Gümüşlük’te festival Gülsin Onay’la başladı
Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, 11. yılında Bodrum’un tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan beldesi Gümüşlük’te, Koyunbaba Antik Taş Ocağı’nda başladı. Açılışta yine unutulmaz bir konserle klasik müzikseverleri kendine hayran bırakan Devlet Sanatçı Piyanist Gülsin Onay, gecenin sonunda ayakta alkışlandı.
Her geçen yıl uluslararası müzik çevrelerinin daha fazla ilgisini geçen Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, bu yıl da dünyaca meşhur müzisyenleri, 25 asırlık antik taş ocağında konuk edecek. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausolleion Anıt Mezarı’nın yapımında kullanılan taşların çıkarıldığı Koyunbaba Antik Taş Ocağı, özellikle olağanüstü akustiği ve manzarasıyla dikkat çekiyor.
T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu, T.C. Kültür ve Turizm B a k a n l ı ğ ı , B O D T O v e B o d r u m B e l e d i y e s i ’ n i n r e s m i sponsorluğunda; Bosch, Neoyapı ve Devecioğlu’nun kurumsal sponsorluklarıyla gerçekleştirilen festivalin açılışında konuşma yapan Festival Direktörü Lon Briet, “Renklerin grileştiği, tatların tek düzeleştiği bir dönemde biz, seslerle çevremizi aydınlatmak istiyoruz. 11 yıl önce bu festival, tam da bu kültür sanat misyonuyla ve seçkin projelerle her yaşa ve kesime hizmet etmek amacıyla hayatına başladı. Bu bizim için artık bir hayat biçimi oldu, daha aydınlık bir gelecek için her yıl daha iyisini yapmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” diyerek sponsorlara teşekkür etti.
Onay, hayranlarını yine büyüledi
Gülsin Onay, program öncesinde yaptığı konuşmada, “Sanatın daha da önem kazandığı şu günlerde klasik müzikseverlerden aldığımız destek bizim için çok önemli” dedi ve sözlerini
şöyle sürdürdü; “Uzun süren kışların ardından tekrar Gümüşlük’te ve festivalde olmak, tekrar klasik müziğe gönül vermiş dostlarımızla olmak çok güzel. Her yıl başka bir heyecanla başlıyoruz festivalimize, yine çok seçkin bir festival programı var, her bir konser kaçırılmayacak kadar güzel olacak”…
Festivalin açılış konserinde hayranlarıyla buluşan Piyanist Gülsin Onay, programına Johann Sebastian Bach’ın “Artita no.1 in b flat Major BWV 825” adlı eseriyle başladı. Sanatçı daha sonra Elgar’dan “In Smyrna” ve Felix Mendelssohn-Bartholdy’den
“Variations sérieuses in D minor op.54” adlı eserlere yer verdi. Programın ikinci yarınsında Gülsin Onay, Frederic Chopin’in üç eserini seslendirdi. İlk olarak, “Ballad no.3 in A flat Major op.47”, ardından “Nocturne in E flat major, op.9 no.2” ve son olarak “Sonata no.2 in B flat minor op.35 (Funeral March)”a yer veren dünyaca ünlü piyanistimiz, izleyiciler tarafından ayakta alkışlanırken, sahneye tekrar davet edildi. Onay, geceye bis yaparak devam etti ve F.
Chopin’in “Polonaise” ve L. van Beethoven’ın “Ayışığı Sonatı”
adlı eserlerini seslendirdi.
Festivalde kimler var?
Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivalinin, konukları arasında izleyicinin önceki yıllardan tanıdığı isimler de yer alacak. Meşhur Rus piyano virtüözü Ilya Itin, Hırvat Piyanist Kemal Gekiç ve Fransız Piyanist Jean-Bernard Pommier bu isimler arasında yer alıyor. Bu yıl iki ayrı Trio festivalde izleyici ile buluşacak. Önce Fransız ve Türk sanatçılardan oluşan Trio Milhaud ve kapanışta Gülsin Onay, Erkin Onay ve Dorukhan Doruk’tan oluşan Gümüşlük Trio festival sahnesinde olacak. Festivalde Fransız Piyanist Mirella Giardelli, Türk Soprano Çimen Seymen’e eşlik edecek. Ayrıca Rus Kemancı Olga Martinova, Fransız Obuacı Céline Moinet, Portekizli Fagotçu Rui Lopez, genç piyanistler Cem Babacan ve Erdem Mısırlıoğlu, İngiliz Çelist Jonathan Bloxham da festivalin yıldızları arasında yer alıyor.
GFA’da ustalık sınıfları devam ediyor
Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, Türkiye’de müzik okulu olan ilk klasik müzik festivali olma özelliğini taşıyor.
2006 yılında kurulan Gümüşlük Festival Akademisi, bu yıl da geçen yıllarda olduğu gibi genç yeteneklere eğitim verecek.
360 öğrenciye sertifika veren GFA’da bu yıl 14 Temmuz – 21 Temmuz tarihleri arasında Elif Şahin; 22 Temmuz – 6 Ağustos tarihleri arasında festival konukları Kemal Gekic, Ilya Itin, Gülsin Onay ve Jean-Bernard Pommier’ın katılımlarıyla piyano masterclassı gerçekleşecek. 3 – 9 Ağustos tarihleri arasında ise Olga Martinova genç yeteneklere keman masterclassı verecek.
Sponsorlar
Bu yıl festivalin resmi sponsorluğunu, T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, BODTO, Bodrum Belediyesi; kurumsal sponsorlukları ise Bosch, Neoyapı ve Devecioğlu üstleniyor.
2014 PROGRAM
12 Temmuz Gülsin Onay, Piyano (Açılış Konseri)
15 Temmuz Rui Lopez (Portekiz) Fagot, Céline Moinet (Fransa) Obua ve Cem Babacan (Türkiye), Piyano
22 Temmuz Kemal Gekic (Hırvatistan), Piyano
25 Temmuz Erdem Mısırlıoğlu, Piyano ve Jonathan Bloxham (İngiltere), Çello
28 Temmuz Ilya Itın (Rusya), Piyano
4 Ağustos Jean-Bernard Pommier (Fransa), Piyano
8 Ağustos Jean-Bernard Pommier ve Olga Martinova (Fransa), Piyano ve Keman
10 Ağustos Çimen Seymen, Soprano ve Mirella Gardelli, Piyano 12 Ağustos Trio Milhaud (Fransa, Türkiye)
15 Ağustos Gümüşlük Trio, Gülsin Onay, Piyano, Erkin Onay, Keman, Dorukhan Doruk, Çello
Konserlerin başlama saati 21:00’dir.
İletişim
0 537 656 71 27 0 532 163 17 65
www.gumuslukfestival.org [email protected] twitter.com/gumuslukfest
www.facebook.com/gumuslukfestival
Sertifikalarını Aldılar
Bodrum Belediyesi Bodrumspor Yelken Şubesi tarafından düzenlenen kurslara katılan sporcular sertifikalarını aldılar.
Bodrum Yelken Kulübünde düzenlenen sertifika törenine Bodrumspor Yelken Şube Sorumlusu Buğra Çetin, Yelken Hocaları Serdar Çiçek, Volkan Acele, Mustafa Özkoç, sporcular ve velileri katıldı.
Bodrumspor Yelken Şubesinin düzenlemiş olduğu birinci dönem kurslarında toplam 43 sporcu sertifika aldı. 8-15 yaş arası 35 sporcu optimist eğitimi alırken 15-20 yaş arasında 8 sporcuda laser eğitimi aldı. Bodrum Belediyesi Bodrumspor Yelken Şube sorumlusu Buğra Çetin ve Yelken Eğitmeni Serdar Çiçek sporculara sertifikalarını vererek başarıların devamını diledi.
2. Dönem kursların 14 Temmuz’da başlayacağını söyleyen Buğra Çetin “ Bodrumspor Yelken Şubesi olarak Bodrumlu gençlerimize ve çocuklarımıza denizlerimizi ve yelken sporunu sevdirerek yeni Dünya şampiyonları çıkartmak istiyoruz” dedi.
Milli Takımla Şampiyonlara Katılıyorlar
Bodrum Belediyesi Bodrumspor sporcularından Anıl Çetin 26 Temmuz 3 Ağustos tarihlerinde Polonya’da düzenlenecek Laser Dünya Şampiyonası’nda, Mert Önder ise 8-20 Temmuz tarihlerinde İrlanda’da düzenlenen Optimist Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi ve Bodrum’u temsil edecek.
TEMA Yaşam kaynağı olan ormanlarımız ihmal ve dikkatsizlikler sonucunda yanıyor
Türkiye’de, 2014 yılında Haziran ayının sonuna kadar 700 adet orman yangını çıkarken, 852 ha zarar gördü. Son 10 yılın (2004-2013) verilerine göre; toplam 22.296 adet orman yangını tespit edildi. Bu yangınlar sonucu toplam 90.390 ha orman alanı yandı Büyük bir bölümü yazları sıcak ve kurak geçen Akdeniz iklimi etkisinde olan Türkiye’de, ormanların %60’ı yüksek yangın riski altında bulunuyor. Kahramanmaraş’tan başlayıp Akdeniz ve Ege’yi takiben İstanbul’a kadar uzanan 1700 km’lik sahil bandının 160 km. derinliğindeki bölümü yangın açısından riskli bölgeler içinde yer alıyor. Bu alanda yayılış gösteren 12 milyon hektar orman alanı ise yangına karşı birinci derecede hassasiyet taşıyor.
Yaz aylarının gelmesi ile bu bölgede hemen hemen her gün 5 ile 10 adet orman yangını çıktığı bilgisi paylaşılıyor. Son 30
yıllık veriler orman yangını sayısının arttığını gösteriyor.
1984-1993 yıllarını kapsayan 10 yıllık döneme göre, çıkan orman sayısı 1994-2003 ve 2004-2013 yıllarında sırasıyla %21 ve %31 oranında artış gösterdi.
İstatistikler ne diyor?
Orman yangınlarının çıkma sebepleri şu şekilde sıralanıyor:
Yangınların %54 oranında anız, çöplük, avcılık, çoban ateşi, sigara, piknik ve diğer ihmal ve dikkatsizlikler sebebiyle çıktığı belirtiliyor. %10’unun terör, kundaklama ve diğer nedenlerle kasıtlı olarak; %10’unun yıldırım gibi doğal kaynaklı; %26’sının ise bilinmeyen (faili meçhul) nedenlerden oluştuğu biliniyor. Orman yangınına sebep olan alan miktarların yüzde dağılımı değerlendirildiğinde, %69 oranında İhmal, %9 oranında kasıt, %3 oranında doğal ve %19 oranında bilinmeyen nedenler olduğu belirtiliyor.
Türkiye’de son yıllarda İtalya, Fransa, Portekiz, Yunanistan ve İspanya gibi çoğu ülkeye kıyasla orman yangınlarını söndürme ve kontrol altına alma konusunda daha etkin ve başarılı çalışmalar yürütülüyor. Türkiye’de 2002 yılında yangına ortalama 40 dakikada ulaşılıyorken bu süre son y ı l l a r d a 1 8 d a k i k a y a k a d a r d ü ş ü r ü l d ü . B u s ü r e n i n düşürülmesinde, oluşturulan yangın organizasyonu ve erken haber alma sistemlerinin yenilenmesi önemli rol Yangınlar, orman ekosistemini tümden etkiliyor. Orman yangınları, yüz binlerce ağacın, ot ve çalının kül olması, milyonlarca böceğin, binlerce kuşun, memelinin, sürüngenin yanarak yaşamlarını yitirmesi, yaşam alanlarının bozulması, orman ekosistemlerinde yaralar açılması anlamına geliyor. Yanan ağaçlar ve hasar gören kırılgan toprak ile birlikte tüm orman ekosistemi olumsuz yönde etkileniyor. Orman yangınlarının önlenmesinde kamuoyunu aydınlatıcı ve uyarıcı eğitim çalışmalarının büyük önem taşıdığını
ifade eden TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç
“Yangının meydana gelmesi için yanıcı madde, oksijen ve tutuşma sıcaklığının bir araya gelmesi gerekiyor. Ormanlarda
yanıcı madde ve atmosferde yanma için gerekli oksijen her daim mevcut. Yangın sıcaklık ilişkisine bakıldığında ise yangınların %75’i mevsimin en sıcak ayları olan Haziran-Eylül aylarında çıkıyor. Kızılçam ormanlarının egemen olduğu yangına hassas bölgelerde, ağaçlardan dökülen ibrelerin ince olması ve reçine içerikleri, artan sıcaklıkla birlikte daha kolay tutuşma sağlıyor. Çıkan yangınların %90’nı gündüz saatlerinde, yaklaşık %50’si de sıcaklıkların çok yüksek olduğu 13:00-16:00 saatleri arasında çıkıyor olması” dedi. Ataç; Antalya’nın Kumluca İlçesi’ne bağlı Adrasan’ın İnceboyun mevkiinde meydana gelen orman yangını ile ilgili büyük üzüntü duyduklarını ifade ederek, “Son 30 yılda yangın sayılarının artması, bu yılların yaşanan küresel ısınma sonucu en sıcak yıllar olması ile de ilişkili. İklim değişikliğine bağlı olarak orman yangınlarının gelecek yıllarda da artacağı tahmin ediliyor. Ormanlarımızın korunması için hem kurumların hem de bireylerin iklim değişikliğine neden olan karbon salınımlarını azaltılması gerekiyor” dedi.
Vatandaşların herhangi bir duman gördüklerinde de ücretsiz ALO 177 Orman Yangın İhbar Hattı’nı arayarak yangını yetkililere bildirmeleri erken müdahale için çok büyük önem taşıyor. Erken müdahale ile yangınlar daha kısa sürede daha küçük alanlarda kontrol altına alınabiliyor.
Türkiye Çöl Olmasın! TEMA Vakfı
MANDARIN ORIENTAL, BODRUM 109
ODASI VE EFSANEVİ SERVİSİYLE
HİZMET VERMEYE BAŞLADI!
Efsanevi ve ödüllü servisi ile dünyanın en prestijli otel gruplarından Mandarin Oriental’ın Türkiye’deki ilk oteli Mandarin Oriental, Bodrum 7 Temmuz 2014 tarihinde kapılarını açtı. Aynı zamanda Grubun Avrupa’daki ilk resort oteli olan Mandarin Oriental, Bodrum, Göltürkbükü Cennet Koyu’nda 600 dönüm arazi üzerinde yer alıyor. Koyun olağanüstü doğası içinde konumlanan keyifli yürüyüş yollarına ve binbir çeşit bitki örtüsüne sahip resort, mavi ile yeşilin örtüştüğü doğal bir ortamda misafirlerine benzersiz deneyimler sunuyor.
Bodrum’un eşşiz doğasıyla iç içe bir yaşam alanı yaratan, zeytin ağaçları ve çam ormanlarıyla çevrelenmiş, 2 km sahil şeridinde kum plajlar, çim alanlar ve stil sahibi decklerle bezeli 2 özel koya sahip lüks resort, Milas-Bodrum Havaalanına 45 dakika, Bodrum merkeze ise 30 dakika uzaklıkta.
Dünyaca ünlü İtalyan mimar Antonio Cittero tarafından tasarlanan Mandarin Oriental, Bodrum’da tamamı güneşlenme alanı, teras veya balkona sahip, çoğu özel bahçeli ve infiniti havuzlu 109 misafir odası, gurme lezzetler sunan 10 restoran ve bar, 2.700 metrekarelik spa merkezi, spor ve sağlıklı yaşam merkezi, su sporları merkezi ve çocuk kulübünün yanı sıra bir tanesi 440 misafir ağırlayabilen iki adet balo salonu, iki toplantı odası ve helikopter pisti de yer alıyor.
Mandarin Oriental, Bodrum, aynı zamanda 72 metrekarelik Deniz Manzaralı Odaları ve 145 metrekarelik Akdeniz Suitleri ile Bodrum Yarımadası’nın en büyük metrekareli misafir odalarına sahip. 93 ile 426 metrekare arasında değişen Lüks Daireler ile 550 ve 640 metrekarelik Presidential Villalar da misafirlere farklı konaklama seçenekleri yaratıyor. Resort otelde bir gecelik konaklama fiyatları ise 800 euro ile 18.000 euro arasında değişiyor.
Dünya çapında işlettiği 44 otelle, 25 ülkede hizmet veren Mandarin Oriental Hotel Group’un Başkan Yardımcısı ve Avrupa Orta Doğu, Afrika ve Hindistan Operasyon Direktörü Christoph Mares, Türkiye’deki ilk otellerini Bodrum’da açıyor olmaktan duyduğu heyecanı şu sözlerle dile getirdi: “Mandarin Oriental, Bodrum, Türkiye’de ilk otelimiz olmasının yanı sıra Avrupa’da da ilk resort otelimiz. Bu nedenle grubumuz için büyük değer taşıyor. Mandarin Oriental’ın dünyaca ünlü konukseverliğini Türk misafirlerimizle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.
Otelimizle bölgenin en gözde adresi olmayı hedefliyoruz. Bu muhteşem resort, misafirlerine şık konaklama imkanları ile birlikte kusursuz sosyal aktiviteleri Mandarin Oriental’ın ödüllü ve efsanevi servisi ile desteklenmiş biçimde sunuyor.”
Projeyi 650 milyon euroluk yatırımla hayata geçiren Astaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Aşcı: “Bodrum, doğası, eşsiz denizi, dokusu ve atmosferiyle dünyada ayrıcalıklı bir konuma sahip ve dünya elitlerini burada ağırlamayı hak ediyor.
Efsanevi hizmetleriyle ünlü, bu kadar prestijli bir otel markasının hizmet vermeye başlaması şüphesiz Bodrum’u uluslararası arenada hak ettiği yere taşıyacak. Mandarin Oriental, Bodrum konumu, tasarımı ve efsanevi hizmetleriyle Akdeniz çanağında lüks tatil konseptini yeniden tanımlayacak.”
dedi.
Misafirlerini Mandarin Oriental’ın efsanevi hizmetleriyle bir an önce tanıştırmak istediklerini söyleyen Türkiye Bölge Genel Müdürü Nejat Sarp ise resortun ayrıcalıklı hizmetlerinin altını çizerek şunları söyledi:“Mandarin Oriental, Bodrum olarak Mandarin Oriental Hotel Group’un Uzakdoğu’ya has özel ve ödüllü hizmet yaklaşımını Bodrum’a taşırken aynı zamanda bölgedeki konaklama konusunda önemli farklılıklar sunuyoruz.
Misafirlerimize Bodrum yarımadasının en geniş metrekareli odalarında hizmet vereceğiz. Ülkemizin yanı sıra Ortadoğu, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrupa ve Kuzey A m e r i k a ’ d a n g e l e c e k k o n u k l a r ı m ı z ı d a a y r ı c a l ı k l ı
servislerimizle ağırlayacağız. 2.700 metrekarelik alanda konumlanan spa merkezimiz, The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum, Grubumuzun dünyaca ünlü özel konsept ve terapilerini misafirlerimizle buluşturacak. Modern Asya mutfağından, Türk, Akdeniz ve İtalyan mutfağına uzanan 10 restoran ve bar yaratıcı lezzetleri konuklarımızın beğenisine sunacak. İki özel plajımızda ise benzersiz aktivitelerle günün her anını dolu dolu yaşamak isteyen misafirlerimizin öncelikle tercihi olacağız. 12 ay boyunca açık olacak otelimiz, aynı zamanda The Residences at Mandarin Oriental, Bodrum’da yer alan villa ve rezidanslara da aynı kusursuz servisi sunacak.”
Mandarin Oriental Hotel Group Hakkında
Mandarin Oriental Hotel Group, lüks otellerin, resortların ve rezidansların işletmecisi ve bazılarının da sahibi olan ödüllü bir firmadır. Uzak Doğu kökenli tanınmış ve saygın bir otel şirketinden dünyaca ünlü bir markaya dönüşen Grup, yapım aşamasında veya işletilmekte olan, toplamda yaklaşık 11 bin odaya sahip 44 oteli ile 25 ülkede hizmet vermektedir. Asya’da 25, Kuzey ve Güney Amerika’da 10, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da 14 oteli bulunmaktadır. Grup bünyesindeki otellerine bağlı, yapım aşamasında veya işletilmekte olan toplam 13 rezidansı da yönetmektedir.
2014 dünyanın en sıcak yılı olabilir
Prof. Dr. Etem Karakaya:“Ocak itibariyle neredeyse hiç kar yağmadı. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) 2014 Mayıs ayını dünyanın en sıcak ayı ilan etti. Bu yıl dünya tarihinin en sıcak yılını yaşayabiliriz”
“Karbon salımı ve kuraklık şu an dünyanın en önemli gündem maddesi olmalı. Sadece çevre ve enerji sektörleri değil, siyasetin de ana gündeminde bu konu yer almalı”
İstanbul – Küresel ısınmadan sadece Türkiye değil tüm dünya olumsuz yönde etkileniyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) bu yılın Mayıs’ını tarihin en sıcak ayı ilan ederken, bilim adamları, hava sıcaklığının Ocak ayından beri yüksek olduğu 2014’ün dünyanın en sıcak yılı olabileceğini bildiriyor.
Çizilen bu kritik tabloyu oluşturan nedenlerin en başında ise karbon salımı sonucu ortaya çıkan iklim değişikliği geliyor.
Yağışların olmadığı kış ayları ve normal seviyelerin üstünde seyreden kavurucu sıcaklar gibi etkilerini yaşadığımız küresel
ısınmanın önüne geçebilmek için tüm dünya karbon salımıyla ilgili yeni yol haritaları belirliyor.
İklim değişikliğine yol açan karbon salımı ile mücadele için uluslararası bir anlaşmanın zorunluluğu konusunda herkes hemfikirken, Türkiye’de de bu konuda hazırlıklar, çalışmalar yapılıyor.
Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği tarafından geçen Nisan ayında düzenlenen I. İstanbul Karbon Zirvesi’nde karbon ve iklim değişikliği konuları ilk kez Türkiye’de konunun tüm paydaşlarıyla ve uluslararası saygın uzmanlarca tartışılarak Türkiye’nin ilgili alanda kapasite gelişimi noktasında çok önemli katkılar ortaya kondu. İlk zirvenin ardından bu kez Enerji Verimliliği Derneği işbirliğiyle 3-4 Nisan 2015 tarihlerinde Karbon Zirvesinin ikincisinin yapılacağı belirtilirken, yaşanan olumsuz iklim değişikliği nedeniyle zirve hazırlıklarının da şimdiden başladığı ifade edildi.
Küresel iklim değişikliğinin geleceği tehdit eden en büyük sorunlardan biri olarak görüldüğünü kaydeden İstanbul Karbon Zirvesi Komite Başkanı Prof. Dr. Etem Karakaya, bu yıl ülkemizde yaşanacak en büyük sorunun küresel ısınma kaynaklı kuraklık ve su sıkıntısı olacağına işaret etti.
Türkiye’nin 2012 yılı sera gazı envanterine göre iklim değişikliğine yol açan sera gazı emisyonlarının 1990 yılına göre yüzde 133 oranında artarak 440 milyon ton karbondioksit eşdeğerine ulaştığını söyleyen Prof. Dr. Karakaya, “Elde edilen bilgiler günümüzdeki toplam karbon salınımı oranının yarısının son 25 yılda üretildiğini gösteriyor. ABD hükümetinin açıkladığı raporlara göre 2010-2040 yılları arasında dünyanın mevcut enerji ihtiyacı yüzde 50 daha da artacak” dedi.
Sera gazı azaltımı politikalarının yanı sıra bir diğer önemli konunun da iklim değişikliğine uyum olduğunu belirten Prof.
Dr. Karakaya, “Bu yıl sıcaklıklar mevsim normallerinin
üzerinde seyrediyor. Ocak itibariyle neredeyse hiç kar yağmadı. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) 2014 Mayıs ayını
“tarihin en sıcak ayı” olarak ilan etti. Bu yıl dünya tarihinin en sıcak yılını yaşayabiliriz” diye konuştu.
-“Küresel ısınma siyasetin de gündemi olmalı”-
Çok sayıdaki ülke gibi Türkiye’nin de küresel ısınmanın olumsuz etkilerini oldukça şiddetli yaşadığını dile getiren Karakaya, “Türkiye iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkeler arasındadır. Bu yıl kış yaşamadık dersek yanlış olmaz.
Yeterince kar yağmaması çok ciddi bir sorun. Karbon salımı ve kuraklık şu an dünyanın en önemli gündem maddesi olmalı.
Sadece çevre ve enerji sektörleri değil, siyasetin de ana gündeminde bu konu yer almalı. Türkiye’nin de diğer ülkeler gibi iklim değişikliğine yol açan karbon emisyonu azaltımı konusunda somut önerilerini hazırlayarak, yeni bir iklim anlaşması konusunda önemli hazırlıkların yapıldığı 2015 Paris İklim Zirvesi’ne kadar sunması gerekiyor” dedi.
-Tarımsal veriler iç karartıcı-
Yağışların azalması ve yüksek sıcaklıkların yaşanması sonucunda barajlardaki su seviyelerinin rekor sayılabilecek düzeyde azaldığına değinen Karakaya, dünyadaki ortalama sıcaklığın her geçen gün arttığını ve bu sürecin doğal bir değişim olmadığını söyledi.
Özellikle bu yıl yağışların azlığı nedeniyle tarımsal ürünlerin azaldığını dile getiren Prof. Dr. Karakaya,
“Malatya’da kayısı üretimi geçen yıla göre yüzde 90 oranında azaldı. Geçtiğimiz yıl buğday üretimi 23 milyon tona ulaşırken, bu yıl bu miktar 17 milyon tona düştü. Sulu arazilerde kullanılan yoğun su tüketimi etkisiyle de yer altı suları ve ırmaklar kuruma seviyesine geldi. Sulu olmayan arazilerde ise çiftçiler neredeyse hiç mahsul alamadılar. Bu durum da, gelecekte yaşanması muhtemel ciddi su sorunlarının habercisi. Bu nedenle Türkiye’nin iklim değişikliğine uyum
politikaları geliştirip, su kullanımı, bölgelere göre ürün çeşitlendirmesi konusunda ciddi önlemler almalı” şeklinde konuştu.
II. İstanbul Karbon Zirvesi’nde dünyayı tehdit eden iklim değişikliğine neden olan karbon salımını azaltmaya yönelik konularının tüm detaylarıyla masaya yatırılacağını ifade eden Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Etem Karakaya, şunları söyledi:
“I. İstanbul Karbon Zirvesi sadece ülkemizde değil uluslararası camiadan da büyük ilgi gördü. Bu nedenle yakın zamanda Dünya Bankası küresel ölçekte “karbona fiyat konulması” başlıklı kampanyası için Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneğimizden destek istediler. Bu anlamda desteğimizle birlikte Dünya Bankası da karbonun fiyatlanması, emisyon ticareti gibi konularda 2. zirvede bizlere destek sağlayacaklar.
İlgili kamu kuruluşlarını ve enerji yoğun sektörleri ilgilendiren, uluslararası müzakerelerin geleceği, temiz teknolojilere geçiş, karbon piyasaları gibi önemli konuları partnerimiz Enerji Verimliği Derneği’nin katkılarıyla detaylı bir şekilde zirvede tartışacağız. Bu bağlamda geleceğe yönelik ülkemizdeki tüm paydaşları yapılması gerekenler noktasında hazırlamaya devam edeceğiz. Bu zirve ile karbon ve iklim değişikliği konuları ilk kez Türkiye’de konunun tüm paydaşlarıyla ve uluslararası saygın uzmanlarca tartışılarak Türkiye’nin ilgili alanda kapasite gelişimi noktasında çok önemli katkılar ortaya kondu. İklim değişikliği dünyayı tehdit etmeye devam ettikçe çözüm amaçlı toplantılarımızı artırarak devam etmeyi planlıyoruz.”
Ayrıntılı bilgi için:
Tuğçe Özkuş
İstanbul Karbon Zirvesi İletişim Danışmanı
RPR Medya AŞ 0312 219 84 64 0530 178 27 43
GÜMÜŞLÜK’TE TABELA'NIN HARCI KAYMAKAMDAN
Gümüşlük’te halk plajına Bodrum Kaymakamı tarafından, “Plajlar halkın kullanımına açıktır, hiçbir şekilde engellenemez”
yazılı tabela dikildi.
Bodrum Gümüşlük Mahallesi sahilinde “Denizime, kumsalıma hakkın yokken el koyma”, “Burası Myndos sahilimizi vermeyos”,
“Kıyılar herkese aittir” gibi dövizler açan Gümüşlük Forumu üyesi bir grup, özel işletmelerce konulan şezlong ve şemsiyelere tepki göstermek için sahilde toplandı.
Toplanan gruba Bodrum Kaymakamı Mehmet Gödekmerdan da destek
verdi. Gödekmerdan, plajın başlangıç noktasına hazırlanan alanda üzerinde “Plajlar halkın kullanımına açıktır, hiçbir şekilde engellenemez” yazılı tabelayı dikerek harcını attı.
Çevreden geçen vatandaşların da destek verdiği etkinlikte gazetecilere açıklamalarda bulunan Gödekmerdan, herhangi bir işletmenin kıyıları kapatamayacağını söyledi.
Kıyıların kullanımını kimsenin engellemeye hakkı olmadığını ifade eden Gödekmerdan, “Burada bugün dikilen levha sembolik bir levha. Ama tüm Bodrum’un, hatta Türkiye’nin kıyılarına örnek olacak nitelikte bir levha. Gümüşlüklü vatandaşların duyarlılığına teşekkür ediyorum” dedi.
Gümüşlük Forumu Üyesi Yaşar Aslan ise Bodrum Kaymakamlığınca dikilen tabelaların tüm plajlarda olmasını dileyerek, “Bu tür tabelaların kıyılarda hızla çoğalmasını diliyorum. Başka plajlardan gelecek talepler olursa biz elimizden gelen desteği vereceğiz” diye konuştu.
Başkan Kocadon işletmecilerle
bir araya geldi
Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, eğlence sektörü işletmecileri ile bir araya geldi. Bodrum Belediyesi’nde gerçekleşen toplantıda son günlerdeki şikayetler ve bu şikayetlerin çözümleri masaya yatırıldı.
Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, eğlence sektöründeki işletmecilerle birlikte toplantı yaparak, işletmecilerden ses yasağına uymalarını istedi. Son günlerde gürültü ile ilgili şikayetlerin de çoğalmaya başladığını ifade eden başkan Kocadon toplantıda şöyle konuştu:
“Bodrum, bir eğlence merkezi, elbette bar ve diskolarda müzik yayını yapılacak. Müziğin olmadığı bir mekana da müşterinin gelmesi çok zor. Ama bir yasa var. Eğer siz bu yasaya uymazsanız bunun cezası ağır olur. Belediye başkanlığım döneminde ben, her zaman esnafımın yanında oldum, sizleri tanıyorum. Alacağınız cezalar ile çok zor durumlara düşebilirsiniz. Telafisi olmayan bedeller ödemek zorunda kalabilirsiniz. Zarar görmemeniz, zor durumda kalmamanız için benim sizden istediğim, bu kurallara uymanız. Benim sizi buraya çağırıp toplantı yapmamın sebebi, bu sorunu beraberce masaya yatırmak. Sizin de bu konudaki görüşlerinizi dinlemek istedim. Bu konu, hepimizin konusu. Bodrum Belediye Başkanı olarak siz sektör temsilcilerinden istediğim, bu kurallara uymanız. Bodrum Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekiplerimiz bu konularda çalışmalarını sürdürmekte. Yasa hakkında bilmediğiniz, kafanıza takılan ve sormak istediğiniz her şeyi bu arkadaşlarımıza sorabilirsiniz. Var olan problemleri beraberce çözmekten başka yolumuz yok. Geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim.”
Toplantı için Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’a teşekkür eden işletmeciler, bu süreçte Bodrum Belediye yetkililerine de yardımcı olacaklarını belirttiler.
Bonzai satılmadan ele geçirildi
Bodrum polisin 400 gram bonzai ve bin 260 adet uyuşturucu hap ele geçirdiği operasyonda gözaltına alınan şüpheli adli makamlara sevk edildi.
Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, edindiği istihbarı bilgiler ışığında, İstanbul’dan geldiği öğrenilen
bir otomobili Bodrum girişinde takibe aldı.
Şüpheli bir sürücünün kullandığı araç ilçe merkezine girdiğinde durduruldu. Sürücü F.S’nin (20) üzerinden ve araç içerisinde yapılan aramada 400 gram bonzai ile bin 260 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Uyuşturucu maddelerin Bodrum’da hareketliliğin fazla olduğu özellikle eğlence merkezlerinin bulunduğu bölgelerde piyasaya sürülmek istendiği belirtildi.
F.S , ifadesinin alınmasının ardından adli makamlara sevk edildi
KADEM ÜYESİ KADINLAR ARTIK MUTLU
Bodrum Belediyesi Kadın Danışma ve Eğitim Merkezi (KADEM), bünyesinde yer alan 60 kişilik bayan grubu emeklerini Bodrum limanında açtıkları standlarda değerlendiriyorlar.
KADEM üyesi kadınları artık yaptıkları el sanatlarını stant kurup satabilecekleri yerlerine kavuştular. Bodrum Limanında Tarihi Kale önüne kurdukları stantlarda emekleri ile ürettiklerini sergileyebiliyorlar. KADEM kadınları haftanın yedi günü 20’şer kişilik gruplar olarak, Pazartesi-Salı, Çarşamba -Perşembe, Cuma-Cumartesi gibi dönüşümlü olarak stantlarını açıyorlar. Sıra numarasıyla herkesin yerinin belli olduğu çok düzenli bir şekilde açılan stantlarda kadınlar oldukça mutlu. KADEM üyelerinden, Hilal Karakaş, görüşlerini açıklarken ” Bodrum Belediye Başkanımız Mehmet Kocadon KADEM’in 60 kişilik grubu olan bayanlara, 20’şer kişilik gruplar halinde dönüşümlü olarak kullanmak şartıyla Kale Mendirek önünü stant açmak üzere bizlere verdi” dedi. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un sanata ve sanatçıya değer verdiğini belirten Hilal Karakaş,” buraları stant açmak üzere aldık, çok mutluyuz. Ben ve bütün arkadaşlarımız Belediye
Başkanımız Mehmet Kocadon’a teşekkür ediyoruz” dedi.
Bodrum Belediyesi Kadın Danışma ve Eğitim Merkezi (KADEM) üyeleri, çalışmalarına bundan böyle yeni bir organizasyon şeması içinde devam edecek. Bodrum Belediye yerel seçimlerle birlikte 10 belde belediyesinin kapatılmasının ardından, yeni bir yapılanma çalışması içerisinde. Bundan böyle, KADEM’in de Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü çatısı altında hizmetlerine devam edeceği öğrenildi.
Fotoğraf Uğur Yurtsev
Muski’yeni binasına taşınıyor.
Muğla Su Kanalizasyon İdaresi Bodrum 1. Bölge Müdürlüğü ana hizmet binası 14 Temmuz pazartesi gününden itibaren Bodrum Çevreyolu üzerindeki yeni ofisinde hizmet vermeye başlıyor.
Kısa adı MUSKİ olan, Muğla Su ve Kanalizasyon idaresi, Bodrum Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde BP benzin istasyonu yanı, Yüksel çağlar İş Merkezi No: 78- 20 adresinde hizmet verecek.
Muski 1. Bölge Müdürlüğünde, abone, yükleme ve tahsilatlar dahil hizmetlerini verileceği öğrenildi.
YARIMADAYA 4 EK HİZMET BİNASI
Muğla Su Kanalizasyon İdaresi Bodrum 1. Bölge Müdürlüğü yeni ana hizmet binasının açılmasının ardından, Bitez, Turgutreis, Gündoğan ve Mumcular da çalışacak ek hizmet binalarının önümüzdeki günlerde çalışmaya başlayacağı öğrenildi.
Yeni planlama ile mahalle halkına verilecek hizmetleri hızlandırabilmek amacıyla; Yalıçiftlik mahallesi ve merkez halkı Bodrum’da, Konacık, Ortakent halkı, Bitez’de, Gümüşlük halkı Turgurgutreis’te, Yalıkavak, Göl Türkbükü halkı Gündoğan’da, Mazı halkı Mumcular da açılacak binalarından hizmet alabilecekleri öğrenildi.
MUSKİ İRTİBAT TELEFONLARI
Muski iletişim telefon numaraları 316 79 00, 316 79 03, 316 79
04, faks: 316 79 02