• Sonuç bulunamadı

SEVGİLİM SİVRİLAN KÖY İZLENİMLERİ- 2

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "SEVGİLİM SİVRİLAN KÖY İZLENİMLERİ- 2"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

“SEVGİLİM SİVRİLAN” KÖY İZLENİMLERİ- 2

Hasan ERKILIÇ

Aşık Veysel baba’nın Bahçesine  çocukluk özlemi ile ve kirvemi elma ağacının dallarını yoklarkenki halini gözümün önüne getirerek özlemle baktım. Ancak eski halinden pek bir şey kalmamıştı. . O devasa ağaçlar yerini yeni-yeni yetiştirilmekte olan küçücük filizlere bırakmıştı.

Arılık yıkılmış gibi gözüküyordu. Arı kovanları Alaçığın arka tarafına düzgün bir şekilde

istiflenmişti. Gülün ve türkünün   olmadığı yerde, ne Arı’dan ne de Bülbül’ den bir seda yoktu. Bahçeye can veren tek unsur bu yıllarda, yazları Bahri-Suzan, Mustafa (Ado)-Zekine kirvelerimdi. Ancak oranın öyle bir neşe kaynağı var ki insana mutluluk veriyor. Sevgili Cemal kirvem sanırım 5 yaşında olan bir erkek, bir kız ikizini attığı gibi arabanın arkasına doğru bahçedeler. Bahçenin gülü de, bülbülü de bu sevimli ve bir o kadar da Hiper

aktif   ikizler olmuş.

Çatal çam boyunca bir gelin edasıyla süzülüyor otobüs. Tüm bahçeler yaşlanmış, Asıra dayanmış yaşları. Ağaçların gövdelerinde yılların izi ve yorgunluğu hemen dikkati çekiyor.

Bahçelere tek-tek bakarken tüm bahçelerin sahipleri gözlerimin önünden geçiyor. Bugün bu bahçeleri dikenlerden ve onları bu güne getirenlerden hemen-hemen hiç biri hayatta değiller.

Bahçedeki ağaçlar belki de bu yüzden yaslı duruyorlar. Kim bilir?.. Onlar artık yetim kalmışlar!..

“Eğri Armut”un yanından süzüldük ve karşımda rengarenk renk cümbüşü ile “Sevgilim Sivrialan”

Binalar o kadar genç ve “Albeni” duruyor ki. Bilmeyen bir yolcu girdiği yeri rahatlıkla bir kasaba sanabilir. Ancak, bina renklerinin çok değişik olması ve zaman-zaman da bir birine zıt renklerde boyanması bir görüntü kirliliğine yol açmakta. Oysa turizm bölgelerinde olduğu gibi binalar tek renk boyansa, “beyaz bir gelinlik” gibi gözükebilir güzelim köyümüz.

Kara taş’da yerini ezberlediğim kartal yuvası gözüküyor. Yazıyurt’da Ardıçlar kendilerini kurtarır hale gelmişler, genç bir delikanlı gibiler artık. Topçam’dakiler de öyle. Köy içerisinde eski

yeşillikten eser kalmamış. Kavak ağaçları bilinçli olarak kesildi Muhtarlık ve köylüler tarafından.

Kavak ağacının yerine Çam, Pelit  ve At kestaneleri dikilebilir. Eski yeşilliği ve güzelliği tekrar

kazanmak için. Kavak ağacının Polenleri yaz aylarında    özel

likle çocuklar ve yaşlılar için sağlık sorunu oluşturuyordu.

(2)

Köye esas olarak iki nedenle gelmiştim. Nedenlerden bir tanesi 3 gün boyunca köydeki yaşlılara uğrayıp, bayramlarını kutlamak, Hasta ziyaretleri ve köyde yakınını kaybeden insanlara baş sağlığı ziyareti ile Yamaç ve Almalıdaki mezarlara uğrayıp, oradakilerle de hiçbir fark

gözetmeden tek-tek bayramlaşmaktı. Sevgili eşimi de yanıma alarak bunları ilk iki günde  gerçe kleştirdim. Ancak Yamaçtaki

Mezar ziyaretlerinde beni en çok derinden yaralayan iki esaslı sorunla karşılaştım. Mezarlara dökmek, oradaki çiçek ve çamları yeşillendirmek için bir damla su bulamadım. Bakanlık

tarafından yapılmış olan çeşmenin suyu akmaz olmuştu. Yaptığım araştırmada, özünde orada suyun var olduğu, ancak suyu taşıyan boru ağzında bir tıkanmanın meydana geldiğini

öğrendiğimde biraz olsun rahatladım. Yamaçta bulanan her iki havuz da artık kurumuş ve bir damla su bulmanın olasılığı yoktur. Almalıdaki mezarlığa ise Şehit Aydın ÇELİK adına yapılmış olan çeşmeden mezarlık içine o yokuşu çıkarak su taşımanın özellikle ziyaretçi yaşlılarımız için ne kadar zor olduğunu sanırım sizler takdir edersiniz. Almalı ve Yamaçtaki Mezarlıkların

merkezi noktasına ivedilikle birer tane çeşme yapılması artık zorunlu hale gelmiştir.

Gerek Almalı ve gerekse Yamaçtaki mezarlıkların çevre düzenlemesi (Mezarlık alanın iç temizliği ve etrafının beton duvar veya tel örgü sistemi ile çevrilmesi)

gerekliliğini

artık gündeme getirmekten ben sıkılır oldum. Bu konu tam 5 yıl önce rahmetli Ali (şen) BAŞKURT tarafından Köy Derneği nezdinde gündeme getirilmiş, ancak bu sorun her zaman gündemde olmasına karşılık bir türlü çözüme kavuşturulmamıştır.

MUHTARIMIZ SİVRİLAN İÇİN BİR ŞANSTIR

Yukarıdaki başlığı atmak köylülük ilişkilerinin yoğun olarak yaşandığı bir ortamda oldukça zor ve sorumluluğunu da beraberinde getiren bir davranıştır. Ancak yazmak risk almaktır. Tahlil etmek, tespit etmek, sorunları ortaya koymak ve çözüm önerilerini sunmak da özünde sorumluluk duygusu taşımaktır, ve ben bu riski alarak yukarıdaki başlığı tereddütsüz yazıyorum.

Nedenlerine gelince;

Sevgili Muhtarımız Niyaz ÇELİK’i kırmızı kravatını takmış bir halde köydeki bir etkinlikte o

(3)

doğal haliyle konuşma yaparken görmek mümkündür. Çok değil bu konuşmadan en fazla bir-iki saat sonra yine aynı Muhtarı bu kez üzerini değiştirmiş bir halde, Elektrik direğine çıkmış lamba takarken de görebiliyorsunuz, veya su sayacı kutusunu tamir ederken de görebiliyorsunuz.

Yaptığı her işi o kadar doğal bir davranış olarak görüyor ki hiçbir yaptığı işte abartı bulamazsınız. Tüm köy esas olarak etrafında kenetlenmiş. Köylülük ilişkilerinde sık-sık

rastlanan “SÜLALECİLİK” anlayışı Sevgili Muhtar Niyaz

ÇELİK ile adeta tarihe karışmış. Bir değil, her kesimin muhtarı olmuş. Bunda en büyük etkenlerden biri de Muhtarlık kurumunun doğal Aza yapısının dışında köyden değişik   sülale ve meslekten kişilerin muhtara

Gönüllü Aza

olmalarıdır. Gerçekten taktirle karşılanması gereken bu davranışta yer alan köy önderleri;

1. Cafer HÜR       Emekli Subay 2. Yusuf DEMİRKAYA  Emekli  Baş Komiser 3. Muharrem TOKMAK Emekli İşçi

4. Şeref BAŞBOĞA       Serbest

Bu arkadaşlarımız 2007 yılı  yaz başında ilk iş olarak köyde kaçak olarak kullanılan suları tespit ederek, kaçak su kullanımının önüne geçtiler. 3 gün gibi bir süre de 5 m3’ü geçen su kullanımını ücretlendirerek 4.000 YTL. gibi bir   parayı köy bütçesine

kazandırdılar. Köyümüz için büyük ihtiyaç olan 137 tonluk Su deposu inşaatını Muhtarlık ihale ederek inşaatı başlatmış, ancak yine bu arkadaşlarımız tüm köyden imece usulü ile destek toplamışlar, bu amaç için Sn. Cafer HÜR, Ankara’ya kampanya ile ilgili açıklamada bulunmak üzere gelmiş ve kampanya bu sayede esas olarak hedefine ulaşmıştır. Hedeflenen 45.000 YTL.nin 30.000 YTL.si toparlanmış olup, kampanyaya destek köylülerimiz tarafından devam etmektedir.

Bayramın 3. günü Sn. Muhtarı yine bir İnşaat da çalışırken ziyaret ediyorum. Ankara’nın ve Sivrilan.net sitesinin selamını ileterek başlıyorum sohbete. Gülümsüyor. Sivrialan.net sitesinin varlığından ve çok güzel işleri başardığından haberli. Koyu bir sohbet ortamında başlıyor anlatmaya, önce “eve gidelim, bir  öğlen yemeği yiyelim, hem de konuşalım”diyor. Ancak ben

köyde zamandan fukarayım.   “Sağ ol, bura yeri, hem de

sakin” diyorum. Kalemi kağıdı çıkartıp başlıyorum not tutmaya...

(4)

YAPILAN İŞLER;

1. Kızıl burun mevkiinden Aşık Veysel Müze yanı, Keçalin Pınar ve köyün yamaç tarafı alt mahallesindeki Pembe Pınar’a su paylaştırıldı. Pembe pınar inşa edildi. Çay ve İçme suyunda değerlendiriliyor. “Eğer” diyor Muhtar, “Özellikle bu sene bu pınarlardaki su olmasaydı, köyümüzdeki susuzluğun vereceği sıkıntı daha da dayanılmaz bir hal alırdı”

diyor. Gerçekten hak vermemek olası değil.   Maliyeti: 4.000 YTL.. İmece usulü

1. Büyük yazı Çifte sulak dan Köy konağının yanına su getirildi. Çeşmesi yapıldı. Çay suyu olarak   çok iyi . Maliyeti: 3.000 YTL. Bunun 2.500 YTL. si Muhtarlık bütçesi, 500 YTL. si İmece usulü.

1. Köy hayvanlarının su ihtiyacı için Çamurluk mevkiinden su getirildi. Toplam 6 göz kürün yapılmış. Maliyeti: 3.500 YTL. Muhtarlık bütçesinden karşılanmış.

1. Köy Konağının İç ve Dış cephelerinin tadilatı yapıldı. Mutfak dolabı monte edildi.

Maliyeti: 1.000 YTL. Muhtarlık bütçesinden karşılanmış.

1. Orta köy den köy girişine kadar toplam 9,5 km.lik Asfalt yol  yapıldı. Aslında bu yolun köydeki bitiş noktası Otobüslerin hareket ettiği noktaya kadarmış. Müteahhit iflas ittiği için yol tamamen bitirilememiş.

(5)

1. 137 tonluk Su Deposu 45.000 YTL.ile ihale usulü inşaatına başlandı. Kabası bitmiş durumda. Sıvası yapılıyor. (Bu yazı kaleme alınırken büyük bir ihtimalle bitmiş durumda olması gerekir.)

  5.000 YTL. si Muhtarlık bütçesinden,

  2.400 YTL. (300 torba çimento olarak verildi) Kaymakamlık bütçesinden,

        30.000 YTL. olarak da kampanya ile köylüden toplanan para ile Müteahhit’e ödenmiş.

          7.600 YTL. kalan borç da işin bitiminde Müteahhit’e ödenecek.

        Köyde 203 tane hane bulunmakta. 203 x 200 YTL/hane = 40.600 YTL. tutmakkadır.

        Bunun 30.000 YTL. Toplanmış durumdadır. Kalan 10.600 YTL. nin 7.600 YTL. sin       

        Müteahhit’e ödendiği zaman Kampanya’dan köy bütçesine kalacak para miktarı:       

     

        3.000 YTL. öngörülmektedir. Bu hedefe ulaşmak için kampanyanın %100 başarılı

olması hedeflenmektedir.

(6)

Bu depodan Abidin ÇELİK’in evinin yanına kadar köyün doğusundaki evleri kapsayacak şekilde 1 Km. lik bir su borusu döşenmektedir. Borunun ebadı 6.3.lük. Maliyet belirtilmedi.

1. Yamaçtaki Mezarlığa Malzeme ve kışları mezar eşimi sırasında barınma kulübesi yapıldı.Maliyeti : 3.000 YTL. Bunun   2.000 YTL. sini Muhtarlık bütçesi, 1.000 YTL. si de Zehra BAŞKURT ve Hüseyin İMRAN tarafından bağışlandı.

1. Köyümüzdeki Küçük Okul diye adlandırılan okul Merhum Yeter BAŞBOĞA’nın adına AŞ EVİ olarak   eşi ve çocukları tarafından tadilatı yaptırıldı. Maliyeti : 25.000 YTL.

Ailesi tarafından karşılandı. Buna ilaveten Muhtarlık bütçesinden ayrıca 1.200 YTL. Kepçe ve kum bedeli olarak ödendi. Adı geçen AŞ EVİ’ne adını tespit edemediğim köy büyükleri tarafından katkı olarak Masa ve Sandalye bağışları da yapılmıştır.

1. Köyümüzün yayla mevkkindeki  merası 3.500 YTL./ 4 ay süre ile otlatmak için

çobanlara ihale ediliyor. Ancak, benim kişisel görüşüm geçmişten beri gelen bu uygulamanın sonlandırılmasıdır. Çünkü elde edilen gelir hem köy bütçesi için çok önemli bir gelir değildir, hem de yayla mevkki’nin doğal gelişiminin önünde bir engeldir. Yayladaki sulakğın etrafı

ağaçlandırılırsa ve kulübeler yapılırsa   sanırım ileriki

zamanlarda köylümüz için vaz geçilmez bir ve dinlence yeri olarak

hizmet verebilir.

(7)

1. Köyümüzde yaşayan kadınlarımız yaz-kış her hafta Köy Konağında aralarında eğlence düzenlemektedirler. Bu tür etkinlikler Sosyal dayanışma ve kültürümüzün yaşatılması adına oldukça önemlidir. Bu etkinliğin bir tanesi de Sivrilan.net sitesinde yayınlanmıştı.

1. Köyümüzde en son Sultan nevruzu ne zaman yapıldı bilmiyorum. Ama ilk kez 2007 yılı 21 Martında yine Muhtarlık önderliğinde Sultan Nevruzu etkinliği gerçekleştirildi. Bu tür

etkinlikler de kültürümüzü yaşatmak ve sosyal dayanışmayı güçlendirmek adına oldukça önemsenmesi gereken etkinliklerdir. 2008 yılı Sultan nevruzu etkinliği için Sevgili Muhtar özellikle Ozanımız Ali GÜÇ’ü köyümüze götürmemi sıkıca tembihlemiştir.

1. Mezarlı boyun Göller ve Sulak mevkiinde köyümüz için yeni bir su kaynağı sondaj yöntemi ile araştırılmış. Ancak su bulunamamıştır. Bu araştırmanın 4.000 YTL. tutan bedelini, yine köyümüz şairlerinden B.Sami BOZKURT karşılamıştır.

1. Geçmiş dönemde Hasan oğlu  Ali KOÇYİĞİT ve Şeref HÜR önderliğinde arazisi    satı n alınarak yapılan köy merkezindeki parkı yazmadan geçmenin öncelikle bu işin önderliğini yapan arkadaşlarıma bir haksızlık olacağı düşüncesindeyim. Çünkü bildiğim kadarı ile o parkın maliyeti, yine o dönemin parası ile arazisi hariç 13.000 YTL. yi bulmuştu sanırım. Ali KOÇYİĞİT ile yaptığım konuşmada oldukça dertli ve pişman demeyim ama, yapılan işin bir karşılığının oluşmamasından şikayetçi olduğunu gördüğümü de belirtmeliyim. Nasıl dertli olmasın ki,

“Yazın köye geldim, park ta ot

diz boyu, çamlar bakımsızlıktan sararmış ve diplerini ot kaplamış. Park pislikten geçilmiyor, Tırpan kullanmayı bilsem ben keseceğim otları ama onu da bilemiyorum”

diyor. Ali kardeşime hak vermemek mümkün değil. Köyün tek parkı ve üstelik orada ne su, ne de bir tuvalet var.

Daha da

ilgincini söyleyeyim mi o parkın adı bile yok. Bu konuyu Ali arkadaşıma sorduğumda gülümsedi....

(8)

“Adını da siz koyun abi”

dedi. Benim buradan önerimdir. O parka bir isim için site de bir anket yapalım.

Anketin sonucuna göre parkın ismini parkı yapan arkadaşlara önerelim. Kabul görürse Muhtarlık o ismi içeren bir tabelayı ve o park için hayati öneme sahip olan

bir çeşme

ile bir tuvaleti kullanıma açsın. İnanıyorum ki yine köylümüzün kollektif duygusu ağır basacak ve bu hedefte gerçekleşecektir.

Sonuç olarak ;

a)      Muhtarlık Bütçesinden Harcananlar           :         14.200 YTL.

b)      Halktan İmece usulü yapılan harcamalar:        64,500 YTL.

HEDEFLENEN PROJELER:

Gülümseyerek bakıyorum Muhtar’ın yüzüne. Nasıl bakmayım. Elimdeki not kağıda bitti bitecek.

“Hedefler neler Muhtar”

diyorum. Almalı dan Dereyi işaret ediyor bana, kolunu kocaman uzatarak. Hemen anlıyorum.

Anlaşılmayacak gibi değil ki...

“Özellikle yazın yapılan festivaller de Veysel sevenlerinden utanıyorum, kaçmak istiyorum o dereden”

(9)

diyor. Peki diyorum

“çözüm bulması gerekenler bu anmalara gelen protokol öncüleri değil mi?. Bu utançta esas pay onların değil mi”

diyorum. Biraz rahatlıyor. Daha önceleri modern yaşamın bir gereği olarak düşünülen ve çağdaş insan Yılmaz KURTYİĞİT öncülüğünde yapımı gerçekleştirilen KANALİZASYON usulü pis su atma sistemi, ne yazık ki özellikle küresel ısınmanın sonucunda olaşan susuzluk nedeniyle, bugün vaz geçilmesi gereken bir durum halini almıştır. Zaten kanalizasyon sistemi ile pis su atan ev sayısı da genele bakılınca fazla bir sayı değildir. Ancak bu bile, su akmayan köy deresini adeta insan tarafından geçilemez kılmaktadır. Yamaca mezar ziyaretine giden hemen her kes bu durumdan şikayetçidir.

“Kaymakamlık ile bir görüşme yaptık, Sn. Kaymakam da susuzluk nedeniyle

kanalizasyon sisteminden vaz geçilmesini ve herkesin evinin bir tarafına foseptik diye tabir edilen çukurları kazmalı”

diyor muhtar. Bu gün için uygulanması gereken tek çözümde bundan başkası gözükmüyor.

Mezarlıkların etrafını beton duvar ve tel örgü sistemi ile çevirmekte hedeflerinden birisi. Ancak burada yine İmece usulünün önemliliği ve önderlik ön plana çıkıyor.

“Peki GENÇLİK” diyorum. Yeter BAŞBOĞA anısına yapılan AŞ EVİ binasını göstererek, “Koc aman bir salon boş duruyor, Gençlik yazın kendi aralarında kararlaştırsın ortak bir tarih tespit etsinler, aralarında imece oluştursunlar, yetiremedikleri yerde bizler de yanlarında oluruz. Hem bedenen çalışır, hem de Muhtarlık olarak

malzeme desteği sağlarız Aslında onların yeri hazır, fazla bir masraf ve emek harcamadan hazır yeri “

Gençlik Müzesi”

haline rahatlıkla dönüştürebilirler”

diyor. Ben Sayın Muhtarın bu önerisine hiçbir yorum eklemiyorum. Çünkü oluşacak bir Gençlik Müzesinin

geleceğimize ne önemde

IŞIKolacağının bilincinde olanlardanım.

(10)

Gönüllü en genç Aza Şeref BAŞBOĞA ile artık son gün son dakikada Otobüsün Ankara’ya hareketinin bir saat öncesinde sohbet edebiliyorum ancak. Yağmur çise çise toprakla hasret gideriyor adeta. Boran bastırmış yaylayı. Bir-kaç ay önce Mersindeki arkadaş grubu ile sözünü ettiğimiz 20.000 (evet tam 20.000) adet Çam, Meşe yabanı ve Ahlat

ağaçlarının ne zaman köyümüze dikiminin gerçekleşebileceği konusunda son gelişmeleri soruyorum. Akdağmadeni Orman İşletmesi Bölge Şefi Adnan ABER öncelikle yağmurun yağıp yağmadığı konusunda haber bekliyormuş. Çünkü bu tür ekimler yağmur yağmadan önce yapılamıyormuş. Bu yağmurun bir önemi de toprağın hazırlanabilmesi için traktör kepçe ile kolay çalışmanın olabilirliğiymiş. Yağmur yağdıktan sonra Adnan Bey Makine ve ekibi ile gelecek ve ekim alanları traktör kepçe ile sürülecekmiş. Ancak diyor Şeref

” Mersin ve Ankara’dan, Özellikle Ankara’dan en az bir otobüs genç gelmeli ki biz bu dikimi gerçekleştirebilelim”

diyor. Dikim için nerelerin tespit edildiğini soruyorum;

1. Yunaklık (Yamaca giden köprü) karşısından Mezarlık alanına kadar normal Ağaç dikimi.

2. Culhalin Armudan üzerinden Çatal tepe’ye kadar (Orman boşluk bölgelerine) ve Galanın yanından köye bakan yamaç kısmına; Meşe Palamudu ve Yabani Ahlat dikimi.

3. Yaylanın altına Çınar Ağacı dikimi.

Şeref kardeşimin anlatımına bakılırsa gerçekten bu ağaç dikim kampanyası Sivrialan Köyü tarihinin en geniş katılımlı gerçekleşmesi gereken bir kampanyası olacaktır. Bu nedenle sadece Sivrialan Gençlik Birliği’ne değil, tüm Sivrilanlı’lara çok büyük görevler düşmektedir.

Ancak, unutulmaması gereken bir gerçek vardır. Sivrialan bu güne kadar hiçbir vefa’nın altında kalmamıştır. Kendisini yücelteni küçücük tarihi sürecinde yüreğinin bir köşesine altın harflerle

(11)

yazmıştır. Onlardan biri olmak bizim, daha doğrusu bizlerin elinde...

Sevgiyle,

Referanslar

Benzer Belgeler

BERRAK MEKANİK; Prizmatik modüler PASLANMAZ su deposu, Prizmatik modüler GALVANİZ su deposu, Prizmatik modüler GRP su deposu, Silindirik ve Prizmatik tip Kaynaklı su deposu,

Taşınmazın tahliye edilmesi gereken tüm durumlarında, taşınmaz tahliye edilmez ise; sözleşme dönemi içerisinde kesinleşmiş tahliye kararı çıkması halinde mahkemece

ç) “Birden fazla istekli tarafından teklif edilen fiyatın en düşük fiyat olması ve bu fiyatların da birbirine eşit olması durumunda ekonomik açıdan en avantajlı

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

4.2. İhale dokümanını satın almak isteyenler, ihale dokümanını oluşturan belgelerin aslına uygunluğunu ve belgelerin tamam olup olmadığını kontrol eder. Bu

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen