Caracci. Jean-Marc. stanbul da Yaln z Bir Adam. f.photographer

Tam metin

(1)

f.photographer

‹stanbul’un saraylar›, camileri, vapurlar›, adalar›, mart›lar›, yedi te- pesi ve bo¤az köprüsü her zaman kartpostallar› ve foto¤raf karele- rini süsledi. Ama bu sefer, ‹stanbul çok farkl› bir karede hayat bu- luyor; ‹stanbul bize siyah beyaz karelerle kentteki yaln›z adam› an- lat›yor.

‹stanbul’da Yaln›z Bir Adam

Hepimiz bir ‹stanbul masal› içinde yafl›yoruz. Penceremizden bo-

¤az›n eflsiz manzaras›na dal›p gitti¤imiz, kentin tarihini foto¤raf karelerinde ölümsüzlefltirdi¤imiz, güvercinlerin aras›nda koflarak unutulmayan anlar› yaflad›¤›m›z kent…Simit al›rken, teknede ba- l›k ekmek yerken, sahilde yürürken hep bizden birini gördü¤ü- müz, Beyo¤lu’nun dar sokaklar›nda gezinip ufak bir kafede kahve- mizi yudumlad›¤›m›z anlar…Hepimiz ‹stanbul’u böyle yafl›yoruz.

Jean-Marc

Caracci

Foto¤raf: Zeynep ULUfiAH‹N

(2)

Foto¤raf sanatç›s› Jean-Marc Caracci, “Homo Urbanus Europe- anus-Avrupal› Kent ‹nsan›” projesi ile tüm Avrupa ülkelerinin baflkentlerini gezerek Avrupal› kentliyi foto¤raflar›na konu etmifl.

Kentte yaflayan yaln›z bireyi foto¤raf karelerine tafl›yan Caracci, 20 farkl› baflkentten derledi¤i Avrupal›’n›n kent yaflam›n› ortak bir noktada toplam›fl. Farkl› kentlerdeki yaln›z adam›, söz yerin- deyse ‘Avrupa’n›n birli¤i’ kapsam›nda bir araya getiren Jean- Marc Caracci, “Bir anlamda Avrupa için çal›fl›yorum”, diyor. Tu- nus do¤umlu olup Fransa’da yaflayan Jean-Marc Caracci, foto¤- raflar›n›n bir Frans›z’›n de¤il, Avrupal›’n›n bak›fl aç›s›ndan yans›- yan kareler oldu¤unu ekliyor.

Size ‹stanbul’a kadar getiren “Homo Urbanus Europeanus- Avrupal› Kent ‹nsan›” projesi nas›l ortaya ç›kt›?

Bu proje, ilk olarak Chicago’da olufltu. Chicago’da foto¤raf çe- kerken, büyük yap›lar›n aras›nda yaln›z insan konsepti dikkatimi çekti ve bu proje olufltu. Bunu da Avrupa baflkentlerinde gerçek- lefltirmek istedim. Foto¤raflar›ma bakanlar›n “Buras› Vilnüs ya da Madrid” diye fikir yürütmeleri çok zor, zaten bunu da yapma- lar›n› istemiyorum; çünkü foto¤raflar›mda Avrupa ve Avrupa’da yaflayan kentli var. Sadece bak›p “Bu foto¤raf Avrupa’da çekil- mifl” demeleri beni mutlu edecek, çünkü istedi¤im zaten Avru- Sofya

(3)

f.photographer

pa’daki kentlinin tüm Avrupa’da ayn› oldu¤unu gösterebilmek.

Avrupa’daki kentleflme, mimari yap› ve insan benim foto¤raflar›- m›n konusu. Foto¤raflar›ma bakt›¤›n›zda o karelerin Amerika’da, Asya’da veya Afrika’da çekilmedi¤ini, Avrupal› kentliden ve Av- rupa’n›n mimari yap›lar›ndan kolayl›kla anlayabilirsiniz. Proje 2007 Haziran ay›nda Brastislava’da bafllad›, 15 ayl›k bir sürede 20 ülkeyi bitirmifl olaca¤›m.

‘Homo Urbanus Europeanus-Avrupal› Kent ‹nsan›’ projesi kapsam›nda 20 ülke ve 20 baflkent bulunuyor. ‹stanbul ise

‘Avrupa’ ve ‘baflkent’ kapsam›n›n biraz daha d›fl›nda farkl›

bir konumda. Bu anlamda neden projenizde ‹stanbul’a da yer vermek istediniz?

Foto¤raflad›¤›m baflkentler aras›nda ‹zlanda’n›n baflkenti Reykja- vik ve Norveç’in baflkenti Oslo da var. Bu iki ülke de Avrupa Bir- li¤i’ne üye de¤il. Ama ben bu projeye Avrupa Birli¤i ülkelerini de-

¤il, Avrupa ülkelerini katmak istedim. Avrupa Birli¤i’ne üye ülke- ler olsun ya da olmas›n benim göstermek istedi¤im biz Avrupal›- lar›n farkl›l›klar›ndan çok benzerliklerinin oldu¤u ve böyleyse ge- lin Avrupa’y› Reykjavik’ten ‹stanbul’a kadar, Avrupa’n›n en bat›- s›ndan en do¤usuna kadar daha da birbirine yak›nlaflt›r›p daha ge- nifl kapsaml› bir birliktelik sa¤layal›m diyebilmek. Vermek istedi-

¤im mesaj bu. Hepimiz Avrupal›y›z; ama birbirimizi yeteri kadar iyi tan›m›yor ve anlam›yoruz. Peki bu ne demek? Ne yapmal›y›z?

Gözlerimizi açal›m, yüreklerimizi açal›m, s›n›rlar›m›z› açal›m ve

‘Avrupa rüyas›’n› yaratmak için Avrupal›ya bir flans verelim.

Litvanya

(4)

Neden Ankara yerine ‹stanbul?

Asl›nda ilk sebebim ‹stanbul’un, Türkiye’nin Avrupa baflkenti olarak bilinmesi. Di¤er bir sebebim ise ‹stanbul’un tarihi, kültürü, tüm güzellikleri ve co¤rafi konumu gere¤i yurtd›fl›nda yaflayanlar taraf›ndan Türkiye’nin baflkenti olmasa da, ismini duyurmufl önemli flehri olarak bilinmesi. Umar›m kimse bu konuda beni ya- d›rgamaz ya da bana k›zmaz; ama ‹stanbul’un 2010 Avrupa Kültür Baflkenti olarak kabul edilmesi, benim projem için ‹stan- bul’un do¤ru adres oldu¤unu gösterdi.

‹stanbul denince her foto¤rafta köprü manzaras› ya da eflsiz saraylar› görmeye al›fl›¤›z; ama sizin foto¤raflar›n›zda bun-

lardan eser yok. Bunun nedenini merak ediyorum.

Bu proje kentte yaflayan insan› konu ediyor. Kentin bilinen ve gö- ze çarpan özelliklerini aktarmak, turist ofislerinin ya da seyahat acentalar›n›n ifli, diye düflünüyorum. Benim iflim ise görülmeyeni yans›tabilmek. Ben bilinen yerleri ve tarihi mekânlar› foto¤rafla- mak yerine flehrin di¤er köflelerini foto¤raflamay› tercih ettim.

Proje sonunda tüm foto¤raflara bakt›¤›n›zda, foto¤raflar›n Avru- pa’da çekildi¤ini söyleyebilirsiniz, ama kesinlikle hangi flehirde çekildi¤ini söyleyemezsiniz. Benim de istedi¤im buydu. Turistle- rin bulundu¤u mekânlardan uzak durmam gerekiyordu bu proje- de. Özellikle belirli bir karakterden de kaçt›m. Mesela en çok il- gimi çeken simitçiler oldu ama o karakteri çekerek proje kapsa- m›n› farkl› bir boyuta sokmak istemedim. Bu yüzden de sokakta yürüyen bir kad›n›, ya da siyah k›yafetler içinde elinde cep telefo- nu ile gezen adam› foto¤raflar›ma karakter olarak seçmeyi sevi- yorum. Her kentte bu adam› bulman›z mümkün. Bu yüzden çok bilinen bir silüeti seçmeyi tercih ettim.

Foto¤raflar›n›zda genifl alanlarda yaln›z biri var.

Benim foto¤raflar›m›n ana karakteri yaln›z adam. Düflünün bir kere… Bir roman okurken o romandan ne bekliyoruz, ya da bir film izlerken, ya da bir baflka bak›fl aç›s›yla sanat›n›z› yaparken…

Bunlarda hep ne görüyoruz? Tabii ki, bir baflkas›n›n gözünden kendimizi görüyoruz. Birkaç psikolog arkadafl›m bana, insan› ko- nu etmenin, bir bak›ma insan›n kendisini keflfetmesi anlam›na geldi¤ini söylemiflti. Bu fikre ben de kat›l›yorum.

Henri Cartier Bresson, Robert Doisneau, Elliott Erwitt ve Ray- mond Depardon gibi ben de hayat›n anlar›n› yakalay›p o anlar› fo- to¤rafta ölümsüzlefltirmeyi tercih ediyorum.

Bu proje kapsam›nda, flehirdeki yaln›z adam benim ana karakte- rim. Foto¤raflar›m kalabal›k içindeki yaln›z bireyi konu ediyor.

Hepimiz asl›nda baflkalar›n›n hayat›nda yafl›yor olsak da asl›nda tek bafl›m›zay›z. Ben, insanlar› kendi dünyalar›nda, kendi hayat- lar›n› düflünerek, kendi hedeflerini ve hayallerini takip ederek tek bafllar›na yolda yürürken, beklerken foto¤rafl›yorum. Çekti¤im foto¤raf›n bir hikâye anlatmas›n› ve foto¤rafa bakan kiflinin akl›n- da bir hikâye oluflmas›n› seviyorum.

Foto¤raflar›mda Avrupa ve

Avrupa’da yaflayan kentli var.

Sadece bak›p “Bu foto¤raf

Avrupa’da çekilmifl” demeleri beni mutlu edecek, çünkü istedi¤im zaten Avrupa’daki kentlinin tüm Avrupa’da ayn›

oldu¤unu gösterebilmek.

(5)

Foto¤rafç› olman›n yan› s›ra kitap da yaz›yorsunuz. Kendini- zi foto¤raf sanatç›s› olarak m›, yoksa yazar olarak m› tan›m- lars›n›z?

Ben asl›nda kendimi sadece kendini ifade etmeye çal›flan biri ola- rak görüyorum. Roman yazarken hayalimde kurdu¤um her fleyi kelimelere dökerek kendimi ifade edebiliyorum; foto¤raf çeker- ken de o anlar› yakalayarak, ifade etmek istediklerimi foto¤raf ka- relerinde ölümsüzlefltiriyorum. Yaflamak ve hayat› anlayabilmek için hayal gücü ve üretti¤imiz görseller mutlaka gerekli fleyler.

Bir görme özürlü için bu hayal gücü ve hayalinde üretti¤i görsel- ler ne kadar önemliyse asl›nda hepimiz için kendimizi ifade ede- bilmemiz o kadar önemli.

Baflkentler haricinde farkl› flehirleri de görme f›rsat›n›z olu- yor mu?

Maalesef sadece baflkentleri foto¤raflad›¤›m için ülkenin di¤er k›- s›mlar›n› görme flans›m olmuyor. Fransa’da flöyle bir deyifl vard›r:

“Fransa, Paris’ten ibaret de¤ildir; Paris, Fransa de¤ildir”. Eminim ki bu, ‹stanbul için de geçerlidir. Türkiye’nin ‹stanbul’dan ibaret oldu¤u söylenemez.

Bu proje kapsam›nda, günde 15-25 kilometre yürüyerek, ›fl›¤› ve hareketleri izliyorum ve Henri Cartier Bresson’un da dedi¤i gibi do¤ru zamanda do¤ru yerde olmaya çal›fl›yorum. Bu yüzden de tu- ristik anlamda bir gezinti yapmam imkâns›z. Bir gün boyunca “Av- rupal› Kent ‹nsan›”n› yakalamak için saatlerce yürüdükten sonra maalesef flehrin di¤er tatlar›n› keflfetmeye zaman›m olmuyor.

Gezdi¤iniz ve foto¤raflad›¤›n›z flehirler aras›ndaki benzerlik- ler ve farkl›l›klar nelerdi?

Giyim tarzlar›, arabalar, kentleflme ve mimari yap›lar ülkelerin ben- zer yanlar›; ülkelerin farkl›l›k gösterdi¤i özellikleri ise kulland›kla- r› dil ve tabii ki yemek kültürü gibi turist ofislerinde sizlere sunulan birçok fley. Ama bu proje kapsam›nda, 6-8 gün boyunca flehir için- de yürüyerek kentteki yaln›z insan› konu etti¤im için farkl›l›klar›

çok fazla hissedemiyorum; tek odakland›¤›m kentte yaflayan insan karakteri oluyor. Umar›m bu proje bittikten sonra ifl için de¤il ama gezmek için bu ülkelere tekrar gelir ve bu sefer sadece kendim için o ülkeleri yaflayabilirim. ‹flte o zaman kültüründen yaflam tarz›na kadar tüm farkl›l›klar› ve benzerlikleri size s›ralayabilirim.

En çok hangi flehir sizi etkiledi?

Estonya’n›n baflkenti Tallinn beni çok etkiledi. Eski flehir ile yeni modern flehrin bir arada bir mozaik oluflturmufl olmas› çok güzel- di. Her iki k›s›m da birbiri içinde sanki bir bütün olmufllar. Eski flehirde zaman geçirirken, befl dakika sonra kendinizi flehrin yeni ve modern olan büyük caml› binalar›n›n oldu¤u k›sm›nda bulabi- lirsiniz. Slovenya’n›n baflkenti Ljublijana da beni etkileyen flehir- lerden oldu. Ljublijana yaflamak için çok flirin ve romantik bir kent.

Siyah beyaz karelerde insan ve kent objesini bir bütün haline getirerek, foto¤raflar›n›zda bu ikiliye hayat veriyorsunuz. O an› sanat›n›zla birlefltirip ölümsüzlefltiriyorsunuz.

Evet, sanat zaten yerleri, objeleri, insalar›, duygular› çok farkl› bir

f.photographer

fiimdiye kadar

bulundu¤um hiçbir kentte, ‹stanbul’da hissetti¤im kadar

güvende hissetmedim.

Kentte kimden yard›m isteseniz herkes

yard›m›n›za kofluyor.

Biz Frans›zlar’›n, bu konuda sizden çok

ders almam›z gerekiyor.

‹stanbul

(6)

‹stanbul

‹stanbul

(7)

f.photographer

flekilde ele almak ve yans›tmakt›r. Benim yapt›¤›m ve asl›nda yapmaya çal›flt›¤›m da bu. Mesela, Bratislava’da yaflayan birinin foto¤raflara bakarak kendi yaflad›¤› kenti tan›mlayamamas› be- nim hofluma gidiyor. Kentin o yüzünü hiç görmedi¤ini söylemesi benim hedefime ulaflt›¤›m› gösteriyor. Bu da foto¤raflar›m›n ve sanat›m›n görülmeyeni görünür k›larak hedefine ulaflt›¤›n› göste- riyor. ‹flte sanat bu…

Bu projede çekimlerinizi nas›l yürütüyorsunuz?

Bu proje için foto¤raf çekerken farkl› flartlarda çal›fl›yorum. Kent- te gezinirken do¤ru ›fl›¤› ve yeri buldu¤um zaman dakikalarca orada bekliyorum ve bafl karakterim olan kifliyi bekliyorum. Kimi zaman bu bekleyifl yar›m saati bile geçiyor. Bu bekleyifl s›ras›nda e¤er istedi¤im ›fl›¤› kaç›r›rsam, tekrar di¤er gün ayn› saatte ayn›

yere gelerek kadraj›ma bir insan figürü girene kadar beklemeye devam ediyorum. Sonuçta üç olas›l›ktan biri gerçeklefliyor. Ya is- tedi¤im foto¤raf› çekebiliyorum, ya karakter tam olarak istedi¤im flekilde foto¤rafta yer almad›¤› için istedi¤im bir foto¤raf olmuyor ya da vazgeçip hiç çekmiyorum ve bekleyiflim bofla gidiyor. ‹na- n›n bu en yorucu olan›. Kimi zamansa yer, zaman, ›fl›k ve istedi-

¤im gibi bir karakter tam kadraj›m›n içinde oluyor ve hemen o an›

yakal›yorum. ‹flte bu bir bak›ma benim için bir sihir.

Çekti¤iniz foto¤raflar aras›nda çok sevdi¤iniz bir foto¤raf var m›?

Mesela Sofya’da çekti¤im foto¤raf… Kadraja giren kifli tam eski bir hamam›n önünden geçerken ellerini havaya kald›rd› ve sanki arka planda duran ve güneflin yans›d›¤› yuvarlak pencereyi elleri aras›nda tutuyor gibi bir foto¤raf ç›kt›. Bir di¤er foto¤raf ise Vil- nüs’te çekti¤im foto¤raft›r.

Projeniz tamamen siyah beyaz foto¤raflardan olufluyor. Duy- guyu aktarmakta renkli foto¤raf ile siyah beyaz foto¤raf ara-

s›nda bir fark var m›? Bu proje için neden siyah beyaz› tercih ettiniz.

Kiflisel görüfl olarak, çok renkli olmad›¤› zaman foto¤raf› daha çok be¤eniyorum. Gri, beyaz ve siyah›n tonlar›n›n oldu¤u foto¤- raflar bana her zaman daha güzel gelir. Renkli foto¤raflarda hep sizi rahats›z edebilecek bir renk vard›r. E¤er sizi tek bir renk bile rahats›z ettiyse, o foto¤raf size güzel gelmeyecektir. fiehir, sokak gibi foto¤raflar çekerken sizi rahats›z etmeyecek flekilde tüm renklerin uyum içinde oldu¤u, rahats›z edici renklerin o karede ol- mad›¤› foto¤raf çekmek neredeyse imkâns›zd›r. Bu yüzden de fle- hir foto¤raflar›ndan oluflan “Homo Urbanus Europeanus-Avrupa- l› Kent ‹nsan›” projesi için en uygun renk siyah ve beyazd›.

‹stanbul’u ve ‹stanbul’daki yaln›z insan› foto¤raflarken ne gi- bi zorluklarla karfl›laflt›n›z?

Baflkentleri foto¤raflarken sadece o kentin göze çarpan özellikle- rini de¤il, Avrupa ile ortak özellikleri ile insan objesini tercih et- tim. ‹stanbul foto¤raflar›na bakan kiflinin, foto¤raftaki yerin ‹stan- bul oldu¤unu tahmin edememesine dikkat ettim. Buras› Madrid de olabilir ya da Sofya da olabilir demelerini istedim. Avrupa ru- hunu yans›t›rken özel objeleri foto¤raf karelerimden uzak tuttum.

Böylesi kendine özgü bir çok güzelli¤i olan bu kentte de bu fark- l› bak›fl aç›s›n› yakalamak çok zor oldu. ‹stanbul, çok büyük ve çok yo¤un bir kent. Büyük meydanlar› çok olmayan, ama dar so- kaklar› olan ve kalabal›k insan toplulu¤unun sürekli sokaklarda oldu¤u bir kent. Bu yüzden genifl bir arka plan›n önünde tek bafl›- na olan insan karakterini yakalamak benim için çok zor oldu.

‹stanbul’daki yaln›z birey ile di¤er kentlerdeki yaln›z birey aras›ndaki fark neydi peki?

Hah hah hah! Asl›nda hiç fark yok. fiehir hayat›nda hepimiz bir- birimize benziyoruz. Her birimiz A noktas›ndan B noktas›na yü- Roma

(8)

f.photographer

rüyoruz, hepimiz yol kenar›ndaki banklara oturarak ya da uzana- rak dinleniyoruz, zaman zaman her birimizin yaln›z kalmaya ihti- yac› oluyor. Hepimiz yemek yiyor, geziyor ve flehri yafl›yoruz.

Ayn› benim foto¤raflad›¤›m sokaktaki yaln›z adam gibi…

‹stanbul’un Anadolu yakas›na da geçip orada da foto¤raf çek- me flans›n›z oldu mu?

Evet, Anadolu yakas›nda da bulundum ve orada da foto¤raf çek- tim ve eminim ki Avrupa yakas› ile Anadolu yakas›nda çekti¤im foto¤raflar aras›ndaki fark› siz bile göremeyeceksiniz. Çünkü ora- daki insan kavram› da benim için ayn›yd›.

‹stanbul’u di¤er Avrupa flehirleri ile karfl›laflt›rd›¤›n›zda or- tak neler buluyorsunuz? En çok ilginizi çeken ne oldu?

Asl›nda ‹stanbul bafll› bafl›na kendi özellikleri olan bir kent. Ke- sinlikle di¤er flehirlere benzemiyor. Elbetteki bo¤az›yla, Haliç ile, Anadolu ve Avrupa yakas›n› birbirine ba¤layan köprüsü ile, tari- hi ve kültürü ile ‹stanbul di¤er flehirlerden çok farkl› bir konum- da. Trafik, ulafl›m, yönetim flekli gibi detaylardan bahsedersek o zaman elbette ki Avrupa flehirleri ile benzerlikler gösteriyor. ‹s- tanbul 24 saat yaflayan bir kent; herkes barlarda, restoranlarda e¤- leniyor. Özellikle Türk yemekleriniz çok güzel. Yemek demiflken bence ‹stanbul’un en güzel taraf›, özellikle Avrupa kentlerinden farkl› olarak pizza d›fl›nda birçok yemek seçene¤inin her yerde bulunabiliyor olmas›. Birçok kentte bunu bulman›z o kadar kolay olmuyor. Tüm Avrupa kentlerini ziyaretim boyunca pizzan›n d›- fl›nda bir fley yiyebildi¤im için çok flansl›y›m.

Ayr›ca, flimdiye kadar bulundu¤um hiçbir kentte, ‹stanbul’da his- setti¤im kadar güvende hissetmedim. Kentte kimden yard›m iste- seniz herkes yard›m›n›za kofluyor. Biz Frans›zlar’›n, bu konuda sizden çok ders almam›z gerekiyor. Türklerin yard›mseverli¤ini zaten duymufltum, ama özellikle otobüsteyken karfl›laflt›¤›m bir

olay beni çok flafl›rtt›. Otobüste bir k›z oturuyordu, ard›ndan yafll›

bir amca otobüse bindi ve hemen k›z yerinden kalk›p ona yer ver- di. Tamam belki bu çok farkl› bir davran›fl olmayabilir, ama en güzel taraf› ise hemen yafll› amcan›n ard›ndan binen hamile kad›- na da yafll› amca yer verdi. Bence bu, Türk insan›n ne kadar yar- d›msever oldu¤unu çok güzel anlat›yor.

‹stanbul’a gelmeden önce beklentileriniz var m›yd›, yaflad›¤›- n›zda neler buldunuz bu kentte?

Ben daha önce gezip görmedi¤im bir yere giderken bir beklenti ile gitmek yerine heyecanla gidiyorum. ‹stanbul’a gelirken de hiç- bir beklentim yoktu. Ama burada geçirdi¤im zaman›n ard›ndan ve

‹stanbul’u foto¤raflad›ktan sonra bir fley fark ettim. Sizler, bu ül- kede ve bu kentte yaflamaktan mutlusunuz ve bunun için de bin- lerce sebebiniz var bunu görebiliyorum.

Bu projeyi nas›l de¤erlendirmeyi düflünüyorsunuz?

Bu proje benim için çok önemli çünkü 20 farkl› ülkeyi gezmek ve foto¤raflamak çok kolay bir süreç de¤il ve flu an hayat›m› tama- men bu projeye odaklad›m. Art›k benim özel hayat›m da, iflim de bu proje. Bu, benim hayat›mda bir dönüm noktas›yd›. Bu yüzden de bu projenin baflar›l› olmas›n› istiyorum. Varflova’da foto¤rafla- r›m›n baz›lar›n› satt›m, bir avukatl›k bürosu foto¤raflar›m› deko- rasyon olarak kullanmak için sat›n ald›.

Bunun d›fl›nda farkl› projeler için ve farkl› ülkelerde sergiler açaca¤›m. ‹stanbul için de 2010 kültür baflkenti etkinliklerinde yer alabilmeyi planl›yorum. Bunun için de giriflimlere Frans›z konsoloslu¤u ile birlikte bafllamay› düflünüyoruz. Ayn› flekilde May›s ay›nda Sofya Belediyesi’nin talebi üzerine bu foto¤rafla- r› sergilemeyi düflünüyoruz ve 2011 y›l› kültür baflkenti olacak olan Estonya’n›n baflkenti Tallinn ile de bir proje yürütmeyi düflünüyoruz.

‹zlanda

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :