• Sonuç bulunamadı

Kara eşya taşıma sözleşmesinde taşıyıcıya teslimin hukuki sonuçları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "Kara eşya taşıma sözleşmesinde taşıyıcıya teslimin hukuki sonuçları"

Copied!
237
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ DIŞ TİCARET ENSTİTÜSÜ

ULUSLARARASI TİCARET HUKUKU VE AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI

ULUSLARARASI TİCARET VE AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKU DOKTORA PROGRAMI

KARA EŞYA TAŞIMA SÖZLEŞMESİNDE TAŞIYICIYA TESLİMİN HUKUKİ SONUÇLARI

DOKTORA TEZİ

Mustafa Seyfullah SAR 100023884

İstanbul, 2021

(2)

T.C.

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ DIŞ TİCARET ENSTİTÜSÜ

ULUSLARARASI TİCARET HUKUKU VE AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI

ULUSLARARASI TİCARET VE AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKU DOKTORA PROGRAMI

KARA EŞYA TAŞIMA SÖZLEŞMESİNDE TAŞIYICIYA TESLİMİN HUKUKİ SONUÇLARI

DOKTORA TEZİ

Mustafa Seyfullah SAR 100023884

Danışman: Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ

İstanbul, 2022

(3)

TEŞEKKÜR

Danışmanım olmayı kabul eden, tez seçiminde bana yardımcı olan ve engin bilgileriyle bana yol gösteren değerli hocam Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’ye, tezimde bana sabırla yardım eden pek kıymetli arkadaşım Duygu Şener’e, bu sürece birlikte başladığımız ve fikirleriyle bana ışık tutan değerli abim Dr. Furkan Övündür’e çalışmalarım sırasında hem maddi hem de manevi olarak desteğini benden esirgemeyen, yol arkadaşım ve kardeşim Mehmet Burak Cinisli’ye, tez sürecinde hukuki bilgi ve görüşlerini benimle paylaşan değerli arkadaşım Merve Çiçek’e ve bu süreçte bana yardımcı olma nezaketini gösteren Cemile Gökçe Tezcan, Neslihan Öz, Saruhan Kamçı, Gurbet Kezer ve Selin Doğan’a teşekkür ederim.

Son olarak da uzun ve meşakkatli bir yolculuk olan Doktora eğitimi boyunca desteklerini ve dualarını hiçbir zaman benden esirgemeyen sevgili aileme her zaman yanımda oldukları için şükranlarımı sunuyorum.

Mustafa Seyfullah SAR

(4)

ÖZET

Mesafe ve sınırların ortadan kalkmasıyla uluslararası ticarette pozitif yönde ivme kazanılmıştır. Bu yolda uluslararası ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla yapılan anlaşmalar, kurulan örgütler, sağlanan teşvikler ve kaldırılan ithalat vergileri sayesinde, farklı ülkelerdeki firmalar ve bireyler, birbirleriyle daha hızlı bir şekilde alışverişe girmeye başlamış ve bunun sonucunda ticari faaliyetler ülke sınırlarını aşarak küresel boyutlara ulaşmıştır. Bunun sağlanabilmesi için taşıma sektöründe kullanılan araçlar detaylandırılarak daha güçlü hale getirilmiştir. Böylelikle malların dağıtımı daha ekonomik, güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bunun sonucu olarak taşıma sözleşmelerinin uluslararası ticaretteki yeri de giderek önem kazanmıştır. Öyle ki hakların ve borçların teminatı için sözleşme kaçınılmaz yoldur.

Yakın tarihte, uluslararası alanda ticaretin daha kolay ve hızlı hale getirilmesi için yeknesak bir sistem oluşturulması ihtiyacı ortaya çıkmış ve buna binaen ulusal düzenlememiz olan TTK’nın yanında, uluslararası karayolu taşımacılığında, koşulları standardize eden, taşıyıcının sorumluluklarını belirleyen CMR Konvansiyonu oluşturulmuştur. Düzenlenen kurallar doğrultusunda, taşıyıcı eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar zarardan ve kayıptan sorumlu olacaktır. Taşıyıcı, ancak TTK ve CMR’de yer alan genel ve özel kurtuluş karinelerinin varlığının ispatı halinde sorumluluktan muaf olabilecektir. Aksi halde taşıyıcı, meydana gelen zarar veya zayiatın oranı doğrultusunda sorumlu olacak ve buna müteakiben tazminat miktarı belirlenecektir. TTK ve CMR pek çok noktada benzerlik gösterse de bazı yönleriyle keskin farklılıklar mevcuttur. Uluslararası ticaretin bekası için önem oluşturan bu nokta özellikle sorumluluk hususunda hukuki tartışmaları da beraberinde getirmiştir.

(5)

ABSTRACT

With the obstacle of distances and borders disappearing, international trade has gained speed in a positive direction. Thanks to deals and agreements that were made, organisations that were built, incentives that were provided, and removal of import taxes in order to improve economic relations with this respect, companies and people in different countries have started to be able merchandise with each other more quickly; consequently, tradal actions have crossed borders of lands and reached global level. For this to happen, vehicles used in the sector of transportation have been developed, thus made stronger and more elaborate. As a result of this, the distribution of goods can be ensured in a more economic, safer, and faster way, and the role of vehicle contracts in international trade has gradually gained importance as contracts are inevitable to ensure and guarantee rights and debts. In recent history, a need to have a uniform system that would enable international trade to be easier and faster was born, and consequently, in addition to our regulations on TTK (Turkish Commercial Code), CMR Convention which standardized conditions and determined the responsibilities that transporters have in international land transportation. According to the regulations, the transporters are responsible for the safety of the goods in case of a damage and loss) from the moment they take them until they deliver them. The transporters can only be exempt from this responsibility in the case that general and specific presumptions of innocence that a place in the law (TTK) and the CMR can be proven. Otherwise, the transporter shall be responsible for compensating for the damage or the loss that occurred and the cost for the indemnity shall be determined.

Although TTK and CMR Convention have similarities in many regards, in some ways they are distinctively different from one another. This point which has a critical role in the future of international trade has brought about many juridical discussions, especially ones related to responsibilities.

(6)

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... i

ABSTRACT ... ii

İÇİNDEKİLER ... iii

KISALTMALAR ... x

GİRİŞ ... 1

BİRİNCİ BÖLÜM: TAŞIMA SÖZLEŞMELERİNİN ÖZELLİKLERİ VE HUKUKİ YAPISI VE KURULUŞU ... 3

1.1. Taşıma Sözleşmesi Kavramı ve Gelişimi ... 3

1.1.1. Taşıma Kavramı ... 3

1.1.2. Taşımanın Hukuki Gelişimi ... 4

1.2. Genel Olarak Sözleşme ... 6

1.2.2. Taşıma Sözleşmesi ... 8

1.2.3. Taşıma Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Diğer Sözleşmelerden Farkı . ... 10

1.2.3.1. Eşya Taşıma Genel Hizmet Sözleşmesinden Farkı ... 10

1.2.3.1.1. Taşıma Sözleşmesinin Vekalet Sözleşmesinden Farkı ... 12

1.2.3.1.2. Taşıma Sözleşmesinin Eser Sözleşmesinden Farkı ... 14

1.2.4. Taşıma Sözleşmesinin Unsurları ... 17

1.2.4.1. Genel Olarak ... 17

1.2.4.1.1. Eşyayı Taşıma Taahhüdü ... 19

1.2.4.1.2. Taşıma Ücreti ... 22

1.2.4.1.3. Taşıma Sözleşmesi ... 25

(7)

1.2.5. Taşıma Sözleşmesinin Kuruluşu ... 28

1.2.6. Taşıma Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları ... 31

1.2.6.1. Tarafların Sözleşme Yapabilme Ehliyetine Sahip Olması ... 31

1.2.6.2. Sözleşme İçeriğinin Kamu Düzenine, Hukuka, Ahlaka, Adaba ve Kişilik Haklarına Aykırılık Teşkil Etmemesi ... 32

1.2.6.3. Sözleşme Konusunda İmkansızlık Olmaması... 33

1.2.6.4. Sözleşmede İrade Sakatlığı Olmaması ... 34

1.2.6.5. Sözleşmede Aşırı Yararlanma Bulunmaması ... 37

1.2.6.6. Sözleşmenin Kanunen Öngörülen Şekle Uygun Olması ... 37

1.2.6.7. Taşıma Sözleşmesinin Tarafları... 39

1.2.6.7.1. Genel Olarak ... 39

1.2.6.7.2. Taşıyıcı ... 40

1.2.6.7.2.1. Asıl Taşıyıcı ... 40

1.2.6.7.2.2. Fiili Taşıyıcı ... 42

1.2.6.7.2.3. Alt Taşıyıcı ... 43

1.2.6.7.2.4. Müteakip Taşıyıcı ... 44

1.2.6.7.3. Gönderen ... 46

1.2.6.7.4. Gönderilen ... 47

1.2.6.7.5. Taşıma Komisyoncusu ... 48

1.2.7. Taşıma Sözleşmelerinde Teslim Şekillerinin Yeri ve Önemi ... 48

1.2.7.1. Genel Olarak ... 49

1.2.7.2. Teslim Şekilleri (INCOTERMS) ... 50

1.2.7.2.1 INCOTERMS 2020 ile Getirilen Yenilikler... 52

1.2.7.2.1.1. INCOTERMS 2020’de Yapılan Maddi Değişiklikler ... 52

1.2.7.2.1.1.1. Satıcının İşyerinde Teslim-Ex Works (EXW) ... 54

1.2.7.2.1.1.2. Taşıyıcıya Masrafsız Teslim-Free Carrier (FCA) ... 55

(8)

1.2.7.2.1.1.3. Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak Teslim- Carriage

Insurance Paid to (CIP) ... 56

1.2.7.2.1.1.4. Taşıma Ödenmiş Olarak Teslim-Carriage Paid to (CPT) . ... 57

1.2.7.2.1.1.5. Belirlenen Yerde Eşya Boşaltılmış Olarak Teslim- Delivery at Place Unloaded (DPU) ... 59

1.2.7.2.1.1.6. Belirlenen Yerde Teslim-Delivery At Place (DAP) ... 59

1.2.7.2.1.1.7. Gümrük Vergileri Ödenmiş Olarak Teslim-Delivered Duty Paid (DDP) ... 60

1.2.7.2.1.1.8. Gemi Doğrultusunda Masrafsız Teslim-Free Alongside Ship (FAS) ... 60

1.2.7.2.1.1.9. Gemide Masrafsız Teslim-Free On Board (FOB) ... 61

1.2.7.2.1.1.10. Masraflar ve Navlun Ödenmiş Olarak Teslim-Cost & Freight (CFR) ... 61

1.2.7.2.1.1.11. Masraf Sigorta ve Navlun Ödenmiş Olarak Teslim-Cost, Insurance & Freight (CIF) ... 62

1.2.7.3. Incotermslerin Taşıma Sözleşmeleriyle İlişkisi ... 62

İKİNCİ BÖLÜM: TAŞIMA SÖZLEŞMESİ HÜKÜMLERİ VE SONA ERMESİ ... 65

2.1. Taşıyıcının Hakları ... 65

2.1.1. Yükleme Süresine Riayet Edilmemesinden Doğan Haklar ... 65

2.1.2. Ücret İsteme Hakkı ... 66

2.1.3. Hapis Hakkı ... 68

2.2. Taşıyıcının Borçları ... 69

2.2.1. Taşımanın İfası ... 69

2.2.2. Eşyaya Gerekli Özenin Gösterilmesi ... 70

2.2.3. Eşya Teslimi ... 71

2.2.4. Talimat Alma ... 71

(9)

2.2.5. Diğer Yükümlülükler ... 73

2.3. Taşıma Sözleşmesinin Sona Ermesi ... 74

2.3.1. Taşıma Sözleşmesinin Olağan Sebeplerle Sona Ermesi ... 74

2.3.2. Taşıma Sözleşmesinin Olağanüstü Sebeplerle Sona Ermesi ... 74

2.3.2.1 Taşıyıcının Ölümü veya Engelli Durumuna Düşmesi ... 74

2.3.2.2. Taşımaya Konu Eşyanın Zayi Olması... 75

2.3.2.3. Temerrüde Düşülmesi Halinde Sona Erme ... 76

2.3.2.4. Ücret Artışı Sebebiyle Sona Erme ... 77

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TAŞIMA SÖZLEŞMESİNDE SORUMLULUK VE KURTULUŞ KARİNESİ ... 78

3.1. Sorumluluk ... 78

3.1.1. Genel Olarak ... 78

3.1.2. Zarar ve Zıya Sorumluluğu ... 83

3.1.2.1. Zarar Sorumluluğu ... 83

3.1.2.2. Zıya Sorumluluğu ... 85

3.1.3. Gecikme Sorumluluğu ... 87

3.1.4. Taşıyıcı Sorumluluğunun Hukuki Niteliği ... 89

3.1.4.1. CMR’de Taşıyıcı Sorumluluğunun Hukuki Niteliği ... 90

3.1.4.2. TTK ‘da Taşıyıcı Sorumluluğunun Hukuki Niteliği ... 96

3.1.5. Sorumluluktan Kurtuluş Halleri ... 99

3.1.5.1. TTK ve CMR Uyarınca Sorumluluktan Kurtulmanın Genel Şartları ... 101

3.1.5.2. Genel Kurtuluş Sebepleri ... 101

3.1.5.2.1. Taşıyıcının En Yüksek Özeni Gösterse Dahi Kaçınamayacağı ve Sonuçlarını Önleyemeyeceği Hallerden Doğan Sorumluluk ... 101

3.1.5.2.2. Gönderen veya Gönderilenin Hatası ya da İhmali ... 107

3.1.5.2.3. Eşyadaki Özel Ayıp ... 110

(10)

3.1.5.2.4. Gönderen veya Gönderilenin Emir ve Talimatları ... 112

3.1.5.2.5. Özel Kurtuluş Şartları ... 115

3.1.5.2.5.1. Üstü Açık Araçla Taşıma Yapılması ... 116

3.1.5.2.5.2. Eşyaların Gönderen Tarafından Yetersiz Ambalajlanması 119 3.1.5.2.5.3. Gönderen veya Gönderilen ya da Temsilcileri Tarafından Yükleme İstifleme ve Boşaltmanın Hatalı Yapılması ... 123

3.1.5.2.5.4. Eşyanın Doğal Niteliği Sebebiyle Zarar ve Zıyanın Oluşması ... 125

3.1.5.2.5.5. Taşımaya Konu Eşyanın Hatalı ve Eksik Etiketlenmesi ... 127

3.1.5.2.5.6. Canlı Hayvan Taşınması ... 129

3.1.5.2.5.7. Gümrük Kanunu ile Diğer Mevzuat ve Düzenlemelere Göre Taşıyıcının Sorumluluğuna Gidilmemesi ... 131

3.1.5.2.6. Sorumsuzluk Anlaşmasının Taşıma Sözleşmesindeki Durumu... ... 132

3.1.5.2.7. Tazminat Miktarının Sınırı: Kilogram Başıma 8,33 Özel Çekme Hakkı (SDR) ... 134

3.1.5.2.7.1. Eşya Zararında Sorumluluk Sınırı ... 136

3.1.5.2.7.2. Gecikme Zararında Sorumluluk Sınırı ... 137

3.1.5.2.7.3. Sözleşme Dışı Sorumluluğun Sınırı ... 138

3.1.5.2.7.4. Sorumluluk Sınırının Genişletilmesi ... 139

3.1.5.2.7.4.1. Belli Bir Değerin Taşıma Senedine Geçirilmesi ve Bu Değerin Taşıyıcı Tarafından Kabulü ... 139

3.1.5.2.7.5. Özel Menfaat Belirtilmesi ... 141

3.1.5.2.8. Sorumluluğu Sırlama Hakkının Kaybı ... 142

3.1.5.2.8.1. Zararın Taşıyıcının Kasten veya Pervasızca Bir Davranışından Doğması ... 142

3.1.5.2.8.2. Haksız Fiil Sorumluluğu ... 150

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: SORUMLULUK DURUMUNDA TAZMİNAT ... 152

(11)

4.1.Taşıyıcının Sorumluluğu ile Tazminat İlişkisi ve Miktarı ... 152

4.2. Taşımanın Gereği Gibi Yerine Getirilmemesinden Kaynaklanan Tazminat .. ... 154

4.2.1. TTK ve CMR Bakımından Eşyanın Zıya Olması Sebebiyle Ödenecek Tazminatın Belirlenmesi ... 156

4.2.2. TTK ve CMR Bakımından Eşyanın Hasara Uğraması Sebebiyle Ödenecek Tazminatın Belirlenmesi ... 163

4.2.3. TTK ve CMR Bakımından Eşyanın Gecikmesi Halinde Tazminat ... 165

4.2.4. TTK ve CMR Bakımından Tazminata Eklenecek Diğer Masraflar... 166

4.2.5. Tazminat Giderinin Döviz Üzerinden Ödenmesi ve Faiz ... 167

4.3. Tazminat Davasında Taraflar ... 170

4.3.1. Davacı Taraflar... 170

4.3.1.1. Gönderen ... 171

4.3.1.2. Gönderilen (Alıcı) ... 173

4.3.1.3. Gönderilenin Tarafından Belirlenen Alıcı ... 174

4.3.1.4. Sigorta ve Alacağı Temlik Alanın Davalı Olabilmesi ... 174

4.3.2. Davalı Taraflar ... 176

4.3.2.1. Asıl Taşıyıcı ... 176

4.3.2.2. Fiili Taşıyıcı ... 177

4.3.2.3. Müteakip Taşıyıcı ... 179

4.3.2.4. Sigorta Şirketi ... 180

4.4. Tazminat Davalarında İspat ... 180

4.4.1. İspat Hususunda Davacı ... 181

4.4.1.1. Aktif ve Pasif Husumet Bakımından İspat Yükü... 181

4.4.1.2. Eşyanın Teslimi Açısından İspat Yükü ... 184

4.4.1.3. Hasar ve Kayıp Bakımından İspat Yükü ... 185

4.4.2. İspat Hususunda Davalı... 186

(12)

4.5. Tazminat Davasında Yetkili Mahkeme ... 189

4.6. Zamanaşımı ... 190

4.6.1. Genel Olarak ... 190

4.6.2. TBK’da Zamanaşımı ... 191

4.6.3. TTK’da Zamanaşımı ... 191

4.6.4. CMR’de Zamanaşımı ... 193

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME ... 197

KAYNAKÇA ... 207

(13)

KISALTMALAR

a.g.e. : Adı Geçen Eser a.g.m. : Adı Geçen Makale

bkz. : Bakınız

B. : Baskı

C. : Cilt

CFR : Cost Freight

CMR : Convention Marchandises Routiers CIF : Cost Insurance Freight

CIP : Cost Insurance Paid to CPT : Carriage Paid to

COTIF/CIM : Appendix B to the Convention on Transport International Railways (COTIF) of 9 May 1980 uniforms concerning the contract of carriage of goods

Çev. : Çeviren

DAP : Delivery At Place DDP : Delivery Duty Paid

DPU : Delivery at Place Unloaded

E. : Esas

Ed. : Editör

EXW : Ex Works

FAS : Free Alongside Ship

FCA : Free Carrier

FOB : Free On Board

H.D. : Hukuk Dairesi

H.G.K. : Hukuk Genel Kurulu

HMK : Hukuk Muhakemesi Kanunu

ICC : International Chamber of Commercial

(14)

INCOTERMS : International Commercial Terms

İÜHFD : İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi İÜHFM : İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası

K : Karar

KTK : Karayolu Trafik Kanunu

m. : Madde

s. : Sayfa

S. : Sayı

SDR : Special Drawing Right

T. : Tarih

TBK : Türk Borçlar Kanunu TMK : Türk Medeni Kanunu TranspR : Transportrecht

TTK : Türk Ticaret Kanunu

vs. : Vesaire

vd. : Ve Devamı

VersR : Versicherungsrecht VSA : Viyana Satım Anlaşması

Y. : Yıl

(15)

GİRİŞ

Globalleşen ekonomi, küreselleşen dünya ve hızlanan ticaretle taşımacılık önemli bir sektör haline gelmiştir. Ucuzluğu ve kısa mesafedeki etkinliğiyle en yaygın taşımacılık sektörü olan karayolu eşya taşımacılığı da bu değişime ayak uydurmuştur.

Ekonominin dağıtım faaliyetinin bir alt kolu olan taşımacılık birçok ticari ve hukuki ilişkiyi de içinde barındırmaktadır. Taşımacılığın kendi içinde birçok ilişkiyi barındırmasıyla tarafların bazı yükümlülükleri doğmaktadır. Milletlerarası taşıma birden fazla ülke arasında gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle taraflara düşen sorumluluk da artmaktadır. Bu bağlamda taşıma sözleşmesi büyük önem arz eder. Zira taraflar arasında çıkabilecek olası uyuşmazlıkların çözümünde sözleşme, önemli bir role sahiptir. Karayolu eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanabilecek uyuşmazlıklar ise zarar ve/veya zıya ile gecikmeden doğan uyuşmazlıklar olarak iki ana başlık altında ifade edilebilir. Söz konusu durum taraflardan birinin sorumluluğu alanında ortaya çıktığı takdirde, tazmin yükümlülüğü ortaya çıkmaktadır. Ulusal düzenlemelerin yanında birden fazla ülke hukukuyla sıkı ilişki içerisinde olması hasebiyle uluslararası taşımacılıkta belli anlaşmalar yapılmıştır. Bunların başında Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası milletlerarası havayolu taşımacılığına ilişkin Varşova Konvansiyonu, milletlerarası demiryolu taşımacılığına ilişkin COTİF, milletlerarası deniz taşımacılığına ilişkin 1924 Brüksel Konvansiyonu ve tahlillerimizde de sıkça yer vereceğimiz karayolu eşya taşımasına dair CMR Konvansiyonu yer almaktadır.

Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde taşıma kavramı tarihçesi, taşıma sözleşmesi tanımı genel sözleşmeyle kıyas edilmek suretiyle diğer sözleşmelerden farkına değinilmektedir. Bununla birlikte sözleşmenin tarafları, kuruluşu ve geçerlilik şartları ele alınmış, son olarak da sorumluluk alanının tespiti bakımından teslim şekillerine de kısaca yer verilerek, taşıma sözleşmesiyle ilişkisi incelenmiştir.

Çalışmamızın ikinci bölümünde ilk olarak taşıyıcıyı odak alarak taşıma sözleşmesinde haklara ve borçlara değinilmiş devamındaysa sözleşmenin sona ermesi işlenmiştir.

(16)

Çalışmamızın üçüncü bölümünde sorumluluk konusuna giriş yapılmıştır.

Sorumluluk ile ilgili olarak genel tanımlar yapılarak, ardında da zarar zarar, zıya ve hasar sorumluluğu açıklanmıştır. CMR ve TTK’de yer alan sorumluluk hükümleri anlatılmak suretiyle de taşıyıcının sorumluluğu pekiştirilmiştir. Devamında, TTK ve CMR hükümleri ele alınmak suretiyle genel ve özel kurtuluş karinelerine yer verilmiş olmakla birlikte sorumluluğun sınırlandırılması hakkına ilişkin TTK ve CMR hükümleri açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak sorumluluğu sınırlandırma hakkının kaybına değinilmiştir.

Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde sorumluluktan doğan tazminat ilişkisi ile miktarının belirlenmesi TTK ve CMR hükümleri ele alınarak anlatılmış devamında, tazminat davasının davacı ve davalı taraflarına yer verilmiştir. Bölümün devamında ise taraflara ilişkin ispat yükünden bahsedilmiş, son olarak da yetkili mahkeme ve zamanaşımına yer verilerek çalışmamız tamamlanmıştır.

(17)

BİRİNCİ BÖLÜM:

TAŞIMA SÖZLEŞMELERİNİN ÖZELLİKLERİ VE HUKUKİ YAPISI VE KURULUŞU

1.1. Taşıma Sözleşmesi Kavramı ve Gelişimi

Uluslararası ticaret ve özel iştiraklerin gelişimi ile birlikte her geçen gün önemi ivme kazanarak artan kara taşımacılığı ve ona bağlı olarak ortaya çıkan taşımacılık sözleşmelerini, daha iyi biçimde ele alabilmek için taşıma kavramını ve bu kavrama bağlı unsurları detaylı bir biçimde incelemek gerekmektedir.

1.1.1. Taşıma Kavramı

Sözlük anlamıyla taşıma bir şeyi veya bir maddeyi bir yerden başka bir yere götürülmesi olarak açıklanabilir.1 Ayrıca taşıma sözcüğünün sözlükte, nakliye, taşıma işi, ulaştırma ve intikal gibi farklı anlamları ve söylemleri de mevcuttur. Son dönemlerde Fransızca kökenli lojistik tabiri de taşıma kavramını karşılamak amacıyla kelime dağarcığımıza dahil edilmiştir. “Lojistik” kelimesinin ilk zamanlardaki işlevi günümüz kullanımından oldukça farklıydı; zira ilk dönemler askerlikte hareket halindeki ordunun iaşe, ikmal, yol ve haberleşme imkanlarından en iyi şekilde yararlanmasını üstlenen bir bölüm olarak algılanırken günümüzde bu algı ürün hizmet ve insan ihtiyacının, istenilen yer ve zamanda temin edilmesi yönünde değişim göstermiştir. Bu noktada lojistik, eşyanın taşınması, korunması, ambalajlanması, depolanması ve tüm sistem planlamalarını ihtiva eden bir birim olarak karşımıza çıkar.

Teknolojik gelişmelerle birlikte günümüzde taşıma pek çok araç ve yöntemle gerçekleştirilebilmektedir. Sırasıyla bunlar; karayolu taşımacılığı, denizyolu

1 İlhan Ayverdi, “Misalli Büyük Türkçe Sözlük”, Kubbealtı Neşriyat Yayınevi, C.3, İstanbul, 2008, s.3085.

(18)

taşımacılığı, havayolu taşımacılığı, demiryolu taşımacılığı ve günümüzde ortaya çıkan boruyoluyla taşımacılık olarak yer alır. Ayrıca sayılan bu yöntemlerin bir terkibi bileşimi şeklinde ortaya çıkan ve çoklu taşıma olarak nitelendirilen taşıma şekli de literatürde ayrı bir taşıma yöntemi olarak yer almaktadır.2

İlk dönemlerde herkes tarafından veya zaruri olarak yapılan bir icra iken, teknolojik, ticari gelişimler ile yaygınlaşan e-ticaretin giderek artan bir paya sahip olması ve buna binaen seyahat ihtiyacının artması neticesinde taşıma faaliyeti meslek haline gelmiştir. Bu gelişmelerle beraber taşıma işini ifa eden taşıyıcılar ve taşımayı talep eden kişiler arasındaki hukuki ilişki, uzmanlık bilgisi gerektiren ve ayrıntılı düzenlenen bir taşıma hukuku ortaya çıkmış, eşya taşımacılığı, insan taşımacılığı deniz hava karayolu taşımacılığı gibi alt bölümlere ayrılmıştır. Bu vesileyle taşıma hukuku ortaya çıkmış ve günümüze kadar gelişerek ticaret hayatında kilit bir role sahip olmuştur.3

1.1.2. Taşımanın Hukuki Gelişimi

Taşımacılığın gelişimiyle doğru orantılı olarak taşıma hukuku da gelişim göstermiştir. Taşıma hukukunun esasını ise taşıyıcının sorumluluğu oluşturmaktadır.

Gelişim, bu sorumluluk çerçevesinde meydana gelmiş ve bu gelişim taşıma sözleşmesinin tarafı taşıyıcı ve gönderen arasındaki hak ve yükümlülükler alanında da kendini göstermiştir. Klasik Roma devrinde deniz taşımacılığı başta olmak üzere taşıma sözleşmeleri günümüzde olduğu gibi ayrı bir sözleşme olarak kabul edilmeyip eser sözleşmesi statüsünde kabul ediliyordu.4 Bu anlayış gereği ise taşıma sözleşmelerinde taşıyıcının sorumluluğu gözetim sorumluluğu kapsamında yer almaktaydı. Lakin gemi yoluyla eşya taşımacılığındaki artış hasebiyle taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin bir takım özel hükümlere ihtiyaç zaruri hal almıştır.5 Bu ihtiyacın karşılanması ise “receptum”6 olarak adlandırılan özel bir anlaşma ile gerçekleşmiştir.

2 Burak Adıgüzel, “Taşıma Hukuku”, Adalet Yayınevi, Ankara, 2019, s.1-3.

3 Adıgüzel, Taşıma…, a.g.e., s.3.

4 Türkan Rado, “Roma Hukuku Dersleri, Borçlar Hukuku”, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1995, s.139.

5 Özcan Karadeniz, “Roma’da İş İlişkileri”, Ankara Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1973, s.173.

6 Ziya Umur, “Roma Hukuk Lügati”, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1975, s.177.

(19)

Klasik dönemin sonuyla birlikte sübjektif ölçü anlayışı hakim olmaya başlamıştır. Sübjektif anlayışa göre zarara uğrayan eşyanın sorumluluğu bakımından mücbir sebebin varlığının ispatı halinde sorumluluktan kurtulmak mümkün hale gelmiştir. Roma hukukunda denizyolu taşımacılığının artmasıyla beraber taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin özel hükümlerin uygulanması zaruret halini alırken, kara sözleşme hükümlerine tabiiyeti devam etmiştir.7 Roma döneminde taşıyıcının sözleşmeden doğan sorumluluğu gerek klasik dönem gerekse “lustianus” döneminde mücbir sebep ile sınırlanmıştı. Lakin klasik hukuk devrinde objektif olarak kabul edilen mücbir sebep lustianus dönemindeki taşıyıcının sorumluğu ise gereken ihtimamın gösterilmemesi sorumluluğuna dönüşerek taşıyıcıdan beklenebilecek özen ölçüsü dikkate alınarak değişim göstermiştir.8

Roma hukukunun tutarlı yapısı sorumluluk düzenlemelerinde de kendini göstermiştir. Öyle ki 18. yy. Kıta Avrupası kanunlaştırma hareketlerinde dahi bu hükümlerden faydalanılmıştır.9 Buna en somut örnek 1794 Prusya Kanunu ile 1807 Fransa Ticaret Kanunu, gösterilebilir. Bu kanunlaşma hareketlerinde Romalıların deniz taşımacılığında kabul ettikleri sorumlulukları kara taşıma yönünde de genişletmek suretiyle kabul etmişlerdir. Lakin 19. yy. ortalarına doğru artan taşıma kapasitesiyle taşıyıcıların eşyalara önceki dönemlerde gösterdiği özeni göstermemeleri dolayısıyla hukuki problemlerin artmasına yol açmıştır.10 Bu da Roma hukukundan gelen ağır sorumluluk ilkesinin tartışılmasına neden olmuştur. Bu sebeple ispat yükünün de özel düzenlenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Böylece keyfiyetin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Fakat objektif sorumluluk sisteminin uygulanması zamanla taşıyıcılara ağır külfet oluşturmuş ve 20. yy. başında bu sorun iyice belirgin bir hal almıştır. Buna çözüm olarak öne sürülen sorumluluk sisteminin uygulanması düşüncesiyle birlikte kanunlaştırma hareketlerinde taşıyıcının sorumluluğunda kusur sorumluluğu ilkesinin temel alınmasına karar verilmiştir.11

7 Sabih Arkan, “Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu”, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara, 1982, s.33.

8 a.g.e.

9 a.g.e.

10 a.g.e., s.34

11 Adıgüzel, Taşıma…, a.g.e., s.6.

(20)

Taşıma hukukunda değişim bunlarla sınırlı kalmadı. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası taşımacılık faaliyetlerinin ulusal sınırları aşması ve buna paralel olarak eşya taşımacılığının kapsamı, tekniği ve türlerinde gerçekleşen değişimler sonrasında taşımaların ayrı ayrı hukuki sorun oluşturması her bir taşıma yöntemine ilişkin genel kurallar harici özel düzenlemeler getirme ihtiyacı doğmuştur. Buna binaen taşıma yöntemlerine ilişkin hem genel hem de özel düzenlemeler yapılmaya başlanarak günümüz taşıma sistemine daha da yaklaşılmıştır. Getirilen özel düzenlemelerde gelişimin, uluslararası antlaşmaların kabul edilmesi ve sonrasında bu antlaşma hükümlerinin ulusal iç hukuklara aktarımı sonucu işlev kazanmaktadır. Bu düzenlemeler sayesinde hava ve deniz yoluyla taşımacılıkta ciddi ilerleme kaydedilmiştir. Fakat yine de günümüz kara yolu taşımacılığı diğer taşıma yöntemlerine nazaran daha yaygındır.12

Günümüzde de taşıma hukuku benzer şekilde değişim geçirmeye devam etmektedir. Ve uluslararası antlaşmalar vasıtasıyla taşıma hukukunda meydana gelen yenilikler zaman içerisinde iç hukuka intikal ettirilmektedir.13

1.2. Genel Olarak Sözleşme

Taşıma sözleşmelerini daha derinlemesine inceleyebilmek için sözleşme kavramına da değinmemizde yarar vardır. Sözlük anlamıyla sözleşme, “bağlanma”,

“düğümlenme” olarak tanımlanabilir. Sözleşme kelimesinin yanı sıra akit mukavele gibi farklı kelimeler de sözleşme anlamında kullanılmaktadır. Fakat günümüzde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun akit yerine sözleşme terimini tercih etmesi dolayısıyla, sözleşme kelimesi diğer terimlerden daha yoğun olarak kullanılmaktadır.

Çalışmamızın adı da bu hususun nazara alınması suretiyle belirlenmiştir.14 Yükümlülük getirmesi sebebiyle borç doğuran bir ilişkiyi ifade eden sözleşmeyi daha iyi değerlendirebilmemiz için, borcun sebebini ve kaynaklarını oluşturan olguları ele

12 Özlem Tüzüner, “Kara Yoluyla Eşya Taşıma Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve İş Görme Amacı Güden Sözleşmelerle İlişkisi”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 101, Ağustos 2012, s.168.;

Arslan Kaya, “Karayolu ile Eşya Taşımaya İlişkin Uluslararası Sözleşmenin (CMR) Uygulama Şartları ve Öngörülen Sorumluluğun Esasları (1)”, İstanbul, 1998, s.331

13 Arkan, a.g.e., s.6-7

14 Erzan Erzurumluoğlu, “Sözleşmeler Hukuku (Özel Borç İlişkileri)”, Yetkin Basımevi, 6.Baskı, Ankara, 2016, s.28.

(21)

almamız gerekmektedir. Bunlar çeşitli sebeplerce ortaya çıkabilir. Bu hususa ilişkin Borçlar Kanunu gereğince, borçlar; inceleme konumuzu da kapsayan hukuki işlemlerden, haksız kazançlardan, haksız fiillerden ve en nihayet kanundan doğmaktadır. Bununla birlikte borcun saikı ve sebebi çok farklı veya ilginç de olabilir.

Sözleşmeler borcun sebebini açıklamayabilir, işte bu haldeki sözleşmeler soyut sözleşmeler olarak ifade edilmektedir. Zira kural olarak borcun sebebi ve alacak birbirine bağlı değildir. Ayrıca borcun saiki birden fazla veya çok çeşitli olması da mümkündür. Lakin çok farklı amaçlarla ortaya çıkan borcun sebebi; ifa (causa solvendi), kredi (causa credendi), bağışlama (causa donandi), teminat ya da karma olabilir. Konu gereği biz hukuki işlemler üzerinden konuyu ele alacağız.15 Genel ifade ile sözleşme, iki ya da daha fazla kişi arasında yapılan veya gruplar arasında gerçekleştirilen ve ilgililer arasında hak, hukuki ilişki kurma, değiştirme veyahut ortadan kaldırma yani yeni bir hukuki sonuç meydana getirmeye yönelik birbirine uygun iradi beyanlardan oluşan hukuki bir işlemdir. Daha öz bir şekilde ifade etmek gerekirse, bir sözleşme olgusundan söz edebilmek için, taraflar arasında birbirine uygun, karşılıklı irade beyanlarının olması muhakkaktır. Bu hususta Türk Borçlar Kanunu kesin hükümlerle usulü açıklamıştır. TBK m.1’ göre “sözleşme, tarafların iradelerinin karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulur.”16 denilerek sözleşmenin kurucu unsurunun karşılıklı irade beyanı olduğu kabul edilmiştir. Buna göre sözleşmenin kurucu unsurlarından icap ve kabul eylemlerinin birbirini takip eden zamanlar da gerçekleşmesiyle sözleşme meydana getirilecektir. Yapısal olarak ele aldığımız vakitte Roma hukukunda “contractus” olarak anılan akit terimi Roma hukukunun yanı sıra Fransız ve İngiliz hukuklarında sadece borçlandırıcı işlem olarak kabul görmekteyken Alman hukuku ve etkisi altında olan İsviçre Türk hukuklarında ise kazandırıcı harcama işlemleri de sözleşme kapsamına girmektedir.17

15 Erzurumluoğlu, a.g.e., s.29.

16 Türk Borçlar Kanunu, Madde.1.

17 Hüseyin Hatemi ve Emre Gökyayla, “Borçlar Hukuku Genel Hükümler”, Vedat Yayınevi, İstanbul, Eylül 2017, İstanbul s.29.

(22)

1.2.2. Taşıma Sözleşmesi

Genel anlamda taşıma faaliyeti, yolcu veya eşyanın bir yerden diğer yere nakline yönelik faaliyetler topluluğu olarak ifade edilebilir.18 Çalışmamızın konusunu ihtiva eden eşya taşımasına ilişkin taşımalarda ise kişilerin iradesi ile gerçekleştirilen yer değiştirme faaliyetleri olarak açıklarız. Buna dair karşılıklı irade beyanlarının mutabakatının oluşması diğer bir ifadeyle bir sözleşmenin yapılması icap eder. İşte bu mukavele taşıma sözleşmesi olarak tanımlanabilir.19 Buna karşın her yer değiştirme faaliyeti taşıma hukuku bağlamında taşıma işlemi olarak kabul görmeyeceği gibi yer değiştirme amacını güden her işlem akdi de taşıma sözleşmesi olarak addedilemez.20 Misal cenaze defni için yapılan taşıma.

Taşıma sözleşmesi tanımı başta Türk Ticaret Kanunu (TTK) olmak üzere taşıma hukukuna ilişkin diğer düzenlemelerde tam olarak mevcut değildir. Bu durum 6762 sayılı TTK (ETTK) için de geçerlidir. Şu an yürürlükte olan 6102 sayılı TTK m.850/1 ‘de ise taşıma sözleşmesinin tarafı olan taşıyıcı “Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir”

şeklinde tanımlamıştır. Bu tarif taşıma sözleşmesi adı altında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ticaret hukuku düzenlemesi niteliğini ihtiva eden 1926 tarihli 865 sayılı TTK m.887’de ise “bir nakliyecinin ücret mukabilinde, eşya veya eşhasın karada, sularda nakillerini taahhüt eylemesiyle nakil mukavelesi ıtlak olunur” denilerek daha bütünsel bir yaklaşımla izah edilmeye çalışılmıştır.21

Taşıma sözleşmesi, deniz ticaret hukukunda TTK m.1138’ de “Taşıyan, navlun karşılığında; a) Yolculuk çarteri sözleşmesinde eşyayı, geminin tamamını veya bir kısmını ya da belli bir yerini taşıtana tahsis ederek; b) Kırkambar sözleşmesinde ayırt edilmiş eşyayı, denizde taşımayı üstlenir” hükmü ile deniz yoluyla eşya taşıma sözleşmesi tarif edilmiştir.22

18 Ejder Yılmaz, “Hukuk Sözlüğü”, Yetkin Yayınları, Ankara, 1996, s.840.; Bilal Özel, Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Karayolu ile Eşya Taşımalarında Gönderenin Sorumluluğu. (T.C. Selçuklu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hukuk Anabilim Dalı Özel Hukuk Doktora Programı Yayımlanmamış Doktora Tezi), Konya, 2020, s.6.

19 Muharrem Gençtürk, “Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku”, Vedat, İstanbul, 2006, s.11.

20 Natig Asgarov, “Yükle İlgililerin Taşıma Sözleşmesi Gereğince Beyanda Bulunma Yükümlülüğü”, T.C. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Özel Hukuk Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 2012, s.4.

21 Adıgüzel, Taşıma…, a.g.e., s.27.

22 a.g.e.

(23)

Taşıma sözleşmesinin tanımı bakımından TTK m.850/2 önem taşımaktadır.

İlgili hüküm gereği “Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.” denilerek hem taşıma konusu yolcu için hem de eşya için sözleşme tarafları için karşılıklı temel hak ve borçlar belirtilmek suretiyle taşıma sözleşmesinin unsurları, dolayısıyla taşıma sözleşmesinin tanımı yapılmıştır.23

Taşıma sözleşmesinin niteliğine ilişkin olarak farklı görüşler mevcuttur.

Geçerli bir taşıma sözleşmesinden söz edebilmemiz için ortada usulüne uygun bir icap ve kabul beyanının bulunması gerekmektedir. BK m.1 gereğince “iki tarafın karşılıklı birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde sözleşme kurulmuş olacaktır.”24 Bu noktada icap ve kabul eylemlerini ele almamız gerekmektedir. İcap, sözleşmenin kurulması teklifini içeren ve bu amaçla zaman itibariyle daha önce yapılan, muhatabına varması ve onun kabulü ile sözleşmenin kurulmasına olanak sağlayacak olan tek taraflı bir irade beyanıdır.25 Kabul ise, icaba uygun şekilde sözleşmenin kurulmasına yönelik bir irade beyanıdır. İcapta olduğu gibi kabul beyanının da hukuki olarak sonuç doğurabilmesi adına muhatabına varması gerekmektedir. Lakin unutulmaması gereken bir husus daha vardır ki o da icaba karşı verilen beyanın, icabın esasına ilişkin herhangi bir değişiklik, genişletici ya da daraltıcı bir unsur veya kabul için şartlar sunan bir irade beyanının kabul olarak değil yeni bir icap olarak nitelendirilmesi gerekir.26

Türk hukukunda genel olarak kabul görülen düşünce sözleşmelerin rızai olmasıdır. TTK m.856/2’de “Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir.”27 şeklinde bir ifade olduğundan, taşıma sözleşmesinin niteliği bakımından görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Bazı yazarlar bunun lafzi olarak yorumlanmasından bahisle real bir sözleşme olduğunu ileri

23 a.g.e.

24 TBK, m.1.

25 Fikret Eren, “Borçlar Hukuku Genel Hükümler”, Beta Yayınları, 10. Bası, İstanbul 2008, s.219;

Salahattin Sulhi Tekinay vd, “Borçlar Hukuku”, 7.Bası, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1993, s.82.

26 Eren, a.g.e., s.228-229.

27 Türk Ticaret Kanunu Madde.856.

(24)

sürmüşlerdir.28 Buna karşılık çoğunluğun teşkil ettiği diğer yazarlarca taşıma sözleşmesinin bu hükmünde yer alan ifade ile taşıma sözleşmesine ilişkin farklı bir geçerlilik şartının söz konusu olmadığını, taşıma sözleşmesinin değişik şekillerde kurulabileceğini belirtip, madde metninde yer alan ve bağlacının veya olarak algılanabileceğini bu suretle taşıma sözleşmesinin rızai olduğu ileri sürülmüştür.

Çağdaş doktrinde real sözleşme anlayışının önemini kaybetmesi ve taşıma sözleşmesinin karşılıklı irade beyanlarının uygun olmasıyla kurulabilecek bir taşıma sözleşmesinin ticari hayatın gereklerine daha uygun olacağı düşüncesini de dikkate alırsak, temel ediminler harici başka yan edimleri de içinde barındıran ve TBK m1 anlamında rızai bir akit olarak kabul edilebilir. Ancak kanaatimizce yazılı sözleşme bulunmaması halinde ifa talep edilemeyeceği için real sözleşme olduğu kabul edilebilir.29

Bu hükümler çerçevesinde eşya taşıma sözleşmesi taşıyıcı ile gönderici arasında yapılan, tam iki tarafa borç yükleyen rızai bir anlaşmadır. Bu anlaşmayla taşıyıcı ücret karşılığında eşyayı nezaret altında koruyarak bir yerden başka bir yere aynen teslim etmeyi ve bu teslimatı zamanında gerçekleştirmeyi taahhüt eder.30

1.2.3. Taşıma Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Diğer Sözleşmelerden Farkı

Taşıma sözleşmesinin diğer sözleşmeler gibi belli ortak noktaları mevcuttur.

Buna karşın her sözleşme gibi kendisine has belli özellikler ihtiva etmekte olup, bu özellikleri ile diğer sözleşmelerden ayrılmaktadır. Konumuz olan Karayoluyla eşya taşıma sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu, CMR Konvansiyonu ve Karayolu Taşıma Kanununda düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu sebeptendir ki isimsiz (atipik) bir sözleşme olmayıp isimli (tipik) bir sözleşmedir.31

“İhtiyaçların karşılanması amacı ile yapılan menkul satışı veya kiralama gibi malın doğrudan veya dolaylı zilyetlik devrini öngören sözleşmelerin ifası, bu malın bir

28 Tekinay, a.g.e., s.59., Eren, a.g.e., s.200., Alihan Aydın, “CMR’ye Göre Taşıyıcının Ziya Hasar ve Gecikmeden Doğan Sorumluluğu”, 2.Bası, Arıkan Yayıncılık, İstanbul, 2006, s.5-6.

29 Ahmet Zeyneloğlu, “Taşıma Hukuku”, Yetkin, 2.Basım, Ankara, 1993, s.41.; Arkan, a.g.e., s.18.

30 Asgarov, a.g.e. s.8

31 Özlem Tüzüner, a.g.e., s.171.

(25)

yerden alınıp başka yere taşınmasını gerektirmektedir”32 Bu noktada kronolojik bakımdan karayollarıyla eşya taşıma sözleşmesini satış ya da kira sözleşmelerinin ifasını gerçekleştiren tipik bağımsız bir sözleşme olarak nitelendirebiliriz. Buna karşın kendisinden önce gelen satış veya kira sözleşmenin akabinde yapılsa da söz konusu akitlerden farklı bir amaç gütmektedir. Karayoluyla eşya taşıma sözleşmelerinde amaç mülkiyetin devri veya kullandırmak değil, izah etmiş olduğumuz üzere bir eşyanın bir yerden başka bir yere güvenli bir şekilde naklidir. Taşıma işinin görülmesi sözleşmenin ana edimidir. Başka bir deyişle eşyanın nihai varış noktasına kadar yapılacak taşıma faaliyetlerinin bütün olarak üstlenilmesidir. Bu özellikleri itibariyle karayoluyla eşya taşıma sözleşmesi iş görme amacı güden bir sözleşmedir.33 İş görme sözleşmeleri içerisinde yer alan taşıma sözleşmesi için, kıyaslamaya verilebilecek en iyi örnekler iş görme sözleşmelerinden biri olan, genel hizmet sözleşmeleri ve bu sözleşmeler içerisinde tartışmaların odağında yer alan vekalet akdi ile eser sözleşmeleri olarak karşımıza çıkmaktadır.34 Anılan görüşler dışında taşıma sözleşmesinin “depo sözleşmesi” ve “kira sözleşmesi” olduğuna görüşler35 olmasına karşın yeterince desteklenmemiştir. Saklama sözleşmesi olmadığı açıktır. Kira sözleşmesi görüşü de herhalde Roma Hukukunun bu sözleşmeyi “Locatio-Conductio”

sözleşmeler ayrımına dahil etmesi sebebiyle ileri sürülmektedir. Roma Hukuku, vekalet sözleşmesini itibarlı, elit tabaka meslek sahipleri için kabul ettiğinden, bu sözleşme vekalet akdi kapsamına alınmamıştır. Günümüzde ise taşıma sözleşmesi vekalet akdi içinde değerlendirilse de ileride ele alacağımız üzere sonuç bakımından elverişsiz olduğu için vekalet akdi kapsamına alamıyoruz. Şayet somut olmayan

32 Türkay Özdemir, “Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku Ziya ve/veya Hasar Sorumluluğu”, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2006, s.1.; Tüzüner, a.g.e., s.171.

33 Arkan, a.g.e., s.29.; Gençtürk, a.g.e., s.22.; Arslan Kaya, “Taşıyıcının Gecikmeden Doğan Sorumluluğu”, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1978, s.28.; Türkay Özdemir, a.g.e., s.171.

34 Hüseyin Hatemi, Rona Serozan ve Abdülkadir Arpacı, “Borçlar Hukuku Özel Hükümler”, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1992, s.507-508; Burak Adıgüzel, “Karayoluyla Yapılan Taşımalarda Taşıyıcının Ziya ve Hasarından Doğan Sorumluluğu”, Adalet Yayınevi, 2.Baskı, Ankara, 2012, s.33., Fırat Öztan, “Kıymetli Evrak Hukuku”, Turhan Kitabevi, Ankara, 1997, s.1463.; Özel, a.g.e., s.18.

35 Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’de taşıma işlerinin hayvan ve araba kiralama içerisinde düzenlendiği hususunda bkz. Zeyneloğlu, Uygulamalı Taşıma Hukuku, Ankara, 1980, s. 29 vd. Mesela

Mecellenin 538. madde hükmü şöyle der: “Muayyen bir hayvan istikra eylemek sahih olduğu gibi bir mahalli muayyene kadar götürmek üzre mükâri ile mukaveleetmek dahi sahihdir”; Özel, a.g.e., s.19.

(26)

sonuçlar için de eser sözleşmesi yapılabileceğini kabul etmemiz gerekir ki bu durum taşıma sözleşmeleri için de uygundur. 36

1.2.3.1. Eşya Taşıma Genel Hizmet Sözleşmesinden Farkı

Genel Hizmet Sözleşmesi TBK m.393’te işçinin işverene bağımlı olarak iş görmesi ve buna mukabil işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Bu tanım itibariyle eşya taşıma sözleşmesinin genel hizmet sözleşmesi olarak tanımlanması mümkün değildir. Zira taşıyıcı göndericiye bağlı olarak iş yapmaz. Oysa hizmet sözleşmelerinde astlık-üstlük bağı vardır. Buna ek olarak taşıyıcı belirli bir zaman için iş yapmayıp, yalnızca eşyanın taşınarak ifa modalitelerine uygun bir şekilde teslim edeceğine dair taahhüt altına girmektedir. Bu hususta önemli olan, zaman değil sonuçtur. Aşağıda ayrıntılı izah edilmek suretiyle konu ele alınacaktır.37

1.2.3.1.1. Taşıma Sözleşmesinin Vekalet Sözleşmesinden Farkı Taşıma sözleşmesini vekalet akdinden ayırmak için öncelikle vekalet sözleşmesini tanımamızda yarar vardır. Vekalet sözleşmesi konusu itibariyle bir emek sözleşmesidir. Ve bu sözleşme Borçlar Kanunumuzun 502.maddesinin birinci bendinde şu şekilde izah edilmeye çalışılmıştır. “Vekalet sözleşmesi, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya bir işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.” Lakin bu tanımlama vekalet sözleşmesini ana iskeletini ortaya çıkarmasına ve bir iş görme sözleşmesi olduğu anlaşılıyorsa da onu tam anlamıyla özgün kılamamıştır. Zira başta açıklamaya çalışacağımız taşıma sözleşmesinden olmak üzere, eser sözleşmesi ve hizmet sözleşmesi gibi iş görme akitlerinden ayrılması konusunda yetersiz kalmıştır.

Bu sebepten öğretide yer alan farklı tanımlamaları dikkate almalıyız. Söz gelimi, bazı yazarlara göre vekalet sözleşmesi vekilin kendisine vekalet veren (müvekkilin)

36 İlyas Gölcüklü, Montreal Sözleşmesi Uyarınca Taşıyıcının Uluslararası Yolcu Taşımasından Doğan Sorumluluğu, Oniki Levha, İstanbul, 2015, s.1-3.;Özel, a.g.e., s.19.

37 Haluk Tandoğan, “Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri”, C.2, Olgaç Matbaası, 3.Baskı, Ankara, 1987, s.203.

(27)

yararına ve iradesine göre iş görme taahhüdü altına girdiği sözleşme olarak tanımlanır.38

Doktrinde Tandoğan’a göre, “vekalet öyle bir akittir ki, vekille müvekkilin menfaatine ve iradesine uygun bir sonuca yönelen bir iş görmeyi bir zaman kaliaa tabi olmaksızın ve nispeten bağımsız olarak yapma borcunu, sonucun elde edilememesi rizikosu ona ait olmamak üzere yükler”.39 Tandoğan tarafından yapılan bu tanım vekalet sözleşmesinin tüm unsurlarını ihtiva ederek, söz konusu sözleşmeyi en iyi şekilde belirtmesi hasebiyle öğretide genel olarak kabul görerek literatürdeki yerini almıştır.40

Taşıma sözleşmesinin diğer sözleşmelerle kıyas edilmesine ilişkin olarak spekülatif yaklaşımlar söz konusudur. Öyle ki Borçlar Kanunumuzun kaynaklarından biri olan İsviçre hukukunda, taşıma sözleşmesinin, vekalet türü mü, yoksa alman hukukunda kabul edildiği üzere eser sözleşmesinin bir çeşidi mi olduğu kuramsal olarak tartışmalıdır. Bununla birlikte İsviçre Borçlar Kanunu 440/2 maddesi dikkate alındığı vakit taşıma sözleşmesinin nitelikli (mevsuf) bir vekalet olduğu sonucuna varılabilir. Aşağıda da anlatılacağı üzere taşıma sözleşmesinde bir eşyanın belli bir yere vardırılmasının önemi, onu vekalet sözleşmesinden ziyade eser sözleşmesine yaklaştırmaktadır. Bu benzerlik taraflar arasında kusur olmaksızın taşımanın gerçekleştirilememesi halinde taşıyıcının ücrete hak kazanıp kazanmayacağına ilişkin hukuki sorunun çözümü bakımından büyük öneme sahiptir.41

Taşıma sözleşmesi ile vekalet akdi arasındaki en somut fark, taşıma sözleşmesinde, sonucun önem taşımasına taşınanın varma yerine ulaşması-karşılık, vekalette sonuç önemli değildir. Buradaki asıl fark sonuç üzerine olup taşımada, eserde olduğu gibi herhangi bir sonuca yönelik taahhüt var iken vekalet sözleşmesinde

38 Aydın Zevkliler ve Emre Gökyayla, “Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri”, Turhan Kitabevi, 12.baskı, Ankara, 2013, s.490; Cevdet Yavuz, “Borçlar Hukuku Dersleri-Özel Hükümler”, Beta Yayınları, 10.baskı, İstanbul, 2012, s.522; Fahrettin Aral ve Hüseyin Ayrancı, “Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri”, Yetkin Yayınları, 9.baskı, Ankara, 2012, s.387.

39 Tandoğan, a.g.e., s.203.

40 Yavuz, a.g.e., s.522; Aral, a.g.e., s.387. Şebnem Akipek, “Alt Vekalet”, Yetkin Yayınları, Ankara, 2003, s.31.; Türker Yalçınduran, “Vekalet Sözleşmesinde Ücret”, Yetkin Yayınları, Ankara 2004, s.26; Veysel Başpınar, “Vekilin (Avukatın, Hekimin, Mimarın, Bankanın) Özen Borcundan Doğan Sorumluluğu”, Yetkin Yayınları, 2.baskı, Ankara 2004, s.70.

41 Hatemi, Borçlar Özel…, a.g.e., s.507.

(28)

herhangi bir sonuca yönelik taahhüt olmayıp o doğrultuda hareket edileceğine yönelik bir irade açıklamasının olmasıdır.42

Vekalet sözleşmesinde ücret sözleşmenin asıl edimi olarak kabul edilmediği için taşıma sözleşmesinin vekalet akdi içerisine dahil olduğunu söylemek mümkün değildir.43 Zira taşıma sözleşmelerinde ücret olmazsa olmaz asli edimler arasında yer alırken vekalet sözleşmesi ivazlı ya da ivazsız olabilir. Buna karşın taşıma sözleşmesini hiçbir sözleşmeye addolunamayacak bağımsız bir sözleşme olduğunu ileri sürenler de mevcuttur. 44

Buna karşın eşya taşıma sözleşmelerine bazı hallerde vekalet akdi hükümlerinin uygulanması da mümkündür. Nitekim Türk Borçlar Kanunu’nun 502 maddesinin 2 fıkrasında da bu durum açıkça ifade edilmiştir. İlgili maddeye göre,

“Vekalete ilişkin hükümler niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan iş görme sözleşmelerine de uygulanır” denilerek inceleme konumuz olan kara eşya taşıma sözleşmelerini niteliği bakımından uygun düştüğü ölçüde vekalet sözleşmesi hükümlerinin de uygulanabileceği sonucuna varılmaktadır.

Lakin sonuç ilişkisi bakımından taşıma sözleşmesi vekalet akdine uygun değildir.45

1.2.3.1.2. Taşıma Sözleşmesinin Eser Sözleşmesinden Farkı Taşıma sözleşmesinin öteki sözleşmelerden ayrımı için kullanacağımız ölçütlerden bir diğeri ise eser sözleşmesi olacaktır. Bu sebepten eser sözleşmesini daha yakından ele almamız icap etmektedir.

42 Murat Aydoğdu ve Nalan Kahveci, “Türk Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Sözleşmeler Hukuku”, Adalet Yayınevi, Ankara, 2019, s.794.; Gölcüklü, a.g.e., s.1-3.

43 Mertol Can, “Türk Taşıma Hukukunun Genel Esasları”, Cilt 1, İmaj Yayınevi, Ankara, 2017, s.17-18.

44 Taşıma sözleşmesinin nevi şahsına münhasır sözleşme olduğu yönünde bkz. Necat Tüzün, Hava ve Kara Taşıma Hukuku, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler, Ankara, 1981, s.36; Hüseyin Ülgen,

“Uluslararası Taşımacılık ve Hukuki Sorunları”, İstanbul Ticaret Odası Yayınları, İstanbul, 1988, s.19-20; Adıgüzel, Taşıma…, a.g.e., s.43.; Zeyneloğlu, Uygulamalı…, a.g.e., s20.

45 Braun, T.: “Das frachtrechtliche Leistungsstörungsrecht nach dem Transportrechtsreformgesetz, Eine Untersuchung der frachtrechtlichen Leistungsstörungstatbestände der §§ 407 ff HGB unter besonderer Berücksichtigung der Bezüge zum bürgerlichen Recht”, Hamburg 2002, s. 8; Jürgen Tunn,”Rechtsstellung des Empfängers im Frachtrecht”, TranspR 1996, Heft 11/12, s. 401. Adıgüzel, Taşıma…, a.g.e., s.48. Gölcüklü, a.g.e., s.3

(29)

Eser sözleşmesi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 maddesinde yer alan tanıma göre “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır.46 Buna karşın “eser” sözcüğünden neyin kastedildiğine ilişkin herhangi bir tanımlama yapılmamıştır. Eser sözcüğünün yalnızca maddi değerler için geçerli olduğuna ilişkin görüş günümüzde değerini yitirmiş olup eserin hem maddi hem de manevi şeylerden oluşabileceği kabul edilmiştir. Eser oluşturma bir şeyi meydana getirme şeklimde olabileceği gibi, (örneğin elektrikle çalışan araba yapımı) iş görme (eşyanın yüklenmesi uçağın tamiri) şeklinde de yapılabilir. Bu noktada önemli olan üstlenilen ifanın yerine getirilmesidir. Bu hususları göz önüne aldığımız vakit eser sözleşmesinde yüklenilen edimin basit bir iş görmeden ziyade belirli bir sonucu öngören nitelikli bir iş görme olduğu sonucuna varmaktayız.47

Öğretide eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği bedel karşılığında yüklenicinin eseri oluşturmayı ve teslim etmeyi üstlendiği, karşılıklı hak ve borçların meydana geldiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.48 Müşahhas tanımlara göre yüklenici (müteahhit) iş sahibinin ödemeyi üstlendiği ücret karşılığında bir şeyi (eseri) imal (yapımı-üretimi-onarımı-değişimi) etmekle mükelleftir. Taraflar arasındaki anlaşmada emek asıl öğeyi oluşturuyorsa ve araçlar ikincil konumda, ortada bir eser sözleşmesinin varlığı söz konusudur. İfade ettiğimiz üzere eser sözleşmesinde aslolan eser olarak tanımladığımız hukuki ya da ekonomik değerin madden veya manen yüklenici tarafından ortaya konulmasıdır. Şüphesiz hukuken kazanım içermeyen bu sebepten mal sayılmayan şeylerin ortaya konulması, misal bir hastanın tedavisi, davanın takibi veya öğretim üretim olarak kabul görülemez ve eser sözleşmesi kapsamında tutulmaz. Bu hallerde vakayı bağımlılık ilişkisini nazara alarak, hizmet ya da vekalet hükümleri çerçevesinde değerlendirmemiz gerekir.49

Eşya taşıma sözleşmesini ele aldığımızda ifa yükümlüsü olan taşıyıcı, yalnızca belirli bir süre için iş görmeyi taahhüt etmez. Bunun yanında o eşyanın teslimini de üstlenir. Taşıyıcı, birden fazla taşıyıcı varsa taşıyıcılar, eşyayı istenilen yere teslim

46 TBK m.470.

47 Sami Aksoy, “Taşıma Hukukunda Fiili Taşıyıcılık”, Seçkin Yayınları, İstanbul, 2015, s.35.

48 Kemal Dayınlarlı, “İstisna Sözleşmesinde Müteahhidin ve İş Sahibinin Temerrüdü”, Dayınlarlı Yayınevi, 3.baskı, Ankara, 2003, s.2.; Ayrancı, a.g.e. s.333.

49 Erzurumluoğlu, a.g.e., s.174-175.

(30)

etmek amacıyla taşımayı gerçekleştirir. Böylece eşya taşıma sözleşmesinin konusu, genel hizmet sözleşmesinden belirli bir süre hizmet görmek ya da vekalet sözleşmesindeki gibi bir işin idaresine ilişkin olmayıp, muayyen bir sonucun meydana getirilmesi amaçlanmıştır ve bu yönüyle eşya taşıma sözleşmesi eser sözleşmesine yaklaşmaktadır.50

Taşıma sözleşmesini eser akdine yaklaştıran sebeplere bir örnek de taşıyan yardımcısı verilebilir. Taşıyıcı yardımcı kullanarak bir fiili taşıma gerçekleştirebilir.

Bu da BK madde 473/1’de yer alan “eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına yaptırabilir.” Hükümle doğrudan doğruya paraleldir. Buna karşın BK 506/1’de geçen vekalet hükmünde “vekil vekalet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hallerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.”

Hükmüyle olağan şartlarda işin devrinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu suretledir ki taşıma sözleşmesi vekalet akdinden ziyade eser akdine yaklaşmaktadır.51

Mevcut nitelikler çerçevesinde eşya taşıma sözleşmesine uygulanabilecek tamamlayıcı hükümlerden en uygun olanının eser sözleşmesine ilişkin olanı olduğu kanısına varmaktayız. Benzer düşünce Roma hukukunda ve Alman hukukunda da yer edinmiş olup, eşya taşıma sözleşmesinin eser sözleşmesi niteliğinde kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.52 Dahası Alman Medeni Kanununun 631. Maddesinin 2 fıkrasında meydana getirme veya değiştirmenin yanında, sonuca yönelik bir iş görmenin ya da hizmet ifasının da eser sözleşmesine konu olabileceği net bir şekilde hükme beyan edilmiştir. Somut veriler çerçevesinde en geniş kapsamlı iş görme sözleşmesinin vekaletten ziyade eser sözleşmesi olduğu kanısına vararak, taşıma sözleşmesinin aslen eser sözleşmesi hükümleri ile daha sıkı irtibat içerisinde olduğu sonucuna varabiliriz. Buna karşın İsviçre Türk hukukuna kaynak niteliğinde olan Alman Hukuka göre eser sözleşmesinin niteliğinin yapılmasında maddi eser olma

50 Tüzüner, a.g.e., s.190. Aksoy, a.g.e., s.37.

51 Adıgüzel, Taşıma…, a.g.e., s.43.

52 Alessandro Bellardita, Der Absender im frachtrechtlichen Schuldverhältnis und seine Haftung, Berlin 2012, s. 10; Jürgen Basedow, ‘’Der Transportvertrag: Studien Zur

Privatrechtsangleichung Auf Regulerten Markten’’, JBC Mohr, Tübigen, 1987, s.89.; Hatemi, Borçlar Özel…, a.g.e., s.508.; Ebenroth, C. T. / Boujong, K. / Joost, D. / Strohn, L.:

Handelgesetzbuch, Band 2, München 2009, § 407 HGB, s. 27.

(31)

zorunluluğu söz konusudur.53 Bu düşünce getirdiği sınırlamalardan dolayıdır ki tartışmalı da olsa eser sözleşmesine ithaf edilen maddelik unsuru da göz ardı edilememelidir.54 Buna karşın Gautschi’nin BK’na getirmiş olduğu numerus clausus ilkesi ve iş görme sözleşmesi alanında birleşik sözleşme imkanı tanımayan ve ilişkinin tamamını vekalet hükümlerine atfeden görüşe katılmak, ihtiva ettiği özellikler bakımından mümkün değildir. Dar anlamda maddi bir taahhüt eden sözleşmeyi eser sözleşmesi olarak kabul edebilir lakin sınırlandırılamaz. Ayrıca taraflar iş görme sözleşmeleri alanında birleşik sözleşme yapabilmesi de mümkündür. Dahası uygulanılacak hükümler çeşitli iş görme sözleşmelerinden de derlenebilir. Kural olarak böyle bir derleme yoksa, hakim tarafından terkip kuramı (birleştirme teorisi) çerçevesinde somut olaya göre uygulanacak kural belirlenir.55

1.2.4. Taşıma Sözleşmesinin Unsurları

Özel borç ilişkilerinde yer alan her sözleşmede olduğu gibi inceleme konumuz olan taşıma sözleşmesinde de onu işlevsel hale getiren belli unsurlar mevcuttur. Bu unsurların varlığı ile gerçekleşen sözleşme, aynı zamanda iyi niyet kurallarına aykırı olabilecek olası bir eylemde ispat işlevini de görebilmektedir.

1.2.4.1. Genel Olarak

Bir sözleşmenin unsurları, onun niteliğini ve diğer sözleşmelerden farkının belirlenmesi açısından büyük önemi haizdir. Sözleşmelerin unsurları, asli edim ve yan edim unsurları olmak üzere iki farklı kategoriye ayrılır. Asli edim unsuru, sözleşmenin ilişkisini doğrudan doğruya tesis eden, sözleşmeden doğan bu ilişkinin hukuki özelliğini oluşturan veya onun nitelendirilmesini sağlayan ve bununla beraber onun diğer sözleşmelerden ayırt edilmesini sağlayan sözleşmenin ana unsurlarıdır. Yan edim unsurlarıysa sözleşmenin ifasına yardımcı yükümlülükler veya onu koruyucu yan

53 Thomas Wieske, “Transportrecht Schnell Erfasst”, Springer, Berlin Heidelberg, 2008, s.29-31;

Bellardita, a.g.e., s.19;

54 Hatemi, Borçlar Özel…, a.g.e., s.508.

55 a.g.e., s.507.; Asgarov, a.g.e., s.29.; Arkan, Sorumluluk…, a.g.e., s.29-30.; İsmail Doğanay, “Türk Ticaret Kanunu Şerhi”, C. II, B. 4, İstanbul, 2004, Madde 420-815.

(32)

yükümlülükler olarak ikiye ayrılırlar. Yardımcı nitelikteki yan yükümlülükler sözleşmenin asli ediminin tam ve doğru bir biçimde ifasına hizmet eder. Öte yandan koruyucu nitelikteki yan yükümler ise ifa fiili sebebiyle şahıs ve mal varlığında meydana gelebilecek olası zararlara karşı alacaklıyı korumayı amaçlar.56

Eşya taşıma sözleşmesini ele aldığımız vakit, farklı yazarlar farklı sayıda ve şekilde tanımlamalar yaparak konuyu ele almaya çalışmıştır. Örneğin Atabek taşıma sözleşmesinden söz edebilmek için başta eşyanın varlığı, eşya taşımasını içeren bir anlaşma ve buna mukabil ücretin olması gerektiğinden bahisle üç unsurun var olması gerektiğini ileri sürmüş, ayrıca taşıma işinin meslek edinilmiş olması, eşya taşınması, taşıma aracı, ücret ödenmesi, taşıma süresi, hareket serbestisi ve yer değiştirme unsurlarını da asli unsur saymak suretiyle değişik sayıda unsur ilave etmiştir.57 Çağa, Çetingil, Kaner ve Kender, “eşya taşımasının taahhüdü, yükün taşıyıcının zilyetliğine girmiş olması, deniz yoluyla taşımada, gemi ile yapılması ve taşıma ücretinin olması”

diyerek beş unsur ileri sürmüştür.58 Karan ise taşıma sözleşmesinde tarafların karşılıklı edimlerini dikkate almak suretiyle, eşya taşıması, taşıma sözleşmesi, ve taşıma ücreti olarak üç unsur belirtmiştir. Arkan, Gençtürk ve Ülgen ise bu konuyu daha sade bir şekilde ele alarak sadece taşıma taahhüdü ve taşıma ücreti unsurlarının olmasıyla taşıma sözleşmesinin var olacağı kanaatindedirler.59

Görüş farklılıklarına temel neden olarak, eşya taşıma sözleşmelerine ilişkin mevzuatta açık, net bir tanımın mevcut olmayışı ve bununla beraber doktrinde ortak bir uzlaşı yani konsensüs sağlanamamış olması gösterilebilir. Ayrıca TTK’ de anlamda taşıma sözleşmesiyle yalın (ale’l-ıtlak) taşıma sözleşmesi kavramına henüz yer verilmemiş olması da anlam kargaşasına yol açan sebepler arasında gösterilebilir.60

56 Eren, a.g.e., s.30-31.; Ahmet Kılıçoğlu, “Borçlar Hukuku Genel Hükümler”, Turhan Kitabevi,13.Baskı, Ankara, 2010, s.23; Necip Kocayusufpaşaoğlu, “Borçlar Hukukuna Giriş Hukuki İşlem Sözleşme”, Filiz Kitabevi, 6.Baskı, İstanbul, 2014, s.7.

57 Asgarov, a.g.e., s.10.; Reşat Ataberk, “Eşya Taşıma Hukuku”, Sulhi Garan Matbaası, İstanbul, 1960, s.24.

58 Tahir Çağa ve Rayeğan Kender, “Deniz Ticaret Hukuku”, C.2, 8.Baskı, Arıkan Basım Yayım Dağıtım, İstanbul, 2006, s.1.; İnci Deniz Kaner, “Deniz Ticaret Hukuku”, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2009, s.1.; Rayeğan Kender ve Ergon Çetingil, “Deniz Ticaret Hukuku”, On iki Levha İstanbul 2009, s.102.

59 Ziya Akıncı, “Karayolu ile Milletlerarası Eşya Taşımacılığı ve CMR, Ankara: Seçkin Yayınevi”, 1999 s.4; Asgarov, a.g.e., s.10.

60 Gençtürk, a.g.e., s.12.

Referanslar

Benzer Belgeler

Hasta Yaralı Taşıma Dört Kişi İle Sedye Taşıma:. Yaralının durumu ağır ise ya da yol uzun, zor ve engelli ise sedye 4 kişi

İmalatçıların çoğu, markalı mal üreten bir imalatçı ile ortak olarak (bir otomobilin fren sistemi, bir koltuk sistemi gibi) entegre sistemler tasarlayan ve üretip sunan tek

(Firma yetkilisi tarafından imzalanıp, kaşe vurulacaktır.) 2- Nüfus Cüzdanı Örneği.( T.C. Kimlik Numaraları yazılı nüfus cüzdan fotokopisi.) 3- Vergi Levhası

ÜYELERİNİN, ortak dışı bir yetkili varsa yetkili kişinin) 4- Vergi Levhası Fotokopisi veya Vergi Dairesi Mükellefiyet Yazısı. 5- Firma adına kayıt ve tescil edilmiş

4- Firma adına kayıt ve tescil edilmiş özmal araçların ruhsat fotokopisi (Ticari olacak) (Geçerli Muayene Tarihli olacak) (Kapasiteyi oluşturan araçların, azami

2- Vukuatlı nüfüs kayıt örneği.(Aile fertleri yer alacak şekilde) 3- Yetki belgesi, taşıt kartı, taşıt belgesi.. 4- Yetki belgesinde kayıtlı kalan araçların

Polar olmayan aa yan zincirleri ile lipit çift tabakanın arasındaki hirofobik etkileşmeler ile zara sıkıca bağlanmıştır.. • Periferal proteinler: zayıf etkileşmelerle

 Santrifüj pompalar, volumetrik pompalar gibi yüksek basınç sağlamamalarına karşın yüksek debiye gerek duyulan işlere