Cilt: 7
Sayı:
42
Ağustos
1936
ÜLKÜ
HALKEVLERi DERGİSİ
N O T L A R ve İ K T İ B A S L A R
PAPALI(HN MOGOLLARLA
MÜNASEBETİNDE BİR SAFHA Vatikan kütüph'anıesi yazıcrlarmdan
Doktor Gino BorgheZ'i.o, 19-25 teşrini
evvelde Roma'da toplanan « Roma
Tetkikıleri Milli Kong.resi » ne, Papa-
lık ile Mengollar arasındaki münase- betlere dair bir tetki.k takdim etmiş
tir. Kongre zabıtları ancak .iki sene sonra çıkabileceği için, müellif.in bu hususta yazdığı mühim bir hülasa- mn tercümesini Peşrediyoruz :
XIII üncü asırda Avrupayı tehdit eden sarı tehlikeye karşı koymak için, papala:r derhal faaliyete geçti- ler. Bu tehlikel-i akma sed çekmek için, doğrudan doğruya ·«Büyük Han»
ı ve diğer Mongol hükümdarlarını
sulha ve 'hıristi..yanlığı kabule davet ettiler ve bu ıhususuta fransisken v_e dominiken gibi iki yeni tarikatın bü- yük gay.retinden istifade ettiler.
Papa IV üncü İnosan, centııbi Rus- ya Mong:ollarına, Giovanni da Pian del Car.pine'nin fransisken misyonu- nu göndermi§ti. Papa'nın murahıhası
çok iyi ıkar.şılandr, diğer ıbirçok ec- nebi elçilerle birlikte 24 ağustos 1246 da, Karakurum'da « Güyük Han » ın
tahta çıkma merasiminde hazır bu- lundu. Fakat, dönüşte, beraberinde
ge.türdiği mektuplarda, Papa, Garb hü-
kümdarları ve milletleri Büyük Hana
·tebaiyet etmed·ikçe ve Pa pa ile hülrum darlar bizzat gideı:1eık, metbuiyet ~a
zimatını icra etmedikçe, Tatarlarm
onlarla sulh· yapmak· niyetinde· olın::.
dıkları bild~riliyordu.
Daha sonra, Ascelino yahut Ansel- mo isminde bir deminiken rahibi, §i- mali garbi İran Mongollarını idare eden generalin nezdine gider.ek, tıpkr
evvelce Pian del Carpine'nin y~ptığı:
gibi, Büyük Han'ın hıristiyanlrğı ka- bul etmesini istedi. Fakat, Par-a'nın
elçisi bu defa da vazifesini yapm.:ığa muvaffaık olamadı vtet hudud baricine
çıkarıldı.
Flransa ıkıralı Saint Louis'nin gön-
derdiği iki elçinin ~kibetleri de bun- lerdan da'ha iyi olmadı. Bu elçilerden biri deminiken rabibi Andre de Long- jumeau'dur ki Güyük H~n'dan dul kalan ve tahta geçıen .oğlu Kaymiş
nezdine, diğeri fransisken Guillaume de Rubruck 1254 te Möngke'nin sa-
rayına gönderilmiştir.
Bütün bu misyonların siyasi neti- celeri o kadar müıhim olmasa biLe~
bıırist.iyan ~ileminin bunlardan ettigi istifade de ihmal edilecek derecede
değildir. Bu misyonlar sayesinde
mechı11 mıntaıkalar epiyce tanınmış
ve Avrupayı tehdit eden büyük Asya tehlikesi daha şuurlu olarak hissedii-
mişti.r.
Faıkat, Mongollar ve hıristiyanlar,
bilhassa Suriye'deki Kahi.re mahkurn-
larınrn temsil ettiği İslamiyet - bu
müşterek -dü§lDan - müvaceh'esinde
PAPALI(HN MOGOLLARLA
MÜNASEBETİ45 1
ittifak etmek lüzumuna kani oldular.
Bu pr·o.je, İran Mongol hükümdarla-
rının tamamen İslamiyeti kabullerile iflas etti. Fakat Möngke ve Hülagü
zamanlarında nisbeten makul idi.
·Çünkü lb.e.r ikisinin de annesi hıristi
yan Kerayt Sorgaktani ve iıkincinin karısı nasturi '« Dokur Hatun » idi.
Şark ile Roma kilisesi ıarasındaki münasebetlıer artık genişlemiş ve hı
ristiyanlığın daha tanılarak dini tari-
katların gittikçe da.!ha uzak havaliye
yayılmasını kolay laştırm.ıştı.
Hülagü'nün büyük oğlu ve İran İl
hanı Abag<\ (1265-1282) nin karıların
dan biri, şark! Roma imparatoru Mic- hel Paleolo,gue'un kızı, Bizans prense si Despina Mariıa idi ve bizzat Abaga
hıristiyanlığıa. mütemayil olduğunu
söylüyordu. Hatta Garbda, onun hı
ristiyanlığı kabul ettiği rivayeti bile
çıkmıştı. Demek ki muktedir ve ha- kim Arablara karşı Tatarlar ile Pa-
palığın anlaşması için en müsait za- man gelmişti.
1267 senesi başında, Abağa, Roma- ya mur?Iıhıaslarını göndermişti. Mek-
tuplarının muhteviyatını bilm-iyoruz.
Fakat IV üncü Kleman'ın cevabı mu-
'lıafaza edilmiştir : « Asil Tatar kav- minin hüıkümdarı, muazzam ve muli-
teşem Elehani Apacha'ya ». Papa, onun kendisine « asli » bir .haberci
vasıtasile gönderdiği mektuplardan dolayı te§ekkü~ ediyor, faıkat saray- dakilerin b,epsi için mechUI bir !isan- la yazıldıklarından, tercüme edileme- diklerini söylüyor : ~< O esnada sa-
rayımızda bulunanlardan 'hiç birisi bize senin mektubunu okuyamadı . ve sen diğer defa yaptığın gibi ( dıemek
ki bu Abaga'nın ilk mektubu değil-
di ) Latince yazmamı§tın ;bunun .için ancak mektubu getirenin sözl&i va-
sıtasile anlamak ve bu sözlere göre sana cevab vermek icab etti ».
Papa Abaga'nın hıristiyanlığı ka- bul ettiğine inaniyor : « Her şeyden evvıel bütün iyiliklerio vericisi olan Ulu Tanrıya şükrederim. O, senin
ıkalbinin .gözünü aydınlattı. Bu suret- le sen onu tanıyacaksın ve ona haki- rane tapınacaksın ve nev'i beşer.in se- lameti için salibe çıkmış olan oğluna
tapınacaksın ve onun salibinin bayra-
ğına hürmet göstereceksin. » Papa ona, mukaddes toprağa yapılacak haç-
lı seferinin projesini bildiriyor ve
hır.istiyan hükümdarlarının '« İsa'nın
namını bütün kuvvetlerile yükselt- mek ve Arab ır-kım hatta adını yok e;tmek » h'aık;kındaki kararlarını habe.r veriyor. Abaga'nın Utinlerin yardı
mına gelmek :hakkındaki a.rzusuna
,gelince, Papa bu hususta müteşekkir
di'r, fakat hü.k.ümdarlarla istişa.re et- meden bu hususta kat'! birşey söyli- yemiyor : « Bizimkilerin daha hangi yoldan gelecekleri beUi değil ».
1267 senesi heyetindıen sonra, 1269 da diğer bir heyet daha ,gelmiştir ki bunu üçüncü addedebil.iriz. Soranzo,
tıeklifler.in muhtevasını bilmediği
için, şöyle bir tahminde bulunuyor :
« Abaga Han evvelce, hıristiyanlığı
kabul etmek ve katolik propaganda-
sına müzaheret etmek vaidler.ile, Pa-
payı vıe hıristiyan hukü.mdarlaırını oya1aınış ve cezbetmişti. 1269 heyetile, daha parlak ve müessir vaidlerde bu-
lunmuş olmalıdır. Mesela, Arablara
ve Kıpçak Hanına karşı açtığı harb- lerle, hı:r·istiyanların yardımını temin
452
ÜLKÜ, AGUSTOS 1936
etmek için, Katoliklerin menfaatleri- ne zarar verecek 'herhangi bir teşeb
büs veya harıeketten vaz geçmek, mu- kaddes toprağı zabtederek burasını
hrristiyan cuı:ıuriyetin hakimlerine tevdi etmek, muhtelif iktisadi men- faatLer ve diğer dostluık taa.hhüdleri gibi vaidler ».
Vatikan kiitüphanesi müdürlerin- den Monsinyor Eugenio T.isserant
tarafından keşfedelien mektubun nüs-
hası, bu heyetierin maksatlarım, Pa- paya verilen vesikanın muhtevasına
göre, kat'i olarak tesbit etmemize im- kan vermektedir.
Vatikan kütüphanesi müdürlerin- den monsenyör Eugenio Tisserant
\ taıı:afından keşfedilen mektubun nüs-
··"-.
basr, bu heyetierin maksatlarını, Pa- pa'ya verilen vesikanın muhtevasına
göre, kat'i olaraıle tesbit etmemize im- kan vermektedir.
:ilran Ham, 1268. de yazılan mektu- buna şu mutantan unvanlarla başla
maktadır : « Cenabı Hakkın kudretile Han olan Abaga'dan, mukaddes Ro- ma kilisesinin yüce reisine ». Bir se- ne evvel mongolca olarak ve 111\ltad Latince tercemesi olmıyan mektubun gönderilmesinin sebebini anitıyor :
« Mongolca yazmı§tık, çünkü o esna- da Latince katibimiz nrezdimizde de-
ğildi. » Sonra Charles d' Anjou'nn Manfredi'ye kar§ı yaptığı harb hak-
kında Papa'nın verdiği haberle,re .işa-
ret ediyor : « Yazdığm mektupla öğ
rendik ki, sen kıral Oharles d'Anjou'- ye karşı tevcih etmişsin ve mezkfır
kıral Charles, Manfredi'yi -hezimete
uğratmış ve ordusile onun toprağını.
istila etmi~tir. »
Abaga •her.kıes için sulh temin etti-·
ğini israrla hatırlatıyor : « Cenabı
Hakkm kudreti sayesinde Şarktan
Garba kadar, sultanlar, kırallar, hü-·
kümdarlar, sulh ve müsa1emetle ibize:
iltihak ve tebaiyet ettiler. » Halbuki.
düşmanlar amansxz bir katliame uğ
radılar : << Biz düşmanları müthiş bir katliam ile imha ettik; aleyhimize·
hazırlaıl.mış olanları öldürdük, evle-·
rini temellerine ıkadiır yıktık; onlara tabi olanları da mahvettik. »
Abaga tarafından hıristiyanlarm ve
onların ıkiliselerinin IJ:ıimayesi bakkın
da Papa'nın, A•baganın kay.ın pederi olan Bizans İmparatoru tarafından.
daima gönderilen mektuplar vasıta
sile haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Artık ittifakı neticelendirmek zamanı.
gelmiştir. Abaga, kardeşi Adgjiai'nin emrine gönder·ilmek üzere bir ordu
h'azxrlatrmştır : « Faokat size ve bütün
hıristiyanlara gönderdiğim mektup- larla bildirdim ki biraderim Hegei'yi, büyük Mr ordu ile hıristiyanlarm im- dadma gönderdim. Mukaddes maka-
mmızm bizim yardımımız için hazır
lattığı orduyu süratle toplamağa gay- ret ediniz ki düşmanlarımız bir tarai- tan sevgili ıkayın perlerimiz İmpar.a
torun tavsiyesUe gelen Aragon kıra
Imm 01rdusu, diğer taraftan da bizim
orduJarımız tarafmdan, kat'i şekilde
imha edilsin. Arzu ediyorum ki, bu
müşterek hareketin baberi düşmanla
rımıza süratle verilsin ve bu suretle rivayet ve fiil ayni zamanda tesirleri- ni icra etsin ve Babil'in köpek soyun-
PAPALIGIN MOGOLLARLA
MÜNASEBETİ453
dan olan· kafider ortada tamamen mahvolsunlar ».
İlhan . mektubunda, habereİlıerinin
de kimler olduğunu söylüyor: « Mu- kaddes makariunıza. tahsis ettiğimiz
habercilerden birıi sarayımızdaki mu-
·kaddes kilisenin muhafızı Adeasum,
diğeri de Nepkei'dir ».
Soranzo'nun tahminler.i esas itiba- rile Abaga'nın mektu;buna tetabuk et- mektedir. Ve elçile.r şüp'hesiz İlhan~ın
proj-e.Ierini ve arzularını şifahen daha iyi izah etınişlerdi.r. Bu mektupta
Abaga'nın İslamiyeri kabulüne dair bir kayıt yp k tur. Sadece kendisinin
gösterdiği tesamülı,a ve hır.istiyanlara
elan müzaheretinıe: işar.et edilmiştir.
Abaga'nın mu.rahhasları IX uncu Louis'nin ve diğer KatoHk hüküm-
darların sarayıarına da gideceklerdi.
Fransa sarayında büyük bir merasim- le kabul olundular. Misyonlannın ne- ticesinin ne olduğunu bilmiyoruz.
Bıelki, Tatar murahhaslarına karşı
müsait bir şekilde davrandılar ve bi- lahare onların krrallarına, Arablara
karşı yapilacak mücadele için bir teş
riki mesai planı 1gönde'I'diler.
Abaga tarafından gönderilen dör- düncü misyondan, ıkır.onikler vasıta
sile haberdarız. Lyon, Ma tk o W est- monasteriense konsili münasebetile
şöyle diyor : « Rıumlardan sonra on
altı Tatar geldi. Bunlar Moalli (mon- la?) idiler. Yanlarında kırallarınin mektupları vardı. Konsilde mutantan sözler monlaların kudretini :ilan etti.
Çok .iyi bir tesadüf neticesinde ev- vela bir Vatikan yazması sonra da bir Viyana yazması vasıtasile, Abaga heyetinin hakikaten mutantan olan
mektubunun metnini tesbite muvaf- fak oldum.
Mezkur iki yazmaya istinaden A-
baga'nın mektubunun tenkidi trans- kri.psiyonunu Kongreye takdim ede- rek, bunların muıhteviyatını . kısaca
hülasa etmekle iktifa edeceğim.
Haçlı o.rdulannı idare eden IX un- cu Louis'nin ölümü üzer.ine onun bu
teşebbüsü fena biır şekilde iflas edin- ce, mukaddes toprağı zabtetmek ve Arablara karşı harbetmek için, hıris
tiyanlar ile Tatarlar arasındaıbir itti- fak frrsatı ortadan kaı.lmuştı. Bu
müşkil anda, üç sene boş ıkalan Papa-
lık makamına X uncu Greguaır geçti.
Gregua.r Akka'dan İta·lyaya harek~t
etti. Daha mukaddes intihab merasi- mi yapilmadan evvel yeni bir haçlr seferi tertibi arzusunu izh'ar ediyor- du. Bu işi kolaylaştırmak için Papa 1 mayıs 1274 tarihi için bir .konsil
toplanmasına karar v:erdi. Konsilin
·ÜÇ gayesi olacaktı : kilisenin ıslahı,
Rumlada birleşme ve mukaddes top-
'Tağa haçlı seferi.
Konsil 7 mayısda açıldı. Daha .i·ki ay g.eçmeden -4 temmuzda- Şarık Ta-
tadarının Ham Abaga'nın elçileri meclise geldi. Bunları Lyon'a kadar getiren dominiken ırahiblerinden mü- rekkep bir .guruptu. «B-unlardan biri Kudüs Piskoposunun ve ayni mem- leket kıralının ve KDbrıs kıralının ha- bercisi rahip David idi ».
Tatar murahhaslarının g·etirdikleri itimatnameler evvela Mangolların
harblar neticesinde iriştikleri kudret
ve ıkuvvetten bahse_diyor : Şarkdaki
birçok memleketler, şimal ve cenub- daki bütün hükfimetler, Ceyhun nehr rine kadar, kudııetl-i Abaga'mn selef-
454
ÜLKÜ, AGUSTOS 1936
leri taırafından ve « Cenabı Hakkın
iradesi ve kuvvetile » inkiyad altına alınmıştır. Abaga'nın babası Hülagü, Ceyb'un nerhrini geçe;rek, bütün İran memleketlerini Arabiarıo elinden al-
mış ve Bağdadı muhasara ve zabtet-
miştir. Sonra Pyerim nehrine kadar, bütün Arabları mahv ve münhezim
etmiştir. Kalde'yi ve Med'leır memle- ketini de, F.irat nclırine kad~r, hük- mü altına almıştır. Tünkiye havalisi de, Hazer'den Karadenize kadar ha- raca bağlanmıştır. Keza Frigya, Pan- filya, Kapadokya ve Galatsya krt'alaırı
da bu akibete uğramışlardır. Halep,
Şam Sultanını Fırattan öteyıe lk<o.v-
muş ve Halebi kamilen tahrib etmiş
tir. Sonra ordusunu Kudüs Kırallı
ğına doğru sevkederek '« vaktile İs
rail oğullarının geçtiği tenha çöle
yürümüştiir ».
David ve arkadaşları Hülagü'nün
sarayında Katolik dini hakkında bir çok izahat vermişlerdi. ve Büyük Han bu dine büyük bir serbesti temin et-
mişti :
Kendileri-le sulhu ve dostluğu mu- hafaza etmek istediği Utinlere « mu- kaddes Kudüs şehrini ve onun kı
rallığını » vermişti. « Ve bütün bun··
ları rah'ip David, ayni tarikate men- sub arkadaşlarile biırlıiıkte, büyük bir meharet ve zeka iileı temin etti ».
Abaga Han, hıristiyanlığı kabul va- dinin Konsildeki rahipler ,üzerinde
nasıl tesir edeceğini biliyordu. Bu- nun için, kendisi hakkında keturo dawanmakla beraber babası Hülagü- nün rahip Dav.id'e ve bir arkadaşına
« htristiyanlığı kabul ve vaftiz olmak
hakıkındaki niyet ve arzularını tevdi »
ettiğ.ini yazmaktan çekinmiyor. « E-
ğer Cenabı Hak, işlediğimiz günahlar dan dolayı hayatını izale suretile ara-
mızdan almasaydı, bütün bunları ya-
pacaktı ».
Hülagü'nün ve onun hıristiyan zev- cesi, muktedir Hind hükümdan Gio- vanni'nin kızının vefatı üzerine, A- bağa, babasının yolundan yürürneğe karar verdi. M.e.ktupla'rda, babasının h~ıristiyanlara verdiği bütün imtiyaz ve müsaadeleri kabul ve tevsi ettiği
ni ve esirleri azad ederek onlara, Ak- deni.ze. kadar serbestçe gidebilecek vesikalar verdiğini yazıyordu.
Zaten evvelce Hülagü, devamlı bir' ittifak yapmak .için, adamlarını Pa-
pa'nın ve hıristiyan kırallarının nez- dine göndermişti, fakat İmpa.rator Frederik'in oğlu iManfr.edi bunları kovmuştu.
Şimdi Abaga konsili, hıristiyanlar
ile Tatarlar arasında, merasimi mall- susa .He, bir ittifaka davet etmek is- .tiyordu. « Güneş altında mevcud her- kese bildir.eLim ki, biz·im muktedir
hükümdarımız Abaga Han, mukaddes Roma kilisesinin bütün tebasile de-
vamlı sulh yapmaık arzusile, ·bizi. mu- kaddes Papalxk maıkamı vıe: yüksek konsil huzuruna elçi olarak gönderdi ve bize Mongolca ve Latince işaret
leri ha vi itimadnameler verdi; biz de
bunları çok muıhterıeıın sinyor kardi- naller müvacebesinde ve orada mev- cud bütün rahiplerin yanında Papaya takdim ettik ».
tran Tatarlarının hükümdrı, Ar·ab- lara karşı mücadele ve mukaddes top-
rağın zabtı için bir kerrıe daha müra- caat ediyor, yardıma hazır olduğunu
söylüyor ve yardım istiyordu. Buna mukabil yine hıristiyanlığı kabul va-
PAPALIGIN MOGOLLARLA
MÜNASEBETİ455
dini tekrar ediyGrdu. Hatta, murah- haslan, Konsil üzerinde nasıl tesir edeceğini pek iyi bildiklerinden, ken- dilerinin vaftiz edilmelerini istediler.
Bunlard•an birisi daha sonra diğer
ikisi, bilahare V inci İnosan adı ile Papa olan, Ostia Piskopos kardinal dominiken Pietro di Taırentasia tara-
fından vaftiz edildi. Fakat eski bir kronikçi bu hadiseyi şöyle kaydedi- yor: « Bu konsile Tatar murahhasları
geldi ve bunlar mukaddes kablarla vaftiz .edildiler; fakat bunu hangi maksatla yaptıklarını Allah bilir ».
Esasen ~yanı dik;kat :olan hadise, da:ha tantanalı bir mahiyet aldı: gerek
İtalya'da ger:ek başka yeırlerde, Ta- tar 'hükümdarının _Lyon'a gelip Pa- padan tae giydiği ve Roma kilisesi- ne ubudiyetini sunarak Katolik di- nini kabul ettiği rivayeti çıktı.
Tatar murahbasları, sonra ingilte- reye geçtiler, kıral Edvard'ın yanına
girdiler. İlhan ona da mu):taddes top- rak h~ıristiyanlarına yardım ıedeceğ.ini
vad•ediyordu. Murah,haslar belki liıris
tiyan hiiıkümdarlarının, Aragona ve Sicilya kırallarının sarayıarına git- tiler.
X uncu Greguar, Şarka d0nen Aba-
ga'nın muırahhaslarına verdiği mek- tupta (13 mart 1275), Tatarlar tara-
fından kendisine verilen haberlerden ve onların hıristiyanlxğı kabullıerin
den mütehhassis olarak, hükümdarm da 'hakiki dine girmesını .temenni ediyor: '« sıkışık kalp vıe zelil bir ,ruh ile Cenabı Hakka yalvardık ve yalva-
riyoruz ki, hakiki nur olan ve bu dün- yaya gelen her şahsı tenv.ir eden .o, mer-hamet edereık, sana ve seninkilere
hakikatın nurunu tanımak müsaadesi-
ni versin ve sizler onur. iradesi mu- cibince, hıristiyan dininin ve bizzat sizin :ruht ve manevi selamemizin yükselmesini gaye edininiz ».
Haçlı seferine gel•incc, bu hususta
icabında İlhana haber vereceğini ve murahhaslar göndereceğini vadediyor,.
bunlar da onun arzularına « senin ve seninkilerin sıh~at ve _selametine ve umumi menfaate müteallik şeylere>"
cevap vereceklerdir. Mukaddes Papa
cenapları, yalnız İsa diya;rının akibe- tile değil, aynı zamanda İran hüküm-
daırının ve onun idaresindeki halkın
ebedi selame,tile de alakadar oluyordu.
Lyon'dan Romaya büyük ümidle ve geni§ projelerle dönen Papa X uncu
Gıreguar'm ölümü ( 10 Kanunusani 1276) herh'angi bir haçlx seferi bulya-
sına ni·hayet verdi ve TatarJarla hı
ristiyanlar arasındaıki ittifakı doğma
dan ortadan .kaldırdı.
Aynı senenin son baharında, yine Abaga tarafından, büyük Kubilay Han narnma gönderHen sonuncu bir heyet te daha müsbet bir netice elde edemedi. Bu murah.haslar da Büyük
Han'ın vaftiz edildiğini söylemekte israr ediyo,rlardı ( fakat bunu şifaıhen söylüyorlardı. İtimadnamelerde bu mevzua temas edilmiyorrlu ).
Fakat, biz de, Soranzo ile beraber
şu fi.kirdeyiz : « Hır.istiyanlık le'hin- de göster.ilen bu müsaid hissiyat h,a- kikate tevafuk etmemekte idi. Filha- kika ne Abaga ne de Kubilay hıristi
yan ve tabii Kat~liık idiler. Her ikisi de Budist idi. Dahili siyaseti alaka- dar eden sebeblerden dolayı Budist
ıkalmağa mecbur idHeır. Onlar şu ka- naatte idiler ki Garb devletlerJle ve bilh'assa Papalık ile, kendileri vaftiz
456 ÜLKÜ, AGUSTOS 1936
edilmeden, ittifak imkam yoktu. Bu
-şaırt tahakkuk !etmedikçe sadece hı
ristiyan misyonerlerinin ve tüccar- larrum serbestçe seyahatine müsaade
·etmek ve propagandalarına göz yum- mak kaf.i değildi. Bundan dolayı, bu hükümdarlar bu hususta ta!bıriri bir vesika v:erme.kten çeıkiniyorlar ve kendi dinlerinden olan tebalarına el-
·çilik vazifesini ve.rmiyorlardı. Bu iş
için kendiler.ine birçok ilisan ve im- tiyaz ve.rdikleri, az çok ortodoks, hr- risti.yanlardan. istifade ediyorlardı.
Bunlar da bu hizmeti hüsnüniyetle veya suiniyetle ifa ediyorlar ve Ro- maya ve Katelik sarayianna giderek
İran Hammn ve Tatarlarm ve: Büyük imparatorunun J:ı.ıristiyan olduklarını söylüyorlardı ».
Kısaca telhis ettiğim vesikalar, pa-
paların, mukaddes makarnların muha-
fazası için nasrl bir gay.retle çalıştık
larını göstermektedir. Fakat daha zi- yade düşüncelerirı.in ıen başmda ge- len <~ ruhların kurtuluşu » hakkında
ki büyük arzularını isbat etmektedir.
Garb milletleıri, onlara bütün hıristi
yan kuvvetlerinin biır müdafaa ve ni- zam merkezi olarak tevcih ediyorlar,
Şark millteleri de h.ürmetle baş vuru-
yo,rlardı.
- Devamı var -
GİNO BORGHEZlO
SÜMERLERDE GAlVIALI HAÇ
SEMBOLLERİNİN İNKİŞAFI
[ Berlin Üniversitesi Profesörle - rinden Dr. Eckharıa. Unger tarafın
dan Farschung u. Fortschritt Mec-
muasında çıkan bu yazıyı, Siimer ve
Şark medeniyeti etrafında bir araş-
tırma mahiyetinde gördüğümüz için tercümesini neşrediyoruz. ]
l.Vlezopotanıya'da Sümerlere aid ola- rak gösterilen garnalı h,aç işaretleri ( 1) bu sembolün tarihi için hususi bir ehemmiyeti haizdir :
1) Bu üç gaı.-nalı haç evvelce .derce- dilen çivi yazısile yazılmış olan ki- tabelerle- miladdan evvelki 3200 tari- hine aidiyeti kati olan en eski sem-
bolleırdir.
2) Bunları Orta Asya Sümerle.ri
memlekıeıtlerinin dışına, Mezopotam- yaya götürmüşlerdir.
3) Miladdan evvel 2900 senesi etra-
fında hakimiyeti ele alan Akadlar
gamalı haç işaretini Mezopotamya'da eski Şar·k kültürünün bütün inkişaf safhalarında kullanmaıkta devarn et- tiler.
4) Bu üç Sümer garnalr haç a-şağı
daılci üç şekli veriyor :
a) Alelade 'hen d esi şekil ; b) dört
kuş kanadından örü·lmü§ bir ter ki b;
c) bir merkez etrafında diz çöker,ek seyreden saçları geriye doğru rü.z- garlanan ve ellerindeki sivri J:ıaı.ıçer
lerle havayı yaran dört çıplak kadın
kompozisyonu (şekil: 2). Gamalı haç hendesi sekiinin , dört kanatlx hac ~ ve dört-.rüzgar ilahlarını göster.en haç halinde gösterilmesi dört rüzgar ve siklon mefhumlarının izafesi keyfiye- tini tesbite hizmet ediyor.
(1) Unger: « Altorientalische Kö- nige als Kulturbringer » adlı yazı : Forsch. u. Fortschritt 1935. s. 153 f.;
Unger: « Gamalı-haç ve kapı tokmağı
Hava ilahı'nın fırtİna semb.olü. Aynı
yerde. 1936, s. 73 H.