• Sonuç bulunamadı

Papillon-Lefevre Syndrome

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Papillon-Lefevre Syndrome "

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Papillon-Lefevre Sendromu

Papillon-Lefevre Syndrome

Ozgi.ir Pirgon,

MD.

Department of Pediatric Endocrinology, Konya Research and Training Hospital, [email protected]

Mehmet Emre Atabek,

MD.

Department of Pediatric Endocrinology, Seh;uk University Meram Medlcal Faculty, [email protected]

Ahmet Sert,

MD.

Department of Pediatrics, Kenya Research and Training Hospital, [email protected]

This manuscript can be downloaded from the webpage:

http:/ /ti pdergisi . erclyes. edu. t r 1 pro ject6/'200 7; 2 9( 6 )4 7 8 -481. pdf

Submitted Revised Accepted

: August 01, 2006 : January 16, 2007 : February 20, 2007

Corresponding Author:

Ahmet Sert, MD., PhD.

Department of Pediatrics, Kenya Research and Training Hospital, Kenya, Tuti<ey

Telephone : +90-332 3236907-5310 E-mail ; [email protected]

Ozet

Pap1llon-Lefevre Sendromu, t1p1k olarak 1-5 ya~ civannda ortaya ~tkan son derece nadtr genetlk b1r bozukluktur. Paptllon-Lefevre Sendromu, palmoplantar htperkeratoz ile ba~layan ve htzla geli~en penodontopattye bagli olarak sut d1~len ve kalict di~lerln erken kayb1yla karakterizedir. Sutdt~leri serbest hale gelir ve bunlar 5 ya~ ctvannda kaybedllir. Gene!

populasyonda bozuklugun gorulme Sikligt, yakla~•k milyonda 1-4 c1vanndad~r. Nadir gbrulmesi nedeniyle Papillon-Lefevre Sendrom'lu b1r olgu 1lgili literatur b1lgtlen ile b1rlikte sunuyoruz.

Anahtar Kelimeler:Juvenile periodontitis; Papillon-Lefevre Sendromu; Palmoplantar hiperkeratoz.

Abstract

Papillon-Lefevre Syndrome IS an extremely rare genetiC d1sorder that typ1cally effects tnfants of approximately one to 5 years of age. Paplllon-Lefevre Syndrome IS charactenzed by the development of palmar-plantar hyperkeratosis and early loss of the primary (dectduous) and permanent teeth due to rapidly progressive penodontopathy. The pnrnary (dectduous) teeth frequently become loose and fall out by about f1ve years of age. In the general populat1on, the disorder occurs in approximately one to 4 1nd1viduals per 1.000.000. Here we present a Papillon- Lefevre Syndrome case, WhiCh is rarely seen, wtth a review of the literature.

Key Words: Keratoderma Palmoplantar; Papillon-Lefevre Disease; Periodontitis Juvenile.

478 Erciyes Ttp Dergisi (Erciyes Medical Journal) 2007;29(6) :478-481

(2)

Papi!lon·Le(Cvre Sendromu

Giri~

Papillon-Lefevre sendromu (PLS) ilk olarak 1924 y1hnda Papillon ve Lefevre tarafmdan tammlanm1~ ve dlinyada

§U ana kadar 50 kadar tek vaka raporlan yaymlanmi§tJr (1 ). Tipik olarak 1-5 ya~lan arasmda avuv ivinde ve a yak tabamnda hiperkeratoz geli~mesi ile birlikte di~ yapiSinda ve yevresinde ag1r dejenerasyon ve inflamasyon ile karakterizedir. Ag1z i<;inde olu~an kronik inflamasyon sonucunda si.it ve kahc1 di§lerin erken kayb1 gorlilmektedir (2). Otozomal resesif geyi§li olan ve II. kromozomun uzun kolunda lokalize (11 q 14) katepsin C olarak bilinen enzimdeki mutasyondan kaynaklanmaktadu (3 ).

Bu yaz1da el ve ayaklannda palmoplantar keratodermisi olan ve erken ya~ta di~lerinin biryogunu kaybeden 5 ya~mda bir olgu nadir oldugu ivin sunulmaktadu.

Olgu Sunumu

Be~ ya~mdaki erkek olgu di~lerinin erken kaybedilmesi ve kolay!Jkla yerinden <;Ikanlmasi lizerine di§ hekimligi fakiiltesinden genetik bir bozukluk olabileccgi dii~iincesiyle sevk edilmif?ti. Olgunun hikayesinden ciltteki bulgulan iyin ozel bir hastaneden psoriasis tedavisi vc ba§ka bir merkezden de atopik dermatit tedavisi aldigJ ogrenildi.

Olgunun ailesi tarafindan el ve ayaklarmdaki kahnlaf?marun giderek arttJgi, zamanla dif?lerinin kendiliginden viktigi ve agJZ ivindeki di§ say1smm olduk<;a azaldigi belirtildi.

Aile oykiisiinden anne-babamn teyze yocuklan oldugu ve ailede benzer bir hastaltgm bulunmadigi ogrcnildi.

Ozgevmi§inde sorunsuz bir gcbelik sonrasmda 2800 gram olarak dogdugu, yeni dogan doneminde bir ~ikayeti

bulunmadigi ve olgunun §U ana kadar herhangi bir ciddi enfeksiyon geyirmcdigi belirtildi.

Fizik muayenesinde; ag1rhk 19 kg (25-50 pcrsentil), boy 110 em. (25-50 persentil) idi. Olgunun ag1z ivinde

di~etlerinin hiperemik ve odemli oldugu, periodontit ile birlikte yalmzca alt1 di~inin oldugu goriildi.i (Resim 1).

Hafifbir temasla di§lerin yerinden yiktigi ve di§ yap1smm sert bir cisimle kolayltkla kazmdtgi anla~Ildt. Aynca cildinin, ozellikle de avu<;lanmn ve ayak tabanmm olduk<;a kuru oldugu ve bu bolgelerde yama tarzmda hipcrkeratik alanlarm ve yatlaklann olu$tugu gozlemlendi (Resim 2,3).

Zekas1 normal idi. Ttrnak distrotlsi yoktu. Diger sistemletin muayenesinde bir ozcllik yoktu. Laboratuar incelemesinde;

kalsiyum: 10,2 mg/dl, fosfor: 4,84 mgldl, alkalen fosfataz:

433 IU/1, PTH: 26,4 pg/ml idi. Hastamn kemik ya~1 isc kronolojik ya~J ile uyumluydu. Radyolojik muaycnede ise periodontal defektlerin bulundugu bolgelerde vertikal kemik kaybmm oldugu belirlendi (Resim 4). Gram boyamasmda spiroketler ve gram negatif koklar gorlildii.

Erciyes Tip Dergisi (Erciyes Medical Journal) 2007; 29(6) :478-481

Fakat ag1z ivinden ve di$ten yapllan kiiltiiriinde lireme olmad1. Olguya amoksisilin (250 mgldoz giinde 3 defa 10 gun), metronidazol (30 mg/kg/gun I 0 giin) tedavisi ve oral hijyen i<;:in % 0.2 klorheksidin oral sprey ba~landt.

Ge<;:ici dental implantasyon ivin dif? hekimliginde takibe almd1. Hastadan altnan kandan katepsin C enzimi

<;:ah~tlmas1 arnactyla, kan omeginin yurtd1~ma gonderilmesi planlandi.

Resim 1. Olgumuzda gozlenen periodontit ve di~ say1s1nda azalma.

Resim 2. Olgumuzda gozlenen palmar hiperkeratoz.

479

(3)

Resim 3. Olgumuzda gbzlenen planter hiperkeratoz.

Resim 4. Oral ortopantomogrammda mandibular ve maksiller arkta ag1r alveoler kemik kayb1 gbrulmektedir.

Tart1~ma

PLS'nin ana bulgulan el ve ayaklarda hiperkeratoz ile birlikte ges;ici ve kahct di~lerin erken kayb1d1r. Genellikle

ya~amm ilk alti ay1 is;inde b~layan difftiz bazen de lokalize olan hiperkeratoz cl ve ayak s1rtma kadar ilerleyebilir ( 4).

Palmoplantar keratodermilerin 40'dan fazla tipi

as;Jklanmt~tlr. Palmoplantar ektodermal displazilerden yalmz PLS ve Haim-Munk scndromu erken periodontal destriiksiyon ile ili~kilidir. PLS'nin aymc1 tams1 ba~IJca

Haim-Munk sendromu ve prepubertal periodontit ile yap!lmahd1r. Haim-Munk sendromunda palmoplantar keratoz ve periodontite ilave olarak t1rnaklarda atrofik

degi~iklikler, araknodaktili vardtr. PLS 'nin tersinc cilt

480

6::g£ir Pirgon, .lli'hmet Emr.: ,-Jtabek, .1hmet Sen

bulgulan daha ag1r ve yaygm olarak bildirilmi~tir.

Periodontium PLS'ye gore daha az etkilenmi~tir fakat

di~eti inflamasyonu ve alveoler kemik destriiksiyonu ciddidir. Ttrnak deformitele1i ve araknodaktili PLS'den aynlmasma yardtmct olmaktadtr. Prepubertal periodontit ise siitdi~i ve kallci di~lerin periodontium destriiksiyonu ile birlikte erken ba~langwil ilerleyici periodontit ile karakterizedir. Prepubertal periodonti t e~l ik eden palmoplantar keratodermi olmamas1 ile PLS'den aytrt edilmektedir (5, 6). Hastam1zda tJrnak deformitesi ve araknodaktili yoktu.

11. kromozomun uzun kolunda lokalize olan katepsin C genindeki (CTSC) mutasyona bagh olarak PLS'nin ortaya

<;:Iktigt son zamanlarda belirlenmi~tir. CTSC geni dipeptidil- peptidaz l enzimini kodlar. Bu enzim ozellikle immiin sistcm hiicrclcrinde, akcigerde, bobreklerde ve epitel hiicrelcrinde eksprese edilir (7). Hastatmzda ve ailesinde CTSC gen mutasyonu <;:ah~1lmasJ amac1yla kan numunesi aynld1 ve yurtd1~1na gonderilmesi planland1.

Hastalann% 20'sinde tekrarlayan piyodermilcr goriiliir.

Daha nadir olarak karacigcr absesi, pnomoni gibi diger enfcksiyonlar da geli~ebilir. <;:e~itli s;ah~malarda

notrofillerin hiicrc is;inde S.aureusu oldiirme yeteneginde kusur oldugu, notrofil kemotaksisinde azalma oldugu ve lcnfositlerin fitohemagliitinine kar~1 s;ogalma cevabmm azald1gl gosterilmi~tir. Tekrarlayan piyojenik cnfcksiyonlar hastamtzda bulunmamaktaydt (8).

Hastaltgm tcdavisinde sentetik retinoidler ( etretinat, acitretin, isoretinoin) oldukr;:a ba~anhd1r (9). Nazzaro ve ark. PLS alan 3 vakanm palmoplantar hiperkeratozunu acitretin ile ba~anyla tedavi etmi~tir (1 0). Bergman ve ark. ise tekrarlayan piyojenik enfeksiyonlar gosteren 5 hastaya etretinat uygulami~lar ve hem keratodermide hem de cnfeksiyonlarda uzun siireli remisyon elde etmi~lerdir (11). Tedavidc alveolar kemik hasanm onlcmek is;in kahc1

di~lcrin <;ekilmesiyle birlikte protcz veya dental implantlann konulmas1 denenebilir. Hastam1zm di~

sayistmn olduks;a az olmas1 ncdeniylc, beslenmc ve bunu takibcn biiyiime olumsuz etkilenecegi i<,:in; hasta ge<;ici

di~ protezi konulmas1 amac1yla di~ hekimligi ile konsiilte edildi.

Sonur;: olarak; olgumuz ba~langts;ta cilt bulgulan is;in cildiyeye, di~ bulgulan ir;:in di~ hekimine ba~vunnu~tur.

PLS birbirinden farkh sistcmleri etkiledigi is;in tam r;:ogunlukla gozden kas;maktadtr. Bu hastamn sunumu ile farkh sistem ~ikayctleri alan hastalarda bile tam anamnez ahnmasmm ve sistemik muayenenin yaptlmasmm onemini vurgulamaktay!Z.

Erciyes Tip Dergisi (Erciyes Medical Journal) 2007;29(6):478-481

(4)

Papll/on-Lejin'rL' Ser1dtvmu

Kaynak.lar

1. Papi/lon MN and Lefevre B. Two cases of familial symmetric palmoplanter keratosis (Maleda's disease) in a brother and his sister. Alterations in both cases (French) Bull Soc Francaise Dermatologie Syphiligraphie 1924;

31:81-84.

2. Gorlin RJ, Sedano H, Anderson VE. The syndrome of palmarplantar h;perkeratosis and premature periodontal destruction of the teeth. J Pediatr 1964; 65:895-908.

3. Toomes C, James J, Wood AJ, et al. Loss of fimction mutations in the cathepsin C gene result in periodontal disease and palmoplantar keratosis. Nat Genet 1 999;

23:421-424.

4 Bach JN, Levan NE. Papillon-Lefevre syndrome. Arch Dermato/1968; 97:154-158.

5.Jtin PH. Class~(ication of autosomal dominant palmoplantar keratoderma: past-present-future.

Dermatology 1992; 185:163-165.

6. Hart TC, Hart PS, Michalec MD, et al. Haim-Munk syndrome and Papillon-Le_fevre syndrome are allelic mutations in cathepsin C. J Med Genet 2000; 37:88-94.

Erciyes T1p Dergisi (Erciyes Medical Journal) 2007;29(6):478-481

7. Hart PS, Zhang Y, Firatli E, eta/. Identification of cathepsin C mutations in ethnically di1•erse Papillon- Lefevre syndrome patients. J Med Genet 2000;

37:927-932.

8. Van Dyke TE, Taubman MA, Ebersole JL, et al. Tlze Papillon-Lefevre Syndrome: Neutrophil dysfimction with severe periodontal disease. Clin Immunol lmmzmopathol.

1984; 31:419-429.

9.Eickholz P, Kugel B, Pohl S, Nalzer H, Staehle HJ.

Combined mechanical and antibiotic periodontal therapy in a case of Papillon-Lefevre syndrome. J Periodontal 2001; 72:542-549.

10. Nazzaro V, Blanchet-Bardon C. Mimoz C, Re1•uz J, Puissant A. Papi/lon-Leferre syndrome. Ultrastructural study and successful treatment with acitretin. Arc:h Dermatol. 1988; 124:533-539.

11. Bergman R, Friedman-Birnhaum R. Papilfon-Lefevre syndrome: a study of the long-term ciinic:al course of recurrent pyogenic infections and the effects of etretinate treatment. BrJ Dermatol. 1988; Jl9:731-736.

481

Referanslar

Benzer Belgeler

2009 年 4 月 2 日呼吸之夜 「呼吸之夜」是呼吸治療學系一年一度的盛大晚會,更是全校一同感動的夜 晚。

3 Ergin, Muharrem, &#34;Dede Korkut Kitabı ı Giriş-Metio-Faksimile&#34;, Türk Dil Kurumu.. Yayınları, Ankara,

Demografik olayların (nüfus hareketleri, doğum, ölüm vb.) bir devletin kuruluşu, gelişmesi ve parçalanması sürecindeki rolü göz önüne alındığında, bu yöndeki

Kolestaz, serum total bilirubin düzeyi 5 mg/dL altındayken konjuge bilirubin düzeyinin 1 mg/dL üzerinde olması veya total bilirubin düzeyi 5 mg/dL’nin

(6) found a strong correlation between bleeding severity and coagulation activity in fibrinogen, combined FV and FVIII, FX, and FXIII deficiencies, while a weak correlation

Bulunan sonuçlarda, kisspeptin uygulanması sonucunda beyinde oluşan apoptotik hücre ölümünün kisspeptin uygulaması sonucunda azaldığı, oksidatif stres belirteçlerinden

YÖNTEM VE GEREÇLER: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda 2006-2018 yılları arasında tanısı konulan ve tedavi edilen gebelik

Bu çalışmada bilişim teknolojileri kapsamında yer alan değişkenler ile yenilik, verimlilik, kalite ve genel firma (faktör analizi sonucu büyüme ve kârlılık