• Sonuç bulunamadı

Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlarHazırlayan: Dr. Ertan Ural

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlarHazırlayan: Dr. Ertan Ural"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Neurology 2013;80:2065

JAMA Intern Med 2013 May 20

[Epub ahead of print]

J Am Coll Cardiol 2013 May 8

[Epub ahead of print]

Avrupa Hipertansiyon Derneği 23. Toplantısı

Amerikan Nöroloji Akademisi, kanamaya yol açabilecek tıbbi müdahaleler sırasında antitrombotik tedavinin uygulamasına yönelik yeni bir kılavuz yayınladı. Bu kılavuza göre, inme hastalarında, dişle ilgili müdahalelerde aspirin veya varfarine devam edilmelidir. İnvazif oküler anestezi, katarakt cerra-hisi, transrektal ultrason eşliğinde prostat biyopsisi, spinal/epidural işlemler ve karpal tünel cerrahisi gibi müdahalelerde aspirine devam edilmesi sakıncalı görünmemektedir. Bunlar gibi kılavuzda olası tıbbi müdahalelerin listesi yapılarak, bu durumlarda aspirin ya da varfarini kesme veya devam etme konusunda kanıtlara göre tavsiyelerde bulunulmuş. Yeni antiagreganlar ya da oral antikoagülasyon-lar ile ilgili herhangi bir tavsiyede bulunabilmek için kanıtantikoagülasyon-ların yeterli olmadığı belirtiliyor. Yarar/zarar dengesinin “nöroloji” yönünden değerlendirildiği bir kılavuz olmakla birlikte, bu konuda hazırlanmış güzel bir kaynak belge olduğunu düşünüyorum.

Akut kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatırılan hastalarda, tuz ve su kısıtlamasını arttırmanın klinik bir yararı olmadığını gösterildi. Bu çalışmada 75 hasta, hastaneye yatırıldıkları yedi gün veya hastaneden taburcu olana kadarki süre içerisinde, ciddi su ve tuz kısıtlaması (en çok 800 mL/gün sıvı ve 0.8 g/gün tuz alacak şekilde) veya herhangi bir kısıtlama olmayacak şekilde randomize edildiler. Üç gün içinde iki grubun arasında kilo kaybı açısından bir fark bulunmadı (fark 0.25 kg, p=0.82). Konjesyon derecesi aynıyken, susama hissi kısıtlama yapılan grupta belirgin fazlaydı. Otuzuncu günde tekrar hastaneye yatış ise ilginç bir şekilde istatistik anlamlılığa ulaşmasa da su-tuz kısıtla-ması yapılan grupta daha fazlaydı (kısıtlama yapılan grupta %29, kontrol grubunda %19, p=0.41). Mevcut çalışma kılavuz önerilerinin altında kalan bu aşırı su ve tuz kısıtlamasının herhangi bir yarar getirmekten öte zararlı olabileceğini düşündürüyor.

Perkütan yolla mitral kapak yapraklarının bir araya getirilme yöntemi olan MitraClip tedavisinin dört yıllık takip sonuçları bildirildi. Bu çalışmada ileri mitral yetersizliği olan (3/4 +) ve semptomatik ya da sol ventrikül disfonksiyonu gelişmiş 279 hasta, 2:1 oranında perkütan tamir veya cerrahi tamir ya da replasman yapılacak şekilde randomize edildiler. Dört yılın sonunda, birleşik son nokta olan ölüm, mitral kapak cerrahisi gereksinimi ya da yeniden ileri mitral yetersizliği gelişimi “görülmeme” sıklığı iki grup arasında farklılık göstermedi (MitraClip grubunda %39.8’e karşı, cerrahi grubunda %53.4, p=0.70). Parametreler ayrı ayrı incelendiğinde, ölüm (%17.4’e karşı %17.8) ve tekrar ileri mitral ye-tersizliği gelişmesi (%21.7’ye karşı %24.7) farklı bulunmazken, takipte mitral kapak cerrahisi gerek-sinimi MitraClip grubunda daha fazla gözlendi (%24.8’e karşı %5.5, p<0.001). Nispeten uzun süreli sayılabilecek bu sonuçlar incelendiğinde, yüksek cerrahi risk taşıyan hastalar için MitraClip, cerrahi riski düşük hastalarda ise mitral kapak cerrahisi daha seçkin bir tedavi olarak duruyor. EVEREST II Çalışması.

Çay ve kahve içmenin kan basıncını olumlu yönde etkilediği bildirildi. Bu geriye dönük kayıt ça-lışmasında, yaşları 16 ile 95 arasında değişen yaklaşık 180000 kişiye ne kadar çay ya da kahve içtikleri soruldu. Hiç içmeyelenler, 1-4 fincan içenler ve 4 fincandan çok içenler olarak 3 grup oluş-turuldu. Kafa karıştıran etkenler çıkartıldıktan sonra, hiç içmeyenlere kıyasla 4 fincandan çok çay veya kahve içenlerde kan basıncının daha düşük seyrettiği gözlendi (Kahve grubu 127.9/76 mm Hg’ya karşı, 125.5/75.7 mm Hg; Çay grubu 127.3/76.2 mm Hg’ya karşı, 125.3/75 mm Hg). Ayrıca çay içenlerde stres ve depresyon indeksi de daha düşük bulundu. Milli içkimiz ne rakıdır artık ne de ayran, Milli içkimiz çaydır gayri gerisi yalan. (Avrupa Hipertansiyon Derneği 23. Toplantısı, 14-17 Haziran 2013, Milano/İtalya)

Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar

Hazırlayan: Dr. Ertan Ural

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Türk Kardiyol Dern Arş - Arch Turk Soc Cardiol 2013;41(5):470

Referanslar

Benzer Belgeler

Daha önce miyokart enfarktüsü (ME) geçirmiş hastalarda, kısa süreli steroid olmayan antienflamatuvar ilaç kullanımının dahi ölüm ve tekrar ME gelişimini

Aspirinin yıllık kanama sıklığı %2.6 idi, bu temel alındığında kanama açısından HR klopidogrel için 1.33, varfarin için 1.23, aspirin-klopidogrel için 1.47,

Defibrilasyon sonrası kalp masajı hemen sonlandırılan hastalarda, kalp masajına bir süre daha devam edilenlere göre VF’nin daha erken tekrar ettiği (başarılı

İkincisi ve daha önemli olanı, NP kılavuzluğunda tedavi olanların hedef beta-bloker ve ACE inhibitörü dozlarına, geleneksel takip grubuna göre neredeyse iki kat daha fazla

Otuz günlük ölüm, miyokart enfarktüsü ya da hedef damar revaskülarizasyonundan oluşan son nokta iki grup arasında fark göstermedi (yeniden yükleme grubunda %6.7’ye

Bu amaçla, iki ayrı çalışmada, birinde diyabetik olan (325 kişi) diğerinde diyabeti bulunmayan (220 kişi) orta düzeyde proteinüri ve hiperlipide- misi olan ve en az üç

Konuyla ilgili büyük randomize klinik çalışmalar gelene kadar, grip aşısını 40 yaş üzeri akut koroner olay riski yüksek olanlara da yaptırmak akılcı görünüyor..

Örnek olarak, daha önce gastrointestinal kanama (GİK) geçiren bir kimsede birlikte kullanım yarar getiriyorken, GİK riski düşük birinde birlikte kullanım tavsiye edilmiyor.