• Sonuç bulunamadı

TÜRKİYE’DE ALEVİ SİYASETİ ÖRNEĞİ TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ ( 1966–1981 )

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "TÜRKİYE’DE ALEVİ SİYASETİ ÖRNEĞİ TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ ( 1966–1981 )"

Copied!
309
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TC

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ ANA BİLİM DALI ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ

YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS TEZİ

TÜRKİYE’DE

ALEVİ SİYASETİ ÖRNEĞİ TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ

( 1966–1981 )

MURAT YÜMLÜ 05701001

TEZ DANIŞMANI

Yrd. Doç. Dr. FAHRİYE DİNÇER KOÇAK

İSTANBUL

2008

(2)

TC

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ ANA BİLİM DALI ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ

YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS TEZİ

TÜRKİYE’DE

ALEVİ SİYASETİ ÖRNEĞİ TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ

( 1966–1981 )

MURAT YÜMLÜ 05701001

TEZ DANIŞMANI

Yrd. Doç. Dr. FAHRİYE DİNÇER KOÇAK

İSTANBUL

2008

(3)

ÖZ

TÜRKİYE’DE ALEVİ SİYASETİ ÖRNEĞİ:

TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ (1966–1981)

Murat Yümlü Aralık, 2008

Bu tez, Türkiye’de, Cumhuriyet dönemi Alevi siyasallaşmasının örgütlü temsil mekanizmalarını karşılayan ilk örnekler arasında sayılabilecek Türkiye Birlik Partisi’nin, siyasal hayattaki yerini, siyasallaşma karakteristiklerini incelemek amacıyla hazırlanmıştır.

Çalışma kapsamında, Aleviler ve Aleviliğin, tarihsel süreçteki dönüşümü, tabi olunan rejim merkezi yönetimleriyle kurulu ilişkiler Bektaşilik ve Kızılbaşlık ana alt damarları üzerinden meydana gelen ayrışma ekseninde ele alınmış, topluluk ve kimliğin tarihsel karakterlerinin Osmanlı Dönemi son evresi, milli mücadele dönemi ve erken cumhuriyet dönemindeki kodları genel geçer reddiye ve eklemlenme postülatlarının eleştirilmesiyle değerlendirilmeye çalışılmıştır.

Ayrıca, çok partili hayata geçişle ivme kazanarak, toplumsal yapıya daha etkin biçimde nüfuz eden göç, kentleşme, haberleşme ve yaygın eğitim olanaklarıyla eğitim seviyesinin yükselmesi olgularının ve Demokrat Parti’nin (DP) temsil ettiği siyasal iktidarın zamanla kazandığı Sünni–otoriteryen karakter kodlarının yarattığı olumsuz algının da etkisiyle belirginleşen siyasallaşma karakteristiğinin, Alevilerin örgütlü siyasallık sürecinin ivmelenmesinde etkili olduğu, yanı sıra 1960 sonrası görece özgürlükçü ve örgütlenme imkânlarını genişleten anayasal çerçeve, toplumsal ve siyasal atmosfer etkisindeki belirleyiciler üzerinden TBP’nin kuruluşu değerlendirilmiştir.

Bu çerçevede, partinin kuruluşuna ilişkin yaklaşımlar ele alınarak Alevi siyasallaşmasının örgütlülük arayışları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Partinin katıldığı genel seçimlerde elde ettiği sonuçlar üzerinden Alevi geleneksel soy hiyerarşisinin Alevi siyasal mobilizasyonunu yönlendirici etkisi değerlendirilmiş, Alevilik içindeki ana alt damarlardan Bektaşiliğin etkinleştiği ve ayrıştığı iki ana siyasallık karakteristiği üzerinden şekillenen parti karakterinin Alevilik ve siyaseti tarihindeki yeri, Türkiye siyasal tarihindeki yeri araştırılmıştır.

Son bir değerlendirme yapmak gerekirse, Alevi siyasallığının parçalılığını ve salt mezhepsel karakter üzerinden yürümeyen karakteristiğini somutlayan parti, Türkiye siyasal hayatında mezhepsel saiklerin harekete geçtiği bir eşitsizlikci zemine ilişkin tarihsel kesitin özgün bir parçasını oluşturmuştur.

(4)

Anahtar Kelimeler : Aleviler, Alevilik, Alevi Siyasallaşması, (Türkiye) Birlik Partisi, Bektaşilik ve Kızılbaşlık.

(5)

ABSTRACT

AN EXAMPLE OF ALEVIST POLITICS IN TURKEY:

THE UNITY PARTY OF TURKEY (1966–1981) Murat Yümlü

December, 2008

This thesis has been prepared by the purpose of investigating one of the first examples matching the organized representational mechanisms of Alevi politicization, Unity Party of Turkey’s (UPT) political characteristics and the position in Turkish political life.

In scale of the study, the transformation of Alevilik and Alevis on the historical period has been regarded by the divergence axis which processed on two main sub-divisions Bektaşilik and Kızılbaşlık; also has been targeted to evaluate the historical characteristics of Alevis and their identities on the codes of late Ottoman era, national struggle and early republican periods by the criticization of the generally accepted objectional and jointing postulates.

It’s also evaluated that the politicizing characteristic which has been siginified by the influence of pejorative perception created by the, gained in time, Sunni-authoritarian characteristic codes of political power represented by the Democratic Party (DP) and the phenomena such as the increasing level of education via the widespreadening of education oppurtunities, communication, urbanization, immigration which affect the social structure more effectively, accelerated the process organizatory politicization; additionaly evaluated the foundation of UPT over some determinants by the influence of socio-political atmosphere and the relatively libertarian constitutional framework which has been enlarging the organizational opportunities.

In this context, by taking the models to approach to the foundation of the party, the search for Alevist politicization has been put on evaluation trial. Over the results gained from the general elections that the party attended, the directional way of Alevi traditional hereditary hierarchy on the Alevist political mobilization has been evaluated. The position of the character of party which has been shapened by the two main politically characteristic of converging and diverging Bektashism, one of the main sub arteries in Alevism, has been researched in Alevism and Alevist political history, Turkish political life.

As a conclusionary evaluation if needed, the party, which has been concretizing the fragmentedness and the not-only processing character on denominational factor of Alevist politicization, has composed an original part of the historical section of Turkish political life related to the unegalitarian platform on which the denominational motives have been mobilised.

(6)

Key Words : Alevis, Alevilik, Alevist Politicization, Unity Party of Turkey, Bektaşilik and Kızılbaşlık.

(7)

ÖNSÖZ

“Türkiye’de Alevi Siyaseti Örneği: (Türkiye) Birlik Partisi (1966–1981)” başlığıyla hazırlanan bu tez çalışmasında, Cumhuriyet dönemi Alevi siyasallaşmasının örgütlü temsil mekanizmaları arasında yer alan Türkiye Birlik Partisi, Türkiye siyasal hayatındaki yeri, Alevi siyasallaşmasına dönemsel kesit üzerinden katkı ve etkileri çerçevesinde incelenmiştir.

Çalışma kapsamında, Türkiye’nin görece demokratik bir siyasal alan işleyişine sahip bulunduğu bir konjonktürde Alevi siyasallaşmasını temsilen, bağlı bulunduğu siyasal konjonktür ve parametreler açısından düşünüldüğünde tali bir konumda bulunmasına rağmen, siyasal atmosfere etki ediş düzeylerini de ortaya koyacak şekilde partinin katıldığı genel seçimler ve seçimlerde elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Söz konusu değerlendirmeye arka plan oluşturması amacıyla Aleviler ve Alevilik ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri merkezi yönetim ilişkileri tarihsel bir bağlamda ele alınmış, belirgin postülaların yarattığı inceleme alanının sönükleştirdiği bazı siyasallık kodları çerçevesinde Alevi siyasallaşmasının, asıl evresi olarak değerlendirilen 1980 sonrası konjonktürü önceleyen karakteristiğinin Türkiye Birlik Partisi ölçeğinde yansıtılması amaçlanmıştır.

Çalışma süresince, başta ikamet edilen şehir, İstanbul’daki, bazı kütüphanelerden (İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi, İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Şevket Sabancı Merkez Kütüphanesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüs Kütüphanesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı) ve Ankara’da bulunan Ortadoğu Teknik Üniversitesi Kütüphanesi, Milli Kütüphane’den yararlanılmıştır. Bu vesileyle, çalışma sırasında yoğunlukla hissedilen kaynak sıkıntısının görece azaltılabilmesine katkı sağlayan mezkûr kütüphane yöneticilerine teşekkürü bir borç bildiğimi eklemem gerekir. Bu sırada, söz konusu kütüphaneler arasında envanterinin derinliğiyle araştırmacıların ufkunu genişlettiğine inandığım Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin “Süreli Yayınlar” servisinde çalışan personele bilhassa teşekkür etmem gerekiyor.

Önsözün sonlarına gelirken, kaynak sıkıntılarını aşmam hususundaki yardım ricamı geri çevirmeyerek, nezaket gösteren bir diğer kişiyi daha anmam gerekiyor. Çalışmaya başlangıç aşamasından itibaren, yayıma hazırlanma sürecini takip ettiğim kitabı, tez çalışmasına başlamamdan kısa süre sonrasında yayımlanan Kelime Ata’ya sağladığı kaynaklar için ayrıca teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Çalışmamın olağandışı bir süreçte taşıdığı pürüzlerin giderilebilmesine destek olmak amacıyla gösterdiği sabır ve emeğinden ötürü danışman hocam Fahriye Dinçer Koçak’a, değerli önerilerinden ötürü sayın Ergun Aydınoğlu ve sayın Elçin Macar’a teşekkür ederim. Yine,

(8)

Togay, Kerem, Evren, Mehmet ve Osman’a teşekkür ediyorum. En önemlisi Cansever’in katedilecek “millerce yolu”nun ancak bir cüzünü karşılayabilmesini umduğum emektarlığım yolunda gösterdikleri ilgi, emek ve sabırlarından ötürü annem Hamdiye, babam Abdullah ve şüphesiz ki ağabeyim Mustafa Serdar’a minnettarlığımı, her ne kadar kuru bir teşekkür izlenimi yaratabilecekse de, bir kez de, yazıyla belirtmek istiyorum: Değerli aile fertlerim, sizlere minnettarım. Çalışmamda görünemeyen imzalarınızı hafızamın en korunaklı köşesinde saklamaya devam edeceğim. Babaannesi ve dedesinin neşe kaynağı yeğenim Ege’yle günlerimiz renklendi. Son bir söz, onu babaannesi, dedesi adına candan öpüyor, gülen yüzünün hiç solmamasını diliyorum.

İstanbul; Aralık 2008 Murat Yümlü

(9)

İÇİNDEKİLER TEZ ONAY SAYFASI

ÖZ iii

ABSTRACT v

ÖNSÖZ vii

İÇİNDEKİLER ix

TABLOLAR xii

KISALTMALAR xiii

1.GİRİŞ 1

2.ALEVİLER VE ALEVİLİK: TOPLULUK VE KİMLİĞİN KISA TARİHİ 2.1. Osmanlı Devleti Döneminde Topluluk ve Kimlik Algısı

2.1.1. Kızılbaşlık 2.1.2. Bektaşilik

2.1.3. Osmanlı Modernleşme Süreci Uzamında Kızılbaşlık ve Bektaşilik

2.2. Milli Mücadele ve Erken Cumhuriyet Döneminde Topluluk ve Kimlik Algısı

2.2.1. Milli Mücadele Dönemi 2.2.2. Erken Cumhuriyet Dönemi

8 8 9 12 16 20 20 29 3. TÜRKİYE’DE ÇOK PARTİLİ DÖNEM VE SİYASAL ATMOSFER IŞIĞINDA

ALEVİLER VE ALEVİLİK (1950–1980)

3.1. Çok Partili Döneme Geçişle Birlikte Aleviler ve Alevilik (1950–1960)

3.2. Cumhuriyet Dönemi Alevi Siyasallaşmasının Erken Evresi (1960–1966)

3.2.1. Resmi Nitelikli Adımlar ve Yarattığı Etkiler:

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) Teşkilât Kanunu Tasarısı ve Tasarı Üzerine Yapılan Tartışmalar

3.2.2. Kültürel Faaliyetler: Dernekleşme Çabaları, Geleneksel Kültürü Yaşatma Amaçlı Toplantılar ve Yayıncılık Faaliyetleri

3.2.3. Toplumsal Çatışma Çağrışımlı Olaylar:

Ortaca (1966) ve Elbistan (1967) Olayları

3.3. Türkiye’de Alevilik, Aleviler ve Sol İlişkisi:

Kısa Tarihi Arka Plan ve Çok Partili Dönem (1960–1980)

45

45 55

56 63 71 78

4.TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ DENEYİMİ (1966–1981) 96

4.1. Kuruluş Süreci Işığında (Türkiye) Birlik Partisi 4.2. Kuruluş Yaklaşımları Işığında (Türkiye) Birlik Partisi

4.2.1. Alevi Toplulukları Açısından Örnekleyici Kuruluş Yaklaşımları 4.2.2. Dönem Siyasal Alanında Etkin Siyasi Partiler Açısından Kuruluş Yaklaşımları

97 115 116 123

(10)

4.2.2.1. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yaklaşımı 4.2.2.2. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Yaklaşımı

4.2.2.3. Dönem Merkez–Sağ Siyasal Parti ve Siyasal İktidar Yaklaşımı Örneği: Adalet Partisi Yaklaşımı

4.2.3. Diğer Yaklaşımlar

4.2.3.1. Dede Otoritesinin Yitirilmesi Süreci Üzerinden Yürüyen Kuruluş Yaklaşımı

4.2.3.2. Siyasal İslam’ın Yükselişine Karşıt Bir İnşa Yaklaşımı 4.3. (Türkiye) Birlik Partisi’nin (TBP) Türkiye Siyasal Tarihi’ndeki Yeri (1966–1980)

4.3.1. (T)BP, Yapılanma Süreci ve 1966–1969 Dönemi 4.3.1.1. Birlik Partisi (BP) Program ve Tüzüğü

4.3.1.2. Birlik Partisi İç Tartışma Süreci ve 1966–1969 Dönemi 4.3.1.3. Birlik Partisi Seçim Beyannamesi (1969 Genel Seçimleri) 4.3.1.4. Birlik Partisi ve 1969 Genel Seçimleri

4.3.2. TBP, Dönüşüm Süreci ve 1970–1977 Dönemi 4.3.2.1. Türkiye Birlik Partisi Seçim Bildirgesi

4.3.2.2. Türkiye Birlik Partisi ve 1973 Genel Seçimleri 4.3.2.3. Türkiye Birlik Partisi ve 1977 Genel Seçimleri 4.3.3. Türkiye Birlik Partisi ve 1977–1980 Dönemi

123 128 136 144 144 147 152 152 158 166 171 181 198 214 223

5. SONUÇ 253

KAYNAKÇA 258

EKLER 279

Ek 1. “Cem 1 Mayıs’ta Yeniden Çıkıyor”, Başlıklı Tanıtım İlanı Ek 2. Elbistan Olayları Sırasında BP Genel Başkanı

Hüseyin Balan’ın TBMM’ye Verdiği Soru Önergesi Tam Metni Ek 3. Birlik Partisi Halk Gecesi Afişi Birlik Partisi (BP) Amblemi Ek 4. Birlik Partisi Amblemi

Ek 5. Birlik Partisi Genel Sekreteri Cemal Özbey’in Akis Dergisi’nin 19.11.1967 Tarihli Haberiyle İlgili Tekzibinin Tam Metni

Ek 6. Benoit Fliche, Elise Massicard Makalesi Ulusoy Ailesi Soyağacı ve Kariyer Tablosu

Ek 7. Cem Dergisi 18. Sayı (Hünkâr Sayısı) Kapak İllüstrasyonu Ek 8. Cem Dergisi Anket Çalışması Soruları

Ek 9. Özbudun ve Tachau 1965 ve 1969 Genel Seçimleri Gelişmişlik Ölçeğinde Bölümlenen Ülkedeki Yüzdelik Seçim Sonuçları Ek 10. 1969 Yılı TBP Genel Seçim Sonuçları Haritalı Gösterimi Ek 11. “Türkiye’de İllere Göre Alevi Nüfus Dağılımı” Tablosu Ek 12. TBP İç Kırılma Sürecini Anlatan Düşkünlük Vakası’yla İlgili Beş Yol Düşkünü Adlı Eserde de Yayımlanan Karikatür Örnekleri Ek 13. TBP Haysiyet Divanı Yol Düşkünlüğü Nitelemesiyle Parti İhraç Kararı Metni (1970)

Ek 14. 1973 Yılı TBP Genel Seçim Sonuçları Haritalı Gösterimi Ek 15. 1977 Yılı TBP Genel Seçim Sonuçları Haritalı Gösterimi

279 280 281 282 283

285 286 287 288 290 291 292

293 294 295

(11)

ÖZGEÇMİŞ 296

(12)

TABLOLAR LİSTESİ

Sayfa No Tablo 1: 14 Mayıs 1950 Seçimlerinde Alevi Yoğun İllerde……….... 43 Alınan Seçim Sonuçları

Tablo 2: 1957–1965 yılları arası Genel Seçimlerde Seçimlerinde………... 141 Alevi Yoğun İllerde Alınan Kıyaslamalı Seçim Sonuçları

Tablo 3: Haziran 1968 Yerel Seçimleri İl Genel Meclisi Sonuçları………….... 157 Tablo 4: 1960’ların Başında Türkiye’de Onüç Şehrin Gecekondu …………... 177 Nüfus İstatistikleri

Tablo 5: BP 1969 Milletvekili Seçimleri Ülke Ortalamasının Üzerinde

Oy Alınan İller Tablosu……… 183 Tablo 6: BP 1969 Milletvekili Seçimleri Görece Yüksek

Oy Alınan Bazı İlçeler Tablosu……… 185 Tablo 7: TBP 1973 Milletvekili Seçimleri İller Tablosu………. 234 Tablo 8: TBP 1973 Milletvekili Seçimleri Görece Yüksek

Oy Alınan Bazı İlçeler Tablosu………... 235 Tablo 9: 1973 Genel Seçimlerinde Alevi Yoğun İllerde

Alınan Kıyaslamalı Seçim Sonuçları……….. 237 Tablo 10: TBP 1977 Milletvekili Seçimleri İller Tablosu………... 244 Tablo 11: TBP 1977 Milletvekili Seçimleri Görece Yüksek Oy

Alınan Bazı İlçeler Tablosu……… 244 Tablo 12: 1977 Genel Seçimlerinde Alevi Yoğun İllerde

Alınan Kıyaslamalı Seçim Sonuçları………. 244

(13)

KISALTMALAR

AP : Adalet Partisi

AYM : Anayasa Mahkemesi BP : Birlik Partisi

CGP : Cumhuriyetçi Güven Partisi CHP : Cumhuriyet Halk Partisi

CKMP : Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi CS : Cumhuriyet Senatosu

DBP : Demokratik Birlik Partisi DİB : Diyanet İşleri Başkanlığı DİE : Devlet İstatistik Enstitüsü DkP : Demokratik Parti

DP : Demokrat Parti

FKF : Fikir Kulüpleri Federasyonu HP : Halkçı Parti

İTC : İttihat ve Terakki Cemiyeti MBK : Milli Birlik Komitesi MHP : Milliyetçi Hareket Partisi MNP : Milli Nizam Partisi MSP : Milli Selamet Partisi TBP : Türkiye Birlik Partisi TİP : Türkiye İşçi Partisi

TRT : Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu SHP : Sosyal Demokrat Halkçı Parti

SODEP : Sosyal Demokrasi Partisi TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi

(14)

1

1.

GøRøù

Aúa÷ıdaki çalıúma, Cumhuriyet dönemi Türkiye tarihsel ölçe÷inde dönemsel bir kesit (1960–1980) üzerinden, Alevi siyasallaúmasının örgütlü temsil mekanizmaları arasında belirgin bir yere sahip olan (Türkiye) Birlik Partisi’ni (TBP) incelemek amacıyla hazırlanmıútır. 1966 yılında Birlik Partisi (BP) adıyla kurulan, siyasal alandaki etkinli÷ini öncelikle Alevi siyasallı÷ı ve temsiliyeti sorunsalı üzerinden yürüten parti, 1971 yılında toplanan III. Büyük Kongresi’nde alınan kararla Türkiye Birlik Partisi (TBP) adını almıútır. Parti, fiilen 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında, hukuken, ertesi yıl siyasi partilerin kapatılmasını öngören kanunun çıkarılmasıyla beraber siyasi hayattan çekilmiútir.

Söz konusu çalıúmaya yönelinmesinde belirleyici saiklerden ilkini, yakın dönem dünya tarihinde önemli siyasi parametrelerden birisi olarak yansıyan kimlik siyaseti kategorisinin Türkiye özelindeki izlerinden birisine karúılık gelen Alevi siyasallı÷ı ve kimlik meselesinin tarihsel arka planına e÷ilerek, Alevi siyasallaúmasının cumhuriyet dönemi Türkiye tarihinin önemli bir kesitindeki karakteristiklerini araútırmak amacı úekillendirmiútir1. Burada belirtmek gerekir ki, genelde kimlik siyaseti, özelde dini ve etnik grup kimliklerine dayalı siyasal hareketler konusunda kapsamlı bir literatür bulunmaktadır. Bu konuda kısa bir de÷erlendirme yapmak gerekirse, Türkiye’de son yılların tartıúma trendi belki hariçte tutulabilir, resmi yaklaúım dolayısıyla tarihi bir çizgiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin yaklaúımı dini ve etnik kimlik gruplarına dönük türdeú bir tanımlayıcılıktan beslenen bir politika patikasını takip etmiútir. Kushner’in iúaret etti÷i úekliyle bu tür hareketlere dönük genelgeçer politik bakıú açısı hareketleri “yapay” bir karakterde yorumlamaya dayalı halde yürümüútür͘

Araútırmanın yürütülmesine yön veren ikinci bir sai÷i, Alevi siyasallaúmasının genel karakteristiklerinde 12 Eylül 1980 darbesine uzanan evrede meydana gelen

 

1 Bkz. David Kushner, “Self Perception and Identity In Contemporary Turkey”, Journal of Contemporary History, v. 32, n. 2 (April, 1997): 225.

(15)

2

dönüúümü, TBP’nin siyasal alanda etkinlik gösterdi÷i süreçteki belirleyicili÷i üzerinden ele almak amacı oluúturmuútur.

Çalıúmada, partinin faaliyet gösterdi÷i tarihsel kesitle birlikte belirleyici dıúsal ve içsel faktörler üzerinden Alevi siyasallaúma olana÷ının fiili karúılı÷ı olarak (Türkiye) Birlik Partisi’nin kuruluúu, partinin siyasal alandaki yeri, Alevi seçmen deste÷inin mobilizasyonu üzerindeki etkinlik denemeleri, mobilizasyon ölçe÷i olarak denenen geleneksel soy ba÷ına dayalı Alevi hiyerarúisi ve cumhuriyet döneminde kitlesel tecrübeyle bir ilke karúılık gelen sol ideoloji merkezli siyasallaúma ölçekleri de ele alınmaya çalıúılmıútır.

Cumhuriyet dönemi Alevi siyasallaúmasının örgütlü deneyimini karúılayan Türkiye Birlik Partisi’nin kuruluúuna iliúkin yaklaúımlar, siyasallaúmanın siyasi parti çatısı altında örgütlenme nedenleri, Aleviler ve TBP’yle etkileúimleri ölçüsünde dönemin siyasi partilerinin yansıttı÷ı, akademik çalıúmalardan yansıyan yaklaúımlar ve Alevi topluluklarını siyasal e÷ilimlerini anlamak açısından da önem taúıyan yayın organlarının yansıttı÷ı yaklaúımlar üzerinden de÷erlendirilmeye çalıúılmıútır.

Bu de÷erlendirme üzerinden siyasallaúma süreci, dönemin siyasal alanının ideolojik çeúitlili÷i, siyasallaúmanın tarihsel karakteristikleri ve mevcut siyasal konjonktür etkisinde úekilleniúi üzerinden ele alınması amaçlanmıútır.

Çalıúmada, 1980 sonrası Alevi siyasallaúması sürecini önceleyen ön karakteristiklerin belirli ölçüde siyasi parti ve temsiliyet sürecinde pekiúti÷i yönündeki tespite ulaúılırken, 1980 öncesi Alevi temsiliyetinin ve siyasal davranıúının mezhepsel parametre üzerinden yürümedi÷i yönündeki genel geçer savın ötesine geçilmeye çalıúılmıú, parti tarihinin belirli bir kesiti açısından geçerlilik taúıyan; ancak sonraki evrelerinde Alevi siyasallaúmasının karakteristiklerinin homojen bir kategori oluúturmadı÷ını somutlayan geleneksel soy ba÷ı hiyerarúisi ve Bektaúi dergâhının, siyasi parti faaliyetlerinin yaygınlaútırılması ve propagandanın daha etkili hale getirilmesi üzerindeki belirleyicili÷inin parti tarihinin erken evresinin úekillenmesine yaptı÷ı katkının üzerinde durulmuútur.

Sunulan veriler açısından bir de÷erlendirme yapıldı÷ında çalıúmada yer alan veriler parti tarihine ıúık tutan kaynaklar baúta gelmek üzere, Aleviler ve kimlik sorunlarına iliúkin eserler üzerinden sa÷lanmıútır.

(16)

3

Söz konusu eserler arasında 1966, 1972 ve 1980 yıllarında yayımlanan parti program ve tüzük metinleri, partinin katıldı÷ı üç genel seçim öncesinde yayımlanan seçim bildirgeleri, 1971 yılında toplanan, partinin isim de÷iúikli÷i kararının da alındı÷ı kongre metni, dönem Alevi topluluklarının temsiliyet sorunlarına, kamu hizmetlerinden yararlanma sırasında ve toplumsal düzlemde ortaya çıkan eúitliksizci uygulamalara karúı yayın faaliyetlerini önceleyen Cem ve Ehlibeyt dergilerinden yansıyan görüúlerin örneklenmesine çalıúılmıútır.

Parti örne÷ine odaklanan temel kaynakların ve belgelerin azlı÷ı önemli bir sorunsal teúkil etmiútir2.

Parti tarihine yönelik kaynakların kısıtlılı÷ına karúılık çalıúmada öncelikle siyasallaúma hareketinin çok boyutlulu÷unu yansıtacak veriler ortaya konulmaya çalıúılmıútır. Bu ba÷lamda siyasallaúma karakteristi÷inin tarihsel arka planının belirli bir kapsamda sunulması amaçlanmıútır. Her ne kadar cumhuriyet sonrası dönemi kapsayacak ölçüde geniúletilmeye çalıúılmıúsa da, çalıúma kapsamında incelenen dönemler arasında, kullanılan kaynakların kısıtlılı÷ı üzerinden gözlenebilecek yetersizlik marjı elde tutulmak kaydıyla, Osmanlı Devleti dönemi topluluk ve kimli÷ini ele alan bir bölüme de yer verilmesi öngörülmüútür. Bu amaçla Osmanlı Devleti dönemi topluluk ve kimli÷i üzerine yapılan çalıúmalardan yararlanılmıú, topluluk, kimlik inúası süreci ve politik e÷ilimlerin imparatorluktan cumhuriyete geçirdi÷i dönüúüm üzerinden cumhuriyet dönemi çok partili evresinde Alevi siyasallaúmasının karakteristiklerine e÷ilinmiútir.

Araútırmaya tarihsel arka plan oluúturmak amacıyla, 16. yüzyılda, Alevilik ve Alevilerin tarihsel etkinli÷ini yakalama süreci özetlenmeye çalıúılmıútır. Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında süregelen siyasal çekiúmenin etkisiyle siyasal bir düzlemde; ancak bunun yanı sıra sosyal, ekonomik ve dini esaslar ekseninde de seyreden mücadelenin Anadolu göçer/yarı göçer Kızılbaú toplulukları ve toplulukların ortak mezhepsel kimli÷i úeklinde karúımıza çıkan Kızılbaúlık üzerindeki etkileri ile Osmanlı Devleti merkezi yönetimi nezdinde topluluk ve kimli÷inin algılanıúına iliúkin esaslar aúa÷ıdaki “Aleviler ve Alevilik: Topluluk ve Kimli÷in Kısa Bir Tarihi” baúlıklı bölümde ele alınmıútır.

 

2 Kelime Ata, Alevilerin ølk Siyasal Denemesi: Türkiye Birlik Partisi (1966–1980), 1. bs. (Ankara:

Kelime Yayınevi, 2007). Bu konuda çalıúmanın yürütüldü÷ü evrenin geç bir bölümünde yayımlanan bir di÷er kaynak için Sabır Güler, Alevili÷in Siyasal Örgütlenmesi: Modernleúme, Çözülme ve Türkiye Birlik Partisi, 1. bs. (Ankara: Dipnot Yayınları, 2008).

(17)

4

De÷erlendirmeye koúut olarak, yeniden yapılanıúını 16. yüzyıl sonrasından izleyebildi÷imiz Bektaúi tarikatının Osmanlı siyasal merkezince algılanıú biçimlerine de e÷ilinmek istenmiútir.

Aúa÷ıda da görülece÷i üzere Kızılbaúlık ve Bektaúilik, Anadolu co÷rafyasında hâkim senkretik inanıú biçimleri arasında yer almıúlardır. Her iki inanıú biçiminin birbirleriyle ba÷daútıkları ve ayrıútıkları esaslar kadar dikkat çekici di÷er bir nokta da Osmanlı Devleti merkezi yönetimince algılanıú biçimlerindeki farklılıklar olmuútur.

Kızılbaú toplulukların Osmanlı Devleti’nin Safevi Devleti’yle süregelen siyasal mücadelesiyle kısıtlanamayacak tarihi arka planında, Bektaúilik tarihinde rastlanması güç kıyımlar bulundu÷unu belirtmek gerekmekle birlikte, Osmanlı–Türk modernleúmesi uzamında toplulukların birbirleriyle örtüúen yanlarının çok daha öne çıkmaya baúladı÷ı; ancak 19. yüzyılın sonlarında kullanım alanı bulan ve farklılıkları belirli bir tarihsel ba÷lam içerisinde vermek kaydı úartıyla, günümüze kadar gelen çatı bir isimlendirme3 kategorisi olarak Alevilik4 içerisinde konumlandırılmaya baúlandıkları görülmüútür.

økinci bölümün Kızılbaúlık ve Bektaúilik tarihine iliúkin kısa inceleme sonrasında hazırlanan di÷er alt bölümleri “Milli Mücadele ve Erken Cumhuriyet Dönemleri’nde Aleviler ve Alevilik” baúlıkları altında, Bektaúili÷i de ele alacak úekilde geniúletilmiú, I. Dünya Savaúı sonrası dönemde meydana gelen iúgallere karúı Anadolu’da örgütlenen ba÷ımsızlık hareketi ile Bektaúi dergâhının kurdu÷u iliúkiler, mutlaklaútırıcı bir destek söyleminin yanıltıcılı÷ı üzerinden yürüyegelen postülatlara5 dikkat çekmekle birlikte, erken cumhuriyet evresi boyunca süren tek parti iktidarı

 

3 “Çatı isimlendirme” (blanket term veya umbrella term) terimine esin kaynaklı÷ı eden bir çalıúma için bkz. Martin Van Bruinessen, “Muslims, Minorities and Modernity: The Restructuring of Heterodoxy In The Middle East and Southeast Asia” Inaugural Lecture (Utrecht University, November 21, 2000) Ayrıca bkz. Martin Van Bruinessen, “Türkiye’de Kürtler, Türkler ve Alevi Uyanıúı”, Türklük, Kürtlük ve Alevilik, 6.bs. (østanbul: øletiúim Yayınları, 2005): 117.

4 Bu adlandırma, 19. Yüzyılın sonları, 20. yüzyılın baúlarında ortaya çıkmıútır. Kieser’in belirtti÷i úekliyle adlandırma de÷iúikli÷i “Sünni ço÷unlu÷un bu önemli azınlık grubu karúısındaki deruni önyargılarını etkili bir úekilde de÷iútireme”miútir. Bkz. Hans Lukas Kieser, “Mission As A Factor of Change in Turkey (nineteenth to first half of twentieth century)”, Islam and Christian–Muslim Relations, v. 13, n. 4 (2002): 395.

5 Kavramın ödünç alındı÷ı kaynak için bkz. Hamit Bozarslan, “Alevism And The Myths Of Research:

The Need For A New Research Agenda” Turkey’s Alevi Enigma: A Comprehensive Overview, ed.

Paul J. White, Joost Jongerden, (Leiden–Boston: Leiden Brill, 2003): 3–17. Postülat kavramıyla ispatına lüzum görülmeksizin kabul edilen önermeler kastedilmiútir. Bkz. “Postulate”, Redhouse øngilizce–Türkçe Sözlük, 17. bs. (østanbul: Redhouse Yayınevi, 1990), 753. Bu tür postülatların Alevi–Bektaúi tarihyazımında güçlü bir yer edindi÷ini, ço÷unlukla ideolojik ve politik argümentasyonun aracı olarak tarihi verilerin bulanıklaútırıldı÷ını de÷erlendiren benzer bir örne÷i Güler vermektedir. Bkz. Güler, age, 186.

(18)

5

dönemine kadar uzatılmıútır. Yine erken cumhuriyet döneminin Aleviler ve Alevilik açısından güvenlik sorununun görece aúılmaya baúlandı÷ı; ancak topluluk kimli÷inin yeni rejimin etnoseküler siyasalara iliúkin paradigmal e÷ilimleri uzamında her koúulda benimsenme ihtimalinin bulunmadı÷ını örnekleyen etnik ve seküler temelli olgulara da iúaret edilmek istenmiútir.

økinci bölümün postülatlarla bulanıklaúan algısı karúısında, toplulu÷un rejim ve tek parti iktidarı arasında bir ayrıútırma ihtiyacı duyabildi÷i yeni siyasal koúulların yansıdı÷ı cumhuriyet dönemi çok partili siyasal hayatının 1946–1960 arasındaki ilk evresi, “Türkiye’de Çok Partili Dönem ve Siyasal Atmosfer Iúı÷ında Aleviler ve Alevilik (1950–1966)” ana baúlı÷ını taúıyan üçüncü bölümün hemen baúında ele alınmıútır. Adil rekabet esasına dayalı ilk genel seçimlerde geniú katılımla, görece DP iktidarına yönelen topluluk, kimli÷in dini özgürlüklerin geniúletilmesi ve rejimin, eúitlikçi temsil aúamasında görece mesafe kaydedilebildi÷i düúünülebilirse de, DøB çatısı altındaki temsiliyet talepleri ve toplumsal düzeyde süregelen stereotipik yaklaúımlar/muameleleri dikkate alan çözüm yolları karúısındaki kayıtsızlı÷ın sürerli÷ine duyulan tepkinin esas belirleyicili÷inde, CHP’ye yönelmeye baúlamıútır.

Ancak topluluk içi siyasal davranıú farklılıklarının kökten bir dönüúüm geçirdi÷i iddiasının sa÷lıklılı÷ının tartıúılabilirli÷i oranında, yo÷unlukla 1957 seçimleri sonrasında CHP’ye kitlesel yöneliú de÷erlendirmesinin de, topluluk ço÷unlu÷u için öngörü yerinde görünmekle birlikte, belirli bir çekinceyle karúılanmasının yararlı olaca÷ını belirtmek anlamlı olacaktır.

Çok partili siyasal hayat denemesi boyunca topluluk seçmen davranıúına yüklenen anlamın esasen rejimin etnoseküler siyasalarına yön veren siyasal iktidarları kritize etme yönünden, aynı úekilde sosyo–ekonomik seviyenin dalgalılı÷ı karúısında varılan hükümlerle sürdü÷ünü belirtmek gerekti÷i düúünülmüútür. ølk evre, 1960 yılında meydana gelen askeri darbeyle sonlanmıú, seçmen davranıúının belirli kodlarının sürerli÷inde, çalıúmanın ana konusunu teúkil eden parti deneyimini de içeren, 1960 sonrası döneme gelinmiútir.

Alevi siyasallaúmasının esas örgütlülük deneyimini karúılayan çalıúma konusu parti deneyimiyle beraber (Türkiye Birlik Partisi/TBP) siyasallaúmanın belirleyicisi dıúsal faktörleri merkeze alan bir incelemenin sunuldu÷u bu yeni bölümde, toplulu÷un yeni rejim kadar, yeni anayasal ortamın ve politik ortam de÷iúikli÷ine eklenen iç göçler sonrası kentsel ortam örgütlenme arayıúlarının belirleyicili÷inde siyasal alan

(19)

6

örgütlülü÷ü ve bunun yanı sıra faal bir toplumsal kimlik yaratılmasını takip eden bir tepkisellik/savunma bilinci geliútirmesinin temel belirleyicileri araútırılmıútır.

“Cumhuriyet Dönemi Alevi Siyasallaúmasının Erken Evresi (1960–1966)” baúlıklı bu alt bölüm uzamında dikkat çeken bir nokta, Alevili÷in, resmi ideoloji ba÷lamında düúünüldü÷ünde rejim ve kurumlarınca alımlanması daha muhtemel kendi merkezindeki örgütlülük potansiyelini karúılayan Bektaúili÷i öne çıkararak bir kamusal söylem ve pratik geliútirme deneyimi geçirmiú olmasıdır. Partileúme deneyiminde de izlerine rastlanacak, yoklu÷u varsayımıyla odaklanılan meúrulaútırma denemelerinin karúılı÷ında, Hacıbektaú–ı Veli Dergâhı merkezli ancak aynı úekilde merkezsiz yerel hiyerarúik örgütlenmeler olarak tekke ve ocakların da mobilizasyonunu mümkün kılan bir örgütlülük sürecinden geçilmiútir. Bölümde mobilizasyonun siyasal parti çatısı altında örgütlenme sürecini yönlendirici etkisini araútırabilmek için siyasal potansiyel taúıyan dergâh örgütlenmesi merkezde yer almak üzere, dernekleúme, dayanıúma geceleri vb. geleneksel kültürü yaúatma amaçlı, çeúitli kültürel nitelikte faaliyetler üzerinde durulmuútur.

Aleviler açısından modern toplumun asli üyeleri olma fiili sürecinin yarattı÷ı kurumsal çözülme, geleneksel Alevi kurumlarının kırsal alandaki tatbik sahasının kentsel alanda daralma süreci uzantısıyla, yeni arayıúları beraberinde getirmiútir. Bu süreçte öne çıkan dayanıúma geceleri, Alevi halk úairlerinin ve kısmen de parti yönetiminin öncülü÷ünde kolektif kimli÷in hareket alanını geniúletici yönde etki yaratmıútır. Bu úekilde Alevi halk úairlerinin faaliyetlerinin de belirleyicili÷inin izlenebildi÷i ancak salt geleneksel kültür ö÷eleri üzerinden yürüdü÷ü kanaatinden kaçınılması gereken bir iliúki ba÷lamı olarak Aleviler, Alevilik ve Türkiye’de ivme kazanan sol hareket arasındaki iliúki 1960–1980 yıllarına odaklanan tarihi evre üzerinden ele alınmaya çalıúılmıútır.

Çalıúmanın ana konusunu teúkil eden parti deneyimine odaklanan “Türkiye Birlik Partisi Deneyimi (1966–1981)” ana baúlıklı dördüncü bölümde, ikinci ve üçüncü bölümlerde üzerinde durulan tarihsel deneyimin belirleyicili÷i kadar, henüz tecrübe edilen toplumsal ve siyasal ortamın belirleyicili÷i dikkate alınmıú, kentsel düzlemde örgütlü Alevili÷i temsilen bir araya gelen kadroların öncülü÷ünde kurulan (T)BP’nin, Türkiye siyasal tarihindeki yeri ve deneyimin özgünlü÷ünde Alevi kimli÷inin ifade kanallarının yordamlanması sürecindeki rolü tartıúılmıútır. Siyasal ve toplumsal konjonktürün belirleyicili÷i ıúı÷ında partinin kuruluú evresinde yaúanan iç

(20)

7

mücadeleye odaklanılmıú, gelenekselci–reformist kanat mücadelesi úeklinde de÷erlendirilen mücadelenin, 1970 sonrası evrede yerini programatik esaslar/yönelim de÷iúikli÷inin belirledi÷i úekliyle, siyasal alanın merkeziyle çatıúırlı÷ı ölçüsünde siyasal rota de÷iúikli÷ine bırakması süreci ele alınmıútır.

Çalıúmanın esas kayna÷ını teúkil eden parti deneyimi açısından incelendi÷inde, Alevilik çatı adlandırmasının taúıdı÷ı periferik konumun kırılmaya baúlamasıyla tetiklenen kamusallı÷ın siyasal potansiyelle çakıúmaya baúlaması üzerinde durulmuútur. Bu yönüyle, Birlik Partisi deneyiminin Alevili÷in periferik konumunun sorgulanabilirli÷i açısından taúıdı÷ı özgünlükle Türkiye siyasal tarihindeki yeri irdelenmeye çalıúılmıútır.

(21)

8

2.

ALEVøLER VE ALEVøLøK

:

TOPLULUK VE KøMLøöøN KISA TARøHø

Kısa bir tarihçenin sunulmaya çalıúılaca÷ı bu bölümün esas amacı topluluk ve kimli÷in devlet aygıtıyla kurdu÷u iliúkilerin bir panoramasını sunmaktır. Topluluk ve kimli÷inin anlatıldı÷ı bu tarihçe, Kızılbaú topluluklarının 16. yüzyılın baúında Safevi Devleti’yle kurdu÷u iliúkilerin etkisiyle biçimlenen kimlik siyasallaúmasına koúut olarak meydana gelen ayaklanmaları da kapsamasından ötürüdür ki, topluluk–devlet çatıúmasının ve iliúkilerin tarihselli÷inin ana hatlarını sunmaya çalıúan bir tarihçe olarak da yazılmaya çalıúılmıútır.

Bölüm, Osmanlı ømparatorlu÷u, Millî Mücadele dönemi ve Cumhuriyetin erken evresinde Aleviler ile merkezi yönetim arasında kurulan iliúkileri sunabilmek amacıyla iki alt baúlıkta hazırlanmıútır. Aúa÷ıda sırasıyla incelenen alt bölümlerde Alevili÷in ve Alevilerin devlet aygıtınca de÷erlendiriliú ölçüleri kadar, toplulu÷un mevcut merkezi yönetimlere bakıúı da irdelenmek istenmiútir.

2.1. Osmanlı Devleti Dönemi’nde Aleviler ve Alevilik

Yukarıda da belirtildi÷i üzere, toplulu÷un ve kimli÷in tarihçesini yazmak iktidarlarla yaúanan çatıúma ve devlet aygıtının uygulamalarına karúı giriúilen ayaklanmaların bir tarihçesini yazmak anlamını da taúımaktadır. Söz konusu tarihçe içerisinde ayaklanmalara de÷inmeye çalıúılırken klasik yaklaúımın irdelenmesi yararlı olacaktır.

Bu yaklaúım uzamında Alevili÷in 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti ve Safevi Devleti arasındaki siyasal-ekonomik-dinsel-kültürel temalar üzerinden yürüyen çatıúma sürecinin bir parçası olarak úekillendi÷i ve tarihsel kimlik karakterini kazandı÷ı de÷erlendirilmiútir. Bu ba÷lamda Kızılbaúlık ve Bektaúilik üzerinden Alevi siyasallı÷ının ayrıúan genel karakteristikleri ortaya konulmaya, Osmanlı Devleti döneminde topluluk ve merkezi yönetim arasındaki iliúkilerin sundu÷u tarihsel çerçeve, tarihsel rol atıfları üzerinden gelecek dönem siyasallık karakteristi÷ine yönelik etkileriyle beraber analiz edilmeye çalıúılmıútır.

(22)

9 2.1.1. Kızılbaúlık

Kırsal alanda göçebe/yarı göçebe hâlde yaúamakta olan Kızılbaú topluluklarının 16.

yüzyıldan itibaren ivme kazanan kaçıú sürecinde temasların yo÷unlaútı÷ı Safevi Devleti’nin etkisiyle mitsel arka plan inúasına giriútikleri, Ocak’ın belirtti÷i úekliyle söylersek “Hz. Ali, On øki ømam ve Kerbelâ olayıyla ba÷lantılı” bir topluluk kimli÷i inúa etmeye baúladıkları görülmektedir6.

Mitsel ba÷lantı kurulmasının, Kızılbaú7 toplulukların Safevi Devleti’nin etkisine girmeye baúlamalarına koúut bir süreç olarak de÷erlendirilmesi yanında, toplulukların baskı altına alınıúlarının yegâne belirleyicisinin dinsel faktör olmadı÷ını yinelemek gerekmektedir.

Vorhoff’un belirtti÷i üzere Osmanlı ve Safevi Devletleri arasında yaúanan “teolojik anlaúmazlık, Alevili÷in Anadolu’daki spesifik formunun yükseliúinin öncelikli belirleyicisi olarak alınmamalıdır”8. Kimli÷in, bugüne de sirayet eden dinsel niteli÷inin ortaya çıktı÷ı 16. yüzyıl baúından itibaren sosyo–ekonomik etkenlerin ıúı÷ında tepkiler dile getirilmiú ve yükselen tepkiselli÷in somutlaúması biçiminde ayaklanmalar meydana gelmiútir. Osmanlı Devleti’nin merkezi yönetimin pekiútirilmesine ve hilafet makamının üstlenilmesine koúut olarak artan Sünni øslam etkisinin belirleyicili÷inde dinsel ve siyasal propagandalar aracılı÷ıyla meúruiyet zeminine oturtmayı amaçladı÷ı müdahaleler sonucunda úiddetli bastırma yöntemlerine baúvurulmuú, toplu kıyımlar yaúanmıútır.

 

6 Ahmet Yaúar Ocak, “Alevîlik, Bektaúîlik Gerçe÷i ve Buna Yönelik Bazı Tezler”, Türk Sufîli÷ine Bakıúlar, ed. Ahmet Yaúar Ocak (østanbul: øletiúim Yayınları,1996): 253. Ahmet Yaúar Ocak’ın sundu÷u çerçeve Alevili÷in cem ayini (ayin–i cem) dâhil olmak üzere kurumsal temellerinin 16.

yüzyılda Anadolu Türkmen heterodoksisinin Safevi Devleti siyasal gücü etkisi altına girmesiyle biçimlendi÷i úeklinde özetlenebilir. Ocak’ın aktardı÷ına göre “Alevîlikle Hz. Ali, Oniki ømam ve Kerbelâ olayının ba÷lantısı, baúlangıçta mevcut olmayıp, 16. yüzyıl baúlarında Safevî hükümdarı ùah øsmail–i Hatayî tarafından tesis edilmiú ve Alevîlik bugünkü görüntüsünü bu devirde kazanmıútır.”

7 Genel kabul gören görüúe göre adlandırmanın Safevi Devleti’nin kuruluúu öncesinde ùah øsmail’in babası ùeyh Haydar’ın ve taraftarlarının taktı÷ı uzun, konik ve çevresi kırmızı atkı ile ba÷lanmıú on iki dilimli bir úapkaya dayandı÷ı belirtilmektedir. Melikoff, bu tacın ùeyh Haydar (1460–1488) döneminden itibaren kullanılmaya baúlandı÷ını, taca da ùeyh Haydar’dan mülhem Tac–i Haydarî denildi÷ini belirtmiútir. Bkz. Irène Mélikoff, “Bektaúi/Kızılbaú: Historical Bipartition And Its Consequences”, Alevi Identity: Cultural, Religious and Social Perspectives, ed. Tord Ollson, Elisabeth Özdalga, Catharina Raudvere (Istanbul: Swedish Research Institute In Istanbul, 1998): 5.

Bkz Abdülbaki Gölpınarlı, øslam Ansiklopedisi, c. 6 (Eskiúehir, Eskiúehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, 1997): 789–795.

8 Karin Vorhoff, “Let’s Reclaim Our History and Culture!: Imagining Alevi Community In Contemporary Turkey”, Die Welt Des Islams, v. 38, i. 2, (July, 1998): 229. Aynı makale için bkz.

Karin Vorhoff, “The Past In The Future: Discourses On The Alevis In Contemporary Turkey”, Alevi Enigma: A Comprehensive Overview, ed. Paul J. White, Joost Jongerden, (Leiden–Boston: Leiden Brill, 2003): 94.

(23)

10

Osmanlı Devleti’nin, Safevi Devleti’yle karúı karúıya geldi÷i Çaldıran Savaúı9 öncesinde ùeyhülislâm øbn Kemal’in yayınladı÷ı fetvayla baskıcı siyasaların meúrulaútırılması çabaları, sonraki dönemlerde de devam etmiútir 10 . Kieser, Anadolu’da mezhepsel ayrıúmanın köklerinde yatan önyargı malzemesinin temelleúmesinde belirleyici rol oynamıú olan fetvaların yansıttı÷ı önyargıların 20.

yüzyılın sonlarında da sürdü÷ünü belirtirken, Kızılbaú kavramının gayrı meúru ilan ediliú sürecinin bilinçaltında bıraktı÷ı izleri úöyle betimlemiútir:

20. yüzyılın sonlarında bile Kızılbaú terimi pek çok insanın günlük dilinde kötüleyici bir terim olarak kullanılmaktadır. Terimin, yaklaúık 1900’lerdeki, Alevi sözcü÷üyle kısmi biçimdeki ikamesi bu önemli azınlık toplulu÷uyla Sünni ço÷unluk arasındaki derin ve ço÷u zaman karúılıklı önyargıların ortadan kaldırılmasına hizmet edememiútir11.

Sonuç olarak, Kızılbaúlı÷ın tarih sahnesine çıktı÷ını varsayabilece÷imiz bu dönem, Safevi Devleti’nin siyasal gücünün mobilize edici etkisinin de dikkate alınmasıyla anlaúılabilecek bir tepkisellik dönemidir. Kızılbaú topluluklarının kültürel, siyasal ve dinsel karakteristi÷inin belirleyicili÷i kadar, Osmanlı merkezi yönetiminin úiddetlenen kutuplaúma atmosferinin çözüm yolu olarak siyasal, dinsel ve ekonomik yönde süregelen baskıcı politikaları tercih etmiú olmasının da tepkiselli÷e yön vermiú oldu÷u görülmektedir. Kısaca belirtmek gerekirse, Osmanlı devlet düzeninin de bu merkezkaç kuvvetlerin sisteme entegrasyonu yönünde baúarılı bir projeksiyon

 

9 Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında yapılan Çaldıran Savaúı’nın ayrıntıları için bkz. Jean Louis Bacque–Grammont, “Osmanlı ømparatorlu÷u’nun Doru÷u: Olaylar (1512–1606)”, Osmanlı ømparatorlu÷u Tarihi I (Kuruluú ve Yükseliú Yılları), ed. Robert Mantran, çev. Server Tanilli, (østanbul: Alkım Yayınları, 2007): 167–170. Ayrıca bkz. Caroline Finkel, Rüyadan ømparatorlu÷a Osmanlı: Osmanlı ømparatorlu÷u’nun Öyküsü (1299–1923), çev. Zülâl Kılıç, (østanbul: Timaú Yayınları, 2007), 94–97.

10 øbn Kemal fetvaları özelinde fetvaların Kızılbaúların heterodoks bir dini topluluk özelli÷i taúıyor oluúlarından çok, mezhepsel uyuúmazlı÷ın yarattı÷ı politik gerekçelerle ortaya çıkan alternatif ittifak kurulumlarına dayanarak çıkarıldı÷ını ele alan bir çalıúma için bkz. Ertu÷rul Ökten, Ottoman Society and State In The Light of Fatwas of Ibn Kemal (Yüksek Lisans Tezi, Bilkent Üniversitesi øktisadi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1996)

11 Hans-Lukas Kieser, “Muslim Heterodoxy and Protestant Utopia: The Interactions Between Alevis and Missionaries in Ottoman Anatolia”, Die Welt des Islams, c. 41, s. 1, (2001): 89–90. Kieser’in belirttiklerine ek olarak Öztürkmen’in 1940’ların dar bo÷azında rejimin folklor araútırmalarına atfetti÷i millili÷e ve politik araçsallaútırmacılı÷a alternatif bir bakıú açısıyla yaklaúan Pertev Naili Boratav’ın akademik serüveni ve 1947–1948 yargılamaları içinde yer alıúını konu alan makalesi de söz konusu bellek kaydıyla ilgili notlar sunmaktadır. Üniversiter geliúim sürecinde bulunan ülkede alanının kurucu isimlerinin baúında gelen Boratav’ın, halk edebiyatı ve kültürü üzerindeki çalıúmalarının gayrımillileútiricilik iddiaları üzerinden mahkûm edilmek istenmesine e÷ilen Öztürkmen, Boratav’ın Türk halk edebiyatının gerçek temsilcileri olarak belirtti÷i Alevi halk úiirleri üzerinden yargılama sürecinin yansıttı÷ı çeliúkiye de÷inmiú, aynı úekilde pejoratif anlam yükleme yaklaúımının Sünni kolektif hafızasındaki yerleúikli÷e ve ötekileútirmeci bakıú açısına iliúkin soruna de÷inmiútir. Bkz. Arzu Öztürkmen, “Folklore On Trial: Pertev Naili Boratav And The Denationalization of Turkish Folkore”, Journal of Folklor Research, v. 42, n. 2 (2005): 212.

(24)

11

sunamadı÷ı görülmüútür. Patrimonyal devlet düzeninin12 merkezi sorgulayan tüm toplumsal odakları tasfiye etmeye dönük katı merkeziyetçi e÷ilimlerinin besledi÷i karúı tepkisellikle bastırılan ayaklanmalar, kimli÷in asimilasyonu çabaları karúısında devam etmiúlerdir. Ayaklanmalara karúılık, merkezi yönetimin pekiúti÷i süreçte kanunî düzenlemeler yoluyla toplulu÷un denetimi sa÷lanmaya çalıúılmıúsa da, Kızılbaú toplulukları açısından mevcut devlet algısının ikame edilece÷i ve tarihsel sürece mal olması nedeniyle zaman içinde mitsel bir olgu olarak de÷erlendirilece÷i Safevi Devleti yönetimi beklentisi, ùah øsmail saltanatı ve sonrasında tedrici zayıf düúüúle de olsa belirgin ölçüde sürerli÷inden okunabilece÷i üzere, mutlak bir biçimde kırılamamamıútır13. Faroqhi, bu süreç boyunca Osmanlı ømparatorlu÷u ve Safevi Devleti arasındaki iliúkilerin ideolojisizleútirme ekseninde úekillendirildi÷ini belirtmiútir14.

Kızılbaú topluluklarının ele alınıú biçimi açısından dikkat çekilmesi gereken son bir nokta da toplulu÷un etnik yönden yansıttı÷ı çeúitliliktir. Bu çeúitlili÷in etnik kimlik çalıúmalarının baúlamasından yüzyıllar öncesi için bir etnik kimlik okuması açısından anakronik görülebilece÷i düúünülebilirse de, Kızılbaúlı÷ın, dolayısıyla Alevili÷in homojen bir etnik topluluk kimli÷i yansıttı÷ının úüpheyle karúılanmasının belirtilmesi yararlı olacaktır. Bu haliyle günümüz Alevi toplulukları içinde Türk, Kürt ve Arap Alevilerinin belirgin etnik kimlik damarlarını teúkil etti÷ini eklemek yararlı olacaktır15. Aúa÷ıda etnik kimlik yansıtımı açısından Kızılbaú topluluklarına

 

12 Fazıl Hüsnü Erdem, “Alevi Sorunu Üzerine Bazı Düúünce ve Öneriler”, Toplum ve Bilim, s. 90, (Güz 2001): 185–186.

13 Bu konuda Peirce on altıncı yüzyıl boyunca Ortado÷u’daki dinsel ayrıúma etkisinin belirleyicili÷inden söz etmiútir. Bu ayrıúma etkisi kendisini ideolojik söylemin neredeyse dini temalar ekseninde dolaútı÷ı ve Osmanlı merkezli Sünnilikle Safevi merkezki ùiilik arasındaki çatıúmayla örneklenmiútir. Bkz. Leslie P. Peirce, The Imperial Harem: Women and Sovereignty In The Ottoman Empire (New York: Oxford University Press, 1993), 161.

14 Suraiya Faroqhi, The Ottoman Empire and The World Around It (New York: I.B. Tauris, 2004), 49–50.

15 Martin Van Bruinessen, “Kurds, Turks and The Alevi Revival In Turkey”, Middle East Report, n.

200, (Jul–Sep 1996): 7–10. Alevi teriminin kapsamını ele alan Bruinessen, inanıú ve törensel pratikleri birbirinden belirgin úekilde ayrıúan birçok heterodoks toplulu÷un isimlendirilmesinde kullanılan bir çatı terim oldu÷unu belirtmiútir. Bruinessen, söz konusu heterodoks topluluklar kategorilendirmesinde de Kars yöresinde yo÷unlu÷u bulunan ve Azerbaycan–øran ùiili÷i’ne yakınsayan Alevi topluluklarını, Kürt Alevi topluluklarını, ülkenin güney bölgelerinde (özellikle Adana ve Hatay) ve sınır aúımıyla Suriye topraklarında yer alan Nusayri (literatürdeki orijinal isimlendirmeyle Alawi) topluluklarını ve Türk Alevi topluluklarını saymıútır. Bu toplulukların oranlarına de÷inmek gerekirse Arap etnik kimli÷ini taúıyan Mersin, Antakya ve Adana civarında yaúayan Alevilerin sayılarının yaklaúık iki yüz bin; göç, iskân süreçleriyle ülkenin büyük úehirlerine da÷ılmıú bulunan Kürt Alevilerinin sayılarının üç milyon civarında (toplam Kürt etnik nüfusunu dörtte biri kadar), Türk etnik kimli÷inin taúıyıcısı Alevilerin sayılarının ise yaklaúık on iki milyon civarında tahmin edildi÷i belirtilebilir. Bkz. Baskın Oran, Türkiye’de Azınlıklar: Kavramlar, Lozan, øç Mevzuat, øçtihat, Uygulama (østanbul:

TESEV Yayınları, 2004), 42–45.

(25)

12

nazaran homojen karakterli varsayılan Bektaúiler ve Bektaúilik ele alınmaya çalıúılmıútır.

2.1.2. Bektaúilik

Kızılbaúlı÷ın çok etnikli heterodoks karakterine karúılık Bektaúilik, daha ziyade Türkmen karakterin yansıdı÷ı varsayılan bir heterodoks kimlik görünümüyle Anadolu Türkmen heterodoksisinin önemli yapıtaúlarından birini oluúturmaktadır.

Tarikatın kurumsallaúması sürecinde Osmanlı merkezi yönetimiyle dengeli iliúkiler kuran Bektaúi babaları, devletin yeni topraklar kazanma mücadelesinde etkin rol oynamıúlardır. Heterodoks kimli÷i düúünüldü÷ünde Kızılbaú topluluklar gibi denetim altına alınmak istenilmiú olaca÷ı düúünülebilirse de, daha ılımlı ve merkezi yönetimle diyaloga açık durma gelene÷ine sahip olmalarından ötürüdür ki, Bektaúiler, genel olarak Kızılbaú toplulukların maruz kaldıkları ölçüde úiddetli baskı politikalarıyla karúılaúmamıúlardır.

16. yüzyılın hemen baúında, Kızılbaú toplulukların sosyo–ekonomik ve dinsel faktörlerin bileúimiyle úekillenen siyasallık e÷ilimlerine paralel olarak, Bektaúi tarikatı örgütlenmesinin tamamlandı÷ı görülmektedir. Mélikoff’un, Orhan Bey zamanında yaúadı÷ını belirtti÷i Abdal Musa döneminde baúlamıú16, Balım Sultan’ın Hacı Bektaú–ı Veli’nin postunda oturdu÷u dönemde (1500–1520) tamamlandı÷ını de÷erlendirdi÷i bu kurumsallaúma sonucunda tarikat, merkezi yönetimin beklentilerine uygun bir biçimde misyoner kimlik kazanmıú, devletin kuruluú sürecinde fütuhat sistemine eklemlenerek yürütülen misyon, 16. yüzyılda Safevi Devleti’nin etkisiyle artan Kızılbaú ayaklanmalarının önüne geçebilecek bir arabuluculuk misyonuna evrilmiútir. Faroqhi söz konusu arabuluculu÷u úöyle betimlemektedir:

ùah øsmail’in siyasi propagandasının Türkmen aúiretleri üzerindeki baúarısı üzerine, II.

Bayezid ve kubbe vezirleri Anadolu’daki bu Rafızî inançlara yakın duran insanları Osmanlı devleti yanına çekmek için aracılar bulmaya niyetlenmiú olmalıdır. Bu meyanda, Bektaúîler çok uygun gözükmüú ve zâviyeler sultanın yardımıyla tam teúekküllü bir hâle getirilmiútir17. Bektaúilik açısından Kızılbaúlı÷ın karúılaútı÷ı baskı politikalarından arınmak için bir fırsat olarak görülen bu misyon, merkezi yönetim açısından da yo÷un bir biçimde benzeúen karakterde iki heterodoks (dönem adlandırmasında yer bulmamakla birlikte

 

16 Irene Mélikoff, Hoúgörü ve Hacı Bektaú Paneli, 16 A÷ustos 1995, (Ankara: TBMM Yayınları, 1995), 33.

17 Suraiya Faroqhi, Anadolu’da Bektaúilik, çev. Nasuh Barın, 1. bs. (østanbul: Simurg Yayınları, 2003), 186.

(26)

13

Alevi) grup arasında yaratılacak bir parçalılıkla otoritenin pekiútirilebilece÷i úeklinde de÷erlendirilmiútir. Merkezi yönetim yaklaúımının yan etkilerini ele alan Faroqhi, Bektaúi tarikatının irúat faaliyetlerine giriúti÷inde, “ùiîlik ve halk arasında kabul gören di÷er inançları belirli bir ölçüde benimsedi÷ine” de÷inmiú ve Osmanlı merkezi yönetiminin söz konusu etkileúimi öngöremedi÷ini belirtmiútir18. Etkileúimin dikkat çekici örneklerinden birisi 1577’de Düzme ùah øsmail’in baúında bulundu÷u ordunun Kırúehir’e do÷ru yürüdü÷ünü haber alan Hacıbektaú zaviyesinde kurbanlar kesilmiú olmasıdır19. Ancak etkileúimin Anadolu Kızılbaú ve Bektaúi toplulukları arasında bir ayrıúmayı engelledi÷ini söylemek de mümkün görünmemektedir.

Merkezi yönetimle kurulan ba÷ların somutlaútı÷ı20 esas kurum olarak Yeniçeri Oca÷ı’nın kaldırıldı÷ı (1826) II. Mahmut devrinden itibaren tarikat, siyasal sistem nezdinde meúruiyet düzeyi görece düúük bir kimlik taúımaya baúlamıútır. Bu kimlik de÷iúiminin merkezi yönetimin algılaması üzerinden gerçekleúti÷ini ve karúılı÷ında tarikatın yapılanıúını da etkileyecek bir dönüúüm sürecinin baúladı÷ını belirtmek gerekmektedir. Ortaylı’nın da belirtti÷i üzere oca÷ın kaldırılıúından itibaren “tekke ve medresenin barıútırılmaya çalıúıldı÷ı” bir döneme girilmiútir. “østanbul’da, Rumeli’de ve Girit’te bazı Bektaúi tekkeleri dıúında kapatılan tekkelerin kontrolü Osmanlı merkezi yönetiminin görevlendirmesiyle Mevlevi ve Nakúibendi tarikatlarına bırakılmıúlardır. Bu dönemde Hacıbektaú’taki dergâh bile bir Nakúibendi úeyhin yönetimine verilmiútir”21. Bu denetim dönemine karúılık Mélikoff

“1826 yılından baúlayarak, Bektaúiler, yasadıúı olup gizlice etkinlikte bulunma zorunda kaldılar. Bununla beraber, bu 1826 tarihi tarikatın çöküúünü göstermekten uzaktır. Tersine, yeni bir geliúme içine girecektir tarikat ve oynayaca÷ı rol de, geçmiúte oynadı÷ı rolden daha az önemli olmayacak, daha politik hale gelecektir.

 

18 Faroqhi, age, 186–187.

19 Faroqhi, age, 187.

20Bu konuda Uzunçarúılı úunları belirtmiútir: “Ocak kendisini, XIII. yüzyılın ikinci yarısında yaúamıú olan Babailer’den Hacı Bektaú-Veli’ye mensup sayarak onu, oca÷ın piri olarak tanımıútı. Buna sebep oca÷ın teessüsünde Alperenlerin, Babailerin müessir olmalarıdır. O tarihlerde ve daha evvel her san’atın ve her teúekkülün bir piri oldu÷u kabul edildi÷inden yeniçeri oca÷ı için de aynı an’aneye ittiba edilmiútir.” Bkz. øsmail Hakkı Uzunçarúılı, Osmanlı Tarihi, c. 1 (Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1988), 512. Özkırımlı, sosyal, ekonomik faaliyetlerin yürütüldü÷ü bir çerçevede Osmanlı siyasal merkezinin himayesine de÷inmiútir: “XIV. ve XV. yüzyıllarda hızla yaygınlaúan Bektaúilik, Hacı Bektaú–ı Veli’nin etkisiyle ùiî, Batınî tarikatların hemen hepsini ve bunlara ba÷lı toplulukları, Ahîlik gibi esnafı, çalıúma hayatını örgütleyen kurumları içinde eritmiútir. Bu geliúim, Osmanlı yönetimince de desteklenmiú, kuruluú yıllarında siyasal egemenli÷i pekiútirmede babalarla, úeyhlerle iúbirli÷i yapan Osmanlı padiúahları, devletle çatıúmayan Bektaúili÷i, Bektaúî tekkelerini korumuú, kollamıúlardır.” Bkz. Attila Özkırımlı, Toplumsal Bir Baúkaldırma ødeolojisi: Alevilik–Bektaúilik, (østanbul: Cem Yayınevi, 1998), 183.

21 ølber Ortaylı, ømparatorlu÷un En Uzun Yüzyılı, (østanbul: Alkım Yayınları, 2006), 136–137.

(27)

14

Gerçekten liberal ve uydumculu÷a22 karúı iken, reformlara gidilmesini savunan ilerici çevrelere yaklaúarak ilerici olacaklardır. Bektaúiler, adını koyarak söylemek gerekirse, Genç Osmanlılarla, sonra da Jön Türklerle iúbirli÷i yapacaklardır”

sözleriyle 1826 tarihinin tarikatın yıkılıú tarihi de÷il, aksine, yeni bir yapılanma içine girece÷i tarih olarak görülmesi gerekti÷ini belirtmiútir23.

Faroqhi, oca÷ın kaldırılıúının dinsel bir etkene ba÷lı olamayaca÷ına, iliúkilendirildi÷i bütün kurumlara dönük bir tasfiyeyi gerek kıldı÷ına de÷inerek bu süreçte tarikat merkezlerinin büyük bir bölümünün kapatılıúının da “II. Mahmud’un askerî siyasetinin bir parçası olarak görülmesi gerekti÷ini” belirtmiútir24.

Tarikatın, heterodoks e÷ilimlerin de katkı sa÷ladı÷ı, merkezi idareye muhalif yeni kimli÷i 19. yüzyıl Osmanlı ømparatorlu÷u’nun Rumeli topraklarında geniú bir yayılma alanı bulmuú, bürokrasi içindeki nüfuz imkânı sayesindedir ki, bu yüzyılda tarikat ö÷retisi üzerine kimi yayınlar çıkabilmiútir. Dierl’in “Bektaúi tarikatlarının 1826/1827’de tasfiye edilmesinden sonra Bektaúilerin yarattı÷ı edebiyat ürünleri saray memurları tarafından el altından korundu. Bunlar, 1869’da sınırlı sayıda Bektaúi kitabını bastırmayı da baúardılar. Bundan da anlaúılabilece÷i gibi o yıllarda bile sarayda etkili Bektaúi ya da Bektaúi sempatizanı çevreler vardı. 1870’te bu eserlerden bazılarını finanse eden Sultan Aziz’in annesi de büyük bir ihtimalle Bektaúiydi” sözleriyle belirtti÷i üzere 19. yüzyılın ikinci yarısına gelindi÷inde Bektaúilik, Osmanlı bürokratik yapılanması içerisinde kayda de÷er bir nüfuz kazanmıútır25.

Bektaúi tarikatının Osmanlı merkezi yönetiminin himayesinden uzaklaúan çizgisi, 1908 Devrimi’ni gerçekleútiren reformist Jön Türk hareketi26 içinde devam etmiú, 19.

yüzyıl sonu ve özellikle 20. yüzyıl baúında Bektaúi gruplar arasında hareketin taúıdı÷ı

 

22 Mélikoff, makalesinde “uydumculuk karúıtlı÷ı” ba÷lamında “non–conformist” kavramına yer vermiútir. Melikoff’un sundu÷u kavramın, yüzeysel bir tanımlaması için toplumsal ve siyasal düzeyde kabul görmüú tutum ve düúünce biçimlerine uygun olmayan úekilde hareket etme anlayıúı tanımının uygun düúece÷i düúünülebilir. Ayrıca bkz. Irène Mélikoff, Hacı Bektaú: Efsaneden Gerçe÷e, çev Turan Alptekin (østanbul: Cumhuriyet Kitapları, 1999), 302.

23 Irène Mélikoff, “Türkiye’de Aydınlanma ve Bektaúili÷in Rolü”, çev. Server Tanilli http://www.alevi.com/aleviogretisi+M5600756d05c.html, [02.08.2007]

24 Faroqhi, age, 191.

25 Anton Josef Dierl, Anadolu Alevili÷i, çev. Fahrettin Yi÷it, (østanbul: Ant Yayınları, 1991), 67.

26 Bu konuda, Hanio÷lu, Sufi tarikatlarla øTC arasındaki iliúkinin de÷erlendirilmesi sırasında Osmanlı politik alanında etkinlik açısından belirli bir tarikatın öne çıktı÷ını belirlemenin güç oldu÷unu belirtmiúse de, heterodoks tarikatlar açısından Jön Türklerin tercih olunan bir siyasal çevreye karúılık geldi÷inin ihtiyatlı úekilde genelleútirilebilece÷ini belirtmiútir. Bkz. M. ùükrü Hanio÷lu, The Young Turks In Opposition (New York: Oxfod University Press, 1995), 53.

(28)

15

rol øttihat ve Terakki Cemiyeti (øTC) iktidarında Türk milliyetçili÷inin bir payandası olarak olumlanmıútır. Dolayısıyla, heterodoks kimlik taúımakla birlikte Kızılbaúlıktan ayrıúan Bektaúilik, Anadolu heterodoks topluluklarını kapsayıcı bir çatı–isim olarak, 19. yüzyıl sonlarında kullanılmaya baúlanan Alevilik27 içindeki ço÷unlukla uzlaúmacı damarı teúkil etmiú, bu özellik oca÷ın kaldırılıúı sonrası ve bürokrasi içindeki Bektaúilik nüvelerinin de katkısını taúıyan yeni yapılanma döneminde dönüúüm geçirmiú, Mason28 Locaları ve Avrupa’da filizlenen fikir akımlarıyla tanıúıklık döneminde kazanılan siyasal sistemi sorgulama alıúkanlıklarıyla Alevi kimli÷i içindeki ayrıúık bir gelenek olarak úekillenmeye devam etmiútir.

I. Dünya Savaúı’ndan sonra Anadolu toprakları iúgal edilen imparatorlukta giriúilen ba÷ımsızlık mücadelesinin, topyekûn sayılamayaca÷ını belirtmek gerekmekle birlikte, önemli destek gruplarından birini oluúturan tarikat, büyük savaú sırasında dergâhı ziyaret eden ve askerî destek talep eden øttihat ve Terakki yöneticilerini de a÷ırlamıútır29.

Kısa bir de÷erlendirme yapmak gerekirse, Osmanlı siyasal merkezi açısından Kızılbaúlık ve Bektaúilik arasında belirgin bir ayrıma gidildi÷i görülmektedir.

Kızılbaúlı÷ın üstlendi÷i ve siyasal merkezce anlamlandırıldı÷ı isyankâr gelenek karúısında, kısa süreli isyan dönemleri dıúında, Bektaúilik, siyasal merkeze daha kolaylıkla eklemlenmiú bir heterodoks topluluk olarak de÷erlendirilmiútir. 1826’dan, imparatorlu÷un Anadolu topraklarının iúgal edildi÷i ve sonrasında Anadolu’da bir ba÷ımsızlık mücadelesinin baúlatıldı÷ı 1918 sonuna kadar Bektaúilik ço÷unlukla yeraltında örgütlenmiú ve bünyesinde barındırmaya baúladı÷ı özgürlükçü fikirlerle heterodoks topluluk kimli÷inin siyasal merkezde etkili olabildi÷i bir tarikat görünümü taúımıútır. Tarikatın bu yerleúik kimli÷ine karúılık, Kızılbaú topluluklar Anadolu’nun baúta iç ve do÷u bölgeleri olmak üzere farklı kollarla da÷ınık bir hâlde

 

27 Terimin yirminci yüzyıl baúı kullanımlarından birisini karúılayan bir çalıúma için bkz. Stephen Van Rensesealer Trowbridge, “The Alevis or Deifiers of Ali”, Harvard Theological Review, v. 2, n. 3 (Jul. , 1909): 340–353.

28 Bu konuda øTC “triumvira”sı üyelerindenTalat Paúa’nın Bektaúili÷i ve loca üyeli÷i örne÷iyle baúlayıp, Bektaúi derviúleri ve Mason locaları arasındaki iliúki, özellikle Fransız mason localarıyla kurulan iliúkiye iúaret eden bir çalıúma için bkz. Angelo Iacovella, Gönye ve Hilal: øttihat–Terakki ve Masonluk, çev. Tülin Altınova (østanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2005), 39.

29 Murat Küçük, “Mezhepten Millete: Aleviler ve Türk Milliyetçili÷i”, Modern Türkiye'de Siyasi Düúünce: Milliyetçilik, ed. Murat Gültekingil, Tanıl Bora, (østanbul: øletiúim Yayınları, 2002): 902–

903.

Referanslar

Benzer Belgeler

Çal ış mam ı zda intihar giri ş iminde bulunanlarda, kontrol grubuna göre kolesterol ve trigliserid düzeyi anlaml ı olarak dü ş ük bulundu.. Bu sonuçlar koleste-

ÇalıĢmamızda RA‘li hasta grubunun %73.3‘ünün kontrol grubunun ise %20‘sinin uyku kalitesinin kötü olduğunun saptanmıĢ ve PUKĠ puanının kontrol grubuna

En genel manada politikacıları yeniden seçilebilmek için ekonomik değişkenler üzerinde manipülasyon yapmasını ifade eden politik konjonktür hareketleri teorisi kısa

Oyların hesaplanması basit çoğunluk sistemine göre yapılarak, seçilen adayların isimleri cetvellerle Bab-ı Ali‟ye gönderilecektir (TM m. Görüldüğü üzere iki

[r]

Çalışmamızda kalp hızı bakımından lipid emülsiyonu verilen gruplar ile kontrol grubu arasında önemli bir farklılık saptanmamıştır; grup-içi değerlendirmede ise

Department of Internal Medicine, School of Medicine, College of Medicine, Taipei Medical University, Taipei, Taiwan Division of Infection, Department of Internal Medicine, Wan

Seeger JD, Williams PL, Walker AM (2005) An application of propensity score matching using claims data.. Stürmer T, Joshi M, Glynn RJ, Avorn J, Rothman KJ, Schneeweiss S (2006) A