Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ile Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Yıldız Arıkan'ın hazırladığı 'Karbondioksit Salımları Araştırması' başlıklı rapora göre Türkiye'de rüzgar, güneş, hidrolik ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına rağbet edilmediği, termik santrallerin Türkiye'nin toplam karbondioksit şahmında yüzde 20 payla üçüncü sırada yer aldığına işaret ediliyor
'Karbondioksit Salımları Araştırması' başlıklı rapora göre: İklim değişikliğinin temel nedeni olarak bilinen küresel karbondioksit salımlarına Türkiye'nin katkısı AB ülkeleriyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınırken, Türkiye'de salımların sektörel ve coğrafi dağılımları, ulusal salımlara kişilerin bireysel katkıları ile görece büyüklükleri inceleniyor.
Raporda, küresel ısınmaya neden olan sera gazı şahmında 1990-2004 yılları arasında yüzde 74,4 artışla dünya rekortmenlerinden biri olan Türkiye'nin, BM İklim Değişikliği çerçeve Sözleşmesi Ek-ı (Sanayileşmiş Ülkeler) listesinde yer alan 41 ülke içinde karbondioksit ve diğer gaz salımları oranı açısından açık farkla birinci geldiği belirtiliyor.
Türkiye'nin, kişi başına sahmlar açısından en alt sıralarda olmasına rağmen, nihai enerji tüketimi başına sera gazı salımlarında AB içinde 1. sırada yer alan Belçika ile aynı değere sahip olduğu belirtilen raporda, verimsiz altyapının yanı sıra ülkenin kömür, doğal gaz ve petrol gibi en büyük küresel ısınma etkenlerine büyük bağımlılık içinde olduğuna dikkat çekiliyor.
BİRGÜN-02/03/2008