• Sonuç bulunamadı

6102 Sayılı TTK hükümlerine göre anonim şirketlerde özel denetim

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "6102 Sayılı TTK hükümlerine göre anonim şirketlerde özel denetim"

Copied!
115
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI

ÖZEL HUKUK TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

6102 SAYILI TTK HÜKÜMLERİNE GÖRE ANONİM ŞİRKETLERDE

ÖZEL DENETİM

Yüksek Lisans Tezi

Fatıma Ezgi ÇELİK

İstanbul - 2019

(2)

T.C.

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI

ÖZEL HUKUK TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

6102 SAYILI TTK HÜKÜMLERİNE GÖRE ANONİM ŞİRKETLERDE

ÖZEL DENETİM

Yüksek Lisans Tezi

Fatıma Ezgi ÇELİK 100044130

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Asuman Yılmaz

İstanbul – 2019

(3)
(4)

i ÖZET

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan anonim şirketlerde özel denetim talep etme hakkı, pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkına bağlı bir hak olarak düzenlenmiştir. Doğrudan kendilerine ait olmayan bir malvarlığı üzerinde söz sahibi olan kurucular veya yönetim kurulu üyelerinin, yetkilerini kötüye kullanıp şirketi kendi çıkarları doğrultusunda yöneterek pay sahiplerine, alacaklılara ve şirkete zarar vermeleri ihtimal dâhilinde olduğundan, denetim kurumu önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda bilgi alma ve inceleme talebinde bulunan pay sahibinin bu talebi reddedilir, cevapsız bırakılır veya yeterli bir şekilde cevap bulamaz ise, özel denetim talebinde bulunabilecektir. Pay sahibinin özel denetim talebi genel kurulda kabul edilirse şirket veya her pay sahibi mahkemeye başvurarak özel denetçi atanmasını talep etme hakkına sahiptir. Özel denetim talebinin genel kurulda reddedilmesi halinde ise azınlık veya belli itibari değerde paya sahip pay sahipleri mahkemeye başvurma hakkına sahip olacaktır. Azınlığın belli şartların varlığına dair mahkemeyi ikna etmesi halinde özel denetçi atanabilecektir.

Çalışmamızda pay sahiplerinin haklarını kullanması ile şirket menfaatlerinin korunması arasındaki dengenin sağlanmasını ve pay sahipleri ile şirket arasındaki çıkar çatışmalarının azaltılmasını amaçlayan özel denetim kurumunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında uygulanması incelenecektir.

Anahtar Sözcükler: Anonim Şirketlerde Özel Denetim, Özel Denetçinin Atanması, Özel Denetimin İcrası, Özel Denetim Raporu, Özel Denetçinin Hukuki Sorumluluğu.

(5)

ii ABSTRACT

In the Turkish Commercial Code No. 6102, the right to request special audit in joint stock companies appears as a dependent right of the shareholder's right to receive and review information. As it’s likely that the company’s founders or members of the board of directors, who have a say on an asset that is not directly owned by them, may cause harm to shareholders, creditors and the company by abusing the authority and manage the company for their own benefits, audit institution is very important. In case when the shareholders’ request to receive and review information is rejected, left unanswered or fails to find an adequate answer, the right to request special audit will come up.

Accordingly, if General Assembly accepts shareholder's request for a special audit, the company or each shareholder has the right to apply to the court and request to appointment a special auditor. On the other hand, if General Assembly rejects shareholder's request, a special auditor may be appointed only if the minority or the shareholders with certain nominal value can convince the judge that the company or the shareholders have harmed by the founders or company organs’ violation of law or the articles of association.

In this study, the implementation of the special audit institution which aims to achieve a balance between the use of the rights of the shareholders and the protection of the interests of the company and to reduce the conflicts of interest between the shareholders and the company will be examined within the scope of Turkish Commercial Code No.

6102.

Key Words: Special Audit in Joint Stock Companies, Appointment of Special Auditor, Execution of Special Audit, Special Audit Report, Legal Responsibility of Special Auditor.

(6)

iii

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... i

ABSTRACT ... ii

İÇİNDEKİLER ... iii

KISALTMALAR ... vii

GİRİŞ ... 1

BİRİNCİ BÖLÜM GENEL ESASLAR I. Genel Olarak Özel Denetim ... 5

II. Hükmün Amacı ... 5

III. Hükmün Niteliği ... 7

A. Nispi Emredici Nitelikte Olması ... 7

B. Bireysel Nitelikte Olması ... 8

C. İkincil Nitelikte Olması ... 8

D. Vazgeçilemez Nitelikte Olması ... 8

IV. Özel Denetimin Benzer Kurumlardan Farkı ... 9

A. Anonim Şirket Denetimi (Bağımsız Denetim) ... 9

B. İşlem Denetçisi ... 11

C. Bilirkişi ... 12

İKİNCİ BÖLÜM ÖZEL DENETİM TALEBİ, GENEL KURUL KARARI VE MAHKEMEYE BAŞVURU I. Özel Denetim Talebi ... 13

A. Özel Denetim Talebinde Bulunabilen Hak Sahipleri ... 13

1. Pay Sahipleri ... 13

2. Azınlık ... 15

B. Özel Denetim Talebinde Bulunmanın Şartları ... 15

(7)

iv

1. Ön Şart ... 15

2. Özel Denetim Talebinin Maddi Şartları ... 18

C. Genel Kurul Sırasında Talepte Bulunulması ... 21

D. Gündeme Bağlılık Hususu ... 22

E. Toplantı ve Karar Nisabı ... 23

II. Özel Denetim Talebinin Kabul Edilmesi ... 24

A. Genel Olarak ... 24

B. Mahkemeye Başvuru İmkanına Sahip Olanlar ... 24

1. Pay Sahibi ... 24

2. Şirket (Yönetim Kurulu) ... 25

C. Yetkili ve Görevli Mahkeme ... 26

1. Yetkili Mahkeme ... 26

2. Görevli Mahkeme ... 26

D. Mahkemeye Başvuru Süresi ... 27

E. Yargılamanın Niteliği, Usulü ve İlgililer ... 29

F. Mahkeme Kararı ve Kanun Yolları ... 31

III. Özel Denetim Talebinin Reddedilmesi ve Mahkemeye Başvuru ... 33

A. Genel Olarak ... 33

B. Hukuki Niteliği ... 34

C. Özel Denetime Karar Verilebilmesi İçin Usule İlişkin Şartlar ... 37

1. Talepte Bulunma Hakkına Sahip Olanlar ... 37

2. Mahkemeye Başvuru Süresi ... 39

3. Yetkili ve Görevli Mahkeme ... 40

D. Özel Denetime Karar Verilebilmesi İçin Maddi Şartlar ... 40

1. TTK m. 438/1’deki Şartların Varlığı ... 40

2. Özel Denetim Talebinin Reddine İlişkin Genel Kurul Kararının Varlığı .... 42

3. Kurucuların veya Şirket Organlarının, Kanunu veya Esas Sözleşmeyi İhlal Etmeleri ... 42

4. İhlal Neticesinde Şirketin veya Pay Sahiplerinin Zarara Uğraması ve İspat Ölçütü ... 44

E. Şirketin ve Talepte Bulunanların Dinlenilmesi ... 47

F. Mahkemenin Özel Denetim Kararı ... 48

G. Özel Denetim Talebine İlişkin Kararın İptal Davası İle İlişkisi ... 49

1. Genel Kurul Tarafından Özel Denetim Talebinin Kabul Edilmesi Halinde İptal Davası ... 49

2. Genel Kurul Tarafından Özel Denetim Talebinin Reddedilmesi Halinde İptal Davası ... 51

(8)

v

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

ÖZEL DENETÇİNİN ATANMASI,

ÖZEL DENETİM FAALİYETİ VE SONUÇLARI

I. Mahkemenin Özel Denetçi Atanması ... 55

A. Genel Olarak ... 55

B. Özel Denetçinin Nitelikleri ... 56

C. Özel Denetçi İle Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği ... 57

II. Özel Denetçinin Hak ve Yükümlülükleri ... 59

A. Özel Denetçinin Hakları ... 59

1. Özel Denetçinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı ... 59

2. Özel Denetçinin Ücret Hakkı ... 64

B. Özel Denetçinin Yükümlülükleri ... 64

1. Sır Saklama Yükümlülüğü ... 64

2. Özel Denetçinin Sadakat ve Özen Yükümlülüğü ... 66

3. Özel Denetimin Sonuçlarına İlişkin Şirketin Görüşünün Alınması Yükümlülüğü ... 67

III. Özel Denetimin İcrası ... 69

A. Özel Denetimin Amaca Yararlı Sürede Tamamlanması ... 69

B. Özel Denetimin Şirket İşlerini Gereksiz Yere Aksatmadan Yapılması ... 70

C. Uyuşmazlık Halinde Mahkemenin Rolü ... 70

IV. Özel Denetim Raporu ... 72

A. Özel Denetim Raporu Taslağının Hazırlanması ve İçeriği ... 72

B. Özel Denetim Raporu Taslağının Şirkete Tebliği ve Şirketin Görüşünün Alınması ... 73

C. Özel Denetim Raporu Taslağı Hakkında İlgililerin Görüş Bildirme ve Ek (Tamamlayıcı) Soru Sorma Hakkı ... 74

D. Nihai Özel Denetim Raporunun Açıklanması ve İşleme Konulması ... 75

E. Özel Denetim Raporunun Hukuki Niteliği ... 76

F. Özel Denetime İlişkin Giderler ... 77

V. Özel Denetimin Sona Ermesi ... 79

A. Olağan Sona Erme Hali ... 79

B. Olağanüstü Sona Erme Hali ... 79

VI. Özel Denetçinin Hukuki Sorumluluğu ... 81

A. Genel Olarak ... 81

(9)

vi

B. Özel Denetçinin Kanuni Görevlerini Yerine Getirilmesinde Kusurlu Davranması Halinde Hukuki Sorumluluğu ... 83

1. Sorumluluk İçin Gerekli Şartlar ... 83 2. Sorumluluk Davası ... 85 C. Özel Denetçinin Sır Saklama Yükümlülüğünü İhlal Etmesi Halinde Hukuki Sorumluluğu ... 88 SONUÇ ... 92 KAYNAKÇA ... 100

(10)

vii KISALTMALAR

APOK/Alman POK : Alman Paylı Ortaklıklar Kanunu

AÜHFD : Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

BAM : Bölge Adliye Mahkemesi

BATİDER : Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi

BGE : Entscheidungen des schweizerischen Bundesgerichts (İsviçre Federal Mahkemesi Kararı)

Bkz./bkz. : Bakınız

c. : Cümle

C. : Cilt

DEÜHFD : Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

E. : Esas

eTTK : 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu

EÜHFD : Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

f. : Fıkra

Gerekçe : 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Gerekçesi GSÜHFD : Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

HD. : Hukuk Dairesi

HGK : Hukuk Genel Kurulu

HMK : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

İİK : İcra ve İflas Kanunu

İsv. BK : İsviçre Borçlar Kanunu

İÜHFD : İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

K. : Karar

m. : Madde

N. : Paragraf

s. : Sayfa

S. : Sayı

SMMM : Serbest Muhasebeci Mali Müşavir TBB : Türkiye Barolar Birliği

(11)

viii

TBK : 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu TCK : 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu TMK : 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu TTK : 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu

vb. : ve benzeri

vd. : ve devamı

vs. : ve saire

Yarg. : Yargıtay

YMM : Yeminli Mali Müşavir

(12)

GİRİŞ

Anonim şirketler, tek başına etkili olamayan küçük tasarrufların bir araya gelerek oluşturduğu büyük sermayeler ile ekonominin kilit alanlarında yer alarak ticari hayatın önemli bir bölümünü oluşturmakta, sermayeye katılan pay sahiplerine de büyük imkânlar sağlamaktadır1.

Çoğunluk ilkesi ile yönetilen anonim şirketlerde, yeterli toplantı ve karar nisabına ulaştığı takdirde genel kurulun aldığı kararlar Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 423 uyarınca toplantıda hazır bulunmayanlar ve olumsuz oy kullananlar bakımından da geçerli olacaktır. Bu kapsamda, çok ortaklı şirketlerde pay sahiplerinin toplantılara ilgisiz olmaları ile yönetim kuruluna toplantıya katılanların uygun bulduğu kişilerin seçilmesi ve şirketi bir anlamda “küçük ama örgütlü”2 bir azınlığın yönetmesi söz konusu olabilecektir. Doğrudan kendilerine ait olmayan bir malvarlığı üzerinde söz sahibi olan kurucular veya yönetim kurulu üyelerinin yetkilerini kötüye kullanıp şirketi kendi çıkarları doğrultusunda yöneterek pay sahiplerine, alacaklılara ve şirkete zarar vermeleri ihtimal dâhilindedir. Bu nedenle, doğabilecek zararların önlenebilmesi veya zararın oluşması halinde sebep olanlardan istenebilmesi açısından denetim mutlaka gereklidir3.

Anonim şirketlerde TTK m. 397 vd. yer alan hükümler kapsamında bağımsız denetçi atanabilecek ise de, bağımsız denetimin konusu şirketin muhasebesi olduğundan ve denetçiler genel kurul tarafından atandığından, yukarıda değinilen soruna çözüm teşkil etmemektedir. Bu kapsamda pay sahiplerine, yönetim kurulunun şirketin menfaati doğrultusunda hareket etmesi gerekirken kendi çıkarlarını gözetip gözetmediğini öğrenebilmek amacıyla TTK m. 447 ile bilgi alma ve inceleme talebinde bulunma hakkı tanınmıştır. Bilgi alma ve inceleme hakkı ile pay sahipliği haklarının bilinçli bir şekilde kullanılması amaçlanmıştır. Ancak, pay sahiplerinin bu talepleri reddedileceği gibi ertelenebilir ya da cevapsız bırakılabilir. Değinilen tüm bu hususları dikkate alan kanun

1 BAHTİYAR, Mehmet: Ortaklıklar Hukuku, 9. Baskı, İstanbul 2015, s. 103 vd.

2 BAHTİYAR, s. 104.

3 MOROĞLU, Erdoğan: “Anonim Ortaklıkta Özel Denetçi”, Ord. Prof. Dr. Ernst E. Hirsch’e Armağan, İÜHFM 1976, S. 1-4, s. 341.

(13)

2

koyucu, pay sahiplerine kanunla ve esas sözleşmeyle tanınan hakların oy çoğunluğu karşısında korunabilmesi bakımından özel denetim kurumunu düzenlemiştir.

Pay sahiplerinin özel denetçi talep etme hakkı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (eTTK) 348. maddesi ile “Umumi heyet bazı muayyen hususların tetkik ve teftişi için lüzumu halinde hususi murakıp seçebilir” şeklinde düzenlenmişti4. 1937 tarihli Alman Pay Senetli Ortaklıklar Kanununun 118'inci paragrafı esas alınarak düzenlenen bu maddeye göre toplantı tarihinden itibaren en az altı ay önceden beri esas sermayenin en az onda birine sahip olan pay sahipleri, diğer bir deyişle azınlık pay sahipleri, özel denetim talep etme hakkına sahipti. Özel denetim talebi ayrıca, son iki yıl içinde şirketin kuruluşuna veya yönetim işlemlerine ilişkin suiistimalin olması, kanun veya esas sözleşmeye önemli ölçüde aykırı hareket edildiğine ilişkin iddiaların bulunması ya da bilançonun gerçekliğinin araştırılması konuları ile sınırlandırılmıştı. Azınlığın yukarıda sayılan sınırlı hallere ilişkin denetim talebinin genel kurulca reddedilmesi halinde ise, azınlık gerekli masrafları peşin ödemek ya da bir bankaya tevdi etmek koşuluyla mahkemeden özel denetçi atanması için talepte bulunabilme hakkına haizdi.

Gerek özel denetim konusunun yasada sınırlandırılmış olması, gerekse mahkemeden özel denetçi atanmasını talep etmek için birçok usuli işlemlerinin yapılması mecburiyeti eTTK döneminde yasadaki özel denetim talep etme hakkından amaçlanan faydanın elde edilmesine engel oluyordu. Keza özel denetçi talep etme hakkının, genel kurulda gündeme bağlılık ilkesine tabi olup olmadığına ilişkin kanunda bir düzenleme olmadığı gibi, doktrinde de farklı görüşlerin olması, bu konuda bir yeknesaklık bulunmamasına sebep oluyordu. Özel denetçinin genel kurul çoğunluk oyları ile atanması ise, şirketin kendisine yakın bir özel denetçiyi seçmesine ve tarafsız ya da bağımsız olmayan bir rapor hazırlanmasına neden olarak, özel denetim kurumunun gayesiyle bağdaşmıyordu5. Kanunda özel denetçinin haklarına, yetkilerine, sorumluluğuna veya hazırladığı rapora itiraz edilip edilmeyeceğine ilişkin olarak da açık düzenleme bulunmamaktaydı. Bu nedenlerden dolayı özel denetim kurumu ihtiyaca karşılık vermiyordu.

4 Eski Kanun dönemindeki düzenlemeye ilişkin ayrıntılı açıklamalar için bkz. MOROĞLU, Anonim Ortaklıkta Özel Denetçi, s. 341 vd.; ADAY, Nejat: “Anonim Şirkette Özel Denetçi”, Prof. Hayri Domaniç’e Armağan, İstanbul 1995, s. 21 vd.

5 TTK Genel Gerekçe’nin 133 numaralı paragrafı ile bu husus “6762 sayılı Kanunda sistem doğru işlemiyordu. Çünkü bir taraftan gündemde madde bulunmasının gerekip gerekmediği tartışmalara yol açıyor, diğer taraftan özel denetçiyi genel kurul yani çoğunluk seçiyordu. Tasarı, bu aksaklıkları gidermiş, denetçinin mahkeme tarafından seçilmesi sağlanmış ve özel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde denetçi yeniden kaleme alınmıştır (438 ilâ 440 ıncı maddeler) şeklinde açıklanmıştır.

(14)

3

Mehaz Alman POK’ta yıllar içerisinde yapılan değişikliklerle özel denetim kurumunun daha da karmaşık bir yapıya büründürmesi sebebiyle, Alman POK’da yer alan düzenlemeler Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir6. Bu aşamada İsviçre hukuk sisteminde 1992 yılında gerçekleşen Anonim Ortaklıklar Reformu ile özel denetim talep etme hakkını İsv. BK m. 697a-697g maddeleri ile yeniden düzenlenmiştir.

Tüm bu gelişmeleri yakinen izleyen ve doktrindeki eleştirileri de dikkate alan kanun koyucu, Alman POK yerine İsv. BK m. 697a-697g maddelerini mehaz alarak özel denetim talep etme hakkını TTK’nin 438 ila 444 maddelerinde düzenlemiştir.

Özel denetim, pay sahiplerine yönetimi denetleme imkân sağlarken, kanuna veya esas sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunan yöneticilerin tespit edilmesini de sağlamaktadır. Şöyle ki; çoğu zaman bu kişiler pay sahipleri tarafından bilinseler de, gerekli bilgi ve belgelere sahip olunmaması sebebiyle ortaya çıkartılamamaktadır. Özel denetim ile somut bilgi ve belgelerin toplanması sağlanarak, yöneticiler ile kanun veya esas sözleşmeye aykırı davranışta bulunan diğer kişiler (kurucular, denetçiler, tasfiye memurları vb.) aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi mümkün olabilecektir.

Anonim şirketlerde özel denetim hakkının detaylı bir şekilde incelenmesi amacıyla hazırlanan çalışmamız üç bölümden oluşmakta olup; birinci bölümde genel bir şekilde özel denetim kurumdan bahsedilecektir. TTK’de düzenlenen özel denetim kavramı, hükmün amacı ve hükmün niteliği açıklanacak, özel denetim kurumunun benzer kurumlardan farkına değinilecektir.

İkinci bölümde, öncelikle genel kuruldan özel denetim talebinde bulunma hakkı olan kimselerin talepte bulunabilmek için yerine getirmek zorunda olduğu şartlar açıklanacaktır. Daha sonra, özel denetim talebinin genel kurulda kabul edilmesinin ve reddedilmesinin sonuçları incelenecektir. Her iki durumda da özel denetim faaliyetini yerine getirecek özel denetçi mahkeme tarafından atanacak olmakla birlikte, mahkemeye başvuru ve yargılama aşamasındaki farklılıklar üzerinde durulacaktır.

Ayrıca özel denetim talebine ilişkin verilen genel kurul kararına karşı iptal davası açılıp açılamayacağı, özel denetçi atanmasına ilişkin yargılama ile iptal davası arasındaki ilişki açıklanacaktır.

6 TTK m. 438’in gerekçesi.

(15)

4

Son bölümde ise öncelikle mahkemece atanacak özel denetçinin nitelikleri, sahip olduğu haklar, yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükler ve şirket ile arasındaki ilişkinin hukuki niteliği ele alınacaktır. Sonrasında özel denetçinin gerçekleştireceği özel denetim faaliyeti üzerinde durularak, hazırlayacağı özel denetim raporunun nihai hale getirilmesinden bahsedilecektir. Devamında, nihai özel denetim raporunun mahkemeye sunulması, işleme konması ve nihayetinde özel denetimin sona ermesi hususlarına yer verilecektir. Son olarak ise, özel denetçinin özel denetim faaliyetini yerine getirirken ve sonrasında yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesinden doğan hukuki sorumluluğu açıklanarak çalışma tamamlanacaktır.

(16)

5

BİRİNCİ BÖLÜM GENEL ESASLAR I. Genel Olarak Özel Denetim

6102 sayılı TTK’de özel denetim dolaylı olarak “Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir” (TTK m.

438/1) şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre, özel denetim, pay sahiplerinin pay sahipliğinden doğan haklarını bilinçli kullanabilmesi için karanlıkta kalan belirli olayları/konuları aydınlatmak amacıyla, bir ya da daha fazla pay sahibinin talebi üzerine mahkemece seçilecek tarafsız ve bağımsız bir denetçi tarafından gerçekleştirilen ve sürekli olmayan denetim şeklinde tanımlanabilir7. Özel denetim, anonim şirket açısından, olağan denetiminde hiç incelenmemiş ya da üstünkörü incelenmiş konuların ele alındığı denetimlerdir. Bu nedenle de amaca yararlı olacak bir süre içerisinde belirli bir usule göre ve şirket ile ilgili belirli konular ile sınırlandırılarak yapılacaktır. Pay sahibi açısından ise, anonim şirketin kendiliğinden ya da talep üzerine yerine getirdiği değil, pay sahipliğinden doğan haklarını gerektiği gibi kullanabilmesi adına ihtiyacı olduğu bilgilere ulaşmasını sağlayan denetimdir.

II. Hükmün Amacı

Özel denetimin öncelikli amacı pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının sağlanmasıdır. Kanunen ya da esas sözleşme ile anonim şirketlerde pay sahiplerine tanınan haklara örnek olarak genel kurula katılma, toplantıda konuşma ve öneride bulunma, oy kullanma, şirkette kalma ya da payını devretme gibi haklar gösterilebilir.

Ancak bahsedilen hakların pay sahibi tarafından bilinçli ve doğru şekilde kullanılabilmesi için de bu konular hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olması gerekir.

TTK’de “Pay Sahibinin Kişisel Hakları” başlığı altında yer alan 437. madde ile pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre şirket kendiliğinden finansal tablolarını, konsolide finansal tablolarını, yönetim kurulunun yıllık faaliyet

7 GÜVEN, Şirin: “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirketler Hukukunda Özel Denetim”; Çankaya University Journal of Law 2011, s. 134 vd.

(17)

6

raporunu, denetleme raporlarını ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisini pay sahiplerinin incelemesi için hazır bulundurmakla yükümlüdür (TTK m. 437/1). Genel kurulda pay sahibi, yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden de denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir (TTK m. 437/2). Pay sahibine talep ettiği konularda bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir (TTK m. 437/3). Bu gibi durumlarda bilgi alma veya inceleme taleplerine cevap verilmeyen, talepleri haksız olarak reddedilen veya ertelenen ve böylece bilgi sahibi olamayan pay sahibi, bu hakkını kullanabilmek için mahkemeye başvurabilir (TTK m. 437/5). Pay sahipleri daha sonrasında özel denetimi kullanarak bilgi alma ve inceleme hakkını daha üstün bir hukuki yoldan yararlanarak kullanabilir.

Özel denetim talep etme hakkı sayesinde pay sahipleri şirket sırrı ve menfaati gibi TTK m. 437/3’de bahsedilen haksız gerekçeler ile reddedilen bilgi alma ve inceleme haklarının elde edilmesi ve pay sahipliğinden doğan haklarının bilinçli bir şekilde kullanılması sağlanacaktır.

Bilgi alma ve inceleme hakkı talebinin reddedilmesi gerçekten de şirket menfaatlerinin korunması amacı ile olabilecektir. Bu durumda özel denetimin başka bir amacı olan pay sahipleri ile şirket arasındaki çıkar çatışmalarının azaltılması kendini gösterecek ve özel denetim sayesinde pay sahiplerinin haklarını kullanması ile şirket menfaatlerinin korunması arasındaki denge sağlanmaya çalışılacaktır.

Özel denetimin tüm amacı pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının kullanılmasının sağlanması değildir. Yönetimin denetlenmesi de özel denetimin önemli bir amacıdır. Bilindiği üzere anonim şirket, pay sahiplerinin ve temsilcilerinin belirli zamanlarda bir araya gelerek karar aldıkları, şirket işlerine ilişkin bazı hakları kullandıkları bir kurul olan genel kurul organına8 ve şirketin yönetilmesi için yönetim kurulu organına sahip bir tüzel kişiliktir. Tüm pay sahiplerinin bir araya gelerek şirket yönetimi konusunda sürekli karar olması mümkün olmadığı için ihtiyaç duyulan yönetim kurulu, doğrudan kendilerine ait olmayan bir malvarlığı üzerinde söz sahibi oldukları için zaman zaman pay sahipleri aleyhine işlemlerde bulunabilir. Pay sahibi, şirketin yönetimi dışında kendi haklarının da korunup korunmadığı, yönetim kurulunun şirketin menfaati doğrultusunda hareket etmesi gerekirken kendi çıkarlarını gözetip

8 PULAŞLI Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Ankara 2013, s. 334.

(18)

7

gözetmediğini öğrenebilmek amacıyla bilgi alma ve inceleme talebinde bulunabilir.

Ancak, bu talepleri “şirket sırrı”na dâhil olduğu gerekçesiyle reddedilebilir. Bu noktada özel denetim, pay sahiplerinin yönetim kurulu işlemlerini denetlemesi açısından imkân sağlar.

Özel denetim, pay sahiplerinin yönetimin denetlemesine imkân sağlarken, kanuna veya esas sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunan yöneticilerin tespit edilmesini de sağlar. Çoğu zaman bu kişiler pay sahipleri tarafından bilinseler dahi, gerekli bilgi ve belgelere ulaşılamadığı için ortaya çıkartılamamaktadır. Özel denetim sayesinde pay sahipleri somut bilgi ve belgelerin toplanmasını9 sağlayabilir ve böylelikle, yöneticiler ve kanun veya esas sözleşmeye aykırı davranışta bulunan diğer kişiler (kurucular, denetçiler, tasfiye memurları vb.) aleyhine sorumluluk davası açabilirler.

Özel denetimin bir diğer amacı da TTK ile anonim şirkete getirilen bir yenilik olan haklı nedenle fesih hakkının kullanabilmesine imkân sağlamasıdır10. Öğretide hukuki ilişkinin devam etmesinin fayda sağlamayacağı düşünülerek ilişkinin sona ermesini sağlayan hukuki durumu ifade eden haklı sebep; anonim şirkette, organların işlevsiz hale gelmesi, şirket konusunun imkansız hale gelmesi, kar payı hakkının ihlal edilmesi şeklinde karşımıza çıkabilir. Azınlığın mahkemeden şirketin haklı nedenle feshini isteyebilmesi için, böyle bir durumun varlığını kanıtlayabilmesi gerekmektedir. Özel denetim de bu noktada, söz konusu haklı nedenin varlığının kanıtlanabilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesini sağlamaktadır.

III. Hükmün Niteliği

A. Nispi Emredici Nitelikte Olması

TTK’de “bilgi alma ve inceleme hakkı”nın düzenlendiği m. 437’nin son fıkrasına göre “bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz”. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre ise

“bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile

9 Bu noktada dikkat edilmesi gereken, özel denetim raporunun sorumluluk davasında delil niteliği taşıması değil, hâkimin göz önünde bulundurması gereken belgeler arasında olmasıdır; NARBAY, Şafak:

Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Anonim Ortaklıkta Özel Denetim, İstanbul 2010, s. 36 vd.

10 DEĞİRMENCİOĞLU AYDIN, Nihan: Anonim Şirketlerde Özel Denetim İsteme Hakkı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2015, s. 14.

(19)

8

reddedilebilir”. Her ne kadar esas sözleşme, genel kurul ya da yönetim kurulu kararı ile özel denetim hakkı kaldırılamaz veya sınırlanamaz ise de, gereken durumların varlığı söz konusu olduğunda, istisnaen de olsa, özel denetim talebi reddedilebilir. Bu kapsamda, özel denetim talep etme hakkı nispi emredici bir haktır11.

Özel denetim hakkının esas sözleşme, genel kurul ya da yönetim kurulu kararı ile sınırlandırılması veya kaldırılması ise emredici hükümlere aykırılık nedeniyle Türk Borçlar Kanunu(TBK) m. 27’e kapsamında kesin hükümsüzdür.

İsviçre doktrininde de özel denetim yapılmasını isteme hakkı, pay sahibinin yoksun bırakılamayacağı ve pay sahibinin kendisinin de vazgeçemeyeceği bir hak olmasının yanı sıra, anonim şirkete ilişkin bazı bilgilerin gizli kalmasında menfaat olması gerekçesiyle reddedilebildiği için nispi emredici hak olarak kabul edilmiştir12.

B. Bireysel Nitelikte Olması

TTK m. 438/1’in gerekçesine göre “özel denetim istemi her pay sahibine tanınmış birel bir haktır.” Birel(bireysel) hak, pay sahipliği sıfatından doğan ve kullanılması çoğunluk sağlanması koşuluna bağlanmayan haktır. Azınlık ya da çoğunluk olmaya bağlanmayan özel denetim talep etme hakkı, genel kurulda kabul edilmesi ile her pay sahibi tarafından mahkemeye başvurularak kullanılabilir. Talebin genel kurulda reddedilmesi halinde ise özel denetim talep etme hakkı azınlık hakkına dönüşecektir.

C. İkincil Nitelikte Olması

Özel denetim talep etme hakkının önkoşulu daha öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olmasıdır. Bilgi alma ve inceleme hakkına bağlı bir hak olan özel denetim talep etme hakkı, bu nedenle, ikincil bir haktır.

D. Vazgeçilemez Nitelikte Olması

Hem Türk hem de İsviçre doktrininde kabul edilen genel görüş, özel denetim talep etme hakkının ne nispi müktesep hak ne de mutlak müktesep hak olduğudur. Bu görüşe göre bu hakkın nispi müktesep hak olmama sebebi, özel denetçinin denetimi sırasında

11 MOROĞLU, Erdoğan: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü [Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü], 6. Baskı, İstanbul 2012, s. 60.

12 NARBAY, s. 40 vd.

(20)

9

her şeyi bileceği, yalnızca raporuna dâhil etmeyerek anonim şirket sırlarını koruyabileceği iken; mutlak müktesep hak olmamasının sebebi ise bu hakkın pay sahibinin onayı alınarak dahi kaldırılamayacak kadar vazgeçilemez bir hak olmasıdır.

Bu kapsamda özel denetim talep etme hakkı müktesep bir haktan çok; değiştirilemeyen, sınırlanamayan veya kaldırılamayan ve vazgeçilemez bir hak olarak kabul edilmektedir13.

IV. Özel Denetimin Benzer Kurumlardan Farkı A. Anonim Şirket Denetimi (Bağımsız Denetim)

Her ne kadar özel denetim kavramı içerisinde “denetim” kelimesini barındırsa da

“anonim şirketin olağan denetimi” kavramı ile karıştırmamalıdır.

Türk Ticaret Kanunu’nun “Konu ve Kapsam” kenar başlıklı 398. maddesine göre anonim şirket denetçisi ya da denetçileri “şirketin ve topluluğun finansal tablolarını, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, envanteri, muhasebenin ve Türkiye Denetim Standartlarının öngördüğü ölçüde iç denetimi, üçüncü bölüm hükümleri anlamında 378 inci madde uyarınca verilen raporları ve 397 nci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu” denetleyecektir. Bu kanun maddesinden anlaşılacağı üzere denetimin ana kapsamı anonim şirketin finansal tabloları, yıllık raporları ve bir anlamda şirketin bütün “muhasebesi”dir; bu nedenle de özel denetimin aksine sürekli ve bütüne yöneliktir.

Anonim şirketin olağan denetimi, anonim şirket denetçi veya denetçileri tarafından şirketin tüm muhasebesinin düzenli olarak incelenmesi iken; özel denetim, düzenli olmayan, herhangi bir zamanda isteğe bağlı olarak gerçekleştirilebilen, konusu sınırlandırılmadan şirket işlemlerinin belli alanlarının incelenmesidir. Özel denetim sonucunda incelenen konuya ilişkin herhangi bir hüküm verilmediğinden, konunun açıklığa kavuşturulması asıl amaç olduğundan özel denetim gerçek anlamda bir denetim faaliyeti olarak kabul edilmemektedir.

Anonim şirket denetçisinin denetim sonucunda hazırladığı rapor ile özel denetçisinin oluşturduğu raporun içeriği ve işlevleri arasında da önemli fark

13 TEKİNALP Ünal (POROY Reha/ÇAMOĞLU Ersin), Ortaklıklar Hukuku I, İstanbul 2014, N. 870e, s.

613; NARBAY, s. 44.

(21)

10

bulunmaktadır. TTK’nin “Denetim Raporu” kenar başlıklı 402. maddesi uyarınca anonim şirket denetçisi “geçmiş yılla karşılaştırmalı olarak hazırlanmış̧, finansal tabloları konu alan bir rapor” düzenlemekte iken; özel denetçi raporu “belirli bir olayın, olgunun ya da konunun açıklığa kavuşturulması, aydınlatılması”nı14 sağlamak amacıyla hazırlanmaktadır. Şirketin finansal tabloları ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu denetime tabi olmasına rağmen anonim şirket denetçisi tarafından denetlenmemiş ise düzenlenmemiş hükmünde sayılırken (TTK m. 397); özel denetçi raporu “bir yönlendirme, başvuru ve bilgi alma kaynağıdır, bir mütalâadır” (TTK m.

443’ün gerekçesi). Anlaşıldığı üzere anonim şirket denetçisinin raporu bağlayıcı iken özel denetçi raporunun bağlayıcı niteliği bulunmamaktadır.

Anonim şirket denetçisi kural olarak genel kurul tarafından seçilmekle birlikte, istisnai hallerde mahkemece atanmaktadır. TTK m. 400’de nitelikleri ve sayıları belirtilen denetçiler şirketin “faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar seçilememesi”

halinde veya “seçilen denetçinin görevi ret veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini yapmaktan engellenmesi”

hallerinde yönetim kurulunun, herhangi bir yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin talebi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi tarafından atanır. Mahkemenin bu konuda vereceği karar kesindir (TTK m.

399/615). Genel kurul tarafından seçilen ya da mahkeme tarafından atanan denetçi, sadece “bir mahkeme kararı ile” ve “haklı sebeplerin varlığı” söz konusu olduğunda görevden alınabilir16. Özel denetçi ise her durumda şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi tarafından atanmaktadır. Bu düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile özel denetim kurumuna getirilen bir yeniliktir. Şöyle ki; 6267 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 348’de öngörülen durumlarda özel denetçiyi anonim ortaklık genel kurulu seçmekte idi. Bu durum genel kurulun istediği kararı aldırmak amacıyla

14 NARBAY, s. 19.

15 TTK m. 399/6’da açıkça “Mahkemenin kararı kesindir.” düzenlemesi yer almaktadır.

16 TTK m. 399/4’e göre Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi … seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabilir.”

(22)

11

yönlendirebileceği kişileri seçme ihtimalini doğuruyordu. Bu nedenle özel denetimden beklenen yararın sağlanmayacağı düşünülerek bu uygulamadan vazgeçilmiştir17.

Özel denetçinin inceleme alanı, anonim şirket denetçisinin inceleme alanına kıyasla bir hayli geniştir. Anonim şirket denetçisi sadece şirketin mali denetimini (muhasebe denetimini) yapabiliyorken; mahkeme tarafından görevlendirilen uzman özel denetçiler, özel denetim konusu ile ilgili olmak koşulu ile şirketi ilgilendiren tüm maddi konular hakkında (kimi zaman muhasebe ile bağlantılı konularda da) denetim yapma yetkisine sahiptir.

B. İşlem Denetçisi

İçerisinde “denetim” kelimesinin geçmesinden ötürü özel denetim kurumu ile karıştırılması mümkün diğer bir kurum da, TTK ile anonim şirketler hukukuna yeni girmiş olan işlem denetimidir18. İşlem denetçisi ile anonim şirket denetçisi işlev olarak benzeseler de, işlem denetçisi anonim şirketin kuruluşu, sermaye artırımı, sermaye azaltılması, tür değiştirme, birleşme, bölünme, yüksek hacimli menkul değer ihracı gibi belirlenmiş işlemleri denetlemekle görevlidir. Yüklendikleri bu görev bakımından özel denetimden ayrılmaktadır.

İşlem denetimi sürekli olmayan bir denetim olmakla birlikte bazı koşulların gerçekleşmesi durumunda kanunen zorunlu hale gelmektedir. Özel denetim ise yalnızca pay sahiplerinin talebi üzerine yapılabilmektedir19. İşlem denetçisinin hazırladığı rapor, ispat hukuku açısından büyük önem taşımakta iken; özel denetçi raporu sadece “durum tespiti yapar” ve görevi itibari ile açıklığa kavuşturulması istenen konunun/olayın yargılamasını yapmak yerine, yalnızca gerçekleşip gerçekleşmediğini gerekçeleriyle ortaya koyar.

17 TTK m. 438/1’in gerekçesinde bu husus“Genel kurul talebi kabul etmiş olsa bile, 6762 sayılı Kanunun ve Alm. POK 142 nci paragrafının aksine, özel denetçi mahkemece atanır. Bu yolla tarafsızlık sağlanmış, kuruma güven kazandırılmıştır.” şeklinde açıklanmıştır.

18 İşlem denetçisi kavramı hakkında bkz. GÜRBÜZ USLUEL, Aslı E. : “Yeni Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Ticaret Ortaklıklarının Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirmesinde İşlem Denetçisi ve Hukuki Sorumluluğu”, BATİDER 2011, C. XXVII, S. 2, s. 123 vd.

19 GÜVEN, s. 141.

(23)

12

Son olarak aksi esas sözleşmede veya kanunda öngörülmedikçe işlem denetçisi, kural olarak genel kurul tarafından atanmakta ve görevden alınmaktadır20. Özel denetçi ise, her şekilde mahkeme tarafından atanmaktadır.

C. Bilirkişi

Özel denetçinin özel denetimi yerine getirebilmesi için her halde mutlaka mahkeme tarafından atanmasının gerekmesi, özel denetçinin “bilirkişi” olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorununu ortaya çıkarmaktadır. Bilirkişilik/ bilirkişi incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 266 ila 287. maddelerinde düzenlenmiştir.

Bilirkişi incelemesi, “çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde” başvurulacak olan bir yoldur (HMK m. 266). Özel denetim ise özel denetim başlatılmasına yönelik şartlar yerine getirildikten sonra belirli konuların aydınlatılması amacıyla ve her şartta mahkemece atanan kişi tarafından gerçekleştirilir. Bilirkişinin inceleme sonucunda hazırlayıp mahkemeye sunduğu rapor, hâkim açısından bir takdiri delildir. Özel denetçi raporu ise bağlayıcı değildir; yalnızca belirli konuların aydınlatılması için bilgi alma aracıdır. HMK m. 270’e göre bilirkişiler kendilerine verilen görevi kabul etmekle yükümlüdürler21. Diğer taraftan özel denetçi mahkeme tarafından atanmakta ise de, görevi kabul etme zorunluluğu yoktur.

20 İstisnası için bkz. 6335 sayılı kanun değişikliği öncesi TTK m. 458/1 - m. 505.

21 HMK . 270/ 2’ye göre bilirkişiler görevi kabul etmek zorunda olmakla birlikte “ancak tanıklıktan çekinme sebeplerine veya mahkemece kabul edilebilir diğer bir sebebe dayanarak, bilirkişilikten çekinebilirler”.

(24)

13

İKİNCİ BÖLÜM

ÖZEL DENETİM TALEBİ, GENEL KURUL KARARI VE MAHKEMEYE BAŞVURU

I. Özel Denetim Talebi

A. Özel Denetim Talebinde Bulunabilen Hak Sahipleri 1. Pay Sahipleri

Kanun koyucu TTK m. 438/1 ile özel denetim talebinde bulunabilecekleri “her pay sahibi” olarak tanımlamıştır. Daha önce açıklandığı üzere bir bireysel hak olan özel denetim talep etme hakkı, belli koşulların yerine getirilmesi halinde pay oranlarına bakılmaksızın her bir pay sahibi tarafından kullanılabilir. Eski kanun döneminde kimlerin özel denetim hakkını kullanabileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı için öğretiden yola çıkarak, pay sahiplerinin ve genel kurulda belli konularda haksız eleştiriye uğrayan yönetim/denetim kurulları ile üyelerinin, bu konuların teftişine ilişkin olması şartıyla özel denetim isteminde bulunabileceği kabul edilmekte idi22. Bu kapsamda yeni kanundaki değişiklik ile kısmen de olsa özel denetim talebinde bulunabilecek kimselere ilişkin açıklık getirilmiştir.

Özel denetim talebinde bulunabilecek kişilere ilişkin TTK m. 438/1’in gerekçesinde

“Özel denetim talebinde sadece paysahibi bulunabilir. İntifa hakkı ve tahvil sahibine ve alacaklılara bu hak tanınmamıştır. Söz konusu hakkın anılan kişilere esas sözleşme ile verilip verilemeyeceği tartışmaya açıktır” ifadesi yer almaktadır. Bu sebeple “intifa hakkı ve tahvil sahibine ve alacaklılara” özel denetim talebinde bulunma hakkının esas sözleşme ile verilip verilmeyeceğine ilişkin doktrinde farklı görüşler bulunmaktadır. Bir görüşe göre TTK m. 340’da düzenlenen emredici hükümler ilkesi kapsamında esas sözleşmede belirlenebilecek kısıtlı hususun bulunması nedeniyle alacaklılar, tahvil sahipleri ve katılma senedi sahiplerinin özel denetim talep etme hakkının olmaması gerektiği ileri sürülmektedir23. Diğer bir görüşte ise kanun koyucu bu hükmün aksine emredici bir hüküm düzenlemediğinden pay sahibi olmayıp anonim şirket ile dolaylı

22 MOROĞLU, Anonim Ortaklıkta Özel Denetçi, s. 345; DOMANİÇ, Hayri: Anonim Şirketler, İstanbul 1978, s. 697.

23 PULAŞLI, Hasan: Şirketler Hukuku Genel Esaslar, 5. Baskı, Ankara 2017, s. 522 vd.

(25)

14

veya doğrudan alakası olan kimselere, şirkete fayda sağlaması koşulu ile, esas sözleşme ile bu hakkın tanınması gerektiği belirtilmektedir24. Kanımızca intifa hakkı ve tahvil sahibi ile alacaklıların özel denetim talebinde bulunma hakkının bulunup bulunmadığının ayrı ayrı incelenmesi daha sağlıklı olacaktır.

Öncelikle TTK m. 432/2’e göre “Bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması hâlinde, aksi kararlaştırılmamışsa, oy hakkı, intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Ancak, intifa hakkı sahibi, pay sahibinin menfaatlerini hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutarak hareket etmemiş olması dolayısıyla pay sahibine karşı sorumludur”. Bu kapsamda aksi kararlaştırılmadıkça intifa hakkı sahibi oy hakkına da sahip olacaktır.

Kanunda intifa hakkı sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin düzenleme yer almamakla birlikte, bu hakkı kullanmayan intifa hakkı sahibinin sağlıklı bir şekilde oy kullanamayacağı varsayılmaktadır. Diğer bir deyişle pay sahibinin menfaatini hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutması için, intifa hakkı sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmesi gerekmektedir25. Aynı zamanda özel denetim, pay sahipliğinden doğan hakların, özellikle de oy hakkının kullanılabilmesi için bilgi almanın gerekli olduğu hallerde talep edilebileceğinden, oy hakkına sahip olan intifa hakkı sahibi de özel denetim talebinde bulunabilmelidir26.

Alacaklılara ve üçüncü kişilere ise özel denetim talebinde bulunma hakkının esas sözleşme ile tanınmaması gerekmektedir. Özel denetim, pay sahiplerinin ve pay sahipliğinden doğan hakların korunması amacına hizmet edeceği için alacaklılar ve üçüncü kişiler özel denetim kapsamında hazırlanacak olan rapordan yararlanabilecek ise de, özel denetim talep etme hakkına sahip olmamalıdır27.

Özel denetim talebinde bulunabilecek kişilere ilişkin üzerinde durulması gereken önemli diğer bir husus ise, özel denetim talebinde bulunan pay sahibi ile bilgi alma ve inceleme hakkını kullanan pay sahibinin aynı kişi olması gerekip gerekmediğidir. Bu hususa ilişkin olarak TTK m. 438/1’in gerekçesinde “Bilgi alma veya inceleme hakkını

24 ERİŞ, Gönen: Gerekçeli-Açıklamalı- İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler, C. 3, 1. Baskı, Ankara 2013, s. 2960.

25 TEOMAN, Ömer: Anonim Ortaklıkta İntifa Senetleri, İstanbul 1978, s. 57, dipnot 29.

26 DOMANİÇ, s. 697; GÜVEN, s. 145; NARBAY, s. 52 vd. Narbay’a göre kanunun gerekçesinde yer alan intifa hakkı sahibinin özel denetim talebinde bulunma hakkının olmadığına ilişkin düzenleme, intifa sahibinin oy hakkını pay sahibinin çıkarına göre kullanabilmesi için değiştirilmelidir.

27 GÜVEN, s. 145; DEĞİRMENCİOĞLU AYDIN, s. 26; ARI, Ahmet: “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Özel Denetim”, Legal Hukuk Dergisi, S. 100, İstanbul 2011, s. 1413-1441, s. 1416.

(26)

15

kullanmış pay sahibi ile özel denetim isteyen pay sahibinin aynı kişi olması zorunlu değildir; ancak konu aynı olmalıdır” düzenlemesi yer almaktadır. Bu kapsamda, özel denetim talebinde bulunan pay sahibinin talebine konu hususun, daha öncesinde başka bir pay sahibi tarafından bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına konu edilmiş olması yeterlidir. Örnek vermek gerekirse, bir pay sahibi belirli bir konuya ilişkin bilgi almak için anonim şirkete başvurup yeterli cevap aldığını düşünerek özel denetim talebinde bulunmasa da; başka bir pay sahibi verilen cevabı yeterli bulmayarak aynı konuda özel denetim talebinde bulunabilecektir28.

2. Azınlık

Her ne kadar özel denetim hakkı TTK m. 438/1’de “her pay sahibinin” talepte bulunabileceği bir hak olarak hüküm altına alınmış ise de, azınlık da genel kuruldan özel denetim talebinde bulunma hakkına sahiptir29. Azınlık ile kastedilenin, halka açık anonim şirketlerde esas sermayenin en az onda birini, halka kapalı anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan veya itibari değeri toplamı en az bir milyon TL olan pay sahipleridir. Azınlığın bu hakkı azınlık hakkından değil, pay sahipliği hakkından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, azınlığın talebi genel kurulda reddedilir ise, ileride anlatılacağı üzere TTK m. 439’da düzenlenen koşulların sağlanması halinde azınlık tarafından özel denetim yapılması mahkemeden talep edilebilecektir.

B. Özel Denetim Talebinde Bulunmanın Şartları

Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesi için bir takım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesinin ön şarta ve bazı şartların varlığına bağlanmasının amacı TTK m. 438/1’in gerekçesinde bu talebin kötüye kullanılmasının engellenmesi ve şirkete zarar verme tehlikesinin azaltılması olarak açıklanmıştır.

1. Ön Şart

Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesinin ön şartı, daha öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmasıdır. Kanun koyucunun bu düzenleme ile usul

28 NARBAY, s. 53.

29 Benzer görüşler için NARBAY, s. 57; DOMANİÇ s. 698; ÇELİK, Aydın: “Anonim Ortaklıklarda Özel Denetçi Tayini”, Doç. Dr. Mehmet Somer’e Armağan, İstanbul 2006, s. 77-113, s. 82; PASLI, Ali:

“Anonim Ortaklıkta Özel Denetçi Tayini”, Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal Tekinalp’e Armağan, İstanbul 2003, s. 617; DEĞİRMENCİOĞU AYDIN, s. 27.

(27)

16

ekonomisine30 katkıda bulunduğu söylenebilir. Şöyle ki; bir konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen pay sahibi, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanarak yönetim kurulu ya da denetçiden edindiği bilgi ve belgeler kapsamında özel denetim talebinde bulunup bulunmayacağına karar vermektedir. Edindiği bilgiler pay sahibi bakımından yeterli olduğu takdirde özel denetim talebinde bulunmasına gerek kalmayacaktır. Böylelikle gereksiz giderin önüne geçilmesi mümkün olabilecektir.

Öte yandan, pay sahibinin bilgi alma ve inceleme talebi haksız nedenle reddedilir, cevapsız bırakılabilecek ya da edindiği bilgiler yeterli ya da aydınlatıcı olmayabilecektir. Bu hallerde de bilgi alma ve inceleme hakkı pay sahibi tarafından kullanılmış olacağından, pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesinin ön şartı yerine getirilmiş olacaktır. Pay sahibi özel denetim talebinde bulunabilmek için yeterli cevap alamadığını değil, yalnızca bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığını kanıtlamakla yükümlüdür. Kanıtlanabilmesi de genel kurul tutanağı ile mümkündür.

Bilgi alma hakkının kullanılmasının ön şart olması, bilgi vermenin baştan savma yapılmasını da önleyecektir31. Böylelikle olası bir özel denetimin engellenmesi amacıyla yönetim kurulu, pay sahibini aydınlatmaya yönelik ve onu tatmin edici cevapların verilmesi için çaba gösterecektir32.

Ayrıca, daha önce değinildiği üzere ön şart olarak bilgi alma hakkının kullanılması şirkete zarar verme tehlikesinin azaltılması amacı da taşınmaktadır. Diğer bir ifadeyle, pay sahibi bilgi alma ve inceleme hakkını kullanarak tatmin edici cevaplara ulaşırsa özel denetim talebinde bulunmaktan vazgeçeceğinden, özel denetim nedeniyle oluşabilecek giderler önlenebilecek ve hatta ticari sırların şirket dışına çıkması engellenebilecektir. Bu kapsamda bilgi alma ve inceleme hakkının pay sahibinin özel

30 HMK madde 30’da yer alan düzenleme ile usul ekonomisi ilkesi “Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür”

olarak açıklanmıştır. Yargıtay’a göre de usul ekonomisi adaletin ucuz, çabuk ve isabetli olarak sağlanmasının temel kurallarındandır (YILMAZ, Ejder: “Usul Ekonomisi”, AÜHFD 2008, C.57, S. 1, s.

245).

31 TTK m. 438/1’in gerekçesinde bu husus “Önşart, bilgi vermenin baştan savarcasına yapılmasını da önlemek amacına yöneliktir.” şekilde açıklanmıştır.

32 ARI, s. 1420; NARBAY, s. 61.

(28)

17

denetim talebinde bulunmasının ön şartı olmasının, anonim şirketler lehine bir düzenleme olduğu kabul edilmektedir33.

Diğer taraftan, özel denetim talebinde bulunabilmenin ön şartı olarak belirtilen

“daha önceden bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması” ifadesinde “daha önceden” ile kastedilenin ne olduğu önem teşkil etmektedir. Şöyle ki, genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkını kullanan pay sahibinin, özel denetim talebinde bulunabilmek için bir sonraki genel kurulu beklemesi gerekmemektedir. Zaman olarak bilgi alma ve inceleme hakkı özel denetim talebinden önce kullanıldıkça, her ikisinin de aynı genel kurul toplantısında gerçekleşmesi mümkün olabilecektir34.

Bu aşamada bilgi alma ve inceleme hakkının pay sahibi tarafından nerede kullanılacağı hususuna da değinilmesi gerekmektedir. Bilgi alma ve inceleme hakkının incelendiği TTK m. 437’de bu hakkın ancak genel kurulda kullanılabileceği belirtilmekle birlikte; doktrinde soruların detaylı incelemeyi gerektirmesi halinde genel kurul toplantısından önceki on beş günlük sürede de sorulabileceği belirtilmiştir35. Bunun sebebi ise, soruları cevaplandırması gereken kimselere sınırlı zaman verilmesinin önüne geçilerek daha aydınlatıcı cevapların verilmesinin sağlanmasıdır.

TTK m. 437/4’te yer alan “pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir” hükmü kapsamında pay sahibi bilgi alma hakkını genel kurulda ya da genel kurul dışında(yönetim kurulunda) kullanılabilecekse de, bu konuda yetkili olan yönetim kurulunun genel kurul gibi bilgi verme zorunluluğu yoktur36.

Genel kuruldan veya denetçilerden bilgi talep edilmesi ya da yönetim kuruldan veya genel kuruldan belge inceleme talep etmesi halinde talebi “cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi (TTK m.

437/5)” bu hakkını kullanmış sayılacaktır. Ancak, kanun koyucu anılan hallerde pay sahibine mahkemeye başvuru imkânı sağlamış ise de, pay sahibinin bu hallerde özel denetim talebinde bulunulmasının ön şartını yerine getirip getirmeyeceği doktrinde

33 BAY, Emir: “Anonim Ortaklıklarda Özel Denetim İsteme Koşullarının 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Yeni Türk Ticaret Kanunu Açısından Karşılaştırılması”, Terazi Hukuk Dergisi 2012, S. 69, s.

20-28, s. 23.

34 KAYA, Arslan: “Özel Denetim İsteme Hakkının Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı ile İlişkisi” [Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı], BATİDER 2015, C. XXXI, S. 1, s. 61-83, s. 76.

35 KAYA, Arslan: Anonim Ortaklıkta Pay Sahibinin Bilgi Alma Hakkı, Ankara 2001, s. 287.

36 KAYA, s. 286.

(29)

18

farklı tartışmalıdır. Bir görüşe göre, pay sahibinin bilgi alma talebinin cevapsız bırakılması, ertelenmesi veya reddedilmesi halinde mahkemeye başvurularak dava yoluna gidilmeden özel denetim talebinde bulunulmasının ön şartı tamamlanmış olacaktır37. Başka bir görüşe göre ise, pay sahibinin bilgi alma talebinin cevapsız bırakılması, reddedilmesi veya ertelenmesi halinde ilk önce TTK m. 437/5’te hüküm altına alınan mahkemeye başvurma imkânından faydalanmalıdır. Bunun nedeni, bilgi alma ve inceleme hakkı ile özel denetim talebinde bulunma hakkının pay sahipliğinden doğan hakların bilinçli bir şekilde kullanılması amacına hizmet etmesidir. Mahkemeye başvuran ve bunun sonucunda talep ettiği bilgiye ulaşan pay sahibi, verilen bilgi ile aydınlanmaz ise özel denetim talebinde bulunabilmesinin ön şartı yerine getirilmiş olacaktır38.

Ancak mahkemeye başvurarak ön şartın yerine getirilmesi, daha önce değinilen ön şartın usul ekonomisi ilkesine hizmet etmesine aykırılık teşkil edebilecektir. Şöyle ki, pay sahibi bilgi alma ve inceleme talebinin yerine getirilmesi için dava açarken peşin olarak masrafları karşılayacaktır. Mahkemece anonim şirket organlarından bilginin talep edilmesi, bilginin belki de bir sonraki genel kurul toplantısı ile verilmesi birkaç yıl sürebilecektir. Masraflar aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağından, pay sahibi açtığı davada bilgi alma ve inceleme talebinin haksız olarak reddedildiğini kanıtlayamaz ise dava reddedilecek ve pay sahibi masraflardan sorumlu olacaktır. Kanımızca bu süreçte özel denetim talep etme hakkının sağladığı fayda önemini yitirebileceğinden39, mahkemeye başvurmak yerine bilgi alma ve inceleme hakkının cevapsız bırakılması, reddedilmesi veya ertelenmesi halinin, özel denetimin talep edilmesine ilişkin ön şartın yerine getirilmesi için yeterli olduğu düşünülmektedir.

2. Özel Denetim Talebinin Maddi Şartları

a. Pay Sahipliği Hakkının Kullanımı İçin Gerekli Olması

Özel denetim talebinin maddi şartlarından ilki, pay sahipliğinin pay sahipliğinden doğan hakların özellikle de oy hakkının kullanılabilmesi bakımından gerekli olmasıdır. Bir diğer anlatımla, pay sahibi özel denetim faaliyeti sonucunda pay

37 Benzer görüşler için bkz. ÖZKAN, Ömer: “Türk ve İsviçre Anonim Ortaklıklar Hukukunda Özel Denetçi Atanması”, BATİDER, 1999, C. XX, S. 2, s. 38; KAYA, Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı, s.73.

38 Benzer görüş için bkz. NARBAY, s. 64 vd.

39 KAYA, Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı, s. 75.

(30)

19

sahipliği haklarından birini kullanmayacaksa, özel denetim talebinde bulunamaz. Bunun amacı, pay sahibinin özel denetim talebinde bulunarak bir genel kurul veya yönetim kurulu kararının önlenmesi, şirkete karşı taktiksel bir üstünlük sağlanması veya şirket dışı menfaat sağlanması gibi özel denetim hakkının amacı dışında ve/veya kötüye kullanılmasının önlenmesidir40.

Pay sahipliğinden doğan haklar öğretide mal varlıksal haklar, aydınlatıcı haklar, koruyucu haklar ve katılma hakları olarak sınıflandırılmakta41 ise de; kanun koyucu, özel denetim talep edilebilmesi bakımından bir sınırlamaya gitmemiş, herhangi bir hakkın kullanılabilmesi için gerekli olması şartını aramakla yetinmiştir. Bu kapsamda pay sahibi haklarını, özellikle oy hakkını kullanmadan önce belirli konularda bilgi edinmesinin gereklilik olduğu hallerde özel denetim talebinde bulunabilecektir.

Pay sahibi, talep edeceği özel denetimin, pay sahipliğinden doğan haklarını kullanabilmesi için gerekli olduğunu ispatla yükümlüdür. Pay sahibi özel denetim sonucunda güncel/korunmaya değer bir menfaatinin olduğunu ispat edebilir ise, özel denetimin pay sahipliği hakkının kullanılabilmesi için gerekli olması şartı gerçekleştirilecektir42. Ancak pay sahibinin hakkını zamanaşımına uğraması, hak düşürücü sürenin geçmesi gibi nedenler ile kullanamayacak olduğu hallerde, söz konusu

“pay sahipliği hakkının kullanımı için gerekli olması” şartı gerçekleşemeyecek, özel denetim talebinin genel kurulda reddedilmesi gerekecektir43.

b. Belirli Konuları Aydınlatma Amacı Taşıması

Özel denetimin maddi şartlarından bir diğeri, özel denetimin “belirli”

konuları/olayları aydınlatma amacını taşımasıdır. eTTK m. 348’de özel denetimin konusu, son iki yıl içinde vuku bulan şirkete veya yönetim işlemlerine ilişkin suiistimalin olması, kanun veya esas sözleşmeye önemli ölçüde aykırı hareket ettiğine ilişkin iddiaların bulunması veyahut bilançonun gerçeği ile44 sınırlanmış iken; TTK’de

40 Bkz. TTK m. 438/1’in gerekçesi.

41 TEKİNALP(POROY/ÇAMOĞLU), Ortaklıklar Hukuku I, N. 873-877, s. 615 vd.

42 GÜVEN, s. 149; DEĞİRMENCİOĞLU AYDIN, s. 37; NARBAY, Şafak: “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na Göre Anonim Ortaklıkta Özel Denetim Yapılması Şartları ve Özel Denetçinin Atanması Usulü” [Özel Denetim Yapılması Şartları ve Özel Denetçinin Atanması Usulü], Prof. Dr. Hüseyin Ülgen’e Armağan, İstanbul 2007, C. I, , s. 287-327, s. 303.

43 PULAŞLI, s. 526 vd.

44 eTTK m. 348’da yer alan düzenleme “…son iki yıl içinde şirketin kuruluşuna veya idare muamelelerine mütaalik bir suiistimalin vukubulduğunu veya kanun yahut esas mukavele hükümlerine

(31)

20

özel denetimin konusu “belirli olayların özel denetimle açığa kavuşturulması” şeklinde genişletilmiştir45.

Kanun koyucu “belirli” olaylarla kastedilenin hangi olaylar/konular olduğuna ilişkin açık bir düzenleme getirmemekle birlikte; konuların belli türde, önemde veya genel nitelikte olamayacağını, olay olarak tanımlanabilen, içeriği ve sınırları belli olan olaylar/konular olabileceğini belirtmiştir. Söz konusu olaylar şirketi ilgilendiren, şirket yönetimi, ekonomik durumu, sermaye azaltılması veya arttırılması gibi olaylar olabileceği gibi “yönetim kurulu üyelerinin harcamaları”, “şirketin taraf olduğu sözleşme içeriği” veya “birleşme sözleşmeleri” gibi olaylar da olabilir46.

Özel denetim ile aydınlatılmak istenen belirli konuların karanlıkta kalan konular olması, daha önce hakkında pay sahibi tarafından yönetim kurulu veya denetçiden hakkında bilgi edinilmemiş olması gerekmektedir. Organların takdir yetkilerinin denetlenmesi, olayların hukuka uygunluğu veya yerindelik denetimi gibi konular da özel denetimin konusu olmamalıdır. Bunun sebebi özel denetimin anonim şirket hakkında etraflıca bir araştırma/soruşturma yapılmasını değil belirli konuların aydınlatılması amacını taşımasıdır. İsviçre öğretisinde de özel denetim belli olayların gerçek yüzünün ortaya çıkarılmasını sağlayan bir soruşturma aracı olarak nitelendirilmiş; özel denetimin amacının “belirli bir hedef olmadan inceleme yapmak”

(fishing expedition) olmadığını, aksine “olayları tespit etmek”(fact finding mission) olduğunu belirtilmiştir47.

Özel denetimin konusunun belirlenmesi, bilgi alma ve inceleme hakkı reddedilen pay sahibinin hangi konunun aydınlatılması gerektiğini bilmemesi nedeniyle güç olduğu kadar; özel denetim sonucunda anonim şirketin haklı nedenle feshedilmesi veya

önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini tahkik için hususi murakıpler tayinini umumi heyetten isteyebilirler. Bu talep reddolunduğu takdirde…mahkemeye müracaat hakkını haizdirler.” şeklindedir.

45 TTK m. 438/1’in gerekçesinde söz konusu husus “İkinci şart, özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturmasıdır. Belirli ile, belli türde, nitelikte ve önemde olay kastedilmemiştir. Belirli, olay bağlamında tanımlanabilen, içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir. Belirli konu şirketin herhangi bir işi, işlemi, kararı, finansal durumu, finansman ihtiyacı, hakim şirketin (işletmenin) kararları veya şirkete verdiği kayıplar olabilir. Bağlı şirket veya şirketler hakkında özel denetim talebinde bulunmak ise, bağlılık unsuruna rağmen, bağlı şirketin ayrı tüzel kişiliği sebebiyle sınırlara tabidir. Özel denetimin ilgili şirkette, yani yerinde yapılamaması, bağlı şirketten kanunî şartlara bağlı kalınarak bilgi alınabilmesi şirketteki sınırların bazılarını oluşturur.” ifadesiyle açıklanmıştır.

46 NARBAY, s. 70 vd.; ŞENER, Oruç Hami: Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, 1. Baskı, Ankara 2012, s.

498; GÜVEN, s. 148.

47 NARBAY, s. 71; PULAŞLI, s. 528.

(32)

21

yönetim kurulu, denetçi veya diğer ilgili kişilerin sorumluluğuna gidilebilmesi gibi imkânları sağlaması nedeniyle önemlidir48. Bu nedenle kanun koyucunun getirdiği özel denetimin belirli konuları aydınlatma amacı taşıması şartı uygulamada farklı anlaşılmalara neden olmakta ise de, pay sahibinin lehine olacak şekilde geniş yorumlanmalıdır.

C. Genel Kurul Sırasında Talepte Bulunulması

Özel denetim talebinin her pay sahibi tarafından genel kurul toplantısı sırasında talep edilmesi gerekmektedir. “Genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşamadır”49. Bir anlamda mahkemeye başvuru sürecinin ilk adımı niteliğinde olan özel denetimin genel kurul sırasında talep edilmesi gerçekleşmez ise mahkemeye başvuru süreci başlamayacaktır. Bu aşamada genel kurulun olağan ya da olağanüstü olmasının bir önemi yoktur.

Bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olan pay sahibinin özel denetçi atanmasına ilişkin talebinin ne şekilde olması gerektiği hususunda kanunda ya da gerekçesinde herhangi bir açıklama yer almamaktadır. Söz konusu talebin genel kurul toplantısı sırasında başkanlık divanına sözlü olarak ya da yazılı olarak yapılabileceği düşünülmekle birlikte yazılı olması gerektiğine ilişkin aksi görüşler de bulunmaktadır50.

Pay sahibinin, genel kurul toplantısının hangi aşamasında özel denetçi atanmasına ilişkin talepte bulunması gerektiği de kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Anonim şirketlerin iç yönergesinde (çalışma esas ve usulleri hakkında iç yönerge) genel kurulun hangi aşamasında pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabileceği düzenlenebilecektir51. Şirketin iç yönergesinde bu hususa ilişkin bir düzenleme yer almaması halinde ise, pay sahibinin genel kurul toplantısının herhangi bir aşamasında özel denetim talebinde bulunabileceği varsayılmaktadır.

48 GÜVEN s. 149; ULUSOY, Erol/ÖZDAMAR, Mehmet: Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, “Anonim Şirketlerde Özel Denetim”, Ankara 2014, s. 45-74, s. 54.

49 TTK m. 438’in gerekçesi.

50 ERİŞ s. 2959. Özel denetim talebinin yazılı olarak yapılmasına ilişkin görüş için bkz. ÖZKAN, s. 39;

NARBAY, s. 46.

51 İncelenen birtakım şirket iç yönergelerinde genel kurulun hangi aşamasında özel denetim talebinde bulunulabileceği düzenlenmediği ve 10/3-b bentlerinde “Kanunun 438’inci maddesi uyarınca, herhangi bir pay sahibinin özel denetim talebi, gündemde yer alıp almadığına bakılmaksızın genel kurulca karara bağlanır.” düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür; bkz. Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O., Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi, Koç Holding Anonim Şirketi Genel Kurulunun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönerge.

Referanslar

Benzer Belgeler

Köy tüzel kişiliklerinden tahsis edilen hibe tutarı kadar hibe taahhüt senedi, gerçek ve diğer tüzel kişilerden ise tahsis edilen kredi tutarı kadar borçlu ve iki

A phylogenetic systematic analysis using ITS nuclear ribosomal DNA sequences of the plant taxa of the genus Cercis, a commonly cultivated ornamental distributed in North

Şirketler topluluğu düzenlemeleri kapsamında özel denetimde, mahkeme kanalı ile atanan bağımsız bir denetçi tarafından topluluk içi ilişkilerle ilgili olarak

Prediyabet, glisemik değerlerin normal ile diabetes mellitus (DM) arasında değiştiği DM gelişimi için yüksek risk grubunu tanımlamak için kullanılır.. Prediyabette

terimi ile iç denetim kastedilmiştir. 13 Finans denetimi veya iç denetim sadece halka açık şirketler için değil, bütün şirketler için öngörülmüştür. Şirketin

Söz konusu düzenleme ile anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kural olarak emredici olduğu kabul edildiğinden, Yeni TTK’ya göre, anonim şirketlerde sözleşme

TTK m.397/1’e göre; “Dördüncü fıkra uyarınca denetime tabi olan anonim şirketlerin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, Kamu

Anonim ortaklığın kuruluş sürecinde meydana gelen kanuna aykırılıklar için de özel denetim talep edilebilmesi, özel denetimin ancak “belirli olayların” açıklığa