SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK-2011
SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK-2011
SAĞLIK B İLİMLERİND E SÜRELİ Y A YIN CILIK-2011
AKADEMİK YÜKSELTME VE ULAKBİM TIP VERİ TABANI AKADEMİK YÜKSELTME VE ULAKBİM TIP VERİ TABANI ULUSAL BİLİMSEL DERGİLERİN ETKİNLİĞİNİN ARTIRILMASI ULUSAL BİLİMSEL DERGİLERİN ETKİNLİĞİNİN ARTIRILMASI YAYINCILI
YAYINCILIKTAN VERİ TABANINA KADAR OLAN SÜREÇTE KTAN VERİ TABANINA KADAR OLAN SÜREÇTE KARŞILAŞILAN SO
KARŞILAŞILAN SORUNLARRUNLAR
ULAKBİM ULUSAL ATIF VERİ TABANI ULAKBİM ULUSAL ATIF VERİ TABANI
Editör
Doç. Dr. Orhan YILMAZ
editörler toplantısı
.
9. ULUSAL SEMPOZYUM
9. ULUSAL SEMPOZYUM
SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK-2011
24 aralık 2011
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası Toplantı Salonu
AVES Yayıncılık Editör
Doç. Dr. Orhan YILMAZ
ISBN: 978-975-403-648-0
Kitaptaki tüm yazılar sadece şekil yönünden incelenmiş olup, içerik ve düşünce yönünden tamamen yazarların sorumluluğundadır.
Yazıların her türlü kullanım hakkı yazarlarına ait olup, bilimsel yayınlarda kaynak gösterilmesi dışında fiziksel ve elektronik tüm ortamlarda kullanılması ve yayınlanması editörün ve yazarların iznine bağlıdır.
•
•
Cem SARAÇ ...7
Orhan YILMAZ ...9
Yeşim GÖKÇE KUTSAL - Editör Olmak ... 11
Gülfem E. ÇELİK - Editör Bağımsızlığı ... 19
Tulga ULUS - Editör ve Editörler Kurulu ... 23
Canan ULUOĞLU - Süreli Yayın Okuru Ne İster? ... 27
Ömer UĞUR - Süreli Yayın Sahipleri, Yayıncılar ve Editörler Arasındaki İlişki Nasıl Olmalıdır? ..31
Deniz ERBAŞ - Süreli Yayın Kapsamında Yer Alan Makale Türlerinin Dağılım Dengesi ... 33
Nasıl Olmalıdır? Orhan YILMAZ - Süreli Yayıncılığın Geleceği e-Yayıncılık mı? ... 37
Sibel TABANLIOĞLU, Ebru SOYUYÜCE AYDIN - Tübitak Ulakbim Ulusal Atıf Veri Tabanı 41 Levent ÖZTÜRK - Bir Bilgisayar Yazılımı İntihali Saptayabilir mi? Benzerlik İndeksi ... 47
Ne Tür Bilgi Verir? İntihale Karar Vermede Editörün Rolü Nedir? Yeşim GÖKÇE KUTSAL, Dilek ASLAN, Sercan ÖZYURT, Orhan YILMAZ - Süreli Yayın ... 51
Yazarı ve Okuru Ne İster? Vahit ÖZMEN, Atilla SORAN, Nilüfer GÜLER - Sağlık Bilimlerinde Seçilmiş Süreli ... 57
Türk ve Yabancı Yayınlardaki Makale Türleri Dağılım Farklılıkları O. Nuri ÖZGİRGİN - Bilimsel Yaşam ve Etik ... 60
Okan ÜRKER, Nesrin ÇOBANOĞLU - Yaşam Bilimlerinde Araştırma ve Yayın Etiği ... 62
Aytaç YILDIZELİ - Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık: Sorunlar-Öneriler ... 67
Özen AŞUT - Editör Görev ve Sorumlulukları ve Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Yayıncılığı .. 72
Cuma YILDIRIM, Yusuf YÜRÜMEZ - Akademik Acil Tıp Dergisi’nin Yerli Yayıncılıkla ... 79
İlgili Görüşleri Ahmet ASAN - Web Of Science Kapsamındaki Türk Dergilerinin 2010 Yılı Etki Faktörü ... 83
(Impact Factor) ve Diğer Verilerin Analizi EK 1 - Etik Konular ... 92
EK 2 - Süreli Yayınların Türk Tıp Dizinine Kabul Edilme Koşulları - 2011 ... 94 İÇİNDEKİLER
Prof. Dr. Cem SARAÇ ULAKBİM Müdürü
Açılış Konuşmaları
Sayın Editörler ve Değerli Konuklar,
Akademik ve meslekî iletişimde bilimsel süreli yayınlar, araştırma sonuçlarının bilim toplumuna hızlı bir biçimde aktarılması ve paylaşımında bir hayli önemli bir rol üstlenirler. Şüphesiz ki bu somut gereksinim, hele insan sağlığı söz konusu olduğunda, diğer bilim alanlarına göre daha da önem kazanmaktadır.
Dünyada sayıca çok büyük boyutlara ulaşmış bulunan sağlık bilimleri araştırmalarının yayınlanma politikalarına özgü temel amaçlar, bilimsel bilgi birikiminin daha etkin bir şekilde korunması, bilimsel bilgiye erişimde artan ölçüde kolaylıklar sağlanması ve bilimsel iletişim ortamında yeni ve güncel bilgiden yararlanabilme olgusunun hızlandırılabilmesidir.
İçinde yaşadığımız “Bilim ve Teknoloji” yüzyılında bilimsel yayın ve dolayısıyla bilimsel yayıncılığın önemi açıktır. Bu bakımdan, Türkiye yayıncılığının dünyanın bilim ve teknolojide gelişmiş olan ülkelerindeki yayıncılığa nazaran durumunu iyileştirmek zorunlu bir görevdir.
Dolayısıyla, bu zorunluluğun ülke yayın politikalarına bazı “olmazsa olmaz” türünde yansımaları söz konusu olacaktır. Bunlardan ilki, özgün ve nitelikli bilimsel yayının yazım biçimine rehber olabilecek nitelikteki kural ve standartların uygulanma politikasıdır ve bunun için de, ülke ölçeğinde bir talebin ve denetimin yaratılmasıdır. İkinci olarak, yine ülke ölçeğinde iç tutarlığı olan yayın destek politikalarının ve yayınların içeriğine ilişkin konular temelindeki araştırma politikalarının ayrıntılı bir biçimde ortaya konulması gerekir. Üçüncü yayın politikası ögesi de, aynı bağlamda kurumlar arası işbirliği esaslarını saptayacak politikaların geliştirilmesidir. Son olarak, bilimsel araştırma ve bilimsel yayın etik kurallarının geliştirilmesi, uygulanması ve söz konusu uygulamanın izlenmesine yönelik politikaların saptanmasıdır.
Dünya sağlık literatürünü incelediğimizde, bilimsel yayıncılık işlemlerinde sıkı bir denetimin ve hızlılığı öngören bir anlayışın egemen olduğunu anlamaktayız.
Yayın politikasına ilişkin belirttiğim ülke genelindeki hedefl erin bilimsel dergi ve kitap üretimi bazındaki mikro görünümüne gelince, yayıncılıktaki kalite arttırıcı hedefl erin gerçekleşmesindeki en önemli insan gücü unsurlarının, dergi editörleri ve editoryal grupta onların beraberce çalıştıkları editör yardımcıları, danışmanlar, redaktörler, biyoistatistikçi ve dil uzmanları gibi özel alan uzman kişileri olduğunu anlamaktayız. Şüphesiz ki, bilimsel ve etik açıdan yazara ve kullanıcılara saygılı, yararlı ve sonuçta prestijli bir yayın üretebilmek, elbette ki
sadece editörün kişisel çalışmalarıyla gerçekleşemez. Saydığım diğer uzman kişilerin ve onların ötesinde basım ve dağıtım şirketlerinin de kaliteli yayıncılık oluşturmaktaki katkıları yadsınamaz.
Sonuçta, özetle şunu belirtmek gerekir ki, yayıncılık bir ilişkiler döngüsüdür. Bu bakımdan, başarılı olma kurallarımızın dikkatle ve kapsamlı bir şekilde saptanması gerekir. Dünya yayıncılığının eriştiği düzeylerde yayın yapabilmek için çok titiz ve ciddi çalışmamız, evrensel standartları uygulama ve sürdürebilmede tavizsiz olmamız, yayıncılıktaki yeni trendlerin gereksindirdiği açılımları bizim de gerçekleştirmeye özen göstermemiz gerekir.
Biz Türkiye’de, dünya yayıncılığında yerimizi alabilmek açısından, TÜBİTAK ULAKBİM bünyesinde önemli çalışmalar başlattık. Ulusal veri tabanları çalışmaları ile, ulusal araştırma değeri yaratılarımıza ilişkin bilgiyi toplamakta ve bu bilgi dağarını standartlar çerçevesinde işleyerek, düzenleyip depolayarak, bilginin ulusal ve uluslararası platformlara taşınmasını sağlamaktayız. Bugün ULAKBİM Tıp Veri Tabanında 54.000 bibliyografik kayıt bulunmaktadır.
Ayrıca, 1994’ten beri TÜBİTAK ULAKBİM’de çalışmalarını sürdüren Tıp Veri Tabanı Komitesi’nin titiz çalışmaları ve uyguladığı yaptırımlar sonucunda bugün, Sağlık Bilimleri alanlarında üretilen bilimsel dergilerin büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülke standartlarını yakalamıştır.
Ayrıca bunlardan 30’u ISI Web of Science Dizinleri’nde yer almaktadır. Bu bağlamda ayrıca belirtmem gerekir ki, TÜBİTAK ULAKBİM bütçe kaynakları göreceli olarak zayıf olan eğitim ve araştırma kurumlarının bilimsel bilgiye erişiminde fırsat eşitliği yaratmak, bilgi hizmetlerini yaygınlaştırmak ve Türkiye’de akademik bilgi üretiminin artmasına katkı sağlamak amaçlarını gerçekleştirmek üzere oluşturulan “Elektronik Kaynaklar Ulusal Akademik Lisansı” ile çok yararlı hizmetler sunmakta ve bu kurumların dünyadaki bilimsel veri tabanlarında bulunan bilgilere kolay ve hızlı bir erişebilmelerini sağlamaktadır. Bunun dışında “Ulusal Toplu Katalog (TO-KAT) Projesi” ile ULAKBİM yoluyla, aranılan yayının hangi kütüphanede olduğu da çok kısa sürede öğrenilebilmektedir. Bu da yine, araştırmacı verimliliğini büyük ölçüde arttıran projelerimizden birisidir.
Sempozyumun başarılı geçmesi dileği ile, tüm emeği geçenlere ve siz katılımcılara saygılarımı sunuyorum.
Prof. Dr. Cem SARAÇ ULAKBİM Müdürü
Doç. Dr. Orhan YILMAZ
TÜBİTAK ULAKBİM Türk Tıp Dizini Komite Başkanı [email protected]
Açılış Konuşmaları
Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık dokuzuncu ulusal sempozyumunun değerli katılımcıları, saygıdeğer editörler; Sizleri Türk Tıp Dizini Komitesi adına saygıyla selamlıyorum.
Ülkemiz açısından yüzaltmışiki yıl önce “Vekayi Tıbbiye“ ile başlayan sağlık yayıncılığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında sadece üç tıp dergisi ile devam ederken 2011 yılının sonunda aktif olarak yayınlanan sağlık bilimi dergisi sayısı dörtyüze yakındır.
Önceleri genel tıp dergileri yayın yaşamında yer alırken, sağlık biliminin gelişimi doğrultusun- da dal dergiciliği gelişti, hatta alt dal dergileri görülmeye başladı.
Günümüzde ise uç konularda bile süreli yayın bulmak olasıdır. Ülkemizin bilim politikaları doğrultusunda süreli yayınlarımız da farklılaşmıştır. Yüksek Öğretim Kurulunun ilk yıllarında yayın sayısı önemli bulununca dergilerimiz akademik yükseltilme araçlarına dönüşerek aday- ların akademik yükseltilme planlarının arenası konumuna gelmişlerdir. Süreli yayın sayısında patlama gözlenirken, bu dönemde ülkemizin sağlık yayınları da büyük sayılara ulaşmıştır. An- cak bu patlama ile beraber yayınlarımızın niteliklerinin de aynı şekilde yükseldiğini söylemek ise olanaklı değildir.
Ama bu konuda olumsuz düşünsek de gelişen teknolojinin süreli yayınlarımıza olumlu yansı- dığını ise hemen belirtmeliyiz. Artık görsel anlamda kaliteli dergiler basılmakta ve birçoğu da sanal ortamda da okuyucusuna ulaşabilmektedir.
Son yıllarda ise yine Üniversiteler arası kurulun yabancı yayını öne çıkaran kararları sonrası süreli yayıncılığımız daha farklı bir konuma doğru sürüklenmiştir. Artık tüm yazılarımız önce ülke dışında görücüye çıkmakta ve daha sonra ülkemiz süreli yayınlarına ulaşmaktadır. He- men belirtilecek konu ise yayınlarımızın giderek etki değerleri düşük dergilere yönlendiği ve daha az sayıda atıf aldığıdır.
Türkiye adresli yayınlarımızın dünya sıralamasında yükselmesi ne kadar olumlu gibi görünse de, Dünya bilimindeki payımızın daha alt sıralarda olması ve yayınlarımızın giderek daha dü- şük etki değerli dergilerde yayınlanıyor olması da o denli düşündürücü olmalıdır.
Ülkemiz birçok konuda olduğu gibi süreli yayıncılığımızda da bir yol ayrımına doğru ilerlemek- tedir. Akademik yükseltmelerde yurtdışı dizinlerin önemsenmesi ve temel alınması nedeniyle ulusal yayın sayısında azalış görüleceğini söylemek yanlış olmasa gerektir. Bu kararlar sonra- sı dergilerimiz son yıllarda SCI ve SCI-E dizinlerinde yer almaya çabalamaktadırlar. ULAKBİM,
2008 yılı itibariyle ISI’ ya girecek Türkçe dergiler için danışmanlık görevi üstlenmiştir. Nitekim bugün artık otuzun üzerinde sağlık süreli yayınımız bu dizinlerde yer almaktadır.
Bir yıl kadar önce yapılan değişiklikle ise Akademik yükseltmelerde yabancı dizinlerde yapı- lan beş yayının dışında yapılan üç yayının da Ulusal hakemli dergilerde yayınlanması uygun görülmüştür. Ulusal hakemli dergi tanımı, ULAKBİM Ulusal Veri Tabanları tarafından taranan dergi olarak belirlenmiştir. Bu değişim olumlu olsa da yeterli değildir. Yine yabancı dizinler ön planda olmaktadır.
Koşullar böyle olunca ulusal yayıncılığımızın önüne önce Türk Tıp Veri tabanında yer almak ve daha sonra uluslararası dizinlerde yer almaya çalışmak şeklinde özetlenebilecek yol haritası çizilmektedir. Bunun da temeli nitelikli ve bilimsel koşullardan ödün vermeyen bir yayıncılık- tan geçmektedir.
Bu zor ve zorluklarla dolu yolda, üstelik moral ve motivasyonumuzun düşük olduğu bu gün- lerde işimizin bir hayli zor olduğunu biliyor ve başarılar diliyoruz...
Toplantının düzenleyicisi olan Türk Tıp Dizini Komitesi on yedi yıldır gönüllülük temelinde sür- dürdüğü özverili çalışmaları ile süreli yayıncılığımızın ve ülkemiz araştırmacılarının çalışmala- rının veri tabanına aktarılması konusunda önemli adımlar atmıştır.
Ancak çalışmalarımızın Atıf Dizini sonuçlarını size bu sempozyumda da ulaştıramıyoruz ve gelecek yıl için umutlarımızı sürdürüyoruz.
Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık ile ilgili olarak ilki 30 Eylül 1991’de Cerrahpaşa Tıp Fakül- tesinde başlayarak gerçekleştirilen toplantılar dizilerinin hemen tamamında yer alan Türk Tıp Dizini komitesi sizlerin destek ve katkıları ile Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık toplantılarını sürdürmek düşüncesindedir. Ancak editörler olarak birlikteliğin ve özerk editöryel yapılanma- ların gerekliliği de bir başka gerçektir.
Sempozyumun hepimize eğitici, yönlendirici ve geleceğe daha umutla bakmamızı sağlaya- cak şekilde gerçekleşmesini umuyor gerçekleşmesinde katkıları olanlara teşekkürlerimi ve siz katılımcılara da saygılarımı sunuyorum.
Doç. Dr. Orhan YILMAZ
TÜBİTAK ULAKBİM Türk Tıp Dizini Komite Başkanı
EDİTÖR OLMAK*
Yeşim GÖKÇE KUTSAL
Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.
Montaigne
Giriş
Evrensel bilimin paylaşılmasını sağlayan bilimsel dergilerin ve editörlerinin temel işlevi;“Bilimsel makale yazarının kendisini en etkin bir biçimde ifade etmesine yardımcı ol- mak ve bilimi anlaşılabilir bir şekilde yayınlamaktır”. Verilen emeğin ve harcanan zamanın getirisi ise ; “Bilimsel Saygınlık” ve “Bilim Ortamına Katkı Sağlamanın Onuru” dur.
Yayınlanan materyalin doğru ve geçerli olduğu konusunda güvence sağlaması gereken edi- tör, bu anlamda okuyucuya karşı ciddi bir sorumluluk taşımakta ve yine bu amaca yönelik olarak tarafsız danışman seçimine özen göstermek durumundadır. Yayına kabul edilen maka- lenin sadece ve sadece bilimsel değeri nedeniyle yayınlanacağı güvencesini vermek editörün sorumluluğudur. Ayrıca yayına kabul edilme aşamasında sınırda kalan makaleler ile ilgili belir- leyici son karar da editörünkidir (1, 2).
Bilimsel makalelerin yayınlanma sürecinde öncelikle editör ve danışmanların süzgecinden geçmeleri temel kuraldır. Gerek dergi editörlüğü, gerekse danışmanlık özveri ve emek gerek- tiren uğraşılardır. Akademik çalışmalar ve rutin hekimlik uygulamaları yanında bir hekimin böylesi bir çalışmayı da üstlenmesinin altında yatan neden; bilimsellik tutkusu, editörlük veya danışmanlık yapılan derginin kalitesinin beğenilmesi ve daha üst düzeye taşınabilmesi isteği, derginin ilgi alanına giren konular ile ilgili olarak güncel bilgiye ulaşabilme arzusu olabilir.
Gerekçe her ne olursa olsun tıp ortamına yadsınamaz bir katkı sunulacağı kesindir.
Başarılı bir editör ve danışman olabilmek için öncelikle “iyi bir okuyucu” olunmalıdır. İyi bir okuyucu olabilmenin ise iki yolu vardır: birinci yol diğer iyi okuyucuları dinlemektir. İki kişi nasıl aynı şekilde yazamazsa, aynı şekilde okuyamaz da; bir okuyucu dikkatini dile yoğunlaş- tırırken, bir diğeri makalenin kurgusuna odaklanır. Dolayısı ile iyi okuyuculardan fikir almak kişiyi geliştirir, zenginleştirir. İkinci yol ise “pratik yapmak”tır. Diğer kişilerin dokümanlarını incelemek, eleştirmek önemlidir, fakat sadece bazı noktaların net olmadığını ifade etmek yetmez. Okuyucunun kafasını karıştıran konuları açıklamak gerekir. Ayrıca bir metnin sadece zayıf yönlerini değil, başarılı kısımlarını da vurgulamak gerekir ki, bu da en az diğeri kadar
Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE KUTSAL - Türk Tıp Dizini Komite Üyesi
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Türk Geriatri Dergisi Baş Editörü - ANKARA [email protected]
*Yazarın; Editörün Katkı ve Sorumlulukları (Gökçe Kutsal Y: Editörün katkı ve sorumlulukları. içinde: Yılmaz O (Ed): Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık -2006, Openajans. Ankara, 2006, s:67-72) başlıklı yazısı (kitap editörünün izni ile) temel alınarak hazırlanmıştır.
zordur. Yazın dilinde ve makale yazmada olgunlaşmanın temel taşı okuyucu olarak olgun- laşmaktır.
Dergilere yayınlanma beklentisi ile gönderilen makalelerin değerlendirilmesi için danışman- ların seçimi ve gelen değerlendirme sonuçlarının makale yazarına yansıtılması aşamaları edi- törün sorumluluğundadır. Eğer danışmanlar akıllıca seçilirse; değerlendirmeler anlamlı olacak ve editör makalenin kabulü ile ilgili olarak kolayca karar verebilecektir. Makalenin kabul edi- lemeyeceği düşünülüyorsa ve bu konuda hiç kuşku yok ise, bu karar “uygun ve anlaşılabilir bir şekilde” yazara bildirilir. Danışman eleştirisi çok uzun ve karmaşık ise yazara onu yönlen- direbilecek olan kısımları gönderilmelidir, dolayısı ile yazara yol gösterici olan, hangi deği- şikliklerin makalenin kabulü açısından şart olduğunu tanımlayan editörün mektubudur. Eğer minör değişiklikler istenmişse ve bunlar yerine getirilmişse makale yayına kabul edilir, eğer ciddi bazı revizyon ve değişiklikler istenmişse makalenin düzeltilmiş şekli tekrar danışmanlara gönderilip onay istenmelidir. Bu prosedür ciddi gecikmelere neden olabileceğinden bu aşa- mada editöre önemli bir görev düşmektedir. Eğer gerekmiyorsa ve danışman tarafından talep bildirilmemişse her makale tekrar danışmanlara gönderilmemelidir. Nihayet yayınlanabilecek hale geldiğine inanılan her makale editör tarafından gözden geçirilip onaylanmalıdır.
Okunulurluk oranı yüksek dergilere doğal olarak yayınlanma talebi ile gönderilen makale sa- yıları da yüksek olacak ve bu durum o dergilerin danışmanlarını oldukça güçlü bir pozisyona sokacaktır. Danışmanlar derginin yayın politikasında ve bilimsel içeriğinde yaşamsal önem ka- zanacaklardır. Bu aşamada danışmanlar tarafından bu yetkinin ve gücün olumsuz yönde kul- lanılması editörü, dergi yayın kurulunu, derginin yayın organı olduğu kuruluşu zor durumda bırakabileceği için; editörlere; danışmanların, yayın kurulu üyelerinin, derginin yayın organı olduğu kuruluşun yetkililerinin ve hatta okuyucuların da katılımı ile periyodik olarak ciddi bir değerlendirme yapmaları ve dergiyi içerden ve dışardan destekleyen ekibi her açıdan tekrar gözden geçirmeleri önerilmektedir (1, 2).
Editörde Bulunması Gereken Özellikler
Bilimsel editörde bulunması gereken özellikler ve kendisinden beklentiler (1,2):
1. Önceden yayınlanmış bilimsel araştırmaları olmalıdır. Yazarlar ve danışmanlar daha ön- ceden tanıdıkları ve konu ile ilgili araştırmaları, konferansları ve hatta ödülleri olan kişi- lerle daha rahat çalışırlar.
2. Aktif bir araştırmacı olmalıdır. Araştırma yapan, okuyan, kongrelere katılmaya devam eden kişiler konuya ve güncel bilgilere daha hakim olurlar.
3. İyi organize olmuş bir kişi olmalıdır. Zamanını etkin bir şekilde kullanabilen, diğer proje- lerine öncelik vererek derginin işlerini aksatmayan kişiler editör olabilirler.
4. Diplomatik özelliklere sahip, iyi kararlara varabilen bir kişi olmalıdır. Karar verecek olan kişiler editörlerdir ve bu kararları ne olursa olsun uygun bir dil ile tebliğ etmek durumun- dadırlar. Çoğu kez iyi verilmiş kararlar sağ duyu yardımı ile verilen kararlardır ve zeka ya da bilimsel becerilerle birebir örtüşmeleri gerekmez. Editör gözü ile bilimsel makale değerlendirme aşamasında karar verilmesi gereken ana başlıklar şöyle sıralanabilir:
a. Makalenin derginin yayın politikasına ve hedef kitlesine uygun olup olmadığının be- lirlenmesi,
b. Danışmanların seçilmesi (Söz konusu makale açısından en iyiler seçilmiş midir, yoksa daha ayrıntılı bir araştırma süreci daha iyi danışmanlara ulaşılmasını sağlayabilir mi?) c. Değerli danışma kurulu üyelerinin zamanının onlara özensiz hazırlanmış metinler
gönderilerek harcanmaması,
d. Danışman raporlarının toplanması (Bu raporlar mantıklı mıdır? Danışmanın konu işle ilgili bilgi birikimini yansıtmakta mıdır? Bir başka danışmanın görüşüne gereksinim var mıdır? Editör yazarları nasıl yönlendirmelidir?)
e. Makalelerin revizyonlarının kabulü (Yeterli bir revizyon yapılmış mıdır? İlk danışman- dan veya yeni bir danışmandan tekrar değerlendirme istenmesi gerekmekte midir?) f. Makalenin kabul veya reddi konusunda son kararın verilmesi.
5. Toleranslı bir kişi olmalıdır. Editörün en önemli özelliklerinden birisi de yazar, danışman ve kendisi arasındaki olası anlaşmazlığı ve fikir ayrılıklarını önlemek veya yumuşatmaktır.
6. Kariyerinde belli bir noktaya ulaşmış olmalıdır. Editör olarak akademik kariyerinde istediği noktaya ulaşmış bir araştırmacının seçilmesi daha uygundur, çünkü meslek hayatının veya kariyerinin başındaki kişiler açısından dergi işleri “ bilimsel araştırmalarını engelleyen bir yük” gibi algılanabileceğinden editörlük görevine gerekli özeni gösteremeyebilirler.
Editörün Bağımsızlığı
Gerek baş editörler, gerekse dergi sahipleri her ikisi de derginin başarılı olmasını isterler, fakat çok farklı roller üstlenirler. Baş editörün birincil sorumluluğu dergide yayınlanan güvenilir ma- kaleler yoluyla okuyucuları bilgilendirmek ve eğitmek, ayrıca derginin standardını korumak ve güçlendirmektir. Dergi sahipleri (ister bilimsel dernekler, isterse ticari kuruluşlar olsun) ku- ruluşlarının temel değerlerini korumaya özen gösterir, derginin tüm basım ve dağıtım sürecini gerçekleştirir, finansal sorumluluğunu üstlenirler. Dergi sahipleri ile baş editörlerin ilişkileri güven ve saygı çerçevesinde yürütülmeli, her iki taraf da birbirinin sorumluluklarının bilin- cinde olmalı ve yetki sınırlarını tanımlamalıdırlar. İki taraf arasındaki olası çatışmalar derginin entelektüel saygınlığını zedeleyecek, finansal başarılarına da sekte vuracaktır (3).
Potansiyel editörlerin görevi kabul etmeden önce bilmeleri gereken konular
1. Derginin sahibi kimdir? Bilimsel dernek, üniversite, eğitim kurumu, hastane, vakıf, res- mi kurum veya yayınevleri olabilir. Her yayınevinin editöriyal görevlendirmelere faklı bir yaklaşımı vardır. Bu konu mutlaka net olarak öğrenilmelidir
2. Derginin geçmişi nasıldır? Daha önceki editör neden görevden ayrılmıştır? Bir sözleş- me yapılacak mıdır? Şartları nelerdir?
3. Editör kime/ hangi kuruluşa karşı sorumludur? (Derneğin başkanı, kuruluşun müdürü, üniversite yönetimi, yayınevi sahibi vb.)
4. Uygun bulduğu her makaleyi yayınlayabilme özgürlüğüne sahip midir?
5. Derginin sahibi olan kuruluşun yayın politikası nasıldır? Derginin yayınlanmasının bi- rincil amacı nedir? Amaç, derginin sahibi olan kuruluşun çalışanlarının makalelerini yayınlamak mı? Gelir elde etmek mi? Bilimsel literatüre katkıda bulunulmasına destek olmak mıdır?
6. Dergide yayınlanacak makale türleri (araştırma, derleme, editöre mektup, olgu sunu- mu vb) sabit midir? Editör değişiklik yapabilir mi? Bazı konulara öncelik vererek dergi- nin bilimsel profilini / yönünü değiştirebilir mi? Bazı özel konular için yer açabilir mi?
7. Dergi sahibi veya yayınevi “danışman değerlendirmesine tabi tutulmadan” bazı yazıla- rın/ makalelerin yayınlanmasını istemekte midir?
8. Yayınevinin pazarlama ve reklam politikası nasıldır? Bu yaklaşım etik açıdan bir editöre uygun mudur? Editörce kabul edilebilir bir şekilde mi yapılmaktadır?
9. Derginin yayın aralığı nedir? Sayfa sınırlaması var mıdır? Reklamlar ve / veya tanıtım yazıları bu sınırlamaya dahil midir?
10. Editör derginin üretimi ile ilgili aşamalardan da sorumlu mudur?
11. Derginin basılı versiyonu yanında elektronik versiyonu da mevcut mudur? Her ikisinin içeriği de aynı mı olacaktır? Yoksa farklı mı hazırlanacaktır?
12. Editöriyal işlemlerin yapılacağı ofisin yeri nerededir? Editör yardımcıları ve / veya edi- törler kurulu oluşturulacak mıdır? Yeterli destek personel ve teknik donanım sağlana- cak mıdır?
13. Editöre ve / veya editör yardımcılarına konu ile ilgili bilimsel etkinliklere katılmaları için destek sağlanacak mıdır?
Yukarıdaki soruların yanıtlanması potansiyel editöre karar verebilmesi açısından yardımcı olacak ve bilimsel standardı yüksek bir dergide bağımsız olarak çalışmasını kolaylaştıracaktır.
Bütün bu süreçte editörün bağımsızlığı ve herhangi bir unsur tarafından baskı altına alınma- ması son derece önemlidir. Profesyonel kuruluşlar tarafından yayınlanan dergilerin editör- lerinin de aynı bilimsel dernekler tarafından yayınlanan dergilerin editörleri gibi bağımsız olmaları açısından gerekirse yazılı sözleşmeler yapılarak bağımsızlık garantileri sağlanma- lıdır. Bu aşamada “Bilimsel Editör” ve “Yönetici Editör” tanımlamalarına da açıklık getirmek gerekir.
Bilimsel Editör: Editörlük görevi aktif çalışan bilim insanı olmayı gerektirmektedir, çünkü ya- yınlanacak olan çalışmaların halen var olan bilgilere katkısı, öne sürdüğü hipotezler, tutarlılığı, test edilebilirliği ve tekrarlanabilirliği gibi belli özelliklere sahip olup olmadığını kontrol ede- cek olan kişi editördür.
Editörün temel görevlerinden bir diğeri etik kavramının korunmasıdır. Bilimsel yayın dünyası hareketli ve bir anlamda karşılaştırmalı, yarışmalı bir ortamdır. Editörler haklı olarak önemli olduğunu düşündükleri ilginç yazıları yayınlayarak daha fazla okuyucuya hitap etmek isterler.
Ancak bu platformda “bilimsel yayın etiği” kurallarının dışına çıkılmaması gerekir, çünkü etik kuralların herhangi bir nedenle ihlali durumunda sorumlu kişilerden biri de editördür.
Kısaca editörler derginin bilimsel standardından sorumludur ve derginin kalitesini belirleyen en önemli kişilerdir.
Yönetici Editör: Yönetici editör genelde ücretli ve tam zamanlı olarak çalışan bir profesyonel- dir. Hemen tüm büyük yayınevlerinin yönetici editörleri vardır. Oysa bilimsel editör, çalışma- larını gönüllülük bazında yürüten bir bilim insanıdır. Bir makalenin kabulü veya reddi ile ilgili son kararı bilimsel editör verir. Yönetici editör ise; makale değerlendirme işleminin idari ayrın- tıları ile ve bürokratik yazışmalar ile ilgilenir. Kabul edilmiş metnin yayınlanma aşamasındaki düzeltmeleri ve yayınlanma sırasındaki sorunların çözümünü üstlenir.
Bilimsel Editörlerin Temel Sorumlulukları
Öncelikli temel sorumluluklar aşağıdaki şekilde özetlenebilir (1-3):
1. Editörler okuyucularına karşı sorumludurlar ve okuyucularının gereksinim ve beklen- tilerini öğrenmelidirler,
2. Yayınların değerlendirilmesi sonrasındaki kararlar ve bunların uygulanışı ile ilgili ola- rak bir sistem oluşturmalıdırlar,
3. Dergide yer alan araştırmalardaki deneklerin hak ve güvencelerinin sağlandığından, uluslar arası etik kurallara uyulduğundan, etik kurul onaylarının alındığından, bilgi- lendirilmiş onam formunun imzalandığından emin olmaya çalışmalıdırlar,
4. Derginin içeriğinden ve makale çeşitlerinden sorumludurlar,
5. Yazarlara bilgi, yayın hazırlama ve gönderim kurallarının belirlenmesini ve okuyucula- ra duyurulmasını sağlamalıdırlar,
6. Makalelerin gecikmeden değerlendirilmesi ve yayına kabulü veya reddi açısından uy- gun bir işlem / prosedür geliştirmeli ve bunun sürekliliğini sağlamalıdırlar,
7. Makalenin danışmanlarca değerlendirilme sürecinde çalışmanın içeriğinin ve yazarla- rın adlarının gizliliğini sağlamalıdırlar,
8. Kararlarının arkasında durmalı, fakat verdikleri kararı gereği halinde yeniden gözden geçirmek konusunda da tereddütlü olmamalıdırlar,
9. Sadece makalelerin değil, yapılan araştırmaların kalitesinin artırılması konusunda da çaba harcamalıdırlar,
10. Yazarlara makale hazırlama ve gönderimi, danışmanlara ise makale değerlendirimi için kılavuzlar yayınlamalı ve bunları düzenli olarak güncellemelidirler,
11. Makalenin değerlendirilmesi ve basımı aşamalarında yapılan hataların düzeltilmesi konusunda hazırlıklı olmalı ve gereği halinde özür yazısı yayınlamalıdırlar,
12. Editöriyal değerlendirme sürecinde hiçbir etki altında kalmadan bağımsız olarak ka- rar vermeli ve bu konuda yazarlara da güvence vermelidirler,
13. Yayın etiği ihlali veya bilimsel ahlaka aykırı durumlarda konunun aydınlanması için tüm araştırmaları yapmalı, gerekiyorsa sorunu akademik üst makamlara taşıyarak soruşturmayı genişletmeli, konu aydınlanıncaya kadar makaleyi yayınlamamalıdırlar.
Sorun makale yayınlandıktan sonra ortaya çıkmış ve yazarın suçu kanıtlanmış ise; edi- törler bir üst akademik kurumdan gelen yazı ile bu gerçeği açıklamalı, kendi insiyatif- lerini kullanarak, detaylı araştırma yaptırmadan bu tür yazılar yayınlamamalıdırlar.
14. Görevlerini ve sorumluluklarını herhangi bir şekilde etkileyecek kişisel, ekonomik veya politik bağlantıları olmamalıdır,
15. Dergilerinin geleceğine yönelik planlar yapmalı, gerekirse derginin yayın politikasını tekrar gözden geçirmelidirler,
16. Editörler dergi içeriğini belirlemede kesinlikle bağımsız olmalıdırlar; yayınevinin rek- lamlar vb konularındaki yaklaşımını bilmeli, bilimsel içeriğin reklamlardan tamamen ayrı olması konusunda hiçbir baskı altında olmamalıdırlar.
17. Araştırma sonuçları makale dergide yayına kabul edildikten sonra dergi editörünün onayı ile medyaya ve halka sunulabilir. Yayına kabul edilmemiş bir makale prematür bir çalışmadır ve medyaya yansıtılamaz.
18. Editörler dergilerinin yılda kaç sayı çıkacağını, değerlendirme süreçlerinin ne kadar zaman alacağını, dergiye gönderilen makalelerin kabul oranını belirlemeli ve okuyu- cularını da bilgilendirmelidirler.
Editörler pek çok genç araştırmacıyı çalışmalarını yayına hazırlama konusunda yönlendirir ve yüreklendirirler. Toleranslı ve sempatik kişilik özelliklerine sahip olanlar çalışmaların tekrar gözden geçirilmesinde ve gerekiyorsa daha verimli bir alana yönlendirilmesinde etkili ola- bilirler. Çoğu editörün en önemli kazanımı dergisinin standardının yükseldiğini, kalitesinin ve okur kitlesinin arttığını görmektir. Dergi bilimsel literatüre katkıda bulunuyorsa editörün çabaları amacına ulaşmıştır.
Dergi İçeriğinin Belirlenmesi
Dergi içeriğinin belirlenme stratejisi için öneriler (1-3):
1. Dergilerin içeriği dergi sahibi olan kurumun tutumuna, uzmanlık dalına, ilgi alanına veya derginin yayınlandığı coğrafik bölgenin özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
2. Dergide daha önce yayınlanan makaleler de yazarlara o derginin yayın politikaları açı- sından hangi konuların öncelikli olduğu konusunda fikir verecektir.
3. Editör derginin hedef kitlesinin beklentilerini ve gereksinimlerini göz önüne alarak bir vizyon geliştirmeli; gelecek vadeden konulardaki araştırmaların dergiye gönderilmesi için bir stratejisi olmalıdır.
4. Geniş bir kitleye hitap etmek üzere genel konulara mı ağırlık verileceği, yoksa derginin kapsamı daraltılarak belirli bir konuda üst düzey araştırmalara mı yer verileceği belirlen- melidir.
5. Dergide yayınlanacak makale türleri ve oranları da netleştirilmeli; editöriyal yazıların, derleme makalelerin, yeni gelişmelerin, mesleki haberlerin veya tematik yazıların yer alıp almayacağı belirlenmelidir.
6. Editörler daha iyi, üst düzey bilimsel makaleleri çekebilmek için yazarlara davetler ya- pabilirler. Fakat dergiye gönderilen her makalenin standart değerlendirilme sürecinden geçeceği ve kabul edilme garantisi verilmediği de açık olarak belirtilmelidir.
Kararların Verilmesi ve Yazarlar ile İletişim
Makalenin gönderilme aşamasını takip eden süreç ile ilgili olarak (1-3);
1. Makalenin kabulü veya reddi ile ilgili bir sistem geliştirilmelidir.
2. Kararlar hangi ölçütlere göre alınacaktır? Danışmanların önerileri mi?, Dergide yerin olup olmaması mı? Editörün görüşü mü?
3. Editör yeni öneri ve görüşlere açık olmalı, fakat bunların bir anlamda zaman kaybı ola- bileceğini de göz önüne almalıdır.
4. Yazarlara son kararı bildirecek olan kişi editördür, bu; danışmanların görüşlerinin öte- sinde ayrı bir açıklamanın editör tarafından hazırlanarak yazarlara gönderilmesi anla- mına gelir.
5. Yayınlanma potansiyeli olan makalelerin danışman önerileri doğrultusunda düzeltil- mesi ile ilgili olarak editör yazarları yüreklendirmeli, desteklemelidir.
6. Yayınlanamayacak kadar ciddi düzeltme gerektiren yazılar ise editör tarafından red- dedilmeli, fakat yazarları makaleyi yeniden yazmak ve başka bir dergiye göndermek konusunda destekleyen bir üslup kullanılmalıdır.
7. Makalelerin reddedilmesi ile ilgili kararlarda; makalenin bilimsel açıdan yetersiz olması (tasarımın zayıfl ığı, yöntem hatası vb), orijinal özelliğinin olmaması, derginin hedef kit- lesine hitap etmemesi veya dergide yer olmaması gibi ölçütler temel alınmalıdır.
8. Editör kendi dergisine bir makale gönderirse ki bu çok seyrek olmalıdır, makale editör yardımcıları ve danışmanlar tarafından rutin işlemler uygulanarak objektif bir şekilde değerlendirilmelidir.
9. Editörün çalıştığı kurumdan veya çalışma arkadaşlarından gelen makalelere de editör yardımcısı veya yayın kurulu dışından bağımsız bir kişi tarafından standart prosedür uygulanmalıdır.
10. Danışman önerileri doğrultusunda revize edilmiş makaleler editör veya eğer talep etmişse ilk değerlendirmeyi yapan danışman tarafından tekrar gözden geçirilip yeterli ve uygun değişiklik yapılıp yapılmadığı incelenir. Makale yeni bir danışmana gönderilmez.
11. Reddedilen makalelerin yazarları makul ve geçerli gerekçeler ile itiraz ederlerse ret kararları editör tarafından tekrar gözden geçirilebilir. Bu tür sorunlar danışmanlar yeterli zamanı ayırmamışlar ise veya uygun olmayan öneriler getirmişler ise yaşanabil- mektedir.
12. Daha önce düzeltme istenen bir makale gerekli düzeltmeler / uyarlamalar yapılmadan tekrar gönderilmişse editör derhal reddetmelidir.
13. Editör herhangi bir nedenle reddedilen bir makaleyi tekrar değerlendirmeye almak is- terse yeni danışmanlar seçmesi daha uygun olur.
Derginin Öz Denetimi ve Gelişimi
Öncelikle derginin amacının net olarak belirlenmesi gerekir. Bunu takiben derginin konumu- nu korumaya ve iyileştirmeye yönelik stratejiler uygulanmalıdır. Hedef gruba ulaşma yanında pek çok dergi açısından topluma ulaşma da önemli bir misyondur. Ayrıca göz ardı edilemeye- cek önemli bir yarar ise; ülkenin sağlık sistemine katkıdır (4).
Editörlerin ve yayın kurullarının derginin öz denetimine de zaman ayırmaları, dergi standar- dının yükselmesi yönünde olumlu bir adım olacaktır. Bu bağlamda makale sayıları (Gelen, Kabul/Red edilen, basılan, iade edilen, geri çekilen), makalelerin ülkelere/yörelere dağılımı, danışman değerlendirme süreleri, basım için bekleme süreleri, danışman veri tabanı ve bura- ya yapılan ekleme ve çıkarmalar, uluslar arası dizinlere, direkt erişim sitelerine dahil olma vb konuların periodik olarak ele alınarak gözden geçirilmesi gerekir. Bir başka yararlı uygulama ise; kullanıcı istatistiklerinin incelenmesidir. Bu açıdan yanıtlanması gereken soruların yanıtları her dergiye göre farklılık arz eder. Hangi sıklıkla ve hangi zaman aralığı için yapılmalı? Dergiler arasındaki kalite farkları var mı? İlk yılında on kez indirilen makale mi, 100 kez indirilen makale mi değerli? Makalelerin indirilme oranları bilimsel değeri veya önemi hakkında bilgi verir mi?
Kullanıcı makaleyi indirir, ama okumaz ise ‘kullanmış’ olur mu?
Derginin teknik değerlendirmeleri kapsamında; etki faktörü (impact factor), iki yıllık/beş yıllık etki faktörü, dergi “self” atıfl ar ele alınarak incelenmeli, multidisipliner dergilerin bu özellikle- rini bilimsel bir paylaşım ortamı oluşturmak konusunda etkin kullanmaları gerekir.
Son Söz
Yazarlar evrensel bilime katkıda bulunmak veya akademik kariyer basamaklarını tırmanmak için makale yazmaktadırlar. Hareket noktası ne olursa olsun harcanan emek göz ardı edile- mez. Kendileri de birer araştırmacı olan editör ve danışmanların bu gerçeği yadsımamaları gerekir. Bunun yanı sıra unutulmamalıdır ki bir derginin bilimsel standardı ve kalitesi, editörün ve danışmanların o dergide yayınlanması istemi ile gönderilen makaleleri inceleyip değerlen- dirirken verdikleri emek ve harcadıkları zaman ile doğru orantılıdır.
Kaynaklar:
1. Gökçe Kutsal Y: Editör Sorumluluğu. içinde:Yılmaz O (Ed):Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık-2004, TÜBİTAK matbaası, Ankara, 2004, s:135-42.
2. Gökçe Kutsal Y: Editörün katkı ve sorumlulukları. içinde: Yılmaz O (Ed):Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık -2006, Openajans.Ankara, 2006, s:67-72.
3. The Responsibilities of Medical Editors http://www.wame.org/resources/policies#definition.
4. Thomson Reuters Releases New Journal Citation Reports. http://thomsonreuters.com/content/press_
room/science/350008.
EDİTÖR BAĞIMSIZLIĞI
Gülfem E. ÇELİK
Dergi editörünün çeşitli boyutta sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklardan bazıları;
• Gelen yazıların derginin hedefine uygunluk yönünden ilk değerlendirmeden geçirilmesi
• Bu aşamayı geçen yazıların hakemlik süreçlerinin yürütülmesi/organize edilmesi
• Dergi /makale evrakların tamamlanması ve takip edilmesi
• Yayınevi ile iletişim içinde olunması
• Endüstri ile iletişimde olma
• Hakem görüşleri ve editoryal kurul görüşü sonrası yazının kabulu/reddine karar verilmesi.
• Kabul edilen yazıların yayın için sıralanması gibi aşamalar şeklindedir.
Bunlar işin teknik ve idari yönünden önemli kısımları gibi görünmekle birlikte bütün aşama- larda en önemli kısım editörün etik ilkeler içinde davranması ve tarafsızlığını koruyarak ka- rarlar verebilmesi son derece önemlidir. Bu, çok ince bir çizgidir. Editörün etik uygulamada hatasının olması veya tarafsızlığını bozması derginin geleceğini ve güvenilirliğini direkt olarak olumsuz etkileyen faktörler arasındadır.
Bir yayında editör için yapılan bir tanımlama iyi bir editörü çok iyi tarifl emektedir. “If they are doing their jobs well, they should give no favours and should have no friends” “Eğer işlerini iyi yapıyorlarsa, kimseye iyilik yapmamalı ve arkadaşı olmamalı”. Bu cümleler gerçekten de edi- törün tarafsızlığını ve bağımsızlığını çok iyi ifade etmektedir.
Tarafsızlık ve bağımsızlık aslında iç içe geçmiş ve birbirini tamamlayan terimlerdir. Editör bağımsızlığı editöryal sürecin herhangi bir aşamasında karar verme yetkisinin dış ve iç etki- lenmelerden bağımsız olarak editörün kendisinde olmasını kapsar. Tarafsızlık ise yukarıdaki orijinal ifade de belirtildiği gibi iyilik yapmayan ve arkadaşı olmayan özel bir durumu tarifl er.
Aslında editör birey değil bir kurumdur.
Günlük pratikte editörün tarafsız ve bağımsızlığını bozan iç ve dış etkiler olabilmektedir. Bu etkiler dergi sahibinden, derginin sahibi bir dernekse dernekten, yayınevinden, endüstriden ve yayın sahibi kişiler veya meslektaşlardan olabilir. Editör bağımsızlığını bozabilecek du- rumlara örnekler incelenecek olunursa;
Dergiye gönderilen bir makale ile ilgili karar aşamasına müdahale: Burada yukarıda sayılan tüm kişi ve kurumlar söz konusu olabilir. Bu kabul edilmeyen bir makalenin kabul için yeniden ele alınması olabileceği gibi, kabulunu kolaylaştıracak başka önerilerin getirilmesi şeklinde olabilir. Ya da kabul edilmiş bir makalenin basım sırasının öne alınması için talep olması şek-
Prof. Dr. Gülfem E. ÇELİK - Türk Tıp Dizini Komite Üyesi
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi. İmmünoloji ve Allerji Bilim Dalı Tıp Eğitimi Anabilim Dalı - ANKARA [email protected]
linde gerçekleşebilir. Amerika Birleşik Devletlerinden yapılan bir araştırmada 33 dergi editörü- nün 23’ü (%70) tam bir bağımsızlık hissederken kalan grup karar verme sürecinde üzerlerinde bazı baskılar hissettiklerini bildirmişlerdir.
Editöryal bağımsızlığı korumak için neler yapılmalıdır?
Editör bağımsızlığının korunması için neler yapılabilir? Dünya tıbbi editörler birliğinin bu ko- nudaki önerileri aşağıda listelenmiştir.
1. Editörün işe alınmadan (başlamadan) önceki sürecinde editörün görevleri, sorumlu- lukları, işbirliğinin kuralları, çıkar çatışması yaratacak durumların neler olduğu ve nasıl çözüleceğinin net tarif edildiği ve üzerinde hem editör hem de dergi sahibi tarafından uzlaşmaya varılan bir anlaşma (sözleşme) imzalanması. Bu anlaşma dergi okurları ile de paylaşılmalıdır.
2. Editör derginin bilimsel içeriği üzerinde tam bir yetki sahibi olmalıdır. Dergi sahipleri bu sürece etkileyecek (karar, seçim, edisyon) hiç bir girişimde bulunmamalı, veya bunu sağlayacak ortam yaratmamalıdırlar.
3. Editör kararı tamamen gelen makalenin değerine ve dergi okur grubunun ilgisini çekme durumuna göre olmalıdır. Bu kararda finansal veya dergi sahibinin çıkarları (ters düşen durumlar gibi) göz önüne alınmamalıdır. Editör izole olabilmeli, mesafe koyabilmeli ve yayınla kişisel, profesyonel veya finansal bir bağlantı içinde olmamalıdır. Editör kendi kişisel düşünce ve görüşlerini bir tarafa bırakmalıdır. Gelen her yayına objektif ve belirli kurallar çerçevesinde bakmalıdır. Editörün kararında makalenin kalitesi ve okuyucuya katkısı ön planda olmalıdır.
4. Editör bilimin tüm boyutları ile tartışılabilmesi için farklı perspektifteki makaleleri de dergi sahibinin ticari amaçları ile ters düşebilecek olsa bile yayınlamaktan çekinmemeli- dir. Editör tüm etkilerden bağımsız olarak etkisi olabilecek veya gereksinim duyulan bir alandaki makalelerin yayınlanmasına öncelik verebilmeli veya birbirine zıt veriler sağ- layan araştırmaları yayınlayabilmelidir. Kendi kişisel görüşüne ters hipotezleri savunan makalelere de aynı mesafede durabilmeyi de başarmalıdır.Aslında bu ilkesel olarak edi- törlerin mutlaka savunması ve koruması gereken haklarıdır.
5. Editör makalelerin ve derginin ticari kaygı veya çıkar çatışması durumlarında neler yaptığı konusunda açık ve şeff af olmalıdır. Çıkar çatışması beyanları her durumda belirtilmeldir.
6. Henüz ülkemiz için çok geçerli olmamakla birlikte editörün dergi sahibi tarafından işten çıkarılma sebebi yukarıda tanımlanan nedenler olmamalıdır. Editörün işten çıkarılması açık üst düzey yönetim ile yapılan tartışmalar sonucu açık bir gerekçeleri net belirlenmiş bir şekilde olmalıdır.
7. Editör, yularıda tanımlanan baskılara sonu işten çıkarılma olsa karşı çıkmalı ve bu duru- mu korumalıdır. Bu bilimin bağımsızlığını korumak adına editörün başlıca görevidir.
Sonuç
Editörler bağımsızlıklarını bozacak dış müdahalelere maruz kalabilirler. Ancak editörün bura- daki turumu son derece önemlidir. Editör ince bir yolda yürüdüğünü bilerek etik ilkelere bağlı olarak editör bağımsızlığını sonuna kadar korumaya çalışmalıdır. Editör bu bağımsızlığını po- zisyonu tehlikeye düşse bile korumalıdır. Çünkü burada asıl korunan bilimdir.
Kaynaklar:
1. http://www.wame.org/resources/policies#independence
2. Lapeña JF. Editorial independence and the editor-owner relationship: good editors never die, they just cross the line. Singapore Med J. 2009;50:1120-2.
3. Reid T. Could CMAJ happen at CFP? Report on editorial independence from a former scientific editor.
Can Fam Physician. 2006 ;52:830-1, 836-7
4. Drazen JM. Editorial independence at the BMJ: NEJM editor says facts in letter are wrong and accusations reckless... BMJ. 2004 11;329:624.
5. Davis RM, Müllner M. Editorial independence at medical journals owned by professional associations: a survey of editors. Sci Eng Ethics. 2002;8:513-28.
6. Smith R. Another editor bites the dust. Trust is needed to balance editorial independence and accountability. BMJ. 1999; 31;319:272.
Doç. Dr. A. Tulga ULUS - Türk Tıp Dizini Komite Üyesi
Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği - ANKARA [email protected]
EDİTÖR VE EDİTÖRLER KURULU
Tulga ULUS
“Bilim adamlığı bir meslek değil, bir yaşam biçimidir”
Cahit Arf Bilim, evreni ve evrenin davranışlarının sistematik bir şekilde deneysel ve gözlemsel olarak incelenmesini içeren araştırmalardır (1). İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına ulaşmasını sağlayacak yeni bilgilerin keşfi bilimin temel amacıdır. Bilim, kuşaktan kuşağa yayılan, coğrafik sınırları olmayan evrensel bir mirastır. Bu nedenle üretilen bilimin paylaşılması ve yaygınlaştırılması gerekir. Aksi halde her toplumun bu amaç için her şeye baştan başlaması gerekir. Bu sebeple gerek sözel olarak bilimsel toplantılar, gerekse Bilimsel araştırma sonuçlarının paylaşılması ve yaygınlaştırılması amacıyla basılı ve son yıllarda elektronik bilimsel iletişim kanalları (süreli yayınlar, kitaplar vb.) kullanılmaya başlanmıştır.
Akademik yayıncılıkta dergi, özellikle yeni araştırmalar yayınlayarak bilimin gelişimine ve yaygınlaşmasına destek vermeyi hedefl eyen, belli zaman aralıklarında basılan, yayınlardır.
Bilimsel/akademik dergilerde yayınlanan araştırma sonuçları basım öncesinde, bilimsel değerlendirme amacıyla alandaki diğer araştırmacılar tarafından hakem değerlendirmesine tabi tutulur. Hakem değerlendirme sistemi bilimsel dergilerin temelini oluşturur. Bilimsel araştırmalarda gerçekleştirilen tüm deneyler ve çalışmalara ait sonuçlar, diğer araştırmacılar tarafından da elde edilecek sonuçların doğrulanması amacı ile aynı deney veya çalışmanın tekrarlamasını mümkün kılacak şekilde yeterli bilgiyi içermelidir (1).
Akademik dergilerin ilk kez düzenli araştırma sonuçlarını yayınlaması, 1665 yılında Fransızca
“Journal Des Scavans” ve İngilizce “Philosophical Transactions of the Royal Society” dergilerinin basılması ile başlamaktadır (1, 2). Geçen 350 yıl içerisinde bilimsel yayın yapan dergi sayıları hem artmış ve hem de konu kategorilerine göre çeşitlenmiştir. Günümüzde en çok ilgi gören indekslerden biri olan Web of Science (Thomson Reuters) veri tabanında yer alan “Science Citation Index-Expanded” da 8400’den fazla, “Science Citation Index” de ise 3770‘den fazla dergi yer almaktadır. Bilimsel yayıncılık, son yıllardaki teknolojik gelişimlere de paralel olarak, basıldıkları ülkelere önemli ekonomik katkı sağlayan alanlardan biri olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi yayıncılık ve kütüphanecilik masrafl arı nedeniyle para harcanması bir yana ekonomisine önemli pozitif yararlar sağlayabilmektedir (3). Ayrıca ülkede var olan, üretilen ve üretilecek olan bilginin, sosyoekonomik açıdan gerçekçi bir biçimde kullanılması ile ilgili politikalar sonucu gerçekleştirilecek atılımlar için önemli planlamalar yapılmaktadır.
Ülkelerin bilim, teknoloji ve inovasyon stratejileri, ilerlemenin ve sürdürülebilir kalkınmanın yol ve yordamını gösterecektir.
Akademik dergilerin amaçlarına uygun olarak işlevlerini gerçekleştirmek üzere, konusunda söz sahibi olan kimselerden oluşan editör, yardımcı editör, editörler kurulu ve hakemlere ihtiyacı vardır. Bunların yanında derginin yürütülmesi için bir sekreterya ve yayın faaliyetleri için de bir yayınevine ihtiyacı vardır. Editör, fransızca “éditeur”, yayımcı, yazıları yeniden düzenleyerek yayıma hazırlayan kimse anlamında gelir (4). Editör, dergiye gelen yazıların türü, konusu, güncelliği, etik kurallar çerçevesinde üretilmesi ve yazılmasından basım ve dağıtıma kadar birçok faaliyetten sorumludur. Editör, aynı zamanda, dergide bilimsel faaliyetlerin yürütülmesinden sorumlu olan editör yardımcılarından hakemlere ve danışmanlara kadar tüm ekibin uyumlu ve amaca yönelik bilimsel çizgide ilerlemesi sorumluluğunu üstlenmiştir.
Editör ve editörler kurulunun görev ve sorumlulukları madde madde ve son derece ayrıntılı olarak yayınlanmıştır (5-7). Bu tanımların içinde, editörlerin bilimsel açıdan bağımsızlığı ve hakları, derginin ekonomik olarak bağımsızlığı, derginin saygınlık ve güvenilirliğinin sağlanması, yayın faaliyetlerinin yanında eğitici ve öğretici faaliyetlere de yer verilmesi (dergi yönetimi, hakem eğitimleri, makale ve diğer araştırma yayınlarının ortaya çıkarılmasına yönelik her türlü eğitici ve öğretici faaliyetlerde bulunulması), tarafsızlık ilkesinin zarar görmemesi, ilişkilerde bilimsellik ve saygınlık hemen dikkati çekmektedir. Bu amaçlarla yayıncılık etiğini düzenleyen COPE (Committee on Publishing Ethics), ICMJE (International Committee of Medical Journal Editors) ve WAME (World Association of Medical Editors) gibi organizasyonlar ortaya çıkmıştır (5).
Editör ve yayın kurulu, derginin ve yayınların okunurluğunu arttırmanın yanı sıra bu yayınların diğer araştırmacılar tarafından atıf almasını da sağlayacak şekilde dergi politikalarını belirlemelidir. Yazının konu alanındaki diğer yetkin araştırmacılar tarafından hakem değerlendirme sürecinde, yazının alana katkısı, özgünlüğü, araştırmaya ait bilimsel ve teknik, yazım ve anlatım ve yazının organizasyonu ile ilgili bilimsel öneriler getirilerek, yazı doğrudan reddedilmek yerine yayına kazandırılacak şekilde geliştirilmelidir. Bundan yazar da dergi kurulları da bazı eğitici ve öğretici sonuçlar çıkarmalıdır. Bu amaçla daha güncel konular, daha özenli araştırmalar ve daha sade ve anlaşılır bir yazım önem kazanmaya başlamıştır.
Ancak bunlar olurken, belirli amaç/lara yönelik (örneğin firma reklamı, ürün reklamı vb. gibi) olarak önemli maddi destekler veren büyük kuruluşların olanakları ile hazırlanıp süslenen yayınlar veya daha fazla atıf almak hırsı ile bilimsellikten uzak yayın yapma isteklerine dikkatle yaklaşılmalıdır.
Dergilerin ve yayınların okunurluklarını ve bilimsel düzeylerini değerlendirmek adına bilimsel yayıncılık da “etki faktörü” ve benzeri önem kriterleri zaman zaman gündeme gelmektedir.
Hedef, dünya yayıncılık ailesinin bir üyesi olmak ve yüksek bilimsel etkinlik olduğunda, yayınlanan derginin ilkeleri her yönüyle evrensel ölçekler düşünülerek ortaya konulmalıdır.
Sosyoekonomik ve kültürel olayların etkileri de unutulmamalıdır (8, 9).
Editörlük kurumu ağır sorumluluk ve emek isteyen bir iştir. Güçlü dergilerin ve yayınevlerinin olması, bunların uluslar arası kurallara göre çalışarak, eğitim ve öğretim faaliyetlerini de ön plana çıkaracak şekilde bilim platformlarında bir araya gelmesi beklenen sonuçtur. Ülkenin bilim faaliyetlerinde önemli bir yer tutan bu kurumların devamlı olarak yeni proje ve atılım göstermeleri gerekir. Aksi halde yeni atılımlar veya ilerlemeler beklenemez. Akademik
yayıncılık ilk ortaya çıkışından bu yana çok önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Bunların ilersindeki ufku görebilmek bize yeni dünyaların kapısını aralayabilecektir. Bütün bunlar sonuçlandığında üretilen ürünün akademik yükseltmelerde önemli bir yere sahip olması ve sonuçlarının takip edilmesi, bu konudaki çabaları olumlu yönde arttıracaktır.
Ülkemiz için hedefl erimizi sıralarken; en iyi veri tabanlarında indekslenmiş, en çok okunan ve atıf alabilecek bir dergide yayın yapmaktan, böyle bir derginin oluşturulmasına veya böyle bir uluslararası indeksin oluşmasına kadar geniş bir yelpaze düşünülmelidir. Bilimsel yayınlarımızın ekonomimize hızla üretim olarak dönebilecek araştırmalardan daha çok oluşmasına önem vererek patent ve son aşama olan daha iyi bir yaşam için üretimi, yani ilk başta belirtildiği gibi bilimin son hedefi unutulmamalıdır.
Kaynaklar:
1. http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilim
2. Harcourt B. History and the Learned Journal. Journal of the History of Ideas. 1972;33(3):365-78.
3. Birici HG. Türk Kütüphaneciliği. 2009;23(3):586-601.
4. Türk Dil Kurumu, Büyük Türkçe Sözlük. http://tdk.org.tr/TR/Genel/BelgeGoster.
5. Yalman A. Editör sorunları ve sorumlulukları. (içinde) Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık. ed.Yılmaz O.
TÜBİTAK matbaası. 2005;270-8.
6. Oktar N, Akdal G. Editörün sorumluluğu ve bağımsızlığı. (içinde) Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık. ed.
Yılmaz O. Openajans 2009:139-41.
7. Kutsal YG. Editörün katkı ve sorumlulukları. (içinde) Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık ed.Yılmaz O.
TÜBİTAK matbaası. 2006;67-72.
8. Yıldızeli A, Bahşişoğlu H K: Bilimsel iletişimde editörün rolü. Bilimsel İletişim ve Bilgi Yönetimi. Ankara12-14 Ekim 2006. Bildiriler ÜNAK’06 içinde, A Yıldızeli- H K Bahşişoğlu (ed). Ankara: ÜNAK, 2008. 249-61.
9. Kerin RA. In pursuit of an ideal: the editorial and literary history of the journal of marketing. J Marketing 1996;60:1-13.
SÜRELİ YAYIN OKURU NE İSTER?
Canan ULUOĞLU
Sağlık Bilimleri alanında hizmet veren herkes, kuşkusuz Sağlık Bilimleri süreli yayın okuru olabilir. Ancak hizmet alanlarını kabaca iki bölümde değerlendirirsek, beklentilerini de çeşitlendirmek mümkün olabilecektir. Bir bölüm sağlık çalışanı akademik kadrolarda yer almakta, ya da akademik yükseltme beklentisi içinde olmakta iken, bir bölümü yalnızca rutin hizmet alanında çalışmakta ve akademik yükseltme amacı ile yayın yapma kaygısı taşımamaktadır. Bu anlamda aslında 2 tür okuyucu vardır:
1. Süreli yayınların yalnızca okuru olanlar
2. Süreli yayınların hem okuru, hem yazarı olanlar
Süreli yayınların yalnızca okuru olanlar, olasılıkla akademik kadrolarda yer almayan ya da almayı beklemeyen, kendi adına araştırma yapma ve/veya makale yazma beklentisi olmayan ve bu nedenle de, okuduğu makalenin yalnızca “günlük pratiğinde ne işe yarayacağı” ile ilgilenen bir kesimdir. Günlük pratiğinde karşılaştığı bir sorunu ya da merak ettiği bir konuyu aramak için süreli yayın okumak isteyebilecektir. Süreli yayınların hem okuru, hem yazarı olanlar ise daha çok akademik kadrolarda yer alanlardır ve sürekli olarak “bilimsel data üretmek zaten görevleri”nin bir parçası olduğundan, hem varsa günlük pratiklerine katkı amacı ile hem de ilgi ve araştırma konularında yayın yapmak amacı ile süreli yayınları okumak durumunda olan insanlardır. Bu bağlamda, söz konusu iki grubun, süreli yayın okuru olarak beklentileri açısından farkları olabileceği gibi ortak noktaları da vardır.
Aşağıdaki başlıklarda, süreli yayın okurlarının olası beklentileri, bütünüyle kendi bakış açımdan olacak şekilde tek tek ele alınmıştır. Bunlar kısaca şu şekilde özetlenebilir:
Süreli yayın, belirtilmiş olduğu tarihlerde düzenli yayınlanmalıdır: Yayın hayatı zaman zaman kesintiye uğrayan ya da bir yıl öncesi tarihli yayınları, bir yıl sonra gecikmeli olarak okuyucularına ulaştırabilen bir dergi güvenilir olamayacaktır.
Dergiler format olarak iyi hazırlanmış, kolay okunabilir olmalıdır: Okuyucu dergiyi eline aldığı zaman özenli hazırlanmış bir sayfa düzeni ile karşılaşmalı, kolayca takip edebilmeli, aradığı detaylara ulaşabilmelidir. Örneğin dergiye makale gönderecek olan kişiler için “yazarlara bilgi”
notunun tüm soruları cevaplayacak şekilde hazırlanmış olması, basılı makalelerin bir yerinde makale geliş/kabul tarihlerinin belirtilmiş olması önemlidir.
Dergi, yaşadığımız ülkenin sorunlarına, güncel konularına yer vermeli, uzmanlık alanlarına yönelik spesifik başlıklarda olmalıdır: Özellikle belli rutin bir hizmetin verildiği sağlık alanlarında çalışanlar, günlük pratiklerinde bu bilgilerden yararlanmak isteyeceklerdir.
Ulusal dergiler bu kapsamda önemli bir görev üstlenmektedir.
Prof. Dr. Canan ULUOĞLU - Türk Tıp Dizini Komite Üyesi
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı, ANKARA [email protected]
Yayınlanan makalelerin doğru ve güvenilir olduğundan emin olunmalıdır: Süreli yayın okuru her şeyden önce nitelikli yayın ister. Bu da öncelikle doğru ve güvenilir olma ile gerçekleşebilir. Bunun için;
• Dergiler, uzmanlık alanına göre belirlenmiş geniş bir hakem kurulu ile çalışmalı ve ha- kemler alanında deneyimli olmalıdır.
• Makaleler, editör ve hakem kurulu tarafından kapsamlı şekilde değerlendirilmiş olma- lıdır. Bu bağlamda bir makalenin birden fazla kişi tarafından gözden geçirilmiş olması önemlidir.
• Doğru istatistik değerlendirmelerin, doğru örneklem büyüklüklerinin kullanıldığı, doğru bir metodoloji ile kurgulanmış çalışmalar ancak doğru sonuçlar verecektir (1). Sonuç- ların güvenilirliği açısından “gereç ve yöntemler” in çok iyi değerlendirilmiş olması en önemli noktadır.
• Olası çıkar çatışmaları belirtilmiş olmalıdır.
• Editörün ve yayın kurulunun tarafsız olduğundan emin olunmalıdır.
Dergiler kolay ulaşılabilir olmalıdır: Kolayca ulaşılamayan dergiler ne kadar kaliteli olsalar da okuyucu için anlam ifade etmeyecektir. Özellikle, uzmanlık alanlarına spesifik, uluslararası ya da ulusal düzeyde kabul görmüş ve etki faktörü yüksek dergilere ulaşım çok önemlidir.
İlgilenilen konuda çıkmış tüm yayınlara kolayca ulaşabilmek de gereklidir. Günümüzde elektronik dergilere erişim daha kolay olmaktadır. Kurumların bu anlamda, erişimi kolaylaştıracak anlaşmaları yapmaları, sağlık çalışanları için iyi bir fırsat olabilir.
Makalelerin konusu güncel, önemli, dikkat çekici olmalı ve kişiyi okumak konusunda heyecanlandırmalıdır: Tüm okuyucular güncel bilgilere, yeni araştırmalara en kısa sürede ulaşmak isterler. Bu hem okuyucuların günlük pratiklerine bazı bilgileri yansıtmaları için hem de ilgi alanlarında yapılan araştırmaları yakından takip edebilmek için gereklidir. Güncel, tartışmalı, üzerinde yoğun araştırmaların olduğu ya da günlük pratikte sorun olmaya devam eden bazı konular bu kapsamda değerlendirilebilir.
Makaleler akıcı bir dilde kaleme alınmış ve kolay okunabilir olmalıdır: Aslında bu başlık da, iyi bir hakem değerlendirmesi anlamına gelir ve makalenin bölümleri özelinde her bir alt başlığın doğru hazırlanmış olmasını gerektirir. Bunlar da sırasıyla:
• Başlık/Özet: Makalenin başlığı tam olarak ne yapıldığını/araştırıldığını ifade etmeli, özet makalenin ana içeriğini kapsamalı ve varsa bulguların yeniliği vurgulanmalıdır. Okuyu- cuların binlerce başlık arasından yola çıkarak belli başlıkları seçtiklerini düşünürsek, baş- lık makalenin vitrini gibi kabul edilebilir. Kısa, bilgi verici ve çekici olmalıdır (2). Vitrinin çekiciliğine kapılmış bir kişi için ikinci adım vitrine daha detaylı bakmak, yani özeti oku- mak olacaktır. İyi yazılmış ve gereksiz detay içermeyen bir özet ise, makalenin tümünü okuma konunda istek uyandıracak, bir anlamda kişiyi mağazanın içine yönlendirecektir.
• Giriş/Yöntem/Sonuçlar/Tartışma: Tüm bu alt başlıklar akıcı, gereksiz detay içermeyen şekilde düzenlenmiş olmalı, sonuçlar basit, anlaşılır tablo ve grafiklerle sunulmalı, tartış- ma bulguların anlamı üzerine odaklanmalı, araştırmalarda ya da klinik pratikte bundan sonra neyin değişeceği söylenmiş olmalıdır.
Yayın dili İngilizce olan ulusal dergilerde Türkçe bir özet bulunmalıdır: Okuyucu bu sayede en azından Türkçe özete ulaşarak fikir sahibi olabilir.
Makaleler yeni bir şeyler söylüyor olmalıdır: Klasik kitaplarda olan ya da bilinen eski bilgilerin tekrarı niteliğinde olan konular süreli yayın okuyucusunun ilgisini çekmeyecektir.
Özellikle “Wikipedia” gibi internet sitelerinden bilgi edinmenin mümkün olabildiği konularda süreli yayın okumak gereksizdir.
Kaynaklar güncel olmalıdır: Kaynakların güncelliği hem yazarların hem de hakemlerin dikkatli değerlendirmesini gerektirecek bir başka konudur.
Dergiler, ulusal ve uluslararası indekslerde dizinlenmelidir: Bu durum, hem dergiye kolay ulaşım sağlayacak hem de atama ve yükseltmelerin gerçekleştirilmesinde önemli olacaktır.
Kanıt değeri yüksek makalelere yeterince yer verilmelidir: Dergilerde, meta analizler, randomize kontrollü denemeler, karşılaştırmalı çalışmalar, büyük olgu serilerine dayalı bulgular sıkça yer almalı, okuyucuların tartışmalı konular hakkındaki bilgisi artırılabilmelidir.
Derlemeler yolu ile kısa sürede etrafl ı bilgiye ulaşılabilmelidir: Alanında söz sahibi kişilerce yazılmış derlemeler, belli bir konu hakkında kolayca toplu bir bilgiye ulaşmayı mümkün kılar.
Süreli yayınlar, belli bir bilim dalında, belli çalışma gruplarının raporlarına yer vermelidir: Birçok bilim dalında, belli konularda güncellemelere gereksinim vardır. Bir bilim dalında öncülük yapan kişilerin veya yetkili çalışma gruplarının yaptığı güncellemeler o alanda çalışan kişilere ışık tutar. Bu çalışma gruplarının raporları kimi zaman konunun ana bir özetini çıkarmakta, kimi zaman ise belli sınıfl amaları yapmaktadır. Bu anlamda, hem günlük pratikte ilgili kişilere perspektif çizer hem de alandaki çalışmalara/araştırmalara yön verir.
Belli bir bilim dalında yazılmış yeni bir kitabın veya ana kitapların yeni basımlarının, alanın öncüsü kişiler tarafından analiz edildiği yazılara yer verilmelidir: Bu tür analizler, o alanın okuyucusu olan kişilere ışık tutacak ve doğru tercihler yapmasını kolaylaştıracaktır.
Pratik tedavi kılavuzlarına yer verilmelidir: Özellikle rutin hizmet vermekte olan branşlardaki kişiler için güncellenmiş kılavuzlara hızlı ulaşım çok önemlidir.
Tedavilerin mediko-legal yönleri hakkında bilgi veren yayınlara yer verilmelidir: Sağlık çalışanlarının, uyguladığı tedaviler sırasında ortaya çıkan hukuksal sorunların neler olduğu ve yaptırımları konusunda bilgi sahibi olmak son derece önemlidir. Süreli yayınlar, kendi alanında bu tür yazılara yer vererek okuyucunun önemli bir gereksinimini karşılayabilir.
Sonuç olarak, süreli yayın okurlarının, yukarıda özetlenmeye çalışılan olası beklentilerine genel olarak bakıldığında, bir dergiyi okunur kılan şeyin, “yazarlar kadar editörlerin pozitif nitelikleri” olduğu dikkat çekmektedir. Editörler; editör yardımcıları, yayın kurulu ve danışma kurulu ile bir bütün olarak derginin içeriğini ortaya çıkarmaktadır. Editörlerin bu anlamda, yüksek kalitedeki makaleleri yayınlama konusunda bir sorumluluğu vardır. Her ne kadar
bu sorumluluk, yüksek kalitede makale başvurusu ile doğru orantılı olsa da, editörler ve danışmanların tespitleri, yönlendirmeleri ve çabası ile daha iyi sonuçlar alınabilir. Öte yandan tamamen, yazarların yayın sayısını artırmaya veya yeni projeleri için destek bulmaya yönelik olarak dergilere gönderdiği ve okuyana/bilime katkı sağlamayan makaleleri yayınlamak, hem süreli yayın okuyucusu için bir şey ifade etmeyecek hem de belki yanlış bazı bilgilerin doğru sanılmasına neden olacaktır. “Journal of Urology” Dergisinin editör yardımcısı olan Joseph A.
Smith makalesinde böyle bir duruma işaret etmektedir (3). 1998 yılında Lancet’de, kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı (MMR vaccine) ile otizm arasında ilişki olduğunu belirten bir yayının ardından pek çok ailenin aşı firmasına davalar açtığını, ancak 10 yıl sonra bu araştırmanın doğru olmadığının anlaşılması üzerine Lancet’in makaleyi geri çektiğini ancak, 10 yıl boyunca pek çok kişinin yanlış bilgilendirildiğini belirterek “1998 yılında makaleyi değerlendirenler neredeydi?” diye sormaktadır. Editörler bu anlamda, halka ve bilim dünyasına doğru ve güncel bilgileri ulaştırmak konusunda önemli bir görev üstlenmişlerdir. Yine etik konulara ne denli uyulduğu konusundaki sorgulama da editörlerin sorumluluğundadır. Elbette süreli yayın okurları da, okuyacakları makaleleri seçme konusunda sorumluluk üstlenmelidirler ve “bilimsel makaleleri kritik yönden değerlendirme, eleştirel gözle okuma” alışkanlıkları olmalıdır (4).
Editör özelinde dergi ekibinin özenli ve özverili çalışmaları, doğru yazı ile buluştuğunda her zaman okurun ilgisi ile karşılaşacaktır.
Kaynaklar:
1. Röhrig B, du Prel JB, Blettner M. Study design in medical research: part 2 of a series on the evaluation of scientific publications. Dtsch Arztebl Int. 2009;106:184-9.
2. Peh WC, Ng KH. Title and title page. Singapore Med J. 2008;49:607-8.
3. Smith JA Jr. Scientific publications: let the reader beware. J Urol. 2010;183:1665-6.
4. du Prel JB, Röhrig B, Blettner M Critical appraisal of scientific articles: part 1 of a series on evaluation of scientific publications. Dtsch Arztebl Int. 2009;106:100-5.
Prof. Dr. Ömer UĞUR - Türk Tıp Dizini Komite Üyesi Türkiye Nükleer Tıp Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nükleer Tıp Anabilim Dalı - ANKARA [email protected]
SÜRELİ YAYIN SAHİPLERİ, YAYINCILAR VE EDİTÖRLER ARASINDAKİ İLİŞKİ NASIL OLMALIDIR?
Ömer UĞUR
Ülkemizde tıp alanındaki süreli yayın sahipleri arasında uzmanlık dernekleri önemli bir yer almaktadır. Hatta bazen dernek yönetim kurulu başkanları hem derginin sahibi hem de baş editörü olmaktadırlar. Dernek yönetim kurulu 2 ya da 3 yıl sonra genel kurulda seçimle deği- şince dergi editörleri de değişebilmektedir.
Oysa bir derginin sağlıklı gelişebilmesi için editörlüğün sürekliliği gerekmektedir. Bunun ba- şarılabilmesi için de editörün dergi sahibinden farklı bir kişi olması önemlidir. Editörün sürek- liliğinin sağlanabilmesi ve her yeni seçilen yönetim kurulu ile birlikte değişmemesi için dergi editörünün ve yayın kurulunun nasıl belirleneceğine dair bir yönergenin uzmanlık derneğinin genel kurulunca onaylanması doğru olacaktır.
Editörün sürekliliği kadar dergiyi yayınlayacak yayınevi ve makale kabulünden basım aşama- sına kadar geçen süreci kontrol edecek teknik personelin sürekliliği de önemlidir. Yayıneviyle yapılacak sözleşme en az 4 ya da daha uzun süre olması süreklilik açısından yararlı olacaktır.
Yayınevleri ile uzun süreli yapılan anlaşmalarda, uzmanlık derneğinin ileride mağdur olma- ması için sözleşme koşulları çok dikkatli belirlenmelidir. Ayrıca dergi sahiplerinin çalışma ku- rallarını da belirleyip editor ile de ayrı bir sözleşme yapmaları gerekmektedir.
Dergi sahibi editörün makale değerlendirmesi, yayının kabulü ve derginin bilimsel içeriğine müdahele etmemeli ve bu konuları tamamen baş-editöre bırakmalıdır.
Dergi sahibinin asıl görevi editörle uyum içinde ve uzmanlık derneğinin yönetim kurulu ile eşgüdümlü olarak derginin uzun dönem yayıncısını/yayınevini belirlemek amacıyla gerekli ihaleyi gerçekleştirmek ve derginin yayınlanmasını sağlayacak maddi kaynakları bulmak ol- malıdır. Dergi sahibi, editörün tüm dikkatini makalelerin değerlendirilmesi ve yayın kalitesini/
bilimsel içeriğin yükseltilmesine odaklanmasını sağlayacak şekilde diğer tüm sorunların çö- zümünü üstlenmelidir. On-line yazı kabul sistemleri, makalelerin basıma hazırlanması, “copy- editing”, redaksiyon gibi konularda karşılaşılacak sorunları en iyi hizmeti alacak şekilde çöz- melidir.