• Sonuç bulunamadı

Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumu Yordamada Cinsiyet, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Kendini Damgalama ve Sosyal Damgalanma

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumu Yordamada Cinsiyet, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Kendini Damgalama ve Sosyal Damgalanma"

Copied!
18
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

www.edam.com.tr/kuyeb DOI: 10.12738/estp.2014.2.1799

Ruh sağlığı hizmetlerinden yararlanabilecek birçok insanın sadece çok az bir kısmının, bir ruh sağlığı uzmanından yardım aldığı görülmektedir (And- rews, Issakidis ve Carter, 2001; Erol, Kılıç, Ulusoy, Keçeci ve Şimşek, 1998; Kessler ve ark., 2001).

Birçok durumda, insanlar diğer bütün destek se- çeneklerini eledikten sonra başvurulacak son çare olarak psikolojik yardım almak üzere bir uzmana gitmektedirler (Hinson ve Swanson, 1993). Birçok insanın psikolojik yardım almak konusunda niçin

isteksiz olduğu araştırmacıların ilgi odağı olmuştur.

Bu doğrultuda, bir ruh sağlığı uzmanından yardım alınmasını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yö- nelik birçok araştırma gerçekleştirilmiştir (Bayer ve Peay, 1997; Kelly ve Achter, 1995; Vogel, Wester, Wei ve Boysen, 2005).

Söz konusu araştırma sonuçları, psikolojik yardım alma kararının en önemli yordayıcılarından biri- nin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun ol- duğunu göstermektedir (Carlton ve Deane, 2000;

a Dr. Nursel TOPKAYA Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanında yardımcı doçenttir. Çalışma alanları ara- sında psikolojik yardım almayı engelleyen faktörler ve cinsel sağlık eğitimi yer almaktadır. İletişim: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitimde Psikolojik Hizmetler AD, Samsun.

Elektronik posta: [email protected].

Öz

Bu araştırmanın amacı, cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sosyal damgalanma algısının psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu ne ölçüde yordadığını ve psikolojik yardım alma nedeniyle ken- dini damgalamanın ve sosyal damgalanma algısının kadınlar ve erkekler arasında farklılaşıp farklılaşmadığını araştırmaktır. Araştırmanın katılımcılarını, 362 (218 kadın, 95 erkek) gönüllü üniversite öğrencisi oluşturmuş- tur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Kendini Damgalama Ölçeği, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Sosyal Damgalanma Ölçeği ve Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği-Kısa Form kullanılmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçları, cinsiyet ve psikolojik yar- dım alma nedeniyle kendini damgalamanın psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun anlamlı birer yordayıcısı olduğunu, ancak psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısının psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun anlamlı bir yordayıcısı olmadığını ortaya koymuştur. Araştırma sonucunda, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun, cinsiyet ve psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama tarafından %24 oranında açık- landığı belirlenmiştir. Ayrıca, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamanın ve sosyal damgalanma algısının kadınlara göre erkeklerde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Araştırma bulguları ilgili literatür eşliğin- de tartışılmış ve gelecekte gerçekleştirilebilecek araştırmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler

Cinsiyet, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Kendini Damgalama, Sosyal Damgalanma.

Nursel TOPKAYA

a

Ondokuz Mayıs Üniversitesi

Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumu Yordamada Cinsiyet, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Kendini

Damgalama ve Sosyal Damgalanma

(2)

Cepeda-Benito ve Short, 1998; Codd ve Cohen, 2003; Deane ve Todd, 1996; Topkaya, 2011a; Vogel ve Wester, 2003). Çeşitli ülkelerde yapılan araştır- maların sonuçları, psikolojik yardım almaya ilişkin olumsuz tutumlar ile psikolojik yardım sunan ser- vislerin kullanılmaması arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır (Bicil, 2012; Cepeda-Benito ve Short, 1998; Cramer, 1999; Deane ve Todd, 1996;

Kelly ve Achter, 1995).

Psikolojik yardım almaya ilişkin tutum, psikolojik yardım almanın değeri hakkında bireyin olumlu veya olumsuz görüşlerini yansıtmaktadır (Fisher ve Turner, 1970). Bugüne kadar, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun, psikolojik yardım sunan servislerin kullanılmasındaki başlıca faktör olduğu- nu ortaya koyan araştırmaların yanı sıra, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu etkileyen faktörlerin neler olduğunu anlamaya dönük araştırmalar da yürütülmüştür. Yapılan araştırmalarda, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun kendini saklama (Kelly ve Achter, 1995), sosyal norm, sosyal destek, daha önceki psikolojik danışma deneyimi (Koyde- mir-Özden, 2010; Vogel ve ark., 2005), bağlanma tarzları (Shaffer, Vogel ve Wei, 2006; Vogel ve Wei, 2005), duygusal açıklık (Komiya, Good ve Sherrod, 2000; Vogel, Wade ve Hackler, 2008; Vogel ve Wes- ter, 2003), benlik saygısı ve denetim odağı (Bar- wick, de Man ve McKelvie, 2009), kişilik özellikleri (Kakhnovets, 2011) gibi birçok faktörden etkilen- diği görülmektedir. Araştırmalar sonucunda, psi- kolojik yardım almaya ilişkin tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle damgalanma arasındaki ba- ğın psikolojik yardım sunan servislerin kullanılma- sının önündeki en önemli engel olduğu açığa çık- maktadır. Diğer bir ifadeyle araştırmacılar, psiko- lojik yardım alma nedeniyle damgalanma algısının psikolojik yardım almaya ilişkin tutumla olumsuz yönde ilişkili olduğunu ortaya koymuşlardır (Dea- ne ve Todd, 1996; Komiya ve ark., 2000; Pfohl, 2010;

Vogel ve ark., 2005; Vogel, Wade ve Hackler, 2007).

Literatürde bireyin psikolojik yardım alma kararını etkileyen, birbiriyle örtüşen iki farklı damgalama türünden söz edilmektedir: Sosyal damgalama ve kendini damgalama (Corrigan, 1998, 2004). Sosyal damgalama; ruhsal hastalık hakkında toplumun sahip olduğu, ruhsal hastalığı olan kişiye karşı ste- reotip, önyargı ve ayrımcılığa neden olan olumsuz inanç, tutum ve davranışsal sonuçları tanımlamak- tadır (Corrigan, 2004). Psikolojik yardım alma ne- deniyle sosyal damgalanma ise toplumun psikolojik yardım alan bireyin toplumda istenmeyen ve sosyal olarak kabul görmeyen biri olduğuna ilişkin algı- sıdır (Vogel, Wade ve Haake, 2006). Kendini dam-

galama da, sosyal damgalama gibi ruhsal hastalıkla ilgili olumsuz stereotipleri, ön yargıyı ve ayrımcılığı içermektedir. Kendini damgalamada birey; stere- otip, önyargı ve ayrımcılığa neden olan olumsuz inanç ve tutumları kendine yöneltir ve bireyin, benlik saygısı ve öz-yeterlik algısı zarar görür (Cor- rigan ve Watson, 2002). Psikolojik yardım alma ne- deniyle kendini damgalama ise psikolojik yardım alınması durumunda bireyin benlik saygısının veya benlik değerinin azalmasına neden olabilecek, top- lumda istenmeyen ve sosyal olarak kabul görmeyen biri olacağına ilişkin bireyin algısıdır (Vogel ve ark., 2006).

Yurt dışında psikolojik yardım almaya ilişkin tu- tum ile psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamayı ve sosyal damgalanma algısını ele alan birçok araştırma gerçekleştirilmektedir. Bu araştırmaların birinde Vogel ve arkadaşları (2006), psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damga- lamanın psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ve iki değişkenin olumsuz yönde ilişkili olduğunu bulmuştur. Bu ko- nuda yapılan bir diğer araştırmada yine Vogel ve ar- kadaşları (2007) psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamanın, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumla olumsuz yönde ilişkili olduğunu belirlemiştir. Conner’ın (2008) yaptığı bir araştır- manın sonucu da, kendini damgalamanın, etnik köken ve ruhsal hastalıkların tedavisine yönelik tu- tum arasındaki ilişkide kısmi aracı olduğunu; diğer taraftan, etnik köken ile sosyal damgalanma ayrıca, sosyal damgalanma ile ruhsal hastalıkların tedavisi- ne yönelik tutum arasında anlamlı herhangi bir iliş- ki olmadığını ve dolayısıyla sosyal damgalanmanın aracılık etkisinin olmadığını göstermiştir.

Türkiye’de, psikolojik yardım almaya ilişkin tutu- mu etkileyen faktörlerin belirlenmeye çalışıldığı araştırmalarda; problem alanları (Özbay, 1996), kendini açma eğilimi (Türküm, 2000), stresle başa çıkma, iyimserlik ve bilişsel çarpıtma (Türküm, 2001), problem çözme becerileri ve problem alan- ları (Ayaydın ve Özbay, 2003), empatik eğilim ve psikolojik belirtiler (Şahin ve Özbay, 2003), cinsiyet ve cinsiyet rolü (Kalkan ve Odacı, 2005), psikolo- jik ihtiyaçlar ve psikolojik uyum düzeyleri (An- naberdiyev, 2006), sınıf düzeyi, cinsiyet, algılanan sosyoekonomik düzey, annenin ve babanın eğitim düzeyi, psikolojik danışma ve rehberlik servisinden yararlanma durumu, psikolojik danışma ve rehber- lik servisinin çalışmalarını etkili bulma durumu, ai- lede başka birinin psikolojik yardım alma durumu ve yaşamın çoğunun geçirildiği yerleşim birimi (Kı- rımlı, 2007), hemşirelik öğrencilerinin sınıf düzeyi

(3)

(Çankaya, 2008), cinsiyet, cinsiyet rolleri ve kendini saklama eğilimi (Özbay, Erkan, Cihangir-Çankaya ve Terzi, 2008), algılanan çok boyutlu sosyal destek, psikolojik sıkıntı, daha önceki psikolojik danışma deneyimi ve cinsiyet (Çebi, 2009), kendini açma, durumluk sürekli kaygı ve sosyal destek (Karalp, 2009), cinsiyet ve sosyo-ekonomik düzey (Keklik, 2009), içsel çalışma modelleri (benlik modeli ve başkaları modeli), ruminasyon ve psikolojik belirti- ler (Turan, 2009) ve son olarak cinsiyet, benlik yön- leri ve algılanan sosyal destek (Koydemir-Özden, 2010) gibi faktörlerin incelendiği görülmektedir.

Yapılan literatür taraması sonucunda Türkiye’de doğrudan psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ve psikolojik yardım alma nedeniyle damgalanma- nın çeşitli biçimlerine yönelik yürütülen bir araştır- ma olmadığı görülmüştür. Ancak psikolojik yardım alma niyetiyle, psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı arasındaki ilişkiyi ele alan birkaç araştırmaya rastlanmıştır. Bu araştırma- lardan birinde, yetişkinlerin psikolojik yardım alma niyetiyle; psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı, tedavi korkuları, psikolojik da- nışmana kendini açmaktan beklenen yarar, risk ve psikolojik yardım almaya ilişkin tutum arasındaki ilişki ele alınmıştır. Söz konusu araştırmada, psi- kolojik yardım almaya ilişkin tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı arasında olumsuz yönde düşük düzeyde (r = -.20) anlamlı bir ilişki olduğu rapor edilmiştir (Topka- ya, 2011a). Yetişkinlerin psikolojik yardım alma niyetiyle; psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı, öz-yeterlilik, psikolojik yardım almaya ilişkin pratik engeller ve psikolojik yardım almaya ilişkin tutum arasındaki ilişkiyi inceleyen diğer araştırmada ise psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı arasında olumsuz yönde düşük düzeyde (r = -.17) anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (Bicil, 2012).

Hackler (2007), kadınlar ve erkeklerin psikolojik sorunları veya semptomları açıklamaktan ötürü farklı sosyal sonuçlar yaşayabildiklerini belirtmek- tedir. Daha önce yürütülen araştırmaların sonuç- ları, erkeklerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının daha olumsuz olduğunu (Deane ve Chamberlain, 1994; Tata ve Leong, 1994; Türküm, 2000, 2001; Kalkan ve Odacı, 2005; Keklik, 2009;

Komiya ve ark., 2000), psikolojik yardım alma ne- deniyle hem sosyal damgalanmayı hem de kendini damgalamayı daha yüksek düzeyde yaşayabile- ceklerine inandıklarını göstermektedir (Hackler, 2007). Stewart (2008) da yaptığı araştırmasında,

psikolojik yardım alma nedeniyle kendini dam- galamanın kadınlara göre erkekler arasında daha yüksek olduğunu belirlemiştir. Eisenberg, Downs, Golberstein ve Zivin (2009) de, erkeklere oranla ka- dınların daha az damgalanma korkusu yaşadığını bulmuştur.

Psikolojik yardım alma kararı, ruhsal hastalıkla- rın damgalanmasında olduğu gibi bireyin kendini damgalamasına veya sosyal damgalanmaya yol açabilmektedir (Ghaffari, 2011). Conner’a göre de (2008) damgalanma algısı ruhsal hastalıkların te- davisiyle veya diğer bir ifadeyle, psikolojik yardım almayla ilgili olumsuz tutumlara neden olmaktadır.

Türkiye’de psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle ken- dini damgalama ve sosyal damgalanma algısı de- ğişkenlerinin hepsinin birlikte araştırmacılar tara- fından doğrudan ele alınmadığı görülmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmadan elde edilen bulgular, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damga- lama ve sosyal damgalanma algısının bireysel psi- kolojik yardım almaya ilişkin tutumda ne derece önemli olduğuna ilişkin psikolojik yardım alma konusundaki bilgi birikimine katkı sağlayabilir.

Psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun özellikle, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damga- lama ve psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı tarafından yordanıp yordanma- dığının anlaşılması söz konusu faktörleri ortadan kaldırmaya yönelik atılacak adımların belirlenmesi ve uygulanması açısından da önem taşımaktadır.

Bunun yanında, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamanın ve sosyal damgalanma al- gısının cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesiyle, psikolojik yardım almayı artırmak amacıyla kadınlara ve erkeklere yönelik yapılacak çalışmalarda kullanılabilecek önemli bilgiler elde edilebilir. Bu nedenle bu araştırmada, üniversite öğrencileri arasında psikolojik yardım almaya iliş- kin tutumun yordanmasında cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sos- yal damgalanma algısının rolünü ortaya koymak amaçlanmıştır. Ayrıca, psikolojik yardım alma ne- deniyle kendini damgalamanın ve sosyal damga- lanma algısının kadınlar ve erkekler arasında fark- lılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir.

Yöntem Araştırmanın Modeli

Bu araştırma ilişkisel betimleyici bir araştırmadır.

İlişkisel araştırmalar aynı zamanda betimleyici araştırmaların bir türüdür, çünkü değişkenler ara-

(4)

sındaki ilişkiler var olduğu biçimde tanımlanmak- tadır. İlişkisel araştırmalarda iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiler herhangi bir etkileme girişiminde bulunulmadan incelenmektedir (Fra- enkel ve Wallen, 2003). Bu araştırmada da, psikolo- jik yardım almaya ilişkin tutum, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama, sosyal dam- galanma ve cinsiyet arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır.

Çalışma Grubu

Bu araştırma için 2011-2012 öğretim yılında bir üniversitenin eğitim fakültesinin fen bilgisi, okul öncesi, sınıf, sosyal bilgiler ve Türkçe öğretmenliği lisans programlarında öğrenim gören 218’i (%60,2) kadın, 95’i (%26,2) erkek ve 49’u cinsiyetini belirt- memiş (%13,5) olmak üzere toplam 362 gönüllü üniversite öğrencisinden veri toplanmıştır. Katı- lımcıların yaş ortalaması 20.54’tür (SS = 1.63). Ka- tılımcıların 306’sı (%84,5) daha önce bir uzmandan hiç psikolojik yardım almadığını, 56’sı (%15,5) ise daha önce bir uzmandan psikolojik yardım aldığını belirtmiştir.

Veri Toplama Araçları

Araştırmada veri toplamak amacıyla, Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği-Kısa Form, Psikolojik Yardım Alma Ne- deniyle Kendini Damgalama Ölçeği ve Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Sosyal Damgalanma Öl- çeği kullanılmıştır. Veri toplama araçlarına ilişkin bilgiler aşağıda verilmiştir.

Kişisel Bilgi Formu: Araştırmaya katılan öğren- cilerin cinsiyet, yaş ve daha önce herhangi bir tür psikolojik yardım alıp almadıklarıyla ilgili bilgiler araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi For- mu aracılığıyla toplanmıştır.

Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Kendini Damgalama Ölçeği: Psikolojik Yardım Alma Ne- deniyle Kendini Damgalama Ölçeği (Self-Stigma of Seeking Help Scale [PYANKDÖ]) (Vogel ve ark., 2006), psikolojik yardım alma nedeniyle bireyin kendini damgalamasını değerlendirmek amacıyla geliştirilen on maddelik bir ölçektir. Ölçeğin mad- deleri, (1) kesinlikle katılmıyorum ve (5) kesinlik- le katılıyorum arasında değişen 5’li Likert tarzda yanıtlanmaktadır. Ölçekten elde edilebilecek en düşük puan 10, en yüksek puan ise 50’dir. Bireyin ölçekten aldığı yüksek puan, psikolojik yardım ve- ren bir uzmandan yardım aldığında kişinin kendini damgalamasının yüksek olduğunu; alınan düşük

puan ise psikolojik yardım veren bir uzmandan yardım alındığında kişinin kendini damgalaması- nın düşük olduğunu göstermektedir. PYANKDÖ, Topkaya (2011b) tarafından Türkçeye uyarlanmış- tır. PYANKDÖ’nün yapı geçerliğinin belirlenmesi için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Orijinal ölçekte olduğu gibi tek faktörlü yapıyı temsil eden bir model kurulmuş ve test edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, ölçüm modeli için ki- kare değeri χ2 = 140.74, sd = 35, p< .01 düzeyinde anlamsız bulunmuştur. Ki-kare değeri ile serbestlik derecesi oranı incelendiğinde ise söz konusu değe- rin (χ2/sd = 4.02) 5’in altında olduğu görülmüştür.

Ölçüm modelinin uyum iyiliği değerleri incelen- diğinde, AGFI değerinin .91, GFI değerinin .94, CFI değerinin .96, SRMR değerinin .04 ve RMSEA değerinin .08 olduğu anlaşılmıştır. Bu uyum iyiliği değerleri, PYANKDÖ’nün ölçüm modelinin kabul edilebilir bir model olduğunu ortaya koymakta- dır. Ölçeğin benzer ölçekler geçerliği kapsamında, PYANKDÖ ile PYTÖ-K arasındaki ilişki hesaplan- mıştır. Her iki ölçekten alınan puanlar arasında r=

-.59 düzeyinde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<

.01). PYANKDÖ’nün güvenirlik analizi için hesap- lanan Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı .81’dir.

PYANKDÖ’nün yapı güvenirliği için, hesaplanan McDonald’ın ω güvenirlik katsayısı .82 olarak bu- lunmuştur. Bu araştırma için Cronbach alfa iç tu- tarlılık katsayısı .81 olarak bulunmuştur.

Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Sosyal Dam- galanma Ölçeği: Psikolojik Yardım Alma Nedeniy- le Sosyal Damgalanma Ölçeği (Stigma Scale for Re- ceiving Psychological Help [PYANSDÖ]) (Komiya ve ark., 2000), psikolojik yardım alma nedeniyle bireyin sosyal damgalanma algısını değerlendirmek amacıyla geliştirilen beş maddelik bir ölçektir. Öl- çeğin maddeleri, (1) kesinlikle katılmıyorum ve (4) kesinlikle katılıyorum arasında değişen 4’lü Likert tarzda yanıtlanmaktadır. Ölçekten elde edilebilecek en düşük puan 5, en yüksek puan ise 20’dir. Bire- yin ölçekten aldığı yüksek puan, kişinin psikolojik yardım veren bir uzmandan yardım alması duru- munda toplum tarafından damgalanacağına iliş- kin algısının yüksek olduğunu; alınan düşük puan ise psikolojik yardım veren bir uzmandan yardım alınması durumunda kişinin toplum tarafından damgalanacağına ilişkin algısının düşük olduğunu göstermektedir. PYANSDÖ’nün Türkçeye uyarla- ması Topkaya (2011a) tarafından yapılmıştır. Öl- çeğin yapı geçerliğini incelemek amacıyla yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, ölçüm mo- deli için ki-kare değeri χ2 = 11.81, sd = 3, p< .01 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Ki-kare değeri ile serbestlik derecesi oranı incelendiğinde ise söz

(5)

konusu değerin (χ2/sd= 3.93) 5’in altında olduğu ve bunun kabul edilebilir bir uyum değerine işaret ettiği görülmüştür. Modelin uyum iyiliği değerle- rinin, AGFI değerinin .94, GFI değerinin .99, CFI değerinin .99, RMSEA değerinin .08 ve SRMR de- ğerinin .02 olduğu belirlenmiştir. PYANSDÖ’nün güvenirlik çalışması kapsamında hesaplanan Cron- bach alfa iç tutarlılık katsayısı .80 olarak bulunmuş- tur. PYANSDÖ’nün güvenirlik çalışması dâhilinde, doğrulayıcı faktör analizi sonuçları kullanılarak he- saplanan ve yapısal güvenirlik olarak isimlendirilen McDonald’ın omega (ω) değeri .79 olarak bulun- muştur. Bu araştırma için Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı .71 olarak bulunmuştur.

Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçe- ği-Kısa Form: Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği-Kısa Form (PYAİTÖ-KF) Fischer ve Farina (1995) tarafından geliştirilmiştir. Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği’nin bu formu 29 maddelik orijinal ölçeğin (Attitudes Toward Se- eking Psychological Professional Help Scale) (Fisc- her ve Turner, 1970) kısaltılmışıdır. Kısa form on maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin maddeleri, (0) katılmıyorum ile (3) katılıyorum arasında değişen 4’lü Likert tarzda yanıtlanmaktadır. Ölçekten elde edilebilecek en düşük puan 0, en yüksek puan ise 30’dur. Bireyin ölçekten aldığı yüksek puan, kişi- nin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumunun olumlu olduğunu; alınan düşük puan ise psikolojik yardım almaya ilişkin tutumunun olumsuz oldu- ğunu göstermektedir. PYAİTÖ-KF’nin Türkçeye uyarlaması Topkaya (2011a) tarafından yapılmıştır.

Ölçeğin yapı geçerliğini incelemek amacıyla yapı- lan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, ölçüm modeli için ki-kare değeri χ2 = 84.80, sd = 26, p<

.01 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Ki-kare değeri ile serbestlik derecesi oranı incelendiğinde ise söz konusu değerin (χ2/sd = 3.26) 5’in altında olduğu ve bunun kabul edilebilir bir uyum değerine işaret ettiği görülmüştür. Modelin uyum iyiliği değerle- rinin, AGFI değerinin .92, GFI değerinin .96, CFI değerinin .94, RMSEA değerinin .07 ve SRMR de- ğerinin .05 olduğu belirlenmiştir. Bu uyum iyiliği değerleri, PYAİTÖ-KF’nin ölçüm modelinin kabul edilebilir bir model olduğunu ortaya koymaktadır.

PYAİTÖ-KF güvenirliği Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı ve McDonald’ın omega değerleri kullanı- larak incelenmiştir. Ölçek için hesaplanan Cron- bach alfa katsayısı .76’dır. PYAİTÖ-KF’nin yapısal güvenirliği için hesaplanan McDonald’ın omega değeri .76 olarak bulunmuştur. Bu araştırma için Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı .79 olarak bu- lunmuştur.

İşlem

Kişisel Bilgi Formu, PYANKDÖ, PYANSDÖ ve PYAİTÖ-KF araştırmacı tarafından sınıf ortamın- da, gönüllü öğrencilere uygulanmıştır. Katılımcı- ların, formu ve ölçekleri yanıtlamaları yaklaşık 20 dakika sürmüştür.

Cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle ken- dini damgalama ve sosyal damgalanma algısının, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu yordama gücünü belirlemek amacıyla hiyerarşik çoklu reg- resyon analizi yapılmıştır. Hiyerarşik çoklu reg- resyon analizi yapılmadan önce, yordayıcı değiş- kenler (cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sosyal damgalanma algısı) ile ölçüt (bağımlı) değişken (psikolojik yardım al- maya ilişkin tutum) arasındaki ilişkinin doğrusal olup olmadığı artık grafiği ve tüm ölçeklerden elde edilen puanların normal dağılım gösterip göster- mediği basıklık ve çarpıklık katsayıları incelenerek belirlenmiştir. Artık grafiği değerlendirildiğinde, doğrusallık varsayımının karşılandığı anlaşılmıştır.

Basıklık ve çarpıklık değerlerinin incelenmesi so- nucunda ise değerlerin –/+ 1 arasında değiştiği ve normal dağıldığı belirlenmiştir. Hiyerarşik regres- yon analizinde, araştırmacı değişkenlerin modele giriş sırasını ve bloklarını kuramsal veya mantıksal bir dayanağa bağlı olarak belirler. Kuramsal olarak bağımlı değişkeni en iyi yordadığı bilinen değişken- ler sırayla modele eklenir veya bunun tersi durum da söz konusu olabilir. Diğer bir ifadeyle araştırma- cı daha az yordadığı bilinen değişkeni önce ve daha iyi yordayan değişkeni sonra da modele ekleyebi- lir. Bloklar tek bir değişkenle veya kuramsal olarak benzer değişkenlerin bir araya gelmesiyle oluşturu- labilir. Bu regresyon türünde, 1. blok kontrol edil- dikten sonra 2. bloğun bağımlı değişkende açıkladı- ğı varyans miktarı incelenmektedir (Tabachnick ve Fidell, 2007). Bu araştırmada, kuramsal olarak ba- ğımlı değişkeni en iyi yordadığı bilinen değişkenler sırayla modele eklenmiştir. Cinsiyet değişkeni kuk- la (dummy) değişken olarak tanımlandıktan sonra diğer değişkenlere olan etkisini kontrol etmek ama- cıyla modele ilk sırada girilmiştir. Psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamanın psikolojik yardım almaya ilişkin tutumla ilişkisi bilindiğinden bu etkiyi kontrol etmek amacıyla, ikinci sırada psi- kolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama modele dâhil edilmiştir. Son olarak psikolojik yar- dım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı mo- dele girilmiştir.

Psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damga- lamanın ve sosyal damgalanma algısının kadınlar ve erkekler arasında farklılaşıp farklılaşmadığı an-

(6)

lamak amacıyla bağımsız gruplar için t Testi yapıl- mıştır. Etki büyüklükleri eta kare (η²) olarak rapor edilmiştir. .01 küçük, .06 orta ve .14 geniş etki bü- yüklüğü olarak yorumlanmıştır (Stevens, 2002).

Bulgular

Psikolojik Yardım Almaya ilişkin Tutumun Yor- danmasında Cinsiyet, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Kendini Damgalama ve Sosyal Dam- galanma Algısının Rolüne İlişkin Bulgular Psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgala- ma ve sosyal damgalanma algısı arasındaki ilişkiler Tablo 1’de sunulmuştur. Tablo 1’de görüldüğü gibi, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile cinsi- yet (r = .30, p< .001) ve psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı (r = -.18, p< .001) ara- sında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama (r = -.46, p<

.001) arasında ise orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.

Psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu yorda- mada cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sosyal damgalanma algısı- nın rolünü belirlemek amacıyla yapılan hiyerarşik çoklu regresyon analizinde, ilk blokta modele alı- nan cinsiyet değişkeninin psikolojik yardım alma- ya ilişkin tutumu anlamlı bir biçimde yordadığı görülmüştür, F(1, 359) = 34.598, p< .001, R = .296, R2 = .088, R2adj = .085. Birinci blokta girilen cinsi- yet değişkeninin toplam varyansa anlamlı (β = .29, t = 5.88, p< .001) katkıda bulunduğu ve söz konu- su katkının %8 olduğu belirlenmiştir. Kadınların, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının daha olumlu olduğu anlaşılmaktadır.

İkinci blokta, cinsiyet değişkenin etkisi kontrol edildikten sonra psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamanın, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu anlamlı bir biçimde yordadığı (β = -.41, t = -8.62, p< .001) ve toplam varyansa olan katkısının %16 olduğu bulunmuştur. Psikolojik yar- dım alma nedeniyle kendini damgalama ile psiko- lojik yardım almaya ilişkin tutum arasında olumsuz yönde anlamlı bir ilişkili olduğu görülmüştür. İkin- ci modelde ele alınan tüm değişkenlerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu anlamlı bir biçimde yordadığı, F(2, 358) = 58.030, p< .001, R = .495, R2

= .245, R2adj = .241 ve ikinci modeldeki tüm değiş- kenlerin toplam varyansı açıklama oranının %24 olduğu görülmüştür.

Üçüncü ve son blokta, ilk iki blokta modele girilen cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendi- ni damgalama değişkenlerinin yanı sıra psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı modele eklenmiştir. Psikolojik yardım alma nede- niyle sosyal damgalanma algısı değişkeninin diğer değişkenlerin etkisi kontrol edildikten sonra açıkla- nan varyansa katkısının %.000 ve anlamlı olmadığı (β = .00, t = .065, p= .948) bulunmuştur. Üçüncü bloktaki değişkenlerin hepsinin modelin tama- mında açıklanan varyansı az da olsa düşürdüğü (%23,8), F(3, 357) = 38.580, p< .001, R = .495, R2 = .245, R2adj = .238, görülmüştür. Ayrıca, sosyal dam- galanma değişkeninin modele eklenmesiyle, psiko- lojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama değişkeninin β değerinin -.409’dan -.410’a çıktığı belirlenmiştir. Psikolojik yardım almaya ilişkin tu- tumun, cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sosyal damgalanma algısına yönelik hiyerarşik çoklu regresyon analizi sonuçları Tablo 1’de sunulmuştur.

Tablo 1.

Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumun Yordanmasına ilişkin Hiyerarşik Çoklu Regresyon Analizi Sonuçları

B Standart Hata β t İkili r Kısmi r

Blok 1

Cinsiyet 3.04 .517 .296 5.88*** .30 .30

Blok 2

Cinsiyet 1.98 .486 .194 4.08*** .30 .21

Kendini Damgalama -.307 .036 -.409 -8.625*** -.46 -.42

Blok 3

Cinsiyet 1.99 .490 .194 4.06*** .30 .21

Kendini Damgalama -.308 .038 -.410 -8.174*** -.46 -.40

Sosyal Damgalanma .005 .074 .003 .065 -.18 .00

Not. Birinci blok için R2 = .088 (p< .001); ikinci blok için ∆R2 = .157 (p< .001); üçüncü blok için ∆R2 = .000 (p> .05). ***p< .001

(7)

Cinsiyete Göre Psikolojik Yardım Alma Nedeniy- le Kendini Damgalama ve Sosyal Damgalanma Algısındaki Farklılıklara ilişkin Bulgular Psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damga- lamanın ve sosyal damgalanma algısının kadınlar ve erkekler arasında farklılaşıp farklılaşmadığı anlamak amacıyla bağımsız gruplar için t-testi ya- pılmıştır. Kadınlar ve erkekler arasında psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamayı ince- lemek amacıyla yapılan t-testi sonuçları, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir t(311) = -5.29, p < .001, η²= .08. Etkinin derecesi orta düzeydedir. Kadınlar ve erkekler arasında psi- kolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısını incelemek amacıyla yapılan t-testi sonuçla- rı, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olduğunu gös- termiştir t(311) = -3.39, p < .001, η²= .04. Etkinin derecesi küçük düzeydedir. Analiz sonuçları, Tablo 2’de sunulmuştur.

Tablo 2.

Kadınlar ve Erkekler Arasında Psikolojik Yardım Alma Nede- niyle Kendini Damgalama ve Sosyal Damgalanma Algısındaki Farlılıkların Karşılaştırılması

Cinsiyet

Kadın Erkek t sd

Kendini Damgalama 22.81 27.00 -5.29* 311 (6.22) (6.88)

Sosyal Damgalanma 12.89 14.29 -3.39* 311 (3.43) (3.10)

Not* = p< .001. Standart sapmalar, ortalamaların altındaki parantezlerin içinde yer almaktadır.

Tablo 2’de görüldüğü gibi, erkeklerin psikolojik yar- dım alma nedeniyle kendini damgalama puanları- nın ortalamasının (X = 27.00, SS = 6.88) kadınların kendini damgalama puanlarının ortalamasından (X = 22.81, SS = 6.22) daha yüksek olduğu bulun- muştur. Ayrıca, erkeklerin psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı puanlarının ortalamasının (X = 14.29, SS = 3.10) kadınların sos- yal damgalanma algısı puanlarının ortalamasından (X = 12.89, SS = 3.43) daha yüksek olduğu bulun- muştur.

Tartışma

Bu araştırmada, üniversite öğrencileri arasında psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun, cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damga- lama ve sosyal damgalanma algısı tarafından ne derece yordandığı ve psikolojik yardım alma ne- deniyle kendini damgalama ve sosyal damgalanma algısının kadınlar ve erkekler arasında farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır.

Araştırmanın bulguları, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu göster- mektedir. Bunun yanı sıra korelasyon analizi sonuç- ları, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile cin- siyet ve psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama arasında ise negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu açığa çıkarmıştır. Reg- resyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi so- nuçları, cinsiyet ve psikolojik yardım alma nedeniy- le kendini damgalamanın psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun anlamlı birer yordayıcısı olduğunu, ancak psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal dam- galanma algısının psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun anlamlı bir yordayıcısı olmadığını göster- miştir. Elde edilen bulgulara göre, erkekler ve psi- kolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama algısı yüksek olan bireyler psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumsuz tutuma sahiptir.

Bu araştırmadan elde edilen bulgular daha önce bu konuda yürütülen diğer araştırma bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Örneğin Conner (2008) yürüttüğü bir araştırmada, ruhsal hastalıkların te- davisine yönelik tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sosyal damgalan- ma algısı arasındaki ilişkileri incelemiştir. Araştır- ma bulguları, ruhsal hastalıkların tedavisine yönelik tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama arasında düşük düzeyde anlamlı bir iliş- ki, ruhsal hastalıkların tedavisine yönelik tutum ile psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalan- ma arasında ise anlamsız bir ilişki olduğunu göster- miştir. Psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlar ile cinsiyet, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sosyal damgalanma algısı arasında- ki ilişkiyi inceleyen diğer bir araştırmada (Pfohl, 2010), bu araştırmada olduğu gibi psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun cinsiyet ve psikolojik yar- dım alma nedeniyle kendini damgalama tarafından yordandığı, psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı tarafından yordanmadığı bulun- muştur. Stewart (2008) da yaptığı araştırmasında, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damga- lama ile psikolojik yardım alma eğilimi arasında olumsuz yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki oldu- ğunu belirlemiştir. Hackler, Vogel ve Wade (2010) de psikolojik yardım alma nedeniyle kendini dam- galamanın psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu anlamlı bir biçimde yordadığını bulmuşlardır.

Araştırma sonuçları psikolojik yardım alma ne- deniyle kendini damgalamanın, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun anlamlı bir yordayıcısı ol-

(8)

duğunu, psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısının ise psikolojik yardım almaya ilişkin tutumla ilişkili olmasına rağmen, tutumun anlamlı bir yordayıcısı olmadığını ortaya koymuştur.

Diğer bir ifadeyle, psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısı toplam varyansa katkı sağ- lamak açısından hiçbir etkiye sahip değildir. Bu bul- gunun olası açıklamalarından biri, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun oluşmasında, toplumun psi- kolojik yardım almaya ilişkin olumsuz görüşlerinin kişiler tarafından çok fazla önemsenmemesi olabilir.

Ayrıca bu sonuç, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum üzerinde psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanmaya göre psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamanın daha önemli bir role sahip olduğunu göstermektedir. Araştırmanın bu sonucu psikolojik yardım almaya ilişkin tutu- mun, psikolojik yardım alınması durumunda başka- larının ne düşüneceğinden daha çok kişinin kendisi hakkında ne düşüneceğine göre şekillendiğine işaret etmektedir. Bu doğrultuda, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamayı önlemeye dönük müdahalelerin planlanmasının ve uygulanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu amaçla ruh sağ- lığı uzmanları, çeşitli kanalları kullanarak halkı bil- gilendirmek amacıyla yaptıkları açıklamalarda veya hazırladıkları materyallerde (ilanlar, broşürler vb.) ruh sağlığı sorunlarının kişisel bir yetersizlik veya utanılacak bir durum olarak algılanmaması gerek- tiğini vurgulayabilirler. Diğer bir ifadeyle, bireylerin bu konudaki yanlış algılarını değiştirmeye çalışarak daha fazla kişiye ulaşabilirler (Vogel ve ark., 2007).

Buckley ve Malouff (2005) yürüttükleri araştırmada, psikolojik danışma hakkında olumlu tutumlarını açıklayan insanların yer aldığı kısa süreli bir video kaydını seyreden kişilerin de benzer biçimde psi- kolojik danışma hakkında daha olumlu tutumlara sahip olduğunu, psikolojik yardım alma nedeniyle damgalama konusunda daha hoşgörülü davranabil- diklerini ve bir ruh sağlığı uzmanına kişisel bilgileri- ni açıklamak konusunda daha istekli olduklarını gös- termişlerdir (akt., Pederson ve Vogel, 2007). Blocher (2011), iki farklı programı karşılaştırdığı araştırma- sında, kuram temelli programın psikolojik yardım almaya ilişkin algılanan yararı artırmada ve psikolo- jik yardım alma konusunda algılanan damgalamayı azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, hem kuram temelli program hem de alternatif programın psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu olumlu hâle getirmede ve psikolojik yardım alma konusunda al- gılanan damgalamayı azaltmada etkili olduğu bulun- muştur. Aynı doğrultuda, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu daha olumlu hâle getirmek için bu tür psikoeğitim çalışmalarından yararlanılabilir.

Bu araştırmadan elde edilen bulgular, cinsiyetin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ve kadınların psikolojik yardım almaya ilişkin tutumunun erkeklere oranla daha olumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Araş- tırmanın bu sonucu, bu konuda yürütülen önceki araştırmaların sonuçlarıyla örtüşmektedir (Çebi, 2009; Kakhnovets, 2011; Kilinc ve Granello, 2003;

Komiya ve ark., 2000; Koydemir-Özden, 2010; Tür- küm, 2000, 2001). Tüm bu araştırmaların sonuçla- rına göre, kadınlara göre erkekler psikolojik yar- dım almaya ilişkin daha olumsuz tutuma sahiptir.

Erkekler, sosyalleşme sürecinde duygularını ifade etmeme, güçlü olma, kendini kontrol etme, başka birine ihtiyaç duymama gibi mesajlar almaktadır- lar. Dolayısıyla, sosyalleşme sürecinde geleneksel erkek cinsiyet rolleriyle ilgili kazanılan değerler, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu olumsuz yönde etkiliyor olabilir (Berger, Levant, McMillan, Kelleher ve Sellers, 2005).

Araştırmanın diğer bulguları, kadınlara göre er- keklerin psikolojik yardım alma nedeniyle ken- dini damgalamasının ve psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma algısının daha yük- sek olduğunu göstermektedir. Araştırmanın bu sonuçları, önceki araştırma sonuçlarıyla aynı doğ- rultuda yer almaktadır (Eisenberg ve ark., 2009;

Hackler, 2007; Stewart, 2008; Vogel ve ark., 2006).

Bu sonuçlara göre psikolojik yardım alınması ko- nusunda olumsuz toplumsal görüşler kadınlardan daha çok erkekleri etkilemektedir (Hackler, 2007).

Bu doğrultuda, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve sosyal damgalanma algısını azaltmaya yönelik erkeklere özgü çalışmalara daha çok odaklanılması gerektiği söylenebilir. Psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalamaya ve sosyal damgalanma algısına neden olan olumsuz bilişsel, duyuşsal ve davranışsal örüntüler belirlenip bunların etkisi azaltılmaya çalışılarak daha fazla er- kek danışana ulaşılabilir.

Araştırmacılar, kadın ve erkeklerin psikolojik sıkın- tı yaşadıkları durumlarda niçin psikolojik yardım almaktan uzak durduklarının daha iyi anlaşılması- nın önemli bir ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır.

Psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu etkileyen faktörlerin belirlenmesi, psikolojik yardım sunan servislerin kullanılma oranlarının artırılması ama- cıyla yapılacak çalışmaların planlanması açısından önemli görülmektedir. Bu karşılanmamış ihtiyacı gidermekten hareketle gerçekleştirilen bu araştır- manın sonuçları, hem cinsiyetin hem de psikolo- jik yardım alma nedeniyle kendini damgalamanın psikolojik yardım almaya ilişkin tutumda önemli

(9)

bir rolünün olduğunu göstermesi açısından dik- kat çekicidir. Araştırmadan elde edilen sonuçların, katılımcıların psikolojik yardım almaları duru- munda kendileri hakkında ne düşüneceklerinden etkilendiklerini göstermesi (Pfohl, 2010) açısından da dikkate değer olduğu düşünülmektedir. Bunun- la birlikte bu araştırmanın bazı sınırlılıklarından bahsedilmesi gerekli görülmektedir. Bunlardan ilki, araştırmanın üniversite öğrencileri ile ger- çekleştirilmiş olmasıdır. Benzer bir araştırmanın diğer yaş gruplarından katılımcıların yer aldığı bir örneklemle tekrarlanmasının yararlı olacağı düşü- nülmektedir. Bu araştırmanın diğer bir sınırlılığı verilerin kendini bildirim türü ölçme araçlarıyla

toplanmış olmasıdır. Katılımcılar, psikolojik yar- dım almaya ilişkin tutum ve psikolojik yardım alma nedeniyle damgalama konusunda gerçek düşünce- lerini yansıtmamış olabilirler.

Diğer taraftan, psikolojik yardım alma kararını et- kileyen faktörleri belirlemek amacıyla gerçekleştiri- lecek daha sonraki araştırmalarda, psikolojik yar- dım almaya ilişkin tutumla ilişkili olabilecek diğer etkenlerin (ör., psikolojik danışmana kendini aç- maktan beklenen yarar ve risk) araştırılması önemli görülmektedir. Bunun yanı sıra, ileride yürütülecek araştırmalarda psikolojik yardım almaya ilişkin tu- tumları olumlu yönde değiştirmeye yönelik psiko- eğitim çalışmalarının etkililiği değerlendirilebilir.

(10)

www.edam.com.tr/estp DOI: 10.12738/estp.2014.2.1799

Since in many situations, people consider seeking psychological help as their last resort after eliminating all other options (Hinson & Swanson, 1993), the majority of those who might benefit from psychological treatment do not, in the end, seek psychological therapy for a solution (Andrews, Issakidis, & Carter, 2001; Erol, Kılıç, Ulusoy, Keçeci,

& Şimşek, 1998; Kessler et al., 2001) Why so many people are reluctant to seek psychological help has been a topic of interest for researchers, with many studies having been conducted to determine the factors influencing one’s reasons for seeking, or not seeking, psychological help (Bayer & Peay, 1997; Kelly

& Achter, 1995; Vogel, Wester, Wei, & Boysen, 2005).

The results of such studies indicate that one of the best predictors of seeking psychological treatment is one’s attitude toward the notion of seeking psychological help itself (Carlton & Deane, 2000;

Cepeda-Benito & Short, 1998; Codd & Cohen, 2003; Deane & Todd, 1996; Topkaya, 2011a; Vogel

& Wester, 2003). The results of studies conducted in various countries reveal that as negative attitudes toward psychological help-seeking increase in a society, so does the use of psychological services for treatment decrease (Bicil, 2012; Cepeda-Benito

& Short, 1998; Cramer, 1999; Deane & Todd, 1996;

Kelly & Achter, 1995).

a Nursel TOPKAYA, Ph.D., is currently an assistant professor of Guidance and Psychological Counseling. Her research interests include barriers that inhibit psychological help-seeking, and sexual health education.

Correspondence: Ondokuz Mayıs University, Faculty of Education, Department of Educational Sciences, Division of Psychological Services in Education, Samsun, Turkey. Email: [email protected]

Abstract

Using a sample of university students (N = 362), the role of gender and both the self-stigma and public stigma associated with one’s decision to seek psychological help in predicting attitudes toward psychological help- seeking were examined. Moreover, gender differences regarding both the self-stigma and the public stigma associated with psychological help-seeking were investigated. Participants completed a demographic data form, the Self-stigma of Seeking Help Scale, the Social Stigma Scale for Receiving Psychological Help, and the Attitudes toward Seeking Professional Psychological Help Scale–Short Form. The results of the hierarchical regression analyses demonstrated that although both gender and the self-stigma associated with psychological help-seeking significantly predicted attitudes toward seeking psychological help, public stigma was not a significant predictor of attitudes toward seeking psychological help. Moreover, 24% of the variance in attitudes was accounted for by the variables of gender and self-stigma in the model. In addition, the results of the current study confirmed the findings of previous research which indicated that males are more likely to experience self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking when compared to females. Further results and implications were discussed.

Key Words

Attitudes toward Psychological Help-seeking, Gender, Self-stigma, Public Stigma Associated with Psychological Help-seeking.

Nursel TOPKAYA

a

Ondokuz Mayıs University

Gender, Self-stigma, and Public Stigma in Predicting

Attitudes toward Psychological Help-seeking

(11)

An individual’s attitude toward seeking psychological help reflects whether he sees the consequences of seeking psychological help as positive or negative (Fisher & Turner, 1970). Until now, in addition to studies depicting attitudes toward seeking psychological help as being the main factor behind an individual’s decision as to whether to undergo psychological treatment, other studies have been conducted to identify which factors influence attitudes toward one’s decision to seek psychological help. It has been understood that many factors influence attitudes toward psychological help- seeking, such as self-concealment (Kelly & Achter, 1995) social norms, social support, previous help- seeking experiences (Koydemir-Özden, 2010;

Vogel et al., 2005), attachment styles (Shaffer, Vogel, & Wei, 2006; Vogel & Wei, 2005), emotional openness, (Komiya, Good, & Sherrod, 2000; Vogel, Wade, & Hackler, 2008; Vogel & Wester, 2003), self-esteem level and locus of control (Barwick, de Man & McKelvie, 2009), and personality factors (Kakhnovets, 2011). The results of the above mentioned studies show that the link between one’s attitudes toward psychological help-seeking and the societal, or individual, stigma associated with psychological help seeking is the most widely cited barrier behind one’s choice to utilize psychological services. In other words, researchers have found that the stigma associated with seeking psychological help is negatively associated with attitudes toward psychological help-seeking (Deane & Todd, 1996;

Komiya et al., 2000; Pfohl, 2010; Vogel et al., 2005;

Vogel, Wade, & Hackler, 2007).

The literature acknowledges two separate types of stigmata that influence one’s decision to seek help;

namely, public stigma and self-stigma (Corrigan, 1998, 2004). Public stigma refers to the society’s negative beliefs, attitudes, and behavioral consequences about mental disorders, all of which lead to stereotyping, prejudice, and discrimination against people with mental health disorders (Corrigan, 2004). The public stigma associated with seeking mental health services, therefore, is the perception that a person who seeks psychological treatment is undesirable or socially unacceptable (Vogel, Wade, & Haake, 2006).

Self-stigma also includes stereotyping, prejudice, and discrimination. An individual endorsing self-stigma applies negative beliefs and attitudes associated with mental disorders to oneself (Corrigan & Watson, 2002). Self-stigma may lower the self-esteem or self- worth of an individual as a result of self-labeling himself or herself as socially unacceptable in the case of seeking psychological help for a personal or emotional problem (Vogel et al., 2006).

Many studies have been conducted to examine the relationship between attitudes toward psychological help-seeking and the stigmata associated with psychological help seeking in different countries. In one of these studies, Vogel and his colleagues (2006) found that not only did the self-stigma associated with psychological help-seeking predict attitudes toward psychological help-seeking, but also that the two variables were negatively correlated. In another study (Vogel et al., 2007), it was reported that the self-stigma associated with psychological help- seeking was negatively correlated with the attitudes toward psychological help-seeking. Conner (2008), on the other hand, despite finding self-stigma to be a mediator between ethnicity and public stigma, found no significant relationship to be identified between ethnicity and public stigma or between attitudes toward the treatment of mental health disorders and public stigma. Thus, public stigma was not found to be a mediator among those variables.

In Turkey, researchers have examined the factors related with attitudes toward psychological help- seeking. As a result, the following factors have been delineated: (1) problem areas (Özbay, 1996), (2) self-disclosure tendencies (Türküm, 2000), (3) dealing with stress, optimism, and cognitive distortions (Türküm, 2001), (4) problem solving skills and problem areas (Ayaydın & Özbay, 2003), (5) empathic tendency and psychological symptoms (Şahin & Özbay, 2003), (6) gender and gender roles (Kalkan & Odacı, 2005), (7) psychological needs and psychological adjustment levels (Annaberdiyev, 2006), (8) class level, gender, one’s perceived socio-economic level, the education level of one’s mother and father, the utilization of help-seeking services within schools, whether one finds help-seeking services in schools effective, whether a family member has received counseling before, and the area in which one has lived the longest(Kırımlı, 2007), (9) the nursing students’

year in medical school (Çankaya, 2008), (10) gender, gender roles, and self-concealment (Özbay, Erkan, Cihangir-Çankaya, & Terzi, 2008), (11) perceived social support, psychological distress, previous help-seeking experience, and gender (Çebi, 2009), (12) self-disclosure, anxiety, and social support (Karalp, 2009), (13) gender and socio-economic level (Keklik, 2009), (14) internal working models, rumination, and psychological symptoms (Turan, 2009) and lastly, (15) gender, self-construal, and perceived social support (Koydemir-Özden, 2010).

(12)

In a review of the literature, it was observed that no study has yet to be conducted that directly investigates the relationship between attitudes toward psychological help-seeking and the stigma associated with seeking psychological help in Turkey. However, the researcher found two studies examining the relationship between one’s intentions behind seeking psychological help and the stigma associated with psychological help- seeking. In one of these studies, the relationship between one’s intent behind seeking help, the public stigma associated with psychological help-seeking, treatment fears, and the perceived benefits and risks of one’s self-disclosure to a counselor were investigated. A significant, albeit weak, correlation (r = -.20) between attitudes toward psychological help-seeking and the public stigma associated with seeking psychological help was reported in this study (Topkaya, 2011a). The results of the second of the two studies mentioned above, which was conducted to examine the relationship between one’s intentions behind seeking psychological help intent, the public stigma associated with psychological help-seeking, self-efficacy, and the practical barriers preventing one from receiving psychological help, demonstrated also a significant, but weak, correlation (r = -.17) between attitudes toward psychological help-seeking and the public stigma associated with psychological help-seeking (Bicil, 2012).

Previous studies have indicated that females and males might experience different social consequences as a result of their psychological problems and symptoms (Hackler, 2007). The results of previous studies yielded that males hold more negative attitudes toward psychological help than do females (Deane & Chamberlain, 1994;

Kalkan & Odacı, 2005; Keklik, 2009; Komiya et al., 2000; Tata & Leong, 1994; Türküm, 2000, 2001) and that males are more likely to harbor both the public and self-stigma associated with psychological help- seeking (Hackler, 2007). Stewart (2008) also found that self-stigma associated with psychological help- seeking was significantly higher among females than males. Eisenberg, Downs, Golberstein, and Zivin (2009) determined that females were less likely to have stigmatic concerns as compared to males.

The decision to seek counseling, as in the stigmatization of mental disorders, leads to public stigma and self-stigma associated with psychological help-seeking (Ghaffari, 2011).

According to Conner (2008), even the perception

of being stigmatized causes negative attitudes toward the treatment of mental health disorders.

However, the relationship between attitudes toward psychological help, gender, and both the self- stigma and public stigma associated with seeking psychological help have yet to be directly examined in Turkey. Therefore, the results of the current study may provide information to the literature on help-seeking in order to understand the level of importance of the self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking on the attitudes toward seeking psychological help for individual counseling. Knowing whether attitudes toward psychological help may be predicted by the self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking may help researchers and psychological health professionals to identify interventions aimed at overcoming these factors.

Moreover, identifying whether the self-stigma and public stigma associated with psychological help- seeking differ with respect to gender may provide significant data for use in future studies aiming to reach females and males, thereby encouraging them to seek psychological help. Therefore, this study has aimed to identify the role of gender, and both the self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking in predicting attitudes toward psychological help-seeking. Moreover, gender differences with respect to both of these stigmata were investigated.

Method Research Design

This study is a correlational survey study.

Correlational studies are also one of the types of survey studies because the relations between the variables are defined as they are. In correlational studies, the relations between two or more variables are examined without any manipulation (Fraenkel

& Wallen, 2003). In the current study, the relations among gender, both the self-stigma and the social stigma one experiences for receiving psychological help and, and attitudes toward psychological help- seeking have been examined.

Participants

A total of 218 females (60.2%), 95 (26.2%) males, and 49 (no report) (13.5%) undergraduate students participated in the study. The mean age of the participants was 20.54 (SD = 1.63).

Of the participants, 84.5% (306) had previously

(13)

received psychological help from a mental health practitioner while the other 15.5% (56) had never before received psychological help.

Measures

A demographic data form, Self-Stigma of Seeking Help Scale, Social Stigma Scale for Receiving Psychological Help, and Attitudes toward Seeking Professional Psychological Help Scale-Short Form were used to collect data in the present study. The relevant information for each measure is described below.

Demographic Data Form: With this form, information was obtained regarding students’

gender, age, and history of psychological help.

Self-stigma of Seeking Help Scale: The Self-Stigma of Seeking Help Scale (SSOSH) was developed by Vogel et al. (2006). The Turkish form of the scale was adapted by Topkaya (2011b). The SSOSH is a 10- item scale consisting of items such as “I would feel inadequate if I went to a therapist for psychological help.” Items are rated on a 5-point, partly anchored scale ranging from 1 (strongly disagree) to 5 (strongly agree). Scale point 3 is anchored by agree and disagree equally. Higher scores reflect greater self-stigma. Estimates of the internal consistency range from .86 to .90, and the 2-week test–retest reliability has been reported to be .72 in university student samples (Vogel et al., 2006). The internal consistency of the scores obtained in the current sample was .81.

Social Stigma for Receiving Psychological Help Scale: The Social Stigma for Receiving Psychological Help Scale (SSRPH) was developed by Komiya et al. (2000). The Turkish form of the scale was adapted by Topkaya (2011a). The SSRPH is a 5-item scale consisting of such items as “People tend to like less those who are receiving professional psychological help.” Items are rated from 1 (strongly disagree) to 4 (strongly agree). Higher scores reflect greater perceptions of public stigma. The SSPPH correlates with attitudes toward seeking therapy and has a reported internal consistency of .73 in university samples (Komiya et al., 2000). The internal consistency of the scores obtained in the current sample was .71.

Attitudes toward Seeking Professional Psychological Help Scale: The Attitudes toward Seeking Professional Psychological Help Scale—

short form (ASPPHS-SF) was developed by Fischer and Farina (1995). The Turkish form of the scale

was adapted by Topkaya (2011a). This is a 10-item revision of the original 29-item measure (Fischer

& Turner, 1970) consisting of items such as “If I believed I was having a mental breakdown, my first inclination would be to get professional attention.”

Items are rated from 1 (disagree) to 4 (agree), with higher scores reflecting positive attitudes. The revised and original scales are correlated at .87, suggesting that they tap into a similar construct (Fischer & Farina, 1995). The revised scale also correlates with the previous use of professional help for a problem (r = .39). Estimates of the internal consistency (α = .84) and the 1-month test-retest (r

= .80) reliabilities have been reported for university student samples. The internal consistency of the scores obtained in the current sample was .79.

Data Analysis

The demographic data from, as well as other scales, were administered to the voluntary undergraduate students in their classes by the researcher. It took twenty minutes for participants to complete the instruments. The analysis of the study was conducted by the SPSS 16 program. Hierarchical regression analyses and a t-test were utilized in the data analysis procedure. When performing a hierarchical regression analysis, the researcher determines the entrance order or blocks of the variables based on theoretical or logical ground (Tabachnick & Fidell, 2007). An independent samples t-test was conducted in order to determine whether self-stigma and public stigma differed with respect to gender. The effect sizes are reported as .01, .06, and .14; in other words, as small, medium, and large effect sizes, respectively (Stevens, 2002).

Results

The results from the first step of the hierarchical regression analysis showed that gender (β = .29, t = 5.88, p < .001) accounted for a low, albeit significant, amount of variance on attitudes toward seeking psychological help R2 = .088, F(1, 359) = 34.598, p < .001. In the second step, entering self-stigma associated with psychological help-seeking resulted in a significant increase in the amount of explained variance, ∆R2 = .157, F(2, 358) = 58.030, p < .001.

Self-stigma associated with psychological help- seeking (β = -41, t = -8.62, p < .001) was a significant predictor of attitudes toward psychological help- seeking. In the third step, entering public stigma associated with psychological help-seeking did not result in a significant increase in the amount of

(14)

explained variance, ∆R2 = .000, F(3, 357) = 38.580, p

< .001. As such, public stigma associated with help- seeking was found not to be a significant predictor of attitudes toward psychological help-seeking (β = .00, t = .065, p = .948).

In order to examine the differences in self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking with respect to students’ gender, an independent samples t-test was performed.

The results of the test conducted to evaluate the differences in self-stigma associated with psychological help-seeking with respect to gender were found to be significant, t(311) = -5.29, p <

.001, η²= .08. The effect size was moderate. The means of male students experiencing self-stigma associated with psychological help-seeking (M = 27.00, SD = 5.74) were greater than the means of female students (M = 22.81, SD = 6.22). Moreover, the results of the test conducted to evaluate the differences in public stigma associated with psychological help-seeking with respect to gender were also found to be significant, t(311) = -3.39, p < .001, η²= .04. The effect size was small. The means of male students experiencing public stigma associated with psychological help-seeking (M = 14.29, SD = 3.10) were greater than the means of female students (M = 12.89, SD = 3.43).

Discussion

This study aimed at determining the role of gender, and both the self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking in predicting attitudes toward psychological help- seeking. Moreover, the gender differences with respect to the self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking were investigated.

The findings of the study demonstrated that there is a significant negative weak correlation between attitudes toward psychological help-seeking and the public stigma associated with psychological help seeking. Furthermore, the results of the correlation analysis showed there to be a significant negative moderate correlation between attitudes toward psychological help-seeking and gender as well as the attitudes toward psychological help-seeking and the self-stigma associated with psychological help seeking. The results of the hierarchical regression analysis suggested that gender and the self-stigma associated with psychological help seeking significantly predicted attitudes toward psychological help-seeking. However, the public

stigma associated with seeking psychological help was found to not be a unique predictor of attitudes toward psychological help-seeking. The findings indicated that males and individuals who held more self-stigma associated with psychological help seeking were more likely to hold negative attitudes toward psychological help-seeking.

These results were consistent with previous research findings; for instance, Conner (2008) examined the relationship between attitudes toward the treatment of mental disorders and both the self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking. Although the findings of the study demonstrated a weak negative correlation between attitudes toward treatment of mental illnesses and self-stigma, no significant relation was observed between attitudes toward treatment of mental illnesses and public stigma associated with psychological help-seeking. A study conducted to understand the role of gender and both the self-stigma and public stigma for receiving psychological help in predicting attitudes toward psychological help-seeking (Pfohl, 2010) showed that, just as in this study, gender and the self-stigma for receiving psychological help both significantly and negatively predicted attitudes toward psychological help-seeking. However, the public stigma for receiving psychological helps was not a significant predictor in predicting attitudes toward psychological help-seeking in the same study. Similarly, Stewart (2008) reported a significant negative moderate relationship between the self-stigma for receiving psychological help and attitudes toward psychological help-seeking.

Finally, Hackler, Vogel, and Wade (2010) found that the self-stigma for receiving psychological help both significantly and negatively predicted attitudes toward psychological help-seeking.

Although a significant relationship between the public stigma associated with psychological help- seeking and attitudes toward psychological help- seeking was found, the public stigma associated with psychological help-seeking was found not to be a significant predictor of attitudes toward psychological help-seeking. In other words, the public stigma associated with psychological help- seeking accounted for no amount of variance in attitudes toward psychological help-seeking.

This finding indicates that the self-stigma associated with psychological help-seeking is more important than the public stigma associated with psychological help-seeking in explaining attitudes toward psychological help-seeking. In this respect,

(15)

interventions should be designed and applied in order to diminish the self-stigma associated with psychological help-seeking. Therefore, in their explanations or materials (i.e., brochures) aiming to inform the public about psychological treatment, mental health professionals may emphasize that having mental illness should not be perceived as a personal weakness or as a situation for which one should feel ashamed. They may try to change misperceptions, and by doing so, increase their ability to reach a higher number of people (Vogel et al., 2007).

Buckley and Malouff (2005) found that participants who had watched a short videotape of individuals expressing positive attitudes toward psychological help-seeking also formed more positive attitudes toward seeking psychological help, were more tolerant of the self-stigma associated with psychological help seeking, and became more willing to disclose their personal information to a mental health professional (as cited in Pederson & Vogel, 2007). Blocher (2011) compared two different programs, showing that a theory-based program was effective in increasing perceived benefits of counseling and in reducing the self-stigma associated with psychological help- seeking. Moreover, it was found that both theory- based and alternative programs were effective in altering attitudes toward psychological help-seeking in a positive direction, while also diminishing the stigma associated with psychological help seeking in potential patients. These kinds of psychoeducation studies can be used to change attitudes toward psychological help-seeking in Turkey from negative to positive.

The findings of this study have indicated that gender is a significant predictor of attitudes toward psychological help-seeking and that females are more likely to have positive attitudes toward psychological help-seeking. This result was in line with previous research results (Çebi, 2009;

Kakhnovets, 2011; Kilinc & Granello, 2003; Komiya et al., 2000; Koydemir-Özden, 2010; Türküm, 2000, 2001). The results of all these studies have shown that males hold more negative attitudes toward psychological help-seeking. For, males receive specific messages, such as not disclosing emotions, being powerful, having self-control, and not needing anyone. Therefore, these kinds of values

related with traditional males’ gender roles might negatively influence attitudes toward psychological help-seeking (Berger, Levant, McMillan, Kelleher,

& Sellers, 2005).

The results of study demonstrated that males experience higher levels of both self-stigma and public stigma associated with psychological help-seeking than do females. These findings are consistent with previous research findings (Eisenberg et al., 2009; Hackler, 2007; Stewart, 2008; Vogel et al., 2006), and this finding can be interpreted as males are more influenced by the negative public views associated with help-seeking than females (Hackler, 2007).

Researchers have acknowledged the important need to better understand the specific reasons as to why women and men avoid seeking psychological help.

Identifying those factors which influence attitudes toward seeking psychological help seems to be important in order to design effective interventions aimed at increasing the utilization of psychological services. This study was carried out with the goal to analyze this unmet need and is important in demonstrating that gender and the self-stigma associated with help-seeking are significant predictors of attitudes toward psychological help- seeking. The findings are also important in showing that participants care about what they will think about themselves if they seek help (Pfohl, 2010). At the same time, a number of limitations of this study should be addressed. One of these being that the participants of the study were university students.

As such, a similar study could be conducted with different age groups. Another limitation is the self- reporting nature of the study as participants might not have reflected upon their thoughts regarding the self-stigma associated with help-seeking and attitudes toward psychological help-seeking.

In order to identify which factors affect one’s decision to seek counseling, future research might examine the potential of other variables (i.e., the perceived benefits and risks of undergoing psychological treatment) that could explain attitudes toward seeking psychological help.

Additionally, another area open to further study is to ask just how effective psychoeducation studies are at altering negative attitudes toward the idea of seeking psychological help into more positive ones.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sexual assaults often targeting women, co-occur with other forms of violence, may cause physical injuries and psychological harm in victims.. A significant number of sexual

The main goals in psychological first aid practices implemented after disasters and adversities can be summarised as; identifying basic physical or psychological

More than these, patients had the trend to reduce antioxidative enzymes activity and plasma malondialdehyde, to prolong the lag-time of LDL oxidation and to increase total

Erkek üniversite öğrencilerinde cinsiyete özgü depresyon, rol normlari ve profesyonel psikolojik yardim arama karşi tutum arasindaki ilişkinin incelenmesi amaciyla

Bu araştırmada, depresyon düzeyi kontrol edilerek sosyal damgalanma algısı ve tedavi korkularının psikolojik yar- dım alma niyetiyle doğrudan ilişkisi, ayrıca sosyal

lllood Slains: Fifty blood stains on cotton doth were prepared from the blood obıained by pricking different volunteers whosc blood group s wcre previously confirmed,

Heyde syndrome should be considered in patients with von Willebrand disease, aortic valve replacement and gastrointestinal hemorrhage due to intestinal angiodysplasia.. Key

ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ İKTİSAT BÖLÜMÜ TÜRKÇE/ İNGİLİZCE EKONOMETRİ BÖLÜMÜ MALİYE BÖLÜMÜ ÇALIŞMA EKONOMİSİ ABD İŞ