• Sonuç bulunamadı

Beşeri Bilimlerin Yükselişi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Beşeri Bilimlerin Yükselişi"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Beşeri Bilimlerin Yükselişi

18. yyın ikinci yarısı, Avrupa kültüründe nispeten bağımsız üç değer sisteminin yükselişine sahne oldu.

1.Bilim- bir iddianın gerçek ve dolayısıyla doğru olup olmadığına dair iddia (GERÇEKLİK) 2.Ahlak-normatif sorunlarla bir buyruğun haklı olma anlamında geçerli olup olmadığına (HAKLILIK)

3.Sanat- estetik sorunlar yani bir sanat eserinin güzel ya da zevkli olup olmadığına dair (GÜZELLİK)

Bunların hepsinin dinden ayrıştırılmasıyla modern çağın başladığı söyleniyor.

Kantın 3 eseri:

Saf aklın eleştirisi doğa bilimlerinin ön kabullerini açıklığa kavuşturdu.

Pratik aklın eleştirisi-doğa bilimlerine karşı ahlakı bağımsız bir konuma getirdi

Yargı gücünün eleştirilmesinde ise bilim ve ahlak karşısında estetiğin sınırlarını belirledi.

Hatırlarsak…. Din, esasen reform süreci ile bir “iman sorunu” olarak tanımlanmaya başladı.

Reform dönemi öncesinde yani Rönensans Çağı olarak tanımlana dönemde ise henüz hala doğa bilimlerinin her halükarda tanrıdan bir mesaj taşıdığına dair inanç devam etmekteydi (Rönesans insanını hatırlayalım). Bilimin amacı henüz bu mesajı anlamaktı. Bilimin tefsir eden ve yorumlayan bir boyutu vardı. Oysa sonraki dönemlerde hatta Rönesans’ın sonlarına doğru doğanın ereksel anlayışı doğa bilimleri tarafından reddedilecektir. Artık doğa olgularının açıklanması ve bu yolla da doğayı kontrol altında tutabilme imkanına sahip olunduğu anlaşıldı. [Ereksellik bir değişim sürecinin amacı tarafından yönlendirildiğini söyleyen teleolojik ilkedir. Fakat bu anlayış sosyal bilimlerde devam edecek/darwin de erekselliği reddediyor teorisinde ama onun teorisinin Sosyal Darwinizm haline gelecek olan versiyonunda bu erekselci anlayış var].

19. yy da beşeri bilimlerde ise iki temel strateji mümkündü. Ya doğa bilimlerinin yolundan gidilecekti. Beşeri olgular da evrensel kurallar temelinde açıklanacaktı ya da Vico’yu takip

(2)

eden gelenek içerisinde farklı ontolojik/epistemolojik/metodolojik öncüllerimiz var diyerek ayrı kendine özgü bir yol takip edecekti.

Herder ve Tarihselcilik

Hume’dan aklın yeterliliğine dair şüpheyi devralır/ Hume ampirisist ve deneyim önemlidir diyordu. Deneyimlerin genellenmesini ise problemli buluyor. Rousseau’dan Aydınlanmanın geleceğe dair aşırı iyimserliğinin eleştirisini alacak.

Tarihsel olgular sıra dışı eşsiz ve kendine özgüdür.

Bir dönem bir kültür ya da bir halk tamamıyla eşsiz ve kendine özgü olacaktır. Tarihsel anlayış döneme ait kabullere dayanmalı. Değerlendirmeler de bu dahili ölçütlerden yola çıkmalıdır.

Bu araştırma programında tarihsel bağlam ve bağlantılara vakıf olmak önemli. Bir olgu ait olduğu bağlam çerçevesinde anlam kazanır. Tüm bunlar tarihsel görececilik fikrinin birer argümanı aynı zamanda.

Herder, kültürel büyüme ve gelişimin fiziksel ve materyal koşulları olarak Montesquieu’dan doğal olarak verili durumların da kültürü şekillendirdiği fikrini almıştır.

Referanslar

Benzer Belgeler

 Sosyal mesafe; Fert ve sosyal grupların toplumun kültürü ve menfaatleri karşısındaki

Kendiliğinden ortaya çıkan liderler atanmış olanlara göre grup içerisinde daha çıkan liderler atanmış olanlara göre grup içerisinde

C) I. ve III.deney düzenekleri kullanıldığında basıncın zemine temas eden yüzey alanı ile olan ilişkisi tespit edilebilir ve bu deneyde kontrol değişkeni zemine uygulanan

Bilimsel diye adlandırılabilecek bir süreç, artık kendisine başka hiçbir şeyin etki etmediği, sadece olgular ve olgulara ait nesnel verilerin yine bilime ait nesnel araçlarla

I: Deneyinde ipliksi algin etrafında oksijenli solunum yapan bakteriler eklemiş ve üretilen oksijen miktarına göre fotosentezde ışık renginin etkisini gözlemlemiştir.

Babası birinci İmam Ali, annesi Fatima’tüz Zehra.  9 Ocak 626 yılında Medine’de doğdu... Ali öldürüldüğünde İmam Hüseyin 35

Teknik olarak incelediğimizde, Gram Altın’ın 400 seviyesinde belirleyici olmaya devam ettiği gözlendi.400 seviyesinin üzerinde kaldığı sürece gelebilecek alımlar ile

O daha ziyade, kendi hedefine tamamen ulaşmak için, o ideal değer-nesnesinin (Wertobjekt) tarihsel bakımdan koşullanmış olduğunu; sözkonusu Goethe-mektuplarınm