• Sonuç bulunamadı

3-4

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "3-4"

Copied!
76
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

f İstanbul Tıp Sitesi Münasebetile. Y. Mimar Zeki Sayâr'N

— Başaran Apartmanı - Harbiye. Y. Mimar Muhittin Binan — İş Bankası Piyango Evi «Ankara». Y. Mimar Abidiıı Mortaş — İzmit Belediye ve Otel Binaları Mü- sabakası. 1 inci Mükâfat Y. Mimar H, K. Söylenıezoğlu, ve K. A. Aru — Porsuk Barajı (Eskişehir). Proje Müh.

Geiger — Mardin Şehri Kesin İmar Plânı. Y. Müh.

Mimar Nezihe ve Pertev Taııeı- — Sâdabat Su Te- sisleri. Dr. Saadi Nazım Nirven — «Utrecht» Belediye Tiyatrosu. Mimar W. M. Dudok — Mimar Marcel Breu- er'in İki Evi — Mihrab. Prof. Jean Saııvajet, Tercüme Eden Halûk Togay — Hıfzıssıhha Kanununun 250 nei Maddesine Göre Hazırlanan Meskenlerin Haiz Olacak- ları Sağlık Şartlarına Ait Talimat — Haberler Bibli-

y o g r a f i — Piyasa Cetveli. — J

Foto: Akademi

3-4

X I X inci Y ı l . 1 9 4 9 i s t a n b u l . F l a t ı 2 5 0 k u r u ş

(2)

Ç A T I T E N V İ R A T I N I Z İ Ç İ N

T E N V İ R A T M A S R A F I N I Z I K I S I N I Z

Her nevi oluklu saç ve asbest levhalara uyabilecek şekilde imal edilmekte olan 'Perspex' levhaları gayet yüksek ziya geçirme kabiliyetine malik olup sağlam, dayanıklı, ve çatıya tespiti çok basit ve kolaydır.

İ M P E R İ A L K E M İ K A L İ N D U S T R İ S ( T U R K E Y ) L İ M İ T E D İŞ BANKASI HANI, GALATA

İ S T A N B U L

(3)

«UNITEX» Sıva altı tecridi

«UNITEX» Sert

«UNILAC» fa- yans benzeri

«UNITEX» Çatı örtüsü

«UNITEX» Tecrit

«UNITEX» Dıvar kâğıdı altı tecridi

«UNITEX» Sert, kapılar için

«UNIXEX» Sert, mutfak dolapları için

«UNITEX» Sert

«UNILAC» Fa- yans benzeri

«TJNITEX» Mo- - bilyalar için

«UNITEX» Du- varlımı tecridi için

«UNITEX» Düz kapılar için Soİnişe Sağlamlık, {Temizlik De ^Rahatlık temin eder.

«UNITEX» Sert ve yarı - sert lev- halardan bölme

«UNITEX» levha- lar tavan tezyina- tı için

«UNITEX» Sıva altı tecridi

«UNITEX» Sert ve yarı-sert lev- halar tabiî renk- lerinde kullanıl- mış olarak

«UNITEX» Çatı altı tecridi

Türkiye Umumi Mümessili:

EGE PETROL T.A.O.

Taksim Cumhuriyet Caddesi No. 31

Telefon: 32007 (Taksim Belediye Bahçesi Karşısı) Telgraf: L A S M A - İstanbul

(4)

TÜRKİYE İMAR BANKASI

T. A. Ş .

Sermayesi : 1,500,000 T. L.

K U R U L U Ş U : 1928

M E V D U A T T A N : Vadelilere % G

Tasarrufa % 41

F A İ Z VERİR.

Yeni Postane arkasında, Aşiı- Efendi caddesi İmar Han No. 35/37.

TELGR.: TELF.: 24528

A N A D O L U

ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ Türkiyenin en büyük sigorta şirketi

Türkiye İş Bankası A. Ş. ve T. C. Ziraat Bankası Kurumu Sermaye ve ihtiyatı: 5.832.000. T. Lirası

20 sene zarfında tediye etmiş olduğu hasar tazminatı:

20 MİLYON TÜRK LİRASIDIR.

YANGIN HAYAT

NAKLİYAT KAZA

Sigortalarınız için en müsait şartları

«ANADOLU» da bulabilirsiniz. A N K A R A ŞUBESİ: Ulus Meydanı Koç Han, MUAMELÂT MERKEZİ: İstanbul Yeni Postane

karşısı Kredi han.

TELEFON: Müdür: 20531, Santral 24294/3/2 Türkiye İş Bankası ve T. C. Ziraat Bankası şube Kat: 2 No. 1 TELEFON: 10109

i İş Bankası ve T. C. Ziraat Bank;

Galata Bürosu: 43949 ve ajansları şirketin acenteleridir.

(5)

DUVAR VE DÖŞEME KAPLAMALARINIZIN GARANTİSİ İÇİN

M A R K A L I EN YÜKSEK K A L İ T E ÇİNİLERİ KULLANINIZ.

Uzun bir çalışma sonunda HOB Fabrikasının hususî çarklara tavsiye ettiği dört kenar ölçülerinde mili- metrenin onda biri kadar hata bulunmıyan

« K A L İ B R E » evsafta fayansları, bilhassa meraklı inşaat sahipleriyle Mimar ve Mühendislerimizin

dikkatine ehemmiyetle arzederiz.

BİNDİRME ve F U G A L I T A R Z için İDEALDİR.

Katalog ve nümuneierimizi isteyiniz:

N. Z A L O N İ S Telefon : 49331 Galata, Aslan Han, 4 / 7 Telgraf: Zalonis

AYDINLIK ELEKTRİK EVİ

HALİL İBRAHİM ERK

Elektrik Tesisat Müteahhidi

HER NEVİ ELEKTRİK, ELEKTRİK PROJE ve MALZEMESİ HESABATI TANZİMİ

Beyazıt Üniversite Cad. No. 15.

İstanbul.

Telgr: Aydınlık - İstanbul. Telef: 21125

Y E N İ S İ S T E M AĞIRLIKSIZ, İPSİZ O L A R A K

kullanılan

P E N C E R E M A K A R A L A R I

A V R U P A M A M U L Â T I K A P I ve P E N C E R E T A K I M L A R I G E L M İ Ş T İ R

D U R A L İ T

Cinsinden presli inşaat levhaları

K, M A L H A S

H I R D A V A T M A Ğ A Z A S I

TERSANE CADDESİ No. 19 Telefon : 41404

K A R renkli «SNOYVCRETE» markalı İngiliz beyaz çimentosu tedricî surette donmakta olup, mozaik, cephe ve sıva işlerinde tercih edilmektedir. Her renkte ve açık tonlarda sıva yapmağa imkân verir.

Buna ilâveten mukavemeti çok yüksek olup supersiman ayarındadır.

N. Z A L O N İ S Telefon : 49331 Galata, Aslan Han, 4 / 7 Telgraf: Zalonis

(6)

İLLER BANKASI

Kapital : 100.000.000.- T. L.

idare Merkezi: Ankara

1 — B A N K A İŞLEMLERİ : Banka Özel kanununun yetki verdiği bankacılık iş- lemlerini yapar.

Resmî dairelere kıymet mukabili te- minat mektubu verir.

2 — HARİTA, PLÂN ve ETÜDLER:

Köy, Kasaba ve şehirlerin imarları için ge- reken harita, plân, proje, keşif ve etüdleri yapar.

3 _ YAPI İŞLERİ: Özel idarelerle, Belediye ve Köy idarelerinin ve bu idare- lerin kuracakları birliklerin ve kurumların tesis ve yapılarını yapar.

4 _ FENNİ NEZARET ve DENET- LEME: Bankadan alınan kredilerle girişi- len işlerin fennî nezaret ve denetlemesini üzerine alır.

5 — MAKİNE ve ÂLETLER TEMİNİ Yukarıda yazılı İdare ve Kurumlarca maki- ne, âletler ve edevat, gereç ve eşyadan ts- min edebildiklerini satar veya kiralar.

6 — A R A Ç ve ORTAKLIK : Yuka- rıda yazılı işlere ait gerekli tesisleri doğru- dan doğruya veya ortaklık suretiyle vücude getirir.

7 — SİGORTA İŞLERİ : Bu idare ve Kurumların menkul ve gayri menkul mal- larını sigorta ettirir.

J

(7)

T Ü R K İ Y E G A R A N T İ B A N K A S I

Sermayesi: 2.500.000,— T.L.

Genel Merkezi: A N K A R A (Anafartalar Caddesi No. 97)

UMUM MÜDÜRLÜK — Telgraf Adresi: G A R U M

ŞUBELER — Telgraf Adresi: G A R A N B A N K TELEFONLAR:

Ankarada: 15208, 15536, 15543, 12951 ve S A N T R A L : 10610

ŞUBELER AJANSLAR

Ankara Merkezi Beykoz (İstanbul) İstanbul Kadıköy » İzmir Küçükpazar » Balıkesir Çemberlitaş » Zonguldak Kemeraltı (İzmir)

Hamamönü (Ankara)

— Her türlü Banka muameleleri yapar,

— Küçük Cari Hesaplara müsait faiz verir, ve çok zengin ikramiyeler dağıtır,

— Müşterilerine kasa kiralar (İstanbulda),

— Ticari hesaplara yüksek faiz verir,

— Devlet tahvili alım, satımında en uygun şartları teklif eder ve büyük kolaylıklar gösterir,

— En müsait şartlarla akreditif açar,

— Kambiyo ve sigorta emirlerini süratle yerine getirir,

— Yurt içinde ve dışında muhabirleri vardır.

Küçük Carî Hesaplara mahsus zengin ikramiyeli çekilişler :

12 AYDA . 12 ÇEKİLİŞ

Gişelerimiz: Saat 9 dan - 18 e kadar ve Cumartesi günleri 9 dan 12 ye kadar fasılasız açıktır.

T A F S İ L Â T GİŞELERİMİZDE

(8)

BÎNLEGCE n

£ W £ L . pLDOĞU ©ÎB

BUGÜN- 'DE B î T U M M A M U L A T İ SlSR^LOÎĞe

YERLE&d EBEDİ ÖMÜR

HEMÂTEKT

Saf bitumden mamul, çatı, taraça, cephe ve temellerde katiyyen su ve rutubet geçirmez en emniyetli

tecrit maddesidir.

Almanyadaki fabrikasının formüllerile imal etmekte olduğumuz H e m a t e k t tecrit maddesi, 15 senedenberi memleketimizde, Nafıa işlerile diğer bir çok resmî ve hususî müessesatm mühim tecrit iş-

lerinde ve vagon damlarında memnuniyetle kullanılmaktadır,

RECEP ÇETİNKAYA

Hematekt Kimyevî Fabrika Galata, Azapkapı Tersane

caddesi No. 261 Telgraf

Telefon Posta kutusu

Hemtaş 40215 1554

Galata

HEMATEKT

H a rt e n gelen en birinci tecrit maddeleri ayarında Türkiyedc imal edilen yegâne tecrit maddesidir.

HEMATEKT

Memleketimiz için bir varlıktır.

MUFASSAL MALUMAT İÇİN BROŞÜRÜMÜZÜ İSTEYİNİZ.

r H A Z N E D A R

T u ğ l a , i t t i Tuğlası. K i r e m i t F a l r i k a l a r ı m Kireç Ocakları L t d . Sir-

S E R M A Y E S İ : 1 0 0 . 0 0 0 T . L.

^ E n yüksek suhunet derecelerine mütehammil a t e ş t u ğ l a l a r ı

^ Memleketimizde fennî usuller ile çalışan y e g â n e ve birinci

fabrikadır.

% DELİKLİ VE DELİKSİZ VE PRESE İNŞAAT TUĞLALARI MARSİLYA TİPİ ve MAHYELİK

KİREMİT

SÜZMELİK ve SIVA KİRECİ

FABRİKA SATIŞ YERİ

tt j • j tlhami N. P a m i r Ticaretevi Haznedar Çiftliği civarında Osmanefendi Han No. S

Tel: 16 - 71 Eminönü Telgraf: Haznedar İstanbul Tel: 21612

(9)

G Ö L G E L İ K L E R İ N

R A N D I M A N L I S I D I R

O

Çürümez, Kırılmaz, Paslanmaz, Yanmaz, Boyanmaya İhtiyacı Y o k - tur, Bakıma, Muhtaç Değildir, Sinek Teline Lüzum Yoktur,

GÖZ KAMAŞT1RMIYAN DAĞILMIŞ HOŞ BİR Z İ Y A ve TAM RÜYET TEMİN EDER.

Türkiye Umum Mümessili EGE PETROL T.A.O.

Taksim, Cumhuriyet Caddesi No. 31

Telefon: 82007 Tel: L A S M A , İstanbul.

KALORİFER ve SIHHÎ TESİSAT EVİ ^

K u r u l u s u 1 8 9 5

TERMOSİFON Y E M E K O C A Ğ I H A V A G A Z I L A V A B O KALORİFER KAZANI E L E K T R İ K

B A N Y O R A D İ Y A T Ö R F İ L T R E M U S L U K S O B A L A R C İ H A Z L A R I MALZEME SATIŞI VE FENNÎ TESİSAT MÜTEAHHİTLİĞİ

«Autocrat» mazut yakıcı cihazları satış deposu İSTANBUL, Yeni Postane Caddesi No. 30

TELEFON: 21280

V , . V

(10)

L ' A R C H I T E C T E :

REVUE MENSUELLE D'ARCH ITECTURE D ' U R B A N I S M E et de D E C O R A T I O N Publiee par: Abidin Mortaş et Zekî Sayâr, Architectes

S O M M A I K E No. 3-4 — 1949

A propos de la çite de la Faculte de medeeine 49 Arch, Zeki Sayâr Utıe maison de rapport «Başaran» â Harbiye 51

Arch. Muhittin Binan Une maison de la loterie de la Banque d'Af-

faires â Ankara 54 Arch. Abidin Mortaş

Le concour d'Iiötel de la Municipalite d'İzmit 56 1 er prix architectes H. K. Söylemezoğlu et

K. Ahmet Aru

Le barrage «Porsuk» â Eskişehir 61 İng. Geiger

Le compte rendu du plan d'amenagement de la

ville de Mardin 66 İng-, Arch. Nezihe et Pertev Taner

Les installation d'eau â Sadabat 71 Dr. Saadi Nazım Niı-ven

Le theâtre de Municipalite «Utrecht» 81 Areh. W. M. Dudok

Deux maisons â l'architecte Marcel Breuer ... 85

Mihrab 89 Prof. Jean Sauvaget traduıt par l'arch.

Halûk Togay

Le reglement sur les conditions de sante des maisons d'habitation construites d'apres l'ar-

ticle 250 de la loi sanitaire 92

• Les nouvelles

• La bibliographie et le tableau des prix de ma- teriaux de construction

T H E A R C H I T E C T :

MONTHLY PUBLICATION ON ARCHITECTURE, C I T Y P L A N N I N G AND DECORATION Published by Abidin Mortaş and Zeki Sayâr, Arehitect.

C O N T E N T S No. 3-4 — 1949

— İstanbul Medieal center 49 Arch. Zeki Sayâr

— An apartment - Harbiye 51 Arch. Muhittin Binan

— İs Bank lotery house - Ankara • 54 Arch. Abidin Mortaş

— İzmit municipality building and Hotels 56 First price arch. H. K. Söylemezoğlu aııd

arch, K. A. Aru

— Porsuk Dam 61 Engineeı- Geiger

— City of Mardin Construction Plan 66 Arch. Nezihe and Pertev Taııer

— Sadabat Water works 71 Dr. Saadi Nazım Nirven

— «Utrecht» Municipality theatre 81 Arch. W. M. Dudok

— Two houses by Architect Breuer 85

— «Mihrap» in mosques 89 Prof. Jean Sauvaget Trans. by arch.

Halûk Togay

— Law number 250 relating to sanitary condi-

tions at houses 92

— News bulletin

— Prices and bibliography —

(11)

r ^

A U K Î T E K T

M İ M A R L I K ' Ş E H İ R C İ L İ K V E S Ü S L E M E S A N A T L A R I D E R G İ S İ İMTİYAZ SAHİBİ ; ZEKİ SAYÂR U. NEŞRİYAT MÜDÜRÜ, A B İ D İ N MORTAŞ

A D R E S : A N A D O L U H A N N O : 3 3 E M İ N Ö N Ü İ S T A N B U L T E L : 2 1 3 0 7 S A Y i : 2fl7 - 203 e S E R i : IV. • Y I L i 1 9 4 9 ^

M e s l e k P o l i t i k a s ı ;

İSTANBUL TIP SİTESİ MÜNASEBETİLE

Yazan: Zeki S A Y Â R

İstanbul Üniversitesi Tıp sitesi projelerinin tanzimi, bir mesele halini aldı. Bir taraftan Üniversite, kendine göre haklı gördüğü bazı sebeplerle, b u işi mutlaka yaban- cı bir mimar veya firmaya tanzim ettirmek istiyor. Diğer taraftan, bizler b ü y ü k bir mimarî manzume teşkil edecek enstitü binalarını, memleket mimarlarının yapmasını haklı olarak temine çalışıyoruz.

Üniversitenin, daha doğrusu, Tıp Fakültesi profesör- ler kurulunun, maalesef memleket mimarları hakkında gösterdikleri itimatsızlık yüzünden, projeleri yabancılara yaptırabilmek için, Üniversite ağır eksiltme şartları h a - hazırlamıştır. Bu şartlar, o kadar ağırdır ki, yirmi milyon Türk lirası maliyetinde bir hastane veya enstitü yapmamış olanlar, bu proje eksiltmesine! girememekte- dirler. Memleketimizde, bugüne kadar, esasen b u b ü y ü k - lükte bir hastane yapılmamış olduğundan, Türk mimar- ları, b u eksiltmeye iştirak ettirilmemiş oluyorlar. Eğer, bu şartlarda ısrar edilirse vasatı 50 milyon liraya mal ola- cak, enstitüler manzumesinin yaratılmasına, Türk m i m a - rının, fikir, zekâ ve san'atı katılmamış olacaktır. Diğer taraftan, Türk mimar ve mühendisleri teşkilâtı hem san'- at hem de, maliyet bakımından memleketimizde, nadiı- yapılan bir mimarî ve mühendislik faaliyetine, tıp fakül- tesi profesörler kurulunun vahî endişeleri ve itimatsızlık hislerinden dolayı iştirak edememekten teessür d u y m a k - ta, bu işi temin için her çareye baş vurmaktadırlar.

Daya, bugünkü durumu ile, mimarların millî adde- dilebilecekleri bir ehemmiyet göstermektedir. Bu m e s e - leyi, haksız yere kaybetmekte olduğumuz zihabım arze- diyor. Halbuki, bir taraftan mimar ve mühendislerin, di- ğer taraftan Tıp fakültesinin geniş bir anlayış gösterme-

leri şaı-tiyle, bu meselenin halli kabil olduğu iddia edi- liyor. İki tarafın müdafaa ettikleri tezler, esas itibarile haklı olabilir. Fakat, biraz Önce dediğimiz gibi, ifrata k a - pılmamak, davayı soğuk kanlılıkla tahlil, münakaşa ve halletmek de kabildir.

Önce, Üniversitenin Tıp enstitüleri, için açtığı proje münakasası! şartlarını inceleyelim. B u şartname ile tu- tulan yol, acaba doğru mudur? yani mimarî projeler m e v - zu ne kadar geniş ve büyük olursa olsun, münakaşa ile verilebilir mi? V e bunun, ileri memleketlerde, emsali var mıdır? Bize göre bu sakîm bir usuldür. Bir san'at k o n u - sunun eksiltme ile yapılmıyacağı aşikâr olduğu gibi, ayrı- ca maliyeti önceden malûm olmayan bir mevzu eksiltme- ye konamaz.

Bir ihtiyaç programından başka, elde hiç bir donne olmayınca yapılacak enstitülerin maliyeti de malûm d e - ğil demektir. O halde, şartnamede tahmin edilen 800.000 lira mimarlık ücreti de, tamamen farazidir. B u rakkam o kadar indî ve farazî olarak tahmin edilmiştir ki, eksilt- meye giren mimar veya firmaların, bilâhara hazırlaya- cakları projelerin, kompozisyon ve inşaat sistemlerinde birbirlerine hiç bir benzerlik veya eşitlik düşünülemeye- ceği için, verilecek mimarlık ücreti de, hiç bir zamarL e k - siltmede göz önünde tutulan ucuzluk mefhumunu tahak- kuk ettiremiyecektir. Faraza 800.000 lira muhammen m i k - marltk ücretinden, en çok tenzilât yapan bir kimsenin, projesinin kompozisyonu, inşaat sisteminin pahalıya mal olması yüzünden neticede alacağı ücret yekûnunun diğer tekliflerden daha fazla olmıyacağını kim temin edebilir.

Şayet, en dun mimarlık ücreti teklif edene verilen iş, d i - ( Devamı Sayfa 80 de )

(12)

Ön frorüniiş..

(13)

B A Ş A R A N APARTMANI, (HARBİYE) Y. Mimar Muhittin BİNAN

Bu bina, İstanbulda, Nişantaşında Vali Konağı Caddesinde, Çocuk Bahçesi karşısındadır. Her birinde, dokuzar oda olmak üzere, beş tam daire, bir zemin ka-

tı ve yarım dairelik bodrum katından teşekkül eder.

Bodrumda, arka bahçeye ayrı iki geçit ile çama- şırlık, kalorifer, kapıcı daireleri bulunmaktadır. Dai-

(14)

relerin, servis girişi, arka bahçe vasıtasiyle, büyük iç avludan temin edilmiştir.

Binanın, Vali Konağı Caddesine bakan kısmı, cep- he genişliğince, ikamete ayrılmış ve arka bahçeye ba- kan kısım yatak odalarına tahsis olunmuştur. Binanın yegâne dış mimarisini teşkil eden cephe proporsiyon- ları çok nisbetl; ve olgundur. Plân tertibinde, piyes- lere ve servislere verilen eb'at isabetlidir. Bu güzel eserinden dolayı Muhittin Binan'ı tebrik ederiz.

m

(15)
(16)

İŞ B A N K A S I P İ Y A N G O EVİ ( A N K A R A ) Y. Mimar Abidin MORTAŞ

Son senelerde halkımızı tasarrufa alıştırmak için bütün millî bankalar, cazip piyangolar tertip etmekte-

dir. İş Bankası da, tevdiat sahipleri arasında çekilmek

^±2

[ î

i ;

JSL i f i

c ı p n a L

/

nnr1

• E

3

Eh >

-u- n

üzere her yıl bir kaç evden mürekkep bir piyango yapmaktadır.

Bu sahifede bir ev, İş Bankasının Ankarada yap-

Kat plânları..

(17)

tırchğı piyango evlerinden birini gösteriyor. Projesi ve tatbikatı Y. Mimar Abidin Mortaş tarafından ya- pılan bu ev, kalabalık bir aileyi bile, iskâna kâfi bir büyüklüktedir.

Evin, zemin katında geniş iki salonu, servis kı- sımları ve bir holü, birinci katta üç odası, banyo ve terası vardır.

Dış mimarîsi ve plânının hususiyeti bakımından, bu ev, îş Bankasının tevdiat sahipleri arasındaki tahlili müş- terisine güzel bir hediyesini teşkil etmiştir.

iJJMİ

n • O

• •

• • • •

r r

II

JLî

--J-..

n

I A'A/A W |

!

'ihihl'ni

Cephe slevası/onları.,

(18)

1 inci Mükâfat. Y. Mimar H. Kemali SÖYLEMEZOĞLU ve K. Ahmet ARU

İZMİT BELEDİYE V E OTEL BİNASI P R O J E M Ü S A B A K A S I JÜRİ R A P O R U

2 0 / 1 1 / 1 9 4 8 tarihli 1 numaralı protokol gereğince Jüri Kurulundan Recai A k ç a y ve Abidin Mortaş tara- fından incelenmek üzere Halkevinde açılarak asılmış

olan 34 proje 23,24,25/11/1948 salı, çraşamba, perşembe günleri müsabaka şartnamesi gereğince incelenmiştir.

Jüri üyelerinin her p r o j e üzerinde ayrı ayrı yap- tıkları incelemeden sonra ilk elemeyi yapmak üzere geliş sırasına göre beraberce projelerin incelenmesine başlanmıştır.

Sıra numarası v e rümuzları aşağıda yazılı olan 12 proje gerek vaziyet plânı ve gerekse binalarının umu-

mî durumu itibariyle elemeye tâbi tutulmasına oy bir- liği ile karar verilmiştir.

Sıra No: Riimuz Sıra No: R ü m u z

1 58806 17 54321

2 51015 17 a 12519

3 13013 19 36245

10 10234 20 24587

15 35789 24 40404

16 12118 26 14148

Yapılan birinci elemeden sonra geri kalan 22 p r o .

I 1 1 i B 1 1 1 ı B ı J l « . J | R . . . J .

- |

Eleiîasyonlar..

(19)

Umumî görünüş..

ları aşağıda yazılı 15 proje ikinci elemede oy birliği ile çıkarılmıştır.

je yeniden incelemeye tâbi tutulmuş ve kritik raporun- da yazılı sebeplerden dolayı sıra numarası ve rümuz-

Umumî vaziyet plânı..

(20)

»I3INCİ ülArit

Si^Lm Liı5Mt oncı'

7I~NİIN l.'AT HJVHP

Zemin ve birinci kut plânı

Sıra No: Rümuz Sıra No: Rümuz

4 40394 23 33133

6 89152 25 21098

8 50909 27 28117

11 82773 28 85674

14 91145 29 33853

15 a 44744 31 53721

18 85126 32 73948

21 36245

Birinci ve ikinci elemeden sonra kalan 7 projenin yeniden incelenmesine başlanmış, vaziyet plânları, bi- nalarının mimarisi, terkibi ve şartnameye uygunluk bakımından; 1 3sıra numaralı ve 71717 rümuzlu pro- je 4.000, liralık birinci mükâfata, 7 sıra numaralı

11711 rümuzlu proje 2.000, liralık ikinci mükâfata ve 30 sıra numaralı ve 11111 rümuzlu proje 1.000, liralık üçüncü mükâfata lâyık görülerek oy birliği ile seçil- miştir.

Rümuzları aşağıda yazılı 4 projeye de:

5 sıra numaralı ve 13274 rümuzlu proje ile 22 sı- ra numaralı ve 46799 rümuzlu projeye vaziyet plânı ve binalarının uygunluğu bakımından, 3 numaralı ve 16148 projeye mimarisindeki ahenkten ve 12 numaralı 69696 projeye de belediye binasının elverişli olmasın, dan dolayı 250 şer liralık mansiyon verilmesine jüri kurulunca oy birliği ile karar verilmiştir,

JÜRİ KRİTİK RAPORU :

Bu müsabakaya iştirak eden projelerin tetkikin- de, umumiyetle istenen binaların şehircilik bakımın- dan yerleştirilmesi, muvazenelendirilip kıymetlendi- rilmesi esas tutulmuştur. Bundan sonra da Otel ve Be- lediye binalarının tertip, iktisadilik, tatbik kabiliyeti ve mimarî bakımlarından kifayetleri gözönünde tutul- muştur.

Müsabakaya giren (34) projeden hemen hepsi ciddî bir çalışma mahsulü olduğunu göstermekte ve şayanı şükran bir kalite taşımaktadır.

Uzun tetkik ve mukayeselerden sonra varılan ka- rarlar oy birliği ile alınmıştır.

Yukarıda yazılı esaslara göre tatminkâr bulunma- yan ilk (12) projenin tasfiyesinden sonra geri kalan projelerden aşağıda yazılı olanlar ikinci elemede terk edilmişlerdir:

Sıra

No.sı Rümuz

4 40394 Vaziyet plânında Otel ve Belediyenin bir- birine girmiş girift bir hal almasını mazur gösterecek bir sebep bulunamadı. Beledi- ye binasında mübalâğalı bir monümanta- lite var. Kule yabancı.

(21)

1 inci Mükâfat. Otel projesi. Y. Mimar Doçent H. Kemali SÖYLEMEZOĞLU ve K. Ahmet ARU..

Sıra

No. sı Rümuz

6 89152 İskele meydanı işlenmemiş, Adliye ve Be- lediye kollarının denize yaklaşması iyi de- ğil. Fazla resmî bir meydan teşkil eden binaların birbirine köşelerden yaklaşma şekilleri hatalı görüldü.

8 50909 İskele meydanı ve şehirle irtibat ihmal e- dilmig, Otel ve plânı hatalı görüldü.

11 82773 Hükümet konağının yeri iyi bulunmadı.

Adliye ve Belediye meydanının mihveri- nin caddeyi kesmesi mahzurlu görüldü.

14 91145 Otel ve Belediyenin birbirine olan vazi- yet ve münasebeti uygun değil. Adliye- nin vaziyeti iyi görülmedi. Belediye plânı iktisadî değil. Mimarî tesir yabancı görül-

dü. _ _ 15 a 44744 İskele meydanı ve şehirde irtibat iyi değil.

Hükümet arsa hududu dışında, buna mu- hil arsadan tam istifade edememiş. Bele- diye binası otelin güneşini kesmiş.

18 85126 Binaların gruplanması gayri iktisadî ve mübalâğalı. Otel kolunun sahile çok yak- laşması mahzurlu. Hükümet arsa hududu dışında. Dekoratif bazı güzelliklerine rağ-

(22)

Sıra

No.sı Rümuz

Sıra

No.sı Rümuz men umumiyetle tatbik imkânları az bir

proje.

21 35607 Binaların umumî tertibi, meydanın mih- veri ve denize açılışı iyi bulunmadı. Mi- marisinde mikyas birliği noksan. Otelin görünüşü iyi olmakla beraber yeri isabet- li görülmedi.

23 33133 Tertipte mübalâğalı bir monünantalite var. Otelin yeri isabetli görülmedi. İske- le meydanı ihmal edilmiş. Mimarî tesir kifayetsiz görüldü.

27 28117 Binaların umumî tertibi ve tulâni mihver teşkili, denize kapalı sahalar yapılması muvafık bulunmadı. Belediye binası mi- marî bakımından iyi olmakla beraber Otel ayni olgunlukta değil.

28 85674 Adliye arsa hududu dışında. Belediye de- nize fazla yakın, İskele meydanı ve Otel yeri iyi olmakla beraber mimarî tesir kâ- fi derecede olgun değil.

29 33853 Resmî meydan mihveri fazla kuvvetli, mikyasta isabet bulunmadı. Otelin yeri iyi değil, gayri iktisadî ve iç tertibi iyi de- ğil mimarî tesir kuvvetli görülmedi.

31 53721 Sahil yolu üzerindeki Otelin yeri iyi de- ğil, vaziyet plânı ağır, mimarî monüma- tal fakat şematik.

32 73948 Arsa hududu aşılmış, binaların ayrı ayrı tarzı hallere tâbi oluşu iyi değil, hüküme- tin önündeki derin mihverin denizden gö- rünüşü iyi değil.

Yukarıda kısa notlarla belli başlı mahzurları be- lirtilmeye çalışılan projelerin elemesinden sonra geri- ye kalan (7) proje aşağıda kısaca izah edildiği şekilde derecelendirilmiştir:

13 71717 1. M ü k â f a t : Umumî vaziyet plânı iyi tertip edilmiş, iskele meydanı iyi düşünül- müş, Belediyenin kutran görüş temin eden geçitleri iyi, Otelin yeri iyi, plân iktisadî ve organik, uzunlamasına tertip doğru, buna mukabil taş kaplı meydan mahzur- lu; yeşil bir saha tercih edilmeli idi. Kule hasfedilmelidir. Mimarî işlenip olgunlaştı- rılmalıdır.

7 11711 2. M ü k â f a t : Otel ve Belediyenin guruplanması iyi, sahil yoluna gereği gibi ehemmiyet verilmiş, plân ve mimaride iyi düşünüşler görülmektedir.

30 11111 3. M ü k â f a t : Adliyenin iskele başı- na alınması isabetsiz, umumî tertibi deni- ze amut yollarla ayırmak doğru bulun- madı. Hükümet meydanının denize tama- men kapalı olması iyi değil, binalar lü-

zumsuz yere fazla yükseltilmiş, buna mu- kabil Otel ve Belediye plânı, tertip ve mi- marî bakımından iyi.

5 13274 M a n s i y o n : Adliye binası Otelin gü- neş ve manzarasını kesiyor. Plân ve mi- marî sade ve iyi.

22 46799 M a n s i y o n : Sade ve şehrin umumî görünüşüne uygun bir proje, hükümet konağının yeri isabetli görülmedi. Otel ve Belediye, plân ve mimarî itibarile iyi gö- rüldü:

12 69696 M a n s i y o n : Aslında kıymetli olma- yan eski camiye varan kutranî yol isabet, siz, hükümet konağı ara hududu dışında, caddeyi kesmesi de hatalı görüldü. Yal- nız Belediye binası iktisadî ve plân ve mi- marî bakımından iyi.

3 16148 M a n s i y o n : Umumî vaziyet plânın- da denize amut kollar halinde binaların tertiplenmesi isabetsiz, arsa hududu aşıl- mış, binaların plân ve mimarisi etütlü ve muvazeneli.

Jüri Kurulu Başkanı Raportör Mithat Yenen T. Y. Mimarlar Birliği

Temsilcisi Abidin Mortaş Bayındırlık Bakanlığı İller Bankası

Temsilcisi Temsilcisi rrof. Oelsner Prof. Bonatz

İller Bankası İzmit Belediye

Temsilcisi Başkanı Recai Akçay Kemal Öz

T. Y. Mühendisleri Birliği Temsilcisi

Orhan Alsaç

BU M Ü S A B A K A D A DERECE A L A N MESLEKD A Ş L A R I M I Z

1 — Birinci mükâfat: Doçent Yüksek Mimar Ke- mal Ahmet Aru, Doçent Yüksek Mimar Hâmit Kemali Söylemezoğlu, Asistan Yüksek Mimar Gündüz Özdeş.

2 — İkinci mükâfat: Yüksek Mühendis Mimar Haydar Yücelen.

3 — Üçüncü mükâfat: Yüksek Mimar Reha Ortaç- lı ve Yüksek Mimar Fethi Tulgar.

4 — Mansiyon: Yüksek Mühendis Mimar Orhan Bozkurt, Yüksek Mühendis Mimar Orhan Bolak, cad- deyi kesmesi mahzurlu görüldü.

5 — Mansiyon — Asistan Yüksek Mühendis Va- hit Kumbasar.

6 — Mansiyon: Doçent Yüksek Mimar Leman Tomsu, Yüksek Mimar Enver Tokay ve Yüksek Mi- mar Ali Kızıltan.

(23)

P O R S U K B A R A J I (ESKİŞEHİR)

Proje: Mühendis GEİGER

Etüdler: Bayındırlık Bakanlığı su işleri fen kumlu

Geçmişte uzun asırların ihmaline uğrıyan yurdumuzun hemen bütün nehir ve çayları gibi Porsuk çayı da, Eskişe- hir ve civarı için. daima faydasız ve hattâ zararlı bir mahi- yet taşımakta idi. Taşkın zamanlarında, Sazılar istasyonuna kadar Eskişehir ve Alpu ovalarını su altmda bırakan çay, hem ekime zararlı oluyor, hem de bataklıklar yapmak su- retiyle civar halkm sağlığını tehlikeye koyuyordu. Bu se- beple, bu büyük mahzurları ortadan kaldıırmak, ayni zaman- da toplanacak olan sularla takriben 30.000 hektar genişliğin- de bulunan Eskişehir ve Alpu ovalarının sulanmasını temin etmek maksadiyle, Porsuk çayı üzerinde ve Eskişehirin 45 kilometre güney batısındaki en elvrişli noktada bir baraj inşasına karar verilmiş ve inşası işi de 5/11/913 tarihinde Hazakal inşaat Limited şirketine mütehavvil fiat esası üze- rinden 4.570.498.11 liraya ihale edilmiş, inşası da 7/2/1949 tarihinde tamamlanmıştır. Ancak Porsuk yatağı normal sarfiyatları da taşıyamıyacak kadar dolmuş ve tıkanmış bir halde olduğundan barajın ıslâhtaki rolünü tamamlamak üze- re bu yatağın temizlenmesi işi, 1949 -1950 yıiı programına alınmıştır. Bu işin birinci safhasının tahminî keşif, bedeli 1,5 milyon liradır. Bundan sonra sulama şebekelerinin ya.

pıknası takarrür etmiştir. Bu program tahakkuk ettiği gün ise, Şeker pancarı yetiştirmek hususunda ideal bir -ova olan 18.000 hektar genişliğindeki Eskişehir ovasının belki yarısı.

hâlen mevcut şeker fabrikası ihtiyacının 3-4 mislini — hem de uzun boylu vagon nakliyatına lüzum hissettirmeden —.

temin etmiş olacaktır. Bu da şüphesiz Eskişehirin iktisadiyata bakımından büyük bir kazanç olacaktır.

Baraı, feyezanlardan koruma ve sulama ihtiyaçlarını karşılamak maksadiyle yapılmış olmasına rağmen ufak mik- yasta bir idroelektı-ik santralının tesisi suretiyle, senenin beş ayında 1000 kilovat saatlik elektrik eneruisinin elde edilme- si de mümkün olacaktır. Sonradan düşünülen bu mevzu ü- zerinde raııtalbilite hesapları henüz yapılmadığından bu hu- susta şimdilik .bir karar alınmamıştır.

Bir vezin bendi olarak inşa edilmiş bulunan Porsuk Barajının kuronman seviyesindeki uzunluğu 175 metredir.

Temel derinliği en fazla 12 metre ve bu noktada barajm temel tabanından itibaren yüksekliği 42 metreyi bulmakta- dır. Barajın tabanda en fazla kalınlığı 29 metredir. Memba yiizü şakulî, oıansap yüzü ise arzanî makta tipinde görül- düğü üzere 850 kotunun altında 1/0.75, üstünde 1/0.72 mey- linde olup ,bu meyil üst taraftaki şakulî kısma 20.660 m. ya- rı çapındaki bir kavisle birleştirilerek 4.80 metre genişliğin- deki bir başlık tesis edilmiştir.

Baraj, tulâni profilde görüldüğü üzere ortalama 8.25 genişliğindeki 21 bloktan teşekkül etmektedir. Her blokun bir tarafı dilatasyon, diğeı- tarafı rötre derzi olarak inşa edil-

(24)

U M U M İ V A Z İ Y E T P L A N

4 '.lOGO

Barajın plânt ve kesiti..

dip Savak mİhverİmden BAB*İ ARZANİ M AKTA. I

I. IOC

Dmlcndirmc İ4/1

(25)

yandan görünüş..

miş ve rötre derzleri 0,80 M. genişliğinde yapılmıştır. Arzani ve tulânî makta tiplerinden görüleceği üzere baraj gövdesinde iki kontrol galerisi tertip edilmiş ve 'bu galeriler şakulî ba- calarla birbirine ve harice bağlanmıştır.

Dip savaklar, 2 tane </> 1.60 m. çapındaki saç borudan teşkil edilmiştir. Nihayetleri su hüzmesini yelpaze şeklinde yayarak enerjisini kıracak olan Jet disperser tertibatiyle mücehhezdir. Baraıj dolu iken, iki dip savağın mecmu sarfi- yatı 35.6 rnVsa dır.

Dolu savaklar, baraj duvarı dışında ve sol yamaçta 15 adet göze ayrılmış bulunan, mihverleri takriben baraj mih- verine amut bir vaziyette olmak üzere tesis edilen, beşer metrelik savaklarla teşkil edilmiştir.

Bu savaklardan taşacak sular, dolu savak kanalı vası- tasiyle mansap tarafmdaki isale kanalına dökülecek ve ora- dan da Porsuk yatağına geçecektir.

Dolu savaklar 150 mJ/sa lık bir feyezanı geçirebilecek kabiliyettedir. Porsuğun âzamî feyezan sarfiyatı ise 100 m'/sa olarak tesbit edilmiştir.

Barajın toplıyabileceği âzamî su miktarı (155) milyon metre küptür. Bu suretle barajın arkasında teşekkül ede- cek olan göl sahası (14.0) kilometre kare olacaktır.

Görüldüğü üzere bir hayli geniş yer kaplıyacak olan müstakbel göl mmtakasmda bugün, Sofça köyü ve arazisi- nin tamamı, incesu ve Sopran köylerinin ise yalnız arazile- rinin bir kısmı, büyük ve küçük Kalburcu çiftlikleri bulun- maktadır.

İnşa strusiiırin.

(26)

Bunlardan Sofça köyü, Eskişehir - Kütahya demiryolu güzergâhı üzerindeki — devlete ait — Hasırcı çiftliğine göç ettirilecek, İncesu köylülerinin, su allında kalacak olan tar- lalarına mukabil de yine bu çiftlikten arazi verilecektir.

Baraj bir vezin bendi olarak hesap edilmiştir. Beton kesafeti 2.25 t/m1 alınmıştır.

Hesapta, memba tarafta beton derzlerinde üzerindeki su irtifamın 1/3 ü kadar, mansapta ise sıfır olmak üzere mü- sellesi bir süpresiyon nazarı itibara alınmıştır.

Göl üst seviyesinden 2.40 m. aşağıda barajın metre tü- lüne 10 tonluk ufkî bir büz dafiası olacağı kabul edilmiştir.

Baraj 8 inci derece bir zelzeleye göre de tahkik edilmiş- tir. Zelzeieden dolayı YVestergaad teorisine göre ayrıca mun-

zam bir su tazyiki kale alınmıştır.

Barajın tenMİ hafriyatı nihaî temel seviyesine 1 - 2 met- re evveline kadar dinamitle icra edilmiş, son kısmı ise te- mel zemininde infilâktan mütevellit çatlaklıklar husulüne meydan vermemek için el ile hafir edilmiştir. Barajın inşa edildiği yerde arazi cinsi serpantindir. Baraj kitlesinin otur- duğu zemindeki çatlaklıklardan membadan mansaba doğru vukua gelecek sızıntıyı önlemek maksadiyle temel seviye- sinden itibaren, takriben 20 metre derinliğe kadar yekdiğe-

Muhtelif görünüşler..

(27)

Barajdan muhtelif görünüşler

menba vüzOnd£n

rinden 0.60 - 0.90 metre mesafede iki sıra enjeksiyon perde- si tesis edilmiştir.

Ayrıca baraj kitlsi ile temel sathı arasında herhangi bir boşluğun kalmasına meydan vermemek için bir kısım temel sathında sathî enjeksiyonlar yapılmıştır.

Bu enjeksiyonlar için 90.000 metre tülde sondaj deliği açılmış ve 3900 ton çimento sarfedilmiştir. Buna göre ortala, ma, metre tule 433 kilo çimento gitmiş bulunmaktadır.

Barajın inşasına muktazi kum - çakıl, Porsuk istasyo- nundaki kargın yatağından çıkarılarak ham bir halde baraj şantiyesine nakledilmiş ve burada yıkandıktan sonra <j> 0-7,

7-15, 15-25, 25-50, 50-100 mm. kutrundaki eleklerden geçi- rilerek ayrı ayrı silolara tevzi edilmiştir.

Lâboratuvar tecrübeleri ile elde edilerek tatbik edilen granülometri ve beton dozajı aşağıda gösterilmiştir.

(j> 0 - 7 mm veznen % 23 7-15 »

15-25 » 25-50 » 50-100 » çimento Kg.

s> 7.5

» 7.5

» 25

» 37 230 Kg.

( D: va ı ı Sayfj 87 de )

(28)

Ş e h i r c i l i k !

f i i l i m

1 — Mardin evlerinin eıı güzel tarafları, iç avlularıdır. Bunlar stil bakımından gü- zel oldukları kadar iklime de uygundurlar.

MARDİN ŞEHRİ KESİN İMAR PLÂNI İZAH NOTU

Y. Müh. Mimar Nezihe ve Pertev TANER

Tarihte Mardin:

Mardin şehrinin kuruluş tarihi çok eski devirlere kadar gitmektedir. Tarihin tanıdığı her devirde burada bir şehir mevcuttu. Bugün elimizde mevcut tarihî malûmata göre, şehrin tarihi milâttan evvel 2850 senesinden beri malûm, öte tarafı karanlıktır.

Milâttan evvel 2S50 tarihinde Sümerlerden Brek Kralı Akdeniz seferine çıkarken Mardin'i de zaptetmişti. O tarih- ten sonra Etiler, Asurlar ve iskender şehri alanlar içerisin- dedir. Akkoyunlular üç asırdan fazla Mardin'de saltanat sürerek çok muhteşem eserler bıraktılar. Hicrî 812 tarihinde Akkoyunluların son hükümdarı Melih Salih Mardinî Aklco- yululara teslim etti. Bunlardan Karakoyunlular aldılar ve nihayet Hicrî 923 te Yavuzun bir serdarı olan Bıyıklı Meh- met Paşa tarafından Osmanlı İmparatorluğunun hudutları içine alındı.

B u g ü n k ü M a r d i n ş e h r i :

Mardin şehrinin, diğer Anadolu şehirlerine nazaran ken- dine mahsus bir hususiyeti vardır. Tarihten çok evvel ku- rulmuş olan Mardin modern 'bir şehrin ihtiyaçlarını karşıla- yacak durumda değildir. Çünkü bu şehir tarihten evvelki devirlerde sırf müdafaa noktayı nazarından .burada kurul- muştur. Fakat şehrin başka bir tarafa nakli çok büyük müşkülâta ve masrafa mütevakkif olduğundan şimdilik buna

imkân görülmediğinden gayet ufak bir kaç değişiklikle ol- duğu yerde bırakılmasına karar verilmiştir.

Ş e h r i n n ü f u s v e s a h a v a z i y e t i : Yirmi yıl içerisinde şehrin nüfusunda hissolunur derece- de bir azalma görülmektedir.

1927 sayımında 23.257 kişi 1935 sayımında 22,517 kişi 1910 sayımında 23,270 kişi 1945 senesinde 18,519 kişi

(29)

Mardin imar plânı,

(30)

Murdinden bir sokak Bir sokak köşesinden minarenin görünüşü

5 — Latifiye camii Melik Salih'in Lâtif adlı oölu tarafından yaptırılmıştır.

Bıı nüfusun azalmasının sebepleri şöyle hülâsa edile- bilir.

1 — Mardin şehri uzun seneler kuzey Mezopotamyanın merkezi idi. Fakat bu mümbit mahsuldar topraklar birinci cihan harbinden sonra Suriye toprakları içinde kalmıştır.

2 — İçme ve kullanma suları günden güne azalmaktadır.

3 — Demiryolunun Dİ3'arbakıra ulaşması ve doğuya doğru ilerlemesi İle Mardin'in bütün doğu bölgeleri için bir transit ve dağıtma merkezi olmasını kaybetmesidir.

Bu sebeplerden dolayı Mardin şehrinin inkişaf sahası nispeten ufak tutulması düşünülmüştür. İnkişaf sahaları, şehrin dogu ve batı istikametindeki mevcut tatlı meyilli sırtlara alınmıştır.

6 — Zinciriye Medresesi ıırfcastüda» Mardin Kalesinin görünüşü.

Bu kale tabiatın ve insan elinin işlediği bir âbide 0tbi Mardin!»

arkasında d'-irmafctachr.

Y o l l a r :

Mardin şehri kuzeyden güneye doğru inen bir amfi şek- linde kurulmuştur. Şehrin alt ve üst kısımlarının rakımı 1030 ilâ 1280 arasında değişmektedir. Şehirde kuzeyden gü- neye doğru çok keskin bir oıeyil vardır. Bu sebeple yolların kısmı azamı merdivenli olup tekerlekli nakil vasıtalarına açık değildir. Bu yollarda eşyalar ancak hayvan sırtında taşınabilmektedir. Tekerlekli nakil vasıtaları ile ancak do- ğu ve batı istikametindeki ana caddeden geçilefoilmektedir.

İmar plânında bu yol birinci derece yol olarak alınmış icap eden kısımları da onarılarak şehrin giriş -ve çıkış istikame- tine doğru uzatılmıştır.

Birinci derece yolun kuzeyinden ve .güneyinden paralel olmak üzere iki tane ikinci derece yol açılmıştır.

Diğer ikinci derece yollar, imar plânında görülmektedir.

Bu yollardan ibaşka şehirde yeşil yollar da düşünülmüştür.

K a l e - v e c i v a r ı :

Mardin kalesinin turistik ve tarihî ehemmiyeti göz önün- de tutularak 'kale ve civarının yeni baştan restore edilmesi lâzımdır. İmar plânında kale kapısına kadar çıkabilecek bir otomobil yolu bir kaç yaya yol aranarak bulunmuştur. Çok büyük bir tarihî kıymeti olan bu kalenin üzerine bir paıicla bir kır kahvesinin yapılması şayanı tavsiyedir.

Kalenin kuzey etekleri bağ ve bahçelerle süslüdür. Fakat şehre bakan kısmı çıplak kayalık olduğu için zaman zaman kale eteklerinde geniş bir sahanın sık olarak ağaçlan,dırıl- üzerine yuvarlanmaktadır. Bu tehlikeyi önlemek maksadiyle kale eteklerinde geniş bir sahanın sık olarak ağaçlandırıl- ması set vz hendeklerin yapılması ve diğer lüzumlu tedbirle- rin alınması lâzımdır.

(31)

Kasımiye Medresesinin ky'jbçvi. S — Kasımiye Medresesi. Bir Mardin evinin terası.

H a s t a n e l e r :

Diyarbakır giriş kapısı ile Savuı- çıkış kapısı üzerinde kasabada iki büyük hastane binası mevcuttur. Bunlar es.aslı şekilde onarılır hakkiyle istifade edilirse memleketin ihtiya- cım 'karşılayacak durumdadırlar.

Bugünkü ekonomik sebepler göz önüne alınarak şehirde büyük bir değişiklik yapılmamıştır. Fakat istikbalde mevcut caddeler kasabaya çok dar geleceğinden üçüncü derece yol- lar da yapılacak yeni inşaat yol ortasında gösterilen aks çiz- gisinden dört buçuk metre geriye yapılacaktır.

Ş e h r i n m e y d a n l a r ı :

Hâlen Mardin'de şehircilik kavaidine göre tanzim edil- miş bir meydan mevcut değildir. Şehrin bu önemli ihtiyacını nazarı itibara alarak, ana yo] üzerindeki ve şehrin mer-

kezindeki. boş seha plânda Cumhuriyt alanı olarak tanzim edilmiş ve meydanın zemini parke döşenerek ilerde yapıla- cak olan hükümet vo belediye binaları ile çevrelenmiştir.

Cumhuriyet Meydanından başka şehrin giriş ve çıkış yerlerinde birer ufak meydanla hastanenin önünde bir oto park yeri ayrılmıştır.

H a l i h a z ı r s a h a :

Merdin gayet sağlam taşlardan inşa edilmiş eski bir şehirdir. Binaların ekserisi asırdide oldukları halde bugün tamamen yen.i inşa edilmiş hissini vermektedir. Bu şekilde inşa edilen binalar şehirde yukardan aşağıya doğru amfi

şeklinde yukardan aşağıya doğru biribirlerine dayanarak

inşa edilmişlerdir. Bu bakımdan kasabanın alt tarafından bir binanın yıkılmasiyle o binaya istinat eden binalar da kendi kendilerine yıkıldıkları görülmektedir. İmar plânın- da bu durum nazarı itibara alınarak kasabanın halihazır kısmında büyük bir değişiklik yapılmamıştır.

10 Bir evin tastan yapıimış cumbası mahallî karakteri güzel canlandırmaktadır.

(32)

Hükümet Konağı civarının ttın.2İ?»i.

Y e n i i n k i ş a f s a h a s ı :

Yirmi yıl içinde Mardin şehri nüfusunun hissedilir dere- cede azaldığı görülmektedir. Bu sebeple Marsin şehrinin inkişaf sahası nispeten ufak tutulmuştur. Kasabanın yeni inkişaf saha=ı olarak Diyarbakır şoselerinin giriş kısmı ile büyük bir kıynı da doğudaki tatlı meyilli sırtlara alınmış- tır.

E s k i e s e r l e r i :

Mardir.de bilhassa Artık Oğullarından kalma pek kıy- metli âsâr vardır. Bunlar imar plânında aynen muhafaza edilmiş birinci derece kıymeti haiz olanların etrafları açı- larak yeşillendirilmiştir.

M a r d i n â s â r i :

1 — Kale Camii 3 — Çabuk Camii 2 — Kırgız Kalesi 4 — Camii

5 — Camii 6 — Camii 7 — Cami 8 — Cami 9 — Cami

10 — Şah Zarrar Camii 11 — Lâtifiye Camii

12 — Mesçit 13 — Kırmızı Kilise 14 _ Mesçit 15 _ Mesçit 16 — Medrese 17 — Han 18 — Ulucami 19 — Hamam

20 — Mescit 21 — Mesçit 22 — Şchidiye Camii 23 — Tarihî ev 24 — Mesçit 25 — Kışla 26 — Mesçit 27 — Mesçit 28 — Mcscit 29 — Hamam

30 — Savur Kapı Camii 31 — Mesçit

32 — Mezarlık Camii 33 — Şth Hamza Türbesi 34 — Tarihî ev

(33)

Kasrineşat ve Çağlıymı köşkü..

S A D A B A T S U T E S İ S L E R İ Dr. Saadi Nâzım NİRVEN

Bu şehri Stanbul ki, bimislü bahadır Bir sengine yekpare acem mülkü fedadır, Bir gevheri yekpare iki bahr arasında

Hurşidi cihan tap ile tartılsa sezadır. ,

NEDİM

Hicri 1130 senesi, istanbul'un sahillerini saran tara- vettar denizlerin ortasında, küme küme yeşillikleri, beyaz sarayları ve âbideleriie açık mai bir atlas mahfaza içine oturtulmuş rengârenk kıymetli taşlardan yapılmış bir göğüs iğnesine benzediği günlerden bir gün.

III. Ahmed'in rikâbı hümayunu kaymakamı Nevşehirli İbrahim Paşa Topkapı sarayının, başka bir dünyadan bir köşe imiş gibi duran güneşin akislerinde bile donuk bir gelge, derin bir sükûn uyuyan, bahçelerinden geçerek sada- ret sedirine dönüyordu. İnsanların ömürlerinde olduğu gibi talih ve tesadüfler devletlerin tarih yıllarında da tesirli oluyor. Nevşehir'imin sadrazam oluşu, harp ve mağlûbiyet- lerin ıztıraplanyla bunalan Osmanlı İmparatorluğunun ha- yatına 'kısa bir zaman içinde olsa da büyük bir haz ve sürür getirdi. Onun on üç senelik sadrazamlık günleri ihtişamlı

düğünlerin yaldız ve ziynet içinde süslü resmi kabullerin, gönülde ağızda eriyen bir menekşe şekerinin lezzetini bıra- kan durgun mehtaplı lâcivert gecelerin aşk ve füsun içinde

geçmiş bin bir güzel hâtırasıyla süslendi. Bu günlerle gece- lerinin büyük bir kısmı Sadabadda geçti. Sadafoad İbrahim Paşanın sadnazam oîarak geçirdiği hayatı müddetince ya- zılmış sanat ve medeniyet kitabının müzehhep ve şiirile dolu müstesna bir bahsi olmuştur. .Bu balhis onun günleriyle yazılmış ve ölümiyle sönmüştür. Biz de bir az o günlerin bir başlangıcını çizelim. Darüssaade Ağasının kitabeti vazi- fesiyle III. Ahmed'in dairei mahremiyetinde kalan Nevşe- hirlinin sarayda ilk günleri Sadnazam Silâhdar Ali Paşanın rekabetinden bir müddet için idbarma bir vesile oldu ise de Edirnede Padişahla temas fırsatına nail olması tekrar ik'bal görmesini mucip olur, kısa bir zaman sonra da yüksek

(34)

istidadı, fıtrî zekâ ve kaıbiliyeti ile ruznam sci, mirahuri ev- vel rikâbı hümayun kaymakamı olan ibrahim efendi devlet umurunun idaresinde Padişah nezdinde müessir olmağa

•başladığı görülür. Silâhdar damat Ali Paşanın şahadetinden Halil ve Nişancı Mehmet Paşaların kısa sadrazamlıkları za- manında imzalanan Pasarofça muahedesinden sonra Nevşe- hirli ibrahim Paşanın sadarete gelmesiyle Osmanlı İmpara- torluğunun hayatında büyük bir değişiklik husule gelir. Bu tarihlerde doğunun büyük imparatorluğu en buhranlı anla- rını yaşıyordu. Batı sanat ve bilgide büyük ilerlemelere sahne olurken Osmanlı imparatorluğu mütemadi harp felâ- keti eriie sarsılıyordu. Bir tarafta kahraman Türk orduları önlerinde toplanan İslav sürülerini hacaletle dolu ağır hezi- metlere uğratıyor, saray ve idare başındakilerin kifayetsiz- likleri yüzünden elde edilen istifadeler zafer büyüklüğü kar- şısında sönük kalıyor, bir taraftan da Avusturya orduları ağır kayıplara uğrayan Yeniçerilerin karşısında çok müsait harp talihlerine maziıar oluyor, asırlar boyunca kurulmuş şan ve şerefle dolu Osmanlı İmparatorluğunun hudutları deritı yıkıntılarla Avrupa'dan geri çekiliyordu. Dirayetsiz vezirler ve bilgisiz bir saray elinde İmparatorluğun bu süratli çökün- tüsü içinde İbrahim Paşa sadaret sedrine oturdu. On üç senelik sadareti esnasında İbrahim Paşa bir bozguna giden bu hali muvakkaten de, olsa bile durdurmakla beraber İm- paratorluğun siyasî, ve içtimaî hayatında 'büyük değişiklik-

ler yapmağa muvaffak oldu. Bu kısa zaman esnasında dev- let işlerine büyük bir istikrar vermeğe muvaffak olan İbra- him Paşa bir taraftan hudutlarda kaleleri tamir ettiriyor, diğer taraftan tersanenin kudreti üç aribarlılar inşa edecek kadar yükseltiliyordu. İnzibatı bozulmuş Yeniçeri bölük- lerini ıslâh etmek istiyordu. Bu arada Türk mimarisi de ayrı- ca geniş inkişaflara mazhar oluyordu: Çeşmeler, sebiller ve bunlara su verecek muazzam bendler, su galerileri yapılıyor, çarşılar kuruluyordu. İmparatorluğun Avrupa ile siyasî te- masında ise büyük yenilikler gösteriliyordu. Bu teması temin için. 1133 de Defterdar Mehmet efendi (Süleyman Ağa-zade yirmi sekiz çelebi Mehmet efendi) oğlu Sait efendiyle bera- ber Paris'e gönderilmesi, ve memlekete dönüşlerinde — esa- sen Vezir ve Valde hanlarmdaki basit basım işlerini bilen — bu iki büyük Türkün istanbul'da ilk defa olarak, büyük vc muntazam bir matbaanın kurulmasında başlıca amil oldu.

Yirmi sekiz çelebi Mehmet efendinin Paris'teki hayatına ait yazıları bulunan Saint Simond «hatırat» mda diyor ki: «Ba- bıâli'nin Paris sefiri Mehmet efendi matbaanın bilcümle â'ât ve makinelerini ve ma'hkükatı ve mebanii resmiyenin ka- bartma plânlarını görmüş ve kütüphanei kıraüyeyi dahi ziyaret eyliyerek esnai ziyarette tarih ve kütübü nefise hak- kında malûmatı vasıa eshalbmdan olduğunu irae etmiştir.

Sadrıazamm ahibbasmdan bulunmakla Dersaadete avdetinde

(35)

Kasrı neşat önünde kaskatlar..

bir matbaa ile bir de kütüphane tesis etmeği tasmim etmiş ve gördüğü mümanaata rağmen muvaffak ta olmuştur.»

İbrahim Paşa bilgi ve sanat -hayatında yapmağa başladığı reformla beraber memleketi tatlı bir sükûna kavuştururken, sarayla şehrin hayatını da tsaamen değiştiriyordu. Topkapı sarayının hüzünlü loş dehlizlerinde, dubarları koyu renk çinili, daima ikindi ile akşam saatlerinin uzayıp bitmiyen emer gölgeli harem dairelerinin ufak odalarında geçen saray hayatının yerini bahar güneşleri altında şeffaf çiçekli bir tül gibi pırıldayan lâle bahçelerinin, ışık ve ziya şelâlelerinin nurlarına katılan saz seslerinin lâcivert semalarında titreş- tiği çırağan gecelerinin neşe ve süruru alıyordu. Bu yeni hayatın ilk ahenkli temaşa sahnelerine Kâğıtanenin asırlar- dan beri boş bir sü'kun içinde uzanan, taze kır çiçeklerile süslü yemyeşil geniş çayırları zemin oldu. Zümrüt renkli derenin kıyıları kısa bir zamanda, ipek ve elmas içinde rnes'ut insanların fetaretiyle dolu zarif kasırlarla süslendi.

Bli suretle, Kaermeşatı Kasrıcenanı ve bunların mermer rıhtımlarına da süzülüp akan Cedveli simin berrak suları üzerindeki zarif Cesirsürur ve Cesirnevpeydalarıyla Istan- bulun bu gönlü avutan köşesinde kısa bir zamanda yepyeni bir âlem, Sadabad doğdu.

ibrahim Paşa Sadabadın kurulmasına, sarayların, kasır- ların önünde çağlayanlarda suların kopürüp akabil mesi için evvelâ derenin tanzimine başladı.

Kâğıthane deresi fcöy civarında o tarihlerde mevcut olan Kumbarahaneye su veren (bir dirsek yaptıktan sonra

tepelerin eteklerine sürünerek Halice akarmış. Evliya çele- binin de bildirdiği gibi, burada bir takım tesisler de mevcut- muş. Bayazıt Han zamanında derenin kenarında bir barut- hane varmış, II. Süleyman zamanında tamir [görmüş derenin suları açılınca, bendlerden hücum eden sular dolapları dön- dürür, baruthanenin çarklarını çevirir, büyük havanlar içindeki barutları döğerlermiş.

Dere Kumbarahaneye su veren yerinde bir kıvrıntı yap- tıktan sonra, düm düz bir mecra içine alındı. Her iki tara- fına mermer taşlarla sağlam bir duvar rıhtımı örüldü. Bu duvarm bir kaç yerinden geniş ağaçlıklar altındaki sun'î göllere su akıtacak menfezler açıldı, sulara yol olarak mun- tazam üstü açık kanallar yapıldı. Kısa bir zaman içinde dere yeni yatağında «sekiz yüz zürralık» mecrası içinde ağaphrm koyu gölgelikleri altında pırıl pırıl, Nedimin

«cedveli sim» i akmağa başladı:

Cedveli sim icre âdanı binse bir zevrakçeye İstese mümkün varılmak cennetin ta yanma

İbrahim Paşa Sadabad kasırları için lâzım olan mermer- leri Çengelköyd'eki II. Süleyman'ın inşa ettirmiş olduğu ve uzun bir zamandan beri harap ve metruk kalmış olan K/u - lebahçenin büyük kasrından temini düşündü. Padişahtan aldığı bir müsaade ile «traşide ve perdaihte» mermerleri Kâğıthane deresi kıyılarına taşıttı. Kulefcslhçeden gelen mer- mer sütunlardan otuzunun üzerinde devrin büyük mimarları

«müzeyyen bir kasrı ali» nin inşasına başladılar. Derenin

(36)

i — Çağlayan köşkü 5 — Çağlayan kasrının içinden görünüşü.

kenarında nıeımer sütunlar üzerinde büyük kasır yükselir- ken, bir taraftan da, gölgeleri derenin suları üzerinde bütün renıklerile resmolan geniş ağaçlıklar altında başka köşklerde inşa olunuyordu. Kâğıthane deresi kasrın önüne gelmeden evvel bir çok geniş menfezi olan bir mermer şedde bend ediliyor, buradan geçen sular derenin mermer duvarları ile Kasrıneşatm önündeki büyük bendin içinde bir havuz ha- linde toplanıyor, ve ilk bendin şeddi üzerinden kalın bir billur dilimi tatlılığiyle kabaran sular Kasrıneşatm önünde, bir dantelâ kadar zarif işlenmiş mermer merdivenlerden beyaz köpükler içinde elmaslaşarak, kaskadlar yaparak dö- külüyordu. Bu havuzun fazla suları ayrı bir galeri ile bah- çenin dışına çıkar, mermer döşenmiş geniş bir savak üzerin- den taşarak derenin sularına katılıyordu.

Çağlayan havuzlarının ortasındaki mermer ejderhaların, bendlerin üzerinde, kaskatların arasındaki fıskiyelerin, Sadaıbad çeşmelerinin suları Kâğıthane köyünün tepelerinde kaynakları bulunan «'Kumbarhane suyu» ndan temin edildi.

Bu suyun künkleri Kâğıthane köyündeki Kumbarhanenin haznesine aktıktan sonra derenin karşı cihetine geçer, Çağ- layan kasrının karşısındaki tepelerden gelen katmaları ala- rak bütün bu civarı ve o zamanlar çok bakımlı bir halde bulunan Karaağaç kasırlarının bahçelerine su verirdi.

İbrahim Paşa 1134 H. senesinin şaban ayının sonlarında başlattığı işleri büyük bir gayretle şevval ayının sonlarında bitirmeğe muvaffak oldu. İki aylık kısa bir zamanda tabiatın bütün güzellifelerile süsiü Kâğıthane tepelerinin yamaçların- da sabah ve akşam saatlerinin en renkli akislerinin üzerinde resmelduğu derenin suları kıyılarında mermer kasırlar parlak çağlayanlarıyia bir mamure yaratan devrin mümtaz s?dnazamım Nedim'de şöyle alkışlıyordu:

Görücek ruhu Skender hele Sadabadz Oldu parmak ısırııp himmetinin hayranı Çend mah içre bu tiirlü eseri vatanın Hel'i bilmem nice tecviz olunur imkânı

Nevşehirli İbrahim Paşa, batıdan ve bilhassa Fransa'nın başşehrinin bahçe ve saraylarından edinilmiş fikirlerile

meydana gelen Sadabad İstanbul halkının görmediği bir çok yeni şeylerle süslenmişti. O güne kadar yalnız çeşmelerin

burma musluklarından akan sular, mermer ejderhaları'!

ağızlarından fışkırarak havuzların durgun satıhları üzerinde bir elmas şelâlesi akisleri yapıyor, gayet zarif dantelâbr gibi işlenmiş kat kat mermer basamaklardan kaskatlar y,?pa- rfk dökülüyor, bunların arasından, üzerlerine doğru sarkmış yeşil yaprak kümeleri içine ince bir yağmur serpintisi halin- de suları dsğılan fıskiyeler sıralanmış bulunuyordu. Bahçe- lerin çiçek tarhlarının şekilleri, derenin iki kıyısını birbirine bağlayan köprülerin yapıları, saraylar, kasırlar ziynet ve şekilleriyle o zamana kadar görülenlerden tamamen başka idi. Bize o günlerden, renkleri bütün tazelik ve parlaklı- ğını muhafaza etmiş kıymetli tablolar gibi, nefîs kaside ve şuh şarkılar bırakmış olan Nedim de diyor ki:

Bak Stanbulun şu Sadabadı nev bünyamna Ademin canlar katar abu havası canına Ey saba gördiinmi mislin bıtnca demdir âlemin Peştüpa urmaktasın İranına Turamı la

Ey felek insaf, ey mihrü cihan ara aman Bir naşiri var ise söylen konulsun yanına

Cedveli simle üzerindeki Tavanlı köprünün Cesrisüru- run Cesrinevpeydanın, kasırların güzelliklerine hayran olan Nedim onları da derin bir âhenkle şiirlerinde terennüm edi- yordu :

Ne münasip yere durmuş o tavanlı köprü Cümle gözden geçürür seyre gelen hubanı Pek sefa kesb edecek tekye, hele Hayırabad Cümle zevk ehli anın zümrei dervişanı Görmeyen ademi elhak ne kadar vasf etsem Nice tabir olunur çağlayanın seyranı Yok bu dünyada hele Kasrıcenanın misli Büemezem var mı cihan içre dahi akranı

Sadafcadın her köşesi çoşmuş ve köpürmüş bir renk ve çiçek güzelliği içinde gülen zarif köşklerle süslenmişti. Ta Harzem. illerinden gelen, Akdenizin mai köpüklü kıyılarında büsbütün inceleşen, ipekleşen süs ve ziynet haline gelen bir şark hayatı her tarafta görülüyordu. Duvarlarını hanım elleri menekşe gülleri eflâtun salkımların parlak renkli bir tül gibi sardığı bahçelerin buhurlanmış tatlı kokusu içinde

(37)

S — Çağlayan kasrının t.ıvan tezyinatı.

kafesler, şahnişler oymalarla süslü kasırların iğini ipekler sırmalar, elmaslar irinde giyimli kadın ve erkekler doldur- muştu.

Güzel mevsimlere açılan serpilen bu Sadabadla ser- mest ol sn Nedim etrafa bakarak:

Açıldı lâleler güller, güzeller çıktı seyrana Açılsak biz de birkaç gonca leblerle gülistana

Diyerek o günlerdeki umumî düşünceye tercüman olu- yor, Istanbulun bir kaynak suyu kadar serin berrak mai seması altında, ince munis kokulu taze rüzgârların temasla- rıyla dolu, pırıl pırıl gülen bahar günlerinin karşısında ruhunun coşkun iştiyaklarını terennüm ediyordu:

irişti nevbahar eyyamı açıldı güllü gülşen Çırağan vakti, geldi lâlezartn didesi ruşen Çemenler döndü ruyiyyare renkü lâle ve gülden Çırağan vakti geldi lâlezartn didesi rıişen Acildi dilberin ruhsarı gibi lâleler güller Yakıştı zülfü hübanveş zemine saçlı sürıbüller Nevasaz olmada şev kile hep aşüfte bülbüller Çırağan vakti geldi lâlezarın didesi ruşen

Istanbulun rengin göğü altında bahar küme küme nemli yeşillikler içinde kokulu sarı fujerler, pembe, mor yabani güller, cazip kokulu zarif narin minimini bir yığın çiçek- lerle Kâğıthane kırlarını süslerken, derenin kenarında içi açan yeşil bir dekor içinde beyaz renklerde parıldayan Sadabad kasırlarında da, açılan iri bir çiçek gibi, yeni bir hayat başlar, bahçelerin tarhlarında yavaş yavaş uyanan, en güzel renklerden yapılmış billur kadehleri andıran lâle- lerin üzerinde dolaşan akşam rüzgârları Türk sazlarının ruhu okşayan nağmelerini etrafa dağıtırdı.

Bir safa bahş edelim gel şu dili naşada Gidelim servi revanim yürü Sadabad a İşte üç çifte kayık iskelede âmade Gidelim servi revanim yürü Sadabada Gülelim oynayalım kâm alalım dünyadan Mai testtim içelim çeşmei Nevpeydadan Görelim abı hayat akdığın Ejderhadan Gidelim servi revanim yürü Sadabada

Geh varub havuz kenarında hiraman olalım Geh gelüp Kasrıcenan seyrine hayran olalım Geh şarkı okuyup çıahi gazelhan olalım Gidelim servi revanim yürü Sadabada

Nevşehirli İbrahim Paşa Türk edebiyatının güzide sima- larının şiirlerile mermer cephelerini süslettiği bir çok su âbidesi memlekete bırakmış büyük bir vezirdi, Sadabadn,

7 — Çağlayan köşkünün iç merdiveni ve sütunlar. •

(38)

JîrtsrineyacUn sw bendlerinin bugünHi haii

fl m n r

! i ıı i] ı J'.. J F'

9 — Kaskadların bugünkü hali.. Çaylıyım köskii . Kasrinçşat ve Kaskad.lann umumî plânı..

birbirinin üzerine taşmış yeşil yaprak kümeleri .arasından, güneşin pembe akisler ile firuze, züımrüt, elmas pırıltılı, mermer fıskiyeler, oymalar, ıslak beyaz .mermer merdiven- ler kaskatlar arasında çırpman titreşen perişan dağılan bin bir su zerresinin yeşil gölgelerle incecik kıvrımlarla harelen- diği derenin kıyılarını da çeşmelerle süslemişti. Bunlardan çağlayanın önünde «cennet ırmakları» akıtan Çeşmeinevpey- da Sadabadın ince ruhlu şairine nefîs bir şarkı ilham etmek- ten geri kalmamıştı.

(39)

'M&B'z:

Çağlayanda sun'î göl.

Çeşmei nur ise nur âyetin eyler tefsir Cedvelisim ile bulsa nola zibü şanı Güya zevkü sefa duhmesine kıldı tılsım.

Şahımaranı acep ol cesdi nur ani

Pek güzzl mevkiine düşdü hele Kasrıneşat Gerçe kendi küçük ammaki büyüktür sam Ya o cesi'in ki adı kendi gibi Nevpeyda Şüphesiz yoktur a?ıa mülkü cihanda san i Fiı akdandır adt üstünde olan kasırların Ki iderler ikisi âleme nur efşant.

Çağlayanlardan uçuşan fıskiyelerden serpilen su zerre- leriyle nerali ıkesif yeşil yaprakların altında güzel kokulu cijek tarlalarının kuytu ve asude gölgeliklaıinde su sesle- rinin günün parlak renk ve yaldızları üzerinde esrarlı v3 hülyalı aydınlıklarla dolu edalarında loş dehlizlere ince bir ahenkle müzeyyen kasırların ruhu dinlendiren derin sükûnu içinde Nedim şarkılarında artık hep Sadslbadı onun güzellik- lerini anlatıyordu:

Andırır Kasrıcenam bu dili naşade Nice akmaya gönül su gibi Sadabade Düşürür kevseri ol kav s dilaraye Nice akmaya gönül su gibi Sadabade Siirmelü gözlü gazelhan anda

Zer kemerli beli hançerli cıvanan anda Bahusus aradığım servü hiraman ande Nice akmaya gönül su gibi Sadabade

Sadabadın baharla beraber, sıcak güneşi altında yeşil yaprakları arasında sık beyaz çiçekleri parıldayan taze ve ince kokusunu etrafa dağıtan fuller gibi, tatlı kokuları ve gözleri okşayan renklerile günleri, başlayınca İstanbulun em- salsiz şuh şairi Nedim :

Şivesi nazu edası handesi pek bibedel Gerdeni püskürme benli gözleri gayet güzel

Olan mabbuıbu yanmda kalemini eline alır, yazdığı nefis şarkılar kısa bir zaman sonra, yeni açmağa başlayan gül,

Referanslar

Benzer Belgeler

3. 4 m genişliğinde ve 600 m uzunluğundaki ada içi araç yolu kilitli parke ile kaplanacak ve her iki tarafı beton yol bordürü ile sınırlandırılacaktır. Gerekli

Katraklarda elmas soketli lamalı testerelerle kesim yaparken meydana gelen ısının yok edilmesi ve oluşan talaşların dışarı atılması için suya gereksinim vardır..

Mermer atölyesi, yan kesme ve baş kesme makineleri, dairesel testereler, profil çakıları, ders kitabı..

In this study, it was aimed to determine the effect of cooking and cold storage processes on the FF residues in muscle tissue of sturgeon (Acipenser gueldenstaedtii) reared in

Her ne ka- dar Urmevi, dört asıl makam ve bunlardan türeyen sekiz berdâvât kategorisine yer vermese de ortaya koyduğu on iki makam ve altı âvâze şeması Haskefi, Saydâvi ve

Bilecik ilinden yoğun olarak Çin, Hindistan, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye Cumhuriyetleri ve Avrupa Ülkelerine blok ve işlenmiş mermer ihracatı yapılmaktadır.

Rezerv miktarının yanı sıra Elazığ, dünya çapında üne sahip olan ve dünya literatüründe Rosso Levanto olarak bilinen Elazığ Vişne isimli renkli mermer türüne sahiptir

M ermerde atık yerine artık teri mini ku llanmak daha doğru olur ve bu terim mermer parçaları ve tozlarıııı kapsamaktadır. Ülkemizde mermer ocaklarında blok