• Sonuç bulunamadı

gerçekleştirildiği ve şehirde Kureyşü’l-bitâh ve Kureyşü’z-zevâhir adlı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "gerçekleştirildiği ve şehirde Kureyşü’l-bitâh ve Kureyşü’z-zevâhir adlı "

Copied!
7
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sözlükte “bir yere inmek, konmak, yerleşmek” anlamına gelen hall (halel ve hulûl) kökünden türetilmiş bir mekân ismi olan mahalle kelimesi devamlı

veya geçici olarak ikamet etmek için kurulan küçük yerleşim birimlerini ifade eder. Mahalle küçük değişikliklerle diğer İslâm ülkelerinde de aynı

anlamda kullanılmıştır.

(2)

• İslâm tarihi kaynaklarında, Mekke’deki ilk yerleşmenin Hz.

Peygamber’in dedelerinden Kusay b. Kilâb tarafından Kâbe çevresinde

gerçekleştirildiği ve şehirde Kureyşü’l-bitâh ve Kureyşü’z-zevâhir adlı

iki mahallenin kurulduğu kaydedilir

(3)

• İlk İslâm fetihlerinin ardından fethedilen yerlerde kurulan yeni şehirlerde

bir kabileye veya kabileler topluluğuna tahsis edilen mahalleler için hıtta ve

çoğulu olan hıtat kelimeleri kullanılmaya başlandı (bk. HITAT). Başlangıçta

askerî amaçlarla kurulan, zaman içerisinde birer dinî, siyasî ve kültürel

merkez haline gelen Basra, Kûfe, Fustat ve Kayrevan gibi şehirlerde

mahalleler bu şehirlerin ortak unsurları olan cami, dârülimâre ve çarşı

ekseninde kabile esasına göre birbirinden ayrı birimler halinde düzenlendi.

(4)

• Emevîler döneminden itibaren mescid ve mezarlık mahallenin diğer

öğeleri olarak ortaya çıktı. Vâsıt’ı Dicle nehrinin iki yakasında kurarak

dört mahalleye ayıran Haccâc, şehrin batı yakasındaki mahallelere

Arap olmayanların yerleşmesine izin vermedi. Doğu yakasındaki

mahallelere ise Buhara ve Mâverâünnehir tarafından getirttiği

unsurları yerleştirdi

(5)

• Abbâsîler devrinde kurulan Sâmerrâ’da, Türkler ile Ferganalılar birbirinden ayrı ve uzak mahallelere yerleştirilmiştir. Bazı şehirlerde kabilelere ayrılan bölümlerin arasında zamanla sokaklar teşekkül etti, bunlar hem geçit alanı hem de mahalleleri birbirinden ayıran öğeler haline geldi. İlk kurulan İslâm şehirlerinde kabilelerin şehrin farklı yerlerine yerleştirilmesi mahalleye fiziksel ve toplumsal bir birim niteliği kazandırmıştır. İbn Kesîr, bu dönemde mahallenin burada yaşayan insanlara bir yere bağlı olma hissini verdiğine ve bazan insanların mahalleye nisbet edildiğine işaret eder.

(6)

• Müslümanların idaresi altına giren Ortadoğu’daki tarihî şehirler

herhangi bir değişikliğe uğramadan eski düzenlerini ve belirli

özelliklerini korurken yeni unsurlarla desteklenerek yeniden

yapılandırıldı. Şehirler dinî ve etnik yapılarına göre bazan duvarlarla da

ayrılan mahallelere bölündü. Meselâ Dımaşk’ın kuzeydoğusunda

hıristiyan, güneydoğusunda yahudi ve batı yakasında müslüman

mahalleleri yer alıyordu.

(7)

• Mahalleler, Emevîler ve Abbâsîler döneminde “reis” ve “şeyh” adı verilen

kimseler tarafından yönetilirdi. Reisler valiler tarafından görevlendiriliyordu,

şeyhleri ise hükümet tayin etmiyorsa da onları tanıyordu. Yönetim, bu kişiler

sayesinde mahallede bulunan kabileyi denetim altına alarak kontrol ediyor,

kabileleri birbirine karşı dengede tutuyordu. Bölgenin meselelerinden

haberdar oluyor, kıtlık ve felâket zamanlarında gerekli yardımlar yapılıyor ve

şüpheli şahıslar belirlenebiliyordu.

Referanslar

Benzer Belgeler

Zaten Baban da Paris’in Dauphine Üniversitesi’- nde yaptığı eğitimi bu iş için biraz fazla buluyor.. Ama yaşamak

Bu çalışmada özellikle ilk 96 haftada ART tedavisi alanlarda kemik mineral yoğunluğunda azalmanın ART tedavisi alanlarda daha fazla olduğu ve uzun vadede vücut kitle

Ülkemizdeki duruma bakıldığında; Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması (KYAİŞA) 2008’e göre %39 olarak saptanan fiziksel şiddet yaygınlığı, 2014

Burada akut böbrek yetmezliği ve ciddi metabolik asidoz şeklinde ortaya çıkan pilor stenozu olan üç olgu sunulmuştur.. Anahtar kelimeler: pilor stenozu, metabolik

Ayrıca, sosyal medyaya güven, e-sosyal güven, e- sosyal sermaye ve saygınlık değişkenlerinin sosyal medyada paylaşım yapma niyetine yönelik tutum üzerinde

University of Massachusetts Press, 1992), 18.. movements utilizing religion, "political Islam", is defined asa pathology by those who subscribe to the Enlightenment

Bu amaçla; yapılan tez çalışmasında kolay yetişen ve istilacı bir tür olan Aster squamatus’dan elde edilen metanol, kloroform ve petrol eteri ekstrelerinin DPPH