1509 numaralı Ruus defteri (1048-1049/1638-1639) tahlil ve metin

382  Download (0)

Tam metin

(1)

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ * SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TARİH ANABİLİM DALI

YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

1509 NUMARALI RUUS DEFTERİ (1048-1049/1638-1639) TAHLİL VE METİN

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Büşra GÜRBÜZ

TEMMUZ-2020 GÜMÜŞHANE

(2)

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ * SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TARİH ANABİLİM DALI

YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

1509 NUMARALI RUUS DEFTERİ (1048-1049/1638-1639) TAHLİL VE METİN

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Büşra GÜRBÜZ

TEMMUZ-2020 GÜMÜŞHANE

(3)

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ * SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TARİH ANABİLİM DALI

YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

1509 NUMARALI RUUS DEFTERİ (1048-1049/1638-1639) TAHLİL VE METİN

YÜKSEK LİSANS TEZİ

BÜŞRA GÜRBÜZ

Tez Danışmanı: Dr. Öğr. Üyesi, Mehmet Fatih GÖKÇEK

TEMMUZ-2020 GÜMÜŞHANE

(4)

BİLDİRİM

Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlamış olduğum ''1509 Numaralı Ruus Defteri (1048-1049/1638-1639) Tahlil ve Metin'' isimli bu çalışmanın, tamamen kendi çalışmam olduğunu, her alıntıya kaynak gösterdiğimi ve alıntı yaptığım tüm çalışmaların kaynakçada yer aldığını taahhüt eder, tezimin kâğıt ve elektronik kopyalarının Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü arşivlerinde saklanmasına izin verdiğimi onaylarım.

Lisansüstü Eğitim-Öğretim yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca gereğinin yapılmasını arz ederim.

17/07/2020

Büşra GÜRBÜZ

(5)

V ÖNSÖZ

Osmanlı Devleti'nin en üst idari ve yargı birimi olan Divan-ı Hümayun'da devlete ait en önemli meseleler müzakere edilerek karara bağlanırdı. Karara bağlanan konular Divan-ı Hümayun kalemleri olan Beylik, Ruus, Tahvil ve sonrasında kurulan Amedi gibi kalemler tarafından tutulan defterlere kaydedilmekteydi. Bu defterlerden biri olan Ruus defterleri Osmanlı Devleti'nin personel yapısının anlaşılması bakımından zengin muhtevaya sahiptir.

Ruus defterleri içerisinde devlete hizmet eden büyük-küçük görevlilerin tayin kayıtları, tımar tevcih muameleleri, Divan toplantılarında sözlü ya da yazılı arzlara verilen cevaplar, bir kısım ferman özetleri, birtakım izinler ve haberler hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. Ruus defterleri devletin idari, siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel gibi birçok alanının aydınlatılmasında araştırmacılara yardımcı olacak önemli bir arşiv kaynağıdır. Defterlere olan ilgi her geçen yıl artmaktadır. Ancak yapılan çalışmalar henüz yeterli düzeye ulaşmamıştır. Bu sebeple Ruus defterleriyle ilgili mevcut literatüre katkıda bulunmak amacıyla bu çalışmayı hazırladık.

Tezimizin konusunu; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Bâb-ı Âsafî Ruus Kalemi defterleri (A.RSK.d.) fon koduna kayıtlı olan 1509 Numaralı Ruus Defteri oluşturmaktadır. Defter IV. Murad dönemine ait olup divani hatt ile kaleme alınmıştır. Defter tek sütunludur. İçerisinde toplam 1245 hüküm kaydı bulunmaktadır. Defterdeki ilk kayıt ''fî evâhir-i M. Sene: 1048'' tarihli olup son kayıt ise ''fi evâ’il-i Ş. Sene: 1049'' tarihlidir. Defterde abkeş, Amme-han, aşr-han, bağban, bekçi, bevvab, cabi, cüz-han, çerakdar, danişmend, devr-han, dua-guy, Elem-neşrah-han, Enam- han, Fatiha-han, ferraş, Feth-han, habbaz, hadis-han, halife, hatm-han, hatip, huffaz ve İhlas-han gibi vazifeleri icra eden kişilerin görev yapmış oldukları müesseseler, atanma ve azillerine etki eden faktörler, aldıkları ücretler, ücretlerine yapılan zamlar, berat veriliş nedenleri, görevlere yapılan müdahaleler, tayinlerinde kimin arzının etkili olduğu, vakfedilen menkul ve gayri menkul mallar, müesseselerde meydana gelen değişimler ve bulundukları sancak, kaza, nahiye, karye ve mahalleleri hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. Bu defter vakıf müesseseleri ve işleyişi hakkında yapılacak çalışmalara

(6)

VI

katkı sağlayacaktır. Ayrıca defter cami, mescit, tekke, zaviye gibi dini yapılar; medrese, mektep, muallimhane, darülkurra gibi eğitim yapıları; sancak, kaza, nahiye, karye ve mahalle gibi idari yapılar hakkında bazı bilgiler vermesi cihetiyle şehir tarihi alanında yapılacak çalışmalara, vakıf eser adları, harabe hale gelmiş olan yapıların yenilenmesi ve mescitlerin camiye çevrilmesi gibi yapılarda meydana gelen değişimler hakkında bazı bilgiler vermesinden ötürü sanat tarihine, görevlilere verilen ücretlerin belirtilmesi bakımından iktisat tarihi alanında yapılacak çalışmalara katkı sağlayacaktır.

Tezimiz; giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın amacı, kapsamı, araştırmanın zorlukları ve konuya dair yapılan araştırmalar hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Divan-ı Hümayun, Divan-ı Hümayun kalemleri ve burada tutulan bazı defterler hakkında bilgi verilirken akabinde Ruus defterlerinin ortaya çıkış süreci, muhtevası ve arşivde bulundukları fonlar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde defterin fiziki ve diplomatik özelliklerine ve muhtevasına ait bilgiler verilmiş, muhteva kısmında görevliler sistematik bir şekilde değerlendirilerek tablo hazırlanmıştır.

Üçüncü bölümde ise metnin transkripsiyonunda izlenilen yol ve metin kısmı yer almaktadır.

Tez konusunun belirlenmesinde ve her aşamasında desteğini, sabrını ve zamanını esirgemeyen değerli danışman hocam Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Fatih Gökçek'e minnettar ve müteşekkirim. Ayrıca teknik konularda yardımlarını esirgemeyen değerli hocalarım Doç. Dr. Özgür Yılmaz'a ve Dr. Öğr. Üyesi İlhan Gök'e teşekkürü borç bilirim. Eğitim hayatım boyunca maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen aileme ve manevi desteğini esirgemeyen değerli arkadaşım Gülsüm Şinik'e sonsuz teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım.

Gümüşhane-2020 Büşra GÜRBÜZ

(7)

VII ÖZET

GÜRBÜZ, Büşra. 1509 Numaralı Ruus Defteri (1048-1049/1638-1639) Tahlil ve Metin, Yüksek Lisans Tezi, 2020, (XIII+369)

Ruus defterleri içerisinde devlete hizmet eden büyük-küçük görevlilerin tayin kayıtları, tımar tevcih muameleleri ve Divan toplantılarında sözlü ya da yazılı arzlara verilen cevaplar, bir kısım ferman özetleri, birtakım izinler ve haberler hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. XVII. yüzyıldan sonra defterlerin tutulmasında yeni düzenlemeler yapılmıştır. Büyük-küçük görevlilerin tevcihatının yer aldığı klasik çift sütunlu ''Ruus Buyruldı'' defterlerinin yanı sıra görevlilerin derecelerine göre ayrılmış tek sütunlu Ruus defterleri tutulmaya başlanmıştır. Bu dönemden sonra büyük görevlilerin tevcihat kayıtlarında azalma görülürken daha alt düzeydeki görevlilerin tevcihat kayıtları artmıştır. XVIII. yüzyılda ise defterler daha sistemli hale getirilmiştir. Merkezi tevcihatın yer aldığı defterler düzenlenerek defterlerde isim, paye ve makama göre yeni bölümler oluşturulmuştur.

Tez çalışmamızın konusu; 1509 Numaralı Ruus Defteri (1048-1049/1638-1639) Tahlil ve Metin'dir. Defter tek sütunlu olup içerisinde toplam 1245 hüküm kaydı bulunmaktadır. Defterde abkeş, bağban, cabi, çerakdar, danişmend, Elem-neşrah-han, ferraş, habbaz, hatm-han, hatip, huffaz ve İhlas-han gibi vazifeleri icra eden kişilerin görev yapmış oldukları müesseseler, atanma ve azillerine etki eden faktörler, aldıkları ücretler, ücretlerine yapılan zamlar, tayinlerinde kimin arzının etkili olduğu ve bulundukları sancak, kaza, nahiye, karye ve mahalleleri hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. Zengin içeriği ile bu çalışma Osmanlı Devleti’nin idari, iktisadi ve sosyo- kültürel tarihi alanlarında yapılacak çalışmalara katkı sağlayacak veriler ihtiva etmektedir. Çalışmada defterin fiziki durumu, dil ve diplomatik özellikleri, muhtevası detaylı bir şekilde incelenerek metin çevirisi yapılmıştır. Muhteva kısmından elde edilen veriler tablo haline getirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Divan-ı Hümayun, Ruus Defteri, Vakıf Görevlileri, Tevcihat, Berat.

(8)

VIII ABSTRACT

GÜRBÜZ, Büşra. Ruus Register Numbered 1509 (1048-1049/1638-1639) Analysis and the Text, Master’s Thesis, 2020, (XIII+369)

Within the Ruus registers, there are important information about the appointment records of large and small officials serving the state, fief treaties and responses to oral or written submissions at the Court meetings, some edict summaries, some permissions and news. From the XVII. Century, new arrangements was made in keeping ruus registers. In addition to the classical double-column, ''Ruus Ordered'' registers containing the covenants of large and small officials, Ruus registers with one column separated according to the degrees of the officials started to be kept. After this period, while the appointment records of the big officers decreased, the appointment records of the lower officials increased. In the XVIIIth century, ruus registers were made more systematic.

The registers containing the central appointment was arranged and chapters were created in the registers by name, denominator and authority.

The subject of our thesis is Ruus Register Numbered 1509 (1048-1049/1638- 1639) Analysis and the Text. The register has a single column and contains a total of 1245 provision records. In this register there are important information about the people who perform the duties such as abkeş, bagban, cabi, çerakdar, danişmend, Elem-neşrah-han, ferras, habbaz, hatm-han, hatip, huffaz and İhlas-khan, their institutions in which they appointed, the factors affecting their appointment and dismissal, wages, increases in their wages, who supply is effective in their appointments, and their sanjak, district, sub- district, village and neighborhoods. With its rich content, this study contains data that will contribute to the studies on the administrative, economic and socio-cultural history of the Ottoman State. In the study, the physical condition of the notebook, its language and diplomatic features, and its content were examined in detail and a text translation was made. The data obtained from the content section are tabulated.

Keywords: Imperial Divan, Ruus Registers, Foundation Officers, Tevcihat, Berat.

(9)

IX

İÇİNDEKİLER

DIŞ KAPAK İÇ KAPAK

KABUL VE ONAY ... III BİLDİRİM ...IV ÖNSÖZ ... V ÖZET... VII ABSTRACT ... VIII İÇİNDEKİLER ...IX KISALTMALAR LİSTESİ ... XII TABLOLAR LİSTESİ ... XIII

GİRİŞ ... 1

A. ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMİ ... 1

B. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI VE YÖNTEMİ... 1

C. ARAŞTIRMANIN ZORLUKLARI ... 2

D. KONUYA DAİR ARAŞTIRMALAR ... 2

BİRİNCİ BÖLÜM 1. DİVAN-I HÜMAYUN, DİVAN-I HÜMAYUN KALEMLERİ VE RUUS DEFTERLERİ ... 6-17 1.2. Divan-ı Hümayun Kalemleri ... 7

1.2.1. Beylik/Divan Kalemi ... 8

1.2.1.1. Mühimme Defterleri ... 9

(10)

X

1.2.1.2. Şikâyet Defterleri ... 11

1.2.1.3. Ahkâm Defterleri ... 12

1.2.2. Ruus Kalemi ... 13

1.2.3. Tahvil Kalemi ... 13

1.2.4. Amedi Kalemi ... 14

1.3. Ruus Defterleri ... 15

İKİNCİ BÖLÜM 2. 1509 NUMARALI RUUS DEFTERİ'NİN DEĞERLENDİRİLMESİ ... 18-111 2.1. Defterin Fiziki Durumu ... 18

2.2. Diplomatik ve Teknik Özellikler ... 18

2.2.1. Genel Özellikler ... 18

2.2.2. Tarih Yazım Şekli ... 19

2.2.3. Elkab ve Dua Formüllerinin Kullanımı ... 20

2.2.4. Tevcih Şekilleri ... 20

2.2.4.1. Meşrutiyet Üzere Tevcih ... 21

2.2.4.2. Lazım Olmağla Tevcih ... 21

2.2.4.3. Mahlulen Tevcih ... 21

2.2.4.3.1. Fevt ... 21

2.2.4.3.2. Ferâğ ... 21

2.2.4.3.3. Refʻ ... 22

2.2.4.4. Tecdid Tevcihi ... 22

2.2.4.5. İbka Tevcihi ... 22

2.3. Muhtevası ... 22

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

3. TRANSKRİPSİYONDA İZLENİLEN YOL VE METİN ... 112-352

(11)

XI

3.1. Transkripsiyonda İzlenilen Yol ... 112

3.2. Metin ... 113

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME ... 353

KAYNAKÇA ... 356

EKLER EK 1. Defterin Bilgi Formu ... 363

EK 2. Defterin 1 Numaralı Sayfasında Yer Alan Kayıt ... 364

EK 3. Defterin 50-51 Numaralı Sayfalarında Yer Alan Kayıtlar ... 365

EK 4. Defterin 70-71 Numaralı Sayfalarında Yer Alan Kayıtlar ... 366

EK 5. Defterin 120-121 Numaralı Sayfalarında Yer Alan Kayıtlar ... 367

EK 6. Defterin 182 Numaralı Sayfasında Yer Alan Kayıtlar ... 368

ÖZGEÇMİŞ ... 369

(12)

XII

KISALTMALAR LİSTESİ

a.g.e. Adı geçen eser a.g.m. Adı geçen makale a.g.t. Adı geçen tez

B. Receb

Bk. / bk. Bakınız

C. Cemâziye'l-âhir Câ. Cemâziye'l-evvel Çev. / çev. Çeviren

Ed. / ed. Editör Haz. / haz. Hazırlayan

L. Şevvâl

M. Muharrem

N. Ramazân

R. Rebîʻü'l-âhir Râ. Rebîʻü'l-evvel RSK. d. Ruus Kalemi defteri ss. Sayfa sayısı

S. Safer

Ş. Şevvâl

vb. Ve benzeri

Z. Zi'l-hicce Zâ. Zi'l-kaʻde

(13)

XIII

TABLOLAR LİSTESİ

Tablo 1. 1509 Numaralı Ruus Defteri'nde Ataması Yapılan Görevliler ... 47

(14)

1 GİRİŞ

A. ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMİ

Ruus kalemi tarafından tutulan Ruus defterleri hakkında mevcut literatüre katkıda bulunmak amacıyla hazırlamış olduğumuz bu çalışmada 1509 Numaralı Ruus Defteri ele alınmıştır. Defter tek sütunlu olup içerisinde vakıf müesseselerine atanan görevliler, görevlilerin ücretleri, atanma ve azillerine etki eden faktörler, tayinlerinde kimin arzının etkili olduğu, görevlere yapılan müdahaleler, berat veriliş nedenleri, müesseselerde meydana gelen değişimler, vakfedilen menkul ve gayri menkul mallar, atanacak kişilerde olması gereken özellikler, bulundukları sancak, kaza, nahiye, karye ve mahalleleri hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda 17. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin vakıf sistemi ve işleyişini tespit etmek mümkündür. Ayrıca cami ve mescit gibi dini yapılar; mektep, medrese, muallimhane, darülkurra gibi eğitim yapıları; sancak, kaza, nahiye, karye ve mahalle gibi idari yapılarla şehir tarihi alanında yapılacak çalışmalara, vakıf eser adları ve yapılarda meydana gelen değişimle sanat tarihine, görevli kişilerin ücretlerinin belirtilmesiyle iktisadi tarihe, defterde yer alan kazalar ve arz talebinde bulunan kadıların kimliklerinin yer almasıyla devletin kaza ve kadılık teşkilatının aydınlatılmasına da yardımcı olacak önemli bilgilere ulaşılmıştır. Ayrıca defterde yer alan isimlerle onomastik alanında yapılan çalışmalar içinde önemli veriler sunmaktadır.

B. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI VE YÖNTEMİ

Çalışmamız, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Bâb-ı Âsafî Ruus Kalemi defterleri (A.RSK.d.) fon koduna kayıtlı olan 1509 Numaralı Ruus Defteri (1048-1049/1638-1639) Tahlil ve Metin kısmından oluşmaktadır.

Çalışmamız üç bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde Divan-ı Hümayun ve Divan-ı Hümayun kalemleri olan Beylik, Ruus, Tahvil ve Amedi kalemleri hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca burada Beylik kaleminde tutulan Mühimme, Şikâyet ve Ahkâm defterleri hakkında da bilgiler verilmiştir. Akabinde ise Ruus defterlerinin ortaya çıkış süreci, muhtevası ve arşivde bulundukları fonlar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci

(15)

2

bölümde defterin fiziki durumu, diplomatik ve teknik özellikleri ve muhtevasına ait bilgiler verilmiştir. Muhteva kısmında görevliler alfabetik sıraya göre sistemli bir şekilde tasnif edilmiş, görevlilerle ilgili hükümler, atama ve azillerine etki eden faktörler, ücretleri, görevlere yapılan müdahaleler ve beratı yenileme talepleri görev başlığı adı altında değerlendirilmiştir. Bu kısımdan elde edilen veriler tablo haline getirilmiştir.

Üçüncü bölümde metnin çevirisinde izlemiş olduğumuz yöntem ve metin kısmı yer almaktadır. Kullanmış olduğumuz defterin fiziki yapısının anlaşılması için ekler kısmında metnin bazı görüntülerine yer verilmiştir.

C. ARAŞTIRMANIN ZORLUKLARI

Çalışmamıza konu olan 1509 Numaralı Ruus Defteri'nin metin çevirisini yaptığımız esnada bazı zorluklarla karşılaşılmıştır. Örneğin arşiv çalışanları tarafından defter düzeninde ve sayfa numaralandırılmasında bazı hatalar yapılmıştır. Defterin ilk sayfasında 1/1'de 1048/1638 tarihine ait kayıt yer alırken 8/1'den 10/1'e kadar olan kısımda 1047/1637 tarihine ait kayıtlar yer almaktadır. 10/1'den sonra ise tekrardan 1048/1638 tarihine ait kayıtlar ile devam etmektedir. Defterin 60-61 numaralı varaklarında yer alan hükümler mükerrer olmamasına rağmen arşiv görevlileri sayfa numaralarını mükerrer vermiştir. Bunların dışında metin içerisinde aynı kelimelerin tekrarı, mükerrer hükümler, bazı hükümlerde görev başlığı ile hüküm içeriğinin bir olmaması, bazı hükümlerde sadece şahıs isimlerinin yer alması müesseselerinin belirtilmemesi, hükümlere sonradan eklenen değişikliklerin hüküm aralarına düzensiz bir şekilde yerleştirilmesi, kelimelerin yanlış yazılması, bazı hükümlerin özensiz yazılması gibi hatalar mevcuttur. Bu hatalar, metin neşredilirken düzeltilmeye çalışılmıştır.

D. KONUYA DAİR ARAŞTIRMALAR

Bu alanda yapılan çalışmaların temeli Hammer ve D’ohsson'a dayanmaktadır.

Uzunçarşılı, eserinde D’ohsson ve Buyruldular Mecmuasını esas alarak Ruus kaleminin ilgilenmiş olduğu tayin işlemleri, ruusların kaça ayrıldığı, kalemde çalışan görevliler ve kalemin gelirleri hakkında önemli bilgiler vermektedir. Bu bilgiler doğrultusunda Ruus kaleminin ''vezir, beylerbeyi ve tımar sahipleri haricinde Osmanlı memleketindeki bütün vakıflarla vazife sahipleri ve gümrüklerden verilen vazife kayıtlarının burada tutulduğunu ve bütün dairelerin reis ve mümeyyizleriyle kapıcı başılarına, kalʻa ağalıkları, dizdarlıklar, kethüdalıklar, müderris, vaiz, devr-han, imam, hatip ve mütevellilerle hazine

(16)

3

ve evkaftan maaş ve tahsisat alanların maaş işlerine'' baktığını belirtmiştir.1 Ruus kalemi hakkında yapılan başka bir çalışma ise Halil İnalcık'a aittir. İnalcık ise ''vakıflar ile dini müesseselerdeki vazife sahiplerinin, devlet kalemlerindeki büyük-küçük katiplerin, saray ağa ve hademelerinin, dizdar ve kale erlerinin berat ve fermanları bu kalemde, ilgili dâireden alınan tezkireler ile hazırlandığını'' belirtmektedir.2

Bu alanda yapılan çalışmalara farklı çerçeveden bakılmasını sağlayan ise Nejat Göyünç'tür. Göyünç, Ruus kalemi hakkında aynı yazarları kaynak göstererek benzer tanımlamayı yapmış, yorumda bulunmamıştır. Makalesinde daha çok ruus kelimesi, ruusların muhtevası, ruusların tertibi ve düzeni, tarihi kaynak olarak önemi üzerinde durmuştur. Göyünç, ruus3 hakkında o zamana kadar yapılan tanımlamaların 16.

yüzyıldaki manasını ihtiva etmediğini, bu dönemde ruus tabirinin defter manasına geldiğini belirtmektedir. Defterlerin içerisinde ise ''tevcihata ait kayıtlar, Divan toplantılarında yazılı veya sözlü arzlara verilen cevaplar, bir kısım ferman özetleri, Divan kararları, haberler ve kısa notlar'' hakkında bilgiler bulundurduğunu belirtmiştir.4

Bu alanda yapılan başka bir çalışma ise Recep Ahıshalı'nın, Osmanlı Devlet Teşkilatında Reisülküttablık adlı eseridir. Ahıshalı, eserinde daha çok Ruus kaleminin kurumsallaşma süreci ve defterlerin değişimi hakkında bilgi vermiştir. Ruusu terim olarak ''tayinlerin yürürlüğe girmesinde gerekli olan reisülküttabın Ruus defterlerinden çıkardığı suret'' şeklinde tanımlarken, Ruus kalemini ise ''vezir, beylerbeyiler ve sancakbeyileri haricindeki büyük mansıbların yanı sıra kale mustahfızları, dizdarlıkları ve buna bağlı neferat, kethüdalıklar ve Darüssaade ağası nezaretinde olan Haremeyn'e bağlı vakıflar haricindeki bütün vakıfların tevliyet, kitabet, cibayet tayinleri için ruusları veren'' kalem şeklinde tanımlamıştır.5

1 İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin Merkez ve Bahriye Teşkilâtı, Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1988, ss. 45-51; Ruus kalemi hakkında benzer tanımlamayı yapan yazarlar için bk. Yusuf Halaçoğlu, XIV- XVII. Yüzyıllarda Osmanlılarda Devlet Teşkilâtı ve Sosyal Yapı, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2017, s. 23; Mesude Çorbacıoğlu, ''Osmanlı Devlet Teşkilatında Mevcud Kalemler ve Görevleri'' TBPDS, İstanbul, 1988, s. 73; Tevfik Temelkuran, ''Divân-ı Hümâyûn Mühimme Kalemi'', Tarih Enstitüsü Dergisi, İstanbul, 1975, 135; Carter V. Findley, Osmanlı Devletinde Bürokratik Reform Bâbıâli (1789-1922), Çev.

Latif Boyacı-İzzet Akyol, İstanbul: İz Yayıncılık, 1994, s. 65; Midhat Sertoğlu, Muhteva Bakımından Başvekâlet Arşivi, Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1955, s. 4.

2 Halil İnalcık, ''Reis-ül-Küttâb'', İslam Ansiklopedisi, Cilt. IX, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1964, s. 675.

3 Ruus tabiri hakkında yapılan açıklamalar için bk. Uzunçarşılı, a.g.e., s. 88; Midhat Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lügatı, İstanbul: Kurtuba Kitap, 2015, s. 447; Mübahat S. Kütükoğlu, Osmanlı Belgelerinin Dili (Diplomatik), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2018, s. 255.

4 Nejat Göyünç, ''XVI. Yüzyılda Ruûs ve Önemi'', İ.Ü.E.F. Tarih Dergisi, Cilt. XVII, Sayı. 22, İstanbul: 1968, ss. 17- 20.

5 Recep Ahıshalı, Osmanlı Devlet Teşkilatında Reisülküttâblık (XVIII. Yüzyıl), İstanbul: Tarih ve Tabiat Vakfı Tatav Yayınları, 2001, ss. 97-117.

(17)

4

Bu alanda yapılan en detaylı çalışma ise Bilgin Aydın tarafından hazırlanmıştır.

Aydın, eserinde Ruus kaleminin kurumsallaşma süreci, Ruus defterlerinin ortaya çıkışı, türleri, içerisine kaydedilen belgeler, defterlerin diplomatik özellikleri ve muhtevası hakkında önemli bilgiler vermiştir. Aydın, ruusu ''bir berat türü olmayıp aksine göreve ait beratın yazılmasına esas teşkil eden ve tayin ve tevcih arzının üzerine sadrazam tarafından buyruldu şeklinde yazılan muamele kaydının muhtevi belgesi'' şeklinde tanımlarken, Ruus kalemini ise ''Divan'a gelen arz ve arzuhaller üzerine ruus kaydını yazan ve ilgili defterlere kaydeden kalem'' şeklinde tanımlamıştır. Ayrıca 16. yüzyılda Ruus defterlerinin sadece küçük görevlilerle ilgilenmediğini üst düzey devlet görevlilerinin tevcihat kayıtları, tımar tevcih muameleleri ve muhtelif konulara ait bilgiler barındırdığını belirtmiştir.6

Yapılan çalışmalardan da anlaşılacağı üzere bu alanda yapılan çalışmaların bir kısmı 18. yüzyıla ait iken bir kısmı ise 16. yüzyıla aittir. Bu durum defterlerin farklı yorumlanmasına sebep olmaktadır. Zira yapılan çalışmalarda 16. yüzyılda tutulan defterlerin muhtevasının daha geniş kapsamlı olduğu ve kurumsallaşmayla birlikte defterlere kaydedilen bilgilerde farklılık olduğu görülmüştür. Ayrıca dönemde kalemler arasında da kesin bir ayrımın olmadığı ve birbirleriyle etkileşim halinde işleri yerine getirdikleri anlaşılmaktadır. Bu ayrımın ne zaman başladığını tespit etmek ve defterlerin daha iyi anlaşılması için 17. yüzyılda tutulan Ruus defterleriyle ilgili çalışmaların arttırılması gerekmektedir. Bu alanda yapılan tez çalışmaları ise şunlardır:

1. Ahmet Balibey, A.RSK 1572 Numaralı ve 1735-1736 Tarihli Bâb-ı Asafi Ruûs Kalemi Defteri (s. 50-95) Transkripsiyon-Değerlendirme-Dizin, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Elazığ, 2011.

2. Songül Şenlik, 232 Numaralı Ruus Defteri (Metin-Değerlendirme), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2014.

3. Havva Merve Çıtak, 1556-1557 (H. 963-964) Tarihli Divan-ı Hümâyûn Ruûs Defteri (s. 1-125) Metin-Değerlendirme-Dizin, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Elazığ, 2015.

6 Bilgin Aydın, XVI. Yüzyılda Dîvân-ı Hümâyun ve Defter Sistemi, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2017, ss. 87-132.

(18)

5

4. Fatih Karabulut, 1556-1557 (H.963-964) Tarihli Divân-ı Hümâyûn Ruûs Defteri (126-243) Metin-Değerlendirme-Dizin, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Elazığ, 2015.

5. Nedim Özer Hoşol, 1482 Numaralı Ruûs Defteri (Transkripsiyon ve Değerlendirme), Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Balıkesir, 2019.

6. Dilek Arıboğa, 217 No'lu Ruûs Defteri'nin Transkripsiyon ve Değerlendirilmesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kahramanmaraş, 2019.

7. Hakan Savun, Kamil Kepeci 217 Numaralı Ruûs Defteri (Metin- Değerlendirme, s. 1-100), Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bilecik, 2019.

8. Anıl Kır, Kâmil Kepeci 217 Numaralı Ruus Defteri (Metin-Değerlendirme, s.

101-202), Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bilecik, 2019.

(19)

BİRİNCİ BÖLÜM

1. DİVAN-I HÜMAYUN, DİVAN-I HÜMAYUN KALEMLERİ VE RUUS DEFTERLERİ

1.1. Divan-ı Hümayun

Divan kelimesi menşe itibariyle Aramice olup Türkçeye Farsça ve Arapça yoluyla geçmiştir. Divan'ın Farsçada ilk, Arapçada ise ikinci anlamı kurul ve toplantıdır. Osmanlı Devleti'nde ise ''toplantı, kurul, kurul-organ'' anlamlarında kullanılmıştır.7

Devlet işlerinin düzenli bir şekilde yürütülebilmesi için Hz. Ömer zamanından beri muhtelif Divanlar kurulmuştur. Emevi ve Abbasilerde de mevcut olan bu müessese Gazneli ve Büyük Selçuklu Devleti'nde de varlığını devam ettirmiştir.8 Selçuklularda ''Dîvân-ı Aʻlâ'', İlhanlılarda ''Dîvân-ı Kebîr'' ve Memlüklülerde ''Dîvân-ı Sultân'' adıyla görülen Divan teşkilatı, Osmanlı Devleti'nde Divan-ı Hümayun ismini almıştır.9

Osmanlı kaynakları Divan-ı Hümayun'un Orhan Bey zamanında ihdas edildiğini ifade etmektedir.10 Yıldırım Bayezid döneminde de padişahın bizzat Divan'da halkın şikâyetlerini dinlediği ve davalarına baktığı bilinmektedir. II. Murad döneminde Edirne'de kurulan Divan'a padişah başkanlık ederek bazı teşrifat kuralları uygulanmıştır.

Divan-ı Hümayun Fatih Sultan Mehmed döneminde büyük bir gelişim göstermiştir. Fatih Kanunname'si ile Divan-ı Hümayun'un işlevi ve teşrifat kuralları düzenlenmiştir. Divan, Fatih dönemine kadar her gün padişahın kontrolünde toplanmıştır. II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde de gelişimini sürdüren Divan, en mükemmel şekline Kanuni Sultan Süleyman döneminde kavuşmuştur.11

7 Ahmet Mumcu, ''Dîvân-ı Hümâyun'', Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt. IX, İstanbul, 1994, s. 430.

8 Recep Ahıshalı, ''Divan-ı Hümâyûn Teşkilâtı'', Osmanlı, Cilt. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2014, s. 24.

9 Necati Gültepe, ''Osmanlılarda Bürokrasi: Merkezin Yönetimi'', Osmanlı, Cilt. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2014, s. 241.

10 Mevlânâ Mehmed Neşrî, Cihânnümâ, Haz. Necdet Öztürk, İstanbul: Bilge Kültür Sanat Yayınları, 2013, s. 68.

11 Mumcu, a.g.m., s. 430; Ahıshalı, ''Divan-ı Hümâyûn Teşkilâtı'', s. 24.

(20)

7

Divan toplantıları Kanuni Sultan Süleyman zamanına kadar Divanhane'de yapılmıştır. Damat İbrahim Paşa'nın Kubbealtı denilen binayı inşa ettirmesiyle toplantılar artık burada yapılmıştır. Divan, sabah namazından sonra kurulmakta ve öğlene kadar devam etmektedir. Yemek yenilmesinin ardından toplantı son bulmaktadır. XVI. yüzyılın sonlarına doğru Divan toplantıları cumartesi, pazar, pazartesi ve salı günleri olmak üzere haftada dört güne indirilmiştir. Devlet işlerinin XVII. yüzyılın ortalarından itibaren Paşa Kapısı'nda görüşülmeye başlamasıyla birlikte Divan-ı Hümayun önemini kaybetmeye başlamıştır. Divan-ı Hümayun'un öneminin azalmaya başlamasıyla yüzyılın sonlarına doğru toplantı günleri haftada iki güne indirilmiştir. XVIII. yüzyılda ise üç ayda bir ulufelerin dağıtımı için toplanmıştır.12

Divan'da devlete ait siyasi, idari, askeri, adli, mali işler ve şikâyetler görüşülüp karara bağlanmaktadır. Divan, devlet içerisinde herhangi bir ayrım yapılmaksızın herkese açıktır. Divan'a haksızlığa uğrayan, zulüm gören, kadıların haklarında yanlış hüküm vermiş olduğu kişiler ve vakıf görevlilerinin haksızlığına uğrayan herkes başvurabilmektedir.13

Divan-ı Hümayun'a Fatih dönemine kadar padişahlar başkanlık etmiştir. Bu dönemden sonra Divan-ı Hümayun'a sadrazam başkanlık ederken padişahlar toplantıları kafes arkasından izlemiştir.14 Divan-ı Hümayun'un daimi üyeleri Kubbealtı vezirleri, Rumeli ve Anadolu kazaskeri, defterdarlar ve nişancıdır. Bunların dışında Divan'a vezirlik rütbesine ulaştıktan sonra yeniçeri ağası ve kaptanıderya da katılarak kendilerini ilgilendiren konular hakkında fikirlerini beyan etmektedir. Asli görevlilerin işlerini düzenli bir şekilde yürütebilmesi için reisülküttap, çavuşbaşı, kapıcılar kethüdası ve tezkireciler gibi daha alt görevliler de Divan'da bulunmaktadır.15

1.2. Divan-ı Hümayun Kalemleri

Osmanlı Devleti'nin en önemli kurulu olan Divan-ı Hümayun'un kararlarını yazmak, ilgili yerlere göndermek ve saklamak için Divan-ı Hümayun kalemleri denilen bir bürokratik teşkilat kurulmuştur. Söz konusu teşkilatta Beylik, Ruus, Tahvil16 ve

12 Halaçoğlu, a.g.e., s. 11; Uzunçarşılı, a.g.e., s. 2; Sertoğlu, Muhteva Bakımından Başvekâlet Arşivi, s. 2; Ahıshalı, ''Divan-ı Hümâyûn Teşkilâtı'', s. 25.

13 Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lügatı, s. 134.

14 Ahıshalı, ''Divan-ı Hümâyûn Teşkilâtı'', s. 24.

15 Mumcu, a.g.m., s. 431.

16 Mumcu, a.g.m., s. 431.

(21)

8

sonrasında kurulan Amedi gibi kalemler mevcut olup bu kalemlerde bazı defterler tutulmuştur. Bu defterler içerisinde en önemlileri Mühimme, Ahkâm, Tahvil, Ruus, Nâme ve Ahidnâme defterleridir. Divan toplantılarında müzakere edilen siyasi, sosyal, ekonomik, adli, idari vb. kararların kaydını içeren defterlere Mühimme Defteri denilmektedir. Müzakere edilen konuların karar suretleri Divan kâtipleri tarafından kaleme alınmaktadır. Reisülküttap söz konusu karar suretlerini düzelterek gerekli olan yere yazar ve sonrasında nişancı yazılan hüküm ya da fermana padişahın tuğrasını çekmektedir.17

Divan-ı Hümayun'daki bürokratik faaliyetler XV. yüzyılın ikinci yarısından XVI.

yüzyıla kadar nişancı ve reisülküttabın sorumluluğu altındadır. XVII. yüzyılın ortalarında Paşa Kapısı müessese olarak teşekkül edip hükümet merkezi haline gelince reisülküttaba bağlı olan bürokrasi buraya intikal etmiştir. Bu durum nişancının Divan-ı Hümayun bürokrasisi üzerindeki nüfuzunun azalmasına neden olurken, reisülküttabın görev ve yetki alanının genişlemesine imkân tanımıştır.18 Bu dönemden sonra Divan'da yazı işleri reisülküttap ve onun emrindeki beylikçi tarafından yürütülmeye başlamıştır.19

1.2.1. Beylik/Divan Kalemi

Beylik kalemi, Divan-ı Hümayun kaleminin ana unsurunu oluşturmaktadır. Bu yüzden ''Divan'' kalemi olarak da anılmaktadır. Reisülküttabın yardımcısı olan beylikçi, kalemin amiridir. Kalem kisedar idaresinde olup beylikçiye bağlıdır. Tahvil ve Ruus kalemleri de birer kisedar aracılığıyla beylikçiye bağlı olarak çalışmaktadır.20

Kalemde kisedardan başka kâtiplerin yazılarını denetleyen mümeyyiz, yazılan emir ve hükümlerin mevcut kanunlara uygun olup olmadığını denetleyen kanuncu ve dairedeki işlerin raporunu tutan ilamcı bulunmaktadır. Bunların dışında ser-defterci ve istenilen defterleri getirmekten sorumlu defterciler de kalem içinde görev yapmaktadır.21

Kalemde şerʻi sahanın dışında kalan Divan muamelatının düzenlenmesi, üst makamlara sunulması, Divan defterlerinin tutulması, ahidname, ferman, hatt-ı hümayun,

17 Uzunçarşılı, a.g.e., s. 79.

18 Aydın, a.g.e., s. 17.

19 Uzunçarşılı, a.g.e., s. 40.

20 Ahıshalı, a.g.e., ss. 74-75.

21 Mehmet İpşirli, ''Beylikçi'', Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt. VI, İstanbul, 1992, s. 78.

(22)

9

name-i hümayunların hazırlanması ve kontrolleri beylikçi tarafından yapılmaktadır.22 Yabancı devletlerle yapılan antlaşmaların saklanması da Beylik kaleminin işlerindendir.

Her devlet için ayrı defter tutulmuştur. Defterleri tutma görevi kalemde çalışan kıdemli kâtiplere verilmiştir. Devletlerle ilgili eski bir bilgiye bakılmak istendiğinde öncelikle görevli kâtibe sorulur, gerekli düzeltmeleri de bu kâtipler yerine getirmektedir.23

Beylik kaleminde Divan'da karara bağlanan konuların müsveddeleri hazırlanmaktadır. Bunlar beylikçi ve reisülküttabın kontrolünden geçerek temize çekilmektedir. Akabinde ise nişancıya gönderilerek tuğrası çekilmektedir. Önemli meseleler ile ilgili fermanın çıkarılması için sadrazam bir telhis ile padişahın onayını almaktadır. Padişahtan gelen hatt-ı hümayun ile kalemde müsveddesi hazırlanmaktadır.

İlgili makamlardan geçerek kesinlik kazanmaktadır. Beylikçi, kalemdeki konuların önemlerine göre çalışma saatlerini düzenlemiştir. Gizli olan konuları akşam evinde yazarken, herkese bildirilmiş olan fermanları ise bir kâtibe okutarak diğer kâtiplerin yazması şeklinde çoğaltmaktadır.24 Beylik kaleminde tutulan bazı defterler şu şekildedir:

1.2.1.1. Mühimme Defterleri

Divan-ı Hümayun'da karara bağlanan konuların padişah onayıyla fermanları hazırlanmaktadır. Bu fermanların nüshasının kaydedildiği defterlere Mühimme Defteri denilmektedir. İlk dönemlerde bu defterler ''Mîrî Ahkâm'' veya ''Ahkâm-ı Mîrî'' şeklinde isimlendirilmiştir.25 Beylik kaleminin en önemli defterlerinden olan Mühimme defterleri reisülküttap, beylikçi, tezkireciler ve kâtipler aracılığıyla düzenli bir şekilde tutulmuştur.26

Mühimme defterlerine fermanlar bazı değişiklikler yapılarak kaydedilmiştir.

Elkaplar kısaltılırken, davet ve tuğra rükünleri terk edilmiştir.27 Tarih yazımı ise XVII.

yüzyıla kadar başlıklar halinde yazılmıştır. Bu dönemden sonra bu uygulama terk edilerek

22 İpşirli, a.g.m., s. 78.

23 Ahıshalı, a.g.e., ss. 96-97.

24 İpşirli, a.g.m., ss. 78-79.

25 Mübahat S. Kütükoğlu, ''Mühimme Defteri'', Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt. XXXI, Ankara, 2006, s. 520.

26 Emel Soyer, XVII. yy. Osmanlı Divan Bürokrasisi'ndeki Değişimlerin Bir Örneği Olarak Mühimme Defterleri, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2007, s. 1.

27 Kütükoğlu, ''Mühimme Defteri'', s. 521.

(23)

10

tarih hükmün hemen alt kısmına evail, evasıt ve evahir gibi onar günlük dilimler halinde yazılmaya başlanmıştır.28

Mühimme defterleri tutuldukları yer ve makama bağlı olarak dörde ayrılmaktadır.

Sadrazam başkanlığında Divan toplantısından çıkan emirlerin kaydının yer aldığı defterlere Mühimme Defteri denilmektedir. Sadrazamın merkezden ayrılması sonucunda yerine bakan rikab kaymakamı tarafından toplanan Divan'da alınan kararların kaydedildiği defterler Rikab Mühimmesi'dir. Sefere çıkan sadrazamın sefer sırasında yapmış olduğu Divan toplantılarında alınan kararların yazıldığı defterlere Ordu Mühimmesi denilirken, padişah ve sadrazamın merkez dışına çıktıklarında sadaret kaymakamının yapmış olduğu Divan toplantılarının kaydedildiği defterlere ise Kaymakam Mühimmesi denilmektedir.29

Mühimme defterleri içerisinde ilk dönemlerde merkez-taşra teşkilatının idari yapısı, çalışma şekilleri, imar, iskân, iç siyaset, dış siyaset, isyanlar, askeri tarih, strateji, yabancı devletlerle olan münasebetler ve şikâyetler ile ilgili konular hakkında bilgiler bulunmaktadır. XVII. yüzyıla gelindiğinde defterler tasnife tabi tutulmuş, içerisindeki konular farklı defterleri ortaya çıkarmıştır. 1649'dan itibaren şikâyet konuları Şikâyet defterlerine kaydedilmiştir. Bu durum her ne kadar Mühimme defterlerinin içeriğini daraltsa da devlete ait en önemli meseleler yine Mühimme defterlerine kaydedilmeye devam etmiştir.30

Mühimme defterlerinin en eskisi Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi'nde kayıtlı olan (951-952/1544-1545) tarihli defterdir. Osmanlı Arşivi'nde 267 adet Mühimme Defteri tasnif edilmiştir. Bu defterler ise (961-1323/1553-1905) yılları arasını kapsamaktadır.

Mühimme defterlerinin tasnifi yapıldıktan sonra yeni bulunan defterlere ''Mühimme zeyli'' adı verilerek farklı bir tasnife tabi tutulmuştur. Burada (980-1195/1572-1780) yıllarını kapsayan 17 adet defter bulunmaktadır. Ayrıca Bâb-ı Âsafî Divan Kalemi Mühimme defterleri (A.DVN.MHM.d) fon kodu altında oluşturulan tasnifte (977- 1252/1570-1836) yıllarını ihtiva eden çoğu parça halinde olan 44 defter bulunmaktadır.

Bunların dışında Kâmil Kepeci tasnifinde yer alan Ahkâm defterlerinden 70-71 numaralı

28 Soyer, a.g.t., s. 30.

29 Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, İstanbul: Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, 2017, s. 22.

30 Kütükoğlu, ''Mühimme Defteri'', s. 521.

(24)

11

defterlerin Mühimme Defteri olduğu düşünülmektedir. Osmanlı Arşivi'nden başka yurt içi ve yurt dışında bazı kütüphanelerde de Mühimme defterleri bulunmaktadır.31

1.2.1.2. Şikâyet Defterleri

Osmanlı Devleti'nin XVI. yüzyıldan sonra devlet yapısının bozulmaya başlamasıyla birlikte merkezi otoritesi zayıflamıştır. Celali isyanlarıyla birlikte birçok kişinin bulunduğu bölgeyi terk etmesi devletin iktisadi, sosyal ve idari açıdan zedelenmesine neden olmuştur. Bunların dışında merkezden uzak bölgelerdeki yöneticilerin keyfi idareleri de halkın şikâyetlerinin artmasına sebep olmuştur.32

Şikâyetlerin artmasıyla birlikte 1649'dan itibaren ferman kayıtlarının sureti Mühimme defterlerinden çıkartılarak Şikâyet defterleri içerisinde tutulmuştur. Şikâyet defterleri içerisinde genel olarak idari ve askeri yetkililerle ilgili şikâyetler, borçlarla ilgili meseleler, mahkeme kararlarına itiraz, toprak ve su anlaşmazlıkları, vergilerle ilgili anlaşmazlıklar, eşkıya soygunları, esnaf şikâyetleri gibi konular yer almaktadır.33 Yeni defterlerin ortaya çıkmasıyla birlikte Mühimme defterlerinin konuları fakirleşmiştir.

Mühimme defterlerinde görülen bu değişim beraberinde kolaylıkları da getirmiş, defterlere kaydedilen bilgilere daha hızlı ulaşılmasına olanak sağlamıştır.34

Şikâyet defterleri Osmanlı Arşivi'nde Bâb-ı Âsafî Divan-ı Hümayun Sicilleri Ahkâm Şikâyet defterleri (A.DVNS.ŞKT.d) fon kodu içerisinde Atik, Ordu, Rikab Şikâyet Defteri olmak üzere (1059-1253/1649-1837) yıllarını kapsayan 213 adet defterden oluşmaktadır. Bu defterler içerisinde yer alan 40 numaralı defter Mühimme 144/1'e nakledilmiştir. 85 numaralı Şikâyet Defteri ise iki adettir. Ayrıca Osmanlı Arşivi'nde Bâb-ı Âsafî Divan Kalemi Şikâyet defterleri (A.DVN.ŞKT.d.) fon kodu

31 Feridun M. Emecen, ''Osmanlı Divanının Ana Defter Serileri: Ahkâm-ı Mîrî, Ahkâm-ı Kuyûd-ı Mühimme ve Ahkâm-ı Şikâyet'', TALİD, Cilt. III, Sayı. 5, İstanbul, 2005, ss. 108-115; Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, ss. 24-27.

32 Nahide Şimşir, ''Ahkâm Defterleri'nin Tarihî Kıymeti ve 107 No’lu Anadolu Ahkâm Defteri'ndeki İzmir İle İlgili Hükümler'', Tarih İncelemeleri Dergisi, Sayı. 9, İzmir, 1994, s. 357.

33 Gürkan Cevger, ''1 Numaralı Karaman Ahkâm Defteri'nin Şekil ve İçerik Yönünden Değerlendirilmesi'', Bartın Üniversitesi Çeşm-i Cihan: Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları E-Dergisi, Cilt. III, Sayı. 1, Bartın, 2016, s. 67.

34 Ramazan Günay, ''Osmanlı Arşiv Kaynakları İçerisinde Ahkâm Defterleri: Gelişim Seyri, Muhtevası ve Önemi'', Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt. I, Sayı. 17, Isparta, 2013, s. 16.

(25)

12

içerisinde de (910-1234/1504-1819) tarihleri arasında tutulmuş 38 adet Şikâyet Defteri parçası bulunmaktadır.35

1.2.1.3. Ahkâm Defterleri

Divan-ı Hümayun'dan çıkan hükümlerin kaydedildiği defterlere genel olarak ''Ahkâm Defteri'' denilmektedir. Bu hükümler farklı defterlere kaydedilmiştir. Bu defterler ise ''Ahkâm-ı Mühimme'', ''Ahkâm-ı Şikâyet'', ''Ahkâm-ı Ruus'' ve ''Ahkâm-ı Tahvil'' defterleri olarak isimlendirilmiştir. Bunların dışında mali meselelerin kaydının yer aldığı defterler ise ''Ahkâm-ı Maliye'' denilmektedir.36

XVII. yüzyılda bürokraside yaşanan değişimle birlikte artık 1649'dan itibaren devlet işleri ve kamuya ait hükümler Mühimme defterlerine kaydedilmiştir. Bu dönemden sonra imparatorluğun tamamını ilgilendiren halka ait şikâyetler ise Şikâyet defterleri içerisine kaydedilmiştir.37 Devlet yapısındaki bozulmalar doğrultusunda şikâyetlerin artmasıyla birlikte benzer şikâyetlere daha çabuk ulaşma isteği Eyalet Ahkâm defterlerinin tutulmasına zemin hazırlamıştır. Divan-ı Hümayun'un iş yükünü hafifletmek, halkın şikâyetlerine kısa sürede çözüm bulmak için 1742'den itibaren eyaletlere ait şikâyetler birbirinden ayrılmış, her bölge için ayrı ayrı Ahkâm Defteri tutulmaya başlanmıştır.38

Ahkâm defterleri içerisinde tımar ve zeamete müdahale, vergi davaları, vakıflarla ilgili meseleler, eşkıyalık faaliyetleri, mülkiyet hakkına müdahale, göreve müdahale, miras davaları ve alacak-verecek meseleleri gibi şikâyetlere getirilen çözümler hakkında bilgiler bulunmaktadır. Söz konusu hükümler aracılığıyla eyalet sınırları içerisinde yer alan sancak, kaza, nahiye ve köyler ile ilgili idari, iktisadi ve içtimai konulara dair önemli bilgilere ulaşılmaktadır.39

Ahkâm defterleri 16 bölgeyi kapsamaktadır. Bu eyaletler ve defter sayıları: Adana (9), Anadolu (185), Bosna (9), Cezair ve Rakka (25), Diyarbakır (9), Erzurum (19), Halep (9), İstanbul (26), Karaman (39), Maraş (6), Mora (21), Özi ve Silistre (49), Rumeli (85),

35 Saliha Okur Gümrükçüoğlu, ''Şikâyet Defterlerine Göre Osmanlı Teb’asının Şikâyetleri'', Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt. LXI, Sayı. 1, Ankara, 2012, s. 178; Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s. 30.

36 Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lügatı, s. 15.

37 Günay, a.g.m., s. 13.

38 Şimşir, a.g.m., ss. 360-361.

39 Günay, a.g.m., s. 23.

(26)

13

Sivas (36), Şam-ı Şerif (9) ve Trabzon (8) defterleri'dir. Bu defterlerden Mora defteri hariç hepsi 1742 tarihinde başlayıp muhtelif tarihlerde son bulmaktadır. Ayrıca Osmanlı Arşivi'nde Kâmil Kepeci tasnifinde (KK.d) fon kodu içerisinde de (927-1068/1520-1658) tarihlerini kapsayan 13 adet Ahkâm Defteri bulunmaktadır. Bunların dışında Maliyeden Müdevver defterleri serisinde de çok sayıda Ahkâm Defteri bulunmaktadır.40

1.2.2. Ruus Kalemi

Devlet hizmetinde bulunan kimselerin tayin işlemleri ve vazife tevcihlerine dair belgeleri hazırlayan dairedir.41 Kalemin amiri ruus kisedarıdır.42 Kalemde kisedardan başka kâtip, şakirt, şerhli gibi çalışanlar da bulunmaktadır. Kalemin sorumluluklarının artmasıyla birlikte görevli sayısı da artmıştır.43

Ruus kaleminin ne zaman kurulduğu hakkındaki elimizdeki bilgiler yetersizdir.

XVI. yüzyılda kalemin görevini reisülküttap başkanlığında kâtipler yerine getirmiştir.44 XVII. yüzyılın ortalarına kadar bu durum devam etse de Paşa Kapısı'nın oluşumuyla ruus işlemlerini yapan kâtiplere ayrı oda tahsis edildiği düşünülmektedir. Yüzyılın sonlarına doğru kalemin adını aldığı tahmin edilmektedir.45

Kalemde tutulan defterlere Ruus Defteri denilmektedir. Ruus defterleri içerisinde devlete hizmet eden büyük-küçük görevlilerin tayin kayıtları, tımar tevcih muameleleri ve muhtelif konulara ait bilgiler bulunmaktadır. Kalemde tutulduğu bilinen en eski Ruus Defteri ise (953/1546-1547) tarihli defterdir.46

1.2.3. Tahvil Kalemi

Tahvil kalemi, tımar ve zeametin el değiştirmesiyle ilgili belgelerin hazırlandığı kalemin adıdır. Kalemin kontrolü reisülküttap ve beylikçi tarafından yapılmaktadır.47 Bu kaleme ''Nişan kalemi'' veya ''Kese kalemi'' de denilmektedir. Kalemin amiri tahvil kisedarıdır. Kalemde yazı işlerini denetleyen bir de mümeyyiz bulunmaktadır.48

40 Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s. 30-41.

41 Mehmet Ali Ünal, Osmanlı Müesseseleri Tarihi, Isparta: Fakülte Kitabevi, 1997, ss. 49-50.

42 Ahıshalı, a.g.e., ss. 98-99.

43 Halaçoğlu, a.g.e., s. 23.

44 Aydın, a.g.e, s. 89.

45 Recep Ahıshalı, ''Ruûs'', Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt. XXXV, İstanbul, 2008, s. 273.

46 Aydın, a.g.e., ss. 89-108.

47 Recep Ahıshalı, ''Tahvil'', Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt. XXXIX, İstanbul, 2010, s. 440.

48 Halil İnalcık, ''Reis-ül-Küttâb'', İslam Ansiklopedisi,Cilt. IX, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1964, s. 675.

(27)

14

Tahvil kaleminde araziyle ilgili has, zeamet ve tımar kayıtlar yer almaktadır.49 Kalemde vezir, beylerbeyi, sancakbeyi, tevliyet, meşihat ve esnaf kethüdalıkları beratları, mevaliye yazılacak davet tezkireleri, Anadolu müstahfızlıkları, dizdarlıklar, kale azapları, çakırcı ve şahinci tımarları, çeşitli kimselere özel mülk için devlet tarafından verilen mülknameler, afet, fakirlik ve göç gibi durumlarda köylüyü toprağa bağlı kılmak için verilen muafiyetnameler de hazırlanmaktadır.50

Tahvil kaleminde tutulan defterler Osmanlı Arşivi'nde Bâb-ı Âsafî Nişan Tahvil Kalemi defterleri (A.NŞT.d) fon kodu içerisinde olup 419 adet defterden oluşmaktadır.

Bu defterler (977-1249/1570-1834) tarihleri arasını kapsamaktadır. Ayrıca Bâb-ı Âsafî Divan-ı Hümayun Sicilleri Tahvil Kalemi defterleri (A.DVNS.NŞT.d) fon kodu içerisinde de 95 adet defter bulunmaktadır. Bu defterler (1024-1335/1615-1916) yılları arasında tutulmuştur. Bunların dışında Kâmil Kepeci tasnifi (KK.d) fon kodu içerisinde ise (904-1317/1498-1899) tarihlerini kapsayan 406 adet defter bulunmaktadır.51

1.2.4. Amedi Kalemi

Amedi kalemi, reisülküttabın özel kalemidir.52 Kalemin kontrolünü yapan kişiye ''amedci'' ya da ''Amedî-i Dîvân-ı Hümâyûn'' denilmektedir. Başlangıçta emri altında beş altı kâtip bulunurken zamanla çalışanlarının sayısı atmıştır.53 Amedci, beylikçi gibi hacegan rütbesindedir. Teşrifatta ilk başlarda beylikçi önde iken amedci öneminin artmasıyla öne geçmiştir.54

Kalemde padişaha sadrazam tarafından gönderilen takrir ve telhisler, yabancı devletlere verilen ahidname ve müsalehaname suretleri, yabancı devlet vekillerine gönderilen mektup müsveddeleri, mükâleme mazbataları, protokoller, elçi, konsolos, tercüman ve yabancı tüccarlara verilecek evraklar burada hazırlamakta ve saklanmaktadır.55 Ayrıca elçilerden gelen raporların şifrelerini çözmek, raporlara cevap

49 Findley, a.g.e., s. 65.

50 Ahıshalı, ''Tahvil'', s. 441; Uzunçarşılı, a.g.e., s. 44.

51 Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, ss. 59-61.

52 Necati Aktaş, ''Amedci'', Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt. III, İstanbul, 1991, s. 12.

53 Gültepe, a.g.m., ss. 243-244.

54 Aktaş, a.g.m., s. 12.

55 Uzunçarşılı, a.g.e., ss. 55-57.

(28)

15

yazmak ve raporların kaydını tutmak da Amedi kaleminin işlerindendir. XVIII. yüzyılda Avrupa'ya daimi elçilerin gönderilmesiyle kalemin önemi artmıştır.56

Kaleme dış işlerinde uzmanlaşmış kişiler alınmıştır. Amedi kaleminin konumundan dolayı üst makamlara çıkmak isteyen kâtipler kendilerini Amedi kalemine geçirmek için çeşitli yollara başvurmuştur. Kaleme diğer kalemlerden bu işi yürütebilecek kişiler de atanmıştır. XIX. yüzyılda kalemin görevli kadrosu Sadaret Mektubi ve Kethüda Kitabeti kalemleri tarafından karşılanmıştır. Kâtipler öncelikle Kethüda Kitabeti kaleminde görev yapmıştır. Akabinde ise Sadaret Mektubi kalemine atanmış, sonrasında Amedi kaleminde göreve başlamıştır.57

Kalemde tutulan defterler Osmanlı Arşivi'nde Sadâret Amedi Kalemi defterleri (A.AMD.d) fon koduna kayıtlı birkaç sayfa ve formdan müteşekkil 4 adet defterden oluşmaktadır. Bu defterler (1192-1241/1778-1825) tarihleri arasında tutulmuştur. Ayrıca Kâmil Kepeci tasnifinde (KK.d) fon kodu içerisinde de (948-1258/1541-1842) tarihleri arasında tutulmuş 19 adet defter bulunmaktadır.58

1.3. Ruus Defterleri

Sözcükte ''baş, kişi, şahıs'' anlamlarında kullanılan ve re’s kelimesinin çoğulu olan ruus; XVI. yüzyılda tayin ve azillerin yazıldığı defterler hakkında kullanılan bir tabirdir.59 Ayrıca memuriyet tayinlerinde verilen tezkirelere60 ve ilmiye teşkilatında göreve başlamak için verilen belgeye de ruus denilmektedir.61

Ruus kalemi tarafından tutulan Ruus defterlerinin tam olarak ne zaman ortaya çıktıkları konusunda elimizdeki bilgiler yetersizdir. Kalemde tutulduğu bilinen en eski defter ise Kâmil Kepeci tasnifinde yer alan (953/1546-1547) tarihli defterdir.62

Tayinler için senet niteliğinde olan bu defterlerin kayıt işlemleri XVI. yüzyılda kâtipler tarafından yapılmaktadır. Bazı tevcihat kayıtları ise bizzat reisülküttap ya da onun telhiscisi tarafından kaleme alınmıştır.63 Bu sebeple defterler ''Ruus-ı Abdurrahman

56 Aktaş, a.g.m., s. 12.

57 Ahıshalı, a.g.e., s. 145.

58 Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s. 75.

59 Defterlerin bu şekilde isimlendirilmesinin sebebi arzların sağ üst köşesine ''baş tarafa kayd olunanlar veya başlar'' manasında ruus denilmesindendir. Bk. Göyünç, a.g.m., ss. 17-22.

60 Kütükoğlu, a.g.e., s. 255.

61 Ahıshalı, ''Ruûs'', s. 272.

62 Aydın, a.g.e., s. 90-91.

63 Göyünç, a.g.m., s. 28.

(29)

16

Çelebi'' veya ''Mahmud Çelebi Ruusu'' şeklinde kimin tarafından yazıldığını belirten isimler ile anılmıştır.64

Ruus defterleri içerisinde Divan'ın daimi üyeleri olan sadrazam, vezirler, kazasker, nişancı ve defterdarların tayin kayıtları, Divan'ın daimi üyesi olmamakla birlikte Divan'da yazı ve evrak kayıt işlemleriyle ilgilenen reisülküttap, tezkireci ve kâtip tayinleri, beylerbeyi, sancakbeyi, müderris, dizdar, zeamet ve tımar tayin kayıtları, sipahi, silahtar, cebeci, topçu, top arabacı, şehremini, şehir kethüdası, asesbaşı ve alay beyi gibi idari ve askeri görevlilerin tayin, terakki ve azilleri de yer almaktadır.65 Tayinlerin dışında defterlere İstanbul'un zahire temini için gemi reislerine verilen taşıma izni, hamam, cami, medrese, han ve su tesisleri gibi yapıların inşalarına dair verilen izinler, sel, yangın, deprem sonucunda tamire muhtaç olan yapıların tamiri için verilen ruhsatlar da defterlere kaydedilmektedir.66 Ayrıca bir hizmete bağlı olmaksızın ''hallerine merhameten'' gümrük ya da başka bir gelirden maaş bağlanması uygun görülen fakirlere, geçimini temin edemeyen emekli devlet görevlilerinin ailelerine maaş bağlanması kayıtları da bu defterlere kaydedilmektedir.67 Defterlerde çok olmamakla birlikte Divan toplantılarında sözlü ya da yazılı arzlara verilen cevaplar, bir kısım ferman özetleri, Divan kararları, haberler ve kısa notlar gibi kayıtlar yer almaktadır.68

XVII. yüzyılda değişen bürokrasi ile Ruus defterlerinin içeriğinde değişiklikler meydana gelmiştir. XVI. yüzyılda büyük-küçük görevlilerin tevcihatının yer aldığı çift sütunlu klasik ''Ruus Buyruldı'' defterlerinin yanı sıra konularına ve görevlilerin derecelerine göre ayrılmış tek sütunlu Ruus defterleri ortaya çıkmıştır. Bu dönem vakıf görevlileri, kethüdalık ve kâtiplik gibi küçük mansıpların yer aldığı defterlerin sayıları artmıştır. XVIII. yüzyılın ortalarında ise merkez teşkilatı tevcihatını içeren defterler çeşitli bölümlere ayrılarak düzenli bir şekilde tutulmuştur. Böylece isme, payeye ve makama göre defterlerde bölümler oluşturulmuştur.69

Ruus defterleri tutuldukları yer ve makama bağlı olarak XVI. yüzyılda Divan, Sefer ve İkindi ruusları şeklinde isimlendirilirken, XVIII. yüzyılda Ruus Kalemi ruusları,

64 Ahıshalı, ''Ruûs'', s. 272.

65 Aydın, a.g.e., ss. 108-125; Göyünç, a.g.m., s. 20; Ahıshalı, ''Ruûs'', s. 272.

66 Aydın, a.g.e., s. 131.

67 Ahıshalı, ''Ruûs'', s. 272.

68 Göyünç, a.g.m., ss. 20-28.

69 Y. İhsan Genç, Osmanlılar'da Beratlar, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1988, s. 33; Ahıshalı, a.g.e., ss. 107-108.

(30)

17

Ordu ruusları ve Rikab ruusları şeklinde tasnif edilmiştir. Rikab ruusları Küçük Ruznamçe ve Piyade ruusları olarak iki kısma ayrılmıştır.70

Divan ruusları, sadrazamlar tarafından padişaha arz edilerek yapılan bütün idari, askeri tayinler ve tımar tevcihlerine ait buyruldu ve tezkirelerin kaydedildiği defterlerdir.

Sefer ruusları, sefer sırasında sadrazam ve serdarların kendi Divanlarında yapmış oldukları tayin ve tevcihlerin kaydını içermektedir. Söz konusu tayin ve tevcihler padişahın arzı olmadan yapılmaktadır. İkindi ruusları ise sadrazamların İkindi Divanı'nda yapmış oldukları tayin ve tevcihlerin kaydını içermektedir.71

Defterlerin ilk tasnif çalışmaları Mahzen defterleri kataloğunun hazırlanması ile yapılmıştır. Defterlerin önemli bir kısmı ''Kâmil Kepeci'' tarafından tasnif edilmiştir.

Yapılan tasnif içerisindeki en eski defter 208 numaralı defterdir. Kâmil Kepeci tasnifinde (KK.d) fon kodunda (953-1273/1546-1857) tarihlerini kapsayan 112 adet defter bulunmaktadır. Ayrıca Osmanlı Arşivi'nde Bâb-ı Âsafî Ruus Kalemi defterleri (A.RSK.d) fon kodunda (945-1253/1539-1837) yılları arasında tutulmuş 266 defter bulunmaktadır.

Bunların dışında Bâb-ı Âsafî Divan-ı Hümayun Sicilleri Ruus Kalemi defterleri (A.DVNS.RSK.d) fon kodu içerisinde ise (1116-1326/1704-1908) tarihleri asasında 264 adet Ruus Defteri tasnif edilmiştir. Defterlerin bir kısmı yanlış tasnifleme yoluyla Mühimme defterlerinin içerisine kaydedilmiştir. Yapılan yanlış tasnifleme yöntemi sadece Mühimme defterleriyle sınırlı kalmamış,Osmanlı Arşivi'nde Ali Emirî, İbnülemin ve Muallim Cevdet belge tasniflerinde de dağılmış fonlar halinde Ruus defterlerine rastlanmaktadır.72

70 Aydın, a.g.e., s. 93; Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lügatı, s. 447; Uzunçarşılı, a.g.e., ss. 46-47.

71 Aydın, a.g.e., ss. 93-97.

72 Göyünç, a.g.m., s. 29; Aydın, a.g.e., s. 92; Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, ss. 70-73.

(31)

İKİNCİ BÖLÜM

2. 1509 NUMARALI RUUS DEFTERİ'NİN DEĞERLENDİRİLMESİ

2.1. Defterin Fiziki Durumu

Çalışmamıza konu olan defter, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Bâb-ı Âsafî Ruus Kalemi defterleri (A.RSK.d) fon koduna kayıtlı 1509 Numaralı Ruus Defteri'dir. Defter 11x32 ebadında olup ciltsiz ve ebrusuzdur. 188 sayfadan müteşekkildir. Defterin sayfaları sonradan arşiv çalışanları tarafından numaralandırılmıştır. 2-7, 183-186 ve 187-188 nolu sayfaları boş olup 60-61 numaralı sayfaları mükerrerdir.

2.2. Diplomatik ve Teknik Özellikler 2.2.1. Genel Özellikler

Defter tek sütunlu olup içerisinde toplam 1245 hüküm kaydı bulunmaktadır.

Hükümler umumiyetle sıkıştırılmadan boşluklar bırakılarak düzenli bir şekilde tutulmuştur. Ancak hükümlere sonradan yapılan eklemeler eğik bir şekilde hüküm aralarına sıkıştırılmıştır.

Defter divani hatt ile kaleme alınmıştır. Defterdeki hükümler genel olarak okunabilir bir şekilde yazılmasına rağmen bazı kayıtlar özensiz olarak yazıldığı için bunların okunması zordur.

Hükümler, umumiyetle atama yapılacak görevin ve bulunduğu yerin isminin zikredildiği ifade ile başlamaktadır. Bunu müteakiben hükmün yazılmasına sebep olan kişinin kim olduğuna dair bilgi verilmektedir. Ardından atama yapılmasına sebep olan durumdan ve buraya kimin tayin edileceğinden bahsedilmektedir. Hükmün hemen sonuna ise tarih yazılmaktadır.

(32)

19 2.2.2. Tarih Yazım Şekli

Defterdeki ilk kayıt ''fî evâhir-i M. Sene: 1048'' tarihli iken son kayıt ise ''fî evâ’il- i Ş. Sene: 1049'' tarihlidir. Defterde genel olarak gün ve yıllar rakamla; ay adları ise harflerle yazılmıştır. Tarihler ne şekilde yazılırsa yazılsın başında ''fî'' ya da ''tahrîren fî'' veya ''el-vâkiʻ'' ibareleri getirilmiştir. Ayrıca ay adı ile yıl arasına ''sene'' kelimesi konulmuştur.

Defterdeki tarihlerin yazımında genel olarak ortak bir yol izlenmiştir. Ayın ilk on günü için ''evâ’il''73 ifadesi, ikinci on günü için ''evâsıt''74 ifadesi ve ayın son on günü için ''evâhir''75 ifadesi kullanılırken bazı tarihlendirmelerde ise ayın ilk günü için ''gurre''76 ifadesi son günü için ''selh''77 ifadesi kullanılmıştır. Ayların yazılmasında çoğunlukla ''fî 7 S. Sene: 1048''78 örneğinde görüleceği üzere ayların rumuzları kullanılmıştır. Bazı hükümlerde ''tahrîren fî evâhir-i Muharremü'l-harâm Sene: 1048''79 örneğinden anlaşılacağı gibi aylar sıfatlarıyla yazılmıştır. Bunların haricinde ''fî evâ’il-i Şa‘bân Sene:

1048''80 örneğinden anlaşılacağı gibi ayın sadece ismi ile yazılan tarihler de pek çok yerde geçmektedir. Sayısı az olmakla birlikte bazı hükümlerde ise tarih kısmının boş bırakıldığı görülmektedir.

Bazı tarih yazım örnekleri;

,

''Fî evâsıt-ı Z. Sene: 1047'' (Ruus 9/1), ''Tahrîren fî 26 Râ. Sene: 1048'' (Ruus 49/7).

73 BOA, A.RSK.d 1509; 8/1.

74 BOA, A.RSK.d 1509; 8/2.

75 BOA, A.RSK.d 1509; 9/2.

76 BOA, A.RSK.d 1509; 20/5.

77 BOA, A.RSK.d 1509; 112/7.

78 BOA, A.RSK.d 1509; 32/7.

79 BOA, A.RSK.d 1509; 18/6.

80 BOA, A.RSK.d 1509; 111/6.

(33)

20 ,

''el-vâki‘ 14 Ş. Sene: 1048'' (Ruus 106/7), ''Fî 15 M. Sene: 1048'' (Ruus 15/2).

2.2.3. Elkab ve Dua Formüllerinin Kullanımı

Osmanlı Devleti'nde devlet memurlarına ve yabancı devlet hükümdarlarına yazılacak yazılarda kişilerin mevkisine uygun elkab81 ve dua82 kalıpları kullanılırdı.

Mevkisi olmayan kişiler yani halktan olanlar ise ''Mustafâ Halîfe,83 el-Hâc Hasan84 ve Emîne Hâtûn85'' gibi sade bir şekilde yazılırdı.86

Defter içerisinde genellikle elkab kullanılmasa da İstanbul kadısı için ''akzâ kuzatü'l-müslimîn''87 elkabı kullanılırken, Kirmasti kadısı için ''kıdvetü'l-kudât ve'l- ahkâm''88 veya ''kıdvetü'l-kudât ve'l-hükkâm''89 elkabı, Köyceğiz kadısı için ise ''kıdvetü'l- kudât ve'l-hükkâm''90 elkabı kullanılmıştır.

Dua cümlesi olarak ise padişahlar için ''aleyhi'r-rahmeti'l-gufrân''91 ve ''tâbe serâhu''92 ibaresi kullanılırken, divan katibleri için ''zîde kadruhû'',93 kadılar ve naipler için ''zîdet fezâ’iluhû''94 veya ''zîde fazluhû'',95 müteferrika için ise ''zîde mecduhû''96 gibi dua cümleleri kullanılmıştır.

2.2.4. Tevcih Şekilleri

Çalışmamıza konu olan Ruus Defteri'nde yer alan atamalar meşrutiyet üzere, lazım olmağla, mahlulen, tecdid ve ibka gibi farklı şekillerde yapılmıştır.

81 Kütükoğlu, a.g.e., s. 101.

82 M. Tayyib Gökbilgin, Osmanlı Paleografya ve Diplomatik İlmi, İstanbul: Enderun Kitapevi, 1992, s. 68.

83 BOA, A.RSK.d 1509; 22/3.

84 BOA, A.RSK.d 1509; 32/2.

85 BOA, A.RSK.d 1509; 10/2.

86 Kütükoğlu, a.g.e., s. 129.

87 BOA, A.RSK.d 1509; 132/3.

88 BOA, A.RSK.d 1509; 38/1-2.

89 BOA, A.RSK.d 1509; 38/3-4.

90 BOA, A.RSK.d 1509; 132/2.

91 BOA, A.RSK.d 1509; 9/1.

92 BOA, A.RSK.d 1509; 14/8.

93 BOA, A.RSK.d 1509; 44/2, 106/5.

94 BOA, A.RSK.d 1509; 27/3.

95 BOA, A.RSK.d 1509; 78/3.

96 BOA, A.RSK.d 1509; 53/2.

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :
Outline : Muhtevası