• Sonuç bulunamadı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Copied!
69
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Zehra Funda TÜRKMENOĞLU

YAPI TAŞI OLARAK KULLANILAN BAZI KAYAÇLARIN FİZİKO- MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ

MADEN MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI

ADANA, 2007

(2)

Zehra Funda TÜRKMENOĞLU YÜKSEK LİSANS TEZİ

MADEN MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI

Bu Tez …. / …. / 2007 tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği / Oyçokluğu İle Kabul Edilmiştir.

İmza: ……….. İmza: ……….. İmza: ………..

Prof. Dr. Mesut ANIL Doç. Dr. Alaettin KILIÇ Doç. Dr. Suphi URAL ÜYE DANIŞMAN ÜYE

İmza: ……….. İmza: ………..

Doç. Dr. A.Mahmut KILIÇ Yrd. Doç. Dr. Hakan GÜNEYLİ ÜYE ÜYE

Bu Tez Enstitümüz Maden Mühendisliği Anabilim Dalında Hazırlanmıştır.

Kod No:

Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ Enstitü Müdürü

Bu çalışma, Çukurova Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir.

Proje No: MMF2006YL13

Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki hükümlere tabidir.

YAPI TAŞI OLARAK KULLANILAN BAZI KAYAÇLARIN FİZİKO- MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ

(3)

Zehra Funda TÜRKMENOĞLU

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

MADEN MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Alaettin KILIÇ Yıl : 2007, Sayfa : 58

Jüri : Prof. Dr. Mesut ANIL Doç. Dr. Alaettin KILIÇ

Doç. Dr. Suphi Ural

Doç. Dr. Ahmet Mahmut KILIÇ Yrd. Doç. Dr. Hakan GÜNEYLİ

Bu tez çalışmasında, Adana yöresinde yapı taşı olarak kullanılan yerli mermer ve ithal granitlerin fiziksel, mekanik ve petrografik özellikleri incelenmiştir.

İncelemeler sonunda en iyi mermerlerin Uşak Beyaz ve Afyon Beyaz olduğu, en iyi granitlerin Nero Zimbabwe ve Raw Silk olduğu görülmüştür.

Mermer ve granitlere uygulanan deneyler sonucunda, Uşak Beyaz ve Afyon Beyaz mermerlerinin; özgül ağırlıklarının 2,698 ile 2,680 g/cm3, birim hacim ağırlıklarının 2,675 ile 2,660 g/cm3, porozitelerinin % 0,852 ile % 0,746, hacimce su emme değerlerinin % 0,235 ile % 0,274, dona dayanıklılık değerinin % 0,03 ile % 0,46, aşınma dayanımlarının 15 cm3 / 50 cm2 ile 14,8 cm3 / 50 cm2, eğilme dayanımlarının 12,8 MPa ile 12,7 MPa, Shore sertliklerinin ise 37 olduğu belirlenmiştir. Nero Zimbabwe ve Raw Silk granitlerinin; özgül ağırlıklarının 3,032 ile 2,641 g/cm3, birim hacim ağırlıklarının 2,982 ile 2,601 g/cm3, porozitelerinin % 1,649 ile % 2,641, hacimce su emme değerlerinin % 0,239 ile % 0,341, dona dayanıklılık değerinin % 0,34 ile % 0,43, aşınma dayanımlarının 4,8 cm3 / 50 cm2 ile 3,5 cm3 / 50 cm2, eğilme dayanımlarının 17,9 MPa ile 12,9 MPa, Shore sertliklerinin ise 94 olduğu belirlenmiştir.

Tüm çalışmalar neticesinde, deneyler mevcut standartlardan TS 10449, TS 6234 ve TS 11143’e göre yorumlandığında kayaçların bu standartların birçok sınır değerini taşıdığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Uşak Beyaz, Afyon Beyaz, Nero Zimbabwe, Raw Silk YAPI TAŞI OLARAK KULLANILAN BAZI KAYAÇLARIN FİZİKO-

MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ

(4)

Zehra Funda TÜRKMENOĞLU

DEPARTMENT OF MINING ENGINEERING INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES

UNIVERSITY OF CUKUROVA

Supervisor : Assoc. Prof. Alaettin KILIÇ Year : 2007, Pages : 58

Jury : Prof. Dr. Mesut ANIL Assoc. Prof. Alaettin KILIÇ

Assoc. Prof. Suphi Ural

Assoc. Prof. Ahmet Mahmut KILIÇ Assist. Prof. Hakan GÜNEYLİ

In this thesis, physical, mechanical and petrographical properties of native marbles and import granites were examined which being used as building stone in Adana region.

The results of these investigation showed that the best marbles are Uşak Beyaz and Afyon Beyaz and the best granites are Nero Zimbabwe and Raw Silk.

According to investigation results of Uşak Beyaz and Afyon Beyaz marbles, it was seen that the marbles has a spesific gravity of 2,698-2,680 g/cm3, unit weight values of 2,675 - 2,660 g/cm3, porosity of % 0,852-0,746, water absorbsion volume of % 0,235-0,274, weight loss after freezing and thawin of % 0,03-0,46, the bohme surface abrasion value of 15 cm3 / 50 cm2-14,8 cm3 / 50 cm2, the flexural tensile strenght of 12,8 MPa-12,7 MPaand the shore hardnees of 37. Nero Zimbabwe and Raw Silk granites have spesific gravity of 3,032-2,641 g/cm3, unit weight values of 2,982-2,601 g/cm3, porosity of % 1,649-2,641, water absorbsion volume of % 0,239- 0,341, weight loss after freezing and thawin of % 0,34-0,43, the bohme surface abrasion value of 4,8 cm3 / 50 cm2-3,5 cm3 / 50 cm2, the flexural tensile strenght of 17,9 MPa-12,9 MPa and the shore hardnees of 94.

According to the results, the experiment were interpreted according to the standarts TS 10449, TS 6234 and TS 11143. It has been observed that the rocks covers limit values of these standarts.

Key Words : Uşak Beyaz, Afyon Beyaz, Nero Zimbabwe, Raw Silk

DETERMINATION OF THE PHYSICAL – MECHANICAL PROPERTIES OF SOME ROCKS USING AS BUILDING STONE

(5)

Bilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırladığım bu çalışmada, benden bilgi ve yardımlarını esirgemeyen, beni sürekli yönlendiren ve her türlü kolaylığı sağlayan danışman hocam Sayın Doç. Dr. Alaettin KILIÇ’a teşekkürlerimi sunarım.

Deneysel çalışmalarım sırasında gerekli olanağı sağlayan, zaman zaman deneyim ve bilgilerinden faydalandığım değerli Bölüm Başkanımız sayın Prof. Dr.

Mesut ANIL’a teşekkür ederim.

Çalışmalarım esnasında ve sonuçları yorumlarken yardımlarını benden esirgemeyen değerli hocalarım; Doç. Dr Suphi URAL, Doç. Dr. Ahmet Mahmut KILIÇ ve Yrd. Doç. Dr. Hakan GÜNEYLİ’ye teşekkürlerimi sunarım.

Petrografik analizlerin yapılmasında emeği geçen Sayın Öğretim Görevlisi Nil YAPICI’ya teşekkür ederim.

Kaya mekaniği deneylerinin yapılmasında benden yardımlarını esirgemeyen Araştırma Görevlisi Ahmet TEYMEN’e ve tezimin her aşamasında büyük emeği geçen eşim, Araştırma Görevlisi Mehmet TÜRKMENOĞLU’na teşekkürü bir borç bilirim.

Ayrıca; maddi ve manevi desteklerini benden hiçbir zaman esirgemeyen değerli anne ve babama sonsuz teşekkür ederim.

(6)

ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER... IV ÇİZELGELER DİZİNİ... VI ŞEKİLLER DİZİNİ... VII

SEMBOLLER………... IX

1. GİRİŞ... 1

2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR... 3

2.1. Önceki Çalışmalar... 3

2.2. Mermerin Tanımı... 7

2.2.1. Mermerin Bilimsel Tanımı……... 7

2.2.2. Mermerin Endüstrideki Ticari Tanımı……... 7

2.3. Mermerlerin Sınıflandırılması... 7

2.3.1. Metamorfik Kökenli Mermerler... 7

2.3.1.1. Gerçek Mermerler... 8

2.3.1.2. Şistler- Kayagan (Arduaz) Taşı (Kayrak Taşı)……….. 9

2.3.2. Sedimanter Kökenli Mermerler………... 10

2.3.2.1. Kireçtaşları…...……….. 10

2.3.2.2. Traverten……… 11

2.3.2.3. Oniks Mermerleri………... 11

2.3.2.4. Kumtaşları……….. 12

2.3.3. Magmatik Kökenli Mermerler ……… 12

2.3.3.1. Granit………...……….. 13

2.3.3.2. Diyabaz……….. 15

2.3.3.3. Serpantinit- Ultrabazikler(Serpantin)……… 15

2.3.3.4. Siyenit……… 16

2.4. Doğal Taşlarda Aranan Özellikler………... 16

(7)

3.2.1. Özgül Ağırlık Tayini……… 26

3.2.2. Birim Hacim Ağırlık Tayini………...… 26

3.2.3. Su Emme Tayini……… 27

3.2.4. Gözeneklilik Tayini……… 28

3.2.5. Shore Sertlik Tayini………. 29

3.2.6. Eğilme Dayanımı Tayini………. 29

3.2.7. Aşınma Dayanımı Tayini………. 30

3.2.8. Açık Hava Tesirlerine Dayanıklılık Tayini………. 31

3.2.9. Pas Tehlikesi Tayini……….………... 31

3.2.10. Asitlere Dayanıklılık Tayini……….. 32

3.2.11. Donma ve Çözülmeye Karşı Direnç Tayini……..……… 32

3.2.12. Petrografik Analiz ………. 33

4. ARAŞTIRMA BULGULARI... 34

4.1. Kayaçlara Uygulanan Deney ve Analiz Sonuçları... 34

4.1.1. Petrografik Analizler………... 34

4.1.2. Mermerlere Uygulanan Fiziksel ve Mekanik Testler ve Sonuçları……... 43 4.1.3. Granitlere Uygulanan Fiziksel ve Mekanik Testler ve Sonuçları 46 4.1.4. Granit ve Mermerlere Uygulanan Diğer Testler ve Sonuçları…. 48 4.1.4.1. Asitlere Karşı Dayanıklılık Testi……… 48

4.1.4.2. Pas Tehlikesi Tayini………... 48

4.1.4.3. Açık Hava Tesirlerine Dayanıklılık... 49

5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER... 53

KAYNAKLAR... 55

ÖZGEÇMİŞ... 58

(8)

Çizelge 3.1. Çalışmada Kullanılan Mermer ve Granitler...………. 19 Çizelge 4.1. Çalışmada Kullanılan Mermer ve Travertenlerin Fiziksel

Özellikleri………... 45 Çizelge 4.2. Çalışmada Kullanılan Mermer ve Travertenlerin Mekanik ve

sertlik özellikleri……….………. 46 Çizelge 4.3. Çalışmada Kullanılan Granitlerin Fiziksel Özellikleri……….... 47 Çizelge 4.4. Çalışmada Kullanılan Granitlerin Mekanik ve Sertlik

Özellikleri. 48

Çizelge 4.5. Tüm Mermer ve Granitlerin Pas Tehlikesi Sonuçları…………. 49

(9)

Şekil 3.2. Uşak Beyaz………...………. 19

Şekil 3.3. Marmara Beyaz………...………..……… 20

Şekil 3.4. Afyon Beyaz………... 20

Şekil 3.5. Karaisalı Bej………...………... 20

Şekil 3.6. Ceyhan Bej………... 20

Şekil 3.7. Diyarbakır Bej……….……. ……… 20

Şekil 3.8. Diyarbakır Pembe………... 20

Şekil 3.9. Denizli Traverten.………... 21

Şekil 3.10 Denizli Pembe Traverten………...………... 21

Şekil 3.11. Nero Zimbabwe………...……… 21

Şekil 3.12. Capoa Bonito………...………... 21

Şekil 3.13. Baltic Brown………...……… 21

Şekil 3.14. Roza Beta………...……… 21

Şekil 3.15. Raw Silk……….…...……… 22

Şekil 3.16. Roza Porino……….. ………….…...……… 22

Şekil 3.17. Giallo Fiorito….…...……….……… 22

Şekil 3.18. Roza Minho….…...……….……….... 22

Şekil 3.19. Shore Schleroscope Cihazı ………. 23

Şekil 3.20. Böhme Yüzey Aşındırma Cihazı….………...……. 24

Şekil 3.21. Eğilme Dayanımı Ölçüm Cihazı…...……….. 24

Şekil 4.1. Giallo Fiorito Granitinin İnce Kesit Görünümü……….... 34

Şekil 4.2. Raw Silk Granitinin İnce Kesit Görünümü ……….. 35

Şekil 4.3. Roza Porino Granitinin İnce Kesit Görünümü ………. 35

Şekil 4.4. Roza Minho Granitinin İnce Kesit Görünümü ………... 36

Şekil 4.5. Capoa Bonito Granitinin İnce Kesit Görünümü ………... 36

Şekil 4.6. Baltic Brown Granitinin İnce Kesit Görünümü ………... 37

Şekil 4.7. Nero Zimbabwe Granitinin İnce Kesit Görünümü ……….……. 37

Şekil 4.8. Roza Beta Granitinin İnce Kesit Görünümü ………...…………. 38

(10)

Şekil 4.12. Denizli Traverteninin İnce Kesit Görünümü……..…………... 40 Şekil 4.13. Diyarbakır Bej Mermerinin İnce Kesit Görünümü………. 40 Şekil 4.14. Afyon Beyaz Mermerinin İnce Kesit Görünümü………….…... 41 Şekil 4.15. Muğla Beyaz Mermerinin İnce Kesit Görünümü……… 41 Şekil 4.16. Ceyhan Bej Mermerinin İnce Kesit Görünümü ……….…….... 42 Şekil 4.17. Marmara Beyaz Mermerinin İnce Kesit Görünümü …………... 42 Şekil 4.18. Diyarbakır Pembe Mermerinin İnce Kesit Görünümü……….... 43 Şekil 4.19. Marmara Beyazı ve Uşak Beyazı Mermerlerinin Açık Hava

Tesirlerine Dayanıklılıkları Deneyi Öncesi ve Sonrası

Fotoğrafları……….. 50

Şekil 4.20. Muğla Beyazı, Afyon Beyazı, Denizli Traverten Pembe, Denizli Traverten, Ceyhan Bej, Diyarbakır Bej, Karaisalı Bej ve Diyarbakır Pembe Mermerlerinin Açık Hava Tesirlerine

Dayanıklılıkları Deneyi Öncesi ve Sonrası Fotoğrafları……… 51 Şekil 4.21. Nero Zimbabwe, Raw Silk, Capoa Bonito, Baltic Brown, Roza

Minho, Roza Porino, Roza Beta ve Giallo Fiorito granitlerinin açık hava tesirlerine dayanıklılıkları deneyi öncesi ve sonrası

fotoğrafları………... 52

(11)

Gs : Özgül ağırlık,

KBH : Kuru haldeki birim hacim ağırlık, (g /cm3) n : Porozite, (%)

Vw : Hacimce su emme oranı, (%)

F : Donma çözülme sonu kütlece yüzde kaybı, (%) BAD : Böhme aşınma dayanımı, (cm3/50cm2)

SHO : Shore yüzey sertlik indeksi s : Eğilme dayanımı, (MPa)

(12)

1. GİRİŞ

Dünyanın en zengin doğal taş oluşumlarının bulunduğu Alp-Himalaya dağ kuşağında yer alan Türkiye, çok çeşitli ve büyük miktarda mermer rezervine sahiptir.

Türkiye, bu kaynaklara ilaveten gelişmekte olan sanayisi ve üretimde kullandığı teknoloji ile dünyanın en önemli doğal taş üreticileri arasında yer almaktadır. Bu önemli rezervler Anadolu ve Trakya boyunca geniş bir bölgeye yayılmıştır. Afyon, Bilecik, Balıkesir, Denizli, Muğla, Amasya, Elazığ ve Diyarbakır rezervlerin yoğunlaştığı illerdir. Ülkemizde 80’in üzerinde değişik yapıda, 120’nin üzerinde değişik renk ve desende mermer rezervi belirlenmiştir. Sektörde yaklaşık 800 ocak, 1500 fabrika ve 7000 civarında atölye faaliyet göstermektedir.

Doğal taşların, yapı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaya başlanması dünya doğal taş üretiminin artmasına neden olmuştur. Özellikle son on yılda görülen artış, kazanım ve işleme teknolojisindeki gelişmelere paralellik göstermektedir. Giderek daha verimli hale getirilen işleme teknikleri ile taş, daha kolay ve ekonomik olarak istenen şekilde işlenmekte ve birçok yeni kullanım alanı bulmaktadır.

Dünya doğal taş sektöründe Çin, İtalya, İspanya, Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Portekiz dünya doğal taş üretiminin yaklaşık % 70’ni gerçekleştirmekte, üretimini arttıran ülkeler sıralamasında Çin, Türkiye ve Brezilya ilk üç sırada yer almaktadır.

Dünya doğal taş rezervlerinin yaklaşık % 40’ına sahip olan Türkiye dünya doğal taş sektöründe üretimde % 3,1’lik bir payla dokuzuncu, ihracatta ise % 2,3’lük bir payla sekizinci sırada yer almaktadır.

Doğal yapı taşları, petrografik ve teknolojik yönlerden yapılarda kullanılmaya elverişli olan, çeşitli minerallerin bir araya gelmesiyle doğal olarak meydana gelen mineral topluluğudur. Doğal taşların duvarlarda kullanılmasıyla mimari yönden estetik görünümler elde edilebilir. Doğal taşlar renk, doku yönüyle yapılara çeşitli özellikler kazandırması yanında, kaplama ve taşıyıcı bir eleman olarak da kullanılabilir (Yılmaz ve Safel, 2004).

Doğal yapı taşları renk ve doku özelliğine göre; estetik görünümlü, homojen yapılı, fiziksel-mekanik-kimyasal etkilere dayanıklı, oyma ve süslemelerin

(13)

yapılabilmesi için yeterli mukavemete sahip olmalıdır. Yapı malzemesi olarak kullanılacak doğal taşlarda; tasarımcıların, mühendislerin, mimarların, uygulamacıların, TS 699’a (Doğal Yapı Taşları Muayene ve Deney Metotları) göre bilinmesi gereken fiziksel ve mekanik deneylerin nasıl yapılacağı belirtilmiştir (Koçu, 2006).

Ülkemizde günümüze kadar olan uygulamalarda piyasaya yeni sunulan mermerlerde; renk, cila alma kapasitesi ve sertlik temel unsur olmakta, diğer önemli fiziko-mekanik özellikler test edilmemekte ve sadece deneme yanılma metodu ile sonuca gidilmek istenmektedir. Bütün bunlar ekonomiye olumsuz bir külfet getirmenin yanında, mermerimize hâkim olamamanın verdiği maddi değer kaybı da kaçınılmaz olmaktadır.

Doğal yapı taşlarında aranan özellikler genel olarak şu şekilde sıralanabilir;

renk özelliği ve desen homojenliği, blok verme özelliği ve kesilip cilalanma, jeomekanik ve fiziksel özellikler, atmosferik ve kimyasal etkilere dayanım (Şentürk ve Ark., 1995).

Bu çalışmada, Adana ve çevresinde ticari olarak satılan yerli mermerler ile ithal granitlerin fiziksel, mekanik ve petrografik özellikleri incelenerek, yapı ve kaplama taşı standartları ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışma ile bölgemizdeki yapı taşı kullanıcıları kullanım amaçlarına en uygun yapıtaşlarını seçerken, çalışmadan elde ettiğimiz sonuçları kullanabileceklerdir.

İlk etapta deneyler için standartta belirtilen boyutlarda örnekler hazırlanmış ve daha sonra TS 699 standardına uygun olarak deneyler gerçekleştirilmiştir.

Bulunan deney sonuçları yapı ve kaplama taşı standartları olan; TS 10449, TS 11143 ve TS 6234 standartlarındaki verilerle karşılaştırılarak bu mermer ve granitlerin; yer döşemesi, duvar kaplaması, merdiven basamağı v.b. kullanım alanlarına uygun olup olmadığı araştırılmıştır.

(14)

2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ve DENEY YÖNTEMLERİ

2.1. Önceki Çalışmalar

Kuşçu (1990)’da “Belence (Eğridir-Isparta) Siyah Mermer Yataklarının Ekonomik Jeolojisi” adlı çalışmasında; Belence Siyah Mermerlerinin jeolojik, mineralojik ve petrografik özelliklerini belirlemişler ve TS standartları çerçevesinde yorumlamışlardır. Siyah Mermerlerin mikroskobik incelemeler sonucunda bütünüyle kalsit kristallerinden oluştuğunu, az miktarda kuvars ve opak mineral içerdiğini izlemişlerdir. Teknolojik özellikler açısından mermerlerin levha haline gelebilme ve cila kabul etme özelliklerinin iyi olduğunu gözlemlemişlerdir.

Tüdeş ve Arkadaşları, (1991)’de “İkizdere (Rize) Yöresindeki Granitik Kayaçların Mermer Olarak Kullanılabilirliği” adlı çalışmalarında; İkiz derede bulunan Granodiyoritlerin jeomekanik özelliklerini arazi ve laboratuar çalışmalarıyla belirlemişlerdir.

Arazi çalışmaları sonucunda granodiyoritin orta ve seyrek çatlaklı, orta ve geniş açıklıkta ve çatlak yüzeylerinin hafif pürüzlü olduğunu belirlemişlerdir.

Çalışma sonucunda granodiyoritin yapı, iç ve dış kaplama malzemesi olarak kullanıma uygun olduğunu saptamışlardır. Ayrıca blok ve plaka verme durumu, uç kenar köşe kesilmesi ve cila alma yeteneğinin de oldukça iyi olduğunu saptamışlar ve Keçikaya Granodiyoritinin mermer olarak kullanılabilirliğini ortaya koymuşlardır.

Erdoğan (2001)’de yaptığı çalışmasında Çukurova Bölgesindeki kayaçların mühendislik özelliklerini belirlemiş ve yapı kaplamacılıkta kullanılabilirliğini araştırmıştır. Bu amaçla 7 farklı yapı ve kaplama kayacı üzerinde birim hacim ağırlık, özgül ağırlık, porozite, darbe direnci, eğilme dayanımı, aşınma dayanımı, shore schlerescope sertlik indeks belirleme deneylerini uygulamıştır. Ayrıca kayaçlar ısıya dayanıklılık ve dona dayanıklılık deneyleri uygulamıştır.

Özpınar ve Arkadaşları, (2001)’de yaptıkları çalışmalarında; Kocabaş (Denizli) travertenlerinin jeolojik incelemesini yapmışlar ve fiziko-mekanik özelliklerini belirlemişlerdir. Bu amaçla fiziko-mekanik deneyler, agrega deneyleri ve beton karışım hesaplamaları yapmışlardır.

(15)

Yavuz ve Arkadaşları, (2002)’de yaptıkları çalışmada; Muğla yöresi mermerlerinin mineralojik, kimyasal, fiziksel ve mekanik özelliklerini incelemişlerdir. Mermerlerin mineralojik incelemeleri ince kesitler üzerinde, polarizan mikroskopta yapılmıştır. Mermerlerin mineral yüzdelerini polarizan mikroskopa monte edilen nokta sayıcı aleti ile belirlemişlerdir. Kimyasal analizler için atomik absorbsiyon kullanmışlardır. Ancak, yüksek oranda MgO içeriği belirlenen dört numunenin XRD’sini çektirmişlerdir. Mermerlerin fiziksel özelliklerinden; birim hacim ağırlık (kuru), birim hacim ağırlık (suya doygun), porozite, ağırlıkça su emme, boşluk oranı ve don sonra ağırlık kaybı yapmışlardır.

Mekanik özelliklerinden ise; tek eksenli basınç direnci, nokta yükleme dayanımı, eğilme direnci, bölünme yüzeysel aşınma direnci, darbe direnci, shore sertliği ve schmit darbe dayanımlarını belirlemişlerdir.

Çiftepala ve Arkadaşları (2003)’de yaptıkları çalışmalarında Meşe bağları (Toplu köy-Çermik-Diyarbakır) kireçtaşı mermerlerinin fiziko mekanik özelliklerini incelemişlerdir. Bu amaçla, Meşe bağları yöresinden aldıkları kireçtaşı ve mermer örneklerini TS 699 TS 1910 ve TS 2513’e göre deneylere tabii tutmuşlar ve bu kireçtaşı mermerlerinin fiziksel, mekanik ve teknolojik özelliklerini belirleyerek uygun kullanım alanların ortaya çıkarmışlardır.

Kireçtaşı mermerlerinin fiziksel özelliklerini belirlemek amacıyla birim hacim ağırlık, özgül ağırlık, ağırlıkça su emme, görünür porozite, doluluk oranı ve shore schleroscope sertlik deneylerini uygulamışlardır. Kireçtaşı mermerlerinin mekanik özelliklerini belirlemek amacıyla da eğilme dayanımı, darbe dayanımı, tek eksenli basma dayanımı ve aşınma dayanımı deneylerini uygulamışlardır.

Çavumirza ve Arkadaşları (2003)’de “Mucur (Kırşehir) Yöresi Kireçtaşı Mermerleri ve Travertenlerinin Fiziko-Mekanik Özellikleri” adlı çalışmalarında Mucur yöresi kireçtaşı mermer ve travertenlerinin mineralojik, petrografik, kimyasal, fiziksel ve mekanik özelliklerini belirlemeyi ve TS standartlarına göre uygun kullanım alanlarını ortaya çıkarmayı amaçlamışlardır.

Örneklerin hazırlanması ve mühendislik özelliklerinin belirlenmesinde TS 699’dan yararlanmışlardır. Örneklerin yapı ve kaplamada kullanılabilirliğinin belirlenmesinde ise TS 1910 ve TS 2513’ü baz almışlardır.

(16)

Uysal ve Arkadaşları (2003)’de bazı mermer türlerinin fiziksel ve mekanik özelliklerini tespit ederek, inşaatlarda yapı ve kaplama malzemesi olarak kullanılabilirliğini araştırmışlardır. Bu amaçla mermerlere bir dizi deneyler uygulamışlardır. Daha sonra da elde ettikleri sonuçları TSE standartları ile karşılaştırmış ve mermerlerin yer döşemesi, duvar kaplaması, merdiven basamağı v.s. kullanım alanlarına uygunluğunu araştırmışlardır. Son olarak da mermer türlerinin tekno-mekanik özelliklerinin üretimde kalite kontrolünün sağlanmasına ve üretim sürecinin iyileştirilmesine olan etkilerini vurgulamışlardır. Sonuçta, yapı ve kaplama taşı olarak kullanılacak doğal taşların birim hacim ağırlık, porozite, su emme doluluk oranlarını TS standardı ile karşılaştırmışlardır. TSE de birim hacim ağırlık en az 2,55 g/cm³, porozite % 2 den küçük, doluluk % 93 den büyük ve kütlece su emme % 0,4 değerinden küçük olmalıdır. Yapılan tüm deneylerin bu standartlara uygun olduğunu belirlemişlerdir.

Altındağ ve Güney (2004), “Numune Boyutunun Shore Sertliği Üzerine Etkisinin Belirlenmesi” adlı çalışmalarının amacı, 7 farklı kayaçtan değişik boyutlarda hazırladıkları 144 prizmatik numuneyi test ederek tutarı SH değerleri tespit etmek ve bunlar dikkate alınarak minimum standart numune hacmini belirlemektir. Diğer bir amaçları ise; SH değerlerinin kayaçların diğer mekanik özelliklerinin ampirik olarak belirlenmesinde yararlanabilirliğini ortaya koymaktır.

Çelik (2004)’te, yaptığı bir çalışmasında mermer ocakları ve işleme tesislerinden oluşan mermer blok ve levha üretimini araştırmıştır. Bu amaçla mermer parçalarını kırma ve eleme işlemlerinden geçirmiş ve çeşitli tane gruplarına ayırmıştır. Bağlayıcı olarak beyaz portland çimentosu kullanmıştır. İlk olarak mermer parçalarını kırma ve eleme işlemlerinden geçirerek tane boyutlarına göre ayırmıştır. Daha sonra mermer agregalardan üç ayrı tane tane boyutunda reçeteler hazırlanarak karıştırma, kalıplama ve presleme işlemlerinden geçirmiştir. Son olarak da örneklere çeşitli testler uygulayarak özelliklerini belirlemişlerdir.

Kun ve Onargan (2004)’te yaptıkları çalışmada granit ve gronodiorit türü kayaçlara tekno-mekanik, petrografik ve kimyasal testler uygulamışlar ve kayaçların shore sertlik indeks değerini, kayaç ve mineral bazında tespit etmişlerdir. Bu indeks değerinin diğer parametrelere bağlı olarak değişimini araştırmışlardır. Öncelikle

(17)

kayaçların petrografik özelliklerini incelemişlerdir ve daha sonra kayaçlara; özgül ağırlık, birim hacim ağırlık, shore sertliği, porozite, su emme, aşınma, darbe dayanımı ve eğilme dayanımı deneylerini uygulamışlardır. İlk önce, kayaçlardan hazırlanan ince kesitleri polarizan mikroskopta inceleyerek, mineral bileşimleri ve dokularını belirlemişlerdir. Daha sonra kayaç mineral yüzdelerini belirlemek ve bulunan yüzde değerleri ile shore sertlik indeks değeri arasındaki olası bağlantıyı ortaya koymak için Point Counter test cihazından yararlanmışlardır.

Kekeç ve Arkadaşları (2004)’te yaptıkları çalışmada, kayaçların doku özellikleri ile kırılma ve öğütülme özellikleri arasındaki ilişkileri incelemişlerdir.

Çalışmalarında mermer, granit traverten ve andezit olmak üzere 4 çeşit kayaç kullanmışlardır. Kayaçların petrografik, mekanik ve kırılma özelliklerini belirlemek için kayaçlara sertlik, gözeneklilik, nem içeriği, yoğunluk, nokta yükleme dayanımı, petrografik analizler ve kırılma öğütülme deneyleri uygulamışlardır.

Yavuz ve Arkadaşları (2005)’de yaptıkları çalışmalarında, Türkiye’nin güneybatısında yer alan Menderes masifi mermerlerinin materyal özelliklerini belirlemişlerdir. Ayrıca İtalyan (Carrara) ve Yunan mermerlerinin literatürdeki özelliklerini kullanarak birbirleri arasında ilişkiler kurmuşlardır.Mermerlerin fiziksel, kimyasal ve mekanik özelliklerini belirlemişlerdir. Fiziksel özelliklerinden birim hacim ağırlık, porozite, boşluk oranı, donma-çözünme testi, ısı iletkenliği, ultrasonik hızlarını belirlemişlerdir. Mekanik özelliklerinden tek eksenli basınç dayanımı, nokta yük dayanımı, eğilme dayanımı, Brazilian çekme dayanımı, Shore ve schmidt sertlik değerlerini belirlemişlerdir.

Yetiş ve Arkadaşları (2006)’da yaptıkları bir çalışmalarında Değirmenci uşağı (Kozan) dolaylarındaki karbonatların mermer olarak değerlendirilmesini incelemişler ve Mermerlerin sertlik, renk, gözeneklilik, su emme oranı, özgül ağırlık, yüzey parlaklığı, kesilmeye ve aşınmaya karşı direnç gibi özelliklerini belirlemişlerdir.

Yetiş ve Arkadaşları (2006)’da yaptıkları diğer bir çalışmada Sarıkaya (Feke- Adana) Bölgesi Karbonatlarının Mermer Olarak Değerlendirilebilirliğini incelemişlerdir. Bu amaçla hazırlanan örneklerin petrografik ve temel mühendislik özelliklerini belirlemişlerdir.

(18)

2.2. Mermerin Tanımı

Yüksek sıcaklık ve basınç altında başkalaşıma (metamorfizma) uğramış kalkerler mermer olarak tanımlanmaktadır. Endüstriyel anlamda ise; işlenebilen, cilalanabilen, parlayan ve boyutlandırılabilen veya dekoratif amaçlı kullanılan tüm doğal taşlara mermer denilmektedir. Günümüzde özellikle endüstriyel anlamda mermerin yerine doğal taş terimi de kullanılmaktadır.

2.2.1. Mermerin Bilimsel Tanımı

Mermerler kalker (CaCO3) ve dolomit kalkerlerin (CaMg(CO3)2) ısı ve basınç altında metamorfizmaya uğrayarak, tekrar kristalleşmesi sonucunda yeni bir yapı kazanmalarıyla meydana gelen taşlardır.

2.2.2. Mermerin Endüstrideki Ticari Tanımı

Endüstriyel alanda kesilip boyutlandırılabilen, dekoratif amaçlı kullanılan ve ticari değeri olan her türlü kayaç mermer olarak adlandırılmaktadır. (Onargan ve Ark., 2005).

2.3. Mermerlerin Sınıflandırılması

Mermerler jeolojik oluşum bakımından üç grupta sınıflandırılabilir (Çizelge 2.1).

2.3.1. Metamorfik Kökenli Mermerler

Metamorfizma kelime anlamı ile başkalaşım demektir. Çeşitli kayaçların jeolojik ve tektonik olaylar sonucunda oluşan ısı ve basınç ile katı halde yapı, doku, mineral bileşimi gibi fiziksel özelliklerinin değişmesi olayına Metamorfizma, bu olaylar sonucunda oluşan kayaçlara da Metamorfik Kayaçlar denir (Kun, 2000).

(19)

Çizelge 2.1 Mermerlerin Jeolojik Oluşum Bakımından Sınıflandırılması (Köktürk, 2002; Onargan ve Ark., 2005)

I. GRUP Metamorfik Kökenli mermerlerdir. Tam kristalleşmiş bilimsel gerçek mermer tanımına uygun doğal taşları içerir. Çoğunlukla iyi kristalleşmişlerdir. Renkleri genellikle beyaz ve açık gridir. Bileşimlerinde birçok yabancı madde taşırlar.

II. GRUP Sedimenter kökenli mermerleri içerir. Kireçtaşı, oniks mermerleri, kumtaşları ve travertenleri içerir. Karbonatlı olanlarda yapılarında yalnız CaCO3 vardır. Travertenler, toplu iğne başından birkaç cm ye varan boşluklar içerebilmektedirler. Kolay işlenebilmekte ve iyi cila kabul etmektedirler.

III. GRUP Mağmatik kökenli mermerleri içerir. Andezit, dasit, granit, siyenit, bazalt, diyabaz, gabro vb. gibi.

2.3.1.1. Gerçek Mermerler

Gerçek mermerler, metamorfizma sonucu, kalker ve dolomit kalkerlerin kristalleşmesi ile meydana gelmişlerdir. % 95 civarında kalsiyum karbonat, bileşimini oluşturmaktadır. Yapılarında az miktarda magnezyum karbonatın yanı sıra silis, silikat, feldspat, demir oksit, mika fluorit ve organi maddelerde bulunabilir.

Renkleri genellikle beyaz ve grimsidir. İçerdikleri yabancı maddelerin etkisi ile sarı, pembe, esmerimsi ve siyah gibi değişik renklere bürünebilirler. Mermer kalker olarak anılan kireçtaşının metamorfizma geçirmesinden oluşmuş, oldukça sert bir kayaçtır. Bu genel metamorfizma, oldukça derinlerde şiddetli basınç ve sıcaklığın etkisiyle oluşmaktadır.

Mermerlerin esasını oluşturan kalker kalsit kristallerinden oluşmaktadır.

Kalsitin başlıca özelliklerini sıralayacak olursak:

· Bileşimi = CaCO3

· Renk = Genellikle Beyaz

· Çizgi Rengi = Beyaz

· Yoğunluk = 2,2-2,8 gr/cm³

· Sertliği = 3

(20)

Kalsit, kalsiyumlu taşların değişmelerinden, karstik bölgelerdeki çökeltilerden (travertenlerden), kendi eriyiğinden meydana gelir. Mermer bu kalsit kristallerinin sıkışması sonucu meydana gelir. Basınç ve sıcaklık altında kristaller arasındaki boşluklar ortadan kalktığından, kalkere göre daha sert bir yapıya sahiptir.

Gerçek mermerler mikroskop altında incelendiğinde, birbirine iyice kenetlenmiş kalsit kristallerinden oluştuğu görülür. Kalsit kristalleri iri ise kaba bir görüntüye sahiptir. Bu tür mermerlerin dış tesirlere karşı mukavemeti azdır. Tane çapları küçüldükçe mukavemet artar ve dolayısıyla dış parametrelerden etkilenmesi azalır (Onargan ve Ark., 2005).

Mermerin başlıca tüketim alanları; inşaat sektörü, güzel sanatlar alanı ve dekorasyondur. En geniş kullanım alanını inşaat sektörü teşkil eder. Binaların iç ve dış kaplamaları, dekorasyon işleri, anıtlar, heykeller ile süs ve hediyelik eşya imalatı önemli tüketim alanlarını oluşturur. Bilhassa binaların iç kısımlarında yer döşemesi ve duvar kaplamaları, merdiven basamakları, sütunlar, şömine, mutfak ve banyolarda kullanılır. İç dekorasyon malzemesi olarak masa, sehpa ve çeşitli mobilyalar yer alır.

Hediyelik eşya ve el sanatları dalında ise; vazo, biblo, avize, şekerlik, kül tablası vs.

yapımında bilhassa güzel renkli mermerler kullanılmaktadır. Mezar ve mezar taşlarında da önemli miktarlarda mermer tüketilmektedir (D.P.T,1996).

2.3.1.2. Şistler - Kayağan (Arduaz) Taşı (Kayrak Taşı)

İnce taneli kil, sedimanter kaya şeyli ve bazen kuvars içerikli oluşumlar bu sınıfta yer almaktadır. Kayağan taşı (kayrak taşı) adı verilen bu kayaç oluşumları çok ince kalınlıklarda şistozite düzlemlerinden kolayca ayrılabilmekte ve genellikle renkleri yeşil, gri veya siyaha yakın olmaktadır (Onargan ve Ark., 2005) .

Şistlerin mermercilikte kullanılabilmesi için, kuvarsın fazla yani sertliğinin yüksek olması gerekir. Genellikle cilalanmadan kullanılır (Kun, 2000).

(21)

2.3.2. Sedimanter Kökenli Mermerler

Tortulaşma olayının çeşitli yolları ile oluşan kayaçlara Tortul Kayaçlar veya Sedimanter Kayaçlar adı verilir. Bu tür kayaçlar genellikle tabakalıdırlar ve çoğu kez fosil içerirler.

Tortul kayaçların oluşumu için üç aşama gereklidir.

· Kaynak

· Taşınma

· Depolanma

Tortul kayacın oluşumu için aşınma, ayrışma, kırıklanma, parçalanma veya yok olma yolları ile çeşitli boyutlarda parçalara ayrılabilen kayaçlara veya canlı organizmalara yani bir kaynağa ihtiyaç vardır. Kaynak kayaç magmatik, metamorfik veya eski bir tortul kayaç olabilir. Kaynaktan çeşitli nedenlerle kopan değişik büyüklükteki parçalar genellikle bulunduğu yerden ötelere sürüklenir. Taşınma çoğu kez akan sular tarafından gerçekleştirilir. Tortul kayaların oluşumu için son aşama depolanmadır. Kaynaktan kopan parçalar çeşitli taşınma şekilleri ile depolanma havzasına gelip burada birikirler. Bu havza göl, deniz veya okyanus olabilir. Böylece sedimantasyon ve tortul kaya oluşumu başlar (Kun, 2000).

2.3.2.1. Kireçtaşları

Mermer olarak değerlendirilen kireç taşlarının bileşiminin % 90’dan fazlası CaCO3’den oluşmuş olup az miktarda MgCO3 içerir. Kuvars, demir, manganez, kil ve organik maddeler safsızlıkları oluşturur. Bileşiminde yer alan MgCO3 artarsa, artışa bağlı olarak sıra ile dolomit kireçtaşı, kireçli dolomit ve dolomit adını almaktadır. Kireçtaşları bileşimine giren yabancı maddelere göre çeşitli renkler almaktadır. Sarı ve kırmızı renk demir oksit, siyah ve mor mangan oksit, gri ve siyah organik maddelerden gelir. Oluşum şartlarına göre organizma artıkları içerirler ve içerdikleri fosillere göre mercanlı kireç taşları, fusulinli kireçtaşları, nummunitli kireçtaşları gibi isimler almaktadırlar (Şentürk, 1996).

(22)

2.3.2.2. Traverten

Traverten, kalsiyum bikarbonat içeren ve hidrostatik basınç altında bulunan sıcak sular, çatlak veya deliklerden yeryüzüne çıktıkları zaman bunların üzerindeki basınç kalkacağından dolayı bileşimindeki CO2 uçar, CaCO3 çökelir ve su akışına devam eder. İşte bu çökelen CaCO3 bileşimli katı maddeye traverten denilmektedir (Şentürk, 1996).

Travertenlerle birlikte nadir toprak elementleri de çökelebilir (Önenç, 2004;

Onargan ve Ark., 2005).

Derinliklerden gelen sıcak sular, kayalardan geçerken karbonatları çözmeleri yanında bünyelerine ortamda bulunan mineralleri de alabilmektedirler. Oluşum ortamında magma suyunun sıcaklığı çok fazla ve kalsiyum bikarbonat oranı çok yüksek ise, o takdirde çökelme hızla meydana gelmektedir. Bu şekil bir oluşuma traverten çökelmesi denir. Meydana gelen çökelek oldukça yoğun ise çökelek arasında kalan gazlar irili ufaklı boşluklar oluşmasına neden olmaktadır. Çökelek fazla gazlı bir ortamda meydana geliyor ve çok çabuk birikmeler teşkil edecek nitelik gösteriyorsa, o takdirde oluşan çökelek fazla delikli ve sünger taşına benzer bir bünye gösterir. Bu cins travertenlere kalker tüfü denilmektedir. Aralarında bitki fosillerine de rastlanır. Bu tip travertenler bünye itibariyle gevşek ve dayanıksız olduklarından ticari olarak fazla önem arz etmezler.

Az boşluklu ve ağır olan travertenlerin üretim, işletme ve kesilmesinin kolay olması, fazla miktarda bulunması, bazılarının metal oksitlere bağlı renklenmeleri nedeniyle değişik renklerde bu taşların kaplama işlerinde kullanılmasını sağlamaktadır (Onargan ve Ark., 2005).

2.3.2.3. Oniks Mermerleri

Magma suyunun sıcaklığı oldukça düşük ve az olması ve daha fazla madeni tuzlar içermesi çökelmenin daha yavaş bir şekilde oluşmasına neden olmaktadır. Bu şartlarda meydana gelen taş kristalize, yoğun ve oldukça saydamdır. Bu taşlara Oniks mermeri denir.

(23)

Bunlar genellikle beyaz, kırmızı, sarı, yeşil renkte olup, yarı saydamdırlar.

Işık 1-3,5 cm derinliğe geçebilir. Bazı tuzların etkisiyle renkli olurlar. Tek renk olduğu gibi değişik renkler gösteren bant tabakası, damarlar vb. halinde de bulunabilirler.

Oniks mermerleri, kristaller birbirine sıkı şekilde bağlılığından dolayı oldukça serttir. İçine karışan silikatlar sertliğini arttırır. Yoğunluğu 2,2-2,3 gr/cm³ arasındadır. Çok iyi parlatırlar. Atmosferle temasında, fiziksel ve kimyasal etkilerin altında kalmalarına rağmen çözülmesi çok yavaştır. Suyu az absorbe etmesi arzu edilir. Gözeneklerin az olması dış etkiler altında kullanılacak olanlar için geçerlidir.

Gözeneklerin suları emerek renk değişikliği yapar, donma gibi olaylarla çözülmeyi kolaylaştırır (Onargan ve Ark., 2005).

2.3.2.4. Kumtaşları

Tortul kayaçlar grubunda olan kumtaşları tane çapları 0,2-2 mm arasında değişen silisli, kalkerli, demirli kırıntıların çimentolanması ile oluşan sedimanter kökenli kayaçlardır. Bağlama işini yapan maddelerin kompozisyonu kayacın dayanımına masifliğine ve tokluğuna etki etmektedir. Ayrıca bu maddeler kayacın oluşmasında da ana etmendirler.

Kumtaşı, grovak, arkoz gibi isimler almaktadırlar. Kumtaşları parlatılmadan dekoratif amaçlı kullanım alanı bulmaktadır. Son yıllarda parlatılarak da kullanılan kumtaşları bulunmaktadır. Kumtaşları, kuvars ve feldspat minerallerinden yapılı olduklarından sert mermerler sınıfına dahil edilirler (Kun, 2000). Özellikle sıcak iklimli ülkelerde ısıyı bünyelerinde kabul etmeme özelliğinden dolayı tercih edilen bir doğal taştır (Onargan ve Ark., 2005).

2.3.3. Magmatik Kökenli Mermerler

Mermer olarak kullanılan mağmatik kayaçlar, sedimanter olanlara göre daha dayanıklıdır. Fakat çıkartılmaları ve işlenmeleri daha zordur. Mağmatik kayaçlar, kendi aralarında derinlik kayaçları, yüzey kayaçları ve damar kayaçları olmak üzere üç gruba ayrılmakta ve kimyasal bileşim yönünden ise;

(24)

· % 66 dan fazla SiO2 içerenler Asidik,

· % 66-% 52 arası SiO2 içerenler Nötr,

· % 52-% 45 arası SiO2 içerenler Bazik,

· % 45 den az SiO2 içerenler Ultrabazik,

kayaçlar olarak sınıflandırılmaktadırlar. Bu kayaçlar içerisinde mermer olarak değerlendirilenler daha ziyade granit, siyenit, gabro ve serpantin gibi derinlik kayaçlarıdır. Yüzey kayaçları olarak da en çok kullanılanları kuvars, porfir, diyabaz, riyolit, trakit, bazalt ve andezit melafir’dir. Yüzey kayaçlarından olan diyabaz da işlenme zorluğuna rağmen bileşiminde bulunan piroksen mineralleri nedeniyle güzel bir yeşil renge sahip olduğu için mermer olarak değerlendirilmektedir.

Mağmatik mermerler çıkarılma ve işlenme zorluklarına rağmen, basınç ve aşınma dirençlerinin yüksek olması, kristal yapısı ve içerisindeki minerallere bağlı olarak zengin renk ve desene sahip olmaları ve uzun süre cilalarını korumaları gibi nedenlerden dolayı tercih edilmektedirler (Şentürk, 1996).

2.3.3.1. Granit

Granitlerde renk genelde açık, beyaz veya beyaza yakın tonlardadır. Değişik türlerde, gri-beyazdan başlayarak gri, gri-yeşil hatta kahve-kırmızı tonlara kadar değişen zengin bir renk aralığına sahiptir. Bu özellik granitlerin oluşum koşullarıyla, kendi öz kimyasal bileşimlerinden kaynaklanmaktadır. Sert mermer grubuna giren granit, kayaç olarak kimyasal bileşiminde % 66 dan fazla SiO2 içermektedir. Bu gruba giren kayaçlar silis ve alkalilerce (feldspatlarca) zengin, kalsiyum, demir ve magnezyumca (biyotit, amfibol) fakir ve derin koşullarda (mağma kökenli) oluşmuşlardır. Bu nedenle de bu grup asidik, açık veya çok açık renkli kayaçlar sınıfına girmektedir. Granit kayaçlar, “Siyenit ve diyorit” ailelerine, mineral bileşimindeki oranların değişmesi ile sürekli geçişler gösterirler. Örneğin:

Granodiyorit, siyonodiyorit gibi.

Granitler kuvarslı kayaçlar olarak içerdikleri mineral toplumu yönünden oldukça basit bir bileşime sahiptirler. Genel olarak granit grubu kayaçlar % 35 kuvars, % 45 feldspat (albit) ve mika (biyotit) minerallerinden oluşurlar.

(25)

Granitler kristalin yapısı altında bileşimindeki mineraller itibariyle dikkate alındığında ortalama sertliği normal bir mermere oranla (3-4 Mohs) 2 defa (6-7 Mohs) daha büyüktür. Bu özelliği ile granitler, diyabaz, gabro, serpantin ile beraber

“Sert Mermerler” grubu içinde yer alır. Kristalin taneli özelliği yanında granit bileşiminde yer alan beyaz minerallerin (kuvars, ortoz, albit) boyayıcı pigmentler içermeleri halinde, örneğin hematit ortoz’a pembe veya kırmızı tonda bir renk kazandırır. Böylece ortaya çıkan granit pembe veya kırmızı granite dönüşür. Benzer biçimde granitte amfibol veya klorit, epidot türü minerallerin yaygın olarak bulunması halinde renk yeşil tonlara veya normal granitlerde olduğu gibi en yaygın tür olan gri ve beyaz benekli bir görünüm izlenmektedir (Uz, 1990, Bozkurt, 1990).

Granit mermer sertliği ile aşınmaya, kimyasal ve fiziksel etkenlere karşı dayanıklıdır.

Kristalin yapısı, dokusal özellikleri, bunlara ek olarak albeni renkleriyle mimari süslemede ana malzemeyi oluşturlar

Granitlerde sertlik içerdiği minerallere bağlı olarak değişmektedir. Örneğin;

kuvars oranı çok olduğu zaman taşın sertliği fazlalaşır. Renkleri ise yukarıda da belirttiğimiz gibi feldspata bağlı olmaktadır. Granitler çok yoğun taşlardır ve dokularındaki mineraller arasında ancak %10-50 arasında mikroskobik boşluk bulunmaktadır. Ortalama olarak % 0.8 oranında su içerirler (Onargan ve Ark., 2005).

Günümüzde granitin ana kullanım alanı, dekoratif taşlara ihtiyaç duyulan inşaat sektörüdür. Kullanım alanı itibariyle, granitler iki kategoride incelenebilir.

· Granit levha,

· Granit parke taşı kullanımı

Granitin levha kullanım alanları; binaların iç mekânlarında, yer döşemesi ve duvar kaplamasında, basamaklarda, sütunlarda, şöminelerde, mutfak ve banyolarda, binaların dış mekânlarında ise, dış cephe kaplamasında kullanılmaktadır. Ayrıca, dış zeminlerde parke olarak kullanıldığı gibi, birçok dekoratif eşya yapımında ve mezar taşlarında da kullanılmaktadır. Hijyenik şartların gerekli olduğu kamuya açık ortamlarda ve/veya üretim tesislerinde granit kullanımı artmaktadır. (Hastaneler, Hava alanları, otobüs terminalleri gibi). Granit kırıkları ise mozaik olarak veya suni mermer yapımında kullanılarak değerlendirilmektedir. Granit özellikle hem desen hem de dayanıklılık açısından titizlik gerektiren işlerde kullanılmaktadır.

(26)

Granitin parke taşı olarak kullanımı; parke olarak kullanılan taşlar, zar taşları, fayans tipi parke ve paledyen olarak sınıflandırılırlar. Parke taşları çoğunlukla yoğun araç ve yaya trafiğinin olduğu yerlerde, yürüme alanlarında yer kaplaması olarak kullanıldığı için granit, andezit, trakit, riyolit gibi sert ve silisli taşlardan yapılmaktadır. Kimyasal maddelere karşı dayanıklı olması nedeniyle fabrika, atölye ve benzeri yerlerde taban ve duvar kaplaması olarak kullanılmaktadır (Gündüz, 1995).

2.3.3.2. Diyabaz

Diyabaz tanım olarak oluşum yönünden damar kayaçları içinde yer alırken, renk yönünden yeşil sert mermerler, serpantin, gabro, diyabaz üçlü grubunu oluşturur. Diyabaz, genel kayaç sınıflamalarında, derin magma kökenli, yarı derinlik grubu içinde dolerit-diyabaz şeklinde yer alır. Diğer yönden, bazik kayaçlara bağlı olarak diyabazlar, eşdeğer derinlik kayacı gabro, yüzey kayacı ise bazalttır. Gabro- Diyabaz-Bazalt üçlüsü ise eşdeğer bileşimli, benzer aynı kökene sahip kayaçlardır.

Bu üçlü bazik grup, kimyasal olarak bileşimlerinde silis (SiO2) % 52-45 arasında değişirken, mineral bileşimleri esasen piroksen ve plajioklaslardan oluşur. Hiçbir zaman kuvars ve feldspatları içermezler diyabaz, yeşil sert mermer grubu içinde, kesme, plaka haline gelebilme ve cila kabul etme özellikleri yanında, yeşilin çeşitli tonları içinde göstermiş olduğu dokusal özelliği ve albenisi ile ayrıca kullanımda aşınma ve darbeye karşı göstermiş olduğu direncin yüksekliği gibi özellikleri ile tanınmaktadır (Onargan ve Ark., 2005).

2.3.3.3. Serpantinit-Ultrabazikler (Serpantin)

Sert yeşil mermer sınıfı içinde yer alan Serpantinit-ultra bazik kayaçlar özellikleri nedeniyle diyabaz-gabro ve granitlere yaklaşırlar. Ultra bazik-Serpantinit (Peridotitler veya Serpantinit) gibi açık renkli granitler gibi yerin derinliklerinde oluşan koyu yeşil kayaç grubunu oluşturmaktadırlar. Bunlar, bazik grupla beraber yeşil kayaçlar veya Ofiyolit adı altında toplanırlar.

(27)

Ultra bazik kayaçlar esasen kimyasal olarak Silis (SiO2) içerikleri azdır ve (%

45 ten az) bileşiminde kuvars ve feldspat gibi açık renkli minerallere hiç rastlanmaz buna karşın, esasen demir ve magnezyumlu ağır minerallerce (olivin, piroksen) zengindirler. Bu nedenle ultra bazik kayaçlar renklerinde olduğu gibi granitlerden (2,7 gr/cm³) yoğunlukları (3,3-4,0 gr/cm³) yönünden de farklılaşırlar. Halk dilinde kromlu kayaçlar olarak bilinen serpantinit-ultra bazikler, krom yanında ayrıca manyezit, talk gibi mineralleri de içerirler (Uz, 1990) (Onargan ve Ark., 2005).

2.3.3.4. Siyenit

K-Feldspat minerali bakımından oldukça zengin olan bu kayaçlarda plajioklas oranı azdır. Kuvars % 10 u geçmez. Mafik mineral olarak en önemli mineral amfibol grubundan hornblendir. Biotit minerali az olarak bulunur. Bu tip kayaçlarda piroksen minerali de gözlenebilir. Kayaç çoğu kez renklidir. Çünkü K-Feldspatlar beyaz olabildiği gibi açık pembeden kırmızıya kadar değişen tonlarda renk verebilirler. Bu

nedenle siyenitler de pembeden koyu kırmızıya kadar renklenebilirler (Kun, 2000).

2.4. Doğal Taşlarda Aranan Özellikler

Doğal yapı taşlarında aranan özellikler genel olarak şu şekildedir:

· Renk özelliği ve desen verme homojenliği

· Blok verme özelliği ve kesilip cilalanma

· Jeomekanik ve fiziksel özellikleri

· Atmosferik ve kimyasal etkilere dayanım.

Doğal yapı taşlarının en önemli fiziksel özelliği renkleridir. Bu taşlar, estetik amaçlarla (dekorasyon amaçlı) kullanıldığı için, kullanım yerine bağımlı olarak renginin çekici olması gereklidir. Dekoratif taşlar, tek renkte olabildikleri gibi, değişik renkler gösteren bantlar, damarlar, benekler halinde çeşitli desenlerde de olabilmektedirler. Mermerlerin renk ve desen yönünden homojenliğe sahip olmaları istenir (Şentürk ve Ark., 1995).

(28)

Renk mermerin pazarlamasında önemli etkenlerden birisidir. Renk açısından homojenlik mermerlerin piyasada daha iyi Pazar bulabilmesini sağlamaktadır (Onargan ve Köse, 1997).

Kalite itibariyle, doğal yapı taşlarında, renk, desen, görünüş, sertlik, sağlamlık, dış etkenlere karşı dayanım ve kesilip parlatılabilme gibi özellikler önem kazanmaktadır. Ancak birincil derecede öncelikli parametre ise, yatağın işletilip- işletilemeyeceği hususunda önemli olan çıkarılacak blokların rengi, deseni ve görünüşüdür. Kaliteye etki eden diğer özelliklerden fiziksel ve mekanik özellikler ise mermerin kullanım yerini belirlemede son derece önemlidir.

Kayaç yatağının litolojik durumu jeolojik oluşumdan ileri gelen yapı ve doku özelliklerini oluşturmaktadır (Şentürk ve Ark., 1995).

Yapısında silikat minerallerinin çoğalması sertliği arttırmaktadır. Mermerin sertliğinin, kesilme (işleme) ve cilalanma konuları ile yakın ilgisi vardır. Sert mermerlerin üretilmesi ve kesilmesi yumuşak cinslere nazaran zordur. Buna karşın çok iyi cila kabul ederler. Ancak cilalanmaları da oldukça işçilik ve zaman ister. Sert mermerler bu zorluklara rağmen kolay yıpranmadığı için en çok arzu edilen cinstir.

Kayaç içerisinde boşluk bulunması istenmeyen bir durumdur. Atmosfer etkilerine mukavemet özelliğini azaltmaktadır. Olan dayanıklılığı porozitenin artmasıyla azalmaktadır. Bazı tip mermerlerde boşluk bulunması kusur oluşturmaz (Onargan ve Ark., 2005).

Ticari bakımdan çıkarılan blok içerisinde boşluk bulunması, boşluğunun boyutu ne olursa olsun istenmeyen bir durumdur. Bazı tip mermerlerde ve travertenler de bu durum kusur oluşturmaz. Hakiki mermerlerdeki erime boşlukları, siyah mermerdeki kömür, şist, bitüm ve grafit içeriğinden meydana gelen boşluklar kusur sayılırlar. Aynı şekilde, mermer bloklarında, doğal çatlakların bulunması normaldir. Ancak bu çatlakların açık olup olmaması önemlidir. Çatlakların açık olması veya çatlakları dolduracak solüsyonlu suların çatlağı tamamen kapatmaması önemli bir kusurdur. Bu duruma özellikle breş mermerlerinde çok rastlanır (M.T.A., 1966; Şentürk ve Ark., 1995).

Hakiki mermerlerde fosillere rastlanmazken kristalize kalkerler değişik tip ve büyüklükte fosil içerirler. Mermer içerisindeki fosillerin küçük boyutlu fosiller ise

(29)

özellikle merkezleri boşluk göstereceğinden, mermerin değerini düşürmektedir.

Ayrıca, fosillerin kabukları silikat içerdiğinden, kesme ve cilalama işlemlerini olumsuz etkilerler (Ersoy, 1991; Şentürk ve Ark., 1995).

Mermerlerin kesilme ve cilalama özelliği ile sertliğinin yakın ilgisi bulunmamaktadır. Sert mermerler, iyi cila kabul etmelerine rağmen cilalanmaları çok emek ve zaman almaktadır. Ancak mermerin homojen bir yapı göstermesi durumunda kesme ve cilalama işlemlerinde büyük bir problem ortaya çıkmaktadır.

Zira, belli bir kısım iyi cila alırken diğer kısım iyi cila almayacaktır. Bu durumda, mermerin satışında bir engel teşkil edecektir (Şentürk ve Ark., 1995).

(30)

3. MATERYAL VE METOD

3.1. Materyal

Adana ve çevresinde ticari olarak satılan fiziko-mekanik ve petrografik özelliklerinin belirlenen mermer ve granitlerin isimleri Çizelge 3.1’de, resimleri de (Şekil 3.1-3.18) de verilmektedir. Çalışmalar sırasında 10 farklı mermer türü ve 8 farklı granit türü kullanılmıştır.

Çizelge 3.1. Çalışmada Kullanılan Mermerler.

No Mermer Adı Granit Adı

1 Uşak Beyaz Nero Zimbabwe

2 Afyon Beyaz Roza Minho

3 Ceyhan Bej Raw Silk

4 Muğla Beyazı Baltıc Brown

5 Marmara Beyazı Roza Porino

6 Diyarbakır Bej Roza Beta

7 Karaisalı Bej Capoa Bonito

8 Denizli Traverten Giallo Fiorito

9 Diyarbakır Pembe

10 Denizli Traverten Pembe

Şekil 3.1.Muğla Beyaz Şekil 3.2. Uşak Beyaz

(31)

. Şekil 3.3. Marmara Beyaz Şekil 3.4. Afyon Beyaz

Şekil 3.5. Karaisalı Bej Şekil 3.6. Ceyhan Bej

.

Şekil 3.7. Diyarbakır Bej Şekil 3.8. Diyarbakır Pembe

(32)

Şekil 3.9. Denizli Traverten Şekil 3.10. Denizli Pembe Traverten

Şekil 3.11. Nero Zimbabve Şekil 3.12. Capoa Bonito

Şekil 3.13. Baltıc Brown Şekil 3.14. Roza Beta

(33)

Şekil 3.15. Raw Silk Şekil 3.16. Roza Porino

Şekil 3.17. Giallo Fıorito Şekil 3.18. Roza Minho

Özgül ağırlık tayini, kayacın veya zeminin bağıl yoğunluğunun ölçümü ile ilgilidir. Deney esnasında 0,2 mm elek altı öğütülmüş 100-200 g arası numune, etüv, piknometre, desikatör, cam bir plaka, pipet ve terazi kullanılmıştır. Bu deney TS 699 standardında belirtildiği gibi üç kez tekrarlanmıştır.

Birim hacim ağırlık deneyi, kaya örneklerinin (küp, silindir, dikdörtgenler prizması) kütlesel (gözenekler dahil) birim hacim ağırlığının tayini amacıyla yapılmıştır. Bu deneyde ölçüm kumpas aleti (0,1 mm. hassasiyette), terazi (0,1 g.

hassasiyette) ve etüv (110 ± 5 ºC kapasiteli) kullanılmıştır. Her bir deney için dikdörtgenler prizması şeklinde 3’er tane örnek hazırlanmıştır.

Ağırlıkça su emme deneyi, kayaç örneklerinin ağırlıklarına oranla boşlukların alabileceği su miktarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Deneyde ölçüm kumpas aleti (0,1 mm. hassasiyette), saf su, terazi ve etüv kullanılmıştır. Bu deney için, her bir kayaçtan üçer adet dikdörtgenler prizması şeklinde örnek hazırlanmıştır.

(34)

Porozite ve boşluk oranının saptanması sırasında, cam beher, ölçüm kumpas aleti (0,1 mm. hassasiyette), saf su (beheri dolduracak miktarda), kağıt havlu, desikatör, terazi (0,1g hassasiyette) ve etüv (110 ± 5 ºC kapasiteli) kullanılmıştır. Bu deney için üçer adet dikdörtgenler prizması şeklinde örnek kesilerek deneye hazır hale getirilmiştir.

Shore sertlik değerinin belirlenmesi için CBC 95004 model schleroscope kullanılmıştır (Şekil 3.19). Shore sertliği deneyi için her bir kayaçtan ikişer adet 10 cm2’lik yüzey alanına sahip ve en az 2 cm kalınlıkta numuneler karot kesme makinesinde önce kesilmiş sonra da yüzeyi parlatılmıştır.

Şekil 3.19. Shore Schleroscope Cihazı

Kayaçların yüzey aşınma dayanımlarının belirlenmesi için TS 699’a uygun olarak 5 adet numune hazırlanmıştır. Deneyde kullanılan Böhme yüzey aşındırma cihazı ( Şekil 3.20), 30 devir/dak hızla dönmesi ayarlanabilen 750 mm çapında bir aşındırma diskine sahiptir. Örneği tutacak ve 350 kg yük yükleyecek düzenek mevcuttur. Deneyde kullanılan aşındırma makinesinde bulunan çelik manivela belirli bir miktarda yük uygulayarak deney örneğinin sürtünme şeridine belirli bir basınçla bastırılmasını sağlamaktadır.

(35)

Kayaçların eğilme dayanımlarının belirlenebilmesi için 50 mm x 100 mm x 200 mm boyutlarında numuneler hazırlanmıştır. Her bir deney için 10’ar adet numune kullanılmıştır. Deneyde kullanılan eğilme dayanımı ölçüm cihazı; (Şekil 3.21) deney presi, iki çelik mesnet ve yükleme parçasından oluşmaktadır.

Şekil 3.20. Böhme Yüzey Aşındırma Cihazı

Şekil 3.21. Eğilme Dayanımı Ölçüm Cihazı

(36)

Donma ve çözülme direnci deneyinde deney elekleri (göz açıklığı 8-16mm olan kare gözlü), düşük sıcaklık dolabı (düşey veya yatay hava dolaşımlı), etüv (105

± 5 ºC kapasiteli), terazi (0,1g hassasiyette), metal kutular ve su kullanılmıştır.

Açık hava tesirlerine dayanıklılık deneyi, doğal taşların açık hava tesiri karşısında renk ve görünüşlerindeki değişikliklerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.

Deney için her bir kayaçtan yaklaşık el büyüklüğünde 5 er çift numune hazırlanmış ve kesme yüzeyleri parlatılarak parlak yüzeyler haline getirilmiştir. Deney numunelerinin yüzeylerine sürülmek üzere % 1’lik HCI çözeltisi hazırlanmıştır.

Pas tehlikesinin tayini deneyi, kayaçların yapısında hava ve nem etkisi ile paslı renk bozukluklarına neden olabilecek mineraller bulunup bulunmadığını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Deneyde, el büyüklüğünde ve kırık yüzeylerin çevrelediği 5 çift deney numunesi kullanılmıştır. Deney numuneleri bir kap içine, kalınlıklarının yarısına kadar su içinde kalacak şekilde yerleştirilmiştir ve 28 gün süre ile bu durumda bekletilmiştir.

Asitlere dayanıklılık deneyi, yapı taşlarının baca gazları ile havada bulunan diğer zararlı gazların, havanın nemi ile birleşerek oluşturacakları asitlere dayanıklı olup olmadıklarının tayini amacı ile yapılmıştır. Deneyde, 5 çift deney numunesi, aside dayanıklılık test cihazı (uygun büyüklükte aside dayanıklı, deney numunelerinin asılmasına elverişli, kapaklı), desikatör, büyüteç ve sülfüroz asit çözeltisi (derişik bileşiminde en az % 5 SO2 bulunan) kullanılmıştır.

Kayaçların petrografik analizleri birkaç aşamada yapılmıştır. İlk aşamada kayacın cinsi, rengi ve görünümü gözle yapılan ilk incelemede belirlenmiştir.

Kayaçta mevcut şeffaf minerallerin incelenmesi için petrografi mikroskobu kullanılmıştır. Kayaçtan alınan örnekler ince levhalar haline getirilmiştir. Bunun için kaba taş kesme makinesi kullanılmıştır. Kesilen kayaç levhaları, önce diskte düzeltilmiş ve ardından zımpara tozları ile yüzeyleri parlatılmıştır. Daha sonra kayaç levhaları cama yapıştırılarak aşındırıcı diskte 0,03 mm’ye kadar inceltilmiştir.

Kesilen yüzeyin kaba ve ince olarak aşındırılmasında 400, 600, 800 ve 1000’lik boyutlarda zımpara tozu kullanılmıştır. Parçaların, cam lamaya yapıştırılması için Kanada balsam türü yapıştırıcı kullanılmıştır. Kayacın diğer yüzünün 0,03 mm kalınlığa kadar inceltilmesi için de aynı tür zımpara tozları kullanılmıştır.

(37)

3.2. Metod

3.2.1. Özgül Ağırlık Tayini

Özgül ağırlıkların belirlenmesi amacıyla kayaçlardan alınan 2 kg’lık numuneler, 0,2 mm açıklığı olan eleklerden geçecek şekilde öğütülmüş ve sabit ağırlığa gelene kadar 105 ºC sıcaklıkta etüvde kurutularak, oda sıcaklığına kadar desikatör içinde soğutulmuştur. Deney esnasında; piknometre, cam bir plaka, pipet, etüv, terazi ve desikatör kullanılmıştır. Malzeme konileme dörtleme yöntemiyle azaltılmış, yaklaşık 100 g numune alınmıştır. Tartımlar 0,01 g hassasiyette yapılmıştır. Sırasıyla; piknometre (W1), piknometre + katı (W2), piknometre + katı + su (W3), piknometre + su (W4) tartımları yapılmıştır. Yukarıdaki işlemler her bir örnek için üç kez tekrarlanarak bulunmuştur. Sonuçlar eşitlik 3.1 yardımıyla hesaplanmıştır.

Gs =

) (

)

( 4 1 3 2

1 2

W W W W

W W

- - -

- (3.1)

Burada;

Gs : Özgül ağırlık ( Bağıl yoğunluk), W1 : Piknometre ağırlığı, (g),

W2 : (Piknometre + deney numunesi) ağırlığı, (g), W3 : (Piknometre + deney numunesi + su) ağırlığı, (g), W4 : (Piknometre + su) ağırlığı, (g).

Elde edilen iki değerin ortalaması tanelerin bağıl yoğunluğu olarak kabul edilmiş ve 0,05 g yakınlıkta verilmiştir.

3.2.2. Birim Hacim Ağırlık Tayini

Birim hacim ağırlık deneyi, kaya örneklerinin (küp, silindir, dikdörtgenler prizması) kütlesel birim hacim ağırlığının tayini amacı ile yapılmıştır. Deneyde;

ölçüm kumpas aleti (0,1 mm. hassasiyette), terazi (0,1 g. hassasiyette) ve etüv (105

(38)

± 5 ºC kapasiteli) kullanılmıştır. Öncelikle deney numunelerinin boyutlarının her biri, birbirine dik doğrultuda ölçülmüş ve bu değerlerin ortalaması alınmıştır. Bulunan ortalama boyutlardan da deney numunelerinin hacimleri hesaplanmıştır. Kuru birim hacim ağırlık tayini için numuneler 105 ºC’ye ayarlanmış etüvde en az 12 saat kurutulduktan sonra tartılmıştır. Numunelerin doygun birim hacim ağırlığının belirlenmesi amacıyla, numuneler 24 saat suda bekletilerek yüzeylerindeki su tanecikleri hafifçe havlu ile silinerek tartılmıştır. Bu işlemler her bir numune için üç kez tekrarlanarak ortalamalar bulunmuştur. Elde edilen veriler kullanılarak numunelerin doygun ve kuru birim hacim ağırlık (ρ) değerleri eşitlik 3.2 kullanılarak hesaplanmıştır.

ρ = V

W (3.2)

Burada;

ρ : Birim hacim ağırlık, (g/cm3), W : Örnek ağırlığı, (g),

V : Hacim, (cm3).

3.2.3. Su Emme Tayini

Ağırlıkça su emme deneyi, kayaç örneklerinin ağırlıklarına oranla boşlukların alabileceği su miktarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Deneyde ölçüm kumpas aleti (0,1 mm hassasiyette), saf su (450 ml), terazi (0,1g hassasiyette) ve etüv (110 ± 5 ºC kapasiteli) kullanılmıştır. İlk olarak kayaç örneğinin çapı ve boyu kumpas ile ölçülmüştür. Daha sonra ağırlıkları terazide belirlenerek hacimleri hesaplanmıştır.

Numuneler saf su içerisine konularak 12 saat bekletilmiştir. 12 saat sonunda örnekler saf su içerisinden çıkarılarak, suya doygun yüzeyleri kâğıt havlu ile hafifçe kurulandıktan sonra ıslak ağırlıkları terazide belirlenmiştir. Numuneler sıcaklığı 105 ºC’ye ayarlanmış fırında en az 12 saat kurutulduktan sonra hassas terazide tartılmıştır. Ağırlıkça su emme oranları eşitlik 3.3 yardımıyla hesaplanmıştır.

(39)

Aw = ((Wd-Wk) / Wk) x100 (3.3)

Burada;

Wd : Suda doyurulmuş örnek ağırlığı, (g), Wk :Kuru örnek ağırlığı, (g),

Aw : Ağırlıkça su emme oranı, (%).

3.2.4. Gözeneklilik Tayini

Porozite ve boşluk oranı deneyi, düzenli bir geometriye sahip kayaç örneklerinin gözenekliliğinin ve boşluk oranının saptanması amacıyla yapılmıştır. Bu deneyde cam beher, ölçüm kumpas aleti (0,1 mm hassasiyette), saf su (beheri dolduracak miktarda), kağıt havlu, desikatör, terazi (0,1 g hassasiyette), ve fırın (110

± 5 ºC kapasiteli) kullanılmıştır.

Deney öncesi silindirik kayaç örneğinin çapı ve boyu ölçüm kumpası kullanılarak birbirine dik iki ayrı yönde ölçülerek ortalaması alınmıştır. Örnekler, sıcaklığı 105 ºC’ye ayarlanmış fırında en az 12 saat kurutulmuştur. Daha sonra havadan nem almadan soğuması için 30 dakika desikatörde tutulmuştur. Sonra hassas terazide tartılarak kuru ağırlığı belirlenmiştir.

Numune su dolu beherin içinde 48 saat bekletilip suya doygun hale getirildikten sonra kâğıt havlu ile yüzey, kurulanıp hassas terazide tartılarak doygun ağırlığı belirlenmiştir. Bu işlemler her bir numune için üçer kez tekrarlanarak ortalama değerler tespit edilmiştir.

Görünür gözeneklilik (n) eşitlik 3.4, boşluk oranı (e) eşitlik 3.5 ve boşlukların hacmi eşitlik 3.6 kullanılarak belirlenmiştir.

n = x100 v

Vv (%) (3.4)

e = n

n -

100 (3.5)

(40)

Vv = pw

Wk Wd-

(m3) (3.6)

Burada;

Wd : Doygun ağırlık, (g), Vv : Kütlesel hacim, (10-9m.), Wk : Kuru ağırlık, (g),

ρw : Suyun özkütlesi, (g/cm3).

3.2.5. Shore Sertlik Tayini

Shore sertlik deneyinde CBC 95004 MODEL Schleroscope kullanılmıştır. Bu cihaz 0’dan 120’ye kadar bölünmüş sertliği gösteren bir skala ve elmas uçlu bir çekiçten oluşmaktadır. Her bir deney için 10 cm2 yüzey alanına ve 2 cm kalınlığa sahip numuneler kullanılmıştır. Numunelerin parlak yüzeyleri üste gelecek şekilde cihaza yerleştirilmiş ve sıkıştırılmıştır. Numune yüzeyine belirli bir yükseklikten bırakılan elmas uçlu çekicin vurma sonucu skalada yükseldiği yer sertlik olarak kayıt edilmiştir.

3.2.6. Eğilme Dayanımı Tayini

Kayaçların eğilme dayanımlarının belirlenmesi için TS 699’a uygun olarak 50 mm x 100 mm x 200 mm boyutlarında numuneler hazırlanmıştır. Her bir kayaçtan 10’ar adet hazırlanmıştır. İlk olarak numunelerin boyutları kumpas yardımıyla ölçülmüştür. Daha sonra numuneler eğilme deney cihazının deney presi tablaları arasına yükleme ortadan uygulanacak şekilde yerleştirilmiştir. Alt mesnetler de merkezleri arasındaki uzaklık 180 mm ve birbirlerine paralel olacak şekilde sabitleştirilmiştir. Deney numunelerinin üzerine yaklaşık 5 kg kuvvetlik yük verilerek mesnetlerin tam yerleşmesi sağlanmıştır. Son olarak da yük artışı 450 kg’ı geçmeyecek şekilde artırılarak, kırılma anındaki yük değeri kaydedilmiştir. Bulunan deney sonuçları aşağıda verilen eşitlik 3.7’de yerine konularak hesaplanmıştır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Şekil 5.11’de DY_2.2 üst bölgesinin SCADA tarafından ölçülen su miktarı abone bilgi sisteminden alınan aylık su tüketim miktarı ile bölge içinde bulunan içme suyu

GARANTi BELGESi MALIN Cinsi BUZDOLABI Markası VESTEL Modeli Seri No Teslim Tarihi ve Yeri Azami Tamir Süresi 20 İşgünü Garanti Süresi 2 YılGenel MüdürErgün Güler TÜRKiYE

Yapılan bu çalışma sonucunda bölgemizde ev tipi işletmelerdeki sütçü ineklerde yaygın olarak karşılaşılan kendini emmenin engellenmesine yönelik

Bu çalışma kapsamında incelenen Suriçi bölgesinde yer alan geleneksel evler, değişen yaşam koşulları ve kullanı- cı özellikleri sonucu, hem sosyal yapıda hem de

Gün içerisinde, ABD’de açıklanan Perakende Satışlar verisi Haziran ayında piyasa beklentisi üzerinde artış gösterirken global piyasalarda dolarda

Tanju lojmanda jiletle traş oldu.. Tanju lojmanda jiletle hızlı

Zeybekci, 'Enflasyonda Mayıstan itibaren trendin aşağıya doğru dönmeye başladığını göreceğiz' GLP borç verme faizi için ankete katılan analistlerin 3'ü 25 baz

CABG ile ilişkili olmayan TIMI majör kanama veya TIMI minör kanama, UA/NSTEMI ve tüm AKS popülasyonlarında prasugrel ile tedavi edilen hastalarda klopidogrele göre