İŞÇİ
BESLENMESİ
4857 sayılı iş kanunun 1. Bölümünde yer alan ve tanımları veren Madde 2’ye göre;
“Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek
kişiye işçi” denir.
• İşçi sağlığı ve iş güvenliği yalnızca teknik ve tıbbi bir çalışma olarak ele alınamaz.
• İşçilerin beslenme, barınma olanakları, doğal çevrenin yaşanabilir olması, iş güvencesinin olması, sendikalaşma hakkı gibi pek çok konu işçilerin sağlığını ve güvenliğini doğrudan
etkilemektedir.
• İşçilerin genel sağlık durumlarını etkileyen etmenlerin başında beslenme gelir.
• İşçiler, toplumda risk altındaki gruplar
içerisinde yer aldıkları için işçilerin
beslenmelerine ayrı bir özen gösterilmesi
İ yi beslenemeyen işçilerin;
• sağlığı bozulmakta,
• iş kazası riski artmakta,
• performansları
önemli ölçüde
azalmaktadır.
Yetersiz beslenme sonucunda enerji yanında protein, vitaminler ve minerallerin yetersiz alınması vücut direncini azaltarak;
• işçinin daha sık hastalanmasına,
• hastalığın ağır seyrederek öldürücü komplikasyonların gelişmesine,
• işçinin devamsızlık oranında yükselmeye sebep
Ayrıca enerji ve besin
ögeleri yetersizliği kişinin ilgi ve dikkatini olumsuz yönde etkilediğinden
kişileri eğitmek güçleşir ve
iş kazaları artar.
İşçilerin Günlük Enerji ve Besin Ögeleri Gereksinimleri
İŞ DURUMU ERKEK (65 kg)
KADIN (65 kg)
Hafif 2500 2100
Orta 3000 2300
Orta Üstü 3500 2600
Ağır 4000 3000
Çalışma hayatında beslenme konuları başlıca çalışılan işin ağırlığına göre enerji ihtiyacının belirlenmesi ile ilgilidir.
• İşçilerin günlük almaları gereken enerjinin %12-15 kadarı proteinden gelmelidir.
• Çok ağır işlerde çalışanlarda enerjinin oransal olarak üst sınırı olan %15 oranı ve biraz üstünün proteinden gelmesi yararlıdır.
Risk gruplarında:
Ağır işçiler Adolesan işçiler Gebe-emzikli işçiler
diyetin protein değerinin yüksek olması gereklidir.
• Karbonhidratlar, kaslar için en elverişli enerji kaynağıdır.
• Günlük enerjinin %55-60 kadarı karbonhidratlardan gelmelidir
• Karbonhidrat ağırlıklı beslenme serotonin
yapımını artırarak uyku hali yaratır ve iş
kazalarına neden olur.
• Yağ tüketiminde yağın
miktarı ve cinsi önemlidir.
Günlük enerji
gereksiniminin %25-30 kadarı yağdan
karşılanmalıdır.
Bazı mineraller
Vücut çalışmasını düzenleyen enzimlerin bileşiminde yer alır (ko-faktör);
• kas kasılması,
• sinir iletimi
• kan yapımı,
• kemik ve diş sağlığı için de gereklidir.
• Bazı vitaminler bağışıklık sisteminde ve vücudun antioksidan savunma
sisteminde etkindir.
• Böylece hücre hasarını önleyerek
hücrelerin normal işlevlerini sürdürmeleri ve bazı zararlı maddelerin (serbest
radikaller) etkilerinin azaltılmasında
yardımcı olurlar.
• Ayrıca kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin kemik ve dişlere yerleşmesini sağlayarak (D vitamini) kemik ve diş sağlığı üzerinde de olumlu etki yaparlar.
• B
12ve folat gibi vitaminler kan yapımında
görev alırlar.
İşçilerin yaptığı işin niteliğine göre artan enerji gereksinimine paralel olarak, özellikle enerji metabolizmasında görev
alan vitaminlere olan gereksinme de
artar.
Bu nedenle;
• hem antioksidan vitaminlerin
• hem de enerji metabolizmasında görev alan vitaminlerin
*tiamin,
*riboflavin, *niasin
önemi işçi beslenmesinde göz ardı
edilmemelidir.
İşçilerin Yeterli ve Dengeli Beslenmelerini Sağlamak İçin Yapılması Gerekenler
• İşçi beslenmesi iki aşamalı olarak düşünülmektedir.
• Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanmasında işçilerin işyerinde beslenmesi kadar evde
beslenmesi de önem taşır.
İşçinin işyerinde beslenmesi
• Yapılan çalışmalar, iş yerlerinde işçiye beslenme olanaklarının sağlanmasının yararlı olduğunu göstermiştir.
• Günlük besin gereksinimi belirli miktarlarda, üç öğün arasında bölünüp iş yerinde bir öğüne
düşen besinlerin karşılanmasına
önem verilmelidir.
• Besin tür ve miktarları öğünlere; sabah 1/5, öğle 2.5/5 ve akşam 1.5/5 olacak şekilde bölünebilir.
• İşçiye öğle yemeği sağlandığında, bu öğünde verilen yiyeceklerin yemeğin, günlük besin gereksinimlerinin yarısını karşılar nitelikte olması gereklidir.
• Verilen yemekte sadece enerjinin esas alınması
doğru değildir. Belirli miktarda enerji sağlayan
yemek, buna orantılı olarak protein, mineraller
ve vitaminleri de sağladığında yeterli ve dengeli
olur.
İşçinin günlük enerji ihtiyacı ortalama 3500
kkalori olduğu düşünüldüğünde, iş yerinde
verilecek yemeğin enerjisinin en az 1750
kkalori olması gerekmektedir.
• Ağır işte çalışanların diyetine, enerji değeri yüksek besinler (örneğin enerji ve protein
içeriği yüksek olan tahin-pekmez, tahin helvası vb.) eklenerek artan enerji ihtiyacı
karşılanabilir.
İşçilerin işyerinde beslenmesiyle ilgili genel ilkeler şöyle özetlenebilir
• Toplu beslenme yapılan grubun fizyolojik durumu ve çalışma şekli göz önünde bulundurularak
verilen yemeklerin enerji ve besin ögeleri bakımından yeterli ve dengeli olması
sağlanmalıdır.
• Bu grubun enerji ihtiyacını karşılamak için verilen
yiyecekler çok fazla ise bu yiyeceklerin bir kısmı
ara öğün seklinde verilmelidir.
• Mönüler düzenlenirken grubun yeme alışkanlıkları ve mevsimler göz önüne alınmalıdır.
• Yiyeceklerin sağlık ve temizlik koşullarına uygun olarak ve besin değerlerini
kaybetmeden hazırlanması, pişirilmesi ve
servisi sağlanmalıdır.
İşverenin işçilere yemek veremediği ve işçinin yemek vakti evine gidemediği durumlarda,
işçinin beslenmesi için çareler düşünülmelidir.
Bu durum iki şekilde ele alınabilir:
• İşçi evinden yemek getiriyorsa, bu
yemeğin rahatça yenilebileceği bir ortam sağlanmalıdır.
• Çoğu zaman işçinin evinden getirdiği
yemek yetersiz olabileceği için işçilerin ne yedikleri incelenerek, gerekirse bir
ekleme yapılması, iş veriminin artması bakımından önemlidir.
İşçinin evinden yemek getirmediği durumlarda ucuz, fakat beslenme değeri yüksek besinler
tüketebilmesi için, kantin veya
kafeteryalar sağlanmalıdır.
İşçiler üzerinde yapılan çalışmalarda işçilerin
günlük enerji ve besin ögeleri alımlarında
yetersizlikler olduğu saptanmıştır.
• Güneyli (1973), Mamak Gaz Maske fabrikası işçilerinde yaptığı çalışmada; işçilerin
%72.3'ünün işin gerektirdiğinden daha az
enerji aldıklarını belirlemiştir. İşçilerin toplam protein alımı yeterli olmasına karşın, hayvansal protein tüketimi yetersiz bulunmuş,
%43.5'inin A vitaminini, %60.7'sinin kalsiyumu,
%46.7'sinin ise riboflavini yetersiz düzeyde
tükettikleri görülmüştür.
• Yücecan (1979), Ankara ve çevresindeki iki inşaat
yerinde çalışan 311 inşaat işçisi ile yaptığı çalışmada;
isçilerin beslenmelerinin genellikle tahıla dayalı olduğunu, diyetlerindeki az miktardaki hayvansal proteinin büyük çoğunlukla yumurta, yoğurt ve
peynirden geldiğini bulmuştur. İşçilerin enerji ve besin ögelerini sağladıkları yiyeceklerin başında tahıllardan ekmek, makarna, bulgur; süt grubundan yoğurt;
sebzelerden domates, patlıcan, yeşilbiber ve patates;
yağlardan yemeklik margarin; tatlılardan şeker gelmektedir.