YETİŞKİN PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARI I
Fulya AKGÜL GÖK
ŞİZOFRENİ
Şizofreni; bireyin, duygu, düşünce ve
davranışlarında değişikliklere neden olan ve bu durumun bireyin hem kendi yaşamını
hem de çevresindeki bireylerin yaşamını
büyük ölçüde etkilediği ruhsal bir hastalıktır (Çam ve Dülgerler, 2006; Lee ve ark., 2005;
Öztürk ve Uluşahin, 2011).
Şizofreni hastalığının nedeni tam olarak bilinmemesine rağmen şizofreni,biyolojik yatkınlık ve bireyin maruz kaldığı çevresel etkenlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan bir ruhsal hastalık olarak bilinmektedir.
Başka bir ifadeyle şizofreni, gelişimin ilk dönemlerindeki çevresel stresörler ve
genetik yatkınlığın bir sonucu olarak
ortaya çıkmaktadır.
Yaşamın ilerleyen dönemlerindeki çevresel faktörler, ya beyne zarar verrmekte ve
böylece şizofreni riskini artırmakta; ya da genetik ya da nöro-gelişimsel
bozuklukların dışavurumunu azaltmakta ve böylece şizofreni riskini azaltmaktadır.
Her ne kadar şizofreni hastalığının nedeni tam olarak bilinmese de klinisyenler ve
araştırmacılar son dönemde –stres-
yatkınlık- modeline ağırlık vermektedir.
Bu modele göre bireyin hastalığa yatkınlığı olabilmekte ve stresli çevre koşulları hastalık semptomlarının gelişmesine neden
olabilmektedir. Biyolojik unsurlar, genetik etkenler, beyin yapısındaki farklılaşma ve değişikliklerdir (Upadhyay, 2015; Kültür ve ark., 2007).
Köroğlu (2001) çok boyutlu bir hastalık olan şizofreninin, ortaya çıkma nedenin çeşitlilik
gösterdiğini belirtmiş ve şizofreni ile ilişkili bazı faktörleri şu şekilde sıralamıştır;
Nörofizyolojik değişiklikler,
Nörokimyasal değişiklikler,
Beyindeki yapısal değişiklikler,
Endokrin faktörler,
Genetik faktörler,
İmmün ve viral faktörler.
Şizofrenide semptomlar, negatif ve pozitif olarak ele alınmaktadır. Pozitif semptomlar, sanrı,
halüsinasyon, düşünce bozuklukları, tuhaf
davranışlar ve kişinin benlik algısındaki değişimi içermektedir. Negatif semptomlar ise sosyal geri çekilmeyi, depresyonu, motivasyonda azalmayı, duygulanım küntlüğünü, ilgisizliği, hayattan zevk almamayı ve dikkat dağınıklığını kapsamaktadır.
Bu semptomlar her ne kadar ilaçla düzenlenmeye çalışılsa da tamamen iyileşme gibi bir durum
mümkün olmamaktadır (Glynn, 2012; McCann ve Clancy, 1996).
Şizofreninin üç aşaması bulunmaktadır (Veague, 2007; akt. Kamal, 2013):
Ön belirti aşaması, akut ve rezidüel (tortu) aşama.
Ön belirti aşaması: Bu aşamada bireyin günlük rutinlerinde motivasyon kaybı ve kendine
yabancılaşma görülmektedir. Bu belirtiler genellikle erken çocukluk döneminde
gözlemlenir.
Akut aşama: Bu aşama bireyin
halüsinasyonlar görmeye başlaması ve kontrol dışı davranışlarda bulunması gibi psikotik semptomların başladığı evredir.
Bu aşamada hastalığın bütün etkileri
görülebilir.
Rezidüel aşama (tortu aşaması): Bu aşamada, hasta tedavi süreciyle birlikte daha stabil bir durum sergiler. Hasta psikotik belirtiler
göstermeyebilir ancak tuhaf davranışları
devam edebilir ve bilişsel işlevsizlik ve düşük enerji gibi negatif belirtiler gösterebilir.
Kaynakça
Akgül Gök, F. (2018). Şizofreni tanısı olan bireylerin ebeveynlerinin
yaşantılarının güçlendirme yaklaşımı çerçevesinde incelenmesi. Ankara Üniversitesi, Ankara.