ENDÜSTRİYEL ÜRÜN TASARIMINDA FANTEZİ
Mustafa AGATEKİN*
Her geçen gün yeni bir sözün söylendiği, sosyal, kültürel, politik ve ekonomik çalkantıların yaşandığı,sürekli bir tüketim krizine
girilmiş
olan
çağırnızda, yaşamniteliklerimizin
değeriniyükseltmek, nesnel dünyaya
karşı ilişkilerimizidüzenlemek için mutlaka
çağdaşbir
tasarım
bilincine
ulaşmakgerekir. Bunun için öncelikle mevcut
tasarım anlayışınısorgulamak ve meydana gelen yeni
oluşumları ranımlayubilmekgerekmektedir.
Tasarım kavramı
temelinde bir nesne yaratma olarak belirlenebilirse de, içerisinde insan, kültür, zaman boyutu, üretim ve kullanım süreci ile birlikte komplike bir kavramdır. "İnsanın çevreye olan uyumunu basit bir olgu
değil, yaratıcıve düzenleyici bir kültür bütünü olarak görmek ve değerlendirmek gerekir. İnsan özde gereksinimleri, eylemleri ve
davranışlarıile bir bütündür.Bu bütünü insansistemi olarak tanımlayabiliriz.İnsan sistemi ayrıca sürekli olarak içinde yer aldığı çevre sistemi ile karşılıklı bir iletişim halindedir. İşte insan sistemi ile çevre sistemi
arasındaki etkileşimdenortaya
çıkansonuca
"tasarımolgusu" diyoruz (Tübitak,1987:20). Herhangi bir ürünü tasariama ve biçimlendirme
düşüncesitarih içinde çok
değişikyollar ve tekniklerle vurgulanarak günümüze kadar
gelebilmiştir.Çünkü her ürün onu
oluşturanyada
hazırlayan koşullara bağlıolarak
biçimlendirilmiştir.
*
Anadolu Üniversitesi, Bozüyük MeslekYüksekokulu. Seramik Bölümü, ÖğretimBugün için
tasarım kavramı,modernizmin
getirmiş olduğuher
değişim
ve
gelişim bağlamındagünün talep ve
koşullarınauygun çözümler bulma,
değişimeayak uydurabilme
gerekliliğindedaha karizmatik bir kavram olarak
karşımıza çıkmaktadır.Bu gereklilikler
tasarımcıları
genel üretim
metodlarıve çözümlemelerinde yeni bir
takımarayışlara itmektedir.İşte tüm bu gereklilikler doğrultusunda bugün için
tasarım kavramında olması
gerekenler
şöyle belirlenmiştir;"üretilmekte olan
tasarımdazaman içerisinde küçük
değişikliklergerekmektedir, üretimdeki teknolojik yenilik ve
değişikliklere dayalıolarak
tasarımınyenilenmesi gerekmektedir, büyük yenilikler gerektiren yeni
tasarımların yapılmasıgerekmektedir, tümüyle yeni kavramlara
dayalıyeni
tasarımların yapılması
gerekmektedir" (Küçükerman, 1996:31).
Daha önce de
belirtildiğigibi
tasarım kavramıkomplike bir
yapıya
sahip olup,içerisine
çoğuzaman
ayrı ayrıele
aldığımızya da
çoğu
zamanda birbiriyle
örtüştürdüğümüz "Buluş","Yenilik" gibi
tanımlamaları
da
alır.Endüstriyel ürünlerin ortaya
çıkışıda
"BuluşYenilik-Tasarım"
üçlüsünün ibir biri içerisinde eriyerek ya da
özdeşleşmeleriyle gerçekleşebilir. "Buluş"
ve "Yenilik"
tanımlamaları anlamdaşolarak
algılansalarbile
bazıtemel
farklılıkları vardır."Bir
Buluş'ta
amaç, genel
tanımıylaher hangi bir alanda, o ana kadar bilinmeyen bir çözümün ortaya
çıkarılmasınadönüktür ve genelolarak yöntemli bir
çalışmanınürünüdür. Yenilik ise
başkaözellikler
taşır,önceden bilinen bir çözümün, yeniden
değişikyorumlarla ve
yaklaşımlarla tasarlanması
olarak da özetlenebilir. Burada belirtilen
"değişik yaklaşımlar"
; bir
buluşa dayanırya da dayanmayabilir"
(Küçükerman, 1996:33).
Tasarım
yapma
düşüncesinintarihsel süreç içerisinde ilk
çağlardan
itibaren
insanınherhangi bir malzemeyi eline alarak onu yeniden biçimlendirme
isteğiylebirlikte
başladığı varsayılabilir. Çeşitliamaçlar için tasarlanan ürünler,
yapılmış, kullanılmışve
işibitince de atılmıştır. Çünkü o dönemlerde tasarlayıcı-üretici-kullanıcıaynı
insanlardırve ürünlerden tek beklentileri
"işgörüyor"
olmalarıdır.2
Daha
sonraları"Hünerli
usta-yapıcılar"olarak
tanımlayabileceğimiz
bir dönemde
uzmanlaşmanın başladığıgörülür. "Teknoloji tarihi,
yapı ustası, taş ustasıgibi örnekleri
kolaylıkla sayılabilecekbir çok
uzmanlık vardır.Ancak bu kesimler bir süre sonra, mesleklerinin bütün bilgilerini, yöntemlerini, kendi
aralarında saklanmasıgereken bir
sırkabul edip, korumaya
başlamışlardır"(Küçükerman,
ı989:57).
Dolayısıyla geçmişin"Hünerli
Tasarımcı- Üreticisi" ürününün ilk aşamasından son aşamasına kadar kişiselolarak sorumlu
olmuşve her
şey"el" ile
hazırlanmıştır.Endüstriyel
tasarım kavramındakibu çizgi Endüstri Devrimine kadar devam
etmiştir.Endüstri Devrimi ile birlikte
tasarım kavramındave
anlayışlarındabir
değişim yaşanmaya başlanır.EndüstriDevriminin
getirmiş olduğu makinalaşma,
kendi endüstrisini de
oluştururve bu
oluşum hızla yayılır.
Bu
hızlı değişimeayak uydurabilmek için
geçmişteki
hünerli"
tasarımcı-üretici"
kimliğinden sıyrılan tasarımcılar çalışmalarını genişbir
tasarımcıgrubu ile
paylaşarak gerçekleştirmedurumuna
gelmişlerdir.Toplumlarda
tasarımbilinci yine bu dönemlerde
"buluş"
larda kendini göstermeye
başlar,endüstri için ürün
tasarımında"Yaratıcılık" kavramının
irdelenmesi de yine bu dönemlerde
gerçekleşir.19 yy.
başlarındatoplumdaki
değişimler tasarımkonusunda yeni bir
çağın başlangıcını belirlemiştir. ı850' lerde
başlayanmodernist tutum her alanda
olduğugibi endüstriyel ürün
tasarımı alanındada yeni, özgür ve
"çağdaş"yaratma bilincine yönelik
girişimleresahne
olmuştur.İngiltere' de J.Ruskın' ın başlattığı endüstri ile sanatın
bağdaşamayacağınıileri süren
görüş,yeni
akımların doğmasınaneden olur ve W.Morris
önderliğindeArts and Craft
akımı oluşur.Bu
akımların
daha da güçlenerek
gelişmeye başlamasınınhabercisi Art Nouveau
akımıdır.Art Nouveau;
geçmişin taklitçiliğinetepki olarak yeni bir biçim
dünyası
ile ürünler vermeye
çalışan, standartlaşmaya karşıolan, tüm insani
duygularınbelirtilmesi
inancınıöznel bir süsleme
anlayışıile ifade eden bir
akımdır.Art Nouveau'da " Grafikten mimariye kadar uzanan
geniş
bir skalada, bitkisel
diyebileceğimiz,büyük ölçüde uzak
doğudüzen ve evrensellikten, genel-geçerlikten
uzaklaşıptek
defalığayönelen bir yaratma ifadesi için son derece
elverişlibir ortam meydana getirecektir"(Küçükerman, 1978:49). İşte bu yönelimle birlikte endüstriyel
tasarımdafantezi'nin
kullanımına ilişkinilk örnekler görülmeye
başlanmıştır.Bu
bağlamdaAntonio Gaudi'nin "Casa
Mila"sıiyi bir örnektir.
Endüstriyel
tasarım kavramı"Walter Gropius"un 1919
yılındaBauhaus okulunu
açmasıylabirlikte
çağdaşanlamdaki
kimliğinisorgulamaya
başlamıştır."DarmstadSanatçılarKolonisi ve Deutsche Werkbund (Alman
Sanatçılar Birliği)un
düşüncelerinidaha da
geliştirenBauhaus, günlük
eşyalariçin
çağdaşve yeni biçimler
oluşturmaya başlamıştır.Bauhaus, tarihten hiç yararlanmadan evrensel bir uslüp
geliştirmeyi
amaçlayan De Stijl
akımınınAlmanya' daki
devamıdır"(Pilehvarian, 1993:89). Bugüne
geldiğimizdeendüstriyel
tasarım kavramı alışa geldiğimiznormal
fonksiyonlarının yanında yaşamniteliklerimizi yükseltme, yönlendirme ve düzenleme gibi
fonksiyonlarıda yüklenmektedir.Tasanmda yeni verilerin, tekniklerin ve malzemelerin de
kullanılmaya başlanmasıylaüretimin
sınırları sonsuzlaşmaya başlar.Geriye dönüp
baktığımızdaendüstriyel ürün
tasarımı alanındamodernizm ile
başlayansüreçte
şuyönelimleri görüyoruz:
- Bu yönelimlerden ilki Art Nouveau
akımıdır.Art Nouveau, tarihte o zamana kadar
eşiolmayan bir biçim düzenine
ulaşmayıamaçlayan ve günümüz
tasarım kavramlarınınbiçimsel niteliklerinin de
tohumlarını
atan, tasarlama ve uygulama biçimlerine
önyargısızbir çözüm
anlaşıyıgetiren bir
akımdır.-
Diğerbir yönelim ise
çağdaş tasarımniteliklerini
yalınlıkve eyleme uygunluk olarak özetleyen ve
bunlarımakina
çağıverileriyle
birleştiren,
etkin bir tasarlarna-üretme metoduna
bağlıolarak da tüm sanatlara etki ederek "temel
tasarım"olgusunu ortaya
çıkaranBauhaus- De Stijl ve Werkbund gibi üç önemli
akımınetkisiyle
oluşanyönelirndir.
Bütün bu
akımların getirdiğiyada
oluşturduğukavramlar
20.yy'ıngenel çizgisini belirlemeye
başlar.4
-
Tasarım anlayışındahareketlere,
dönüşümlere, gelişimlere açık, kesinleştirilip durağanlaşmamışçözümler üretme yönelimindeki günümüz
yaklaşımlarıçizgisinde ortaya
çıkan diğerbir
oluşumda,
yaratıcılık bağlamında 'fantezi'ye yaslanan tutumlardır. Ütopya diye de
tanımlanabilecek
bu
tasarımlar çağdaşbilim ve teknik yöntemler sayesinde
genişbir uygulama
alanı bulabilmiştir.Fantezi;
tasarım kavramıiçerisinde
yaratıcılıksürecinde
tasarımcının
tüm biyolojik ve psikolojik edinimlerini tasarlanan nesneye
aktarması
ve
yoğunlaştırmasıylaortaya
çıkan yaratıcıtekniklerden ve yöntemlerden biridir. "Klasik, objektif,kendi nesnel
gerçekliği dışındahangi alanda olursa olsun (edebiyat, müzik, tekstil, zenaat ve
takıcılıkgibi) bir konuya daha özgür, daha serbest, daha
bağımsız, sınırları zorlayıcıolarak bakma, gösterme, ifade ve örgütleme. Daha çok psikoloji terimi olarak bilinir.
Doğru, akıllı, mantıklı düşünceve süreçlerin
dışındaolup ama
farkına varış, farkında oluşdurumu.
Fantezi,
bilinçdışılık değil,bilinçlilik belirtir" (Atalayer, 1994: 2).
Bu çizgide
sanatıntarihine
bakıldığındasanatta 'Fantezi' teriminin kullanımının ilk olarak 14.yy'da İtalyan ressamları tarafından
ani korku ya da ürpermeyi ifade eden bir anlamda
kullanıldığıgörülür.
Fantezi kelimesi İtalyanca "capriccio"dan türemiştir. İngilizce ve
Fransızcadaki karşılığı "caprice" terimi de kökünü İtalyanca
"capriccio'dan
almıştır.14.yy.'dan itibaren Orta
çağresim ve
edebiyatında yaygın
olarak
kullanılmaya başlayanbu kavram 16.yy'a
gelindiğinde
anormal, tuhaf
manası taşımaya başlarken,fantezi
aynızamanda
dalgınkenrastgele çizilen
şekillerya da biçimler
anlamında kullanılmaya başlanır.16. yy.'
ınikinci
yarısındanitibaren fantezi, görsel sanatlarda
bağımsızbir tür olarak ilk kez
tanımlanmıştır.Fantastik
Sanatınen
canlıdönemi,
Rönesansın sonlarına doğruBarok dönemle 18.
yy'ınsonu
arasındakiperiyoda rastlar. "Psikiyatrinin Chacot'yla,
elektromagnetizmanınFaraday'la elde
ettiğiilerlemeler,
ispiritizmanın
moda
olması,E. Levi'nin 'gizlicilik"
alanındaöne
çıkması,
Balzac, Merime, Maupassant vb. yazarlar
tarafından işlenenfantastik
edebiyatın gelişimine elverişli koşullar sağlamıştır"(Hachette,
1993: 1247). Tüm bu verilerin
yanındaFantastik
Sanatın gelişip yaygınlaşmasınaneden
teşkileden faktörlerin
başındabilimin ve yeni tekniklerin ortaya
çıkmaya başlamasıgelmektedir.
Bu
bağlamda sanatıntarihine
bakıldığındafantezi
kavramınınher
çağdayeni anlamlarda türeyebilen bir kavram
olduğusöylenebilir.
Fantezi tarihsel süreçte "Bir tür
yazıngibi kaybolabilir fakat bir müzikal terim gibi de
yaşar"(Myers, 1959-1987: 351)
dolayısıylaher
çağkendi fantezilerini kendisi üretir.
Bugüne
geldiğimizdeise kendi öz
düşüncesini, algılar dünyasıile
algılarüstü evren
arasındakikopuklukta bulan Fantastik Sanat, bu çizgide endüstriyel ürün
tasarımcılarınında ilgisini
çekmişve 20. yy.
endüstriyel
tasarım anlayışını etkilemiştir.20. yy. endüstriyel
tasarım anlayışındabütün
tasarımcılariçin
eşit
derecede geçerli olan kesin bir yöntem yoktur. Fakat
mantıktemeline dayanan malzemeye, teknolojiye, ekonomiye,
işlevselliğe ilişkintüm
değerlere bağlıbir
tasarımstrüktürü
vardırve
tasarımcıbu strüktür içerisinde iyi bir ürün elde etmek için kendi
alıştığıbütün öznel değerleri de buna ekleyecektir. İşte fantezi olarak tanımlandırılan,
görünüşüçok sevimli,
işlevleriile hedeflenen
doyuruculuğupek az yerine getiren ya da getirmeyen,
çoğuzaman sadece moda
olduklarıiçin gündemde kalan bu ürünler, bu
bağlamdaendüstriyel
tasarım mantığınaters
düşmektedirler.Çünkü fantezi
tasarımları,büyük ölçüde bireysel istek ve kaprislerin biçimlendirmesinde,
amacısomut bir
işleviyanıtlamak
olmayan, özellikle de genel geçer
eğilimlere uymayı yadsıyantutum ve
davranışlardır.Endüstriyel
tasarımyönteminde belirli
öğelerin, değerleringöz önünde bulundurulmasıtartışılmaz bir olgudur. Örneğin; tasarlanacak objenin, onu ortaya
çıkaracakoptimal malzemeye sahip
olması gerektiği,her malzemenin kendi
doğası gereğibir
doğruteknolojisinin
bulunduğu,
bu teknolojinin de belli formlara olanak
verdiğigibi bir çok kriter, gözden
kaçırılmamalıdır. Dolayısıylaendüstriyel ürün tasarımında "İşlevselliğin" biçimi ortaya çıkarmada temel belirleyici
olduğunu rahatlıkla
söylenebilir. Fantezi
tasarımlarıise bu noktada, biçimin
oluşumunda işlevselliğiikinci planda görmesi
bağlamında6
endüstriyel ürün
tasarım mantığına aykırı düşmektedir. Şuhalde fantezi
tasarımların işlevsellik kaygısından
çok estetik
kaygı taşıdığısöylenebilir. Bu konuda İtalyan tasarımcı Bruna Munari şöyle diyor:
"Teknoloji
arayışıiçinde sanatsal hayal gücü (Fantezi)
değil, yaratıcılık kullanılmalıdır.Fantezi
sınırsızdırve fantastik fikrin
nasıl gerçekleştirileceğikonusunu dikkate almaz. (Fanteziye yaslanan
tasarımcılar,
teknolojinin
herşeyi yapabileceğinisöylerler); oysa
yaratıcılık
daha ince bir
buluşgerektirir, çünkü teknoloji ve malzemenin izin
verdiğiformlar içinde
gerçekleştirilmek zorundadır"(Munari, 1998:
90).
Başkabir ifadeyle; Endüstriyel
tasarım,genelde belli bir ritmde üretim yapma
eğilimindedirve ürettiklerinin uzun bir zaman dilimi içerisinde
kalıcı olmasıve ihtiyaçlara cevap vermesini bekler. Fantezi
tasarımcılarında
ise böyle bir
kaygı olmadığıgibi, daha çok geçici çözümlerle,
hızlıtüketim için üretim söz konusudur.
Tüm bu
çelişkilergözönünde
bulundurulduğundafantezi
tasarım
ürünlerinin, endüstriyel
tasarım kavramıiçerisinde yer
almasıoldukça zor
olmaktadır.Fakat fanteziye dayanan bir tür sanat olgusunun endüstri içinde yer
almasının imkansız olduğu anlamınagelmez. Çünkü,
unutulmamalıdır
ki endüstri
çağı sanatını geçmiş yüzyılların sanatından ayırantemel özelliklerden biri de her yeni sözün
söylendiğianda
değişime uğramasıdır.
Sonuç olarak denebilir ki; İnsanı tasarım bilincine yönlendiren etmenlerin
başındayön bulamama ve
kararsızlıkgelir, bu da
doğalbir gereksinim ortaya
çıkarırve talep sözkonusu olur. Günümüzde endüstri
tasarımı
bu noktadan hareket eder ve hem
sanatın teknikleşmesihem de
tekniğin sanatlaşması bağlamında
güzel ile
faydalınınorganik bir
bütünleşmesini sağlar.
Bugün için de idealolan budur.
Tasarımda
fantezi ürünleri, bu
bütünleşmeyitam olarak
sağlamadığı
için endüstriyel
tasarımürünü olarak gösterilmemeli, alan olarak sanat
alanıiçerisinde
değerlendirilip, tanımlanmalıdır.Çünkü bir tek sanat
alanıiçerisinde önce arz, sonra talep, sanat
alanı dışındakibütün alanlarda önce talep sonra, arz gelir.
Fantezi, endüstriyel
tasarımve sanatsal
tasarımlarda yaratıcılık bağlamındaortaya
çıkangenel bir olgudur. Her
çağkendi fantezisini kendisi
oluşturacaktırve fantezi olgusu sanat ve endüstri
alanında gelişimibelirleyecektir. Fantezi, bu
gelişimi, geçmişeve
geleceğeöykünmelerle sağlar. İşte bu bağlamda fantezi sanatsal bir olgu olarak endüstriyel
tasarımstrüktürü içerisindeki yerini alacak fakat ortaya
çıkanobjenin endüstriyel bir ürün
değil,sanat
yapıtı,sanat eseri ya da sanat ürünü olarak
değerlendirilmesidaha
doğru olacaktır.8
ATALA YER, Faruk
KAYNAKÇA
G6RSEL SANATLARDA ESTETiK ETKiLEŞiM, Anadolu Üniversitesi, O.S.F. Yayınları, No: 6,
Eskişehir,
1994.
" "
TasarımdaEsin A
vcı1ığıve Yeni Form
Üretme Yordamları" 5. Ulusal Sanat Sempozyumu "SANAYİ ve SANAT"
Bildiriler Kitapı, H.Ü., O.S.F. Yay., Ankara, 1997.
ERİNÇ, Sıtkı M. KÜLTÜR SANAT SANAT
KÜL TÜR, Çınar Yayınları, İstanbul, 1995.
KING, Serge HAYAL MÜHENDisLiei eç.
Aysun
Babacın),Kural
Dışı Yayınları,İstanbul, 1996.
KÜÇÜKERMAN, Önder Endüstri İçin Ürün Tasarımı Üzerine Notlar, TASARıM DERGiSi, Eylül, İstanbul, 1996.
"
MUNARİ, Bruno
" ENDÜSTRi ıÇIN ÜRÜN
TASARIMINDA
YARATıCıLıK, YapıEndüstri Merkezi
Yayınları,1.
Baskı, İstanbul, 1996.
"Yazılarından
Seçmeler", DEKORASYON DERGiSi, Mart,
İstanbul, 1988.
MYERS, S. Bernard
OHL, Herbert
ENCYCLOPEDjA OF WORLD ART, 17. Cilt, New York, 1959-
1987.
"Tasarım Uygulamasına Önverme", 2.
JSTANBUL SANAT BAYRAMı
TÜRKjYE'DE SANAT EejTjMj SEMPOZYUMU, Programlar ve
Araştırma Dizisi No:3, İstanbul, 1981.
PİLEHVARİAN, N.Kara "Endüstri Devrimi ve Yeni Ufuklar",
TASARıM DERGjSj, Sayı:32, İstanbul, 1993.
TURANİ, Adnan
TÜBİTAK
SANAT TERjMLERj SÖZ L Ü e Ü, Remzi Kitabevi
İstanbul, 1993.
TÜRKjYE'DE KENTSEL DIŞ MEKANLARıN DÜZENLENMESj, Tübitak Yay., Ankara, 1987.
Gelişim