• Sonuç bulunamadı

İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ DAĞILIMI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ DAĞILIMI"

Copied!
53
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ DAĞILIMI

(2)

Dağılım absorbsiyon aşamasını tamamlayan ilaçların kanda interstiyel sıvıya daha sonrada dokulara ve hücrelerin içine yayılmasına denir. Genellikle pasif difüzyonla olur.

(3)

İlacın kan akımı yüksek ve düşük dokulara dağılımı

• İnterstiyel sıvıya geçişi organ veya yapının içinden geçen kan akımının hızına göre değişen hızda olmaktadır. Kalp, akciğer, böbrekler ve karaciğerler gibi fazla kanlanan organlara geçiş hızlı iken; yağ, cilt, kemikler ve iskelet kası gibi az

kanlanan organlara geçiş yavaş olur.

(4)

İLACIN DAĞILDIĞI FİZYOLOJİK SIVI KOMPARTMANLARI

(5)

1) İNTRASELÜLER SIVI KOMPARTMANI

• Vücut ağırlığının %41’ ini oluşturur, 70 kg ağırlığındaki erişkinde yaklaşık 29 litredir.

2) EKSTRASELÜLER SIVI KOMPARTMANI

a) PLAZMA: Kan hacminin yarısını ve vücut ağırlığının %4’ ünü oluşturur. 3-3,5 litredir.

b) İNTERSTİYEL SIVI: Vücut ağırlığının %13’ ünü oluşturur. Yaklaşık 9 litredir.

(6)

• Kompartmanlardaki dağılım homojen değildir.

• Bazı ilaçlar sadece plazmada dağılırlar; aminoglikozitler ,dekstra, heparin,süramin,evans mavisi örnek verilebilir

• Bromit sadece ekstraselüler sıvıya dağılırken; etanol , fenitoin, antiprin, neostigmin ve lityum bütün vücut sıvılarına dağılmaktadır.

(7)

DAĞILIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

• Plazma proteinlerine bağlanma

• Sekestrasyon

• İyon tuzağı

• Organ büyüklüğü

• Kan akımı

• Yaş ve cinsiyet

• Difüzyon hızı

• Doku perfüzyon hızı

• Lipofilite

(8)

KAN İÇİNDEKİ DAĞILIM

(9)

• İlaç molekülleri kan içinde plazma proteinlerine

• Albümin, plazma protein fraksiyonunun yaklaşık yarısını oluşturur.

• Asidik ilaçlar genellikle albümine, bazik ilaçlar ise a1- asid plikoproteine bağlanma eğilimindedirler.

• Proteinlere bağlanma yağda çözünen (lipofilik) ilaçların kanda taşınması için gereklidir.

• İlaç molekülleri, albümin ve diğer makromoleküllere reversibl olarak bağlanırlar.

• Hidrojen bağları, iyonik bağlar, van der waals bağları gibi zayıf bağlar bu bağlanmada rol oynar.

• Albümin üzerindeki ilaçları bağlanabileceği kısıtlı sayıda nokta vardır ve bağlanma nonselektiftir.

• Birbirine benzemeyen birçok ilaç albümine bağlanabilir.

(10)

• Aynı noktaya bağlanabilen ilaçlar vücutta aynı zamanda bir arada bulunurlarsa, bağlanma yerine afinitesi fazla olan ilaç, afinitesi az olanı bağlama yerinden koparıp serbest hale getirebilir ve kendisi o noktaya bağlanabilir. bu iki ilaç arasında kompetisyon (yarışma) vardır. Buna bağlanmanın kompetitif inhibisyonu denir.

(11)

• Vücutta bulunan ilacın etkinliğinin ölçüsü; plazmadaki total ilaç konsantrasyonu değil, serbest ilaç fraksiyonunu konsantrasyonudur.

• Albümine bağlı ilaç farmakolojik etli göstermez ve böbreklerde de glomerüler filtrasyona uğramaz. Bağlı kısım, ilaç deposu veya rezervuarı görevi yapar.

• İlaçların vücuttaki proteinlere bağlanması; ilaçların vücutta dağılımını, biyolojik membranlardan geçişini , farmakolojik etki şiddetini ve eliminasyon hızını belirlemektedir

.

(12)

Plazma proteinlerine yüksek ve düşük oranda bağlanan ilaçlar

• Vücutta bulunan ilacın etkinliğinin ölçüsü;

plazmadaki total ilaç konsantrasyonu değil, serbest ilaç fraksiyonunu

konsantrasyonudur.

• Albümine bağlı ilaç farmakolojik etli göstermez ve böbreklerde de glomerüler filtrasyona uğramaz. Bağlı kısım, ilaç deposu veya rezervuarı görevi yapar.

• İlaçların vücuttaki proteinlere bağlanması;

ilaçların vücutta dağılımını, biyolojik

membranlardan geçişini , farmakolojik etki şiddetini ve eliminasyon hızını

belirlemektedir

(13)

İLAÇLARIN BAĞLANMA ORANINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

• İlaç konsantrasyonu

• Protein konsantrasyonu

• Protein molekülü üzerinde ilaç bağlayan yerin sayısı

• Bağlanma yerine ilacın afinitesi

(14)

• Albümine fazla bağlanan ve terapötik aralığı dar olan ilaçlar için hipoalbüminemi durumu, serbest ilaç konsantrasyonunu arttıracağı için çok önemlidir.

• İlacın toksisite riskinde artış olur.

• Terapötik aralık; ilacın minimal efektif konsantrasyonu ve minimal toksik konsantrasyonu aralığıdır

.

(15)

SEKESTRASYON

(16)

Sekestrasyon, bazı ilaçların belirli bir dokuya afinite gösterip o dokuda birikmesi ve depo edilmesidir

.

(17)

Bazı ilaçların sekestre edildiği dokular

Burada protein, fosfolipit ve

nükleoproteinler üzerine bağlanırlar.

Bağlanmanın derecesi, afinitenin derecesine bağlıdır.

Depo edilen ilaçlar, ilaç rezervuarı görevi gördüğünden, bu durum ilacın terapötik etki veya yan etkisinin uzamasına neden olabilir.

Redistribüsyon, yağ dokusu ve kas

dokusunda depo edilen ilaçların kana geçip beyne ulaşmasıdır

(18)

İLAÇLARIN SANTRAL SİNİR SİSTEMİNE GEÇİŞİ

(19)

• Beyin Korteksi ‘nde ( gri cevher ) 1 milimetrekare bin kapiller ,beyaz cevherde 300 kapiler bulunur. Buradan bir dakikada yaklaşık 1 litre kan geçer.

• Beyin –omurilik sıvısının hacmi yaklaşık 150 ml ‘dir. Koroid pleksuslardan sağlanır.

• Santral sinir sisteminde kan-beyin-BOS olmak üzere 3 kompartman bulunur.

• Santral sinir sisteminde Kan-Beyin, Kan-BOS, BOS-Beyin bariyeri olmak üzere 3 bariyer bulunur.

• Santral sinir sistemi kapillerinin endotel hücreleri arasında prus bulunmadığından biyolojik bariyer görevi görmektedir.

Sadece transsellüler geçiş gerçekleşebilmektedir.

• İlaçları kapiler içine pompalayan (efluks) ve P-glikoproteinden oluşan bir pompa vardır.

• Fazla lipofilik ,non-iyonize, ufak moleküllü ilaçlar kolay geçiş sağlarlar.(tiyopental, desfluran,nikotin)

• Heksoz yapısındaki şekerler (D-glikoz) bazı aminoasitler, pürinler, monokarboksilli asidler beyin kapillerlerini aktif transport veya kolaylaştırılmış difüzyonla geçerler.

(20)

İLAÇLARIN PLASENTADAN FETÜSE GEÇİŞİ

(21)

• Plasenta yarı geçirgen, fazla kanlanan, içerdiği enzimlerle ilaç

metabolizasyonunda da rol oynayan canlı bir dokudur.

• Genel anestezikler, barbituratlar, morfin gibi lipitler kolay çözünür, iyonize olmamış ve ufak moleküllü ilaçlar pasif difüzyonla plasentayı aşıp fetüse ulaşabilirler ve bebekte solunum depresyonu ortaya çıkarabilirler.

• Teratojenik ilaçlar ise fetüste daha kalıcı toksik etkilerle deformitelere neden olabilirler.

fetüs

(22)

DAĞILIMIN HIZI

(23)

İlacın belirli bir organa veya kompartmana dağılması veya sokulmasının hızı, ilaç veya doku ile ilgili dört faktöre bağlıdır:

1. Difüzyon hızı: İlaç lipofilik, non-iyonize, ufak moleküllü ise difüzyon hızıda hızlı olmaktadır.

2. Doku perfüzyon hızı: Dokudan geçen kan akımının hızı ne kadar fazla ise, dağılım o kadar hızlı olmaktadır.

3. İlacın doku komponentlerine ya da doku doku komponentlerinin ilaca afinitesi: Afinite oranı dağılım hızını etkilemektedir.

4. Plazma proteinlerine bağlanma: Bağlı ilaç pasif difüzyona uğramadığından, ilacın kandan dokuya geçişi azalmaktadır.

(24)

DİÜRETİK İLAÇLAR

(25)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

TİAZİ D GRUBU DİÜR ETİK LER

HİDROKLOROTİAZİD

Hipertansiyon, sol ventrikül hipertrofisi olan hipertansif hastalarda kardiyovasküler morbidite ve ölüm riskini azaltmak amacıyla kullanılır.

Ödem arteriyel hipetansiyon, hiperkalsiüri , diyabet.Vücuttan suyun ve sodyum gibi tuzların uzaklaştırılmasını sağlar.

Sülfonamidlere karşı aşırı duyarlılık anjiyonörotik ödem hikayesi olanlar , ağır böbrek yetmezliği , diyaliz hastaları, renal arter

stenozu, böbrek naklinden sonra;hemodinamik açıdan sorun yaratan aort veya mitral kapak stenozu ya da hipertrofik

kardiyomiyopati ; dekompanse kalp yetersizliği ; primer

hiperaldosteronizm ; ağır karaciğer yetmezliği ya da primer karaciğer hastalığı, klinik açıdan önemli

elektrolit denge bozukluğu;

çocuklar; hamilelik durumlarında kontrendikedir.

Oral olarak verilir.Günde 1 defa 50 mg losartan / 12.5 mg hidroklorotiazid film kaplı tablettir.50 mg losartan /15.5 mg hidroklorotiazid ile yeterince kontrol altına alınamayan hastalarda doz hastanın durumuna göre 100 mg , 25 mg

hidroklorotiazid film kaplı tablete veye veya günde 100 mg losartan 15.5 mg hidroklorotiazid film kaplı tablete çıkarılabilir. 100 mg losartan / 25 mg

hidroklorotiazid maximum günlük doz kombinasyonu aşılmamalıdır.Bebeklerde ve 18 aş altında

kullanılmaz.

Yüzün, dudakların , dilin veya boğazın şişmesi ile birlikte tek başına nefes almada güçlük , yutmada güçlük , deride ciddi kaşıntı , sersemlik , baş

dönmesi , baş ağrısı , trombosit değerinde veya kırmızı / beyaz kan hücreleriinin değerlerinde azalma sodyum oranın azalması , potasyum oranın artması , öksürük , bulantı , karaciğerde iltihaplanma , sırt ağrısı , eklemlerde ve kaslarda ağrı , idrarda glikoz bulunması , solunum enfeksiyonu kan basıncında düşüş , iştah kaybı , ishal , kabızlık , mide irritasyonu olabilir.

(26)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

TİAZİ D GRU

BU DİÜR ETİKL ER

KLOROTİAZİD

Düretik olarak ve antihipertansif olarak kullanılan organik bir bileşiktir. Konjestif kalp yetmezliği ile ilişkili aşırı sıvıyı yönetmek için hem hastane ortamında hem de kişisel kulllanım için

kullanılır. Nefrotik ödem premenstrual ödem, diyabetes insipidus durumlarında endikedir.

Renal , hepatik ve konjestif kalp yetmezliğinde uzun süreli kullanım tehlikelidir.

Oral olarak verilir.Günde yarım tablet ile

başlanılmalıdır. Eğer gerekirse 2-3 hafta sonra doz 1 tablete yükseltilebilir.

Pediatrik hastalara uygun değildir.

Hipokalemi , hiponatremi , hiperürisemi , hiperglisemi ve hipermagnezemi , mide bağırsak kanalının

tahririşine bağlı belirtiler , ciltte alerjik döküntüler tromboshopeni ,

trombostopenik purpura , agronulositoz ve ciltte vaskülit yapabilir.

(27)

TİAZİ D GRUB

U DİÜR ETİKL ER

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

KLOPAMİD

Ödem ve hipertansiyon tedavisinde , konjestif kalp

yetmezliğinin neden olduğu şişlik veya nefrotik sendrom

durumlarında endikedir.

Gut , böbrek yetmezliği , hiponatremi , karaciğer

yetmezliği , şeker hastalığı varsa kullanılmaz.

Mide bulantısı, kusma , ishal , iştah kaybı , baş dönmesi , bulanık görme , çarpıntı , diyabet , hiperkalsemi

(28)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

TİAZİ D GRU

BU DİÜR ETİKL ER

KLORTALİDON

Hipertansiyon , konjestif kalp yetmezliği , geçrilmiş myokard enfartüsüne bağlı aritmilerde endikedir.

Aşırı duyarlılık , karaciğer yetmezliği ciddi böbrek yetmezliği , hipopotasemi , hepatik ensefalopati

durumlarında kontredikedir.

Günde 1 defa 5-10 mg kullanılır.

Maximum günlük doz 40 mg 'dir. Çocuklarda kullanılmaz.

Baş ağrısı , baş dönmesi , taşikardi , hipotansiyon , aritmiler , parestezi , kusma , ağız kuruluğu , aplastik anemi , purpura , sersemlik duygu bozukluğu , uykusuzluktur.

(29)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

TİAZİ GRUD

BU DİÜR ETİKL ER

İNDAPAMİD

Arteriyel hipertansiyon , basit esansiyel hipertansiyon, kardiyak oküler veya serebral komplikasyonlarla birlikte görülen hipertansiyonda endikedir.

Yeni teşhis edilmiş

serebrovasküler kazalar ağır karaciğer ve böbrek ve indopamid veya sülfonamid türevi ilaçlara aşırı duyarlılıkta kontrendikedir.

Hipertansiyon tedavisinde tavsiye edilen başlangıç dozu günde 2.5 mg dir. 1-2 aylık tedavi sürecince yeterli bir antihipertansif etki görülmediği takdirde doz 1 defada 5 mg/gün çıkarılabilir.

Çok seyrek ve hafif asteni ve ortostatik hipotansiyon rapor edilmiştir. Bunların dışında baş ağrısı , adale krampları , bulantı , kusma , kabızlık , ya da ishal , ağız kuruluğu oluşabilir.

(30)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

KIVRI M ETİKLDİÜR

ERİ

FUROSEMİD

Kalp ve karaciğer

hastalıklarından kaynaklanan ödemler , böbrek

hastalıklarından kaynaklanan ödemler , akut kalp yetmezliği özellike akciğer gebelik

komplikasyonlarına bağlı olarak idrar yapımının azaldığı hallerde volüm eksikliği

giderildikten sonra , beyin ödeminde destekleyici önlem olarak , yanıklara bağlı

ödemler , hipertansiyon krizlerinde diğer

antihipertansif önlemlerle birlikte , zehirlenmelerde zorlu diürezin desteklenmesi için kullanılır. Furosemidin etkisi oral yoldan alımından sonra ilk saat içinde başlar ve ortalama 6-8 saat devam eder. İV

verilişten sonra diüretik etki hızlı başlar. İM verilişten sonraysa daha geç başlar.

İdrar yapımının eksik olduğu böbrek yetmezliği , bilinç kaybının söz konusu olduğu hepatik koma ve prekoma , hipopotasemi , hipotansiyonlu ve hipotansiyonsuz ağır

sodyum eksiklikleri ve kan volümünün azaldığı haller , furosemid ve sulfonamidlere karşı aşırı duyarlılık

durumlarında kontrendikedir.

Erişkinlerde inisyal günlük doz peroral 20-80 mg ve

parenteral 20-40 mg

'dır.Hastanın cevabına göre bu doz tekrarlanabilir , çocuklarda günlük oral doz 2 mg/kg ve parenteral doz 1 mg/kg 'dır.

Uygulama tek doz halinde yapılmalıdır ve gereğinde bir önceki doz 1-2 mg/kg

arttırılarak verilebilir (maximum çocuk dozu 6 mg/kg 'dır).Hipertansiyonda verilen oral doz ise günde 2×40 mg 'dir.

Artan idrar nedeniyle sıklıkla sıvı ve elektrolit dengesi bozuklukları ortaya çıkabilir.

Aşırı diüreze bağlı olarak özellike tedavinin

başlangıcında ve özellikle yaşlı hastalarda , çocuklarda baş ağrısı , sersemlik , görme bozuklukları , ağız kuruluğu , hipotansiyon ve dik duruşta sirkülatuvar regülasyon

bozukluğu gibi dolaşımla ilgili bozukluklardan söz edilebilir.

Ek olarak vücut suyunun kaybı ve dolaşımdaki kan hacminin azalmasına bağlı özellikle yaşlılarda trombofilinin eşlik ettiği kan konsantrasyonu artması görülebilir.Ekstrarenal potasyum kaybının bir sonucu olarak özellikle aynı zamanda potasyum alımının azaldığı ve ekstrarenal potasyum kaybının arttığı bir potasyum eksikliği ortaya çıkabilir.Ayrıca karaciğer sirozu gibi hastalığı olanlarda potasyum eksikliğine eğilim gelişebilir. Böyle durumlarda hastalar izlenmeli ve gerekirse potasyum verilmelidir.

(31)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

KIVRI M DİÜR ETİKL ERİ

BUMETANİD

Şişlik ve yüksek tansiyon

tedavisinde kullanbir ilaçtır. Bu kalp yetmezliği , karaciğer yetmezliği veya böbrek problemlerinin bir sonucu olarak şişmei içerir.

Hepatik koma durumlarında düzeltilmemiş elektrolit dengesizliklerinde , anüri hastalarda kullanılmamalıdır.

Gebeliğin ilk 3 ayında kullanılmamalıdır.

Hastaların çoğunda günlük 0.5- 2 mg doz yeterli olmaktadır. İlk doz ile yeterli diürez

sağlanmazsa ikinci ve üçüncü dozla 4-5 saatlik aralar ile

günlük maximum 10 mg'a kadar verilebilir. Dozajda farklı

uygulama , ilacın ilk gün aşırı ya da 3-4 gün alınıp 1-2 gün ara verilmesi şeklindedir.

Baş krampları , baş dönmesi , hipotansiyon , baş ağrısı , mide bulantısı , ensefelopati ,

kaşıntı , zayıflık , engelli işitme , elektrokardiyogram

değişiklikleri hiperglisemi , hiperkalemi , hiperürisemidir.

(32)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

POTA SYU TUTM UCU DİÜR ETİKL ER

SPİRONOLAKTON

Esansiyel hipertansiyon ,

konjestif kalp yetmezliğine bağlı ödem , asitli ve ödemli karaciğer sirozu , nefrotk sendrom ,

premenstrual ödem dahil idiopatik ödem , habis menşeli asitler , primer aldesteronizmli hastaların preoperatif hazırlık tedavisinde , cerrahi tedavi uygulanmayan primer

aldesteronizmli hastaların uzun tedavisinde endikedir.

Anüri , akut böbrek yetmezliği , hiperpotasemi , önemli böbrek fonksiyon bozukluklarında kontrendikedir.

Günlük önerilen doz 100-200 mg 'dır. Esansiyel hipertansiyon tedavisinde günlük doz 100 mg 'dır. Çocuklarda önerilen doz günde 3 mg/kg oral yolla alınır.

Gasrik kanama , ülserasyon , kusma , diyare , uyuşuklu , uyku hali , halsizlik , baş ağrısı , ciltte kızarıklık ve döküntü , ürtiker mental konfüzyon , ilaç ateşi , menstruasyon bozuklukları , hirşutizm , jinekomasti , hiponatremi , hipervolemi , göğüs kanseridir.

(33)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

POTA SYU TUTUM

CU DİÜR ETİKL ER

TRİAMTEREN

Diüretik etkilidir. Konjestif kalp yetmezliği, karaciğer sirozu ve nefrotik sendrom eşliğinde görülen ödem tedavisinde kullanılır. Ayrıca çeşitli ilaçların (Kortikosteroid, östrojenle) neden olduğu ödemlerle idiopatik ödemde de endikedir.

Hiperkalemi mevcudiyetinde, azotemide veya oligoürinin artması ile ilerleyen renal yetmezlik durumlarında,

anüride hepatik ensefalopatide ve müstahzarın içerdiği

maddelere karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Ayrıca potasyum tutucu diüretikler ve ajanlar ile birlikte

kullanılmamalıdır.

Günlük doz yemeklerden sonra alınan 2x1-2 kapsüldür.

Maksimum günlük doz 4 kapsüldür.

Aritmi, postural hipotansiyon, hiperkalemi veya hipokalemi, hiperglisemi, hiponatremi, hipokloremi, hiperürisemi, bulantı, kusma, diyare veya konstipasyon, karaciğer enzim değerlerinde değişiklikler, serum kreatinin ve BUN düzeylerinde yükselme, akut böbrek yetmezliği, böbrek taşı oluşumu, lökopeni,

trombositopeni, purpura,

hemolitik anemi, baş ağrısı, baş dönmesi, ağız kuruluğu ,

yorgunluk, görme bulanıklığı, solunum güçlüğü, adale krampları, empotans.

(34)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

SYUM POTA TUTU

CU DİÜRE

TİKLE R

AMİLORİD

Tek başına ya da diğer

antihipertansif ilaçlara ek bir ilaç olarak hipertansiyon, kardiyak kökenli ödem, assit ve ödemle birlikte olan karaciğer sirozunun tedavisinde,

potasyum eksikliği bulunduğundan ya da

gelişebileceğinden kuşkulanılan hastalarda endikedir.

Hidroklorotiyazid ile amilorid kombinasyonu, uzun süre şiddetli diüreze maruz kalan hastalarda aşırı potasyum kaybı gelişmesi olasılığını en aza indirir. Potasyum tutucu amilorid komponenti

sayesinde, potasyum dengesi üzerindeki olumlu etkinin özel önem taşıdığı durumlarda özellikle endikedir.

Hiperkalemi (serum

potasyumunun 5.5 mEq/l'nin üstünde değerlere ulaşması), aynı anda başka bir kalüretik tedavinin ya da potasyum destek tedavisinin uygulanıyor olması, böbrek yetersizliği (anüri, akut böbrek yetersizliği, şiddetli ilerleyici böbrek

hastalığı ve diyabetik nefropati) ve bileşimdeki maddelere karşı aşırı duyarlılık durumlarında kontrendikedir.

Hipertansiyonda günde tek doz veya bölünmüş dozlar halinde tok karnına alınan 1-2 tablet, maksimum 4 tablettir. Kardiyak kökenli ödemde günde 1 ya da 2 tabletle başlanır, 4 tableti aşmamak koşuluyla dozaj artırılabilir. Asitli karaciğer sirozunda günde 1 tabletle başlanır. Günde 4 tableti aşmamak koşuluyla gerektiğinde etkili diürez sağlanıncaya kadar doz arttırılabilir

Genellikle iyi tolere edilir. Basit yan etkiler sık bildirilmiş

olmasına karşın, önemli yan etkiler sık bildirilmemiştir. Baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kırgınlık, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, senkop, aritmi, taşikardi, dijital toksisitesi, ortostatik

hipotansiyon, angina

pectoris, bulantı, iştahsızlık, kusma, diyare, kabızlık, karın ağrısı, gastrointestinal kanama, iştah değişiklikleri, batın

dolgunluğu, flatülans, susama, hıçkırık, yüksek serum

potasyum düzeyleri (5.5 mEq/l'nin üstünde), elektrolit dengesizliği, hiponatremi, gut, dehidratasyon, döküntü, kaşıntı, kızarma, bacak ağrısı, kas krampları, eklem ağrısı, baş dönmesi, vertigo, parestezi, stupor, insomnia, sinirlilik, mental konfüzyon, depresyon, uyku hali, dispne, ağızda kötü tad, görsel

bozukluk, nazal konjesyon, empotans, dizüri, noktüri, enkontitans, böbrek fonksiyon bozukluğu gibi yan etkiler görülebilir.

(35)

HEMOSTAZ İLAÇLAR

(36)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

ANTİT ROMB OSİTL

ER

TİKLOPİDİN

Ateroskleroza bağlı olarak ilk defa serebral iskemik atak geçiren hastalarda inme,

miyokard infarktüsü ve vasküler nedenli ölüm gibi arteryel

trombotik komplikasyonların önlenmesi.İntermitan

klodikasyon teşhisi konmuş ve alt ekstremiteleri etkileyen ve kronik

arteriyosklerozis obliteransı bulunan hastalarda özellikle koroner arterlere ait ciddi iskemik

olayların önlenmesi.Kronik hemodiyaliz uygulanan hastalardaki, arterio-venöz fistüllerin tekrarlayıcı

trombozlarının

önlenmesi.Koroner damarların içine yerleştirilen protezlerdeki (stent) subakut trombozların önlenmesi

Kanama diyatezi

Kanamaya meyilli organik

lezyonlar: aktif peptik ülser veya akut fazdaki kanamalı

serebrovasküler hadiseler Kanama zamanında uzamaya neden olan kan hastalıkları

Tiklopidine veya içerdiği yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılık hikayesi

Ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalar

Lökopeni, nötropeni,

trombositopeni, agranülositoz, TTP (trombotik trombositopenik

purpura) ve aplastik anemi öyküsü olanlar

Erişkinler:Ortalama günlük doz iki tablettir, sabah aksam yemeklerle birlikte ağız yolundan birer tablet alınmalıdır.Koroner stent

uygulaması yapılacak vakalarda tedavi, implantasyonun yapılacağı gün veya

hemen öncesinde başlatılmalıdır ve günde 2 tablet (500 mg) dozunda ve aspirin ile (günde

100-325 mg) kombine olarak bir ay süreyle devam ettirilmelidir. Daha sonra tedavi sadece

aspirin ile sürdürülecektir (günde 75-100 mg; maksimum doz 300- 325 mg). İmplantasyon

sonrasında subakut oklüzyonların önlenmesi durumlarında tedavi, implantasyonun hemen

öncesi veya hemen sonrasında başlatılmalıdır ve aspirin ile 1 ay tedaviye devam

edilmelidir.Pediyatrik hastalarda güvenliliği ve etkililiği

kanıtlanmamıştır.Tiklopidinin farmakokinetik özellikleri

yaşlılarda değişikliğe uğrar; ancak günlük 500 mg’lık dozun

farmakolojik ve tedavi edici etkililiği yaştan bağımsızdır.

Başağrısı, baş dönmesi ve periferik nöropati anafilaksi, Quincke ödemi, artralji, vaskülit, lupus sendromu, bazen böbrek

yetmezliğine neden olabilen hipersensitivite nefropatisi, alerjik pnömopati, eozinofili

(37)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

ANTİTR OMBO

SİTLER KLOPİDOGREL

Semptomatik aterosklerotik hastalık öyküsü olan hastalarda (geçirilmiş strok, geçirilmiş miyokard infarktüsü,periferik arter hastalığı gibi) vasküler iskemik olayların (miyokard infarktüsü, strok, vasküler ölüm) önlenmesinde endikedir.

İlacın bileşimindeki herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlık, peptik ülser ve intrakraniyal hemoraji gibi aktif patolojik kanamalarda kontrendikedir

yetişkinlerde günde 75 mg'lık tek doz halinde verilmelidir. Yaşlı hastalarda veya böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması yapılması gerekli değildir. 18 yaşından küçük hastalarda güvenirliği ve etkinliği tespit

edilmemiştir. Günde bir kez yemekle beraber veya yemek aralarında alınabilir.

Hemorajik: Gastrointestinal hemoraji (%1.99),

intrakraniyal hemoraji (%0.35). Gastrointestinal:

Klopidogrel alan hastalarda düşük oranda

gastrointestinal etki (örn.

karın ağrısı, dispepsi, gastrit ve konstipasyon)

görülmüştür. Deri döküntüsü görülen hasta oranı %4.2'dir.

Ancak, bu etkiler genellikle hafif ve geçici niteliktedir.

Pazarlama sonrası aşırı duyarlılık reaksiyonları ve çok nadir olarak

bronkospazm, anjiyoödem veya anafilaktik reaksiyonlar bildirilmiştir.

(38)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

ANTİT ROMB OSİTL

ER

DİPİRİDAMOL

Tromboliz, kumarin

antikoagülanlarla birlikte kalp kapakçığı replasmanının postoperatif tromboembolik

komplikasyonlarının önlenmesinde endikedir

Ürünün herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.

Tavsiye edilen günlük doz, günde 3 veya 4 kez 75 mg (1 şeker kaplı tablet)'dir

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer yetmezliği klinik olarak kanıtlanmadığı sürece dipiridamol dozunun

kısıtlanmaması önerilir

Pediyatrik popülasyon:

TROMBOLİZ ‘in 12 yaşın altındaki çocuklarda etkinliği ve güvenilirliği

bilinmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Veri mevcut değildir.

Aşırı duyarlılık, anjiyoödem,Baş ağrısı, baş dönmesi,Anjina pektoris,Hipotansiyon, ateş basması.taşikardi,trombositope ni

(39)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

ANTİT OSİTLEROMB

R

SÜLFİNPİROZON

Gut ,Hiperürisemi tedavisinde

kullanılır. Aşırı duyarlılık

Ciddi böbrek yetmezliği Akut gut artriti

Gastroduodenal ülser

3 hafta süreyle günde 100-200mg kullanılır. 2 haftadan sonra 600- 800mg dozunda kullanılmaya başlanır. Serum ürik asit düzeyi düştükten sonra günde 200mg idame dozunda kullanılır.oral olarak kullanılır .Geriatride doz sınırlaması yoktur.Pediatride kullanılmaz.

bulantı Karın ağrısı Kusma

Karaciğer fonksiyon testlerinde yükselme ( AST ve ALT

yükselmesi ) Trombositopeni Agranülositoz Aplastik anemi Lökopeni

Akut böbrek yetmezliği Ürtiker

Kaşıntı Hepatit

Gastrointestinal sistem kanaması

(40)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

ANTİT ROMB OSİTL

ER

İLOPROST

Damar tıkanıklığının başka şekilde açılmasının uygun olmadığı durumlarda, kalp ve bacaklardaki ciddi damar tıkanıklığında,

Ciddi periferik (çevresel) tıkayıcı damar hastalığı olanlarda (özellikle kol ya da bacağın kesilmesi riskini taşıyan ve ameliyat ya da damar içine herhangi bir girişimin

-anjiyoplasti- mümkün olmadığı durumlarda), Diğer tedavilere cevap vermeyen ve ciddi

kısıtlamaya neden olan parmak uçlarında kızarma, morarma ve sararmanın görüldüğü Raynaud fenomeni olan hastalarda kullanılır.

aşırı duyarlılık, gebelik emzirme, kontrolsüz kanama riski, koroner hastalık, kalp yetmezliği, aritmi, pulmoner konjesyon.

Tedavinin başında tolere

edilebilen doz belirlenir. 6 saat boyunca 0.5-2ng/kg/dakika.

yüzde kızarıklık, baş ağrısı, kırıklık, bulantı, karın ağrısı, diyare,

hipotansiyon, hipertansiyon, taşikardi, aritmi, allerjik reaksiyonlar.

(41)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

FİBRİ NOLİ

TİK ALTEPLAZ

Akut miyokard enfarktüsünün trombolitik tedavisinde, Hemodinamik instabilite ile birlikte olan akut masif akciğer embolisinin trombolitik

tedavisinde,3. Akut iskemik inmenin trombolitik tedavisinde endikedir.

Şiddetli kanama, hemorajik retinopati, SSS bozuklukları, hipotansiyon, endokardit, perikardit, pankreatit, özofagus varissi, arter anevrizmaları,

kanama riskli neoplazm, karaciğer yetmezliği, gebelik, emzirme.

(İntravenöz)

Kuru madde enjeksiyon flakonunun içeriği, aseptik koşullar altında, 10 mL steril enjeksiyonluk su ile

çözülerek, mL başına 1 mg'lık bir alteplaz konsantrasyonu elde edilir.

Bunun için bir enjektör

kullanılmalıdır.Akut miyokard enfarktüsü, pulmoner emboli ve akut iskemik strokta,

rekombinant doku plazminojen aktivatörü. Enfarktüste 15mg bolus, sonra 50mg/30dakika (max 100mg). Akciğer

embolisinde 10mg bolus 90mg/2saat.

Kanama, anemi,aritmi, bulantı, kusma, hipotansiyon, hipertermi, trombotik embolizasyon, allerjik reaksiyonlar.

(42)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

FİBRİ NOLİ

TİK RETEPLAZ

Miyokard enfarktüsü ,Akciğer embolisi,Akut iskemik inme , (Serebrovasküler trombozlar ).

Aşırı duyarlılık, aktif iç kanama, yakın geçmişte serebral kanama, yakın geçmişte intrakranial veya

intraspinal operasyon, travma, intrakranial tümör, anevrizma,

arteriovenöz malformasyon, kanama diatezi, ciddi hipertansiyon gibi kontrolsüz kanama riski taşıyan durumlar.(İntravenöz)

10 mg. IV. 30 dakika sonra ikinci

doz. Hipotansiyon,Aritmiler,Serebral

hemorajik ( Beyin kanaması )Kanama,AlerjiK

reaksiyonlar,Ekimo,zHematür,iHe moptizi ,Gastrointestinal sistem kanaması,Enjeksiyon yerinde kanama

(43)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

ANTİF İBRİN

OLİTİK APROTİNİN

Proteolitik enzim

inhibisyonuHiperfibrinolitik hemoraji.

Aşırı duyarlılıkta kontrendikedir. Yetişkinde başlangıçta 500.000 -1.000.000 IU sonra 4 saatte bir 200.000 IU yavaş infüzyon. Çocukta 20.000 IU/Kg.(İntravenöz)

Aşırı duyarlılık reaksiyonları, ateş, aritmi, bulantı, kusma, konstipasyon, diare.

(44)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİLERİ

ANTİF İBRİN

OLİTİK TRANEKSAMİK ASİT

(Hiperfibrolize bağlı hemoraji ve sekonder hemoraji

riskinde),plazminojen

aktivatörlerinden zengin veya endokrin etkiler

altındaki dokularda oluşan kanamalarda ya da travmaları takiben ortaya çıkan lokal veya jeneralize primer hiperfibrinolize bağlı hemorajiler ile sekonder hemoraji riski olan

durumlarda endikedir.

Dissemine intravasküler

koagulosyon, görme bozukluğu artan hastalar, subaraknoid kanama, serebral ödem.

Ampul, yavaş i.v. enjeksiyon veya sürekli infüzyon yoluyla

uygulanabilir.

Traneksamik asidin oral uygulanan formları da vardır.

Traneksamik asit, yiyeceklerden bağımsız olarak alınabilir.(Günde 3-4 defa 250-1000mg)

Bulant, diyare, görme

bozuklukları, hipotansiyon, baş dönmesi.

(45)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİT ROMB OTİK İLAÇLA

R / 1.ANTİ ÜLANLKOAG

AR

HEPARİNOİDLER

Pıhtı oluşumunu engelleyen ,oluşan pıhtıyı eriten ve yangıyı önleyen bir ajandır . Yüzey flebit (toplardamarların yangısı ) hematomlu veya hematom olmayan künt yaralanmalarda endikedir.

İlacın herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılığınız varsa, açık yaraya ve hasarlanmış deriye uygulamayınız .

Tedavi edilecek bölgenin

büyüklüğüne göre 3-5 cm krem hastalıklı cilt bölgesine parmakla hafifçe yayılarak sürülür ve bu işlem günde 2-3 defa tekrarlanır.Gerekli görülürse daha sık tekrarlanır. Tedavi şikayetleriniz yatışana kadar

sürdürülmelidir. Künt yaralanmalar için olağandışı tedavi süresi 10 güne kadardır.YÜzeyel flebit içinse 1-2 haftadır. Daha uzun bir müddet boyunca kullanımına yönelik bir engel bulanmamaktadır.

Ciltte kızarıklık gibi duyarlılık reaksiyonu olabilir.bu kızarıklık genellikle ilacın kesilmesiyle hızlıca iyileşir .

(46)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİT ROMBOTİK İLAÇLA R / 1.ANTİ

KOAG ÜLANL

AR

VARFARİN

Vücutta kan pıhtısı oluşumunu engellemek için kullanılır. K vitaminine bağlı pıhtılaşma

faktörlerinin oluşumunu önleyerek vücudun kan pıhtıları oluşturma yeteneğini azaltır Eğer pıhtı mevcut ise bunun büyümesini kopup vücüdun başka bir yerindeki damarı tıkamasını engeller . Ancak daha önce oluşmuş pıhtıyı parçalamaz . Derin ven

trombozu , pulmoner emboli anormal kalp krizi, kan pıhtılaşma bozukluğu , yapay kalp kapakçığı ameliyatı ve herhangi bir ameliyat sonrası gibi kan pıhtılaşma riski yüksek durumların önlenmesinde kullanılır.

Hamile kalmayı planlayanlar veya hamileler

Hemofili veya trombosit sayı ve fonksiyon bozukluğu gibi

kanamaya eğilimi olan hastalar Mide-bağırsak kanaması geçirme riski olanlar veya geçirenler

Yakın zamanda beyin, omurilik ameliyatı geçirenler

Kontrolsüz yüksek tansiyonu olanlar

Varfarin’e karşı alerjik reaksiyon geliştirenler

Günde 1 kez ve genellikle akşamları -aç veya tok fark etmez- alınır.Tedavinin ilk birkaç haftasında hastaya özel uygun doz bulanana kadar sık sık doz ayarı yapılır. Çünkü uygun doz yenilen, içilen, alınan diğer ilaçlar ve mevcut hastalık gibi birçok faktöre bağlı olabilir.Varfarin’in zamanında alınması çok

önemlidir. Bir-iki kez unutmak sorun yaratmaz ancak sık sık unutulursa kan pıhtılaşma riski artar. Unutulan dozları not edin ve bir sağlık görevlisinden öneri alın; unutulan tableti telafi etmek için çift doz almayın.Ciddi sağlık riskleri doğurabileceğinden doktor söylemeden dozu asla artırılıp azaltılmamalı ya da bırakılmamalıdır.

İdrarda kan veya kanlı koyu dışkı sebepsiz yere oluşan morluk ve şişlikler ,10 dk uzun süren burun kanaması , kadınlarda adet dönemleri arasında pıhtılı aşırı kanama , dişleri fırçalarken diş eti kanaması , bir yerinizi kesmeniz durumunda

normalden biraz daha uzun süre kanama , uzun süren kolay ortaya çıkan morluklar

(47)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİT ROMB OTİK İLAÇLA

R / 2.

ANTİT ROMB OSİTLE

R

ASPİRİN

Kan pıhtılaşmasının bir risk olduğu kalp krizi, anjina, felç, iskemik atak, periferik arter hastalığı, koroner arter by-pass ameliyatı, kalp ve damarlarla ilgili diğer operasyonlar sonrasında kullanılır.

Koroner damar hastalığı bulunan ve aspirin kullanmasına mani bir durumu olmayan tüm hastalar için aspirin yararlıdır

Daha önce ülser veya kanama geçirenler,

Hemofili gibi herhangi bir

kanama bozukluğu olan hastalar Yaşı 60’tan büyük olanlar

Yüksek doz ilaç alanlar,

Kortizon veya ek kan sulandırıcı ilaç alan hastalardır.

Aspirin kullanımı sırasında mideniz rahatsız olursa gıda ile almanız tavsiye edilir.Aspirin tabletleri ezilmemeli,

çiğnenmemeli, kırılmamalıdır sadece su ile yutmanız

gerekmektedir.Aspirin doz miktarına göre farklı etkiler gösteren bir ilaçtır. Yüksek dozlarda ağrı kesici, düşük dozlarda kan sulandırıcı özellik gösterir. Ağrı kesici olarak daha kısa sürelerde kullanılırken, kan sulandırıcı amaçla çok daha uzun sürelerde kullanılabilir.

Kulaklarda çınlanma,

konfüzyon, halüsinasyon, hızlı nefes alıp verme,

konvülsiyon,Ciddi düzeyde mide bulantısı, kusma ve mide ağrısı Kanlı dışkı, kanlı öksürük ya da kusma,3 günden fazla süren ateş

Ödem veya 10 günden fazla süren ağrı ,Çeşitli cilt

reaksiyonları

Mide ekşimesinden dolayı duyulan göğüste yanma hissi, bulantı, kusma, karın ağrısı Burun, dişeti kanamaları Baş ağrısı, baş dönmesi Kulak çınlaması

(48)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİTR OMBOTİ

K İLAÇLAR

/ 1.ANTİK

OAGÜL ANLAR

ARGATROBAN

Düşük trombosit seviyeleri olan hastalarda kan pıhtılaşması gibi hastalıkların tedavisinde ve diğer durumlarda endikedir.

Alerjik reaksiyon gösteren hastalarda

Şiddetli kanaması olan hastalarda Mevcut heparin kullanan

hastalarda

Bu ilaç genellikle işleminizden önce bir sağlık uzmanı tarafından 3 ila 5 dakika boyunca (bolus dozu) bir damara enjeksiyon yoluyla verilir.

Daha sonra işlem sırasında yavaşça bir damara (infüzyon yoluyla) verilir.

İşlem sırasında daha fazla bolus dozu verilebilir.

Sırt ağrısı Ishal Baş ağrısı

Enjeksiyon yerinde minör kanama Mide bulantısı

Kusma

(49)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİTR OMBOTİ

K İLAÇLAR

/ 2.ANTİT ROMBO SİTLER/

GLİKOPR OTEİN 2b/3a ANTAGO NİSTLERİ

EPTİFİBATİD

Bir glikoprotein 2b/3a inhibitörü bu proteinin inhibe olmasıyla kann pıhtılaşması

engellemektedir. Kanın

gereğinden fazla pıhtılaştığı ya da pıhtılaşmasının azaltılması gerektiği hastalıklarda kullanılır Akut koroner sendrom, Perkütan koroner girişim gibi hastalıkların tedavisinde ve diğer durumlarda endikedir.

Anormal pıhtılaşma parametreleri

Aşırı duyarlılık Böbrek yetmezliği Gebelik

bozuklukları Kanama emzirme

pediatrik hastalar trombositopeni yaşlı hastalar

20 mg / 10 mg IV yolla uygulanır

75 mg / 100 mg IV yolla uygulanır Kanama Hipotansiyon Pulmoner kanama

Akut derin trombositopeni

(50)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİTR OMBOTİ

K İLAÇLAR

/2.

ANTİTR OMBOSİ

TLER/

DİĞER ANTAG ONİSTLE

R

TİROFİBAN

Göğüs ağrısı, Kalp krizi, Kan damarı hastalıkları gibi hastalıkların tedavisinde ve diğer durumlarda endikedir.

Akut pankreatit Anevrizma Aort Bölme Aort diseksiyonu Ağır yaralanma Aşırı duyarlılık Başlıca operasyon Biyopsi

Düşük kan sayımı veya anemi Kafa içi arteriovenöz

malformasyonda kontrendikedir.

12.5 mg / 50 mg ml IV yolla verilir .

12.5 / 50 ml IV yolla verilir . Hemoptysis , azalmış eritrositler Ekimoz

Dışkıda veya idrarda kan Mide bulantısı

Hematom Baş ağrısı

Trombosit sayımı

Burun kanamaları

(51)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİTR OMBOT

İK İLAÇLAR

/ 3.

FİBRONİ LİTİK İLAÇLAR

ÜROKİNAZ

Akut miyokard infarktüsü, Derin ven trombozu, Pulmoner

emboli, Periferik damar trombo- embolizm gibi hastalıkların tedavisinde ve diğer durumlarda endikedir.

Anevrizma Aşırı duyarlılık Kalp problemi

Purpurik veya hemorajik bozukluğu

Retinal damar tıkanıklığı

Subakut bakteriyel endokardit beyindeki şiddetli damar hamile

pankreatit yaşlı hastalarda

İNJ. 250,000 IV flakon steril

şeklinde uygulanır Kolesterol nedeniyle kan damarı tıkanıklığı

Kan pıhtıları

Testlere idrarda kan

Hemoglobin düzeyi azalma Geçici karaciğer enzimlerinde artan Titreme

Delinme yaraları veya burun kanamaları gelen olağan dışı kanama

Inme

Atardamar duvarının yırtılma Ateş

(52)

İLAÇ ENDİKASYON KONTRENDİKASYON VERİLİŞ YOLU YAN ETKİ

ANTİTR OMBOTİ

K İLAÇLAR

/3.

FİBRİNO LİTİK İLAÇLAR

STREPTOKİNAZ

Streptokinase, Kalp krizi, Lung'un arterler tıkanıklık, Arteryovenöz tıkanıklık gibi hastalıkların

tedavisinde ve diğer durumlarda endikedir

Streptokinase ilacına karşı aşırı duyarlılık bir kontrendikasyondur Akut pankreatit

Aşırı duyarlılık

Sindirim sistemi kanaması Subakut bakteriyel endokardit beyin kanaması

kanama

Şiddetli hipertansiyon Akciğerler veya karaciğer hastalıklarında endikedir.

Başlıngıç dozu olarak 30 dk içinde 250.000 IV streptaze verildikten sonra ilave dozu olarak 6 saat süresince 1.500.000 IV

uygulanmalıdır.

Ateş Titreme Karın ağrısı Mide bulantısı Kusma

Aritmiler Morarma Isilik

Derinin şiddetli kaşıntı

Emboli nedeniyle akut böbrek yetmezliği

(53)

KAYNAKÇA

• Farmakoloji Prof. Dr Ahmet ULUGÖL, Prof. Dr. Ç. Hakan KARADAĞ, Prof. Dr. Dikmen DÖKMECİ, Doç. Dr. Özgür GÜNDÜZ, Yard. Doç. Dr. Ruhan Deniz TOPUZ. Nobel tıp kitabevleri, Eylül 2017 İstanbul

• https://www.ilacabak.com/etkengoster.php?Id=327

• www.ilacabak.com/etkengoster.php?Id=327

• https://www.ilacabak.com/etkengoster.php?Id=284

• https://www.tabletwise.com/medicine-tr/streptokinase?#contraindications

• https://www.tabletwise.com/medicine-tr/urokinase?#side-effects

• https://www.tabletwise.com/medicine-tr/tirofiban?#contraindications

• https://www.tabletwise.com/medicine-tr/eptifibatide?#contraindications

• https://www.ilacabak.com/etkengoster.php?Id=488

• https://www.medikalakademi.com.tr/heparin-nedir-neden-kullanilir-yan-etkileri-nelerdir/

• https://www.medikalakademi.com.tr/aspirin-nedir-nasil-ve-ne-icin-kullanilir-faydalari-ve-zararlari-nelerdir/

• https://www.medikalakademi.com.tr/varfarin-coumadin-nedir-ne-icin-kullanilir-yan-etkileri-nelerdir/

• https://kt.ilacprospektusu.com/ilac/6300-hirudoid-forte-krem-kt

• https://www-tabletwise-com.cdn.ampproject.org/v/s/www.tabletwise.com/medicine-tr/argatroban/amp?amp_js

_v=a3&amp_gsa=1&usqp=mq331AQFKAGwASA%3D#aoh=15834350790505&csi=1&referrer=https%3A%2F%2Fwww.google.com

&amp_tf=%251%24s%20alan%C4%B1ndan&ampshare=https%3A%2F%2Fwww.tabletwise.com%2Fmedicine-tr%2Fargatroban

• https://www.doktortakvimi.com/blog/hafta-hafta-fetus-ne-yapar (FETÜS GÖRSELİ)

• ERİŞİM TARİHLERİ:05.03.2020

Referanslar

Benzer Belgeler

günde ani başlayan sırt ağrısı ile yapılan tetkikler sonrasında aort diseksiyonu tanısı konan bir kadın hastayı sun- mak istedik.. Anahtar kelimeler: gebelik,

Makalemizde, elektif şartlarda torakoabdominal aort anevrizma ameliyatı uygulanan Marfan Sendromlu bir olguda anestezi yö- netimimizi sunmayı amaçladık.. Anahtar

Stiloid proses temporal kemiðin timpanik parçasýnda, içinden fasiyal sinir ve stilomastoid arterin çýktýðý stilomasto- id foramenin hemen önünden baþlayarak, parafaringeal

ç›kan aortadaki anevrizmatik geniflleme ve disseksiyon ile birlikte, inen aortan›n in- ternal torasik arter, aksillar arter ve inter- kostal kollateral arterlerden doluflu göste-

Sol internal meme arterinin sol ön inen arter yerine büyük kardiyak vene anasto- moz edilmesi ve iyatrojenik olarak aort-koroner fistülü oluşması koroner arter bay- pas greft

Abdominal aort anevrizmasý nedeniyle elektif olarak ameliyat edilen hastalarda perioperatif morbidite ve mortaliteyi etkilediði bildirilen baþlýca faktörler preoperatif

Bulgular: Damar duvarlarýnda yapýlan eser element ölçümleri sonucunda abdominal aort anevrizmasý grubu ile Leriche grubu karþýlaþtýrýldýðýnda anevrizma grubunda bakýr ve

Yandaş girişim olarak sekiz hastaya aort yetmezliği nedeniyle aort valv resüspansiyonu, bir hastaya koroner arter bypass greftlemesi, bir hastaya eski koroner