• Sonuç bulunamadı

Kriptojenik

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kriptojenik"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Özgün Araştırma / Original Article

DO I:10.4274/tnd.2020.45143 Turk J Neurol 2020;26:207-211

Kriptojenik İnme Hastalarında STAF Skorunun ve Klinik Verilerin Paroksismal Atriyal Fibrilasyon Saptanmasına Etkisi

The Effect of STAF Score and Clinical Data on Paroxysmal Atrial Fibrillation Determination in Patients with Cryptogenic Stroke

Aygül Tantik Pak, Zahide Mail Gürkan, Yıldızhan Şengül

Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniği, İstanbul, Türkiye

Ya z›fl ma Ad re si/Ad dress for Cor res pon den ce: Dr. Aygül Tantik Pak, Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniği, İstanbul, Türkiye Tel.: +90 507 242 04 19 E-posta: [email protected] ORCID: orcid.org/0000-0002-7414-3800

Ge lifl Ta ri hi/Re cei ved: 28.12.2019 Ka bul Ta ri hi/Ac cep ted: 18.02.2020

©Telif Hakkı 2020 Türk Nöroloji Derneği Türk Nöroloji Dergisi, Galenos Yayınevi tarafından basılmıştır.

Amaç: Paroksismal atriyal fibrilasyon (PAF) saptanmasını etkileyen faktörleri belirlemeyi amaçladık. Bu nedenle kriptojenik iskemik inme (Kİİ) geçiren hastalarda klinik ve demografik verilerin, score for the targeting of atrial fibrillation (STAF) ve CHA2DS2-VASc skorunun, PAF saptanması ile ilişkisini değerlendirdik.

Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak yapılan bu çalışmaya Ocak 2017 ile Temmuz 2019 tarihi arasında Kİİ tanısı ile nöroloji servisine yatırılan 310 hastadan kliniğimizde 24 saatlik Holter elektrokardiyografi (EKG) çekilen 98 hasta dahil edilmiştir. Hastaların 49’unda Holter EKG’de PAF saptanmış ve 49’unda PAF saptanmamıştır. PAF saptanan ve saptanmayan hastalar arasındaki STAF skoru, CHA2DS2-VASc skoru, demografik ve klinik veriler karşılaştırılmıştır.

Bulgular: Kİİ tanısı olan 98 hasta çalışmamıza alındı. Yaş ortalaması 64,4±14,1 idi. Çalışmaya alınan hastaların %50’si (n=49) PAF saptanan grup, %50’si (n=49) PAF saptanmayan gruptu. PAF saptanan ve saptanmayan grupta yaşın karşılaştırması istatistiksel olarak anlamlıydı (PAF saptananlar: 66,98±11,9, PAF saptanmayanlar=59,84±15,23, p=0,01). Cinsiyet, konjestif kalp yetmezliği, diabetes mellitus, hipertansiyon, vasküler hastalığın olmasının, tekrarlayan inme, CHA2DS2-VASc skoru, sol atriyal dilatasyon, sol ventrikül hipertrofisi, mitral yetmezlik, STAF skoru, National Institutes of Health Stroke Scale ve Prestrok modifiye Rankin Skalası ile PAF saptanması arasındaki ilişki anlamlı bulunmadı (p>0,05).

Sonuç: İleri yaş popülasyonda nedeni bilinmeyen inmelerde mutlaka PAF aranmalıdır. Fakat bu çalışma gösteriyor ki STAF ve CHA2DS2-VASc skoru, transtorasik ekokardiyografi bulguları ve diğer risk faktörleri PAF saptanması ile ilişkili değildir. Gelecekteki daha fazla örneklem grubuyla daha uzun holter EKG kaydı kullanılarak yapılacak çalışmalar bu konuya ışık tutacaktır.

Anahtar Kelimeler: Paroksismal atriyal fibrilasyon, kriptojenik inme, CHA2DS2-VASc skoru, STAF skoru

Objective: To determine factors that affect paroxysmal atrial fibrillation (PAF) detection. In this regard, we evaluated the relationship between clinical and demographic data, score for the targeting of atrial fibrillation (STAF) score, CHA2DS2-VASc score, and the detection of PAF in patients with cryptogenic ischemic stroke (CIS).

Materials and Methods: This retrospective study included 98 patients who underwent 24-hour Holter electrocardiography (ECG) among 310 patients admitted to the neurology department with a diagnosis of CIS between January 2017 and July 2019. PAF was detected in Holter ECG in 49 patients. STAF score, CHA2DS2-VASc score, and demographic and clinical data were compared between patients with and without PAF.

Results: Ninety-eight patients with CIS were included in our study. The mean age of the patients was 64.4±14.1 years. Of the patients included in the study, 50% (n=49) were in the group with PAF and 50% (n=49) were in the group without PAF. The comparison of age between patients with and without PAF was statistically significant (66.98±11.9 and 59.84±15.23, respectively; p=0.01). Sex, additional risk factors, presence of vascular disease, recurrent stroke, CHA2DS2- VASc score, left atrial dilatation, left ventricular hypertrophy, mitral insufficiency, STAF score, National Institutes of Health Stroke Scale Score, and modified Rankin Scale were not significantly associated with PAF (p>0.05)

Conclusion: PAF should be investigated in strokes of unknown etiology in the elderly population. However, this study shows that STAF and CHA2DS2-VASc score, transthoracic echocardiography findings, and other risk factors are not associated with PAF detection. Future studies with longer Holter ECG recordings in larger samples will shed light on this issue.

Keywords: Paroxysmal atrial fibrillation, cryptogenic ischemic stroke, CHA2DS2-VASc score, STAF score

Öz

Abstract

(2)

Giriş

İnme, tüm dünyada miyokard enfarktüsünden sonra ikinci ölüm nedeni olup aynı zamanda özürlülüğe yol açarak yaşam kalitesinde bozulmaya neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle inme etiyolojisinin saptanması ve profilaktik tedavinin planlanması tekrarlayan, özürlülüğü arttıran ve hatta ölümle sonuçlanan inmelerin önüne geçilmesinde çok önemlidir. İnmelerin %80’ini iskemik inmeler oluşturur. İskemik inmelerin yaklaşık dörtte birinin etiyolojisi bulunamaz ve kriptojenik iskemik inme (Kİİ) olarak tanımlanır (1). İnme sınıflamasında Trial of Org 10172 in Acute Stroke Treatment sınıflaması yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sınıflamada inme etiyolojileri; büyük damar hastalığı, kardiyoembolik inme, küçük damar hastalığı, diğer sebepler ve nedeni belirlenemeyen şeklinde sınıflandırılmıştır (2).

Kapsamlı araştırmalar ile belirli bir etiyoloji bulunamayan inme grubuna Kİİ denir. Ancak birçok farklı sınıflamanın kullanılması ve bu konuda fikir birliği olmaması Kİİ’nin bildirilen değişken oranlarını açıklamaktadır (3). İskemik inme etiyolojisinde atriyal fibrilasyon (AF) yaygın olarak bilinen bir risk faktörüdür. AF, kronik veya paroksismal özellikte olabilir (4). AF’li hastaların

%25-62’sini paroksismal AF (PAF) oluşturur (5). Kİİ’li hastaların etiyolojisinde yaklaşık %11-30 oranında PAF saptanmaktadır (6). Holter elektrokardiyografide (EKG) PAF saptananlarda inme geçirme riski PAF saptanmayanlara göre iki kat fazladır (7). PAF bazen tek atak şeklinde, bazen art arda kümeler halinde farklı sürelerde tekrarlayan ve kendiliğinden sonlanan kardiyak aritmidir.

PAF’nin kendini sonlandıran doğası sonucu saptanamaması, yetersiz tanıya ve yanlış tedaviye neden olmaktadır (8). Gerek paroksismal gerek kronik AF’nin neden olduğu iskemik inmeler oral antikoagülasyonla başarılı bir şekilde önlenebilmektedir (9).

Bu nedenle AF’nin tanınması ve etkin antikoagülasyon, iskemik inmeli hastalarda son derece önemlidir.

Çalışmamızda PAF saptanan ve saptanmayan hastalar arasında, PAF öngörmede kullanılan “Score for the Targeting of Atrial Fibrillation (STAF)” skoru, AF saptanan hastalarda tromboemboli riskini belirlemek için kullanılan CHA2DS2-VASc skoru, demografik ve klinik veriler karşılaştırılarak PAF saptanmasına etkisi olan faktörlerin belirlenmesi planlandı. İki grup arasındaki giriş ve çıkış muayenelerinden hesaplanan Ulusal Sağlık Enstitüleri İnme Ölçeği (NIHSS) ve modifiye Rankin skalası (mRS) skoru karşılaştırılarak klinik sonlanım üzerine PAF saptanmasının etkisinin olup olmadığının araştırılması planlandı.

Gereç ve Yöntem

Bu çalışma Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır (sayı: 102, tarih: 21.08.2019).

Helsinki Deklarasyonu kriterlerine uyulmuştur. Ocak 2017 ile Temmuz 2019 tarihi arasında Kİİ tanısı ile nöroloji servisine yatmış olan 310 hastadan kliniğimizde 24 saatlik Holter EKG çekilen 98 hasta çalışmaya alınmıştır. Diğer hastaların Holter EKG çekimleri hastanemizde yapılmamış veya hastalar takibe gelmemiştir. Çalışmaya alınan 98 hastanın 49’unda Holter EKG’de PAF saptanmış ve 49’unda PAF saptanmamıştır.

Çalışma retrospektif olarak yapıldığından hastalardan yazılı veya sözlü onam alınmamıştır. Çalışmaya dahil edilme kriterleri: 18 yaş üstü olmak, serebral enfarktüs veya geçici iskemik inme geçirmiş olmak ve 24 saatlik Holter EKG incelemesinin yapılmış olmasıydı. Dışlama kriterleri: kronik atrial fibrilasyonun olması,

semptomatik tarafta %70 üzerinde karotis darlığının olması, laküner enfarkt ve küçük damar hastalığının olması veya inme etiyolojisini açıklayacak diğer nedenlerin (arterit, diseksiyon gibi) olmasıydı.

Hastaların demografik verileri, klinik verileri, komorbid hastalıkları, kranial bilgisayarlı tomografi, kranial magnetik rezonans görüntüleme, bilateral karotis ve vertebral arter Doppler manyetik rezonans (MR), EKG ve transtorasik ekokardiyografi bulguları kaydedildi. PAF öngörmede kullanılan STAF skoru total puanı 0 ile 8 arasında olup 5’in üzerindeki değerlerin spesifitesi ve sensitivitesi daha yüksek bulmuştur (Tablo 1) (10). STAF skorunda değerlendirilen atriyal dilatasyon ve çalışmada ayrıca değerlendirdiğimiz sol ventrikül hipertrofisi AF etiyolojisine neden olduğu için çalışmada değerlendirilmiştir. STAF skorunda yer alan vasküler etiyolojide ekstrakranial arterlerde %50’nin üstünde darlık olması, diseksiyon saptanması veya laküner enfarkt olmasıydı. CHA2DS2-VASc skoru AF’si olan hastalarda tromboemboli riskini belirlemek için kullanılan bir skordur.

CHA2DS2-VASc skorunda alınabilecek toplam skor 0-9 aralığında olup, skorun değerlendirmesi şu şekildedir: Konjestif kalp yetmezliği (KKY): 1 puan, hipertansiyon (HT): 1 puan, 75 yaş ve üstü olmak: 2 puan, diabetes mellitus (DM): 1 puan, inme veya geçici iskemik atak: 2 puan, vasküler hastalık: 1 puan, 65- 74 yaş: 1 puan, kadın cinsiyet: 1 puan (11). Bu değerlendirme ile hastaların CHA2DS2-VASc skorları hesaplandı. Geliş nörolojik muayenelerine göre NIHSS skorları hesaplandı. NIHSS, inme geçiren hastaların nörolojik muayene ölçeği olup 15 maddeden oluşan minimum 0 puan maksimum 42 puan alınan bir ölçektir (12). Çıkış muayenelerine göre mRS hesaplandı (13). mRS inme hastasının sakatlık durumunu ölçen, 6 maddeden oluşan, minimum 0 puan ile maksimum 6 puan alınan bir ölçektir.

İstatistiksel Analiz

Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics Versiyon 20.0 paket programı kullanılmıştır. Kategorik ölçümler sayı ve yüzde olarak, sayısal ölçümler ise ortalama ve standart sapma (gerekli yerlerde ortanca ve minimum-maksimum) olarak sunulmuştur ve tanımlayıcı istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Değişkenler

Tablo 1. STAF skorunda kullanılan kriterler ve puanlamalar°

Puan Yaş

>62

≤62 2

0 NIHSS

≥8

<8

1 0 Sol atriyal dilatasyon

Var Yok

1 0 Vasküler etyoloji

Var

Yok 0

3

Total skor 0-8

°10 numaralı kaynaktan alınmıştır, NIHSS: Ulusal Sağlık Enstitüleri İnme Ölçeği, STAF: Score for the targeting of atrial fibrillation

(3)

arası ilişkiyi incelerken normal dağılım gösteren veriler için Pearson korelasyon analizi, normal dağılım göstermeyen veriler için Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. PAF saptanmasıyla ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda bağımsız örneklem t-test kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.

Bulgular

Çalışmamıza katılan 98 hastanın yaş ortalaması 64,4±14,1 idi.

Çalışmaya alınan hastaların %50’si (n=49) PAF saptanan grubu,

%50’si (n=49) PAF saptanmayan grubu oluşturdu. PAF saptanan grupta yaş ortalaması 66,98±11,9, PAF saptanmaya grupta ise 59,84±15,23 idi (Şekil 1). Yaşın gruplar arası karşılaştırması istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,01). Cinsiyet karşılaştırması anlamlı olarak saptanmamış olup PAF saptananların 25’i kadın, 24’ü erkekti. PAF saptanmayanların 24’ü kadın, 25’i erkekti (p=0,8). KKY’nin olması (p=0,64), DM’nin olması (p=0,52), HT olması (p=0,19) ve vasküler hastalığın olması (p=0,87) açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Gruplar arasında CHA2DS2-VASc skoru karşılaştırıldığında ortalama olarak fark saptansa da istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (PAF saptananlar: 4,69±1,45, PAF saptanmayanlar: 4,20±1,77, p=0,14). Sol atriyal dilatasyon, sol ventrikül hipertrofisi, mitral yetmezlik ve STAF skoru açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (Tablo 2).

Yerleşim bölgelerine göre bakıldığında PAF saptanan hastaların %73,5’inin (n=36) supratentorial, %26,5’inin (n=13) infratentorial yerleştiği ve PAF saptanmayan hastaların %67,3’ünün (n=33) supratentorial, %32,7’sinin (n=16) infratentorial yerleştiği saptandı (p=0,50).

Tekrarlayan inme geçirme oranı açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu (p=0,34). NIHSS (p=0,94) ve mRS (p=0,16)

skoru açısından PAF olan ve olmayan grup arasında anlamlı fark yoktu (Tablo 3).

Yapılan lojistik regresyon analizinde PAF saptanması ile yaş, cinsiyet, KKY, DM, HT, bilinen vasküler hastalığının olması, CHA2DS2-VASc skoru, sol atriyal dilatasyon, sol ventrikül hipertrofisi, mitral yetmezlik ve STAF skoru arasındaki ilişki değerlendirildi. Bunlar arasında PAF saptanması ile en ilişkili faktör yaş artışıydı (p=0,01 ve β=0,960). PAF saptanması ile STAF skoru, sol atriyal dilatasyon, sol ventrikül hipertrofisi, mitral yetmezlik ve PAF arasında lojistik regresyon analizinde anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05) (Tablo 4).

Tartışma

Kİİ tanılı hastalarda demografik ve klinik verilerin, STAF skorunun ve CHA2DS2-VASc skorunun PAF saptanması olasılığına etkisini saptamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır.

Tablo 2. Gruplar arasında STAF skoru, demografik verilerin ve klinik verilerin karşılaştırmalı tablosu

PAF (+) PAF (-) p değeri

Yaş (yıl ± SS) 66,98±11,9 59,84±15,23 0,01

% (n) % (n)

Kadın/erkek 51 (25)/49 (24) 49 (24)/51(25) 0,84

KKY %6,1 (3) %4,1 (2) 0,64

DM %30,6 (15) %36,7 (18) 0,52

HT %73,5 (36) %61,2 (30) 0,19

Vasküler hastalık %26,5 (13)

(KAH: 11, PAH: 1, SVT: 1)

%24,4 (12)

(KAH: 9, PAH: 1, SVT: 1) 0,87

CHA2DS2-VASc skoru 4,69±1,45 4,20±1,77 0,14

Sol atriyum dilatasyonu %4 (2) %6 (3) 0,65

Sol ventrikül hipertrofisi %16 (8) %32 (16) 0,56

Mitral yetmezlik %30 (15) %27 (13) 0,66

STAF skoru 3,16 3,18 0,95

STAF skoru

≥5

<5

%43 (21)

%57 (28)

%27 (13)

%73 (36) 0,09

KKY: Konjestif kalp yetmezliği, DM: Diabetes mellitus, HT: Hipertasiyon, KAH: Koroner arter hastalığı, PAH: Periferik arter hastalığı, SVT: Sinüs ven trombozu, PAF:

Paroksismal atriyal fibrilasyon, SS: Standart sapma, STAF: Score for the targeting of atrial fibrillation

Şekil 1. PAF saptanan ve saptanmayan hastaların yaş dağılımı PAF: Paroksismal atrial fibrilasyon

(4)

Böylece hangi hasta grubuna etiyoloji araştırmak amaçlı mutlaka 24 saatlik Holter EKG kaydının yapılması gerektiği vurgulanmak istenmiştir. Çalışmamızda PAF saptanmasındaki en etkili faktörün ileri yaş olduğu saptanmıştır.

Norveç’de prospektif yapılan bir çalışmada 2006-2015 yılları arasında geçici iskemik atak ve iskemik inme geçiren 3.480 hastanın 1.239’una 24 saatlik Holter EKG uygulanmış ve 237’sinde (%19) PAF, 1002’sinde (%81) sinüs ritmi saptanmıştır. İki grubun demografik ve klinik verileri karşılaştırıldığında artan yaş, kadın cinsiyet, geçirilmiş iskemik inme, miyokardiyal enfarkt, patolojik troponin düzeyleri, embolik inme ve farklı arteryel alanlardaki enfarktlar PAF öngörmede önemli belirteçler olarak saptanmıştır (p<0,01) (14). Bizim çalışmamızda 310 inme geçiren hastadan 49’unda PAF saptanmıştır. Ancak bizim hastalarımızın hepsine Holter EKG uygulanamamıştır, bu nedenle PAF oranımız yüksek olarak saptanmıştır. Çalışmamızda ileri yaşın PAF ile kuvvetli ilişkisi saptanmış ancak bahsedilen çalışmadan farklı olarak cinsiyet, inme geçirmek, arteriyel hastalıklar ve lezyonun yerleşim yeri ile PAF arasında anlamlı ilişkili saptanmamıştır. Bu farklılığın bahsedilen çalışmanın daha uzun süreli ve daha fazla hasta ile yapılmış olmasından kaynaklanabileciğini düşünmekteyiz.

İki yüz yirmi yedi inmeli hastanın dahil edildiği bir çalışmada 28 günlük Holter EKG takibi sonrası hastaların %13,6’sında (n=31) PAF saptanmış ve PAF saptanmayan grupla demografik, radyografik ve klinik veriler karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada yaş (p=0,005) ve radyolojik görüntülemede geçirilmiş inme bulgularının olmasının (p=0,021) AF saptamada belirleyici olduğu bildirilmiştir (15). Bizim çalışmamızda AF saptama üzerinde yaşın etkili olduğu ancak geçirilmiş inmenin etkili olmadığı

saptanmıştır. Bu çalışmadan farklı olarak bizim hastalarımızın Holter EKG’leri 24 saatlik çekilmiştir ve inme geçiren tüm hastalara Holter EKG çekiminin takibi yapılamamıştır.

Dört yüz seksen altı inmeli hastanın dahil edildiği bir çalışmada (2009) STAF skorunun güvenirliği araştırılmıştır. Başlangıç EKG’lerinde AF saptanan 86 hastanın da dahil edildiği 122 (%26,7) hastada AF saptanmıştır. AF saptananlar ve saptanmayan hastaların demografik ve klinik verileri karşılaştırıldığında ileri yaş, kadın cinsiyet, HT, NIHSS, sol atriyal dilatasyon, sol ventriküler hipertrofi ve sol mitral yetmezilik saptanmasının AF saptanması ile kuvvetli derecede ilişkili olduğu saptanmıştır (16). Benzer dizaynda bir başka çalışmada (2013) ise 584 inmeli hastadan 183’ünde (%31,3) AF saptanmış ve AF’yi öngörmede yaş, NIHSS, sol atriyal dilatasyon ve vasküler etiyolojinin olmamasının bağımsız belirteçler olarak STAF skorundan daha üstün olduğu bildirilmiştir (17). STAF skorunun güvenirliğini değerlendiren başka bir çalışmada (2018) kriptojenik inmeli 133 hastanın 30’unda (%22,6) PAF saptanmıştır. Bu hastalarda AF saptamak için STAF skorunun kullanımının sınırlılıklarının olduğu ancak yaş ve cinsiyetin bağımsız belirteç olarak kullanılabileceği belirlenmiştir (p<0,01) (6). Bizim çalışmamızda artan yaşın PAF’ı öngördürücü olduğu bulunmuştur (p<0,01). Çalışmamızda KKY, DM, HT, vasküler hastalık, tekrarlayan inme, CHA2DS2-VASc skoru, sol atriyal dilatasyon, sol ventrikül hipertrofisi, mitral yetmezlik, STAF skoru, NIHSS ve mRS ile PAF saptanması arasında ilişki bulunamadı (p>0,05). Çalışmamızın sonuçlarının literatürden farklı olmasının nedenlerinin sadece PAF’ı olan hastaların çalışmaya alınmış olması, hastalarımızın sayısının az olması ve çalışma süremizin kısalığı olduğunu düşünüyoruz.

Çalışmamızda MR’de yalnızca enfarktın supratentorial ve infratentorial yerleşimine bakarak gruplar arasında karşılaştırma yapılmıştır ve anlamlı ilişki bulunamamıştır. Enfarkt topografisini daha ayrıntılı olarak inceleyen CRYSTAL AF çalışmasında lezyonun yerleşim yeri, tutulan damar alanı ve enfarktın boyutunun AF’yi öngörmede kullanılamayacağı bildirilmiştir (18).

Çalışma Kısıtlıkları

Çalışma retrospektif olarak düzenlenmiştir. Hastalarımızın bir kısmı Holter EKG çekimine çağırıldıkları halde gelmedikleri için 310 hastadan 98’ine Holter EKG uygulanabilmiştir. Holter EKG çekimleri bir defa 24 saatlik uygulama şeklinde planlanmıştır.

Sonuç

Sonuç olarak ileri yaş popülasyonda Kİİ’de mutlaka PAF aranmalı ve bunun için 24 saatlik, hatta daha uzun süreli Holter EKG kaydı yapılması gerekmektedir.

Teşekkür

Uzmanlık eğitim süresi boyunca ve sonrasında bilgilerini ve desteklerini esirgemeyen hocalarıma teşekkür ediyorum.

Tablo 4. Lojistik regresyon analizi: PAF ile demografik ve klinik verilerin karşılaştırması

p değeri β değeri

Yaş 0,14 0,039

Cinsiyet 0,84 0,082

KKY 0,89 0,135

DM 0,33 -0,449

HT 0,21 0,569

Vasküler hastalık 0,76 0,064

Sol atriyum dilatasyonu 0,70 -0,359 Sol ventrikül hipertrofisi 0,57 0,332

Mitral yetmezlik 0,64 0,210

STAF skoru 0,95 0,007

CHA2DS2-VASc skoru 0,13 0,193

PAF: Paroksismal atriyal fibrilasyon, KKY: Konjestif kalp yetmezliği, DM: Diabetes mellitus, HT: Hipertasiyon, STAF: Score for the targeting of atrial fibrillation

Tablo 3. Gruplar arasında NIHSS, mRS ve tekrarlayan inme oranının karşılaştırmalı tablosu

PAF (+) PAF (-) p değeri

NIHSS (ortalama ± SS) 4,40±3,10 3,59±2,59 0,94

mRS (ortalama ± SS) 2,06±1,3 2,04±1,1 0,16

Tekrarlayan inme geçirme % (n) %28,6 (14) %20,4 (10) 0,34

NIHSS: Ulusal Sağlık Enstitüleri İnme Ölçeği, mRS: Modifiye Rankin skalası, PAF: Paroksismal atriyal fibrilasyon, SS: Standart sapma

(5)

Etik

Etik Kurul Onayı: Bu çalışma Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır (sayı: 102, tarih:

21.08.2019).

Hasta Onayı: Çalışma retrospektif olarak yapıldığından hastalardan yazılı veya sözlü onam alınmamıştır.

Hakem Değerlendirmesi: Editörler kurulu dışında olan kişiler tarafından değerlendirilmiştir.

Yazarlık Katkıları

Cerrahi ve Medikal Uygulama: A.T.P., Z.M.G., Y.Ş., Konsept:

A.T.P., Dizayn: A.T.P., Analiz veya Yorumlama: A.T.P., Z.M.G., Y.Ş., Literatür Arama: A.T.P., Z.M.G., Y.Ş., Yazan: A.T.P., Y.Ş.

Çıkar Çatışması: Yazarlar bu makale ile ilgili olarak herhangi bir çıkar çatışması bildirmemiştir.

Finansal Destek: Çalışmamız için hiçbir kurum ya da kişiden finansal destek alınmamıştır.

Kaynaklar

1. Hart RG, Diener HC, Coutts SB, et al. Embolic strokes of undetermined source: the case for a new clinical construct. Lancet Neurol 2014;13:429- 438.

2. Alexandru R, Terecoasa EO, Bajenaru OA, Tiu C. Etiologic classification of ischemic stroke: where do we stand? Clin Neurol Neurosurg 2017;159:93- 106.

3. Schulz UG. Cryptogenic stroke – How to make sense of a non-diagnostic entity. Maturitas 2019;122:44-50.

4. Banerjee A, Marín F, Lip GYH. A new landscape for stroke prevention in atrial fibrillation: focus on new anticoagulants, antiarrhythmic drugs, and devices. Stroke 2011;42:3316-3322.

5. Flint AC, Banki NM, Ren X, Rao VA, Go AS. Detection of paroxysmal atrial fibrillation by 30-day event monitoring in cryptogenic ischemic stroke: the Stroke and Monitoring for PAF in Real Time (SMART) Registry. Stroke 2012;43:2788-2790.

6. Rizos T, Güntner J, Jenetzky E, et al. Continuous stroke unit electrocardiographic monitoring versus 24-hour Holter electrocardiography for detection of paroxysmal atrial fibrillation after stroke. Stroke 2012;43:2689-2694.

7. Levy S, Novella P, Ricard P, Paganelli F. Paroxysmal A trial fibrillation: a need for classification. J Cardiovasc Electr 1995;6:69-74.

8. Furie KL, Kasner SE, Adams RJ, et al. Guidelines for the prevention of stroke in patients with stroke or transient ischemic attack: a guideline for healthcare professionals from the American Heart Association/American Stroke Association. Stroke 2011;42:227-276.

9. Suissa L, Bertora D, Lachaud S, Mahagne MH. Score for the targeting of atrial fibrillation (STAF): a new approach to the detection of atrial fibrillation in the secondary prevention of ischemic stroke. Stroke 2009;40:2866-2868.

10. Göksu EÖ, Yüksel B, Esin M, et al. The value of STAF (Score for the Targeting of Atrial Fibrillation) in Patients with Cryptogenic Embolic Stroke. Arch Neuropsychiatry 2019;56:119-122.

11. Kirchhof P, Benussi S, Kotecha D, et al. 2016 ESC Guidelines forthe management of atriyal fibrillation developed in collaboration with EACTS.

Europace 2016;18:1609-1678.

12. Brott T, Adams Jr HP, Olinger CP, et al. Measurements of acute cerebral infarction: a clinical examination scale. Stroke 1989;20:864-870.

13. Quinn TJ, Dawson J, Walters M. Dr John Rankin; his life, legacy and the 50th anniversary of the Rankin stroke scale. Scot Med J 2008;53:44-47.

14. Naess H, Andreassen UW, Thomassen L, Kvistad CE. A score for paroxysmal atrial fibrillation in acute ischemic stroke. Int J Stroke 2018;13:496-502.

15. Favilla CG, Ingala E, Jara J, et al. Predictors of finding occult atrial fibrillation after cryptogenic stroke. Stroke 2015;46:1210-1215.

16. Suissa L, Bertora D, Lachaud S, Mahagne MH. Score for the targeting of atrial fibrillation (STAF) a New approach to the detection of atrial fibrillation in the secondary prevention of ischemic stroke. Stroke 2009;40:2866-2868.

17. Horstmann S, Rizos T, Güntner J, et al. Does the STAF score help detect paroxysmal atrial fibrillation in acute stroke patients? Eur J Neurol 2013;20:147-152.

18. Bernstein RA, Di Lazzaro V, Rymer MM, et al. Infarct topography and detection of atrial fibrillation in cryptogenic stroke: results from CRYSTAL AF. Cerebrovasc Dis 2015;40:91-96.

Referanslar

Benzer Belgeler

BCSA was implemented in two cases with Error recovery unit (ERU) and without error recovery here we have done analysis with ERU. In this method, approximate adder circuit is

 Eşit ısı verilen aynı iki madde için madde miktarı az olanın sıcaklık artışı diğerinden fazla olur. 

The sera of four TS patients with no current streptococcal infection, their tic-free family members including father, mother and sibling, and a age-matched control group who were

Effect of combined spironolactone-β-blocker ± enalapril treatment on occurrence of symptomatic atrial fibrilla- tion episodes in patients with a history of paroxysmal atrial

During the procedure, the upper and lower esophageal sphincters and esophageal body functions [lower esophageal sphincter (LES) pressure, esophageal body resting pressure,

Objective: The aim of the present study was to assess the predictive value of the CHADS 2 , CHA 2 DS 2 -VASc, R 2 CHADS 2 , and APPLE scores for rhythm outcome in patients with

We agree with the authors that there is an urgent need for the better identification of candidates for catheter ablation and that till now, no risk score has included

We agree with the authors that there is an urgent need for the better identification of candidates for catheter ablation and that till now, no risk score has included