Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ın MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamanın tam metni

Tam metin

(1)

Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamanın tam metni

Eylül 21, 2016 - 4:13:00

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- … tabi bunun dışında bayram süresince yine ekonomi konuları da ele alındı, vatandaşımızın dile getirdiği meseleler. Bu çerçevede yine Doğu’da,

Güneydoğu’da 4 Eylül tarihinde biliyorsunuz Sayın Başbakanımız kapsamlı bir yatırım ve destek hamlesi ilan etmişti, bu konuyla ilgili yine değerlendirmeler yapıldı, Başbakan Yardımcımız Nurettin Canikli Bey bilgi sundu MYK’ya. Bir taraftan terör nedeniyle, çukur siyaseti nedeniyle tahrip olan alanların yeniden inşası, ihyası çalışmaları konusunda bilgi verildi, diğer taraftan bu yatırım ve destek hamlesi konusunda geldiğimiz nokta yeniden değerlendirildi.

En kısa sürede vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi hususunda koordineli bir şekilde bir çaba sergileniyor, bir taraftan yıkılan, yakılan evler yeniden inşa ediliyor. Bu evler yapılıncaya kadar vatandaşımızın bir mağduriyet yaşamaması için barınma desteği, sosyal destekler sunuluyor, 10 bin civarında aileye örneğin sosyal açıdan daha kapsamlı bir şekilde destekler sunuluyor. Esnafımıza dönük çalışmalar var, yine en son Diyarbakır’a gittiğimizde Sur esnafına faizsiz kredi başlatıldı biliyorsunuz 2 yıl vadeli, 6 ay geri ödemesiz sıfır faizli 50 bin liralık kredi uygulaması yapıldı. Buna benzer çok yönlü çalışmalarla gerek insanımızın, gerek iş insanlarımızın bu mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.

Buna ilave olarak, bir taraftan da yeni bir yatırım ve destek hamlesi başlatıldı biliyorsunuz. Bunun içinde kamu yatırımları var, özel sektör yatırımları var. Kamu yatırımlarında sulamadan yollara, enerjiden altyapı yatırımlarına birçok husus var, enerjiye kadar birçok husus var, bunların detayına fazla girmek istemiyorum, bunlar zaten yürüyen ve geliştirilen projelerimiz.

Asıl üzerinde durduğumuz bu dönemde gençlerimize daha fazla istihdam sağlayacak üretken yatırımları, özel sektörün üretken yatırımlarını desteklemek. Bu konuda da yeni bir açılım yapıldı biliyorsunuz. Fabrika binaları kamu olarak biz yapalım, cüzi bir fiyatla özel sektöre kiralayalım diye yeni teşvik unsuru söz konusu. Yatırım yapacak firmaların yatırım finansmanı açısından sıfır faizle kredilendirilmesi, diğer taraftan işletme sermayesi ihtiyacı olan şirketlere işletme sermayesi sağlanarak bu daha önceden veya yeni yapılacak yatırımların hızlı bir şekilde üretim yapar hale getirilmesi. Batıda veya başka bölgelerimizde rekabet gücünü yitirmiş, yurt dışına özellikle çıkma durumu olan bazı emek yoğun sektörlerin Doğu’ya, Güneydoğu’ya, genç nüfusumuzun yoğun olduğu bu bölgelere taşınması hususunda yine destekler söz konusu. Ayrıca, bu bölgelerimiz tarım ve

hayvancılık konusunda, özellikle Doğu Anadolu hayvancılıkta, Güneydoğu tarımda, bitkisel üretimde önemli bir ağırlığa sahip. Bu konularda havza bazlı, her ilin özelliğine uygun bazı desteklerin

sunulması ele alındı. Dolayısıyla bu 23 ilimizde bu kapsamlı çalışmalar önümüzdeki süreçte devam edecek.

Bunları kısaca bir değerlendirme imkanı da bulmuş olduk. Yani esas itibarıyla MYK’mızda bayram izlenimleri diyelim ele alındı, dinlendi, ayrıca bu Güneydoğu’daki yatırım ve destek paketimiz detaylı bir şekilde yine değerlendirildi.

MYK’dan hemen sonra da Sayın Başbakanımız kütüphanemizde 15 Temmuz şehitleriyle ilgili bir

(2)

köşenin açılışını gerçekleştirdi. Bu vesileyle ben de şehitlerimize tekrar rahmet diliyorum.

Evet, sorusu olan varsa buyursunlar.

SORU- Efendim, partinizin milletvekili Ayhan Sefer Üstün’ün bir açıklaması bugün bazı gazetelere yansıdı, AK Parti’de de FETÖ olmadığını düşünmek saflıktır biçiminde bir açıklama. Bu kapsamda parti içinde temizlik nasıl gerçekleşecek, böyle bir temizliğe ihtiyaç var mı ve Sayın Ayhan Sefer Üstün’ün açıklamasını nasıl değerlendirirsiniz?

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Şimdi değerli kardeşlerim, bu FETÖ dediğimiz terör örgütü uzun yıllardır ülkemizde maalesef yuvalanmış, bürokraside olduğu sosyal alanda, siyasi alanda, birçok alanda etkinlikler ortaya koymuş bir yapı, dolayısıyla kapsamlı bir mücadeleye ihtiyaç var. 15 Temmuz’da ülkemizi nerelere getirdiğini de gördük bu yapının. Çok şükür Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın liderliğinde bu yapı milletimizin desteğiyle püskürtüldü. Ancak bir daha benzer

hadiseler yaşanmaması için kararlı bir şekilde gereğini yapıyoruz. Bir takım kurumsal reformların yanı sıra, kurumlar içinde yuvalanmış bu tür örgütlerin uzantılarını da temizliyoruz. Buradan hiçbir kurum, hiçbir yapı elbette azade değil, bütün kurumların kendi içlerine dönük bu çalışmaları yapmaları lazım.

AK Parti bu 40 yıllık, neredeyse 50 yıllık örgütle ilk defa hesaplaşma durumuna gelen ve yoğun bir şekilde bununla mücadele eden bir siyasi yapıdır. Biz bu konudaki çalışmalarımızı şimdi değil çok önceden başlatmıştık. Özellikle 17-25 Aralık’tan sonra bu örgütün demokrasiyi tahrip etme ve

demokratik yönetimleri farklı yöntemlerle alaşağı ederek ülkeyi farklı bir mecraya sürükleme çabasını gördükten sonra AK Parti bu mücadelesini zaten başlatmıştı ve önemli oranda da bir mesafe almıştı AK Parti, ama halen yine hassas bir şekilde bu konularla ilgili her türlü çalışmayı kendi içinde AK Parti yapmaya devam ediyor ve bu konuda en az belki sorunlu olan parti AK Parti’dir, ama buna rağmen en fazla hassasiyet gösteren partinin AK Parti olduğunu ben rahatlıkla ifade edebilirim.

Genel itibarıyla baktığımız zaman, AK Parti az önce dediğim gibi uzun süredir bu örgütle mücadele içinde ve bu mücadelesini devam ettirecek. Ancak, bütün siyasi partilerin benzer bir yaklaşım içinde olması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer siyasi partilerin de AK Parti’nin uzun süredir gösterdiği bu hassasiyeti göstermelerini de elbette bekliyoruz. Siyaset alanı da diğer alanlarda olduğu gibi bu tür yapılara elbette her zaman maruz kalabilir, bunu engellemek için her türlü gayreti sarf ediyoruz, sarf etmeye de devam edeceğiz.

Buyurun lütfen, ortadan.

SORU- Efendim, malum Meclis yaklaşıyor açılışı, 1 Ekim’de açılacak. Şunu sormak istiyorum: Anayasa çalışmaları noktasında da belli aşamaya gelindi diyoruz, en azından bu çalışmalar taslak halinde liderlere sunuldu ve bir yazım aşaması gerekiyor. Liderler görüşecek diye bekliyoruz, bugünkü MYK’da böyle bir değerlendirme yapıldı mı, bir takvim belirlendi mi? Sayın Başbakan liderle ne zaman

görüşecek ve yazım aşamasına ne zaman geçilecek?

Teşekkürler.

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Şimdi biliyorsunuz bu 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de siyasi diyalog kanalları güçlendi, siyasi kutuplaşma azaldı; bu gerçekten önemli bir kazanım oldu.

Milletimize dönük topyekun bir saldırı karşısında milli birliğimizi ve siyasi anlamda ortak duruşumuzu göstermiş olduk. Bu anlamda iktidarıyla, muhalefetiyle Türkiye gerçekten güzel bir imtihan vermiş oldu, ancak bunu daha somut çıktılara dönüştürmek gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz yine külliyede Başbakanımız, Ana Muhalefet Partisi ve diğer muhalefet partisiyle bir toplantı

gerçekleştirmişti, ardından Yenikapı’da yine bütün bu partilerin katılımıyla çok önemli mesajlar verildi topluma. Bu atmosfer içerisinde de bir anayasa çalışması başlatıldı, bir grup oluşturuldu, özellikle bütün partilerin üzerinde mutabık kaldığı öncelikli meseleler ele alındı, yargı konusu burada en öne

(3)

çıkan başlık. Yargı konusundaki yapılanma ve bir daha böyle hadiseler yaşanmaması adına yargıda atılması gereken anayasal ve yasal düzenlemeler ele alındı. Henüz somut olarak bir yazım aşamasına geçilmiş değil, bu çalışmalar liderlere, parti genel başkanlarına arz edilme durumunda, ardından bu genel başkanlar düzeyinde yapılacak istişarelerle, görüşmelerle nihai çıktı elde edilecektir. Bugün MYK’mızda bunu tartışmadık doğrusu, böyle bir takvim ele alınmadı. Bu, genel başkanların takdirinde olan bir husus artık. Ancak bu yapılan çalışmalar mutlaka değerlendirilecektir ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu pratik bazı adımlar atılacaktır diye düşünüyorum. Bunun yapılması geleceğe dair daha güçlü, daha geniş çerçevede bir anayasa çalışmasına da olumlu anlamda katkıda bulunacaktır.

Türkiye’nin daha fazla uzlaşma ruhuna ihtiyacı var, anayasal çerçeve başta olmak üzere atacağımız adımlar son derece önemli. Bakın 241 şehidimiz var 15 Temmuz’da, bu şehitlerimizin emanetini bizim yere düşürmemiz gerekiyor. Bu insanlarımız niçin çıktıysa sokaklara, demokrasimizi, vatanımızı, ülkemizi korumak için çıktılar ve canlarını feda ettiler. Biz siyasetçilere düşen de buna layık olmak ve ülkemizi gelecek nesillere çok daha güzel bir şekilde devretmek. Bunun için siyasi uzlaşmaya ve anayasal değişikliklere ihtiyaç var, reformlara ihtiyaç var. Bu konuda iktidarıyla, muhalefetiyle inşallah önümüzdeki süreçte daha olumlu gelişmeler hep birlikte görürüz.

Buyurun, sonra size geleceğim.

SORU- Efendim, Meclis takvimini görüştünüz mü? 1 Ekim’de açılacak Meclis ama, bir de tezkere var, Suriye ve Irak tezkeresi var, bunun öncelikle görüşülmesi gerekiyor. 1 Ekim’de görüşülebilir mi, çünkü 2 Ekim’de süresi duruyor? Meclis takvimine ilişkin bir görüşmeniz oldu mu?

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Dediğiniz gibi 1 Ekim’de Meclisimiz açılacak. B çerçevede en öncelikli konu tabi ki bu tezkereler Irak ve Suriye, yeni bir şey yok, mevcut

tezkerelerimizin yenilenmesi söz konusu. Bu bir prosedür esas itibarıyla, yani burada zaten alınmış bir kararın yenilenmesi gündemimizde. Dolayısıyla Meclisimizin çalışma usulleri çerçevesinde 2 Ekim’den önce sonuçlandırılmasını bekliyoruz.

SORU- Olağanüstü bir toplantı gündeme gelebilir mi? Yani 1 Ekim’de mi görüşülecek?

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Şu an itibarıyla bir olağanüstü toplantı gündemi yok, yetişeceğini düşünüyoruz, ama ihtiyaç olursa her şey yapılabilir. Sonuçta 2 Ekim’den önce bu mesele çözülecektir, onu rahatlıkla ifade edebilirim.

Buyurun.

SORU- Efendim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika’da yaptığı bir açıklama var, burada tartışıldı bugün tüm gün. Parlamento ve belediye meçlilerinde her partinin kendi yedek vekilleri olsun önerisi.

Bu konuda bir çalışma var mı? AK Parti’de genel değerlendirme nedir?

Bir de efendim, Adil Öksüz’ün 15 Temmuz sonrası serbest bırakılmasıyla ilgili bazı tartışmalar var, CHP Lideri gündeme getirmişti. Bugün Cumhuriyet Gazetesi’nde de bazı bilgiler var, savcılığın

jandarmadan kaynaklı olduğu yönünde ifadelerine yer veriliyor bu haberde. Bu konuda da bir değerlendirmeniz olacak mı?

Teşekkürler.

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Şimdi bu yedek vekillik konusu, tabi yerel yönetimlerde var bu müessese biliyorsunuz, belediye meclis üyeliklerinde böyle bir müessesemiz var, ama Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu söz konusu değil şu anki mevzuatımız itibarıyla. Bazı ülkelerde var bu uygulama, bazılarında yok, yani bütün dünyada ortak bir uygulama yok. Bu bir anayasa konusu olan bir hadise, yani anayasal düzenleme gerektiren bir hadise, anayasa tartışmaları çerçevesinde partiler

(4)

arasında inanıyorum ki bu hususlar da müzakere edilecektir. Geçmişte pratik bazı örneklerden de biliyoruz ki, seçildikten kısa süre sonra vefat eden milletvekilleri var, tabi o milletvekiline oy verenler kendi iradelerinin Mecliste temsil edilmesini elbette arzu ediyorlar, bazen bir sonraki seçime kadar yeni bir ara seçim gündemde olmadığı için bu temsil anlamında bir boşluk ortaya çıkıyor. Dolayısıyla biz bu konunun anayasa tartışmaları çerçevesinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz.

Buyurun.

SORU- Efendim, bir de Adil Öksüz’ü sormuştum.

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Adil Öksüz. O konuyla ilgili doğrusu benim detaylı bir bilgim yok ve takip edemedim tartışmayı. Ama Adil Öksüz’le ilgili her türlü çalışma yapılıyor, bu şahsa ulaşma konusunda önemli bir konumda olduğunu çeşitli bilgilerden biliyoruz. Dolayısıyla kurumlarımız ellerinden tüm gayretle bu şahsa ulaşmaya çalışıyorlar, ulaşıldığı zaman inanıyorum ki çok farklı bazı bilgilere, tespitlere de ulaşma imkanını da bulmuş olacağız.

Buyurun.

SORU- FETÖ soruşmaları kapsamında yaşanan mağduriyetlerle ilgili Mecliste bir komisyon kurulması yönünde bir düşünce olduğu belirtiliyor. Buna yönelik bir hazırlık var mıdır?

Bir de, CHP’nin kanun hükmünde kararnamelere ilişkin itirafları ve eleştirileri var, Cuma günü Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak CHP. Başbakan Yardımcısı Sayın Kaynak, Anayasa Mahkemesi yolunun kapalı olduğunu söylemişti, siz de bu görüşte misiniz, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Şimdi bu mağduriyetler hususunda Sayın

Cumhurbaşkanımız at izi it izine karışmasın dedi biliyorsunuz. Sayın Başbakanımız çeşitli ortamlarda biz kuruyla birlikte yaşın yanmasını hiçbir zaman arzu etmeyiz dedi. Dolayısıyla bir taraftan çok kararlı bir şekilde bu mücadeleyi sürdüreceğiz, en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz, ama bir taraftan da bir hukuk devleti olarak hiçbir mağduriyet yaşanmaması için de elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz, sarf etmeye devam edeceğiz.

Burada en son biliyorsunuz illerde kriz masaları oluşturulması kararlaştırılmıştı. Yani ben mağdurum, ben gerçekten bu yapıyla hiçbir ilgim yok diyenler gidecekler bu kurumsal yapılara başvurularını yapacaklar ve tek tek her birinin durumu yeniden elbette incelecek.

Bunun ötesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mağduriyetlerle ilgili bir komisyon, o konuda hiçbir bilgi yok bizde doğrusu, böyle bir çalışma olduğunu ben bilmiyorum açıkçası. Sadece şu var: 15 Temmuz Darbesini Araştırma Komisyonu var biliyorsunuz, biz de AK Parti olarak buna üye bildirdik.

Dolayısıyla bu komisyon öyle bireysel mağduriyetlerle ilgili değil, ama bu darbe kalkışmasının, bu hain girişimin detaylı bir şekilde incelenmesi ve siyasi anlamda değerlendirilmesi noktasında çalışmalar yapacak, Meclisimizin böyle bir çalışması var. Diğeri Meclisle ilgili değil diye düşünüyorum ben, idariyle ilgili veya yargıyla ilgili hususlar. Dolayısıyla siyasi partilerden ziyade bu işi bakanlıkların ve yargının muhatap olarak ele alıp bireysel bazda çözümlemesi çok daha doğru bir yaklaşım, hukuk devletine uygun bir yaklaşım.

SORU- KHK tartışması.

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- KHK tartışması; olağanüstü hal dönemlerinde

biliyorsunuz KHK çıkarma yetkisi var Bakanlar Kurulunun. Bunun amacı başından beri söylendiği gibi, kendi yapısını devletin düzenlemesi ve bir daha böyle darbeler yaşanmaması adına alınması gereken tedbirler, bir taraftan da halkımızın güvenliğini, esenliğini hızlı bir şekilde sağlamaya dönük tedbirler.

Dolayısıyla bu çerçevede yasal bir mekanizma olağanüstü hal. Sadece bizde yok, Fransa’da da

(5)

biliyorsunuz, bizimkiyle mukayese edildiğinde çok çok daha düşük bir tehdit karşısında Fransa uzun bir süredir olağanüstü hal ilan etmiş durumda. Demokrasilerde var olan bir mekanizma, Birleşmiş Milletler Temel Haklar Sözleşmesinde, Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesinde var olan bir mekanizma, bir hukuki mekanizma. Aslında bir hukuk devleti olduğumuzun da en açık

göstergelerinden bir tanesi olağanüstü halle bu soruna yaklaşmamız, Meclisin verdiği bir yetki biliyorsunuz, o yetki çerçevesinde de Hükümet üzerine düşeni yapıyor, süreli bir yetki. Bu çerçevede yapılan kanun hükmünde kararnameler belli bir zaman içinde Meclise gitmek durumunda, Meclis bunun denetimini zaten kendi içinde bu şekilde yapmış olacak. Onun ötesindeki tartışma daha çok hukukçuların doktrin tartışması diye düşünüyorum.

Buyurun.

SORU- Efendim, Sayın Başbakan OHAL bitiminde illeri gezeceğini söylemişti. Ancak,

Cumhurbaşkanının değerlendirmelerinde de OHAL’in uzayabileceği yönünde bir mesaj aldık açıkçası.

Yine de Sayın Başbakan bu illere gidecek mi, MYK’da bunun takvimi görüşüldü mü?

Teşekkürler.

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Bu takvim görüşülmedi doğrusu MYK’da. Sayın Başbakanımız netleştirdiğinde herhalde basınla paylaşacaktır. Bu konu MYK’da ele alınmadı.

Diğer sorunuz…

SORU- OHAL süresi uzayabilir mi?

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI CEVDET YILMAZ- Uzayabilir mi meselesi. Bu 6 ay ilan edilme imkanı vardı başlangıçta doğrusu, ama buna rağmen Hükümet 3 ayı tercih etti. Bu, olabildiğince kısa sürede bu sorunları aşma iradesinin bir göstergesi…

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :