İrademiz, niyet ve samimiyetimiz açıktır

Tam metin

(1)

İrademiz, niyet ve samimiyetimiz açıktır

Temmuz 13, 2015 - 5:13:00

Başbakan Davutoğlu, koalisyon görüşmelerine dair, "Bizim irademiz, niyetimiz, samimiyetimiz açıktır.

Görüşmelerde karşılıklı bir görüş oluşması halinde güçlenerek görüşmeler devam eder" dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, koalisyon turları kapsamında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Bir kere gerçekten son derece samimi, dostane bir atmosferde geçti. Ben misafirperverlikleri dolayısıyla teşekkür ediyorum. Çok sıcak bir ortamda, Ramazanın havasına uygun şekilde karşılıklı görüşlerimizi paylaştık" dedi.

Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesinin ardından AK Parti Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran seçim sonrası yeni bir sürece girildiğini belirterek, bu seçimlerle milletin geleceğe dönük olarak beklentilerini, bütün siyasi partilere çok açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

Seçimlerle ortaya çıkan tablonun uzlaşma temelli bir hükümet ortaklığının, koalisyon oluşmasının zaruretini ortaya koyduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"7 Haziran akşamı, burada AK Parti’nin gelenekselleşmiş balkon konuşmasında da birkaç hususu milletimizle paylaşmıştım. Birincisi, milli iradeye saygı, bunu tartışmayız, çıkan tabloyu doğru

okuyacağız, mesajı alacağız ve gereğini yapacağız, dedim. İkincisi, Türkiye’yi bir an dahi hükümetsiz bırakmamak için her türlü tedbiri alacağız, dedim. Üçüncüsü de meşruiyet temeli içinde, süreç kendi doğasıyla ilerleyecektir, Türkiye’de kimse kriz veya bunalım beklentisi içinde olmasın.

7 Haziran’dan bugüne baktığımızda, iki önemli aşama geçirdik. Her parti kendi değerlendirmesini yaptı. Kamuoyuyla paylaştı ve bir iç muhasebe süreci yaşadı. AK Parti olarak biz bunu en kapsamlı şekilde yapmaya özen gösterdik. Ortak bir akıl, ortak bir değerler manzumesine dayalı bir tutum belirlemek için bir zemin oluşturduk. İkinci aşama, meşru formel, hukuki aşamadır. O da Meclis Başkanlığı seçiminin yapılması, tabii yemin törenini yapılması, Meclis Başkanlık Divanının

(2)

oluşturulması ve Sayın Cumhurbaşkanımızın beni hükümet kurmakla görevlendirmiş olmasıdır.

Dolayısıyla hem siyasal sonuçları değerlendirme aşaması geçildi hem hukuki süreç tamamlandı.

Bugünden itibaren de mübarek günde Kadir Gecesi’ni idrak ettiğimiz günde, 3. bir aşamaya geçmiş bulunuyoruz. Her şeyden önce bütün milletimizin Kadir Gecesini tebrik ediyorum ve bu aşamanın da hayırlı olmasını diliyorum."

"Çok yoğun bir mutfak çalışması yaptık"

Davutoğlu, bu günlerin, herkesin kendi iç muhasebesini yaptıktan sonra, toplumsal bütünlüğü sağlayacak şekilde milletin bütünüyle ilgili beklentilerini, ideallerini ortaya koyma, birlik beraberlik günleri olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:

"Parti ve şahsi çıkarlarımızın, ülke çıkarlarının önüne geçirilmemesi gereken günlerdir. Dolayısıyla biz de AK Parti olarak Sayın Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşme öncesinde ve yarından sonra yapacağım görüşmelerden önce, bir anlamda millete olan görevimizin gereği olarak çok yoğun bir mutfak çalışması yaptık. Bu mutfak çalışmasında AK Parti içinde kendi tabanımızın teamüllerini almamız dışında muhtemel hükümet ortaklığı görüşmesinde değerlendirmek üzere her parti ile ilgili özel siyasi görüşleri, seçim beyannameleri, muhtemel koalisyon içindeki tutumları, kendi karşılaştırmalarımızı, bakış açımızı perspektiflerimizi geliştirdik. Dün bir vesileyle basınla paylaştığım gibi bizim gördüğümüz tabloda en önemli unsur, karışlıklı güvenin ihdas edilmesidir, psikolojik eşik ve bariyerlerin aşılmasıdır.

Ondan sonra muhtevanın detaylarına girmek mümkün olabilir."

"Bir güven ortamının sağlanması hedef edinilecek"

Bu çerçevede bütün partilere iletilmek üzere bir usul konusunu istişare ederek tespit ettiklerini, bu çerçevede bugün ilk olarak CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile görüşlerini paylaştıklarını

belirten Davutoğlu, aynı çerçevede yarın da MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli ve devamında ise HDP ile görüşeceklerini bildirdi.

Koalisyon görüşmelerine ilişkin izleyecekleri usulle ilgili bilgi veren Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Usul bağlamında söyleyeceğim şey şudur, bizim hükümet kurma görevi esnasında yapacağımız müzakerelerde, ilk turda, yani bu üç gün içinde gerçekleşecek turlarda muhataplarımızla, genel başkanlarla ilk değerlendirmeler, karşılıklı ilkesel duruşlar ve bir anlamda psikolojik eşiği aşacak bir güven ortamının sağlanması hedef edinilecek, niyet ve irade konusunda hepimizin, berrak,

billurlaşmış düşüncede buluşması temin edilmeye çalışılacak. Daha sonraki aşamada, mutabık kalırsak genel başkanlarla, ikinci tur öncesinde diplomaside kullandığımız tabirle istikşafi tarzda yani her iki tarafın birbirini anlaması, koalisyon müzakeresi tarzında değil müzakere öncesinde bir ön görüşme şeklinde, her iki tarafın birbirini anlamasını, seçim beyannamelerinin karşılaştırılmasını temin edecek ve olabilecek uzlaşı alanlarıyla, müzakerelerle ulaşılabilecek uzlaşı alanlarını, hepsinin açık şekilde resmini çizecek bir çalışma yürütmek. Bütün partilerle bunun yapılmasının daha sonra aşamada karar verilecek karar bağlamında faydalı olacağı kanaatindeyiz."

Çok kapsamlı bir dosyayla partilerin ortak görüşlerini, farklılaşan görüşlerini, örtüşen yaklaşımlarını ele aldıklarını anlatan Davutoğlu, "Aynı usulü Sayın Bahçeli’ye de teklif edeceğim. Görüşme esnasında ortaya çıkacak duruma göre tabi birlikte karar vereceğiz" diye konuştu.

"Son derece samimi, dostane bir atmosferde geçti"

Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, şöyle dedi:

"Kılıçdaroğlu ile yapmış olduğum görüşmeden özellikle bahsetmek icap ederse, bir kere gerçekten son derece samimi, dostane bir atmosferde geçti. Ben misafirperverlikleri dolayısıyla bir kez daha

(3)

teşekkür ediyorum, arkadaşlarım adına da. Çok sıcak bir ortamda, Ramazanın havasına uygun şekilde karşılıklı görüşlerimizi paylaştık. Merak edilmesi bağlamında söylüyorum Ramazan dışında, son Bosna Hersek ziyaretimle ilgili intibalarımı da paylaştım. Daha sonra, biraz önce zikrettiğim usul

çerçevesinde Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibine bizim onların zikrettiği 14 ilke, bizim daha önce olan olağanüstü kongrede vurgulamış olduğum 9 temel ilke, seçimlerden iki hafta önce Diyarbakır’da bir televizyon konuşmasında zikrettiğim hükümet kurulmasından sonra hayata geçireceğimiz 10 temel adım, yeni Türkiye sözleşmesi, seçim beyannamesi, detaya girmeden bu çerçevede görüşlerimizin karışlıklı olarak malum olduğunu, Türkiye’nin hükümetsiz bir dakikaya dahi tahammül

göstermeyeceğini, bir an önce güçlü ve sağlam bir hükümetin, karşılıklı güvene dayalı güçlü

hükümetin kurulmasını arzu etiğimizi ifade ettim. Kendisi de bu çerçevede görüşlerini bu çerçevede dile getirdiler. Aynı şekilde güven esasına vurgu yaptılar. Güçlü hükümet vurgusunda bulundular. Bu çerçevede ilk olarak bir niyet ve karşılıklı anlayış içinde görüşmelerin devam etmesi konusunda bir ortak anlayışa ulaştığımızı görüyorum."

Söz konusu koalisyon görüşmesinin nihai müzakere aşamasını teşkil etmediğine vurgu yapan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bu ilk temas sonrasında istikşafi olarak karşılıklı birbirini yakından özellikle yaklaşımlarını görme bağlamında bir çalışma sonrasında ikinci tura gidilecek. Aynı usulü, bunu özellikle zikrediyorum, aynı usulü yarın Sayın Bahçeli’ye de teklif edeceğim. Yani bir mutabık kalınmış koalisyon müzakereleri değil bunlar, müzakereler öncesinde birbirini doğru anlamalarını temin edici ön görüşmeler. Bir yanlış anlaşılma varsa bunun giderilmesi, işte doğru tabirini zikrediyorum istikşafi yani karşılıklı keşfetmeye ve muhtemel bir müzakere, bir hükümet ortaklığı müzakeresi başlayacak zemin varsa müzakere ondan sonra başlayacak. O da ikinci turda ortaya çıkacak bir durum. Dolayısıyla ikinci tura kadar bu temaslarımız, arkadaşlarımız arasında devam edecek, ikinci turda da bu zemin üzerinde nasıl bir yol alabileceğimizi tekrar genel başkanlar olarak değerlendireceğiz. Bu sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil yarın Sayın Bahçeli nezdinde Milliyetçi Hareket Partisi'ne de teklif edeceğimiz usuldür. Sayın Demirtaş'la da bir sonraki gün görüşme yapacağız, oradaki tabloya göre de değerlendirmelerimizi sürdüreceğiz."

Davutoğlu, "Küresel ve bölgesel alanda, çok yoğun devinimlerin, gelişmelerin yaşandığı bir dönemde bütün siyasilere hepimize düşen temel görev ülkemizin geleceğini, ufkunu açacak bir hükümet

yapısının bir an önce ortaya çıkmasıdır. Bu konuda bizim irademiz, niyetimiz samimiyetimiz açıktır AK Parti olarak. Bu görüşmelerde inşallah karşılıklı bir zemin oluşması halinde daha da güçlendirecek şekilde görüşmeler devam eder ve milletimize güzel hayırlı haberleri en kısa sürede verme imkanına kavuşuruz" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine teşekkürlerini ileten Davutoğlu, "Son derece yapıcı, karşılıklı anlayış içinde bazı farklı düşüncelerimizin de dile getirildiği hususlar vurgulandı" dedi.

Partilerin varlıklarının farklı görüşlere dayandığına vurgu yapan Davutoğlu, "Bugün de siyasetin doğası uzlaşma gerektiriyor. Bu farklılıklarla uzlaşı kültürünü ortak bir zeminde buluşturduğumuzda inşallah iyi bir netice alacağımıza inanıyorum. Bütün partilerimiz için de bu geçerlidir. Bu ilk turda bütün partilerimizle bu yöndeki temaslarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, müzakere yapılması muhtemel öngörüşmelerin kendi başkanlığında yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:

"Öngörüşme diyeyim, tekrar söylüyorum, mutabık kalınıp da koalisyon kuracağız kararı alındıktan sonra başlayan görüşmeler değildir bunlar. Öngörüşme şeklinde bir müzakere, hükümet ortaklığı müzakeresinin başlamasının test edileceği bir anlamda karşılıklı olarak bir öngörüşme süreci başlayacak. Bu, arkadaşlarımız tarafından yürütülecek, genel başkanlara bilgi sunulacak sadece.

(4)

Genel başkanlara sunulan bilgiler istikametinde de ikinci tura."

Kendisinin de birçok diplomatik müzakerelerde bulunduğunu anımsatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tabi bu bir diplomatik görüşme değil, bu aynı ülkenin yurttaşları olarak ortak bir sorumluluk bilincinde yaptığımız bir görüşme ama bir uzlaşı zemini oluşturmak bakımından usul, yöntem bağlamında söylüyorum önce karşılıklı güvenin sağlanması, psikolojik bariyerlerin aşılması önemli.

Sonra da tarafların muhtevaya derinlemesine girecekleri bir müzakere öncesinde bir zemin yoklaması önem taşıyor. Genel başkanların, karar vericilerin, o zemin yoklaması üzerinde karar vermeleri daha sıhhatlidir. Çok çabuk verilecek bir karar zamanla çıkacak bir problem sebebiyle hayal kırıklığına yol açılabilir, bir kararsızlık hali de süreci tümüyle durdurabilir. Onun için ben süreç mantığının süreç yönetiminin bu tür müzakerelerde önem taşıdığı kanaatindeyim. Bu bir ön görüşmedir, müzakere öncesi öngörüşme ve heyetlerimiz arasında yapılır ve ortak zemin dediğim gibi keşfedilmeye gayret edilir, yöntemi bu olacak. Dolayısıyla bize bilgi sunulacak, ikinci turda da heyetlerimizin temsilcileri, iki genel başkan ortak da sunabilirler ayrıca görüşlerini, orada değerlendirme yapacağız."

Görüşmelerde tutanak tutulup tutulmadığına ilişkin bir soruya ise Davutoğlu, "Her parti kendi

tutanağını tutar bu aşamada. Ama bir protokol yazım aşamasına geldiğinde tabi noktasına, virgülüne kadar her tür konu ele alınır. Biz de geçmişteki, cumhuriyet dönemindeki bütün koalisyon

protokollerini ben bizzat inceledim bu görüşmeler öncesinde. En sağlıklı hükümet ortaklık sürecinin ve protokolünün oluşması için elimizden geleni yapacağız" karşılığını verdi.

"Türkiye demokratik kurumları yerleşmiş bir ülkedir"

Davutoğlu, bir gazetecinin, "Cumhurbaşkanı konusu açılırsa koalisyon müzakerelerini sabote etmek olur" şeklindeki ifadelerini hatırlatarak, konunun görüşmede gündeme gelip gelmediğini sorması üzerine şunları söyledi:

"Hayır, bu konu ele alınmadı. Zaten dediğim gibi Türkiye demokratik kurumları yerleşmiş bir ülkedir, devlet geleneği güçlü bir ülkedir. Cumhurbaşkanlığı makamı bir hükümet ortaklığı görüşmelerinin gündemi olacak bir husus değildir. Bu çerçevede de bu konu açılmadı. Cumhurbaşkanımız beni görevlendirdi, ben o görev ile ziyareti yapıyorum. Yani beni görevlendiren makamı tartışma konusu açıldığında o sürecin bu sefer meşruiyeti tartışmaya başlanır. Görevi veren makamın meşruiyetini tartışmak bu sürecin doğasına aykırı. O zaman ben hangi meşruiyetle bu ziyareti yapıyorum?

Cumhurbaşkanımızın beni görevlendirmesi meşruiyetiyle. O görevi veren makamın meşruiyetini veya itibarını tartışmaya açmak eşyanın da sürecin de doğasına aykırı. Bu konu açılmadı ama anayasa, yapılacak demokratik reformlar vesair bunlar da çok genel ilkeler olarak konuşuldu şimdi diğer görüşmelerde ele alınacak hususlar özellikle Türkiye'deki siyasal, hukuki, ekonomik konular ilkesel bazda ele alındı."

Başbakan Davutoğlu, bir gazetecinin görüşmeler öncesinde "CHP'ye de MHP'ye de aynı uzaklıktayız"

şeklindeki sözlerini anımsatarak, "Bugün yaptığınız görüşme sonrası hala aynı uzaklıkta mısınız? CHP açısından soruyorum. Bir de sabah saatlerinde 4+1 olarak duyurulmuştu CHP ve AK Parti heyetleri de sonrasında bir değişiklikle, 5+1 oldu. Bu değişikliğin nedenini öğrenebilir miyiz" sorusu üzerine, "1+4 olarak tespit etmiştik ancak bu sabah Cumhuriyet Halk Partisi tarafından 1+5 olması arzusu ifade edildi. Onun üzerine biz de heyetimizi beşe çıkardık. Yani bunda bir yanlış veya eleştirilecek bir yönü yoktur ihtiyaca binaen muhataplarımızı 5 deyince 5'e çıkardık. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'ne bir sorumluluk yüklemek değil, bir şey için söylüyorum, vakıayı tespit için söylüyorum, başka hiçbir gerekçesi yoktur. Onlar için de toplantının pratikliği sebebiyle bu ihtiyaç hasıl olmuş olabilir. Biz de ona intibak ettik. Bundan ibaret" diye konuştu.

(5)

AK Parti'nin CHP ve MHP'ye uzaklığıyla ilgili soruyu ise Davutoğlu, şöyle yanıtladı:

"Şu anda da aynı tutumumuzu sürdürüyoruz, yani CHP'yle MHP'yle uzaklığımız bu anlamda aynı veya yakınlığımız aynı uzaklık negatif bir kelime yakınlığımız aynı diyeyim. Bu süreçte olumlu kavramlar kullanalım. CHP ile görüşmemiz olumlu geçti, sıcak bir atmosferde geçti. Eminim yarın Milliyetçi Hareket Partisi ile Sayın Bahçeli'yle görüşmemiz de aynı sıcak ortamda karşılıklı anlayış içinde gelişecektir. Nihayet hepimiz bu ülkeye hizmet için varız, Bu ülkeye hizmet ederken de birbirimize duyduğumuz saygı millete de güven verecektir.

Millet şu anda birbiriyle konuşabilen, anlaşabilen, ihtilaf etse bile bu ihtilafı bir şahsi veya parti çıkarı önüne, anlamında mutlaklaştırmayan bir yaklaşım istiyor, bekliyor. Milletimizin bu talebini

karşılayacak şekilde tutum almamız gerektiğini düşünüyorum. Yarın Milliyetçi Hareket Partisi'yle görüştükten sonra tabi bu yakınlık, siyasal anlamda demiyorum ama sürecin ilerleyebilmesi anlamında bu yakınlığın ölçüsü daha netleşir. Ama biz her zaman hükümeti kurduğum güne kadar partilerle aynı mesafeyi korumaya özen göstereceğim. Çünkü her birisi milletimizin belli bir

kesiminden, belli bir oranından temsil yetkisi almış partilerdir. Hepsiyle o anlamda ilişkilerimizi sürdüreceğiz."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile baş başa bir görüşme gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin sorulması üzerine Davutoğlu, "Gerçekleşmedi. Böyle bir ihtiyaç da... Son derece dediğim gibi ekiplerimiz de gayet sıcak ve herkesin fikrini rahatlıkla ifade ettiği bir ortam vardı. Ama belli bir aşamada liderlerle, baş başa görüşme talebi gelmesi durumunda ona da olumsuz bakmam. Çünkü nihayet, onun ihtiyaç olarak ortaya çıkacağı gündem olabilir. O çalışmalar yapıldıktan sonra, liderlere sunulan görüşlerin değerlendirilmesi icap edebilir. O zaman ele alınacak hususlar" yanıtını verdi.

Başbakan Davutoğlu, ikinci tur görüşmelerin ne zaman başlayacağının sorulması üzerine, "Ramazan Bayramı'ndan önce ilk turu bitiririm" dediğini anımsatarak, şöyle devam etti:

"O zaman bir tabloyu görürüz. İnşallah bu gerçekleşecek. Daha sonraki aşama için bu ön görüşmelerin bir noktaya gelmesi etkili olacak, belirleyici olacak. Birer arkadaşımızı görevlendirdik, teması

sürdürmek ve bu ön görüşmeler için. Sürekli bir şekilde temas noktası olmak üzere, o arkadaşlarımız bu çalışmaları yaptıktan sonra bizlere sunacak. Olgunlaştığı zaman ikinci tur görüşmeyi yapacağız.

Ama bütün partilerle de ikinci tur görüşmeyi aynı zamanlama içinde yapmaya özen göstereceğim.

Çünkü dediğim gibi, en doğru formülü birlikte oluşturabilmek."

"Gün içinde KCK'dan önemli bir açıklama geldi. Ateşkesin bittiği ilan edildi, siz bu ilanın ardından ne söylemek istersiniz" sözleri üzerine Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bahsettiğiniz açıklama, aslında hepimizin titizlikle üzerinde durmamız gereken bir husustur. Hafta sonu Ağrı'da, Göle'de, Kars'ta ve birçok şehrimizde terör ve şiddet saldırıları devam etti. Türkiye, 7 Haziran seçimlerini dünyanın hayranlıkla izlediği bir olgunlukla tamamlayıp, çok temsil kabiliyeti yüksek bir Meclis oluşturmuşken aynen 2011 seçimlerinden sonra da böyle bir terör sarmalına Türkiye'yi sokmak istemişlerdi. Şimdi böyle bir terör ve şiddet sarmalına Türkiye'yi sokmak isteyenlerin varlığı aşikar. Herkes bu anlamda bir ciddi sınavla karşı karşıyadır, bunu ifade etmek isterim.

7 Haziran seçimlerinde milli iradeden ve milletten temsil meşruiyetini almak için gelen bütün partiler bu şiddet ve terör sarmalı çağrısında bulunan bu tür açıklamalar karşısında ortak bir tavır sergilemek durumundadırlar. Öncelikle bu bir şart."

"Kimseden hiçbir otoritenin tehdidinde de geri adım atmazlar"

(6)

Davutoğlu, saldırıların gerekçesi olarak baraj ve yol yapımlarının gösterildiğine işaret ederek, "Bir kere Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her bir santimetrekaresiyle egemenliğini sadece ve sadece milletten aldığı yetkiyle kullanan hükümetler tarafından yönetilir ve bu hükümetler, Türkiye'nin her yerinde yol ve baraj çalışması yaparlar. Bunun için de kimseden hiçbir otoritenin tehdidinde de geri adım atmazlar"

dedi.

Davutoğlu, "ateşkes" tabirini hiç bir zaman kullanmadıklarını vurgulayarak, eğer çözüm süreci bağlamında çatışmasızlıktan bahsediliyorsa bunun da açıklamasını daha önce yaptıklarını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Eğer Çözüm Süreci'ne birisi darbe vurmuşsa 2013 Mayıs'ında silahlı grupların Türkiye'yi terk etmesi sözünü, taahhüdünü yerine getiremeyenler vurdu. O zamandan bu yana biz sabırla bu silahlı grupların Türkiye'yi terk etmesi ve silahların terkini bekledik. Hep bunu talep ettik ama bir taraftan da

demokratikleşme çabalarında da ödün vermedik. Şimdi de halkımızın demokratik hakları konusunda hiçbir şekilde geri adım atmayacağız ancak bu şekilde ifadelerle ülkemizi, meşru hükümeti, Meclisimizi ve oradan oluşacak olan siyasi iradeyi tehdit eden yaklaşımlara da kesinlikle prim vermeyiz.

Yarından sonra HDP ile görüştüğümde de kendilerine de ifade edeceğim... Artık herkesin şiddetle terörle, demokrasi arasında bir seçim yapma vakti gelmiştir. Bu açıklama bunun zaruretini ortaya koyuyor. Uluslararası alanda da demokrasinin yanında olan herkes, Türkiye'nin bu şekilde terör tehdidi karşısında takınacağı tavra destek vermek durumundadır. Dolayısıyla biz, bu tür tehdit ve şantajlar karşısında atılması gereken adımlardan hiçbir şekilde bir adım dahi geri durmayacağımız gibi Türkiye'de kamu düzeninin tesisi için her türlü tedbiri de almaya kararlıyız."

Dün ilgili birimleri konutta toplantıya çağırdığını, bu konularda alınması gereken tedbirler hususunda da gerekli talimatlandırmaların yapıldığını bildiren Davutoğlu, "Hiçbir şekilde şiddete ve teröre ülkemizin herhangi bir santimetrekaresinde izin verilmeyecektir, bunun da bilinmesini isterim" diye konuştu.

"Önce bir heyet gibi söylediniz bu istikşafi görüşmeler için ama sonra bir temas kişisi söylediniz"

sözleri üzerine Davutoğlu, "Hayır heyet, yanlış anlaşılmasın. Temas noktası olarak tespit ettiğimiz arkadaşlar bu çalışmaları koordine edecekler ama heyetler arası görüşme anlamında"

ifadesini kullandı.

"Heyetlerdeki isimleri belirlediniz mi?" sorusu yöneltilen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Ben bizim taraftaki o arkadaşa gerekli isimleri vereceğim, CHP tarafından da yine böyle yapı oluşacak, onlar bunu koordine edecekler. Muhtevaya dönük bir öngörüşmeler yapılacak, bir tespit yapılacak, bir resim çekilecek. Karar değil, dikkatinizi çekerim bir resim çekilecek ona göre de ileride olabilecek kararların, alternatif kararlar göz önüne alınması için bir zemin oluşmuş olacak. Aynı usulü, tekrar zikrediyorum MHP'ye de ifade edeceğiz. Hatta ben bu basın toplantısını sayın Kılıçdaroğlu'na gitmeden önce yapmayı da bir ara düşündüm ki bu usul, bir partiye has olarak teklif ettiğimiz bir usul değildir diyerek ama sizi iki kez son dakika ifadelerinden kurtarmak için bu basın toplantısına karar verdik."

Başbakan Davutoğlu, "Hayırlısı olur inşallah" diyerek sözlerini tamamladı.

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :