SAĞLIK HİZMETLERİNDE MAHREMİYET
VE SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
HASTA SIRRI / GİZLİLİK
• Gizlilik, iki taraf arasında kişisel
bilgilerin paylaşılması ve bunların bir
başkasına naklinin yapılmaması anlamını taşır.
• Kendi bireyselliğini ilgilendiren ve sır olarak başkalarının duymasını
istemeyeceği özel bilgileri kişi eğer karşı tarafa açıklayabiliyorsa bunun anlamı
karşı tarafa duyulan sonsuz güvendir.
• Hekim-hasta ilişkisi içerisinde de böylesi bir güvenin varlığı kaçınılmazdır. Gizlilik hekim-hasta ilişkisinde olmazsa olmaz
etik ögelerden biridir.
• Hekim ile hasta arasında açıkça
konuşulmamış olsa bile üstü örtük
olarak kişisel bilgilerin gizli tutulacağı
bir tür “sözleşme” şeklinde tıpta yer alır.
• Etik değer ve ilkeler doğrultusunda
bilinir ki, hekim hasta arasında geçen konuşmalar üçüncü kişilere aktarılmaz.
•Mahremiyet, bireyin maddi ve manevi değerler bütünlüğünü ve kişisel bilgilerine birisinin izinsizce girmesini kontrol edebilmesidir.
•Mahremiyet kavramı kişiye erişememe anlamına gelmekte olup en temel insan haklarından biridir.
• Tıpta gizlilik konusu mahremiyetin doğal bir sonucudur.
• Gizlilik kişisel bilginin paylaşılması ve iki insan arasındaki güven ilişkisine
bağlıdır.Gizlilik ilişkisi içerinde bir bilgi o kişinin ahlaki mülkiyeti içerisindedir.
• Bazı ülkelerde hastanın gizliliği onun yasal mülkiyet haklarından biri olarak görülür.
•Paylaştığımız her bilgi ve biriyle ne paylaştığımız; başkalarıyla
ilişkilerimizi tanımlayan sürekli seçici işlemlerdir.
•Çoğumuzun yalnızca kendimizde kalmasını istediğimiz bilgi,
düşünce ve değerlerimiz vardır
•Mahremiyet, pozitif ve negatif hakları gerektirmektedir.
▫Negatif haklar müdahale edilmeme yada tek başına kalabilme haklarından
oluşur.Kendi başına karar verebilmenin temeli ve ahlaki bir öğedir.
▫Pozitif hak olarak, mahremiyet biriyle ilgili bilgileri ele geçirme ve dağıtma konusundaki kontrolü elde etmedeki kişisel yetkiyi içerir.
Mahremiyet
• Tıbbi uygulamalarda hasta ile ilgili birkaç mahremiyet durumundan söz edebiliriz.
▫Bedensel mahremiyet
▫Düşünsel mahremiyet
▫Kişisel bilgilerin mahremiyeti
•İkinci tür mahremiyette ise kişinin
düşünce,duygu,arzu ve istekleri ile kendi başına kalabileceği ve başkası tarafından müdahale edilmeyeceği durumlar söz
konusudur.
•Kişi gizlice dinlenmeden, karışılmadan yada herhangi herhangi bir psikolojik müdahaleye maruz kalmadan kendi
değerlerine sahip olabilmelidir.
• Üçüncü mahremiyet şekli ise bilgi kişisel bilgilerin korunmasına ilişkindir.
▫Kamu yada özel kurumlar için alınan kayıtlar kişiler için mahrem bilgileri de içerir.
• Gerekliliği belirlenmiş özel durumlar
dışında (tıbbi,hukuki vs) mahrem bilgiler açıklanamaz. Hekim ve diğer sağlık
çalışanlarının hasta mahremiyetini koruyucu önlemler alması gerekir.
TIBBİ KAYITLAR
• Sağlık kurumlarındaki tıbbi kayıt dosyaları, ilaç reçeteleri, tıbbi test kayıtları yada
ödeme kayıtlarındaki tıbbi bilgilerin
saklanması, korunabilmesi ve yayılması
mahremiyet açısından önemli bir etik sorun kümesidir.
• Tıbbi bilgilerin korunması yönündeki çalışmaların yetersiz kalması hastanın mahremiyetini tehdit etmektedir.
• Bilgisayar sistemlerinin gelişmesi ve elektronik kayıtlarının en önemli bilgi
depolama aracı haline gelmesi bu konuda önemli etik sıkıntılara yol açmaktadır.
• Diğer yandan yazılı kağıt ve belgelere
dayanılarak yapılan geleneksel hasta kayıt sistemlerinde de birçok eksikliklerle
karşılaşılmaktadır.
• Özellikle tıbbi kayıtların elektronik
ortamda saklanmaya başlaması hastaya ait bilgilere “ilgisiz” çok sayıda kişinin
girmesine fırsat tanımaktadır.
• Bilgisayar kullanımı hızlı yaygınlaşmakta ve hastaya ait tıbbi verilere kolayca
ulaşılabilmektedir.
• Günümüzde hastane ve sağlık kayıtlarının elektronik ortama yüklenmesi
mahremiyetin korunmasında sıkıntılara neden olmaktadır.
• Hastaya ait bilgilerin korunmasına ilişkin bir başka önemli nokta tıbbi bilgilerin
sağlık dışı kurum ve alanların da ilgi alanına giriyor olmasıdır.
• Bu tür durumlarda hasta gizliliğinin
korunması konusu başlı başına tartışma gerektirir hale gelmektedir.
• Hasta bilgilerinin biliniyor olması
başkalarının hastayı istismar etmelerine fırsat vermektir.
• Bilgisayar kullanımının artması ve oluşturan iletişim ağları hastaların
kayıtlarının korunmasında ciddi sıkıntılar yaratmaktadır.
• “Uygun ve yerinde kararlarla kayıtlı hasta bilgilerine nasıl erişilebilir?”
• “Bilgilere, uygun olmayan kişilerin girişlerini nasıl azaltabiliriz”
• Kişisel bilgiler yalnızca o hastaya ait olanlar değil hekim, hemşire ve diğer
sağlık çalışanları ile kurumun verilerini kapsar.
TIBBİ KAYITLARIN MAHREMİYETİ VE ULAŞABİLME SORUNU
• mahremiyet ve gizliliğinin sağlanması amacıyla hasta
bilgilerinin kayda girilmediği yada
erişiminin sınırlandığı durumlarda o kayıtlara erişmenin gerektiği
örneğin, acil durumlarda yaratacağı sonuçlar hasta adına olumsuz sonuca yol açabilir.
• Bu kaygıları gidermek için önerilenler arasında hastanın saklı tuttuğu bilgiyi cüzdanındaki bir kartta taşıması yada
acilde kullanılmak üzere hekimin hasta için ayrı özel bir dosya açması gibi önlemler de bulunmaktadır.Hastanın bazı tıbbi bilgileri kayda geçirmeme isteği olabilir ki,bu istek de aynı bağlamda sıkıntılı sonuçlara yol
açabilir.
Hastanın etkili tedavisi için ilgili kişilerin
•En kısa sürede
•En doğru bilgiye
ulaşabilmesi önemlidir.
İlgisiz kişilerin bu bilgilere erişimi engellenmelidir.
• Hasta gizliliğine sağlık kurumunun vereceği önem, kapsamlı bir gizlilik politikası içinde yer almalıdır.
• Bu politika personel kuralları, uygulama ve disiplin kuralları, bilgilere erişme,
güvenlik özelliği, sorumluluk, gizliliğin sınırları, risk değerlendirme yöntemleri, tarafların sorumlulukları gibi unsurları kapsamalıdır.
• Tıpta gizliliği korumanın en önemli yöntemi hasta mahremiyeti ve
gizliliğinin bir hasta hakkı olarak benimseyen sağlık çalışanlarının varlığıdır.
• Her düzeydeki sağlık çalışanı bu konuda yükümlülük taşımaktadır.