60 Türk Dili
İsmail AYKANAT
bir daha gelmem sana unuttum benim olmalarını artık boğum boğum çıkıyor sözcükler ümitlerim şimdi uzaklardayım yanımda sevinçlerin kıskanmaların ne kadar benden uzak dudağındaki uçuk
sanma ki hacettepe’ye çıkar ankara’nın yolları döner gelir bir efsanedir söylediğin fesleğen ve çarşafının altında yepyeni bir çingene
bir daha gelmem sana unuttum benim olmalarını günlerce bir şiir’çin yakardım da Tanrı’ma
bir mısra bile çıkmadı handiyse bir sözcük gidenler anlatmadı gökyüzünün sükûnetini
senin ellerinden süzülen her günah için bir şiir yazmalıyım hadi aç kucağını bir aşk gibi sana dökülmeliyim
imza atmasam unutsam da atmasam hakkımda bir mahkeme Tanrı’m kurtar beni bu yılanlar arenasından
günlerce hapis için yakardım ben Tanrı’ma senin tarihini benden başkası yazamaz
her an sevgi beklemekle delice sevmekle ve üşümekle mi yazılır senin tarihin oysa gök devrilir susmaz olur sokaklar ardımdan bir gök içre deli boran cenk olsa
sen sevince ardımdan sağanak bir aşk olur
ve kentler yitirir bütün canlılığını çözer de esvabını her şiirimin altında sencileyin şerh olsa
boğazımı yırtarak çıkar sözcükler ümitlerim