İÇİNDEKİLER Giriş:... 2 Kritik yakınlaşma... 3 Normalleşmenin Hızlandırılması... 4 Bölgesel ve uluslararası pozisyonları... 5 Türkiye nin Suriye deki

Tam metin

(1)
(2)
(3)

1

İÇİNDEKİLER

Giriş: ... 2

Kritik yakınlaşma ... 3

Normalleşmenin Hızlandırılması ... 4

Bölgesel ve uluslararası pozisyonları ... 5

Türkiye’nin Suriye’deki rolü ... 6

Muhtemel olasılıklar ... 8

Suriyelilerin Bu Olasılıklar karşısında yapması gerekenler. ... 10

(4)

2

Giriş:

Rus Savaş uçağının 24 Kasım 2015 tarihinde, Türk savaş uçakları tarafından düşürülmesi ve Rus pilotun öldürülmesi sonucu gerilen Türkiye-Rusya ilişkilerinin normalleşmesi yolunda, Türk tarafı özür dileme kararı aldı. Ortadoğu’da güçlenen ve Suriye’de arka arkaya müdahalelerde bulunan Rusya ile arasında 6 aydır esen soğuk rüzgârları dindirmek isteyen Türkiye, dilemiş olduğu bu özürle ilişkilerin düzeltilmesi ve Moskova ile yaşanan krizden kaynaklanan olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması yolunda önemli bir adım atmış oldu.

Rusya’dan dilenen özrün yankılarını azaltmaya çalışan Türkiye, bazı açıklamalarda bulundu.

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Rusya’ya tazminat verilmeyeceğini söylemişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya devlet Başkanı Putin’e gönderdiği özür mektubunda, Cumhurbaşkanı’nın olayla ilgili ‘‘üzüntüsünü’’ ifade ettiğini vurgulayan Yıldırım, öldürülen pilotun sorumlusu olarak addedilen kişi hakkında gerekli yasal işlemler sürdürüldüğünü belirterek, meselenin bireysel hata boyutunda olduğuna dikkat çekmek istedi.

Bu olaya paralel olarak, Türkiye’nin Rusya’ya gönderdiği özür mektubundan bir gün önce, Türkiye 6 yıllık bir aradan sonra, İsrail ile diplomatik ilişiklerini normalleştirme kararı aldığını açıklamıştı. Roma’da varılan anlaşmaya göre taraflar arasında, Büyükelçiler yeniden atanacak ve karşılıklı resmi ziyaretler yeniden başlayacak, İki ülke askeri işbirliğine, istihbarat paylaşımına yeniden başlayacak ve uluslararası platformlarda da birbirlerinin çıkarlarını zedeleyen eylemlerde bulunmayacak. Ayrıca, taraflar, İsrail’in Akdeniz’deki doğalgaz kaynaklarının Türkiye üzerinden transferi için kurulacak boru hattıyla ilgili resmi görüşmelere başlayacak. İsrail’in

"tarihi" olarak nitelendirdiği söz konusu anlaşma İsrail basınında, Hamas’ın Türk topraklarını İsrail’e karşı çalışmalarında üs olarak kullandırmayacağı, karşılığında da Türkiye’nin gönderdiği yardımların, ‘‘Aşdod’’ Limanı’nda denetlendikten sonra Gazze’ye girmesine izin vereceğini yazdı.

(5)

3

Kritik yakınlaşma

Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesiyle, her iki ülke arasındaki ilişkiler gerilmişti. Rus uçağının sınır ihlali yapması nedeniyle vurulduğunu öne süren Türkiye, Uçağın 15 dakika içerisinde 10 kez uyarıldığını belirtmişti. Ancak, Rusya tarafından yapılan açıklamalarda ise, uçağın Suriye hava sahasında vurulduğunu ve düşürülmeden önce herhangi bir uyarı almadığını iddia edilmişti.

Bunun sonucunda da iki ülke arasında ipler gerilmiş ve Rusya Türkiye’ye karşı bir dizi yaptırım getirmişti. Böylece, Türkiye’ye gerçekleşen ticari uçuşlar durdurulmuş, bazı ziraat ürünlerinin Türkiye’den ithal edilmesi yasaklanmış ve Türkiye’ye karşı siyasi savaş kampanyası başlatılmıştı.

Hemen ardından da, Rusya medyası, Suriye’ye sızan ‘‘ DAEŞ’’ örgütü militanlarına Türk hükümetinin kolaylık sağladığını iddia etmişti.

İsrail-Türkiye ilişkileri ise, 31 Mayıs 2010’da Gazze’ye gönderilen Mavi Marmara Türk gemisine yönelik yapılan İsrail saldırısı ve on Türk vatandaşının ölümüyle sonuçlanması, Türk- İsrail ilişkilerini kopma noktasına getirmişti.

Türkiye’nin aynı anda hem Rusya, hem de İsrail ile ilişkileri düzeltmesi, eleştiri oklarının hedefi olurken, kafalarda da birçok soru işareti bırakmıştı. Türkiye’nin atmış olduğu bu iki önemli adım, Siyasetçileri ve gözlemcileri söz konusu adımların nedenlerini, boyutlarını, sonuçlarını ve genel olarak Ortadoğu, özel olarak da Suriye krizinde iki önemli faktör olan Rusya ve Türkiye Yakınlaşmasının bu olaya yansımalarını analiz etmeye zorladı.

Öte yandan, Türk resmi makamları, Rusya ile yakınlaşmanın etkilerini hafifletmek için bazı açıklamalarda bulundu; Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın, ‘‘ Rusya ve İsrail ile ilişkilerin düzeltilmesi, Türkiye’nin dış politikasının değiştiği anlamına gelmez’’ ifadesini kullandı ve Türkiye’nin Suriye, Ukrayna ve Kırım konusundaki Politikası değişmiş değil, Türkiye bu anlaşmazlıkları Moskova ile tartışmaya devam edeceğini’’ vurguladı.

(6)

4

Rusya ise Türkiye’nin bu adımından memnuniyetini dile getiren açıklamalarda bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Moskova Türkiye’nin atmış olduğu adımın önemli ve isabetli bir adım olduğuna inandığını söyledi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da, iki ülke Başkanlarının bir araya gelmesinin, iki ülke ilişkilerinin normalleşmesini sağlayacağına inandığını ve bunun için yeni fırsatların mevcut olduğunu ifade etti.

Normalleşmenin Hızlandırılması

Türkiye’den yapılan resmi açıklamalar ne olursa olsun, Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, atmış olduğu bu adımlar maruz kaldığı dış zorluklar ve son günlerde güvenlik ve siyasi alanlarda yaşamış olduğu olaylar karşısında uyuştuğunu göstermektedir. Türkiye’nin dış siyasetine bakıldığında, Mevcut aşamada, bu iki adımın çok önemli adımlar olduğun, ayrıca yeni proje ve planların varlığına en büyük kanıtı olduğu söylenebilir. Özellikle iki ülke arasında ki yaklaşım farklılığı olduğu Suriye konusudur.

Bu bağlamda, özür mektubundan altı gün sonra, Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Rusya’nın "Soçi" şehrinde bir araya geldi. Terörle mücadele çalışma grubunun tekrar başlayacağını ve Suriye konusunda izlenilecek tavır hakkında uzlaşmaya varılması için çabaların sürdüğü ilan ettiler. Ayrıca, Bu toplantı vesilesiyle Rusya devlet Başkanı Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmenin, Çin’de düzenlenecek olan C-20 zirvesinden önce gerçekleşmesine karar verildi.

Bunun yanı sıra, öne çıkan Türk medya organlarının yaptıkları haberlere göre Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Adana İncirlik üssünü Rusya’ya uçaklarına açmaya hazır oldukları açıklamasında bulunduğunu iddia ettiler. Fakat bu haberler Dışişleri Bakanınca yalanladı ve Türkiye’nin "DAEŞ" örgütüyle savaşan herkesle işbirliği yapmaya hazır olduğunu ama incirlik üssünü konusunu dile getirmediğini belirtti.

(7)

5

Görünüşe göre, iki ülkenin de dış siyasetinde büyük değişikler yaşanacak. Bunun en büyük nedeni ise küresel anlaşmazlık. Türkiye ise bu anlaşmazlık karşısında yeterli güce sahip değil. Öte yandan, Rusya’nın bölgede söz hakkı ve etkisi olan Türkiye gibi bir ülkeyi görmezden gelmesi mümkün değildir. Bu yüzden söz konusu değişiklerin başında, iki ülke arasında uzun süredir anlaşmazlık konusu olan Suriye meselesinin gelmesi ve iki ülkeyi tatmin edecek sonuçlar doğurması beklenmektedir.

Bölgesel ve uluslararası pozisyonları

Rusya ve Türkiye arasında yaşanan yakınlaşmayla ilgili henüz bölgesel ve uluslararası ülkelerin birçoğunun pozisyonu beli olmuş değil. Ayrıca, Körfez Arap Ülkeleri, Mısır ve Suriye muhalefetinin de tavrılar belli olmuş değil. Bu yakınlaşma, Suriye Kürtlerine vurulmuş ağır bir darbe oldu. Özellikle, Suriye’nin kuzeyinde "Federal Kürt devleti" kurma emelleri içinde olan ve Suriye demokratik Güçleri adı altında savaşan (HDP) açısından beklenmedik bir gelişme olmuştur. Çünkü "HDP" Türkiye’ye göre PKK’nın Suriye uzantısı ve Türkiye’nin terör örgütleri listesinde yer almaktadır. Rusya tarafının yapmış olduğu açıklamalarda da Rusya’nın Suriye’ye Kürt projelerini desteklemek için gelmediğini belirtmesi Kürt gruplarını bir hayli korkuttu.

Öte yandan, ABD de Türkiye’nin attığı bu ani adımın kendileri açısından sürpriz bir gelişme olduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Amerika’nın Türkiye’nin bu adımdan şaşkınlık duyduğunu söyledi. Görünüşe göre Türkiye bu kez son yıllarda çeşitli konular yüzünden arasının açık olduğu Amerika’ya sormadan böyle bir adım atmış durumda. Bunun sebebi ise Amerika’nın Suriye-Türkiye sınırında devlet kurmak isteyen Kürt guruplarına destek sağlaması ve Türkiye’nin Suriye sınırında kurmak istediği güvenli bölge talebini ertelemesi olmuştur. Diğer yandan, Avrupalı diplomatik çevreler de, ABD’nin bilgisi dışında gerçekleşen bu yakınlaşmanın başarılı olmayacağı görüşünde.

(8)

6

İran ise, Rusya’nın Suriye’deki artan askeri varlığından korkmasına rağmen, Türkiye-Rusya ilişkilerinin normalleşmesini olumlu bir gelişme diyerek bu yakınlaşmaya destek verdi. Yapılan açıklamada, Türkiye’nin Suriye konusunda takındığı tavrının da değişmesini umut ettiklerini belirtti. Yani İran’ın anlatmak istediği, Türkiye’nin Suriye’ye devrimine verdiği destekten vazgeçip, Suriye’deki mevcut rejimin değişikliği talebini geri çekmesidir. İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemhani ise, söz konusu yakınlaşmanın sebeplerini ve sonuçlarını görüşmek için Moskova’ya bir ziyaret gerçekleştirdi.

Suriyeli Kürtler ise, bu durumun aleyhlerine dönmesinden korkarak kontrolleri altındaki bölgelerde bir anayasa çıkardıklarını duyurdular.

Türkiye’nin Suriye’deki rolü

2011 yılının mart ayında, başlayan Suriye devriminin başlangıcından bu yana Türkiye desteğini eksik etmedi. Dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik reformlar gerçekleştirmesi için Başar Esad’a nasihatlerde bulunmuştu. Ancak Esad tam tersine yapmış, Suriye istihbaratı ve güvenlik güçleri gösterilere ateşle karşılık vermişti. Erdoğan MİT müsteşarı Hakan Fidan’ı Suriye’ye göndererek Türkiye’nin demokrasi tecrübesini Suriye’ye taşımak istediklerini vurgulamıştı. Ama çabaları yine başarısızlıkla sonuçlanmıştı. O günlerde Erdoğan Suriye’deki gelişmelerin bir mezhebi çatışmaya dönmesinden kaygı duyduğunu belirtmişti.

Suriye ile 900 km sınırları olduğuna dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’deki olayların Türkiye’nin iç meselesi olduğunu vurgulamış ardından Türkiye’nin kapılarını Suriyeli muhaliflere açmıştı. Ayrım yapmaksızın bütün Muhalifleri destekleyen Türkiye, özelikle de İslami görüş taşıyan muhalif kesimlerin Türkiye’de toplantı yapmalarına izin vermişti. Türkiye’nin bu tavrı özgürlük mücadelesi veren Suriye halkına bir umut olurken, Suriye rejimiyle de ipler kopma noktasına geldi. Türkiye’nin ve bazı Arap Körfez ülkelerinin Suriye devrimine vermiş olduğu bu destek, Suriye olayların bu aşamaya gelmesinde ve İslami kesimlerin bu olaylarda büyük rol oynamasında etkin bir faktör olmuştur.

(9)

7

Suriye rejiminin Baba ve oğlu Esad döneminde, iki ülke arasında çizilmiş mevcut sınırları, Türkiye’nin Fırat nehri üzerindeki egemenliğini ve Hatay gibi meşelere tanımıştı. Olaylar başladığı zaman iki ülke arasındaki ticaret hacmi 3 milyar dolar aşmıştı. Suriye Türkiye için çok önemli bir müttefik ülkeydi. Ama bütün bunlara rağmen, Suriye devrimi başladığında Türkiye bölgesel ve uluslararası nüfuzunu kullanarak Suriye halkının yanında sabit bir şekilde durmuştur.

Bu duruluşuyla bölgede söz hakkı olan büyük ülkelerden olurken, NATO’daki yerini güçlendirdi ve İran’ın bölgedeki kötü emellerinin önüne geçmeyi başardı.

Türkiye’nin Suriye’deki rolü üç noktada kendini göstermektedir: Birincisi, Suriyeli muhaliflere Türkiye’nin kapılarını açması, misafir etmesi, toplantı yapmalarına izin vermesi ve onlara her türlü siyasi desteği sağlamasıdır. İkincisi, 2.5 milyondan fazla Suriyeli mülteciyi topraklarında misafir etmesi ve uluslararası toplumu Suriye’nin kuzeyinde bir ‘‘ Güvenli bölge’’ oluşturmaya ikna etmeye çalışmasıdır. Üçüncüsü, Avrupa ve ABD’yi Suriye konusunda somut adımlar atmaları ve Suriye Rejimi üzerinde baskı kurmaları için çaba göstermiştir olmuştur.

Ama Türkiye’nin çabaları Amerika ve Avrupa tarafından destek görmedi ve hatta tam aksi bile oldu denilebilir. Çünkü ABD, Türkiye’nin ‘‘Güvenli bölge’’ talebini reddetti ve Suriyeli Kürt guruplarla işbirliği yaptı. Böylelikle, Ortadoğu’daki Türkiye gibi önemli bir müttefikini hayal kırklığına uğrattı. Avrupa Birliği de aynı şekilde, Türkiye’nin AB’ye girme yolunda hiç taviz vermedi. NATO ise Rus uçağı krizinde Türkiye’ye destek vereceğine onu eleştirdi ve Türkiye’den bu krizi diplomatik bir şekilde çözümlemesini istedi. Bunlara ilaveten, son yaşanan terör olayları sonucu Türkiye kamyonunda korkuya yol açarken Türkiye’yi de uluslararası arenada yalnız bıraktı. Bütün bu gelişmeler karşısında Türkiye iç ve dış politikasının pragmatik yapısını gözden geçirerek ve son yıllarda düşmüş olduğu bu izolasyondan kurtulma arayışına girdi. Bu değişiklerin sadece Rusya meselesinde değil, Türkiye’nin yaşadığı birçok problemde uygulaması beklenmektedir.

(10)

8

Muhtemel olasılıklar

Türk yetkililerden yapılan açıklamalara göre, Türkiye’nin atmış olduğu bu iki önemli adım (Rusya ve İsrail ile uzlaşması); Türkiye’nin dış siyasetinin yeniden açılmasına yardımcı olacak.

Ama bu yeni siyasetin ne olduğunu hakkında kesin bir açıklama yok veya şimdilik açıklanmak istenmiyor. Suriyeli taraflarsa hem muhalif hem de rejim destekçileri Türkiye’nin bu adımını, kendi görüşleri ve beklentileri açısından yorumlamaktadırlar.

Rusya-Türkiye yakınlaşmasının Suriye meselesine muhtemel etkileri konusundaysa ortaya birçok senaryo atılmış durumda. Söz konusu senaryolar karmaşık hal almış durumda. Rusya ve Türkiye gündeminden yola çıkarak birçok olasılık noktası üzerinde durulabilir. Bu noktaların en önemlileri şunlardır:

1. Türkiye tarafından atılmış bu adımın gerçek anlamda Türkiye’nin dış siyasetine yansıması ve çevre ülkelerle ilişiklerini Bölgesel ve uluslararası ilişkiler ışığında yeniden gözden geçirmesidir. Böylelikle Türkiye son beş yılda karşılaştığı sorunları bitirecektir. Çünkü bu değişimler Türkiye’nin ekonomik, jeopolitik ve güvenliğine hizmet edecektir. Sürecin hassasiyeti bakımından Söz konusu değişikler yavaş ilerleyecek gibi görünüyor.

2. Atılan adım Ankara ve Moskova açısından acil bir ekonomik ihtiyaç olarak atılmıştır.

Çünkü ekonomi birçok durumda siyaset yön vermektedir. Türkiye kaybettiği 4 milyon Rus turisti tekrar kazanmak, Rusya’ya yeniden mal ihracatı yapmak ve kendi toprakları üzerinden Rusya’ya giden transit ticaretini yeniden başlatmak istiyor. Bunlara ek olarak, Türkiye’nin hesaplı Rus doğalgazına ( Rusya'nın doğalgaz ihraç ettiği ülkeler arasında Türkiye, Almanya'dan sonra ikinci sırada gelmektedir.) ve Türkiye’ye yirmi milyar dolara patlayan Nükleer Santralı’nın inşasına devam edebilmesi için Rusya’ya ihtiyacı var. Bazı tahminlere göre Türkiye’nin yıllık ekonomik zararı otuz beş milyar dolar civarındadır. Rusya ise, Türkiye’nin doğalgaz piyasasından hissesin almak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya Rus doğalgaz boru hattı projesini gerçekleştirmek istiyor. Ayrıca sebze-meyve fiyatlarını tekrar

(11)

9

eski durumuna çevirmek, Türkiye’den getirilen hammadde ve Rus otomobil endüstrisi için yedek parça ithalatı yeniden başlatmak ve gayrimenkul ve inşaat pazarını yeniden canlandırmak istiyor.

3. Öte yandan, Suriye rejiminin destekçileri, Türkiye’nin Rusya’yla yakınlaşmasını, Türkiye’nin Suriye rejimiyle ilgili, yaklaşımının değişeceği yönünde yorumluyorlar. Bazı yayın organlarından sızdırılan haberlere göre Cezayir, Türkiye ile Suriye rejiminin arasında arabuluculuk yapıyor(şu ana kadar taraflardan herhangi bir açıklama gelmedi). Ama bu ihtimal uzak gibi görünüyor. Çünkü Türkiye’nin recimle ilgili yaklaşımı değişirse bu Türkiye’ye pahalıya mal olabilir. Türkiye’nin atacağı böyle bir kritik adım Türkiye- Suudi Arabistan ve Türkiye-Avrupa ilişkilerini sıkıntıya sokacaktır. Ayrıca bu yönde atılacak bir adım, Türkiye’nin Bölgesel ve uluslararası konumunu tehlikeye sokacaktır. Yani Türkiye ve rejimin ortak görüşü olan Kürt devleti karşıtlığı, Türkiye’nin Suriye rejimiyle ilişikleri normalleştirmesi için yeterli bir sebep değil.

4. Türkiye-Rusya yakınlaşmasının İran-Rus uzaklaşmasının sonucu olduğu düşünülmektedir.

Bazıları Rusya’nın bölgede dengeyi sağlamak açısından bir elinde Türkiye diğerinde de İran’ı tutuğunu söylüyor. Bu yakınlaşma Bölgedeki İran tehlikesi karşısında Türkiye’nin Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile askeri ve diğer birçok konuda koordinasyon ve birlikte hareket etmelerinin yolunu açabilir. Suriye ve Irak konularında da bölgede yeni bir müttefik güç oluşmasına zemin hazırlayabilir. Söz konusu anlaşma kötü sonuçlar da doğura bilir. Bu yakınlaşmadan üç hafta önce Rusya, İran ve Suriye dışişleri bakanları Tahran’da bir toplantı düzenlemişti, ancak Türkiye tarafından yapılan açıklamalarda mevcut şartlarda İran’la işbirliği yapmayacaklarını anladılar. Rusya ise son günlerde İran’la Suriye konusunda anlaşmazlıklar yaşıyor. Bunun en büyük kanıtı Suriye’de savaşan İran militanlarına hava desteğini kesmiş olmasıdır.

(12)

10

Suriyelilerin Bu Olasılıklar karşısında yapması gerekenler.

Yukardaki belirtilen bütün olasılıklar Türkiye ve Rusya’nın yakınlaşma isteğine işaret ediyor.

Bu yakınlaşma iki taraf içinde siyasi ve ekonomik açıdan çok önem arz ediyor. Türkiye önümüzdeki günlerde Suriye Kürtleri meselesinde Moskova ile işbirliği yaparak yeni bir strateji izleyecektir. Bu yeni stratejiden gayesi oradaki Kürt guruplarıyla sorunları siyasi yollarla çözecek.

Rusya da aynı şekilde Türkiye’ye yakınlaşmaya çalışacak, ancak bu yakınlaşma Türkiye’nin Suriye konusundaki duruşunu değiştirmeyecek bir yakınlaşma olmalıdır. Onun için Suriyeli muhaliflerin her türlü ihtimale karşı hazır olmaları gerek. Söz konusu olasılıklar karşısında pragmatik davranması gereken konular şunlardır:

• Türkiye ile stratejik anlamda müttefik kalması için ileriye dönük bir bakışı ve esnek bir duruşa sahip olması gerekmektedir.

• Türkiye’yi ikna edebilmesi için, Suriye devrim koalisyonunu ve Suriye Barış yüksek konseyini yeniden güçlendirmesi lazım.

• Rusya-Türkiye yakınlaşmasına açılımcı olmalar gerek, Suriye devrimin çıkarları yönünde Rusya ile yakınlaşmalı ve Suriye devrim kuruluşlarında baş gösteren bazı yolsuzluk ve başarısızlık olaylarından kurtulması lazım.

• Suriye muhalefetinin, geçmişteki hatalardan ders çıkarması, bütün kozlarını tek sepete koyma eyleminden çekinmesi ve Suriye halkının haklarına hizmet edecek konulara açık olması lazım.

• Suriye Muhalefetinin ABD ve Rusya güvensizliğine devam etmesi lazım.

• Bu yakınlaşmayı avantaja çevirerek ABD ve Rusya komutası altında Suriye’de ateş kesi sağlam yönünde çaba göstermesi lazım.

• Türkiye’nin mülteciler konusunda insani ve sosyal baskılara maruz kalmaması için Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin Kanuni ve idari sorunlarını hafifletilmesi lazım.

(13)

11

Suriyeli Muhaliflerin ileriki günlerde birçok zorluklar bekliyor. Bu yüzden çok iyi hazırlanmaları, meşru davlarına hizmet veren tarafta durmaları ve Suriye devrimine ters düşecek her türlü bölgesel ve uluslararası projelerden ve eylemlerden uzak durmaları gerekmektedir.

(14)
(15)

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :