olması, toprağa azot bağlaması, birim alandan elde edilen protein miktarının fazlalığı yanında arılar için nektar kaynağı olmasıdır. Buna ilave olarak yonca otu mineral madde ve vitaminler bakımından da çok zengin bir besin kaynağıdır.
Hayvan beslenmesinde kullanılan kaba yemlerin en kalitelilerinden birisi olan ve aynı zamanda kesif yem olarak da yararlanılan yonca, dünyanın pek çok ülkesinde tarımsal kalkınmanın en önemli dayanaklarından birisi sayılmaktadır. Bu nedenle geniş ekim alanlarında tarımı yapılmaktadır. Ancak yurdumuzun yerli bir bitkisi olan yoncaya başka ülkelerdeki kadar önem verilmemiş ve bitki ülke genelinde yeterli bir gelişme sağlayamamıştır.
2008 yılı rakamlarına göre yoncada ekim alanı 555 bin ha’dır. Yurt içerisinde 2000 ton tohumluk ihtiyacı söz konusudur. Bu değerin yaklaşık 700-800 tonu yurt dışından ithal edilmektedir (Anonim 2008). Bu ithal edilen tohumların ülke koşullarına tam olarak uyum sağlayabilmesi de çok kolay değildir. Yonca tohumluğu konusunda artan talepler karşısında yurt dışından tohum ithal etmenin yanında gen merkezi Anadolu olan bu bitkinin ülkemiz koşullarındaki materyallerden ıslah yoluyla daha iyi uyum sağlayanları elde edilebilir (Güloğlu 2009).
Bu çalışmada, yonca ıslahında kullanılmak amacıyla farklı ortamlarda, en iyi şekilde ve en hızlı köklenen yonca bitkilerini belirlemek amacıyla Anadolu'ya özgü Kayseri yonca çeşitlerinden çevre koşullarına iyi uyum sağlayan ve besin içeriği bakımından kaliteli olan bitkiler seçilmeye çalışılmıştır. Polycross melezleme yöntemiyle bu yerel çeşitlerin ıslahı ve yüksek kaliteli tohumluk yonca çeşitlerinin geliştirilmesine çalışılmıştır. Islah çalışmasının ilk aşaması olan hızlı köklendirme yöntemi belirlenmeye çalışılmıştır.
3 2. KAYNAK ÖZETLERİ
Yem Bitkilerinin tozlanma ve döllenme mekanizmalarının farklılık göstermesi, tohum tutmadaki düzensizlikleri, birçoğunun kendine kısır olması , çiçeklerinin küçük ve tohum verimlerinin düşük olması, yeni çeşitlerin devam ettirilmesi ve değerlendirilmesindeki sorunlar nedeniyle ıslah çalışmaları oldukça zordur. Yem bitkilerinin çoğunluğunda çiçeklerin çok küçük olması ve cinsiyetlerinin kolaylıkla ayırt edilememesi nedeniyle tozlaşma kontrolü diğer bitkilere oranla daha güç olmaktadır.
Kendine uyuşmazlık ve kendileme depresyonu, kendilenmiş hatların gelişmesini önlemektedir. Bu sebeplerden dolayı yem bitkileri vegetatif üretim yöntemlerinden birisi olan klonla üretime uygundur (Şehirali 1986).
Klonla üretim yolu ile bitkilerin çoğaltılması yöntemi ancak bazı süs bitkilerinin yetiştirilmesinde görülmektedir. Bu üretim yöntemini ve özelliklerini yem bitkileri üzerinde inceleyen araştırmalara çok sık rastlanmamaktadır.
Nowosad (1939) yaptığı çalışmasında en iyi sonuçları kuma dikilen yonca klonlarının çeşitli konsantrasyonlardaki NAA (naftalin asetik asit)' de bandırılması ile elde etmiştir.
Bu sonuçlar kuru toz halindeki hormona batırarak elde edilen sonuçtan daha iyi olmuştur.
White (1946) yonca ıslahında çok sayıda klona ihtiyaç duyduğundan uygun bir klon üretim tekniğinin büyük önemi olduğunu belirtmiştir. Yonca da klon alımında olgun, sağlıklı, kuvvetli gelişen sapların; genç sukkulent saplardan daha yüksek oranda başarılı köklenmeler verdiğini ifade etmiştir. Aynı şekilde, klonların üzerindeki sağlıklı yaprakların bol bulunması ile köklenmenin kuvvetli gelişmesi ve hızı arasında pozitif bir korelasyonun gözlendiğini açıklamıştır.
White (1946) Kanada' da yaptığı bir çalışmada kuma yerleştirilen olgun bitkilerden alınmış iki boğumlu çeliklerin, nemli kumda bekletilmesi suretiyle uygulanan köklendirme tekniğinin genelde düşük oranda köklenmiş çelikler verdiğini, akarsu şeklinde hareketli olan suda köklendirilen klonların büyük bir kısmının ise 10-15 gün
4
içinde kökler verdiğini belirtmiştir. Deneme sonuçları, köklenmiş klonların sudan doğrudan doğruya toprağa dikilmesinde çok az sayıda fide ölümünün olduğunu göstermiştir.
Lesins (1955) yürüttüğü çalışmasında yoncadan gövde çelikleri almış ve bir boğumlu çelikler kullanmıştır. Bu çelikleri boğumun 3-5 cm altından ve boğumun 1cm üstünden keserek elde etmiştir. Klonların dikildiği kasalarda sıcaklık derecesi 20°C' de tutulmuştur. Aydınlatmanın sonbahar ve kışın 16 saate çıkarıldığını bildirmektedir.
Araştırmada 350 ppm NAA uygulamasında %86.5 köklenme sağlanırken, kimyasal madde kullanmadan yapılan köklendirmede %53 köklenme bulunmuştur. Bu çalışmada, köklendirme ortamı olarak bir miktar kum ve bir miktar Sphagnum yosunu kullanmıştır.
Mahlstede ve Haber (1957) köklendirme ortamının önemini belirtmiş, ortamın köklenme sırasında çeliklerin barınrma işlemini yerine getirdiği, su ve hava temin ettiğini ifade etmiştir. Aynı zamanda araştırıcı ortamdaki hava-su oranının ortamı oluşturan parçacıkların büyüklüğü ve ortamın porozitesi ile ilgili olduğunu açıklamış, klonların yetiştirildiği sera ortamında sıcaklığın 18.3-20.5 °C arasında, hava sıcaklığının ise 12.7-15.5 °C arasında olması gerektiğini belirtmiştir.
Lorenzetti (1964) yem bitkilerinin ıslahında klonla üretimin faydalarını aşağıdaki gibi sıralamıştır :
1. Seleksiyonda kullanılan populasyonların varyabilitesini incelemek, 2. Bitkileri değerlendirmeye imkan bulmak,
3. Seçilen bitkilerin heterozigot geneotiplerini devam ettirmek, 4. Ticaret için tohum üretiminde generasyonların sayısını azaltmak.
Araştırıcı ayrıca yürüttğü araştırmasında yonca bitkileri arasında köklenme kapasitesi bakımından yüksek oranda bireysel varyabilite olduğunu, yonca ve çayır üçgülünde herhangi bir özel araç ve tekniğe gerek kalmadan yüksek oranda köklenme elde edilebileceğini bulmuştur. Araştırıcı devamlı köklenme için kimyasal maddelerin kullanılmasının gerekliliğinden bahsetmiştir.
5
Weaver (1972) Yaptığı araştırmada otsu gövde çeliklerinin pek çok saçak köklerin grup halindeki ince duvarlı yaşayan parankima hücrelerinden meydana geldiğini ve bu hücrelerin meristematik hücreler haline dönüşebildiğini belirtmektedir. Araştırıcı optimal derecede kök gelişmesinin başlamasında çeşitli faktörlerin etkili olduğunu belirtmekte, bunları iyi bir klonun seçilmesi, uygun büyüklükte ve yaşta klonların kullanılması, iyi bir köklendirme ortamı, yeter derecede nemin devam ettirilmesi, elverişli ışığın seçilmesi, sıcaklık derecesi gibi önemli faktörler olarak sıralamaktadır.
Ross (1974) pek çok bahçe bitkilerinde gövde çelikleri ile üretimin önemli bir ticari uygulama olduğunu belirtmekte, piyasanın istediği büyük miktarlardaki bitki üretimine genellikle, bu yöntem sayesinde tohum ekiminden daha çabuk ulaşılmadığını ifade etmektedir. Araştırıcı özellikle, tohumlar çok küçükse ve tohumda çimlenme için belirli bir bekleme süresinin geçmesi gerekiyorsa, diğer bir deyimle dormansi varsa bu işlemin öneminin daha fazla olacağını vurgulamakta, çelik ile eşeysiz üretimin materyalde genetik saflığı devam ettirdiği bu durumun ise, özel olarak seçilmiş bir çok melez bahçe bitkisi için önemli olduğunu, ancak pek çok bitkinin de çelik ile kolaylıkla köklenemediğini de belirtmektedir.
Lindsay ve Jordan (1976) aseksüel bitki üretim tekniklerinin genetik bakımdan birbirinin aynı olan bitki populasyonları elde edilmesini sağladığını ifade etmektedir.
Mariani vd. (1979) yoncada ortalama kök sayısı ve kök uzunluğu bakımından klonlar arasında anlamlı farklar olduğunu belirtmektedirler. Yine bu araştırıcıların elde ettiği sonuçlara göre B-indol asetik asit (IAA) içeriği ve klonda köklerin ortalama sayısının artışı arasında pozitif ve anlamlı bir korelasyon bulunmakta, ayrıca B-indol asetik asit (IAA) içeriği ve klonda kökün ortalama uzunluğunun artışı arasında pozitif ve anlamlı korelasyon olduğu ifade edilmektedir.
Elçi ve Sevimay (1990) Elçi ve Kayseri yoncalarının çabuk ve güvenilir şekilde köklendirilip çoğaltılması için elverişli bir yöntem belirlemek amacıyla 28 yonca bitkisinini kum ortamında denemeye almışlardır. Köklendirmeyi hızlandırmak için kimyasal madde veya hormon kullanılmadan, 20 ºC sıcaklıkta köklendirme yapılmıştır.
6
Araştırmada klonlar dokuzuncu günde köklenmeye başlamıştır. Klonların ortalama köklenme oranı %82 bulunmuştur. Genotipik farklılık nedeniyle klonların köklenme oranları oldukça farklı olmuştur. Klonlar içerisinde 13, 26 A ve 37 A numaralı klonlarda köklenme oranları oldukça yüksek olmuştur.
Söyler ve Arslan (1999) araştırmalarında Capparis spinosa' nın kültüre alınıp, alınamayacağını araştırmışlardır. Çalışmada kullanılan klonlara büyüme düzenleyici maddelerden IBA, IAA ve NAA değişik doz ve sürelerde uygulanmıştır. Capparis spinosa çeliklerinde en yüksek köklenme oranı nisan ayında yürütülen çalışmada IAA' nın 500 ppm' lik düzeyde uygulanan dozunda %28, mayıs ayında ise IBA' in 250 ppm' lik dozunda %29 oranında elde edilmiştir.
Ayanoğlu F. ve Özkan C.F. (2000) adaçayı ( Salvia officinalis L.) klonlarının kök oluşturması ve kök gelişimi üzerine IBA' nın etkisini incelemişlerdir. Çalışmada klonlara 100 ppm ve 200 ppm IBA dozları ve hiç IBA uygulanmayan kontrol grubu olmak üzere üç farklı uygulama yapılmıştır. 15. ve 30. günlerde köklenme durumları incelenmiştir. Araştırmada, IBA kök oluşumu ve köklenmeyi önemli derecede etkilemiştir. Kontrol ( IBA yok) uygulamasında 15. günde hiç kök oluşmazken, % 35 ile en fazla kök oluşumu 100 ppm IBA uygulamasından elde edilmiştir. Yine en yüksek köklenme oranı %78,75, kök sayısı (22, 35 adet) ve en uzun kökler (10,66 cm) 100 ppm IBA uygulamasından alınmıştır.
Altındal ve Balta (2001) araştırmalarında on Türk çay klonundan yedi farklı zamanda alınan tek yapraklı klonları hormon kullanmaksızın sera şartlarında köklendirmişlerdir.
Klonlar sırasıyla 28 Ağustos, 4 Eylül, 11 Eylül, 19 Eylül, 25 Eylül, 4 Ekim ve 10 Ekim tarihlerinde alınmış, köklü çay bitkileri Mayıs ortasında köklendirme ortamından çıkarılmıştır. Çay klonlarına ve çelik alma zamanlarına bağlı olarak yaşama oranları, kuru kök ağırlıkları, kuru sürgün ağırlıkları ve sürme oranları kaydedilmiştir. Ortalama değerlere göre en yüksek yaşama oranı 25 Eylülde (% 92.3) dikilen klonlardan elde edilirken, bunu sırasıyla 19 Eylül (% 84.3), 10 Ekim (% 83.6), 4 Ekim (% 79.2) ve 11 Eylülde (% 78.9) dikilen klonlar izlemiştir. 11 Eylül' de dikilen Hayrat-1, 19 Eylül' de dikilen Çiftekavak-1 ve Hayrat-1 ile 25 Eylül' de dikilen Çiftekavak-1 ve Muradiye-10
7
klonlarında yaşama ve sürme oranları % 100 olarak tespit edilmiştir. Klonlar arasında Çiftekavak-1, tüm klon alım tarihlerinde en yüksek ortalama kuru kök ağırlığı (1.99 g) ve kuru sürgün ağırlığı (0.93 g) elde edilmiştir. Çay üreticilerine önerilebilecek en iyi klon olarak seçilmiştir.
Çetintaş Gerakakis ve Özkaya (2005) Domat (zor köklenen) ve Ayvalık (kolay köklenen) zeytin çeşitleri ile araştırmalarını yürütmüşlerdir. Bu çalışmada Domat ve Ayvalık çeşitlerinin satışa hazır fidan elde edilmesi amaçlanmıştır. Bunun için farklı boyutlarda ve farklı zamanlarda alınan çelikler, farklı ortamlarda ve Gölgeli Plastik Tünel (GPT) altında köklendirilmişlerdir. Çelikler 1, 2 ve 3 boğumlu olarak 3 boyutta hazırlanmıştır. Köklendirme ortamları: I. Kontrol (kum), II. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:1:1:1), III. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:2:1:2), IV. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:1:2:2), V. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (0:0:1:1), VI. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:0:1:1).
Çelikler SPT ortamında 60 gün köklendirme amacıyla ve takibinde 30 gün süreyle gölgede tutulmuştur. Çeliklerde canlılık oranı, kallus oranı ve köklenme oranı ile vegetative gelişme belirlenmiştir. Ayvalık çeliklerinde hem kallus hem de kök oluşurken, Domat çeliklerinde sadece kallus oluşumu gözlenmiştir. En yüksek kallus (%70) oluşumu 1 boğumlu Ayvalık Mayıs çeliklerinde ve 1:0:1:1 ortamında elde edilirken en yüksek köklenme (%40) oranı aynı ortam ve tarihte fakat 3 boğumlu çeliklerde elde edilmiştir. Domat çeşidinde ise en yüksek kallus oluşumu yine Mayıs fakat 3 boğumlu çeliklerinde ve 1:2:1:2 oratmında gözlenmiştir. Köklenme oranı hem Domat hem de Ayvalık çeliklerinde çok düşük olmuştur.
Zenginbal vd. (2005) çalışmada kivi (Actinidia deliciosa) odun çelikleri 1 Ocak’ta alınmış, çelikler 3 ay süreyle soğuk hava deposunda +49 OC’de muhafaza edilmiştir.
Depodan çıkarılan çeliklere IBA’nın 0, 50, 100, 150, 2000, 4000, 6000 ppm dozları uygulanmıştır. Çelikler, alttan ısıtma ve mistleme ünitesine sahip ısıtmasız cam serada perlit ortamında 90 gün köklenmeye alınmıştır. Çalışmada köklenme oranı, canlı çelik oranı, kök sayısı ile kök kalitesi belirlenmiştir. Araştırma sonucunda en iyi sonuçlar, çeliklere 6000 ppm IBA uygulamasından elde edilmiştir.
8
Erdoğan ve Aygün (2006) kara dut yeşil çeliklerin köklenmesi üzerine IBA’ nın etkisini incelenmişlerdir. Denemede çelikler Temmuz ayı ortasında alınmış ve IBA’ nın farklı dozları uygulanmıştır. Serada sisleme ünitesinde perlite dikilen çelikler 60 gün süre ile köklenmeye bırakılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, IBA uygulamaları köklenmeyi ortalama %14.2 arttırmış, kontrol çeliklerinde köklenme % 42.5 olurken 4000 ppm, 6000 ppm ve 8000 ppm dozlarında sırasıyla %57.5, %60 ve %52.5 köklenme elde edilmiştir. Ortalama kök sayısı, uzunluğu, kuru ağırlığı ve köklenme derecesi gibi kalite kriterleri en yüksek 8000 ppm uygulamasında olmuştur.
Khan vd. (2006) Kaba limon (Citrus jambhiri L.) anaçlarının gelişmesinde, farklı yetiştirme ortamlarının etkisi üzerine çalışmışlardır. Yeni hasat edilmiş kaba limon tohumları düz bir zeminde kasalar içinde sterilize edilmiş kumda sera koşullarında çimlendirilmiştir. 6 hafta sonra aynı boydaki fideler, 15x15 cm kaplara aktarılmıştır.
Yaprak gübresi, turba, atık istridye ve kültür mantar kompostu farklı kombinasyonlarda toprak, kum, yaprak gübresi ve çiftlik gübresiyle birlikte eklenmiştir. Farklı ortam kombinasyonlarının fiziksel ve kimyasal karakteristiklerinde çalışılmıştır. Veriler aylık bitki büyüme parametreleri temel alınarak toplanmıştır. Kum + turba (1:1) ortamı, kum + tur ba + atık kültür mantarı kompostu (1:1:1) ile birlikte en iyi yetiştirme ortamı olarak bulunmuştur.
Majeed vd. (2009) Kaşmir Üniversitesi' nde yaptıkları çalışmalarında Aesculus indica' nın çelikle çoğaltılmasını test etmişlerdir. Çeliklere farklı konsantrasyonlarda büyümeyi düzenleyici maddelerden IAA ( 2000, 4000 ppm), IBA ( 2000, 4000 ppm) ve NAA ( 2000, 4000 ppm) uygulanmıştır. 4000 ppm ve 2000 ppm uygulanan çeliklerde büyüme oranı % 75 ve %50 olarak önemli ölçüde kotrol ve diğer uygulamalardan daha yüksek oran elde edilmiştir. En yüksek kök oranı ( %50) 4000 ppm uygulanan çeliklerden elde edilmiştir. 2000 ppm IBA ile muamele edilmiş çeliklerde kök oranı %25 olarak bulunmuştur. Kaşmir koşulları altında Aesculus indica' nın vejetatif çoğaltmasında en iyi sonuç 4000ppm IBA ile yapılan uygulamadan elde edilmiştir.
9 3. MATERYAL ve YÖNTEM
3.1 Materyal
Araştırmada kullanılan materyal 2002 yılında Orta Anadolu Bölgesi' nde 7 ilden Kayseri, Sivas, Kırşehir, Yozgat, Aksaray, Konya ve Ankara’nın doğal koşullarında kendiliğinden yetişen , bu koşullara iyi uyum sağlayan ot ve tohum verimi diğer yoncalardan daha iyi özellikte olan ve aynı zamanda çok hızlı büyüme özelliğinde olan materyallerden 160' a yakın yonca bitkisinin seçilerek toplanmasıyla elde edilmiştir.
Bunlar içerisinden 13 tanesi hızlı köklenme, bol ot verme bakımından diğerlerinden daha iyi gelişme gösterdiği için bunların içerisinden 13 tanesi üzerinde durulmuştur.
Bu araştırma 2009 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü'ndeki araştırma ve uygulama seralarında kurulmuştur.
Hat No Materyallerin alındığı yerler
114 Kırşehir- Malya TİGEM yonca10 nolu parsel 116 Kırşehir- Malya TİGEM yonca 10 nolu parsel
120 Çiçekdağı- Kırşehir yol kenarında 1180 m yükseklikte 122 Çiçekdağı Devlet Üretme Çiftliği
123 Çiçekdağı TİGEM yonca parselinden
125 Yozgat' a 10 km mesafedeki çiftçi tarlasından 139 Aksaray- Koçaş TİGEM yonca parseli
159 Konya- Kulu (Makas) civarı karayolu kenarında
166 Ankara- Gölbaşı karayolu kenarında, Gölbaşı’yı 2 km geçince 169 Ankara- Gölbaşı karayolu, Gölbaşı çıkışında yol kenarında
170 Ankara- Gölbaşı karayolu , Gölbaşı’yı 10 km geçince yol kenarında 171 Ankara- Gölbaşı karayolu , Gölbaşı’yı 2 km geçince yol kenarında 181 Ankara- Gölbaşı karayolu, Oğulbey Köyü civarında yol kenarında
10 3.2 Yöntem
3.2.1 Deneme deseni
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Seralarında yürütülen bu araştırma, 2009 tarihinde tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Seçme yonca bitkilerinin her birinden onar klon alınıp kum ve perlit ortamlara eşit aralıklarla 30 Mart 2009 tarihinde 40 cm X 60 cm boyutlarındaki kasalara dikilmişlerdir.
3.2.2 Bitkilerin gelişmesinin sağlanması
Klonla üretim yapmak için seçilen 13 yonca bitkisi serada 25 cm çaplı saksılarda her bir seçme yonca bitkisinden 6-7 adet saksı olacak şekilde bitkiler yetiştirilmiştir (şekil 3.1.).
Sera koşullarında oram nemi yeterli olup, sıcaklık 18-200C arasında sabit tutulmuştur.
Her bir seçme yonca bitkisinden denemenin kurulduğu tarihde kum ve perlit ortamlara dikilmek amacıyla 2 X 4 X 10= 80 adet klon kullanılmıştır (Elçi ve Sevimay 1990).
Şekil 3.1 Saksıya dikilmiş seçme yonca bitkiler
11 3.2.3 Klonların alınması
Klonların alınması işleminde Elçi ve Sevimay (1990) çalışmalarından faydalanılmıştır.
Bu işlem için saksılarda yetiştirilen yonca bitkilerinde gelişen en genç sürgünler seçilmiştir. Bu sürgünler uçtan itibaren ikinci ya da üçüncü boğumun altından kesilerek alınmış, çok boylanmış sürgünler alınmamıştır (şekil 3.2.). Üst yapraklar makasla kesilerek temizlenmiştir. Dikilecek klonlarda aranan en önemli özelliklerden birisi de kesilen klonun boğum altındaki kesitinin yapısıdır. Bu kesitin orta kısmı boş olan ve doku bulunmayan bu tür sürgünler kullanılmamıştır. Daha önceki araştırmalarda bu şekilde orta kısmı boş olan yaşlı klonların köklenmediği görülmüştür.
Şekil 3.2 Klon yapımına elverişli bir yonca sürgünü
12 3.2.4 Klonların köklendirilme ortamları
Yaklaşık olarak 4-6 cm boyundaki sürgünler, iki gün önceden sulanarak nemlendirilen kum ve perlit kasalarda, sera ortamında dikilmiştir.
Bunun için ince, 1-2 mm çapında, yıkanmış kum alınmıştır. Bir kalın saç üzerinde, altında ateş yakılarak bu ince kumun iyice ısınması, kavrulması sağlanmıştır. Böylece, kullanılan kum steril duruma getirilmeye çalışılmış, daha sonra sera içerisinde 3 kasaya 12 cm kalınlığında serilmiştir (şekil 3.3.). Aynı şekilde sterilize edilmiş perlitte 3 kasaya 12 cm kalınlığında serilmiştir (şekil 3.4.). Kum ve perlit ortamlarına bir plantuvar ile 3- 4 cm derinliğinde, 5-6 mm çapında açılan çukurlara kesilen yonca klonlarının 2-2.5 cm kadar kısmı bu çukurlara yerleştirilerek parmakla yanlardan bastırılmıştır. Kum ve perlit ortamların kurumasını önleyecek şekilde sabah akşam su verilmiştir. Ayrıca gerektiğinde su verilerek ortamın devamlı bir şekilde nemli olması sağlanmıştır. Seranın sıcaklığı 18-20°C arasında olacak şekilde ayarlanmış, kum ve perlit ortamlarına 10 cm derinlikteki sıcaklığı ölçmek için toprak termometresi yerleştirilmiştir (şekil 3.5.).
Kumdaki ve perlit ortamdaki termometrelere bakılarak her gün seradaki sıcaklığın sabit tutulması sağlanmıştır (Elçi ve Sevimay 1990).
Şekil 3.3 Kum ortama dikilmiş seçme yonca bitkileri klonları
13
Şekil 3.4 Perlit ortama dikilmiş seçme yonca bitkileri klonları
Şekil 3.5 Sera koşullarında yonca klonlarının gelişimi için uygun olan 18-20° C’ yi gösteren toprak termometresi
14 3.2.5 Köklenen klonların transplantasyonu
Köklenen yonca klonlarının kökleri 4-6 cm kadar olunca (15' inci ve 25' nci günlerde), plastik kasaların içindeki 10x10 cm çapında harçla doldurulmuş poşetlere dikilmişlerdir (şekil 3.7.). Bu poşetlerin içinde 2 ölçek yanmış-elenmiş çiftlik gübresi, 1 ölçek elenmiş ince kum, 1 ölçek tarla toprağı karışımı konulmuştur (şekil 3.6.). Fidelerin gelişmesi için yeterli ışık, sıcaklık (18-20°C ) sağlanmış ve sulama işlemi yapılmıştır (Elçi ve Sevimay 1990).
Şekil 3.6 Köklenmiş seçme yonca bitkileri klonlarının dikilmesi için hazırlanmış harcın plastik kasalar içindeki 10x10 cm çapında siyah poşetlere konulması
Şekil 3.7 25. günde köklenmiş yonca klonunun 10 x10 cm çapında siyah poşetlerdeki harca dikilmesi
15 Şekil 3.8 Kasalara dikilen yonca kolnları
Şekil3.9 Kasalarda geliştirilmeye alınan yonca klonları
16 3.3 Yapılan Ölçümler ve Gözlemler
3.3.1 Seçme yonca bitkilerinde klonların 15. günde köklenme oranları ( % )
Seçme 13 yonca bitkisinden alınan klonların 15. günde köklenme oranlarını belirlemek için her bitkiye ait 40 klonun köklenen bitki sayıları saptanmış ve elde edilen bu rakamlar her seçme yonca bitkisi için toplam bitki sayısına oranlanarak köklenme yüzde değerleri bulunmuştur (White 1946, Lesins 1955, Elçi ve Sevimay 1990).
3.3.2 Seçme yonca bitkilerinde klonların 15. ve 25. gündeki kök uzunlukları (cm)
Her seçme yonca bitkisinin klonlarından rasgele alınan 5 bitkinin kök uzunlukları mm bölmeli cetvel ile ölçülerek bulunmuştur. Ortalamaları alınmış ve cm olarak belirtilmiştir (şekil 3.10, şekil 3.11) (Elçi ve Sevimay 1990).
Şekil 3.10 15. günde perlit ortamdaki yonca klonlarının kök uzunlukları
17
Şekil 3.11 25. günde perlit ortamdaki yonca klonlarının kök uzunlukları
Şekil 3.12 Kum ortamda köklenmiş yonca klonları
18 Şekil 3.13 Perlit ortamda köklenmiş yonca klonları
3.3.3 Seçme yonca bitkilerinde klonların 40. günde canlı kalan bitki sayısı (%)
Her seçme yonca bitkisinden alınan yonca klonlarının tamamının 25. günde köklendiği esas alınarak 10x10 cm çapında harçla dolu poşetlere dikilmişlerdir. 40. günde her seçme yonca bitkisine ait klonlardan canlı kalanların sayımı yapılmış ve elde edilen bu rakamlar toplam bitki sayısına oranlanarak canlı kalan bitkilerin yüzde değerleri bulunmuştur (Elçi ve Sevimay 1990).
3.4 Verilerin değerlendirilmesi
Tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak yürütülen denemeden elde edilen değerler SPSS 16.0 istatistik programının Genel Linear Model esası ile %5 ve %1 önemlilik düzeylerine göre değerlendirilmiştir. Ortamlar LSD testine tabi tutularak karşılaştırlmıştır. Önemli farklılıkların ortaya çıktığı durumlarda her bir faktörün ana etkisini ve birbirleri ile interaksiyonlarını karşılaştırmak için % 5 ve % 1 düzeyinde Duncan testi uygulanmıştır(Yurtsever 1984).
19 4. ARAŞTIRMA BULGULARI
4.1 Kum ve Perlit Ortamlardaki Seçme Yonca Bitkilerine Ait Sonuçlar
4.1.1 Seçme yonca bitkilerinde klonların 15. günde köklenme oranları ( % )
15. günde farklı bölgelerden elde edilen değişik genotipik yapıya sahip olan yonca klonları kum ve perlit ortamlarda köklendirilmeye alınmıştır. Çizelge 4.1’de ki varyans analizi tablosuna bakıldığında 15. günde köklenme oranları bakımından klonlar arasında ve ortam x klon interaksiyonları arasında %1’ lik düzeyde önemli farklılığın olduğu görülmüştür.
Çizelge 4.1 Farklı köklendirme ortamlarında köklendirilen yonca klonlarının 15.
günlerde elde edilen köklenme oranlarına ilişkin varyans analizi Varyasyon Kaynağı SD KT KO F Genel
Klonlar 130
12 557000.000
7590.385 632.532 7.309**
Ortam 1 96.154 96.154 1.111
Klon x Ortam 12 4578.846 381.571 4.409**
Hata 104 6750.000 86.538
(**) p< 0.01
Klonlara ait köklenme oranları arasındaki farklılığı belirlemek amacıyla yapılan Duncan testi Çizelge 4.2’ de görülmektedir. Buna göre en yüksek köklenme oranına %90 ile 159 nolu klona rastlanmış, en düşük ise 181 nolu klonla %53.75 olarak belirlenmiştir.
20
Çizelge 4.2 Klonların 15. günde köklenme oranları (%) ait ortalamalar Klon
No
Klonların 15. Günde Köklenme Oranları (%)
159 114 122 166 120 123 170 116 171 139 125 169 181
90.00 A 76.25 B
77.50 B 77.50 B 77.50 B 73.75 B 73.75 B 71.25 BC 70.00 BC 66.25 BC 65.00 BC 62.50 BC
53.75 C
Çizelge 4.3’de görüldügü gibi perlit ortamda köklenme oranı % 72.89 olurken kumda köklenme oranı ise % 70.96 oranında olmuştur. 15. günde ortamların köklenme oranına istatistik etkisi olmamıştır.
Çizelge 4.3 Farklı ortamlardaki klonların 15. günde köklenme oranları (%)’na ait ortalamalar LSD değerleri olarak karşılaştırılmıştır
Ortam
Ortalama
köklenme oranı (%) Standart Hata Perlit 72.89 1.290
Kum 70.96 1.290
Klon x ortam interaksiyonu istatistiki yönden önemli bulunmuş ve ortalamaların gruplandırılmasına ilişkin sonuçlar çizelge 4.4’ de verilmiştir. Perlit ortamda 159 nolu klon % 95.00 ile en yüksek oranda köklenirken, 181 nolu klon perlit ortamda % 42.50 ile en düşük oranında kök oluşturmuştur. Perlit ortamın köklenme oranı kum ortama oranla bu süre içerisinde biraz daha farklılık göstermiştir.
21
Çizelge 4.4 15. günde köklenen klonlarda klon x ortam interaksiyonu köklenme oranları (%) ortalamaları
Ortam Klon Ortalama (%)
Perlit 159 95.00 A Kum 122 87.50 AB Kum 159 85.00 ABC Perlit 170 85.00 ABC Perlit 123 85.00 ABC
Kum 120 80.00 ABCD Kum 114 80.00 ABCD Perlit 166 80.00 ABCD Kum 166 75.00 ABCD Perlit 120 75.00 ABCD Kum 116 72.50 BCD Perlit 171 72.50 BCD Perlit 139 72.50 BCD Perlit 114 72.50 BCD Perlit 116 70.00 BCD
Kum 171 67.50 BCD Perlit 125 67.50 BCD Perlit 122 67.50 BCD Kum 181 65.00 CD Kum 170 62.50 D Kum 169 62.50 D Kum 125 62.50 D Kum 123 62.50 D Perlit 169 62.50 D Kum 139 60.00 D Perlit 181 42.50 E
4.1.2 Seçme yonca bitkilerinde klonların 15. gündeki kök uzunlukları (cm)
Yonca klonlarında iki farklı ortamda 15 günlük bir süre icerisinde köklenen klonların kök uzunluğuna ilişkin varyans analizi sonuçları Çizelge 4.5' de gösterilmiştir.
22
Çizelge 4.5 Kum ve perlit ortamlarındaki yonca klonlarından 15. günde elde edilen kök uzunluklarına ilişkin varyans analizleri sonuçları
Varyasyon Kaynağı KT SD KO F
Klonlar 17.469 12 1.456 3.002**
Ortam 27.050 1 27.050 55.782**
Klon x Ortam 29.065 12 2.422 4.995**
Hata 50.432 104 .485
Genel 1019.010 130
(**) p< 0.01
Çizelge 4.5’de görüldügü gibi klon, ortam ve klon x ortam interaksiyonu arasında fark
%1 düzeyinde istatistiki yönden önemli bulunmuştur. Bu farklılıkların önem düzeyini belirleyebilmek amacıyla yapılan Duncan testleri sonuçları çizelge 4.6 ve 4.8’de, LSD testi sonuçları çizelge 4.7’ de gösterilmiştir.
Çizelge 4.6 Kum ve perlit ortamlarındaki 15. günde yonca klonlarından elde edilen kök uzunluklarına ilişkin ortalamalar (cm)
Klon No
Klonların Kök Uzunlukları (cm) Ortalamaları
122 166 170 171 159 125 120 123 114 116 139 181 169
3.12 A 3.04 AB 3.00 AB 2.91 AB 2.82 ABC 2.70 ABC 2.69 ABC 2.68 ABC 2.50 ABC 2.50 ABC 2.13 BC 2.12 BC 1.90 C
Çizelge 4.6 incelendiğinde 122 nolu klon 3.12 cm ile en uzun kök uzunluğuna sahip olan klon olmuştur. 169 nolu klon ise 1.90 cm ile en kısa kök uzunluğuna sahip olan klon olmuştur.
Çizelge 4.7 incelendiğinde ortamlar arasında fark %1 düzeyinde istatistiki yönden önemli bulunmuştur. Çizelgeye göre kum ortamda köklenen klonların kök uzunluklarının perlit ortama göre daha uzun olduğu belirlenmiştir.
23
Çizelge 4.7 Köklenme ortamları arasındaki 15. gündeki kök uzunlukları ortalamaları LSD değerleri olarak karşılaştırılmıştır
Ortam Ortalama (cm) Standart Hata
Perlit 2.19 B .086
Kum 3.08 A .086
Çizelge 4.7’ de görüldüğü gibi kum ortamın ortalama kök uzunluğu 3.08 cm iken perlit ortam ortalama 2.19 cm olmuştur. Bu durumun sebebinin kum ortamın gözenekleri arasındaki boşlukların perlite göre daha fazla olmasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Çizelge 4.8 15. günde köklenen klon x ortam interaksiyonu kök uzunlukları ortalamaları
Ortam Klon Ortalama (cm)
Kum 122 4.76 A Kum 171 3.62 AB Kum 159 3.58 AB Kum 125 3.40 BC Kum 120 3.38 BCD Kum 166 3.30 BCD Perlit 170 3.16 BCDE
Kum 123 3.08 BCDEF Kum 116 2.92 BCDEF Kum 170 2.84 BCDEFG Kum 114 2.80 BCDEFG Perlit 166 2.78 BCDEFG Kum 139 2.50 BCDEFG Kum 181 2.36 BCDEFG Perlit 169 2.30 BCDEFG Perlit 123 2.28 BCDEFG Perlit 114 2.20 CDEFG Perlit 171 2.20 CDEFG Perlit 116 2.08 CDEFG Perlit 159 2.06 CDEFG Perlit 120 2.00 DEFG Perlit 125 2.00 DEFG Perlit 181 1.88 EFG Perlit 139 1.76 FG
Kum 169 1.50 G Perlit 122 1.48 G
24
Çizelge 4.8 incelendiğinde klon x ortam interaksiyonu arasında fark %1 düzeyinde istatistiki yönden önemli bulunmuştur. Kum ortamda 122 nolu klon 4.76 cm kök uzunluğu ile ilk sırada yer alırken, kum ortamda 169 nolu klon 1.5 cm ve perlit ortamda 122 nolu klon 1.48 cm kök uzunluğu ile en son sırada yer almışlardır. Kum ortamda 122 nolu klondan en iyi kök uzunluğu elde edilirken, perlit ortamda aynı klonun en zayıf kök gelişmesini yaptığı tespit edilmiştir. 122 nolu klonun kum ortamında en iyi kök meydana getirmesine karşılık perlit ortamda köklenmesi bütün klonlardan daha düşük olmuştur. Bu durumda 122 nolu klonun farklı ortamlarda köklenme bakımından oldukça fazla etkilendiği ve köklenmesini durdurduğu tepit edilmiştir. 169 nolu klonun da her iki ortamda iyi bir kök gelişimi gösteremediği belirlenmiştir.
4.1.3 Seçme yonca bitkilerinde klonların 25. gündeki kök uzunlukları (cm)
Kum ve perlit ortamlarda köklendirilen seçme yonca bitkilerinden alınan klonların 25.
günde kök uzunluklarına ait varyans analiz sonuçları çizelge 4.9’ da verilmiştir.
Çizelge 4.9 Kum ve perlit ortamlarındaki seçme yonca bitkilerinde klonların 25.
gündeki kök uzunlukları varyans analizi Varyasyon
kaynağı
SD KT KO F
Genel Klon Ortam Klon*Ortam Hata
130 12 1 12 104
4060.860 53.099 104.940 97.298 166.532
4.425 104.940 8.108 1.601
2.763**
65.536**
5.064**
(**) p< 0.01
Çizelge 4.9 incelendiğinde klon, ortam ve klon x ortam interaksiyonu arasında fark %1 düzeyinde istatistiki yönden önemli bulunmuştur. Bu farklılıkların önem düzeyini belirleyebilmek amacıyla yapılan Duncan testleri sonuçları çizelge 4.10ve 4.12’ de, LSD testi sonuçları çizelge 4.11’ de gösterilmiştir.
Çizelge 4.10 incelendiğinde 166, 170 ve 171 nolu klonlar en uzun kök uzunluğu ile ilk sırayı paylaşmışlardır. Sırasıyla kök uzunlukları 6.12, 5.98 ve 5.95 cm’ dir . 169 nolu klon ise 4.02 cm ile en kısa kök uzunluğuna sahip olan klon olmuştur.
25
Çizelge 4.10 Kum ve perlit ortamlarındaki 25. günde yonca klonlarından elde edilen kök uzunluklarına ilişkin ortalamalar (cm)
Klon
No Klonların 25. Günde Kök Uzunlukları (cm)
Ortalamaları 166
170 122 171 159 125 120 123 114 116 139 181 169
6.12 A 5.98 A 5.95 A 5.76 A 5.67 AB 5.50 AB 5.41 AB 5.31 AB 5.24 AB 5.03 AB 4.40 AB 4.39 AB 4.02 B
Seçme yonca bitkilerinde klonların farklı ortamlarda 25. günde kök uzunlukları ortalamalarını belirleyebilmek amacıyla yapılan LSD testi sonuçları çizelge 4.11’ de gösterilmiştir. Kum ortamda seçme yonca bitkilerinde klonların kök uzaması ortalama olarak 6.19 cm olurken, perlit ortamda kök uzaması 4.39 cm olmuştur. Kum ortamda seçme yonca bitkilerinden alınan klonların kök gelişimi perlit ortamdan daha iyi olmuştur.
Çizelge 4.11 Köklenme ortamları arasındaki 25. gündeki kök uzunlukları ortalamaları LSD değerleri olarak karşılaştırılmıştır
Ortam Ortalama (cm) Standart Hata
Kum 6.19 A .157
Perlit 4.39 B .157
Çizelge 4.12 incelendiğinde klon x ortam interaksiyonu arasında fark %1 düzeyinde istatistiki yönden önemli bulunmuştur. Kum ortamda 122 nolu klon 8.94 cm kök uzunluğu ile ilk sırada yer alırken, perlit ortamda 122 nolu klon 2.96 cm ile en son sırada yer almışlardır. Perlit ortamda en iyi kök uzamasını 170 nolu klon 6.32 cm ile
26
yapmıştır. Kum ortamda son sıralara doğru en kısa kök uzamasını 169 nolu klon 3.44 cm ile yapmıştır.
Çizelge 4.12 25. günde köklenen klon x ortam interaksiyonu kök uzunlukları ortalamaları
Ortam Klon Ortalama (cm)
Kum 122 8.94 A Kum 159 7.12 AB Kum 171 7.12 AB Kum 125 7.00 ABC Kum 120 6.82 ABCD Kum 166 6.68 ABCDE Perlit 170 6.32 BCDEF
Kum 123 6.06 BCDEFG Kum 116 5.90 BCDEFGH Kum 114 5.74 BCDEFGH Kum 170 5.64 BCDEFGH Perlit 166 5.56 BCDEFGH Kum 139 5.12 BCDEFGHI Kum 181 4.88 BCDEFGHI Perlit 114 4.74 BCDEFGHI Perlit 169 4.60 CDEFGHI Perlit 123 4.56 CDEFGHI Perlit 171 4.40 DEFGHI Perlit 159 4.22 EFGHI Perlit 116 4.16 FGHI Perlit 125 4.00 FGHI Perlit 112 4.00 FGHI Perlit 181 3.90 FGHI Perlit 139 3.68 GHI Kum 169 3.44 HI Perlit 122 2.96 I
27
4.1.4 Seçme yonca bitkilerinde klonların 40. günde canlı kalan bitki sayısı (%)
Farklı ortamlarda köklendirlen değişik genotipte olan klonlar 25.günde kök uzunlukları ölçüldükten sonra 10cmx10cmx10cm ebatıda siyah renkli ve içerisinde kum, toprak ve gübreden oluşan bir harç içerisine dikilmişlerdir. 40. günde ise köklenen klonların % olarak kaç tanesinin canlı kaldığı belirlenmiştir.
Çizelge 4.13’te ki varyans analizi tablosuna bakıldığında 40. günde canlılık oranları bakımından klonlar arasında %1’ lik düzeyde önemli farklılığın olduğu görülmüştür.
Çizelge 4.13 40. günde toprağa dikilen klonların içerisinde canlı kalanların varyans analizleri sonuçları
Varyasyon kaynağı
SD KT KO F
Klon Ortam Klon*Ortam Hata
Genel
12 1 12 78 104
14821.154 984.615 890.385 22550.000 660800.000
1235.096 984.615 74.199 289.103
4.272**
3.406 .257
(**) p< 0.01
Bu farklılıkların önem düzeyini belirleyebilmek amacıyla yapılan Duncan testi sonuçları çizelge 4.14’ te gösterilmiştir. 169 ve 139 nolu klonlar 40. günde şaşırtıldıkları harç içerisinde % 93.75 ile en yüksek oranda canlı kalan klonlar olmuşlardır. 122 nolu klon
% 60.00, 181 nolu klon ise % 55.00 ile en az oranda canlı kalan klonlar olmuşlardır.
28
Çizelge 4.14. 40. günde toprağa dikilen klonların içerisinde canlı kalanların % olarak oranları
Klon No
Klonların 40. Günde Canlı Bitkilerin Oranları (%)
169 139 166 159 123 171 170 125 116 120 114 122 181
93.75 A 93.75 A
88.75 AB 87.50 AB 83.75 AB 80.00 AB 80.00 AB 73.75 AB 72.50 AB 71.25 AB 65.00 AB 60.00 B 55.00 B
Çizelge 4.15. Köklendirilme ortamlarının 40. günde toprağa dikilen klonlara canlı kalanların % olarak oranlarına etkileri LSD sonuçları
Ortam Ortalama (cm) Standart Hata
Perlit 80.385 2.358
Kum 74.231 2.358
Seçme yonca bitkilerinde klonların farklı ortamlarda 40. günde canlı kalan bitki sayısını belirleyebilmek amacıyla yapılan LSD testi sonuçları çizelge 4.15’ te gösterilmiştir.
Perlit ortamda seçme yonca bitkilerinde klonların canlılık oranı %80.385 olurken, kum ortamda canlılık oranı % 74.231 olmuştur. Farklı köklendirme ortamlarından alınarak toprak harçlara şaşırtma sonucunda canlı kalan klonlara ortamların bir etkisi olmamıştır.
29 5. TARTIŞMA ve SONUÇ
Seçme yonca bitkilerinden alınan klonların kum ve perlit ortamlarda hızlı üretimin belirlenmesi amacıyla 30 Mart 2009 tarihinde Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma ve uygulama seralarında 40 cm X 60 cm boyutlarındaki kasalara dikimi yapılmıştır.
Araştırmada, Seçme yonca bitkilerinde klonların 15. günde köklenme oranları bakımından klonlar arasında ve ortam x klon interaksiyonları arasında %1’ lik düzeyde önemli farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Klonlara ait köklenme oranları bakımından en yüksek köklenme oranına %90 ile 159 nolu klona rastlanmış, en düşük %53.75 ile 181 nolu klon olmuştur. Klon x ortam interaksiyonu bakımından perlit ortamda 159 nolu klon % 95.00 ile en yüksek oranda köklenirken, 181 nolu klon perlit ortamda % 42.50 ile en düşük oranında kök oluşturmuştur. Perlit ortamın köklenme oranı kum ortama oranla bu süre içerisinde biraz daha farklılık göstermiştir. 159 ve 122 nolu klon yüksek oranda köklenirken 181 nolu klon az sayıda köklenmiştir. Bu bitkiler arasında regenarasyon yeteneğinin yüksek olması bu farklılığın görülmesine neden olmuştur.
Bitkilerin bünyelerinde bulunan köklenmeyi teşvik eden maddelerin az ya da çok miktarda olması köklenme oranının artmasına yahut azalmasına neden olmaktadır.
Fakat uygulanan köklendirme ortamlarının köklenme oranına fazla etkisi olmadığı görülmüştür. Klon genotipi ve ortamın her ikisinin birlikte yaptığı etki köklenme oranına oldukça fazla etki yapmıştır.
15. ve 25. günlerde köklenen klonlarda yapılan kök uzunluklarına ait ölçümlerde klonlar arsında belirgin bir farklılığın olduğu 15. günde yapılan ölçümlerde 122 nolu klon 3.12 cm ile en uzun köklü, 169 nolu klon 1.90 cm en kısa kök oluşturan klonlar olmuştur. 25.
günde 166, 170, 122, 171 nolu klonlar sırasıyla 6.12 cm, 5.98 cm, 5.95 cm, 5.76 cm ile en uzun köklü klonlar olurken 169 nolu klon 4.02 cm ile en kısa kök uzunluğuna sahip olan klon olmuştur.
Köklendirme ortamları içerisinde kum ortamda köklenen klonların kök uzunlukları perlit ortama oranla daha uzun olmuştur. 15. ve 25. günlerde ortamların etkisi aynı
30
olmuştur. Genellikle perlitte 11-12-14' nci günden itibaren, kumda 10-11-12' nci günden itibaren köklenmeğe başladığı 1-2 mm boyunda kök ucu verdiği gözlenmiştir. Kum ortamda klonların kök gelişmesi perlit ortama oranla daha iyi olmuştur. Kum ortamda bulunan 1-1.5 cm çaplı kum parçacıkları ortamın daha fazla boşluk oluşturması nedeniyle klonların kök uzamasına olumlu yönde etki yapmıştır. Perlit ortamın kök gelişmesini yavaşlatması ortamın sıkı yapılı olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.
Ortam x klon interaksiyonlarının kök uzunluğuna etkisi %1’ lik düzeyde önemli bulunmuştur. 15. günde ortam x klon interaksiyonu 122 nolu klonda kum ortamda en etkili olmasına karşılık, 122 nolu klonda perlit ortamda en kısa kök gelişmesi göstermiştir. 25. günde klonların ve ortamların kök uzaması etkisi incelendiğinde aynı klon kum ortamda en uzun köklere sahip iken perlit oramda en kısa kök gelişmesini göstermiştir. 122 nolu klon farklı ortamlarda farklı kök uzaması göstermiştir. Bu durumu hem klonun genotipi hem de kum ortamın etkisi etkilemiştir. Ortam farklılığının kök uzamasını olumsuz olarak etkileyebileceği düşünülebilmektedir.
Köklenen klonların harç ortama şaşırtıldığı 40. günde ise canlı kalan klonlar arasında 169 ve 139 nolu klonlarda % 93.75 oranında canlı klonların olduğu gözlenmiştir. Fakat 122 nolu klon % 60.00 oranda, 181 nolu klon ise % 55.00 düşük oranda canlı kalmışlardır.
169 nolu klon kısa kök oluşturmasına rağmen yüksek oranda canlı kalan klonlar oluşturmuştur. 122 numaralı klon bu çalışmada uzun kök oluşturmasına karşılık canlı kalan klon sayısı az olmuştur.
Köklendirme ortamları klonların köklenmesinde önemli düzeyde etkili olurken aynı şekilde köklendirilen klonların aktarıldığı harç toprağında canlı kalan klonlar arasında bile önemli farklılığın olduğu gözlenmiştir. Bu farklılığın klonlar arasındaki regenerasyon kabiliyetinden kaynaklanlığını düşünülmektedir. Bu da genotipik farklılıktan ortaya çıkmaktadır. Her iki ortamda da klonların köklenip köklenmediği kontrol edilmiştir. Kum ve perlit ortamda köklenen klonlarda kum ortamda hava
31
boşluklarının fazla olmasından dolayı kökler fazla uzamıştır. Fakat kök uzamasının daha sonraki devrelerinde şaşırtılan harç ortamında fazla ölümler meydana geldiği tespit edilmiştir. Perlit ortamda yonca klonlarının kök uzaması fazla olmamıştır. Köklenen klonlar bu ortamda fazla uzayamamıştır. Ancak harç ortama klonlar aktarıldığında yüksek oranda canlı kalan klon olmuştur. Seçme yonca bitkilerinden alınan klonların genotipik özellikleri kök uzamasına etkisi olmuştur. Her iki ortamda da kök uzunluğu fazla olan klonlar harç ortama aktarıldığında canlı kalanların az sayıda olduğu tespit edilmiştir. Klonlarda kök gelişmesi istenen bir özellik olmasına karşılık şaşırtıldıkları ortamda (harç) canlı kalan saysının az olmasının tespit edilmesinden dolayı bu durum tam tersi olarak kendini göstermiştir. Perlit ortam klonlarda kök gelişmesini yavaşlatmasına karşılık klonların harç ortama şaşırtıldıktan sonra canlı kalma oranının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kök uzunluğunun fazla olması istenilen bir özellik olmadığı belirlenmiştir.
Yonca bitkisinde yabancı döllenme oranının yüksek olması nedeniyle klasik ıslah yöntemleri oldukça zor olmaktadır. Ancak bu bitkinin klonla çoğaltma yöntemlerine elverişli olması nedeniyle bu zorluklar kolaya dönüşebilmektedir. Bu çalışmada üstün yem verimleri ve kalitesi daha önceden belirlenen yonca klonlarında en elverişli ortamın belirlenmesine çalışılmıştır. Seçilen bitkilerden alınan klonlar farklı ortamlarda hiç bir besin maddesi verilmeden belirli sürelerde köklendirilmişlerdir. Klonlarda meydana gelen köklenebilme oranları aynı değildir. Çok çeşitli etmenlerin altında yapılan köklendirmelerin birbirleriyle karşılaştırılması kolay olmamaktadır. Elde edilen yüksek orandaki köklendirmelere bakarak bu araştırmada uygulanan yöntem uygulandıgı taktirde yonca bitkisinden yüksek oranda köklenmiş klon elde edilebilir ve amaca hızlı bir şekilde ulaşılabilir.
32 KAYNAKLAR
Altındal, E. ve Balta, F. 2001. Türk Çay Klonlarının Köklenme Yeteneklerinin Karşılaştırılması. Turk. J. Agric. For. TÜBİTAK. 195-201s, Van.
Anonim. 2008. Tarım istatistikleri özetleri. TÜİK. 2008.
Ayanoğlu, F. ve Özkan, C. F. 2000. Tıbbi Adaçayı (Salvia officinalis L.) Çeliklerinde Kök Oluşumu ve Gelişimi Esnasında Mineral Element Konsantrasyonunda
Meydana Gelen Değişiklikler ve IBA Etkisi. Turk. J.Agric. For. 683-689s, Antalya.
Çetintaş Gerakakis, A. ve Özkaya, M. 2005. Domat ve Ayvalık Zeytin (Olea europae L.) Çeşitlerinin Gölgeli Plastik Tünel Altında Köklendirilmesine Zaman, Çelik Boyu ve Ortamın Etkisi. Tarım Bilimleri Dergisi, 334-338s, Ankara.
Elçi, Ş. ve Sevimay, C. S. 1990. Elçi ve Kayseri Yoncalarının Islahında Seçme Bitkilerin Klonla Hızlı Bir Şekilde Üretimi İçin Elverişli Bir Yöntemin Belirlenmesi.
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Tarım ve Ormancılık Araştırma Grubu, Proje No: TOAG- 610, Ankara.
Erdoğan, V. ve Aygün, A., 2006. Kara Dut’un (Morus nigra L.) Yeşil Çelikle Çoğaltılması Üzerinde Bir Araştırma. II. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu, 172-
175s, Tokat.
Güloğlu, D., 2009. Kayseri Yoncası Hatlarının Tohum Tutma Özellikleri ve Bunların Polikros Döllerinde Yeşil Yem Veriminin belirlenmesi. Doktora Tezi, 2-4s, Ankara.
Karaköy, K. 2001. Çukurova Koşullarında Yonca (Medicago sativa L.) ile Farklı Oranlardaki Domuz Ayrığı (Dactylis glomerata L) ve Kılçıksız Brom (Bromus inermis L.) Karışımlarının Ot Verimi ve Verimle İgili Özelliklere Etkisi Üzerinde Bir Araştırma. Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Adana.
Khan, M., Khan, A., Abbas, M., Jaskani, M., Ali, M.A. and Abbas, H. 2006. Evaluation of Potting Media for the Production of Rough Lemon Nursery Stock. Citrus Nursery Sanitation Lab., Institute of Horticultural Sciences, University of Agriculture and Department of Botany, University of Karachi, Pak. J. Bot., pp. 623-629, Pakistan.
Lesins, K. 1955. Techniques For Rooting Cuttings Chromosome Doubling and Flower Emasculation in Alfalfa. Can. Jon of. Agr. Sci., Vol. pp. 58-67, Canada.
Lindsay, C.R. and Jordan, D.C. 1976. Use of stem cuttings to reduce plant variation in Rhizobium-legume investigations. Can. J. Soil Sci., pp. 495–497, Ontario.
33
Lorenzetti, F. 1964. Sull' impiego Della Talea Nel Miglioramento Genetico Delle Leguminose Forraggere. Genetica Agraria Vol. XVII, pp. 515-530, Italy.
Mahlstede, J.P. and Haber, E.S. 1957. Plant Propagation Jhon Wiley and Sons, Inc., pp. 413, New York.
Majeed,M., Khan, M.A. and Mughal, A.H. 2009. Vegetative Propagation of Aesculus indica Through Stem Cuttings Treated With Plant Growth Regulators.
Shalimar Srinagar Journal of Forestry Research, pp. 121-191, India.
Mariani, A., Arcioni, S., Veronesi, F. and Falcinelli, M. 1979. Relazioni Racontenuto di IAA e Radicazioni in Talee di Erba Medica. Riv. di Agronomia, pp. 368-
373, Italy.
Nickell, L.G. 1982. Plant Growth Regulations Agricultural Uses. Springer- Verlag.
Berlin Heidelberg, pp. 280. New York.
Nowosad, F.S. 1939. Preliminary Tests With Some Plant Hormones in the Rooting of Cuttings of Certain Forage Plants. Scientific Agriculture, Vol. XIX March, America.
Özbay, O. 2007. Mera Konumunda Gelisen Durum ve Hedefler. VII. Tarla Bitkileri Kongresi, Erzurum.
Ross, C.W., Plant Physiology Laboratory Manual, Colorado State University, Wadsworth Publishhing Company. Inc. Belmont, California. S. 200, 1974.
Söyler, D. ve Arslan, N., 1999. Kebere (Capparis spinosa L.) Çeliklerinin Köklenmesi Üzerine Bazı Büyümeyi Düzenleyici Maddelerin Etkileri Turk. J. Agric. For.
595- 600s., Ankara.
Şehirali, S. ve Özgen, M. 1986. Bitki Islahı. A. Ü. Ziraat Fakültesi Yayınları: 971 Ders Kitabı. 159-166s., Ankara.
Weaver, R.J. 1972. Plant Growth Substances in Agrculture. University of California, Davis W.H. Freeman and Company San Franasco. Pp. 594, California.
White, W.J. 1946. An Improved Method of Rooting Alfalfa cuttings. Sci. Agr. Vol., pp. 194-197, Canada.
Yurtsever. N. 1984. Deneysel istatistik metotları. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları.
Zenginbal, H.,Özcan, M. ve Haznedar, A., 2006. Kivi (Actinidia deliciosa, A. Chev.) Odun Çeliklerinin Köklenmesi Üzerine IBA Uygulamalarının Etkisi OMÜ Zir. Fak. Dergisi, 40-43s.
34 ÖZGEÇMİŞ
Adı Soyadı : Hülya HANÇER
Doğum Yeri : Silistre
Doğum Tarihi : 26.02. 1981
Yabancı Dili : İngilizce
Medeni Hali : Evli
Eğitim Durumu
Lise : Ankara Sincan Süper Lisesi
Lisans : A.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü (2003-2007)
Çalıştığı Kurum : Bala İlçe Tarım Müdürlüğü (Sofular Köyü) (2010- …...)