• Sonuç bulunamadı

Türkiye’de Tarımsal Eğitim Ve Yayım Đlişkisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türkiye’de Tarımsal Eğitim Ve Yayım Đlişkisi"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Türkiye’de Tarımsal Eğitim Ve Yayım Đlişkisi

Orhan ÖZÇATALBAŞ1 Dilek BOSTAN BUDAK2 Đsmet BOZ 3 Kürşat DEMĐRYÜREK4 Murat BOYACI5 Buket KARATURHAN5

Özet

Ülkemizde tarımsal öğretimin ve tarımsal yayım çalışmalarının geçmişi oldukça eskidir.

Bakanlık, kamu yayımı ile uzun yıllar ülkemiz tarımına önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak süreç içinde, özellikle entansif ve ticari tarımın yaygın olduğu, ve tarım ürünlerinin dış ticarete konu olduğu alanlarda etkinliğini yitirmeye başlamıştır. Özel yayım ise, bu alanlarda kamu yayımının yerini almaya ve etkili olmaya başlamıştır. Yine, üreticilerin bilgi ihtiyacının artması ve çeşitlenmesi de tarımsal yayımda yeni hizmet sunucularının, devreye girmesini gerektirmiştir.

Bu nedenlerle, ülkenin tümünde uygulanan genel ve ortak bir uygulama yerine; bölgesel farklıkları dikkate alan, esnek tarımsal eğitim ve yayım sistem (ve yaklaşımlarını) tartışmak gerekmektedir. Ülkenin koşullarına ve gereksinmelerine uygun etkin bir yayım için; uygun bir yayım eğitimi sisteminin kurulması önemli bir gerekliliktir.

Bu bildiride genel olarak; Türkiye’de tarımsal eğitim ve yayım eğitimi ile yayım arasındaki ilişkiler üzerinde durularak, yayım eğitimi ile yayım hizmetlerinin etkinliği arasındaki bağ tartışılmış ve sistemin geliştirilmesine yönelik önlemler ele alınmıştır.

Anahtar kelimeler: Tarımsal Eğitim, Yayım Eğitimi, Tarımsal Yayım, Türkiye

Extensıon Of Relatıonshıp Wıth Agrıcultural Educatıon In Turkey Abstract

In Turkey, agricultural education and agricultural extension work history is very old. Ministry for many years with the public release of our country has made significant contributions to agriculture. However, in the process, especially intensive and commercial agriculture is widespread, and is the subject of foreign trade of agricultural products in the areas began to lose effectiveness. Private extension the public in these areas to take the place of publication and becoming effective. Nevertheless, the increasing information needs of producers and diversification of the agricultural extension service providers in the new circuit, and required to enter. For these reasons, the country's entire application instead of the general and common practice, taking into account regional differences, flexible, agricultural training and extension approach is necessary to discuss. To conditions and requirements of the country for effective extension, the establishment of an appropriate extension education system is an important requirement. In this paper, in general in Turkey, agricultural education and extension education and services have been discussed the connection between events, focused on measures to improve the system.

Key words: Agricultural Education, Extension Education, Agricultural Extension, Turkey

Giriş

Bugünkü anlamda ilk yayım faaliyetleri 1800’lü yılların ortalarında Kuzey Amerika ve Avrupa’da başlamıştır. Özellikle 1950 yıllarından sonra yayılmaya başladığı görülmektedir. Ancak 1950 sonu ve 1960'lı yılların başlarında, birçok gelişmekte olan ülkede, yayım sistemlerinin kurulması için çaba gösterilmiş, ancak tam anlamıyla başarılı olamamıştır. 1970'li yıllardan sonra ise gelişmekte olan ülkelerde yayıma yönelik çalışmalar giderek hız kazanmıştır. 1910 yılından önce dünyada yalnızca 14 kadar tarımsal yayım faaliyeti gösteren kuruluş varken, 1990’larda bu sayı 198’e ulaşmıştır.

Özellikle 1970 yılından sonra kurulan veya yeniden organize edilen yayım kuruluşların sayısının, toplamın yarısına eşit olması (Swanson ve ark, 1990) yirminci yüzyılın son

1Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Antalya.

2Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Adana.

3Sütçü Đmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Kahramanmaraş.

4Ondokuzmayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Samsun.

5Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Đzmir.

(2)

çeyreğinde yayımın öneminin daha iyi kavrandığını görmek bakımından anlamlıdır(Özçatalbaş ve Gürgen, 1998).

Türkiye’de ise kamu kesimi tarımsal yayım konusunda 1940’ların başında il, ilçe ve köyler düzeyinde örgütlenmeye ve kurumsallaşmaya başlamıştır. Tarımda rol alan niteliklerin gelişmeyi etkilemesi ve kazandırılacak yeni bilgi ve davranışlarla gelişme sürecini hızlandırıcı etkilerde bulunması kaçınılmazdır. Bu nedenle tarımsal yayım çalışmaları, kalkınma süreci içindeki kırsal toplumların kalkınmalarında vazgeçilmez bir öğedir (Özçatalbaş, 1994). Ayrıca gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda tarım sektörü bugün ekonominin önemli bir sektörü olma özelliğini korumaktadır. Hatta bu ülkeler için yapılan bazı değerlendirmelerde, bunların ekonomilerinin gelişebilmesinin önemli ölçüde tarım sektörünün gelişmesine bağlı olduğu belirtilmektedir. Tarımsal kalkınmada yeni tarım tekniklerinin doğru kullanımının sağlanarak, kaynakların etkin kullanılarak ve yaygınlaştırılarak tarımsal üretimin arttırılmasında yayım önemli bir etkendir. Buna göre yayım üretim faktörü olarak insan kaynağının gelişimini sağlayarak, yeni teknolojilerin etkin kullanımında çok önemli bir rol oynamaktadır. Tarımsal yayım bu eğitsel özelliği ile bireylere yeni beceriler ve değerler kazandırarak, onların verimliliklerini arttırmakta ve insan kaynağını geliştirerek sosyal ve ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmede etkili olmaktadır (Özçatalbaş ve Gürgen,1998; Özçatalbaş ve ark.,2010). Avrupa Birliği üyesi ülkelerde başlangıçta tarımsal yayım servislerinin genel olarak Tarım Bakanlıkları bünyesinde örgütlendikleri görülmekte iken, zamanla bu yapıda değişiklikler yaşanmış ve yayımda bakanlık, çiftçi örgütleri ve özel danışmanlık şirketlerinin rol aldığı bir yapı ortaya çıkmıştır(Boyacı, 1996; Özçatalbaş ve ark.,2010).

Bugün 27 ülkenin üye olduğu büyük bir organizasyon özelliğinde olan Avrupa Birliği’nde farklı yayım sistemlerini ve yayım ve danışmanlığa yönelik eğitim modellerini görmek mümkündür.

Tarımsal Eğitim ve Yayım Eğitiminin Mevcut Durumu

Türkiye’de tarımsal eğitim, yayım eğitimi ve yayım faaliyetleri süreç içerisinde farklı kurumlar tarafından yürütüle gelmiştir. Çok genel bir ifade ile tarımsal eğitim Ziraat Fakülteleri, Meslek Yüksek Okulları ve Tarım Meslek Liseleri tarafından yürütülmektedir. Bu faaliyetler teorik ve uygulamalı dersler şeklinde olup, bunların uygulamalı yapılması alanda, yayımcının kendisini rahat hissetmesi ve başarılı olabilmesi için son derece önemlidir. Ayrıca yayım programlarının başarılı olmasında etkili en temel faktör mevcut yayım elemanının kalitesidir. Bu kaliteyi belirleyen en önemli ölçüt ise yayımcının eğitimsel nitelikleridir(Swanson ve ark.,1990; Özçatalbaş ve Gürgen, 1998). Bu nedenle yayımcı/danışmalara verilecek olan yayım metodolojisi ve kişisel gelişim konuları, sahip olunan ziraat mühendisliği ve diğer tarımla ilgili teknik bilgilerin etkili bir şekilde hedef kitleye ulaştırılması için mutlaka gereklidir.

Tarımsal Eğitim ve Yayım Eğitimi Üzerine Bazı Çalışmalar

Bu bölümde konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalarda elde edilen veriler özetlenmiştir. Bu çalışmalarda konu önemli ölçüde tartışılmış, somut sonuçlar ve öneriler ortay konulmuştur.

Örneğin Gürgen(1989) tarafından yapılan çalışmada Türkiye’de yayımcıların yürüttükleri işlemlere göre aldıkları derslerin yetersiz ve teorik kaldığını ve yayımcı niteliklerini geliştirici derslerin yetersiz olduğunu belirtilmiştir. Yavuz ve Atsan(2001) tarımsal eğitim faaliyetlerinin, daha çok teorik düzeyde ve yeterince uygulama olmadan yapıldığından ve hizmet içi eğitim kursları da yetersiz kaldığından mesleki çalışmalara başlayan yayımcıların, açıklarını kapatacak imkânlarının kolay kolay bulunamadığını ve gelişmiş ülkelerdeki yayımcıların ise, mesleki başarı için sürekli eğitim alarak gelişmeleri yakından takip etmekte olduklarını ifade etmektedirler. Genel olarak konuyla ilgili çalışmalarda benzer vurgular yapılmıştır.

(3)

Ayrıca bu eksikliklerin giderilmesi yönünde hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim kursları kapsamında bu açığın kapatılmasına yönelik çalışmalar bulumaktadır. Özellikle hizmet içi eğitimler teknik ve mesleki bilgilerin yenilenmesi ve geliştirilmesi bakımından son derece önemlidir. Bu nedenle sürekli eğitim anlayışının hakim kılınması gereklidir (El-Zoobi, 1987:Albrecht ve ark, 1987 akt: Gürgen,1989). Ancak düzenlenen eğitimlerin içerik ve etkinlik bakımından da dikkatle ele alınması gerekir ki, bu konudaki teknik konuların ağırlıklı olması yayım formasyonu konularına daha az yer verilmesi ve gibi yetersizlikler ve yanlış uygulamalar saptanmıştır. Yine elemanların ve çalışılan bölgenin özellik ve ihtiyaçlarına göre kursların içeriklerinin belirlenmesinde de sorunlar olmaktadır (Özdemir,1990; Özçatalbaş,1994; Gürgen ve ark.,1996).

Ayrıca kamuda yayımcıların aldıkları eğitimi bulundukları yerlerde etkin kullanmalarını engelleyen önemli bir konuda hizmette sürekliliğin sağlanamaması, yani sürekli yer değiştirme sonucu ortaya çıkan sorunlardır(Taluğ ve Tatlıdil, 1981; Taluğ ve ark., 1990). Yine konuyla ilgili olarak Erkan ve Özçatalbaş (2001) tarafından Çukurova ve GAP Bölgelerindeki Tarım Đl Müdürlüklerindeki yayımcılara ve Araştırma Kuruluşlarında görevli araştırıcıların ihtiyaç duydukları konuların saptandığı ve bu elemanlara yönelik eğitim programlarının planlanmasına yönelik çalışmalar yapılmış, Eksikliği hissedilen konular ortaya konulmuştur.

Türkiye’de Yayım Ve Danışmanlık

Günümüze kadar geçen süreçte özellikle 1970’lerin sonlarında, kamu yayımında önemli sorunlar ortaya çıkmış ve bunlar kamu yayımının etkinliğini düşürmüştür(Özçatalbaş ve Gürgen, 1998). Zaman içinde müdahale edilerek olumsuzluklar ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Bu müdahalelerden birisi 1984 yılında uygulamaya giren Tarımsal Yayım ve Uygulamalı Araştırma Projesi (TYUAP) ile gerçekleştirilmiştir. Bu proje ve getirdiği yaklaşım Türkiye’de tarımsal yayım çalışmalarını büyük ölçüde etkilemiştir. 1990’ların sonuna gelindiğinde ülkenin yaklaşık yarısında TYUAP, Eğitim ve Ziyaret Yaklaşımının ülke geneline yaygınlaştırılmasını sağlamıştır. Diğer yarısına ise büyük oranda 1940’lardan beri sürdürülen Genel Tarımsal Yayım Yaklaşımı ile yayım hizmeti verilmeye devam edilmiştir. Ayrıca belirli oranda Ürün Bazında Yayım Yaklaşımı ve Entegre Proje Yaklaşımı da Bakanlık tarafından uygulanmıştır. Ancak arz yönlendirici ve teknoloji transferini esas alan bu yaklaşımların katılımcılığı dikkate almaması nedenleriyle üreticilerin etkin olarak sürece katılması mümkün olmamıştır. TYUAP’ta "Eğitim ve Ziyaret Yaklaşımını" yerleştirmek, dolayısıyla yayım birimlerinin üreticilere en yakın olacak şekilde köy gruplarına kadar kurulması (KGTM) ve merkezlerde görevlendirilen yayım elemanlarının da kendi görev alanlarındaki üreticileri yapacakları belirli aralıklı (periyodik) ziyaretler sırasında sürekli olarak eğitmeleri esas alınmıştır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Kuruluş ve Görevleri 1991 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile belirlenmiştir. Türkiye'de tarımsal yayımdan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ana hizmet birimlerinden olan Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü sorumludur. Buna göre Bakanlığın amacı “kalkınma plan ve programları doğrultusunda, köylerin kalkındırılması, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesini sağlamak, görev alanına giren altyapı tesisleri ile tarımsal, sosyal ve ekonomik kamu hizmetlerinin yürütülmesini sağlamak,” şeklinde belirtilmiştir.

Bakanlığın görevlerine ise madde 19’da yer verilmiştir(Anonim,1991). Bunlardan özellikle verimliliğin artırılması yayım ve araştırma ile ilgili olanları f, g ve h fıkralarında yer almıştır. Ayrıca üretim için temel öge olan tarım alanlarının amacına uygun kullanımına ise son fıkrada yer verilmiştir. Bunun yanında 8.9.2006 tarihinde tarımsal yayım alanında yeni bir süreç başlamıştır. Bu süreç Bakanlığın yürüttüğü ve ülke genelinde hakim olan kamu yayımı yanında, özel girişimin/sektörün de resmi olarak yayım hizmeti sunumunda yer almasını sağlayacak olan “yayımın özelleştirilmesi”

sürecidir. Bu kapsamda yayımın özelleştirilmesi tarımsal yayım ve tarım danışmanlığını

(4)

düzenleyen “Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik (TYDY)” ile tarım sektörünün gündemine girmiştir(Özçatalbaş ve ark, 2010).

TYDY, 5488 sayılı Tarım Kanununun 9 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmış ve 8 Eylül 2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir(Anonim, 2006a; Anonim, 2006b).

Yönetmeliğin amacı; “Tarımsal işletme sahiplerinin bilgi, teknik ve yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli düzeyde karşılanması ile ilgili usul ve esasları belirlemek” olarak belirtilmiştir. Ve bu yönetmelikle Türkiye'de tarımsal yayım hizmetlerinin sunulmasında özel sektör ve özel girişimin rol almasının yasal yolu açılmıştır. Ancak sistemin yerleşmesi ve gelişmesi yönünde önemli düzenlemelerin yapılması yanında uygun destek ve teşviklerin de her iki kesime de sunulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nedenle yönetmelikte dönem dönem çeşitli değişiklikler yapılmakta ve uzman tarım bilgisinin üreticilere danışmanlar tarafından ulaştırılmasının önündeki engellerin kaldırılması yönünde çalışmalar devam etmektedir(Özçatalbaş ve ark, 2010).

Yayımın özelleştirilmesi sürecinin hızlandırılması için yapılacak desteklerin her iki tarafı da kapsayacak şekilde verilmesi gereklidir. Buna göre destek uygulamasının, öncelikle entansif tarımın yoğun olduğu bölgeler ağırlıklı olmak üzere seçilmiş "Pilot Đl ve Bölgelerde" uygulamaya konulması sistemin somut sonuçlarını görmek ve izlemek bakımından yararlı olacaktır(Özçatalbaş, 2009). Dolayısıyla sistemin etkin çalışması ve beklentileri karşılamak için yeni düzenlemelerin yapılması yararlı görülmektedir.

Yönetmelik bu bakımdan incelendiğinde tarım yayımcısı ve tarım danışmanlarına verilen görevlerin üretici, tüketici ve çevre sağlığı bakımından son derece önemli maddeler içerdiği görülmektedir. Buna göre yönetmeliğin beşinci bölümünde Tarım Yayımcısının/Danışmanının Görevleri Madde 19’da verilmiştir. Burada tanımlanan görevler kamu yayımcısı ve özel tarım danışmanlarını aynı noktaya getirmekte, dolayısıyla görevlerde paralellik sağlanmaktadır. Bunun yanında yönetmelikte tarımsal danışmanlık hizmetlerini sunacak kişi ve kuruluşlar (Madde 21) aşağıda verildiği gibi dört başlık halinde sıralanmıştır.

a) Bünyelerinde danışman istihdam eden üretici örgütleri ve ziraat odaları, b) Tarımsal danışmanlık dernekleri/vakıfları,

c) Tarımsal danışmanlık şirketleri, ç) Serbest tarım danışmanları.

Yukarıda belirtilen devlete bağlı olmayan kuruluşlar dışında, halen bu faaliyeti gerçekleştiren çeşitli birimler bulunmaktadır. Bunlar içinde en önemlisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığıdır. Diğer birimler ise aşağıda sıralanmıştır.

• Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Doğrudan yayımla görevli kamu kuruluşu)

• Doğrudan görevi yayım olmayan ancak yayım faaliyetinde de bulunan kuruluşlar

• Bakanlık Araştırma Enstitüleri, Yayım ve Ekonomi Şubeleri

• Kar amacı gütmeyen kuruluşlar (TKV)

• Üniversite Araştırma Uygulama Merkezleri

• Ziraat Odaları

• Diğer Üretici Örgütleri Tarımsal Yayım ve Yayım Eğitimi

Önceki bölümlerde ifade edildiği gibi ülkemiz tarımının gelişmesi ve bu gelişmenin sürdürülebilirliğinin sağlanması için tarımsal yayıma ve özel tarım danışmanlığa ihtiyaç vardır. Bunu sağlamada Tarım Bakanlığının sistemin sahibi ve düzenleyicisi olarak etkin rol alması gerekmektedir. Dolayısıyla hem kendi bünyesinde bulunan yayımcıların ve hemde TYDY ile sürece dahil olan özel tarım danışmanlarının iyi yetişmiş, doğru eğitimle donanmış olması gerekmektedir. Bu kapsamda üreticilere yönelik olarak yayım hizmeti vermekle görevli veya görev alacak Ziraat Mühendisi,

(5)

Veteriner Hekim ve Teknikerleri ile Teknisyenlerinin örgün eğitim kapsamında aldıkları eğitim ve hizmet öncesi veya hizmet içi eğitimlerin incelenmesine ihtiyaç vardır.

Türkiye’de 20.yüzyılın ilk çeyreğinden bugüne değin konuyla ilgili çeşitli uygulamalar olagelmiştir. Bu kapsamda 1926 yılında Meclis Açılış Nutkuyla ve Mustafa Kemal’le başlayan süreç, 1928 yılında Islahı Tedrisat Kanunu ve 1931 yılında 1.Ziraat Kongresi, 1933 yılında Yiksek Ziraat Enstitüsü,1937 yılında Köy Öğretmenleri Kanunu,1938 yılında Birinci Köy ve Ziraat Kongresi, 1940 Köy Enstitüleri kanunu, 1948 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Kuruluşu, 1950-1960’larda Amerika’ya elaman gönderimi, diğer ziraat fakültelerinin açılışı,1960-1983 arasında planlı dönemde 25 tarım okulunun açılması(Şenocak,1967), 1963 yılında Ziraat Odaları Birliği Kanunu, 1983 yılında Bakanlığın reorganizasyonu ve TYUAP uygulaması, 2006 Tarım Kanunu ve Tarım Yayım ve Danışmanlık Yönetmeliği gibi uygulamalar tarımsal eğitimi ve yayım eğitiminin gündemde sürekli yer almasını sağlamıştır. Son olarak ta daha önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı olarak çalışan Tarım Meslek Liselerinin sayısı azaltılarak, 18 Mayıs 2006 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına 14 Meslek Lisesi devredilmiştir.

Halen günümüzde bu sayının yeniden arttırılması tartışılmaktadır.

Bu süreç sonunda bugün için Türkiye’de Tarımsal eğitim ve öğretim veren birimler 4 grupta ele alınabilir.

1.Lisansüstü düzey (Yüksek lisans ve doktora programları)

2.Lisans düzeyi (Ziraat, Su ürünleri, Veteriner ve Orman fakülteleri ) 3.Önlisans düzeyi (Meslek Yüksekokulların Tarımla ilgili programları) 4.Orta öğretim düzeyi (Tarım Meslek Liseleri )

Genel olarak dünyaya bakıldığında ülke ve ülke gruplarına göre yayımcıların almış oldukları eğitimler farklılık göstermektedir. Örneğin ABD’de yayımcıların %42’si lisansüstü, %49’u lisans, %4’ü önlisans ve %6’sı ise ortaöğretim düzeyinde eğitime sahiptir. Türkiye’nin içinde bulunduğu Yakındoğu ülkelerinde ise sırasıyla bu oranlar

%3, %43, %19 ve %35’dir. Avrupa’da ise %1, %34, %53 ve %12’dir(Swanson 1990).Bu değerler ülkelerin benimsedikleri yayım sistemi ve yaklaşımları ile olanaklar ve tercihlerle ortaya çıkmaktadır.

1.Lisansüstü Eğitim: Lisansüstü eğitim tarımla ilgili özel bir alanda uzmanlık elde etmek üzere alınmaktadır.Türkiye’de halen tarımla ilgili fakültelerin bulunduğu üniversitelerde Fen Bilimleri Enstitülerine bağlı olarak lisansüstü eğitime sahip elemanlar yetiştirilmektedir.

2.Lisans Eğitimi: Tarımla ilgili (4-5 yıllık) fakültelerde verilen eğitimi kapsamaktadır.

1930’lardan günümüze tarımsal yüksek öğretimde 8 farklı eğitim-öğretim sistemi uygulanmıştır. 1953 yılına kadar Enstitüler şeklinde daha sonra Bölümler şeklinde uygulama devam etmiştir. Örneğin 1982 yılına kadar yalnızca 7 adet Ziraat Fakültesi varken, bugün 25’e ulaşmıştır. 2008-2009 döneminde bu fakültelerin 23’ü 165 bölüme sahiptir ve 3210 öğrenci kontenjanı bulunmaktadır. 2009-2010 döneminde ise bir önceki yıla göre kontenjan %79 artarak 5761’e yükselmiştir(Çiftçi ve ark, 2010). 18 Veterinerlik fakültesinde ise 2010-2011 dönemi kontenjanı 1510 olarak belirlenmiştir.

Görüldüğü gibi lisans düzeyinde son dönemlerde önemli değişimler yaşanmıştır. Bu durum maalesef tarım sektörünün ihtiyacı olan iyi donanımlı eleman yetiştirmekle ilişkili olamamıştır. Lisans düzeyinde yetiştirilen teknik elemanların sayısal olarak yüksekliği ve üniversiteye girişte bulunulan yüzdelik dilimin oldukça gerilerde olması, niteliğin artırılmasını da zorlaştırmaktadır. Özellikle fakülte sayıları ve kontenjanların artışıyla fiziksel donanımın ve nitelikli öğretici kadrosunun artışı arasında paralellik sağlanamaması, bu olumsuz yapıyı desteklemektedir. Ayrıca ek-ders ücreti ve ikinci öğretim gibi uygulamaların verilen öğretimin niteliğini olumlu yönde etkilemediği de söylenebilir.

(6)

3.Önlisans Eğitimi: Tarımla ilgili alanlarda Meslek elemanı/tekniker olarak ünvanlandırılan elemanların eğitimini kapsamaktadır. 2010-2011 yılında Meslek Yüksekokullarının bulunduğu 47 üniversitede 7935 öğrenci kontenjanı açılmıştır. Bu okullara gelen öğrencilerin sayısal olarak fazlalığı, verilecek eğitimin etkinliğini de düşürmektedir. Bu alanda öğrenim gören öğrencilerden Dikey Geçiş Sınavında başarılı olanlar düşük oranlarda da olsa lisans öğrenimine devam edebilmektedir.

4.Ortaöğretim Düzeyinde Tarım Eğitimi: Tarım Meslek Liseleri tarımla ilgili olarak en köklü kurumsal yapıya sahip birimlerdendir. Bu kapsamdaki okullardan yüzyıldan fazla geçmişi olan bazı okullar hala eğitim vermeye devam etmektedir. 2006 yılına kadar Tarım Bakanlığına bağlı olarak eğitim-öğretim veren bu okullardan bir bölümü kapatılarak, kalan 14 Tarım Meslek Lisesi Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı okul sayısının arttırılması konusunda halen çalışmaktadır. Bu okullarım mezunları Teknisyen unvanı almaktadır.

Görüldüğü gibi tarım eğitimiyle ilgili uygulamalar ve değişiklikler ülkenin ve sektörün ihtiyaçları dikkate alınarak düzenlenmemektedir. Bu durum etkin bir yayım organizasyonu kurmayı, etkin çalışma yapılmasını ve iyi donanımlı elemanlar yetiştirmeyi olumsuz yönde etkilemektedir.

Yayım Eğitiminin Durumu

Yukarıda tartışılan konular yayım eğitimi bakımından ele alındığında 2006 öncesi ve 2006 sonrası olmak üzere temelde iki dönem üzerinde durulabilir. Önceki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi tarımsal örgün eğitim “tarımın teknik ve ekonomik konularında” öğrencileri pratik olarak yekiştirmeye yöneliktir. Oysaki bu teknik elemanlar alanda, üreticiye sahip olduğu teknik bilgileri aktarırken tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi “yayım metodolojisi ve kişisel gelişim” konularında da bilgiye ve beceri kazanmaya ihtiyaç duymaktadırlar.

Örgün eğitim içerisinde bu alandaki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik son derece sınırlı miktarda ders, sınırlı ders saati ile verilmektedir. Örneğin Ziraat Fakültelerinde ve Meslek Yüksek okulları ve Liselerinde yalnızca Tarımsal Yayım ve Haberleşme dersi ve bazı bölümlerde ise özel olarak Köy Sosyolojisi gibi ikişer kredilik dersler verilmektedir.

Bunun yayımcı formasyonu kazandırmak bakımından yetersiz olduğu açıktır. Dünden bugüne bu konu üzerinde önemli gelişmeler ortaya konulamamıştır. Yayım eğitimi bakımından son derece önemli olan bir uygulama 2006 yılında çıkarılan TYD Yönetmeliği ile Bakanlık tarafından ortaya konulmuştur. Tarımın teknik konularında yetişmiş elemanların serbest tarım danışmanı olabilmesi için 120 kredi saatlik tarımsal yayım metodolojisi ve kişisel gelişim konularında “uygulamalı” kurs almaları zorunlu kılınmıştır. Bu kapsamda yaklaşık 4 bin özel tarım danışmanı bu kurslarda başarılı olmuş ve Bakanlıktan sertifika almışlardır. Ancak bu uygulama 4 yıl kadar sürmüş ve yayım ve danışmanlık eğitimleri 31 Mart 2010 tarihinde kaldırılarak, yayım metodolojisine uygun olmayan ve uygulamalı eğitim almadan sertifika alınmasına yol açan merkezi sınav süreci başlatılmıştır.

Sonuç ve Öneriler

Yapılan değerlendirmeler de göstermektedir ki Türkiye'de örgün öğretim programlarında verilen derslerin tarım danışmanı ve yayımcı yetiştirmede yetersiz olduğu açıktır. Türkiye'de Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ortaya koyduğu Yönetmelik kapsamında 4 yıl süreyle danışmanlık sertifika eğitimleri düzenlenmiş, daha sonra ise kaldırılmıştır. Bu süreç de göstermiştir ki, Türkiye'de tarım yayımcı ve danışmanlarının ortaöğretim, önlisans ve lisans dönemlerinde tarım danışmanlığı ve yayımcısı olma becerisini geliştirmeyi destekleyecek oturmuş ve sürekliliği olan düzenlemeler bulunmamaktadır. Oysaki, Yönetmeliğin ortaya koyduğu 120 kredi saatlik kurs programı üzerinde içerik ve uygulama bakımından bazı değişiklikler yapılarak Türkiye'ye özgü bir

(7)

"Yayım ve Danışmanlık Eğitim Modeli"nin oluşmasına katkıda bulunulabilirdi. Ancak süreç tamamlanmamıştır ve bu konu üzerinde çalışılması gereklidir.

Türkiye’de tarımsal eğitim ve yayım eğitimi ile yayım çalışmalarının etkinliği bakımından eşgüdüm içinde çalışan bir yapı kurulamamıştır. Farklı dönemlerde farklı uygulamalar hakim olmuş, tarımın gelişme doğrultusu ve üreticilerin ihtiyaçları esas alınmamış, yani “üretici odaklı bir yapı” kurulamamıştır. Yine de zaman zaman etkili ve ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte düşünce ve bazı uygulamaların ortaya çıktığı görülse de, uzun dönemde istikrarlı ve birbirini destekleyen bir yapının kurulması mümkün olamamıştır. Bu bakımdan talebin yönlendirdiği üretici ihtiyaçlarının öne alındığı, sürdürülebilir bir gelişmenin hedeflendiği ulusal tarım politikalarıyla uyumlu bir sistemin ortaya konulması gerekli görülmektedir.

Mevcut yapı çok yönlü, farklı disiplinleri de kapsayacak şekilde ele alınarak, ilgili Bakanlıklar ve kuruluşların eşgüdümüyle iyileştirilebilir ve bu şekilde yayımın hedeflediği gelişmelerin ortaya çıkmasına yönelik sonuçlar alınabilir. Tarımda uzun vadede gelişmeyi sürdürülebilir kılmak üzere, disiplinlerarası işbirliğine dayalı bir

‘Ulusal Yayım Konseyi’ oluşturulabilir ve söz konusu konular üzerinde yapılacak çalışmalarla doğru kararlar alınabilir ve orta ve uzun vadede değişimin yolu açılabilir.

Kaynaklar

Anonim(1991) Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname. (http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/10043.html) Anonim(2006a) Tarım Kanunu, 5488 sayılı 18 Nisan 2006, T.C.Başbakanlık Mevzuatı

Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü (http://www.mevzuat.gov.tr /Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.5488&sourceXmlSearch=&MevzuatIliski=0) Anonim (2006b) Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlemesine Dair

Yönetmelik, 8 Eylül 2006. (http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/27149.html) Boyacı, M.(1996) Avrupa Birliği Ülkelerinde ve Türkiye'de Tarımsal Yayım.TUAM

Yayım Serisi 3.Ege Üniv. Basımevi, Bornova-Đzmir 1996. (21).s).

Çiftçi C. Y., Ortaş Đ., Çelik S., Kendir H., Sağlam S., (2010) Tarımsal Yükseköğretim Programında Değişimler ve Sorunlar, Tarım Haftası, Ziraat Mühendisliği VII.

Teknik Kongresi, Ziraat Mühendisleri Odası, 11-15 Ocak 2010, Ankara.

El-Zoobi,A.M., (1987) Erzurum Kırsal Kalkınma Projesi Đçin Zirai Yayım Düzenlemeleri Ve Hizmet Đçi Eğitim Đhtiyaçları. Kkp Uygulamalarına Ait Tecrübeler.

TOKB,IFAD, FAO,IBRD. Erzurum. S.55-66

Erkan, O. ve O. Özçatalbaş (2001) Çukurova ve Gap Bölgesi Kamu Yayımcı ve Araştırıcılarına Yönelik Eğitim Programlarının Oluşturulması”, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi14/1,99-100.

Gürgen,Y., (1989) Adana Tarım Đl Müdürlüğü Elemanlarının Yayımcı Niteliklerini Belirleme Üzerine Bir Araştırma. Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt 4, Say14, Adana, s.96-108.

Gürgen,Y., O.Özçatalbaş, M.E. Orhan (1989) GAP Alanında Uygulanmakta Olan Yayım Çalışmalarının Değerlendirilmesi ve Etkinliğini Artırma Olanakları. GAP Bölge Đdaresi Başkanlığı Çukurova Üniversitesi Proje Paketi, Proje No:9, Gap yayınları no:92, Ç.Ü.Ziraat Fakültesi yayın no: 151, Adana, s.93.

Özçatalbaş, O.(1994) GAP Bölgesinde (Şanlıurfa’da) Tarımsal Yayımın Analizi ve Etkin Bir Yayım Çalışması Đçin Gerekli Koşulların Saptanması Üzerine Bir Araştırma, Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi.Kod No 266, Adana (261)s.)

Özçatalbaş, O., Y. Gürgen.(1998) Tarımsal Yayım ve Haberleşme. Baki Kitabevi. ISBN:

975-72024-02-3, Adana.

Özçatalbaş,O., (2009b). Türkiye ve AB’de Tarımsal Yayım Sitem Ve Yaklaşımlarına Bakış AB ve Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Çok Yönlü Geliştirilmesi Uluslararası Sempozyumu, Bildiri Kitabı, 5-8 Kasım 2009, Antalya.

(8)

Özçatalbaş, O., D. Bostan Budak, Đ.Boz, B.Karaturhan, (2010) Türkiye’de Tarım Danışmanlığı Sisteminin Geliştirilmesine Yönelik Önlemler , TMMMOB. Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi 2010, Ankara.

Özdemir,E., (1990) Adana Đli Tarım Đl Müdürlüğü Bünyesindeki Tarımsal Yayım Elemanlarının Eğitimleri Üzerine Bir Araştırma. ÇÜ.Fen Bilimleri Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Adana, (74 )S.)

Swanson, B.E, B.J. Farner, R. Bahal.(1990) The Current Status of Agricultural Extension Worldwide. Global Consultation on Agricultural Extension 4-8 Aralık 1989. Rome-Italy.

Şenocak, C., (1967) Tarımsal Yayım ve Haberleşme. Güzel Sanatlar Matbaası, Ankara (439)s.

Taluğ, C.,H.Tatlıdil (1981) Tarımsal Yayım ve Haberleşme. A.Ü. Ziraat Fakültesi Ders Notu No:49. Ankara.(72)s).

Taluğ,C.,H.Tatlıdil,T.Kumluk,C.Ceylan (1990) Türkiye’de Tarımsal Yayım Hizmetleri, Sorunları Ve Öneriler. Türkiye 3.Teknik Kongresi 8-12 Ocak 1990.Maya Matbaacılık Yayıncılık Ltd.Şti. Ankara.s.691-699.

Yavuz, F., T.Atsan,(2001) Türkiye Tarımsal Eğitim, Araştırma Ve Yayım Sisteminin ABD ve AB Đle Mukayesesi. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım

Ekonomisi Bölümü, 25240, Erzurum, Turkey

Referanslar

Benzer Belgeler

PARİS — Köy enstitülerinin ku­ ruluş yıldönümü dolayısıyla Cumhu- riyet’te çıkan yazı ve haberler üzeri­ ne Abidin Dino, muhabirimizi tele­ fonla arayarak,

[r]

ö lü m yıldönüm ünde, Nadir N adi’yi anm ak için, en güzel yöntem in, yazılarını yeniden gözden geçirm ek olduğunu düşünm üştüm ; günlerdir kitaplannın birini

Top­ lam 500 bin dolar olan ödül, İs­ lam ülkelerinde 200 bin yapıtın değerlendirilmesi sonucunda 11 yapıt arasında paylaştırıdı.. Ali Duru ve Cafer Karaca'nın

Sanatı” sergileri, Sinema-TV Enstitü- sü’nün hazırlayacağı “Atatürk ve Plastik Sanatlar” ve “İstanbul Resim ve Heykel Müzesi” konulu iki film. Bunıarın yanı

2007 yılında yayınlanan Avrupa Uzay Ajansı (ESA) raporunda uzun yıllardır ilk defa küçüldüğü kaydedilen Ozon Tabakas ı deliği, bu yıl geçtiğimiz yılki kaybını

Basında birçok ödüle sahip olan Artun Çağa, 1997 yılının Aralık ayında gazetenin “Britanya Temsilcisi” olarak Londra’ya gönderilirken, yaklaşık 10 ay sonra iki

Lisans eğitimini Kıbrıs’da Yakın Doğu Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü’nde 2015 yılında tamamladıktan sonra aynı yıl yine Yakın