Kemal Köprülü. Lider Yetifltiren Genç Lider: Kat l mc demokrasi ve toplumsal. içimizdekil DER

Tam metin

(1)

K

at›l›mc› demokrasi ve toplumsal hareketlerin ortaya ç›kard›€› sivil toplum kurulufllar›, Türkiye'de gitgide daha profesyonel bir yönetim yap›s›na sahip olmaya bafll›yor. Bu yap› içinde hem gönül- lülük hem de profesyonellik iç içe iflliyor. Bu süreçte söz konusu olan liderlik yeni biny›lda bize yol gösterecek olan "hizmetkar liderlik" kavram›yla örtüflüyor.

"Kendine hizmet eden liderler" devri kapan›yor. Art›k kendi ç›karlar›n›n peflinde koflan liderlerin baflar› flans› kalmad›.

Bugünün ve gelece€in gerçek liderleri için takipçilerine hizmet etmek en önemli hedef haline geliyor. Bugün ve gelecekte baflar›n›n kap›lar› "hizmetkar liderler" için aç›lacak.

Kemal Köprülü özgün, Türkiye'de az rast- lanan bir lider. Ar› Hareketi'nin

kuruluflundan itibaren kendini ön plana ç›kartmak yerine, son derece mütevaz› bir

yap›s›yla, yap›lan iflin önderlerine liderli€i devretmesiyle dikkatimizi çekiyor. Bazen grubu taraf›ndan daha fazla medyada görülmesi, yumru€unu masaya vurmas›

talepleri olmuyor de€il. Ancak O, son derece uzun dönemli görüflü ile "liderler yetifltiren lider" olmay› bilinçli olarak seçiyor. Yirmili yafllardaki gençlerin önünü aç›yor.

Sahiplendikleri projelerde Gençleri Bas›n ile tan›flt›r›yor, gerçek baflar›n›n bu projeleri gerçeklefltirenler oldu€unu aç›kça söylüyor.

Bununla gurur duyuyor. Yak›n›ndaki "lider potansiyeli" olanlara destek veriyor, onlar›

dinliyor, birlikte hareket ediyor.

Kemal Köprülü ile söyleflimde Türkiye'nin yak›n siyasi geçmifli ad›na üzüldüm. Y›llarca Baflbakanl›k yapm›fl "liderlerde" bu bak›fl olsayd›, Türkiye bugün nerelerde olurdu diye ister istemez akl›mdan geçti. Çevresine hizmet ederek, önderlik ederek yeni liderler

yetifltiren Kemal Köprülü'yü sizlere de tan›tmak istedik.

Yeflim Toduk Akifl: Geçmiflten bugüne bakt›€›n›zda, liderlik özelliklerinizi nas›l edindi€iniz ve bu özelliklerinizden ne flekilde yararland›€›n›z konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Kemal Köprülü: 1963 y›l›nda Ankara’da do€dum, ancak babam›n tayini dolay›s›yla 1965 senesinde Amerika’ya gittik. 1965’ten 1984’e kadar, 19 y›l Amerika’da kald›m.

Dolay›s›yla bütün çocukluk dönemimi ve e€itim sürecimi orada geçirdim. Böyle bir durumda, Amerikan e€itiminin verdi€i bir- tak›m kazan›mlar› elde ediyorsunuz.

Oradaki e€itimin ana amac› bir fleyleri ezber- letmek de€il, tamam›yla kiflinin özgüvenini kazanmas› üzerine kurulu bir sistem.

Özgüven çok önemli, kendinize güvenmeniz

içimizdeki L‹DER

CEO’s/ 2004/ Say›: 13 Doç. Dr.

Yeflim Toduk Akifl

Lider Yetifltiren Genç Lider:

Kemal Köprülü

Kemal Köprülü , ARI Hareketiyle dikkatleri üzerine çeken idealist ve genç bir lider. Yeflim Toduk Akifl, kariyerini ve gelece¤ini Türkiye’de yeni bir oluflumun filizlenmesine adam›fl bu

genç adamla hedeflerini ve liderlik özelliklerini tart›fl›yor.

(2)

laz›m. Karfl› taraf› ikna etmek veya yön- lendirmek gibi bir kabiliyetiniz ancak kendi- nize güvenirseniz olabilir. Kendinize güveniniz yoksa veya azsa, o zaman karfl›

taraf sizi deflifre eder ve ona göre davran›r.

Amerika’da bunu ö€rendim. Çok farkl›

kavramlar› insanlara enjekte etmeye çal›fl›yorlar. Bir taraftan bilgi, di€er taraftan da spor çok önemli. Bu da, Türkiye ile Amerika aras›ndaki di€er bir fark. Spor onlar›n sisteminde en önemli unsurlardan bir tanesi, mutlaka kolektif bir sporda yer almak gerekiyor. Ben de amerikan futbolu ve basketbol oynad›m.

Amerikan futbolu ne verdi size?

‹nan›lmaz bir disiplin kazand›rd›. Sahada 22 kifli yer al›yor ve ciddi bir mücadele var.

Disiplin içerisinde hareket edilirse baflar›l›

olunur. Herkes istedi€i gibi hareket edemez;

di€er 21 kifliyi düflünmek zorundad›r.

Sadece spor yapmak de€il, onun öncesinde de haz›rlanmak laz›m ve belki aylarca çal›flman›z gerekebilir. Ayn› zamanda da strateji kurabilmek çok önemli bir unsur.

Tüm bunlar›n yan› s›ra o tür sporlar insan›

dinç tutuyor.

O dönemde tam bir Amerikal› gibi mi, yoksa Türk olan bir Amerikal› gibi miydiniz sizce?

Bizim ev tamamen Türk evi gibiydi. Babam büyükelçilikte çal›fl›yordu ve annem de Hürriyet gazetesinin Beyaz Saray

muhabiriydi. Dolay›s›yla bizim eve hep Türk diplomatlar, siyasetçiler, Türk baflbakanlar›

geldi. Babam›n diplomat, annemin de gazeteci olmas› benim için flans oldu.

Çocuklu€unuzda politik tart›flmalara ilginiz var m›yd›?

Evet, ilgiliydim. Washington’da yafl›yorduk ve biliyorsunuz oras› Amerikan siyasetinin merkezi. Ailemin iflin içinde olmas› sebe- biyle, yaln›zca Türk diplomat ve siyasetçiler- den de€il, Amerikal› siyasetçilerden de poli- tikaya dair çok farkl› bilgiler alabiliyorduk.

Bütün bunlar›n sonucunda, büyürken flöyle bir hayalim olufltu: Kongre veya Beyaz Saray’a bak›yorsunuz, birçok Ermeni veya Rum var ama bir tane bile Türk yok. Bunun üzerine bende de, “Acaba bu ifle soyunsam m›?” fleklinde bir düflünce olufltu. Hatta 18- 19 yafl›ndayken, kongrede iki yaz tam mesai staj yapt›m. Zaten Amerika’da o da var; yaz aylar› sizin için bir e€itimdir, gidiyorsunuz bir yerde staj yap›yorsunuz. Yaz aylar›n› her sene farkl› de€erlendirirsiniz. O farkl› ve biraz da flansl› bir dönemdi benim için, çünkü iki yaz boyunca beraber çal›flt›€›m

milletvekilleri önemli insanlard› ve çok önemli görevleri vard›.

Üniversitede ne okunuz?

‹flletme okudum. O dönemde,

matemati€imin ve analiti€imin de iyi olmas›

sebebiyle iflletme, finans yolunda ilerlemem daha do€ru olur gibi göründü. Ayr›ca 21 yafl›nda hayat›n›z› nas›l kazanaca€›n›z› da düflünmeye bafll›yorsunuz. Tamamen o do€rultuda yürüdüm ve pazarlama ile

ekonomi okudum. Sonra 1984’te Türkiye’ye döndüm ve City Bank’e girdim, yani okulun verdi€i yön benim için önemliydi.

Politika o dönemde de önemli miydi?

Her zaman. Benim kütüphanem siyasi kitap- lar bak›m›ndan zengindir mesela. Bir sürü siyasi kimli€in hayat hikayelerini okudum, dünya siyasetine dair bir sürü kitab›m var.

City Bank’e girdiniz ve hedefiniz önemli bir bankac› olmakt›. Kaç y›l sürdü, ne

baflard›n›z ve ne baflaramad›n›z?

Asl›nda benim için biraz flans, biraz da flans›zl›k oldu. 1984-85’li dönemler,

bankac›l›k sektörü için çok hareketliydi. Ben de çok genç yaflta, 21 yafl›nda, City Bank’e girdim. O dönemde City Bank yüksek lisans›

olmayanlar› alm›yordu ve bu kural› ilk ben- imle k›rd›lar. Atina’ya e€itim için gönderil- dim. Dönüflte Müflteri ‹liflkileri Yöneticisi olarak çal›flmaya bafllad›m ve iflimi çok sevdim. olmal›d›r.

4,5 y›l City Bank’te, 8,5 y›l Interbank’ta,

toplam 13 y›l bankac›l›k sektöründe çal›flt›m. En son olarak Interbank’ta Genel Müdür Yard›mc›s›yken, 1997 y›l›nda bu ifli b›rakt›m.

Halbuki 1997 y›l›nda Türkiye’de bankac›l›k hâlâ önemliydi?

Bu iflin içine erken yaflta girmenin ve bunca süreyi çok yo€un çal›flarak geçirmenin deza- vantaj›n› yaflad›m.

Bankac›l›k sistemi asl›nda o dönemde bir transformasyon geçiriyordu. Bankac›l›k sek- törü, 1994 krizi ile bafllayan ve baz›

CEO’s/ 2004 /Say›: 13

(3)

içimizdeki L‹DER

bankalar›n batmas› veya ciddi problemlere sürüklenmesiyle sonuçlanan bir dönem yaflamaktayd›. Dolay›s›yla bankac›l›k sek- törü 1994’ten itibaren bir düflüfle geçti.

Esas›nda bankac›l›€›n o anlamda çökece€i biliniyordu ama söze dökülmüyordu.

Ayr›lma sebebi bu muydu?

Cavit Ça€lar’›n 1996’da bankay› sat›n almas›

beni çok demotive etti. Cavit Ça€lar’›n yönetim tarz›, Mehmet Emin Karamehmet tarz›n›n tamamen z›dd›yd›. Mehmet Emin Karamehmet’in tarz› afla€›dan yukar›ya bir yönetim anlay›fl›, sistemin kurulmas› ve yukar›da yaln›zca bir kontrol

mekanizmas›n›n bulunmas› üzerine kuru- luydu. Cavit Bey ise yukar›dan afla€›ya tali- matlarla yönetilecek bu banka, dedi. Benim anlay›fl›ma tamamen ters; bizim o seviye- lerde, o sorumluluk alt›nda bulunup yaln›zca imza atmam›z uygun de€ildi.

Bankac›l›k sisteminin çökmesinin ana sebebi bu tarz insanlar ve sistemlerin daha da yayg›nlaflmas›d›r. Biz bunu çok önceden öngörüyorduk. Ama iflin içinde olunca ne zaman olacak, nas›l olacak tahmin

edilemiyor. Bu çöküflün sonucunda sektör çok küçüldü. 1999-2002 aras›nda neredeyse 50 bin kifli iflten at›ld›. Birçok arkadafl›m›z zor durumda kald›.

Kemal Köprülü ne yapt› o dönemde?

Ben ARI’n›n kurucu üyelerindendim ve bankac›l›€›n yan›nda gönüllü olarak zaten ARI Hareketi’nin içindeydim. 1997 senesi ARI’n›n çok önemli bir dönemi, bir k›r›lma y›l›yd› ve ANAP’la iliflkimizi bitirme aflamas›na gelmifltik. ARI, ANAP’tan ayr›l›nca yok olur gibi iddialar vard›.

Halbuki öyle bir fley yoktu, biz tamamen ba€›ms›z bir gruptuk.

Bankadaki arkadafllar›n›za ve ekibinize bu ayr›l›€›n›z› nas›l duyurdunuz? Onlara nas›l veda ettiniz?

Hem sektörde hem de bankada kötü bir gidiflat vard›. Yak›n arkadafllar›m veya ekibim için bir fley yapabilmem mümkün de€ildi. Cavit Bey bankay› ald›ktan üç ay sonra ayr›lmaya karar verdim ama bu süreç sekiz ay sürdü. Ben ve di€er herkes göre- biliyordu olan biteni, ancak insanlar› motive

edici birtak›m hareketler yap›ld›, maafllarda art›fl oldu vs. Maddiyat maneviyat›n üzerine geçti.

En son dönemlerde size kaç kifli ba€l›yd›?

25 flube ba€l›yd›. Ofiste ise her zaman 10- 15 kifli vard›.

Onlara sorsak sizi nas›l bir yönetici diye tan›mlarlar?

Delegasyon; sorumluluk paylaflan, yetkiyi devreden ve bunu denetlemeye çal›flan bir insan olarak tan›mlarlar.

‹nsanlar› nas›l motive ederdiniz?

Sorumluluk ve yetki verirdim. ‹nsanlara hata pay› verirdim. Hata yapmak kötü bir fley de€ildir. Hata yapa yapa bir noktaya gelirsiniz.

‹letiflimiz nas›ld›? Odan›z mesela, kap›s›

aç›k m›d›r?

Bankada toplant›lar haricinde odam hep aç›kt›r. Herkes girip ç›kabilirdi.

Dedikodu mekanizmas› ifller miydi? Onu çözmek için bir fley düflündünüz mü?

Çözüm, daha fazla çal›flmak. Maalesef dedikodu her sektörde çok fazla yap›l›yor.

Dedikodu yapmay›, yaratmay› ve yaymay›

milletçe seviyoruz. Amerika’da böyle de€il, dedikodu yapmak için vakit veya enerji yok orada. Ben baz› fleyleri en son duyuyorum, çünkü vaktim yok dedikodular› dinlemek ve kovalamak için.

Sorunu olanlar size gelir miydi? Bireysel sorunlar mesela?

Herkes gelirdi ve insanlar› hep dinlerdim.

Çözüm konusunda ise çok genç yaflta çok fazla bir tecrübem olmad›€›ndan, yorum yapamad›€›m sorunlar da oluyordu. Ama duruma göre sadece dinleyebilirsiniz, teflvik etmeye çal›flabilirsiniz veya “Ben buraday›m, her zaman gelip bana anlatabilirsiniz”i vere- bilirsiniz.

Ofiste kendinizi ifl odakl› m› görürsünüz, yoksa insan odakl› m›?

‹kisinin aras›nda bir ba€lant› var, çünkü insan olmadan ifl olmuyor. ‹nsanlar› tatmin ve motive etmeniz laz›m. Biz Türkiye’de motivasyonu yukar›dan afla€›ya ö€renmeye çal›fl›yoruz, halbuki kendi kendini moti- vasyon gibi bir unsur var. Türkiye’de yok bu. Sürekli negatif olup barda€›n bofl taraf›n› görüyor insanlar. Ben bunu her zaman k›rmaya çal›flt›m.

CEO’s/ 2004/ Say›: 13

BÜYÜRKEN fiÖYLE B‹R HAYAL‹M OLUfiTU;

KONGRE VEYA BEYAZ SARAY’A BAKIYORSUNUZ, B‹RÇOK ERMEN‹ VEYA RUM VAR AMA B‹R TANE B‹LE TÜRK YOK. BUNUN ÜZER‹NE BENDE DE “ACABA BU ‹fiE SOYUNSAM MI?” fiEKL‹NDE B‹R DÜfiÜNCE OLUfiTU. HATTA 18-19 YAfiINDAYKEN

KONGREDE ‹K‹ YAZ TAM STAJ YAPTIM.

(4)

içimizdeki L‹DER

CEO’s/ 2004/ Say›: 13

‹nsanlar güvenir mi size? Nas›l sa€lars›n›z bu güven ortam›n›?

San›yorum bir birikim bu. Bunun yan›nda süreklilik, pes etmeme, b›kmama var. Yani Türkiye’de birçok ifl çok k›sa vadeli giriflimler fleklinde. O giriflimlerden sonra insanlar hemen demotive olur, bir fleyler yapmamaya bafllar, sonras›nda ise genelde pasifize olur ve da€›l›r.

Ben insanlara güvendi€imi hissettiririm.

‹nanmak, güvenmek istedi€im insanlara hemen sorumluluk verir ve performans›n›

ölçmeye çal›fl›r›m.

Kaç üyesi var ARI Hareketi’nin? Bu üyeler aktif mi?

Binin üzerinde üyemiz ve yüksek bir kat›l›m oran›m›z var. Bir de üye d›fl›nda maddi manevi destek veren çok ciddi bir sempatizan toplulu€umuz mevcut.

ARI Hareketi’nin en büyük iddias› nedir?

Türkiye’de yeni bir anlay›fl yerlefltirmeye çal›fl›yor ve buna Yeni Toplumsal Anlay›fl diyoruz. Yeni Toplumsal Anlay›fl içerisinde kat›l›mc› demokrasinin en önemli unsur oldu€unu, sivil toplumun itici güç oldu€unu, bireyin kat›l›m›n›n çok önemli oldu€unu anlatmaya çal›fl›yoruz.

Küreselleflmek gibi bir olgu var günümüzde. Türkiye e€er kendine güvenirse bu olgunun içerisinde en iyi flekilde var olabilir. Burada yine özgüven unsurunu bulacaks›n›z.Bizim gençlerimizde çok yüksek bir özgüven var. Kendilerine güvenebildikleri için her fleyi çok rahat yapabiliyorlar. Mesela, Genç Net’in ilk tohumlar› 1999 y›l›nda at›ld›. Bafllang›çta daha yafll› kesim olarak biz vard›k. Birtak›m fikirler ortaya ç›kard›k, maddi imkanlar sa€lad›k… Bu sene beflincisini gerçek- lefltirdi€imiz bu projenin tamam›n›, bugün 18-25 yafl aras› gençler hayata geçirdi.

1994 senesinden bu yana vizyon ve bak›fl›n›z de€iflti mi?

Çok de€iflti. ‹lk kuruldu€umuzda topluma ulaflmam›z söz konusu de€ildi. Kimse bizi tan›m›yordu; konuflsak bile dinleyecek insan yoktu, bas›na ç›kma gücümüz mevcut de€ildi. 1994 y›l›nda ANAP’la iflbirli€imiz olufltuktan sonra, bunu ANAP vas›tas›yla gerçeklefltirmeyi denedik. Bütün proje ve fikirlerimizi ANAP yoluyla tan›tmaya çal›flt›k; onlar topluma tafl›rlar diye ümit ettik. Olmad› ama önemli de€il. 3,5 senelik bir tecrübemiz oldu ve sistemi ö€rendik, siyasetin nas›l iflledi€ini ya da ifllemedi€ini gördük.

Kaç üyesi var ARI Hareketi’nin? Bu üyeler aktif mi?

Binin üzerinde üyemiz ve yüksek bir kat›l›m oran›m›z var. Bir de üye d›fl›nda maddi manevi destek veren çok ciddi bir sempatizan toplulu€umuz mevcut.

ARI Hareketi kuruldu€unda ekip kaç kifliydi ve o ekip hâlâ devam ediyor mu?

8-10 kifliydik. Herkesin devam etmesi mümkün de€il ama on senedir beraber yürüdü€ümüz arkadafllar›m›z hâlâ var.

O kiflilerin devam etmesinde sizin etkiniz oldu mu?

Bu bir etkileflim; hepimiz birbirimizden etk- ileniyoruz. Yap›lan ifllerden, gençlerin iradesinden, özgüveninden, disiplininden, olaylara bak›fllar›ndan motive oluyoruz. Bu kurum esas›nda toplum liderleri yaratmaya çal›fl›yor. Bizim sa€lad›€›m›z bu

kazan›mlar›, felsefelerimizi, bu ilke ve de€erlerimizi kendi bulundu€u ortamlarda yayacak liderler yaratmak amac›m›z. Her ARI Hareketi üyesi nerede bulunursa bulunsun bizim felsefemizi yaymaya çal›fl›r.

Bir insan dokuzdan alt›ya rutin bir iflte çal›fl›yorsa, ifli gücü dolay›s›yla geriden takip etmek zorunda kald›€› gündelik, siyasal, ekonomik veya toplumsal geliflmeleri izlemesini sa€l›yor. Bir ARI Hareketi üyesi dünyada ne oldu€unu çok iyi biliyor. Dünyan›n birçok yerinde üyele- rimiz var. K›sacas›, buras› insan›n perspek- tifini geniflletiyor.

Uluslararas› gruplarla ba€lant›lar var m›?

Avrupa Birli€i Komisyonu ile fon bulma aç›s›ndan ba€lant›lar›m›z, ayr›ca de€iflim programlar›m›z var. Amerika ve Avrupa’da partnerlerimiz mevcut. Her sene güvenlik konferanslar›m›z olur; Avrupa ve

Amerika’dan farkl› kurumlar gelir, beraber gerçeklefltiririz. Çal›flt›€›m›z kurumlar

dünyan›n en iyi kurumlar› ve bize çok güveniyorlar.

Vizyonun netleflmesi son 2-3 senede mi oldu?

1998 y›l›ndan itibaren çok geliflti. 1997’de biz Genç Ar›’y›, uluslararas› iliflkiler birimi- mizi kurduk. Bu 6 sene içerisinde, ARI Hareketi uluslararas› alanda yüksek bir itibara sahip oldu. Do€rudan veya dolayl›

olarak, dünyada giremeyece€imiz hiçbir kap› yok art›k.

Yapmak istedi€iniz ama yapamad›€›n›z neler var?

Genelde maddi engeller yüzünden yapmak istedi€imiz ama yapamad›€›m›z birçok fley oldu. Ciromuz 750 bin dolar civar›nda; az parayla çok ifl yapt›€›m›z› düflünüyoruz ama paran›n az olmas›, yapabilecekken daha fazla ifl yapmam›z› da engelliyor.

Baz› kurumlar Türkiye’de bir iki ifladam›

veya yüksek miktarlarda ba€›fl yapan insan- larla yürüyor. Ama zamanla isimleri o kifliyle an›lmaya bafll›yor. Bizde böyle bir fley olmad›. Hep düflük rakamlarla yürüttük ifllerimizi, hatta sponsorlar›m›zda bile buna dikkat ettik.

Burada kaç kifli çal›fl›yor?

Bu ofiste tam zamanl› çal›flan 20 arkadafl›m›z var; 2 kifli de Ankara’da.

Washington ve Brüksel’de de birer

arkadafl›m›z mevcut; her ikisi de 26 yafl›nda ve Washington’da ARI Foundation,

Brüksel’de ise derne€imizin flubesi olan ARI Avrupa’n›n bafl›ndalar.

Kurumun amac› gençlerin önünü açmak.

Gençlerin önünü açarken siz o görevleri kapat›rsan›z onlar›n önü aç›lmaz.

Türkiye’deki bütün kesimlere, kurumlara, sivil topluma bakt›€›n›z zaman gençlerin önü kapal›; özellikle siyasette gençlere ve kad›nlara yer yok. Burada ise çok farkl›, daha ziyade gençler çal›fl›yor. Bizim yöne- tim kurulumuz 17 kifli ve yafl ortalamas› 30.

Eskiden daha yafll›lar olarak biz gençlere maddi konularda destek verirdik ama art›k gençler bunu da ö€rendiler. Hatta daha da baflar›l›lar, çünkü onlar projeyi anlat›rken daha heyecanl›, daha yaflayarak anlat›yorlar.

‹nsanlar vakit ay›r›p bizim projelerimizi dinleyince çok be€eniyor.

Televizyonda projelerimizi çok fazla anlata- mad›k, çünkü onlar›n arkas›nda çok büyük sponsorlar ve fonlar olmas› gerekiyor. Bir reklam ajans›yla da çal›flm›yor ve kendi içimizde hallediyoruz, çünkü bunun için ay›rabilece€imiz bir para yok. Dolay›s›yla

‹NSANLARLA NET VE AÇIK KONUfiMAK LAZIM K‹, KARfiINIZDAK‹ K‹fi‹ ZAAFINI B‹LS‹N VE GEL‹fiT‹RS‹N. BUNU

YAPMAYARAK O ‹NSANIN GEL‹fiMES‹NE ENGEL OLUYOR

VE ONA EN BÜYÜK

KÖTÜLÜÚÜ YAPIYORSUNUZ.

(5)

tan›t›m aya€›m›z biraz zay›f. Yine de inanc›m›z flu ki, ARI Hareketi Türkiye’de gitgide daha genifl bir flekilde yerini alacak ve gördü€ümüz takdir önümüzdeki 3-5 sene içerisinde daha da artacak.

Türkiye’ye gerçek bir Genç Parti laz›m.

Dolay›s›yla Türkiye’de önümüzdeki y›llarda gençlik ve kad›nlar› ön plana ç›karan bir oluflum olur ve iyi örgütlenirse, iktidara gelir.

Siz böyle bir fleye liderlik etmeyi veya içinde bulunmay› düflünür müsünüz?

Bu kurumumuzun do€al bir iste€i. Biz zaten gençleri ve kad›nlar› öne ç›karmaya çal›fl›yoruz. Buradaki gençlik ve kad›n kat›l›m oran› Türkiye’deki oranlar›n belki de en üst noktas›ndad›r.

Sizin için liderlik nedir?

Tamamen sizinle birlikte hareket eden insan toplulu€unun üretimine, motivasy- onuna, özgüvenine katk›da bulunup, o oranlar› ne kadar art›r›rsan›z, o insanlar› ne kadar ifllerin içine dahil edip önlerini aça- bilirseniz, liderlik budur. ‹nsanlar›n önünü açmayan kifliler lider de€ildir. Biz bunu burada uyguluyoruz ve bu kültürde yetiflenler de bunu ö€reniyorlar. Lider tek bafl›na ve kendi için hareket ediyorsa, genel baflkan veya kurumun bafl› olabilir ama lider de€ildir.

Sizin için “özü sözü bir” diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Bu konuda çok elefltiri al›yorum.

Her zaman çok direkt ve a盀›md›r; hisset- tiklerimi, düflündüklerimi do€rudan söy- lerim. Dolayl› söylemek, alttan almak, arkadan söylemek benim için do€ru fleyler de€il. Benim bu konuda de€iflme iste€im de yok.

‹nsanlarla net ve aç›k konuflmak laz›m ki karfl›n›zdaki kifli zaaf›n› iyi bilsin ve gelifltirsin. Bunu yapmayarak, o insan›n geliflmesine engel oluyor ve ona en büyük kötülü€ü yap›yoruz. Burada da bunu uygu- luyor ve kiflilerin geliflimlerine katk›da bulunuyoruz.

Yapamayaca€›n›z fleylere söz verir misiniz?

‹letiflim kanal›n›z aç›k m›d›r?

Bir fley söylüyorsam, akl›mda onunla ilgili bir model veya yöntem vard›r. Tamamen afaki, afl›r› hayal, kimsenin ulaflamayaca€›

bir hedef asla koymam. Hedef koydu€unuz zaman, orta ve uzun vadeli hedefler koydu€unuz zaman, onlar›n önemli bir bölümüne, en az›ndan %50’sinden fazlas›na ulaflabilmeniz laz›m. Yüksek bir oran olmal›

ki bu iç motivasyonu sa€las›n ve sürekli bir süreç ifllesin. Aksi takdirde insanlar neden buraday›z diye sormaya bafllar.

Aktif üyelerimiz bizim hedeflerimizle para- leldir; hangi unsur neyi etkiliyor, onlardan nas›l sinerji sa€lan›yor, k›saca neyi neden yapt›€›m›z› anlarlar, bilirler.

Mütevaz›l›€›n›z nereden geliyor?

Hep böyleydim. “Ben” de€il “biz” demeye çal›fl›yorum her zaman. Gerçi bu konuda da arka planda kald›€›ma dair çok elefltiri al›yorum ama yine de böyle bir fley yapm›yorum. Mesela, son üç y›ld›r medya iliflkilerimizde k›r›lma oldu. Medya her konuda baflkan ç›ks›n ister, ama son dönemde önemli bir karar ald›k ve söz konusu ifllerle ilgili genç arkadafllar›m›z›

ortaya ç›kard›k. Bu kurumda flu anda tele- vizyon veya gazetelere ç›kan, toplum önünde olan yirmi arkadafl›m›z var. Kolektif biçim, ekip çal›flmas›, gençler, kad›nlar diyoruz; bir tek lider de€il, toplum liderleri diyoruz… Yaln›zca benim medya önüne

ç›kmam bu felsefemize çok ayk›r›.

Türkiye’de bu nas›l alg›lan›yor?

Bu konuda çok elefltiri al›yorum ama zaten biz ortaday›z. Türkiye’de art›k birçok insan, medya, devlet, sivil toplum, d›fl dünya ARI Hareketi’ni takip ediyor

Sivil toplumda sizin gibi etkili olabilecek kaç yer vard›r?

Bizim ba€lant›da oldu€umuz etkili örgütler var ama herhalde yirmiyi geçmez bu rakam.

Söyledi€im nedenlerden dolay› birçok yerde insanlar sivil toplumu bir hobi, zaman geçirmek için bir yer gibi görüyorlar.

Günümüzde en büyük aile flirketlerinde bafl› bulmak ve yürütmekte ciddi sorunlar yaflan›yor. Sizin de tek liderden çoklu lidere do€ru model ve kat›l›mc›l›€a teflvik edici bir anlay›fl›n›z var. Bununla ilgili bir fley yazd›n›z m›?

‹fl dünyas›na yans›tmad›k ama sivil toplum anlam›nda dergilerde ç›kt›.

CEO’s/ 2003 /Say›: 13

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :